Etiket: Kurtardığı

  • Başkan Çalışkan, kurtardığı çocuğu hastanede ziyaret etti

    Karaman Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan, gölette boğulurken kurtardığı çocuğu hastanede ziyaret ederek sağlık durumu hakkında bilgi aldı.

    Hastanenin yoğun bakım ünitesi önünde çocuğun yakınları ile görüşerek geçmiş olsun dileklerini ileten Başkan Ertuğrul Çalışkan, çocuğun son durumu hakkında da hastane yetkililerinden bilgiler aldı. Hastane çıkışında İHA’ya açıklamada bulunan Başkan Ertuğrul Çalışkan, “Çocuğu kurtardığımızda kalbi durmuş ve nefes almıyordu. Sağlık ekibi elinden geleni yaparak çocuğu hayata döndürdü. Sonra hastaneye kaldırıldı. Çocuğun yoğun bakımda tedavisi sürüyor. Şuanda çocuk uyutuluyor. İnşallah hayata dönmüş olacak” dedi.

    “Hayat her şeyden önemlidir”

    Yaşanan o anları da anlatan Çalışkan, “Hiç çekinmeden her vatandaşın yapacağı gibi havuza girip o genci 2,5 metre derinden çıkarttım” derken, çocuğun hayata dönmesi üzerine gözyaşlarına boğulan Çalışkan, “Hayat her şeyden çok önemlidir. Bu gençler bizim geleceğimizdir. Her kim olursa olsun, o ana kelimeler anlatmaya yetmiyor” şeklinde konuştu. Boğulan gencin ailesi ve arkadaşlarının da hastane önünde bekleyişleri devam ediyor.

  • Antalya’da ‘Organ Bağışının Kurtardığı Hayatlar’ paneli

    Akdeniz Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayezid, Türkiye’de sadece Akdeniz Üniversitesinde aynı anda iki nakli gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Muratpaşa Belediyesi, Memorial Antalya Hastanesi ve Antalya Olimpos Rotary Kulübü, organ bağışına dikkat çekmek için Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda ‘Organ Bağışının Kurtardığı Hayatlar’ adlı panel düzenledi. Panele ilk yüz ve kol naklini yapan Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Özkan, Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, Akdeniz Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayezid, ilk yüz nakli olan Uğur Acar, Akdeniz Böbrek Hastaları ve Organ Nakli Derneği Başkanı Mehmet Şahan ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “Akdeniz Üniversitesinde bir kadavradan 5 nakil gerçekleştirdik”

    Yapay kalp nakli ve yardımcı cihazlarla tedavi sürecine destek olduklarını söyleyen Akdeniz Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayezid, ilk olarak köpekten köpeğe kalp naklinin gerçekleştirildiğini hatırlattı. Prof. Dr. Bayezid, “Dünyada ilk kalp nakli aya gitmek kadar önemli ses getirdi. Ankara’da köpekten köpeğe kalp nakli gerçekleştirildi. Kasım ayında ilk nakiller yapıldı. Bekleyen hastalar için 1998 yılında Akdeniz Üniversitesinde bir kadavradan 5 nakil gerçekleştirdik” dedi.

    “Türkiye’de sadece Akdeniz Üniversitesinde aynı anda iki nakli gerçekleştirdik”

    Beyin ölümünün ne olduğunu ilk olarak insanlara anlatmak zorunda olduklarını ifade eden Ömer Bayezid, “Dini faktörler önemli, Müslümanlık olarak diğer dinlerden öndeyiz. ’Bir insanı kurtarmak tüm insanları yaşatmak gibidir’ diye sözler var. Uzun ve kaliteli yaşıyor insanlarımız. Hem kalp, hem böbrek, Türkiye’de sadece Akdeniz Üniversitesinde aynı anda iki nakli gerçekleştirdik. Kalp naklinden sonra insanlar çok daha iyi olabiliyor” diye konuştu.

    “2 bin sene önce insanların akıllarından nakil olabileceği geçmiş”

    İlk yüz ve kol naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Özkan, organ nakilleri ile ilgili önemli basamaklara geçildiğini belirtti. Prof. Dr. Özkan, “2 bin sene önce insanların akıllarından nakil olabileceği geçmiş. Köpeğin kafasına başka kafa getirmek, el nakilleri yapmak. Başarılı nakiller yapılmış ama 1925 yılında ikizden ikize böbrek nakli yapılıyor. Başarılı olmuş ama bu nakillerin başarılı olması için, ilaçlar üretilmiş” diye konuştu.

