Etiket: Kurtulmuş

  • Kurtulmuş: “Adaylarımızda 5 tane önemli nitelik arıyoruz”

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, yerel seçimlerin en iddialı partisinin AK Parti olduğunu belirterek, “Her yerde en güçlü adayları koyup, onlarla yolumuza devam edeceğiz. Adaylarımızda 5 tane önemli nitelik arıyoruz” dedi.

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, partinin Mersin İl Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantıda Kurtulmuş’a, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ile İl Başkanı Cesim Ercik eşlik etti. Burada konuşan Kurtulmuş, bugün itibariyle Mersin teşkilatının yerel seçim startını verdiklerini söyledi. Bugünden itibaren 31 Mart 2019 tarihine kadar herkesin çalışacağını kaydeden Kurtulmuş, “İnşallah bu seçimde Mersin AK belediyecilikle tanışacaktır. Herkese çalışmalarda başarılar diliyorum. Gün safları sıklaştırma, birlik ve beraberlik, bütün aramızda olan ayrılıkları bir kenar bırakma, kendimizi, çevremizi bir tarafa bırakarak milletimizi, halkımızı, şehrimizi öne çıkarma vaktidir. Onun için canla ve başla çalışıp, bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir millet yok. Dünyadaki bütün mazlumların gözü, kulağı sizin üzerindedir. Bizim için siyaset kuru kuruya yapılan bir iş değildir. Bu parti bir siyasi harekettir. Bu parti milletin öze dönüş hareketidir. Bu parti yeniden büyük Türkiye’nin kurulmasını sağlayacak partidir. AK Parti yerlidir, millidir, reformcudur, kalkınmacıdır, halkına güvenen Türkiye partisidir ve bir dünya partisidir” diye konuştu.

    “Adaylarımızda 5 tane önemli nitelik arıyoruz”

    Yerel seçimlerin en iddialı partisinin AK Parti olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, “Allah’ın izniyle her yerde en güçlü adayları koyup, onlarla yolumuza devam edeceğiz. Adaylarımızda 5 tane önemli nitelik arıyoruz. Bir mütevazı olması. Kibrinin o pis kokusuyla çevresindeki insanları rahatsız eden insanların bizim aramızda yeri yoktur, olmayacaktır. Aslında mütevazı olmak iyi bir insan olmanın, iyi bir Müslüman olmanın da şartlarından birisidir. İkinci vasıf adaylarımızın adaletli olmalıdır. Adalet aleyhimize olsa dahi hakkın yanında durmaktır. Adalet bir şehrin, bir ilçenin en güçsüz insanı geldiği zaman onun işini çözmek için çalışmaktır. Üçüncüsü ehliyet sahibi olacak. Yani aldığı görevi yapabilecek bir niteliğe, vasfa sahip olacak. 4’üncüsü ehliyet sahibi olan arkadaşımızı bu becerisini halka yansıtabilecek bir birikime, bir tecrübeye sahip olacak. Yani liyakat sahibi olacak. Beşincisi ise sadakat sahibi olacak. 15 Temmuz darbesiyle bu sadakat meselesinin bu millet için ne kadar önemli olduğunu bir kere daha gördük. Adam pilot. O kadar eğitim almış, millet ona o kadar masraf etmiş. O ise bombalara uçağına koyuyor, düğmeye basıyor ve halkın üzerine ateş ediyor. Onlarca insanı şehit olmasına vesile olmasına neden oluyor. Bu adam sadakatli mi? Bu adam kime sadakatli, Pensilvanya’daki örgüt liderine sadakatli. Şimdi artık şunu çok iyi biliyoruz. Sadakatten kastımız falancaya veya filancaya sadakat değil, millete sadakat önemlidir. Şimdi seçimlerde bu özelliklere sahip adaylar olacak. Aynı şekilde meclis üyelerimizde de aynı özellikleri arayacağız” ifadelerini kullandı.

