Etiket: Kurtulacak”

  • Milyonlarca canlı yanmaktan kurtulacak

    Doğanın ekolojik dengesini bozan ve milyonlarca canlının yanmasına neden olan anız yangınlarının önüne geçecek olan anız alanlarına direkt ekim ile çiftçinin mazot ve gübre masrafları yarıya düşecek.

    Çiftçiler, bitki artıklarını masrafsız ve çabuk yok etmek, sürümü kolaylaştırmak, ikinci ürün yetiştirmek için zaman tasarrufu sağlamak, sap ve bitki artıkları üzerindeki artıkların yok edilmesi, sap, bitki artıkları ve toprak yüzeyine yakın yerde barınan zararlıların yumurta, larva, pupa ve erginleri yok etmek için anız yakıyor. Yetkililerin her türlü uyarısına rağmen önüne geçilemeyen anız yangınlarında toprak zarar görürken milyonlarca canlı yanarak kül oluyor.

    Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM), Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) işbirliği ile yürütülen “Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum İçin Tarımsal Uygulamalar” isimli proje ile anız yangınlarının önüne geçilmesi planlanıyor.

    Anız alanlarına direkt ekimin sağlandığı proje Türkiye’de 8 pilot ilde pilot uygulanmaya başladı. Bu illerden Adıyaman’da da 4 bölgede deneme ekimi yapıldı. Belirlenen anız arazilerine yem bitkisi ekildi. Proje ile tarlada yılda 2 veya 3 ürün alınabilecek.

    “Anız yangınlarıyla geleceğimizi yakıyoruz”

    Tarım ve Orman Müdürü Adil Alan, anız yangınlarının her yönüyle sakıncalı olduğuna vurgu yaparak, “Özellikle anıza direkt ekim makinesiyle birlikte artık mazot ve gübre masraflarımız yarı yarıya inecek. Artan kuraklıkla beraber bu şekilde araziyi işlediğimizde hem yağmurdan faydalanmış olacağız, arazinin nemini dışarıya vermeden faydalanma yoluna gitmiş oluyoruz. Bugünde Konya Bahri Dağdaş Uluslar arası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden gelen arkadaşlarımızla birlikte yem bitkisi denemesi yapmaktayız. Bunun bize en büyük faydalarından bir tanesi de bölgemizde yaygın olan anız yangınlarının önüne geçebilmektir. Anız yangınlarıyla beraber geleceğimizi yakıyoruz. Verimli topraklarımız canlılığını yitiriyor. Aynı zamanda yararlı bir çok böcekte bununla beraber ölüyor. Bunun önüne geçebilmek için bunu çok önemsiyoruz. Çiftçilerimiz de bundan dolayı ciddi bir ilgi gösteriyorlar. İnşallah bu pilot uygulama bütün Türkiye’ye yaygınlaşması tarımımız açışından çok büyük bir önem arz etmektedir” diye konuştu.

  • Akşehir Gölü kurumaktan kurtulacak

    Son yıllardaki yağış azlığı ve bilinçsiz derin kuyu açılmasıyla tamamen kuruma noktasına gelen ve Nasreddin Hoca’nın ‘Ya Tutarsa’ diye yoğurt mayaladığı, dünyaca ünlü tescilli Akşehir Kirazı’na aroma veren Akşehir Gölü, ilçede faaliyete geçen Atık Su Arıtma Tesisinden arıtılan suyun verilmesiyle beslenmeye başladı.

    Konya’nın Akşehir ilçesinin simgesi olan Nasreddin Hoca’nın ‘Ya Tutarsa’ diye yoğurt mayaladığı, dünyaca ünlü tescilli Akşehir Kirazı’na aroma veren Akşehir Gölü son yıllardaki yağış azlığı ve bilinçsiz derin kuyu açılmasıyla tamamen kuruma noktasına geldi. 1 Kasım 2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kesin korunacak hassas alan olarak ilan edilen Akşehir Gölü, ilçede faaliyete başlayan Atık Su Arıtma Tesisinden arıtılan suyun verilmesiyle beslenmeye başladı. Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya, ilçede faaliyete başlayan Atık Su Arıtma Tesisinde incelemelerde bulundu.