    “Beyin ölümü sonucunda hayata dönen bir hasta dünyada yok”

    Orta Çağ’da simyacıların ve kimyacıların geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Ömer Özkan, dünyada ilk rahim naklini yaptıklarını ve dört gebeliğin olmasına rağmen bunları kaybettiklerini ifade etti. Prof. Dr. Özkan, “Her türlü nakilleri yapan bir merkeziz. Hayat kurtaran nakiller önemli. Organ alıp da kendi yakınlarının organlarını bağışlamayan aileler de biliyoruz ama hiç yakını organ almadığı halde yurt dışından gelip bağış yapanları da biliyoruz. İnsanlar erdemlilik göstermeli. Beyin ölümü gerçekleşen insanların yakınları organlarını bağışlayabilir. Beyin ölümü sonucunda hayata dönen bir hasta dünyada yok. Beyin ölümü sonucu insanlara zaman kazandırıyoruz, bu da sadece insanların organ bağışına müsaade etmesi için fırsat oluşturuyoruz” dedi.

    “Organ bağışı kahramanların savaşı”

    Organ bağışının kahramanların savaşı olduğunu söyleyen Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, “Organ nakli savaşı kahramanlarla ilerliyor. Canlı nakilde birinci sıradayız. Canlı nakilde yakınlarımıza bağışta üzerimize yok ama başkaları için bağışlamıyoruz. Bunun için yapmadığımız kalmadı. İspanya’da belli yerlerde 100 nakil varken bizde 6 olması üzücü. 22 bin böbrekte, bin kişi kalpte bekliyor. Bunlar hayati organlar. Bizler bu insanları kurtarabiliriz” şeklinde konuştu.

    Gürkan, etkilendiği olayı anlattı

    1993’ten bu yana organ naklinin içinde olduğunu dile getiren Prof. Dr. Alihan Gürkan, 2008 yılında yaşadığı ve unutamadığı bir organ nakli olayını anlatarak konuşmasını şöyle tamamladı:

    “2008 yılında ekonomik durumu düşkün bir baba bize başvurdu. İki kızı karaciğer hastası, babanın kan grubu ikisine de tutmuyor. Babadan karaciğer nakli yapmaya karar verdik ama zor bir durumdu. O gün akşam haber geldi. Gaziantep’ten damdan düşen 6 yaşındaki çocuğun organları bağışlandı. O babadan alacağımız karaciğerle nakli iptal ettik. Babadan nakil çok zordu teknik olarak sıkıntılıydı. 6 yaşındaki kızdan aldığımız karaciğeri babanın bir kızına taktık. Bir ailenin dramı başka bir ailenin sevincine dönüştü. 8 ay sonra da pazartesi günü ikinci çocuk için yine babadan canlı nakil planladık. Çarşamba günü içinde başka nakil planladık. Bir ailenin üç tane çocukları var, üçüncü çocukları beyin özürlüydü. ’Zaten bakıma muhtaç buna karaciğer vereceksiniz bir riski var’ dedik. Ailenin bize yanıtı netti, ’bizim beyin özürlü çocuğumuzun diğer iki çocuğumuzdan frakı yok. Onlar neyse o çocuğumuz da odur, nakli yaptırmak istiyoruz’ dediler. Biz de bu durumda nakillerin yerini değiştirdik. Pazartesi bu özürlü çocuğumuzu ve anneyi aldık. Karaciğer parçasını hazırladık, her şey yolunda gidiyordu. Bir anda çocuğu kaybettik. 45 dakika çocuğun kalbini çalıştırmak için uğraştık ama çocuk öldü. Anne masada, elimizde bir karaciğer parçası. ’Küçük çocuğu çağırın’ dedim, Ayhan Dinçkan hocam bana ’bizi hapse atarlar’ dedi. Küçük bir çocuğun hayatını kurtardığımız için hakim bizi hapse atacaksa bence atmalı da dedik. Baba ve çocuğunu çağırdık ve geldiler. Allah’tan çocuk aç geldi ve hazırlıkları yapıldı. Ben de o esnada dışarıya çıktım ve babaya ’çocuğunuz öldü. Karınız ameliyat masasında ama elimizde bir karaciğer parçası var. İzin verirseniz başka çocuğa takacağız’ dedik. Acılı adam, benim çocuğuma olan oldu kullanın tabi ki dedi. Biz de karaciğeri diğer çocuğa taktık ama annenin bundan haberi yoktu. Anne çocuğunun öldüğünü bilmiyor. İki üç gün ’yoğun bakımda’ dedik. Anne ayağa kalktı, ekip olarak gittik çocuğunun vefat ettiğini karaciğer parçasını yakınları sayesinde başka çocuğa nakil ettiğimizi ve yaşattığımızı söyledik. ’İsterseniz o çocuğu görebilirsiniz’ dedim. Anne de görmek istedi. İnanın hala o an aklıma geldiğinde ve anlattığımda gözlerim dolar. Annenin o çocuğuna sarılışını görseniz inanın hepiniz gözünüz kapalı organlarınızı bağışlarsınız. Organ bağışı muhteşem ve mukaddes bir iştir.”