    “Seçimlere kadar geceli ve gündüzlü çalışacağız”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ise AK Parti’nin bir millet hareketi olduğunu dile getirdi. İşbirliğiyle, güç birliğiyle yollarına devam ettiklerini vurgulayan Elvan, “Mersin her alanda atağa kalktı. Eğitim, sağlık, kültür, ulaşım gibi hangi alana bakarsanız bakın çok önemli gelişmelerin olduğunu göreceksiniz. Biz bunu 1 Kasım 2015 seçimleri öncesi vatandaşlarımızla paylaştığımızda, birçok vatandaşımız bunlar bize çok söylendi, bunlar gerçekleşemez diyordu. Ancak şimdi bakın 1,5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde Akdeniz sahil yolumuzda 10 tünelimizi devreye soktuk. Ulaşım yatırımlarımıza baktığımızda bugün 30’a yakın yatırımımız devam ediyor. Sağlıkta sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en modern şehir hastanelerinden birini buraya yaptık. Günde 10 bin vatandaşımız şehir hastanesinden yararlanıyor. İlçelerimizde de birçok yatırımlarımız devam ediyor. Eğitimde de yatırımlarımız sürüyor. Buradaki hedefimiz de Mersin’i en kısa sürede eğitimde tekli eğitim sistemine geçirmektir. Bunu da yapacağız. Her ilçemizdeki okul ihtiyaçlarını tek tek gideriyoruz. Turizmde de birçok sorunu çözerek, özellikle Kazanlı Turizm Bölgesinin ilanını yaptık. 7 bin 500 yataklı turizm bölgesini yapmaya başladık. Yeni organize sanayi merkezleri kurmaya da başladık. Hedefimiz 2023 yılına geldiğimizde işsizlik problemi olmayan bir Mersin oluşturacağız. Tarımıyla, sanayisiyle, hizmetler sektörüyle, ticaretiyle, eğitimiyle, sağlığıyla Mersin artık bir cazibe merkezi konumuna gelme noktasında. İnşallah önümüzdeki günlerde daha fazla çalışacağız, daha fazla gayret göstereceğiz ve Mersin’imizin sadece Türkiye’nin değil bu coğrafyanın, bu bölgenin en önemli cazibe merkezlerinden biri haline getireceğiz. Şimdi yerel seçimler yaklaşıyoruz. Bunun için seçimlere kadar geceli ve gündüzlü çalışacağız” dedi.

  • Numan Kurtulmuş: “AK Parti olarak bir kere daha tarih yazacağız”

    AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, yerel seçimlerle ilgili, “31 Mart 2019 seçimlerinde AK Parti olarak bir kere daha Konya’da tarih yazacağız, destan yazacağız, büyük bir zafer kazanacağız” dedi.

    Konya’da partisinin 72. İl Danışma Meclisine katılan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş ,yerel seçimlerde AK partinin aday kadrosunun hangi özelliklere sahip olması gerektiğini anlattı. Seçim sonrası Konya’da destan yazacaklarını söyleyen Kurtulmuş, “AK Partinin adaylarının 5 özelliğini söyledim, tevazu sahibi, adalet sahibi, ehliyet sahibi, liyakat sahibi, ve millete sadakat sahibi olacak. Elinize her biriniz büyütecinizi alın kendi ilçenizde lütfen arayın. Biz en iyi insanları kadın, erkek, gençlerden en iyi insanları çıkarmak zorundayız. Ama benim arkadaşım, hısımım, akrabam, köylüm, komşum, beraber siyaset yaptık, şu işte ortaklık yaptık, yok. Milletin içerisinden çıkan en değerli adamları bulup çıkarmak AK Parti Konya teşkilatımızın bu süreçteki bir numaralı vazifesidir. Bu 5 özelliğe sahip adaylarımızı inşallah ortaya çıkaracağız, en güçlü isimleri, kim bir oy fazla alacaksa ve bu özelliklere kim daha fazla sahip, yani kim ehliyetli, kim liyakatli, kim sadakatli kim tevazu ve adalet sahibiyse onlarla yolumuza devam edeceğiz. Bu hareket en büyük siyasi harekettir. Sonunda tevazuyla, sadakatle ve gayretle çalışacağız, azimle çalışacağız. Çünkü biz biliyoruz ki azmettiğiniz zaman sonucunu almak mümkündür. Biz bir şekilde azmettiğimizde daha mütevekkil oluruz. Çünkü biliriz ki gayret bizden, tevfik Allah’tan. Biz koşturacağız, gayret edeceğiz, gereği neyse yerine getireceğiz, üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getireceğiz. Bizden kaynaklanan eksik, yanlış kalmayacak. Safları sıklaştıracağız. Kardeşliğimizi arttıracağız, birliğimizi, dirliğimizi çoğaltacağız, halkımızla daha fazla bütünleşeğiz ve inşallah 31 Mart 2019 seçimlerinde AK Parti olarak bir kere daha Konya’da tarih yazacağız, destan yazacağız, büyük bir zafer kazanacağız” şeklinde konuştu.

