Etiket: Kurtulma

  • Atletizm tartan pistinde fazla kilolardan kurtulma zamanı

    Atletizm tartan pistinde fazla kilolardan kurtulma zamanı

    Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan Obezite İle Mücadele Projesi tüm hızıyla devam ediyor. Yıllar önce Eski Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ’ın başlattığı proje Erzurum’da başarı ile yürütülüyor. Vali Okay Memiş’in talimatlarıyla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Atletizm Tartan Pisti ile açık alanları spor yapmaları için halkın hizmetine açtı.

    Korona virüs (Covid-19) sürecinin ardından yavaş yavaş normalleşmeye dönen günlük hayatta Covid-19 tedbirleri uygulanmaya devam ederken, spor tesisleri spor yapmaları için halka açılıyor. Şimdilik Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün spor salonları olimpiyat havuzundaki milli sporculara hizmet verirken, açık spor tesisleri ile atletizm tartan pisti ise halkın hizmetine açılıyor. Üç ayı bulan Korona virüs sürecinde gerekmediği sürece Evde Kalan ve sokağa çıkma kısıtlaması günlerinde de evlerinde zaman geçiren vatandaşlara spor yapma imkanı sağlanacak. Yıllar önce Sağlık Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından ‘Obezite ile Mücadele’ protokolü imzalanmış ve bu protokol Erzurum’da başarılı bir şekilde yürütülmüştü. Eski Sağlık Bakanı ve AK Parti Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Recep Akdağ’ın başlattığı proje ile Erzurum halkı Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Sağlık İl Müdürlüğü’nün destekleriyle Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün spor salonları ile sahalarında antrenörler eşliğinde spor yaparak obeziteyle mücadele ederken, fazla kilolarından kurtulmuşlardı. Covid-19 Pandemisi sonrası Erzurum Valisi Okay Memiş’in direktifleri ile atletizm tartan pistinde onarım çalışmaları yapan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tesisin kapılarını halka açtı. Erzurum’da ikamet eden vatandaşlar istedikleri saatte atletizm tartan pistinde spor yapabilecekler. Erzurum Valisi Okay Memiş, Covid-19 Pandemisi sonrasında vatandaşları hareketli olması ve fazla kilolarından kurtulması için Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne spor tesislerinin kapılarını açması için talimatı verdi. Vali Memiş öncülüğünde öncelikle atletizm tartan pistinde yenileme çalışmaları yapan GSİM, atletizm pistini 24 saat spor yapılabilir konuma kavuşturdu. Atletizm Pistindeki aydınlatma sistemi sayesinde artık geceleri de spor yapılabiliyor.

    Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Fuat Taşkesenligil, “Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile Sağlık Bakanlığımız arasında obezite ile birlikte mücadele etme protokolü bulunuyor. Yerelde de Sağlık İl Müdürlüğümüzle obizete ile mücadelede her zaman ortak çalışarak, ortak hareket ediyoruz. Şimdi de Covid-19 pandemisinin ardından Valimiz Okay Memiş, bize talimat verdi. Bizde önce Atletizm Tartan Pisti’ni bakımdan geçirdik. Aydınlatma sistemini yeniledik. Halkımız artık 7/24 saat istedikleri vakitte atletizm tartan pistine gelerek spor yapabilecekler. Yıllar önce obezite ile mücadele projesini başlatan Eski Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Recep Akdağ’a ve İl Sağlık Müdürümüz Gürsel Bedir’e ortak projemize verdikleri destekten ötürü teşekkür ediyorum. Şimdi de Valimiz Okay Memiş öncülüğünde halkımızın spor yapması için yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Valimize bizlere verdiği destek için teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Eskişehirspor’da zor günlerden kurtulma çabaları

    Eskişehirspor Kulüp Başkanı Halil Ünal, Vali Hanefi Demirkol tesislerinde açıklamalarda bulundu.