    “Akşehir Gölü’ne arıtılmış temiz su verilmeye başlandı”

    Akşehir Gölü’ne artık arıtılmış temiz bir suyun verildiğini söyleyen Başkan Akkaya, “Avrupa Birliği hibesiyle yaptırılan Atık Su Arıtma Tesisinin tahliye suyunun göle döküldüğü bölümdeyiz. Saniyede 79 litre tertemiz, pırıl pırıl arıtılmış bir şekilde gölümüzü beslemektedir. Bu arıtma tesisimizin kapasitesi ortalama 15 bin metreküp/gündür, bu da dolayısıyla 172 litre/saniye bir debiye tekabül ediyor. Zaman zaman 180 litre, 190 litrelere de ulaşabilecek. Ancak ortalamada 172 litre/saniye debili suyumuz arıtma tesisimizden çıkarak tertemiz bir şekilde Akşehir Gölümüzü besleyecek. İleride kapasite artırımı ile beraber 25 bin metreküp/gün kapasiteye çıktığında ise 254 litre/saniyelik arıtılmış su gölümüzü besleyecek” dedi.

    Akşehir Gölü’nün Türkiye’nin en büyük gölü olduğuna dikkat çeken Başkan Akkaya, “Gölümüz alansal olarak Türkiye’nin 3. büyük gölü. Akşehirimizin toplam alanının da yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Gölümüz 1935 yılında tamamen kurumuş, 1969 yılında ise taşmıştır. Bu iki değerden de anlaşılacağı üzere gölümüz zaman zaman kurumuş, zaman zaman taşmıştır. Gölümüzün kuruma nedenlerinden en önemlisi yağışların azlığıdır. Çünkü gölümüzü besleyen öyle büyük su kaynakları yoktur. Gölümüzün kendi içinde küçük kaynakları vardır. Esas gölümüzü besleyen yağmur ve kar yağışlarına bağlı olarak akan dereler ve çaylardır ve yine Afyonkarahisar’a bağlı Eber Gölü’müzde gölümüzü besleyen kaynaklardan birisidir. Yağışların az olduğu dönemde; yağış az, buharlaşma çok olduğu dönemlerde gölümüz tamamen kuruma noktasına gelmiştir. Geçtiğimiz 2008 yılında da hemen hemen yine kuruma noktasında olmuştur. Bu yıl itibariyle de kurumamış ama oldukça küçülmüştür. Bu kurumada en önemli aktör yağışların az olmasıdır. Buna bağlı olarak gölümüzün kuruma sebeplerinden bir tanesi de yer altı suyu kuyularının geçtiğimiz yıllarda kontrolsüz bir şekilde açılması, yine gölümüzü besleyen dereler ve çaylar üzerine gölet ve barajların yapılması diğer nedenler olarak sayılabilir” diye konuştu.

    “Gölümüzü kirleten en önemli unsurlardan birisi atık sudur”

    Akşehir Gölünün 1992 yılından itibaren kontrol altına alındığını ve o günden bu yana da çeşitli çalışmaların ilgili bakanlıklar tarafından yapıldığını dile getiren Akkaya, 2002 yılında ise Akşehir Belediyesi öncülüğünde Akşehir ve Eber Gölleri Çevre Birliğinin kurulduğunu, birlik başkanlığına da Akşehir Belediyesi seçildiğini söyledi.