    “Türkiye kendi insansız hava aracını üretebilir bir noktaya geldi”

    Numan Kurtulmuş, geçmiş zamanlarda Türkiye’nin gelişmesine müsaade edilmediğini vurguladı. Türkiye’nin artık kendi savunma sanayisini geliştirdiğini ve kendi insansız hava araçlarını kendisinin ürettiğini belirten Kurtulmuş,“Türkiye’nin yakın tarihi aynı zamanda özellikle teknoloji tarihi Türkiye’nin ihanet tarihidir. Birkaç tane noktayı yine geçmişi unutmamanız için söylüyorum. Nuri Demirağ ismini herkes tanıyor. Nuri Demirağ 1940’lı yıllarda tamamıyla Türk mühendisliğinin sonucu olarak yerli uçağımızı yaptık. Yurt dışına satma aşamasındayken ne yazık ki Türkiye’nin karanlık odakları Nuri Demirağ’ın fabrikasını kapattırdı, o uçağı yaptırmadı. Aynı şekilde devrim arabalarını hatırlıyorsunuz. Türkiye 1960’lı yılların başında kendi yerli arabasını yapmışken yine aynı karanlık el Türkiye’nin arabasını yaptırmadı. Yıl 1978, Ankara’da Türk Uçak Sanayi Anonim Şirketi İtalyan Tornedo firmasıyla birlikte Türk savaş uçağını yapacakken İtalyanlar geldi, masanın bir tarafında İtalyanlar oturuyor, karşı tarafta bizimkiler TÜSAŞ yetkilileri, Türkiye’nin karanlık odasından bir telgraf ‘ bu anlaşmayı yapmayacaksınız , masadan kalkın.’ 1978’de Türkiye’de savaş uçağını yaptırmadılar. 2-3 hafta önce İstanbul’da bir Teknofest oldu . Hepimiz çok sevindik. Yüz bin insan izlemiş, Türkiye artık kendi harp sanayini, kendi uçak sanayini, kendi insansız hava araçlarını yapabilir bir noktaya geldi. Biz üç sene insansız hava araçlarını alabilmek için müttefikimiz olan bir ülkenin kapısında bekledik, vermediler. Çünkü biz terörle mücadele ederken maalesef müttefikimiz olan ülke aynı zamanda terörün amcasının oğlu olan öteki taraftaki terör örgütüyle iş birliği yapıyordu. Bize vermediler, iyi ki de, bedeli ağır oldu ama çok şükür şimdi Türkiye kendi insansız hava aracını üretebilir bir noktaya geldi” ifadelerini kullandı.

    AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta ise, “Biz yapabildiklerimizle yapamadıklarımızı önümüze koyup eksiğimiz hatamız neredeyse bunu tamamlamayı göze aldığımız için iktidardayız ve milletin ümidi olduğumuz için bugün iktidardayız bugün buradayız ve bu kadar güçlüyüz. Bu gücünü de milletten alan AK Parti başka hiçbir güce başka hiçbir vesayet odağına bugüne kadar teslim olmadığı gibi bugünden sonra da teslim olmayacaktır. Bizler en alttaki mahalle temsilcimizden başlayarak en üstteki Cumhurbaşkanımızın arasındaki zinciri hiç koparmadan birbirimizle olan birliğimizi beraberliğimizi samimiyetimizi gücümüzü koruduğumuz sürece bu davanın önüne geçebilecek hiçbir güç yoktur” dedi.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Bizde onlardan aldığımız çıtayı daha yükseğe taşımak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Bir taraftan da Cumhurbaşkanımızın hedef gösterdiği gönül belediyeciliği için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki şehirleri temiz tutabilirsiniz, asfaltları yenileyebilirsiniz parkları artırabilirsiniz ama yaptığınız hizmetler insanların gönlünde yer bulmuyorsa mutlaka bir eksik kalıyordur. Rahmetli Turgut Cansever’in dediği gibi ‘Şehirleri imar edebilirsiniz. Şehirleri imar ederken nesilleri ihmal ederseniz ihmal ettiğiniz o nesiller imar ettiğiniz şehirleri tahrip eder’ onun için biz bir taraftan şehrin imarı için bir taraftan da neslin ihyası çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu.