    Maddi anlamda zor dönemler geçiren Spor Toto 1. Lig ekiplerinden Eskişehirspor için yeni bir proje hayata geçiriliyor. Kulüp Başkanı Halil Ünal’ın düzenlediği basın toplantısında, Sosyal İşlerden Sorumlu Asbaşkan Harun Adıgüzel, Taraftardan Sorumlu Asbaşkan Mete Yılmaz, Teknik Direktör Fuat Çapa, İdari Direktör Ayhan Taşçı, ETB Başkanı Murat Diri ile ETB yönetim kurulu üyeleri Mehmet Şimşek ve Erkan Koca da hazır bulundu. Eskişehirspor’un Süper Lig’ten düştüğü zamandan bu yana sıkıntılarının devam ettiğini aktaran Başkan Ünal, “Bu sıkıntının bitmesi için bulunduğumuzda ligde bulunmak ve süper denen o lige çıkmak gerekiyor. Yöneticilerimiz, icra kurulumuz ve taraftarımız bunun mücadelesini veriyoruz. Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntı da bizi olumsuz etkiledi. Yabancı oyuncuların alacaklarının Euro bazında olması bizi çok zor duruma sokuyor. Ama buna rağmen tasarrufu elden bırakmıyoruz. Altyapıdaki kardeşlerimizle ligde mücadele ediyoruz. Süper Lig’e çıkabileceğimiz kadroyu oluşturduk ama maddi konular yüzünden transferi açamadık. Çok mücadele ettik. Önümüzdeki ocak ayı var. Transfer tahtasını açabiliriz. Bunu başarabileceğimiz mümkün görünüyor” dedi.

    “Eskişehirspor hepimizin”

    Sponsorluk görüşmeleri yaptıklarını fakat sonuç alamadıklarını kaydeden Ünal, “Sezon başında yola çıktığımızda stadyum ve kulüp isim hakkı gibi görüşmeler yaptık ama olmadı. Ama elbet alıcı bulacağız. Kulübümüzden alacağı olan ve bize imza vermeyen herkesin mutlu olduklarını düşünmüyorum. Bu devreye olumlu yaklaşacaklarını düşünüyorum. Bu kulüp yaşadığı sürece kimsenin alacağı kalmaz. Bu kulübün ayakta kalması için icra kurulu oluşturduk. Personel maaşı, iaşesi, elektrik, doğal faturasını ödemekte artık zorlanıyoruz. Onun içindir ki ‘Eskişehirspor hepimizin’ projesini hayata geçiyoruz. Yeni oluşturulan bu icra kuruluna herkesin destek vermesini istiyorum. 26’da 26 projesi sonlandı ve bu projeyi hayata geçirdik. Bu projede biriken paramız 81 bin 256 liradır. Bir kuruşu ellenmemiştir. Kulübü yaşatabilmek adına icra kurulumuz sabah-akşam mesai harcayacaklar” ifadelerini kullandı.

    “Eskişehirspor’a başkan olmak isteyen varsa hemen gelsin”

    Eskişehirspor’un her zaman yaşayacağını vurgulayan Halil Ünal, “Bu kulübü kapatmayacak ve yaşatacağız. Samet Aybaba ve Güven Sabaz bugün ’devre arasında transfer tahtasını açın’ diyerek imzalarını verdiler. Bugünden itibaren transfer tahtasını açmak için düğmeye basıyoruz. İstanbul’da karargah kuracağız. Ocak ayında transferi açmak için uğraş vereceğiz. Eğer kimse destek olmazsa bu işi başaramayız. En az 50 milyon TL’ye ihtiyacımız var. 100’e yakın imza toplamımız gerekiyor. Tanase şu an ayrılmış durumda. Parasını ödersek geri dönüp oynayacak. Stadyumun isim hakkı için görüşme yaptık olmadı. FIFA’da 6 puan silme cezası tehlikesi vardı. Bir kısım ödeme yaptık. Şu an 2 oyuncuyla sıkıntı var. Şu an hiçbir şekilde kulübe destek verilmedi. Yöneticilerimiz çabalarıyla borçları indirmeye çalışıyoruz. Siyasilerin duyarsız kalacağını sanmıyorum. Eğer Eskişehirspor’a başkan olmak isteyen varsa hemen gelsin. Ama biz devre arasına kadar destek alalım kulübü yaşatalım istiyoruz. Bir genel kurulu yapma vakti var o da ocak ayıdır. Bugün genel kurula gittiğimizde kimse talipli olmuyor” şeklinde belirtti.

  • Selülitten Kurtulma Yolları

    Acıbadem Eskişehir Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Eda Kibar Atasoy, selülitin sadece kilolu bayanlarda görülmediğine dikkat çekerek, “Düzenli olarak egzersiz yapan ve düşük yağlı beslenme diyetleri uygulayan kadınlarda bile selülit görülebilir” dedi.