    Panel, konuşmacı Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Özkan, Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, Akdeniz Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayezid’a teşekkür belgesi verilmesiyle sona erdi.

  • Kurtardığı kobrayı öperken öldü

    Hindistanlı genç, kurtardıktan sonra poz vermek için öptüğü kobra tarafından ısırılarak öldü.

    Hindistan’da 18 yaşındaki Somnath Mhatre, kobrayı bir arabanın önünden kurtarıp güvenli bir yere götürdü. Fotoğraf için yılanın kafasından öperken poz vermeye çalışan Mhatre’yi yılan göğsünden ısırdı. Navi Mumbia’da bulunan bir hastaneye kaldırılan Mhatre, 5 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Mhatre’nin bir arkadaşı “Somnath, iş bölgesi olan Belapur’da bir yılanı arabanın önünden kurtarmaya gitti. Kobrayı başarıyla kurtardıktan sonra, poz vermek için başka bir yere götürdü. Fotoğraf çekimi esnasında kobra ona doğru döndü ve Somnath’ı göğsünden ısırdı” dedi.

  • Çığlık atarak kurtardığı bisikletini çalan hırsızı yerin dibine soktu

    Antalya’da bir kadın bankada işlem yaptığı sırada kapı önüne koyduğu bisikleti çalmaya çalışan kişiyi çığlık atarak yakalattı. Kadın vatandaşların yakalayıp polise teslim ettiği hırsıza söylemediğini bırakmadı

    Olay, Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Elmalı Mahallesi Hasan Subaşı Caddesi üzerinde bulunan bir bankanın önünde saat 16.00 sıralarında meydana geldi. 21 yaşındaki Büşra Ağırbaş geldiği bankanın önüne bisikletini bıraktı. Bankada müşteri temsilcisinin olduğu alana işlem yapmak için geçen Büşra Ağırbaş, bir anda bisikletinin bir şahıs tarafından çalınmaya çalıştığını gördü. Hemen oturduğu sandalyeden fırlayan ve kapıya doğru koşan Ağırbaş, çığlık atıp bağırarak bisikletinin çalındığını söyledi. 21 yaşındaki genç kadının bağırdığını gören vatandaşlar hemen bisikletle kaçmaya çalışan şahsı yakaladı. Şahıs cadde üzeride hacizli bir otomobili çekmek için bulunan trafik polislerine teslim edildi. Polis ekipleri, 29 yaşındaki hırsızlık zanlısı Ş.T’ye ters kelepçe taktı. Çevredeki vatandaşların tepki göstermesi üzerine polis aracına alınan Ş.T, polis merkezine götürüldü. 21 yaşındaki Büşra Ağırbaş ise bisikletine binerek Yenikapı Polis Merkezi’ne ifade vermeye gitti.