    AK Parti Konya İl Başkanı Hasan Angı da konuşmasında, “381 üyemizle 4bin 600 sandık kurulumuzla bin 200 mahalle üyemizle 31 ilçemizle Türkiye’nin coğrafi olarak en büyük ilinde teşkilat çalışmalarımızı yönetiyoruz. Kurulduğu günden bugüne kadar partimizi bağrına basan millet sevdasıyla yola çıkmış liderimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan her dönem ve her seçimde o desteğini artırarak devam eden aziz hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. 24 haziran seçimlerini geride bıraktık geçtiğimiz danışma meclisi toplantısında değerlendirdik. Yeni bir yerel seçimlere doğru yürüyoruz. Milletten aldığımız o emaneti milletin verdiği o destekle yürüyüşüne devam eden AK Parti yerelde hem ilçe hem büyükşehir belediye başkanlarımızla hükümetimizin kamu kuruluşlarıyla yaptığı yatırımlarla şehrimiz 16 yılda hayallerin ötesinde büyük işleri gerçekleştirdi. Ak kadroların bu davaya olan samimiyeti ve gayreti millete olan gönül yolculuğu bu kutlu yürüyüşe devam edecek inşallah” ifadelerine yer verdi.

  • AK Parti’li Kurtulmuş: “Hükümetin aldığı kararın yerinde olup olmadığına karar verme yetkisi yüksek yargıda değildir”

    AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, andımız konusunda yüksek yargıya sert eleştiride bulundu. Kurtulmuş, “Bu uygulamayla ilgili olarak hukukun yüksek yargının yapacağı tek şey hükümetin aldığı bu kararın anayasalara uygun olup olmadığıdır. Yoksa hükümetin aldığı kararın yerinde olup olmadığına karar verme yetkisi yüksek yargıda değildir” dedi.

    AK Parti Konya İl Başkanlığı tarafından eğitim programının gerçekleştiği otelde düzenlediği basın toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, andımız konusunda yüksek yargıya sert eleştiride bulundu. Kurtulmuş, “Okullarda okutulan andımızın kaldırılmasıyla alakalı ilgili 2013 yılında Türkiye Cumhuriyeti hükümeti tarafından verilen kararın yüksek yargı tarafından Danıştay tarafından bozulması reddedilmesi bu kararın bir şekilde kaldırılması konusundaki karardır. Bunun önümüzdeki günlerde de tartışılacağını görüyoruz. Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Biz konunun içerik kısmıyla ilgili tartışmayı bir kenara koyarak konuşmak zorundayız içerik meselesi ayrı bir şey ama buradaki esas mesele siyaseti kim yapacak sorusudur. Halkın oylarıyla seçilmiş olan bir hükümet herhangi bir konuda karar verebilir, uygulamada bulunabilir. Bu uygulamayla ilgili olarak hukukun yüksek yargının yapacağı tek şey hükümetin aldığı bu kararın anayasalara uygun olup olmadığıdır. Yoksa hükümetin alıp kararın yerinde olup olmadığına karar verme yetkisi yüksek yargıda değildir. Demokrasinin temel kurallarından birisi budur” dedi.

    “Türkiye’nin bir daha hiçbir şekilde eski dönemlere de dönmeyeceğinin bilinmesini isterim”

    Yüksek yargı geçmiş dönemlerde olduğu gibi çok sayıda kararın yüksek yargının bozduğunu başörtü kararını imam hatip liselerinin katsayı kararını hatırlatan Kurtulmuş, “O zaman eski Türkiye’nin alışkanlıkları itibariyle bürokratik oligarşi devreye girmiş. Tam manasıyla jüristokrasi dediğimiz yani yargıç egemenliğine dayalı bir yapının oluşması için birileri düğmeye basmıştır. Türkiye bu anlamda çok mesafe kat etti. AK Parti kurulduğu günden itibaren vesayetlerle mücadele eden bir siyasi parti olarak herkesin kendi işini yapması konusunda büyük bir mücadele verdi. Türkiye’deki sivil ve asker bürokrasi bunun içine Türk Silahlı Kuvvetleri ve yüksek yargı da olmak üzere herkes kendi işini yapacak. Siyaset yapmak siyasetin işidir. Siyasetin dilini ayarlamak da siyasetin işidir. Siyaset değişen şartlara göre değişen konjektüre göre kararını verebilir. Siyasetin ortaya koyduğu kararlardaki kullandığı dile de karar verecek olan yüksek yargı değildir. Aksine o zaman derler ki buyurun Yüksek Yargı siz Türkiye’yi yönetin. Dolayısıyla demokrasinin çok temel prensiplerinden biri olan yargının kendi işini bürokrasinin kendi işini siyasetin kendi işini yapmayı rencide eden bir karar olmuştur. Ve bu anlamda tabiri caizde bu kararıyla yüksek yargı siyaseti imkansız hale getirmiştir. Siyaseti imkansız hale getirmenin kimsenin hakkı yoktur. Türkiye’nin bir daha hiçbir şekilde eski dönemlere de dönmeyeceğinin bilinmesini isterim. Bu anlamda devam eden bir yargı süreci var yapılan itirazlar olacaktır, bunlar bir kez daha gözden geçirilecektir. Bu vesileyle ben bu konunun herhangi bir şekilde siyasi istismar vesilesi yapılmasını doğru bulmam. Bütün siyasi partileri andımızın içeriğiyle ilgili tartışmaya girmek yerine alınan bir hükümet kararına yüksek yargının vermiş olduğu bu kararın demokrasinin ruhunu rencide eden bir husus olduğunun demokrasi bakımından daha doğru olduğu kanaatindeyim. İçerik konusu ise başka bir tartışmadır, onun başka bir şekilde tartışırız. Bu tartışmada herkesin kullandığı siyaset diline de bir şekilde ayar vermesini temenni ediyoruz. Herkesin özenli bir şekilde konuşması gerektiğini hatırlatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Cumhur İttifakı’nın bir şekilde ruhuna sahip çıkmak Türkiye’nin milli menfaatleri bakımındandır”

    Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Numan Kurtulmuş, Cumhur İttifakı’yla ilgili bir soruya ise “Milliyetçi Hareket Partisi’nin FETÖ’ye karşı mücadelede terör örgütlerine karşı mücadelede DEAŞ, YPG’ye karşı mücadelede ayrıca Türkiye’nin temel meselelerinde AK Parti hükümetine vermiş olduğu bu desteği son derece önemli ve anlamlı olduğunu biliyoruz. Ve milli konularda, milli hassasiyetlerimiz noktasında müşterekliğin devam etmenin korumanın da iki parti içinde ama bunun da ötesinde Türkiye içinde çok önemli ve faydalı bir alan olduğuna da inanıyoruz. Yapılan müzakereler de gerek genel başkanlar düzeyinde gerekse bizim gruplar halinde yaptığımız hep bunun altını çizdik. Yani Cumhur İttifakı’nın bir şekilde ruhuna sahip çıkmak Türkiye’nin milli menfaatleri bakımındandır. Ancak AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi programları itibariyle stratejileri itibariyle, öncelikleri itibariyle iki ayrı partidir yani iki farklı parti bir kimlik altında birleşiyor değildir. Dolayısıyla AK Partinin Milliyetçi Hareket Partisi’nin iki farklı parti olarak belli konularda ayrı düşünmeleri kadar da doğal bir şey olamaz. Örneğin af konusunda örneğin emeklilikte yaşa takılanlar konusunda diğer bazı konularda farklı yaklaşımların olması da eşyanın tabiatı gereğidir. Seçim ittifakı da Cumhur İttifakı’ndan ayrı ele aldığımız bir konudur. Cumhur İttifakı’nın ruhunu korumak ama yerel seçimlerde bir işbirliği yapılabilmesi için de samimiyetle bir gayret sarf etme noktasındayız. Bu samimiyetle her iki tarafta bu iradeyi korumaktadır. Bir yol bulunabilir mi bir ittifak imkanı bir iş birliği imkanı olabilir mi bunlarla ilgili olarak görüşlerimizi karşılıklı paylaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    Selamlama konuşmasını Konya AK Parti İl Başkanı Hasan Angı’nın yaptığı programda konuşan AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, “AK Parti gördüğünüz gibi her yönüyle, her alanda çalışmalarına hızla devam ediyor. Bizi diğer siyasi partilerden farklı kılan dinamik ve herkesin sahasında yapmış olduğu çalışmalarla her daim aktif ve alandayız. Konyalı olarak AK Partiyi temsilen bu güne kadar bu davada ne kadar hizmet ettiysek bundan sonrası için de daha fazla hizmet etmek için her fırsatta bir arada olmaya çalışmaya Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim kılsın diyerek günümüzün hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi.

    Numan Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, Mevlana Müzesi’ni ziyaret etti. Müze ziyaretinin ardından Tarihi Bedesten Çarşısı’nda esnaflarla bir araya gelen Kurtulmuş vatandaşların sorunlarını dinledi.

  • Numan Kurtulmuş, Suudi gazeteci hakkında konuştu

    AK Parti Genel Başkan Vekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, yaptığı açıklamada, “Cemal Kaşıkçı’nın herhangi bir yerden ortaya çıkmasını bekleriz, temenni ederiz, dua ederiz” dedi.