    Milyonlarca kadının ortak sorunu olan selülit hakkında konuşan Dermotoloji Uzmanı Uzm. Dr. Eda Kibar Atasoy, kadınlarda sıkça görülen selülitin, adiposit adı verilen derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluştuğunu söyledi. Genetik ve yapısal özelliklerin de, selülit oluşmasına sebep olabileceğine dikkat çeken Atasoy, “Kan ve lenfatik dolaşımın etkilendiği bölgede, zaman içerisinde, yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar, deride çöküntülere sebep olur ve portakal kabuğu manzarası ortaya çıkar. Vücuttaki tüm yağ katmanları içinde yalnızca yüzeysel cilt altı tabakası selülitten etkilenir. Bu nedenle egzersiz ve kilo verme, tüm vücuttaki yağ kitlesinde genel bir azalma yapsa da selüliti ortadan kaldırmaya, genellikle yetmez. Selülit oluşumunda 4 evre bulunmaktadır. İlk evrede dolaşım bozukluğu ortaya çıkar, ikinci evrede damarlardan çıkan su, dokularda birikir. ‘Ödemli’ denilen bu aşamada selülit, kolayca tedavi edilebilir. Üçüncü evrede ise ödem artar ve yağ daha yerleşik bir hal alır. Bu aşamada, kolajen lifler yağ dokusu çevresinde toplanarak, mikronodülleri oluşturur. Mikronoduller dışardan küçük kabarıklıklar olarak fark edilir. Bu aşamada tedavi için birden fazla yöntem ve daha uzun zaman gereklidir. Son aşamada ise dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz hale gelir ve makronodüller oluşur. Makronoduller dışardan büyük kabarıklıklar olarak görülür. Bu son aşamada, tedavi hem çok uzun zaman alır hem de kesin sonuç vermeyebilir. Ancak tamamıyla geçmese dahi dördüncü evreden ikinci evreye gerileme sağlanabilmektedir” dedi.

    Selülitin tedavi yöntemleri hakkında konuşan Uzm. Dr. Eda Kibar Atasoy, ilk olarak Akustik Dalga Terapisine (AWT) değindi. AWT’in bağ dokusunu güçlendirdiğini, kan ve lenf dolaşımını artırdığını vurgulayan Atsoy, tedaviler hakkında şunları söyledi:

    “AWT aynı zamanda karın ve basen gibi bölgesel yağlanma olan bölgelerde güvenli incelme sağlamaktadır. AWT haftada 2 kez 30 dakikalık toplam 10 seans olarak planlanmaktadır. Bir diğer tedavi yöntemi ise Mezoterapi’dir. Mezoterapi aslında tekniğin adı olup birçok hastalığın tedavisinde uygulanabilmektedir. Deri içine ve hemen altına faydalı olacağı öngörülen karışımın küçük enjeksiyonlar halinde uygulanmasıdır. Günümüzde saç dökülmelerinin tedavisinde saç mezoterapisi, kırışıkların önlenmesinde yüz ve dekolte bölgesine antiaging ürünlerle mezoterapi uygulanmaktadır. Yine selülit tedavisinde de son derece başarılı bir yöntemdir. Mezoterapi ile selülit tedavisinde ; sorunlu bölgeye, yağları eritme ve kan dolaşımını hızlandırma özelliği bulunan bir karışım kişinin cilt ve cilt altı yağ dokusuna enjekte edilir. Selülitli bölgelere küçük mezoterapi iğneleri ile karışım enjekte edildikten sonra kan akımı ve lenfatik dolaşım hızlanmış ve düzene girmiş olur. Mezoterapi ile selülitlerden kurtulmak için ortalama 5-12seans gereklidir. Etkisi 30 gün içinde başalmaktadır ve selülitleri gidermesinin yanısıra yaklaşık 2 beden incelme de sağlar Gerek duyulursa AWT ile de beraber tedavi kombine edilebilir.Farklı bir diğer yöntem ise, Enjeksiyon Lipoliz’dir. Lipoliz; yağ dokusunun parçalanmasını sağlayan lesitin ile deoksikolatın direk yağ dokusu içine injeksiyonudur. Bölgesel incelmede etkili ve başarılı bir yöntem olup en çok basen, karın, sırtta ki yağ dokusu fazlalıklarında uygulanır. 1 veya 2 ay ara ile 4 seans planlanır. Odaklanmış ultrason tedavisinde ise, cildin yüz başlığı ile 4,5 milimetre vücut başlığı ile 13 milimetre gibi çok derin bir alanına ultrasonik ses dalgaları gönderilir. Gönderilen ses dalgaları cilt üzerinde herhangi bir hasar bırakmadan termal ısıyla cildin gerginleşmesini sağlar. Derin tabakada oluşturulan ufak ufak termal ısı hasarları vasıtasıyla yeni kollajen üretimi tetiklenir. Odaklanmış ultrason terapisinin diğer yöntemlerden farkı deri altında oluşturduğu 75 derece yüksek ısı ile, yağ dokusunun parçanmasını sağlamasıdır. Hem sıkılaşma, toparlama, hem de bölgesel incelme sağlayan bu yöntemin avantajı 45 dakika sürmesi ve tek bir seansda uygulanmasıdır.”