    Akşehir Gölü’nün atık sular nedeniyle kirlendiğini de ifade eden Başkan Akkaya şöyle konuştu:

    “Gölümüzü kirleten en önemli unsurlardan birisi atık sudur. Daha önce Akşehirimizde düzenli bir atık su arıtma tesisi yoktu. Ellili, altmışlı yılların teknolojisiyle çökertme havuzu diyebileceğimiz bir tesis vardı. Ama geçen yıl tamamlanarak hizmet vermeye başlayan ve Avrupa Birliğinden yüzde 94 hibeyle Çevre Bakanlığımızın ihale ettiği, 2007 yılında Akşehir ve Eber Gölleri Çevre Birliğimizin ilk başvuruyu başlattığı Atık Su Arıtma Tesisimiz Akşehir Gölümüze temiz su vermeye başladı. Geçtiğimiz günlerde 1 Kasım tarihi itibariyle Cumhurbaşkanlığımız Kararnamesi ile Akşehir Gölü kesin korunacak alan olarak ilan edilmiş oldu. Bu daha önceki yıllarda yapılan sit çalışmalarının bir sonucudur. Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle 10 bin 614 hektarlık bölümü kesin korunacak alan olarak diğer bir ifadeyle birinci derece sit alanı olarak ilan edildi. Diğer 17 bin 500 hektarlık alanda nitelikli korunacak alan statüsünde değerlendiriliyor. Gölümüzün kurumasını önlemek adına çalışmaları Devlet Su İşleri ve Su Üretimi Genel Müdürlüğümüz devam ettiriyor. Biz de Akşehir ve Eber Gölleri Çevre Birliği olarak onalar bu çalışmalarda katkı veriyoruz.”

  • Çoruh Nehri’nde yapılan çalışma sayesinde Borçka çirkin görüntülerden kurtulacak

    Çoruh Nehri yatağını temizleme ve çevresine yapılacak istinat duvarı çalışmaları sayesinde Artvin’in Borçka ilçesi daha güzel bir görünüme kavuşacak.

    DSİ 26. Bölge Müdürlüğü ile Borçka Belediyesi tarafından yapılan çalışmalar hız kazandı. Çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Başkanı Aslan Atan, yapılan çalışma sayesinde çirkin görüntülerin son bulacağını kaydetti. Asan “Rıhtım olarak bilinen nehrin havzasında çirkin görüntüler içerisinde ilçe adına olumsuz görüntüler sergiliyordu. Bu görsel çirkinliklerden kurtarmamız için plan ve programlarımızı yaptık. Düzenleyeceğimiz bölgelerde mülk sahipleriyle görüştük ve istinat duvarı yapmak için çalışmalarımızı başlattık. Burası tamamlandıktan sonra ilçemizin en güzel yerlerinden birisi olacaktır. DSİ 26. Bölge Müdürüme ve diğer yetkililerine teşekkür ediyorum. Borçka’yı özlenen temiz yaşanılabilir bir hale getirebilmek için bütün gücümüzü bütün gayretimizi veriyoruz bu anlamda da devletimizin desteğini hep arkamıza alarak, çok kıymetli çok değerli Borçka halkının desteğini hep yanımızda hissediyoruz. 2023 vizyonu ile Borçka’yi buluşturacak bir gayretin bir çalışmanın içinde olacağımızı bütün kardeşlerime buradan ifade ediyorum. Çalışmalarımızı aralıksız olarak başlattık. İlçenin en önemli problemi olan aslında bu bütün şehirlerin en önemli problemidir kanalizasyon ve içme suyu. Alt yapı çalışmalarımız tüm gayretlerimizle sürüyor. Kıymetli hemşerilerimizden şunu istiyoruz tabi bu çalışmalar yapılıyor, aksayan bir takım şeyler oluyor burada da biz Borçka’lı kardeşlerimden buna biraz tahammül, biraz hoşgörü göstermelerini bekliyoruz. Yıl sonu itibariyle kazılan yerler çok daha sağlıklı bir şekilde kapatılacak. 70 yıl alt yapı gibi ilçenin bir problem olmayacak. Biz günü kurtarmak için değil gelecek vaat etmek için çalışıyoruz diyerek” diye konuştu.

  • Kilolu kadın kabuslarından kurtulacak

    Mersin’de son 1 yılda aldığı aşırı kilolar yüzünden yerinden kalkamaz hale gelen 64 yaşındaki Süheyla Nacakçı, ’morbid obez hasta kayıt sistemi’ ile takip edilecek.