    Birtakım ziyaretler sebebiyle Eskişehir’e gelen Numan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Kurtulmuş, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Filistin meselesinin insanlığın ortak meselesi olduğuna değinen Kurtulmuş, “Şimdi önümüzde Menbiç’te bir süreçle karşı karşıyayız. Ne yazık ki Amerika Birleşik Devletleri ile baştan beri yapılan pazarlıklarda verilen sözler bir şekilde yerine gelmemiş, PYD ve YPG ile mücadele tabiri caizse zamana yayılarak sulandırılmıştır. Maalesef İsrail’in Filistin halkına göstermiş olduğu yeni şiddet evresidir. Tamamen bütün rasyonalitesini kaybetmiş, başından itibaren hiçbir insani ve vicdani kaygısı olmayan ama tabiri caizse çıldırmış bir tonda sivil milisleri kullanarak, gerektiğinde kendi askeri gücünü kullanarak, gerektiğinde bomba kullanarak, gerektiğinde sahici mermiler kullanarak Filistin halkına karşı inanılmaz, dayanılmaz bir baskı ve zulüm dönemine geçtiler. Filistin meselesinin insanlığın ortak meselesi olduğunu bir kere daha ifade edip sadece bir gazetecinin kaybolması meselesinden çok daha büyük bir olaydır” diye konuştu.

    “En ufak detaya kadar titizlikle inceliyor”

    Cemal Kaşıkçı hakkında da konuşan Numan Kurtulmuş, “2018 yılının sonunda dünyanın en büyük metropollerinden birisinde yine dünyanın önemli ülkelerinin birisinin konsolosluğu içinde bu olay ortaya çıkıyor. Bizim gençliğimizin çocukluğumuzun soğuk savaş dönemlerini hatırlatan vahim bir olaydır. Bu son derece ürkütücü bir tablodur. Türkiye olarak burada en ufak bir müsammahanın içinde olmayacağımızın bilinmesini bir kere daha ifade etmek isteriz. Her hangi bir bilgi, somutlaşmış net bir bilgi olduğu takdirde bu dünya kamuoyuna paylaşılacaktır. Tabiri caizse İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda ne olup bittiğini dünya nefesini tutmuş birinci haber olarak bunu izliyor. Çünkü benim taşıdığım endişeyi insanların çok büyük bir kısmı taşıyor. Neden, acaba böyle kirli pasaklı casus filmlerine benzer o eski cinayet senaryoları tekrar gündeme getiriliyor. Ümit ederiz ki öyle değildir. Cemal Kaşıkçı’nın herhangi bir yerden ortaya çıkmasını bekleriz, temenni ederiz, dua ederiz. İstihbarat birimlerimiz, ilgili bütün birimlerimiz en ufak detaya kadar titizlikle inceliyor” ifadelerini kullandı.

    Son olarak Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş şunları söyledi;

    “Filistin konusunda Türkiye gerçekten mükemmel bir liderlik ortaya koydu. Biliyorsunuz insan İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak Cumhurbaşkanımızın iki kez İslam İşbirliği Teşkilatı’nı Türkiye’de topladı. Bu anlamda Filistin meselesinde son yıllarda İslam dünyasında yeniden bir ilgi alaka, uyanma başlamıştır. İslam dünyasının hakları arasında zaten tereddütsüz bir şekilde Filistin’e destek vardır. Filistin meselesinin dünya barışının kilidi olduğunu dünyaya çok daha net bir şekilde anlatmamız lazım. Ortadoğu’da barış olmadan dünya barışına kavuşamayız. O kapının kilidi de Filistin meselesidir. Hatta Filistin değil İsrail meselesidir.”

  • Numan Kurtulmuş: “Türkiye bir daha IMF’nın kapısına gitmeyecek, IMF’ye muhtaç olmayacaktır”

    AK Parti Genel Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, “Çok açık söylüyoruz. Bir daha Türkiye IMF’nın kapısına gitmeyecek, IMF’ye muhtaç olamayacaktır” dedi.