  • Kanserden Kurtulma Oranı Arttı

    Türkiye’de, çocukluk çağı kanserlerinden kurtulma oranının yüzde 70’in üstünde olduğunu söyleyen Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Çocuk Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayhan Dağdemir, bazı kanser gruplarında bu oranın yüzde 100’e kadar çıkabildiğini söyledi.

    Erişkinlere göre çocuklarda kanser görülme sıkılığının daha az olduğunu belirten Prof. Dr. Ayhan Dağdemir, “Çocukluk çağı kanseri başta kan kanseri dediğimiz lösemi olmak üzere, beyin tümörleri, lenf bezi tümörleri, kemik tümörleri, yumuşak doku tümörleri sıklıkla görülen tümörlerdir. Erişkinlerde görülen akciğer kanseri, meme kanseri, kolon kanseri çocuklarda neredeyse hiç görülmez veya çok az görülür. Erişkinlere göre tedavi yöntemleri farklıdır. Tedavide erişkinlere göre çocuklarda daha iyi neticeler alıyoruz. Bu tamamen kanserin türünden kaynaklanıyor. Kanser artık eskiden olduğu gibi ölümcül bir hastalık değil tedavi edilebilir hastalık türüdür. Fakat tedavi edilmediği takdirde ölümcül bir hastalıktır. Gelişmiş ülkelerde çocukluk çağı kanserlerde yüzde 80 tedavi sağlanabiliyor. Türkiye’de ise bu oran yüzde 70’in üstünde. Bazı kanser gruplarında bu oran yüzde 100’e kadar çıkabiliyor” dedi.

    “SOSYAL HAYATTAN KOPMAMALARI İÇİN ÇOCUKLARI DESTEKLİYORUZ”

    Çocuklar için kanserin zor bir tedavi süreci olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ayhan Dağdemir, “Uzun süreli tedaviler, ilaçların ağırlığı tedavi sürecini zorlaştırıyor. Bu durum aileleri de etkiliyor. Maddi ve manevi olarak yıpranıyorlar. Tabi aileler çocukları için bu sıkıntılara göğüs geriyor. Biz de tedavi sürecini anne-babayla birlikte yürütüyoruz. Özellikle yatarak uzun süreli tedavi gören çocukların sosyal hayatlarından kopmamaları için eğitimlerine hastane okullarında devam ediyorlar. Hastanelerdeki oyun odalarında çocuklar oyunlarını oynuyorlar. Arkadaşlarıyla kopmamaları için arkadaşlarıyla görüştürüyoruz. Ama hasta olan çocuklarla temas etmelerini istemiyoruz. Eğer okula gidemeyecek pozisyonda ise hastaneden aldıkları raporlarla Milli Eğitim Bakanlığı’nın evde eğitim imkanından faydalanıyorlar. Çocukların diğer sosyal aktivitelerini yapmaları için de gerekli ölçüde destekliyoruz” diye konuştu.

  • Öğrencilere Stresten Kurtulma Yolları Anlatıldı

    Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde öğrencilere stresle baş etme yolları anlatıldı.

    İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaöğretim son sınıf öğrencilerine yönelik tertiplenen ”Stres neden bizi bulur ve ondan nasıl kurtuluruz?” konulu eğitim semineri ilgi gördü. Belediye Düğün Salonu’nda seminerde konuşan İnsan kaynakları uzmanı Ömer Okumuş, üniversite sınavı öncesinde öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. Bin 200 civarında son sınıf öğrencisi iki oturum halinde yapılan semineri pür dikkat dinledi. Ömer Okumuş, esprili konuşmasıyla öğrencileri hem güldürdü, hem düşündürdü.

    Milli Eğitim Müdürü Mustafa Efe, Okumuş’a teşekkür edip çiçek verdi.