    Merkez Toroslar ilçesinde eşi Cemal Nacakçı ile yaşayan Süheyla Nacakçı’nın tekrar eski günlerine dönmek için İHA aracılığı ile yaptığı yardım çağrısı karşılık buldu. Son 1 yıl içerisinde aldığı aşırı kilolar yüzünden zor günler geçiren ve yerinden kalkamaz hale gelen kadın, İlçe Sağlık Müdürlüğü hekimlerince sağlık kontrolünden geçirildi. Psikolog ve aile hekimince de gözden geçirilen Nacakçı’nın yaklaşık 140 kilo ile ’morbid obez’ olduğu belirtildi.

    ’Morbid obez hasta kayıt sistemi’ne dahil edilen Nacakçı’nın psikolog, diyetisyen ve fizyoterapist tarafından takip edileceği, gerekli diyet programının belirlenerek tedavisine evinde devam edileceği bildirildi. Nacakçı’nın durumuna göre kontrollerinin haftalık, aylık ve 2 aylık periyotlar halinde yapılacağı ifade edilirken, kadının başka her hangi bir hastalığının olmadığı da belirtildi.

    Süheyla Nacakçı, son 1 yıl içinde aldığı aşırı kilolar yüzünden yerinden kalkamaz hale geldiğini ve hiçbir ihtiyacını kocasının desteği olmadan karşılayamadığını söylemişti.

  • Bakan Nihat Zeybekci: “Türkiye, 16 Nisan’daki yeni sistemle, hastalıktan ilelebet kurtulacak”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin 2002 yılından bu güne kadar dünyanın 22’nci ekonomisinden 16’ncı büyük ekonomisine yükseldiğini söyledi.

    Bakan Zeybekci, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) tarafından düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Zeybekci, millete ait her şeyi baş tacı olarak gördüklerini belirterek, “2016 yılında hazırladığımız yatırım teşvik sistemleriyle, yeni ihracat teşvikleriyle 2017 yılını İhracat Seferberliği Yılı ilan ettik. Şimdi sonuçlarını alıyoruz. Kasım, aralık, ocak, şubat ve mart aylarında mütemadiyen arka arkaya ve 2017 yılının ilk üç ayında da yüzde 10 ortalamayla ihracatımızı artırmaya. En son mart ayında da yüzde 19 oranında ihracatımızı artırdık. Tüm dünya yerlerde sürünürken büyüdük. Bütün bu başımıza gelenlere rağmen, etrafımızdaki ateş çemberine rağmen yaşadıklarımız ortada. Şu hastalıktan kurtulduğumuz andan itibaren, o dakikadan itibaren Türkiye’yi dünyada kimse tutamayacaktır. Bundan emin olun. Ama bu bu meseleyi yine parti meselesi haline getirmeye çalışıyorlar. Bu mesele milli bir meseledir. Topyekun Türkiye’nin 80 milyonun meselesidir” diye konuştu.

    “Bu sistemden kurtulmak, milli meseledir” diyen Zeybekci, “16 Nisan’daki yeni sistemle Türkiye bu hastalıktan ilelebet kurtulacak. Daha dün en güçlü olduğumuz zamanda 7 Haziran’da aynı oyunla yerle bir edildik. Bedelini yine biz ödedik. 16 Nisan’dan sonra Türkiye’de tek bir endişe olacak. İnsanlarımız, ’İster sağdan, ister soldan gelsin, kim gelirse gelsin memleket için hayırlısı neyse o gelsin.’ diyecek. Çünkü kim gelirse gelsin yüzde 50 ile gelecek, tek başına güçlü bir iktidar olacak ve 5 yıl boyunca ülkenin hizmetinde olacak. Yüzde 50 alma zorunluluğu olduğu için bugün birilerinin kendilerinden ümitleri yok. Böyle bir bencillikle baktıkları, milli bir dava olarak bakamadıkları, ’Mevzu bahis Türkiye ise gerisi teferruattır’ diyemedikleri için şu anda bu meseleyi siyasi bir boylama doğru çekmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.