    Bir dizi temasta bulunmak üzere Eskişehir’e gelen AK Parti Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, partisinin Genişletilmiş İl Danışma Toplantısı’na katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı okunması ile başlayan toplantı, divan üyelerinin tanıtılıp oylanması ile devam etti. Burada bir konuşma yapan Numan Kurtulmuş, Eskişehir’e bir Büyükşehir Belediye Başkanı lazım diyerek, “Bugün itibariyle Eskişehir’de yerel seçim çalışmalarının startını vermiş oluyoruz. İlerde tabii adaylarımız belli olduktan sonra çok görkemli aday tanıtım toplantıları da yapacağız. Ama bugün itibariyle bu çalışmaları başlatmış oluyoruz. Eskişehir’e güzel hizmetler yapıldı. Nabi hocanın anlattıkları Eskişehir’e yapılanların 20’de biri 30’da biri değildir. Ben de sözlerime onların bitirdiği noktadan başlayayım. İnşallah Eskişehir’e bir Büyükşehir Belediye Başkanı lazım, Odunpazarı’na bir Belediye Başkanı lazım, Tepebaşı’na bir Belediye Başkanı lazım. Sizin bugün buradaki coşkunuz, buradaki kararlılığınız, hedefe kitlenmiş haliniz inşallah 31 Mart 2019’da Eskişehir’de bir Büyükşehir Belediye başkanı, bir Tepebaşı ve Odunpazarı Belediye Başkanının olacağını şimdiden müjdeliyor. Hayırlı uğurlu, bereketli olsun” açıklamalarında bulundu.

    “Emperyalist güçler maşaları olan terör örgütlerini kullanarak kendi güçlerini arttırmaya çalışıyorlar”

    Dünyanın yeni bir döneme girdiğini hatırlatan Kurtulmuş, emperyalist güçlerin terör örgütlerini kullanarak kendi güçlerini arttırmaya çalıştıklarını söyleyerek, “İki kutuplu bir ekonomik tahterevalli şimdiden ortaya koyuldu. Kendisine bir şekilde yer seçmesi gibi bir sürece dünya sokulmaya çalışılıyor. Hepiniz yakından takip ediyorsunuz. Dünya yeni bir döneme girdi. Dünyada çok taraflı çatışmaların, gerilimlerin, kavgaların, ekonomik ve siyasi anlamda büyük bir rekabetin yaşanacağı yeni bir döneme girdi. Bir tarafında Çin Halk Cumhuriyeti’nin bir tarafta Amerikan’ın olduğu iki kutuplu bir tahterevalli zaten şimdiden ortaya konuldu. Diğer ülkelerin ve bölgelerin bu iki kutup arasında kendisine bir şekilde yer seçmesi gibi bir sürecin içerisine dünya sokulmaya çalışılıyor. Ayrıca özellikle Amerika’nın Irak’ı işgaliyle başlayan süreçte dünya yeni bir döneme girdi. Hani soğuk savaş bitti, duvarlar kalkıyordu ya maalesef fiziki ve görünmez duvarların kurulduğu yeni bir dünyaya doğru geçiyoruz. ABD güney sınırı ve komşusu olan Meksika’ya duvar örüyor. Macaristan Çekoslovakya’ya tel örgülerle duvar örüyor. Dünyanın her yerinde fiziki duvarlar olduğu gibi bir akşamda karar verilen gümrük duvarları, ülkeleri, ticareti insanlar arasındaki alışverişi, gönül bağlarını birbirinden koparmaya çalışılıyor. Bu yeni dönemde Türkiye’nin de bu durumdan bir şekilde etkilendiğini söylemek mümkündür. Önce vekalet savaşları adıyla emperyalist güçler, büyük güçler Ortadoğu coğrafyasında, burnumuzun dibinde kendileri bizzat ellerini ateşe sokarak değil, maşaları olan terör örgütlerini bu ateşin içinde kullanarak kendi güçlerini arttırmaya çalışıyorlar. Daha önceki dönemde görülmemiş yeni bir savaş olarak vekalet savaşları ortaya çıkıyor ve maalesef Suriye’yi Irak’ı paramparça ediyor. Bölge ülkelerinin sınırlarını yeniden düzenlenecek ortama hazırlıyor” diye konuştu.

    “Brunson davası üzerinden Türkiye’ye bir şekilde söz söylemeye çalışıyorlar”