    “Hırsızlık zanlısına sitem”

    Hırsızlık zanlısı 29 yaşındaki Ş.T’nin polis ekiplerine teslim edilmesinin ardından bankaya dönen ve eşyalarını alan 21 yaşındaki Büşra Ağırbaş, tekrar polis ekiplerinin olduğu yere geldi. Ağırbaş, Ş.T’ye tepki gösterirdi. Ş.T’nin özür dilemesinin ardından Büşra Ağırbaş, “Ekmek teknem o benim biliyor musun? Bunun özrü yok. Sizin gibi insanlar yüzünden sokakta dolaşamıyoruz. Zavallısın şu anda biliyor musun? Tam bir zavallısın. Sen o bisikleti çaldığında ben yarın işe nasıl gidecektim. Fakirsin değil mi sen? Biz senden daha da fakiriz ama biz senin gibi hırsızlık yapmıyoruz. Şerefimizle biz para kazanıyoruz. Onaylama beni. Şuan beni onaylaman durumunu hafifletmiyor. Sana vururdum da sen hiçbir şeyden anlamazsın. Pislik” diye sitem etti.

    “’Ben yapmadım, ben etmedim, kader kurbanıyım’ gibi laflar etti”

    Hırsızlık zanlısını yakalayan ve polis ekiplerine teslim eden Can Özyeşilbaş, şahsın koşarken önünden geçtiği esnada yakaladığını söyledi. Özyeşilbaş, “Ben olayı tam olarak görmedim ama bir bayan kurtarın, yardım edin diye bağırıyordu. Şahıs koşarken önümden geçiyordu. Ben de hemen koşmaya başladım ve yakaladım. Yakaladıktan sonra şahıs ‘Ben yapmadım, ben etmedim, kader kurbanıyım’ gibi laflar etmeye başladı. Emniyet güçlerine teslim ettik. Yakaladıktan sonra bana bir tepkisi olmadı. Yat yere dedim, o da ’bırakın beni’ dedi. Biraz itişme filan oldu ama sıkıntı olmadı. Bildiğim kadarıyla bisiklet çalmış” dedi.

    “Bankadaki işlemimi bırakıp bağırdım”

    Bankada olduğu esnada bisikletinin çalındığını ifade eden Büşra Ağırbaş, “Tam işlem sırasındaydım. Bisikletimi çalan şahıs önce ortamı kolaçan etti. Uzun boylu kirli sakallı biriydi. Binip kaçtı bisiklete. Ben de bankadaki işlemimi bırakıp bağırdım. Bağırmasaydım bayağı bir yol alacaktı. Bağırınca insanları da uyarıya geçti. Ondan sonra da şahıs bisikleti bırakıp kaçmaya başladı” diye konuştu.

    “O benim ekmek teknem”

    Bir restoranda çalıştığını dile getiren Ağırbaş, bisikletin ekmek teknesi olduğunu belirtti. Ağırbaş, “Ekmek teknem o ben onunla işe gidip geliyorum. Onun gibi insanlar yüzünden Türkiye iyice yaşanmaz hale geldi. Bağırmasaydım bisikletim gidecekti ve ben işe nasıl gidecektim. Biz de fakiriz ama biz çalmıyoruz. Biz alnımızın teriyle kazanıyoruz” dedi.

  • Boffin, 4 haftada kurtardığı 3 penaltı ile devleşti

    TFF 1. Lig ekiplerinden Eskişehirspor’da kaleci Ruud Boffin, 4 haftada kurtardığı 3 penaltı ile kalesinde adeta devleşti.

    Kırmızı-siyahlıların bu sezon Balıkesirspor, Manisaspor ve Elazığspor karşılaşmalarında kullanılan penaltılarda Eskişehirspor’un filesi bekçisi Ruud Boffin kalesini gole kapattı. Boffin, ilk hafta Balıkesirspor maçının 39. dakikasında, Manisaspor karşılaşmasının 26. dakikasında, Elazığspor müsabakasının 72. dakikasında atılan penaltılarda gole izin vermedi. Eskişehirspor, Balıkesirspor’u 2-1, Elazığspor’u 3-1 yenerken, Manisaspor ile de 3-3 berabere kaldı. Penaltı kullanılmayan Şanlıurfaspor maçında ise Eskişehirspor sahadan 2-2 berabere ayrıldı. Eskişehirspor’un file bekçisi Boffin, takımı geçtiğimiz yıl Süper Lig’de mücadele ederken de bir çok kez penaltı kurtarmıştı. Kırmızı-siyahlı ekip, TFF 1. Lig’de 8 puan ile zirvede bulunuyor.