    Genel Başkan Vekili Kurtulmuş, Türkiye’yi gerilimlere sokmak ve Türkiye’ye söz söylemek için Brunson davasını kullandıklarını söyleyerek, “Bana kim DEAŞ denilen örgütün hangi sahiple, motivasyonla dünyanın dört bir tarafından gelen insanların, en çok 90 bin kişiye ulaştığı, bu kadar büyük sayıda insanın bir araya getirilerek, ellerine silahlar verilerek bir terör örgütü olduğunu nasıl anlatabilir. Bir haftada Suriye’nin bütün şehirlerini ele geçiriyor. Bir haftada Musul’u Kerkük’ü etrafındaki şehirleri ele geçiriyor. Bana kim PYD/YPG denilen terör örgütünün, eline dünyanın en modern silahları verilerek, bir zamanlar kimlik kartına bile sahip olmadıkları, Türkiye olarak da bizim Esat’a sürekli olarak ‘ya bu Kürt kardeşlerimize neden kimlik kartı vermiyorsun?’ diyerek yıllardır hep uyardığımız Suriye’de nasıl oluyor da koskoca bir coğrafya tam da Türkiye’nin güneyinde başlayan sınırda bir terör örgütü, terör devleti kurmak üzere hazırlık yapıyor. Bunun izahı son derece basittir. Büyük güçler bu maşalarla coğrafyayı yeniden oluşturmak, yeniden şekillendirmek, sınırları bir şekilde değiştirmek, halklar arasına düşmanlıkları koymak, bir asır evvel sınırların bölüp gönüllerini ve zihinlerini bölemedikleri Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğerlerinin arasına husumet ve düşmanlık koymak için bu örgütleri kullanıyor. Bölgede bu oyunu bozabilecek gücü olan tek ülke Türkiye’dir. Bölgede bu oyunların farkında olan tek siyasi hareket AK Partidir. Onun için Türkiye’nin üzerine baskı yapıyorlar. Onun için Türkiye’nin üzerine baskı kuruyorlar, onun için Türkiye’yi gerilimlere sokmak istiyorlar. Biz parçalarla teferruatla değil, biz kuklalarla değil, kuklacılara uğraşıyoruz. Döviz o yüzden yükseliyor. Onun için Brunson davası üzerinden Türkiye’ye bir şekilde söz söylemeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

    “Bir daha Türkiye IMF’nın kapısına gitmeyecek, IMF’ye muhtaç olmayacaktır”

    Bir daha Türkiye’nin IMF’ye muhtaç olmayacağını belirten Kurtulmuş, “Ben 8-9 ay önce bir demecimde söyledim. Birileri Türkiye’nin yakın zamanda IMF’nin kapısına tekrar gitmesini isteyecekler. Çünkü okuyoruz takip ediyoruz. Yurt dışında yavaş yavaş yazılmaya başladı. İçeride de kafası dışarıdakiler gibi çalışanlar söylemeye mırıldanmaya başladı. Türkiye IMF’ye muhtaç hale gelebilir. Hiç heveslenmesinler. Çok açık söylüyoruz, bir daha Türkiye IMF’nın kapısına gitmeyecek, IMF’ye muhtaç olamayacaktır. Çünkü iyi hatırlıyoruz IMF Türkiye masası şefinin karşısında herkes böyle düğmesini ilikliyordu. Koca koca bakanlar, hatta başbakandı biri. Dolayısıyla Türkiye bu devirleri geride bıraktı” dedi.

    “Cumhuriyet Halk Partisi sittin sene bir daha iktidara gelemez”

    Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir daha iktidara gelemeyeceğini söyleyen Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde noktaladı:

    “Biz halka güvenen bir partiyiz. Yukarıdan tepeden inme halka tepeden bakan bir parti değiliz. Halka güvendiğimiz için halk tarafından seçilmesini isteriz. Arşivimde vardır. Dün Sapanca’da İstanbul İl Teşkilatında konuşurken bir belediye başkanı arkadaşımız o tur mitingdeki sunucu bendim dedi. 1985 ya da 1984 yılı. Refah Partisi yeni kurulmuş Gaziosman Paşa meydanında Cumhurbaşkanını halk seçsin diye bir miting yapmış. Ya adama sorarlar, ‘yeni kurulmuşsun. Yüzde 1-2 oyun yok. Neye güveniyorsun da sen Cumhurbaşkanını halk seçsin diyorsun. Çünkü biz millete güveniriz. Bu millet yanlış yapmaz. Yapsa da bir müddet sonra o yanlışı düzeltir. Bu millet yanlış yapmadığı için de kusura bakmasınlar Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) sittin sene bu memlekette iktidara getirmez, bundan sonra da getirmeyecektir. Halka güvenen Cumhurbaşkanını halk seçsin der. Halka güvenmeyen hala bıraksanız bu arkadaşlar Cumhurbaşkanını parlamento seçsin derler. Diyorlar da zaten.”

    Gerçekleşen toplantıya Numan Kurtulmuş’un yanı sıra; AK Parti Eskişehir Milletvekilleri Harun Karacan, Nabi Avcı, Emine Nur Günay, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Zihni Çalışkan, protokol üyeleri, AK Parti il ve ilçe teşkilat üyeri ve çok sayıda partili katıldı.