Etiket: Kurtaracak

  • Türk Levreği Amerikalıları fast foodtan kurtaracak

    Egeli ve İstanbullu balıkçılar, ABD pazarında Türkiye’nin payını artırmak için Boston Su Ürünleri Fuarında güç birliği yaptı. Türkiye son yıllardaki iddialı çalışmaları ile payını artırırken, pazarda iyice etkisiz hale gelen Yunan balıkçıların artık fuara katılmadıkları görüldü.

    ABD’nin Boston şehrinde düzenlenen, alanında dünyanın en büyük fuarlarından birisi olan Seafood Expo North America 2017 Fuarı, Türk su ürünleri sektörünün güç birliğine sahne oldu. 19-21 Mart tarihleri arasında düzenlenen fuarda, Türk Deniz Ürünleri sektörünün önde gelen 10 firması yer aldı. İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliğinin milli katılım organizasyonuyla gerçekleştirilen fuarda, Egeli ve İstanbullu balıkçılar ABD’li alıcılarla bir araya geldi. ABD pazarı Türk su ürünleri sektörü açısından büyük önem taşırken, her yıl ihracatını istikrarlı bir şekilde artıran sektör, 2008 yılında yaklaşık 5 milyon dolar olan pazarı, 2016 yılı sonunda 24.6 milyon dolara çıkarmayı başardı. Türk Hava Yollarının (THY) 2014 yılında başlattığı İstanbul-Boston seferleri ihracat artışında önemli rol oynarken, dünyada fast food tüketiminin en yoğun olduğu ABD’de uzmanların sağlıklı beslenme için balığı tavsiye etmesinin de bu artışta etkili olduğu belirtildi.

    Sagun: “ABD’liler Türk balığını sevdi”

    Sektörün ABD pazarında payını artırmak için yıllardır mücadele verdiğini belirten İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliği ve Türkiye Su Ürünleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tuncay Sagun, “Bu çabaların meyvelerini toplamaya başladık. ABD’ye ihracatımız, her yıl istikrarlı bir şekilde artarak 25 milyon dolara ulaştı. 2017 yılında bu rakamın daha da artması için sektör olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

    Kızıltan: “Kültür balığı daha çok tercih ediliyor”

    Ege Su ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan ise kültür balıkçılığında tüm üretim aşamalarının takip edilebilir olması ve üretimde sağlığa zararlı hiçbir madde kullanılmaması nedeniyle Amerikalı tüketicilerin kültür balığını daha çok tercih ettiğini belirtti. Kızıltan, “Özellikle levrek balığına yoğun ilgi var. Önümüzdeki yıllarda bu pazardaki konumumuz çok daha fazla güçlenecek” şeklinde konuştu.

    Türkiye iddialı girdi, Yunanlar pazardan ve fuardan çekildi

    Fuarı ziyaret eden Türkiye Boston Başkonsolosu Ömür Budak da, Türkiye’nin iddialı bir şekilde Amerika pazarına girmesi ile Yunanların pazardan silindiğini, hatta fuardan bile çekildiklerini ifade etti. Türk stantlarını fuara ev sahipliği yapan İstanbul Su Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Tuncay Sagun ile tek tek ziyaret eden başkonsolos, ihracatçılara Amerika pazarı ile ilgili de bilgiler verdi.

  • Güneş enerjisi Türkiye’yi ve dünyayı kurtaracak

    ODTÜ Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜNAM) Müdürü Prof. Dr. Raşit Turan, Türkiye’nin Tuz Gölü büyüklüğünde bir alanda kuracağı güneş panelleri ile bütün elektrik ihtiyacını karşılayabileceğini söyledi.

    GÜNAM Müdürü ve ODTÜ Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raşit Turan, Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Ahmet Rasim Büyüktür Salonu’nda güneş enerjisini anlattı. Rektör Prof. Dr. Yusuf Ulcay, öğretim üyeleri ve öğrencilerin ilgiyle toplantıda konuşan Prof. Turan, güneş enerjisiyle ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Güneş enerjisinin çevreyi kirletmeyen önemli bir alternatif olduğunu ve toplumun bilgilendikçe konuya daha sıcak bakmaya başladığını vurgulayan Turan, “Fotovoltaik sistemleri kurup kayısı kurutur gibi enerji üretiyorsunuz. Üstelik de en ucuzu. Şu anda 1 kwh elektik maliyeti 10 sent, ama güneş enerjisi santrali kurmak isteyen firmalar şu anda 5 sentle ihale teklifleri veriyor. Bundan para da kazanıyorlar üstelik. Güneş enerjisi, Türkiye’yi değil dünyayı da kurtaracaktır” dedi.

    Türkiye’nin enerji ihtiyacının 1990 yılından 2015’ yılına kadar yüzde 144 arttığını ve bu ihtiyacı karşılamak için her yıl cari açık kadar yani 55-60 milyar dolarlık enerji ithal edildiğini vurgulayan Raşit Turan, “Enerjideki dışa bağımlılığı kaldırdığımız anda Türkiye’nin cari açığı da ortadan kalkacaktır” dedi.

    Panel fiyatlarının yüksekliği ve panellerin kapladığı alan konusunda şikayetler olduğunu hatırlatan Turan, “Panel fiyatları hızla ucuzluyor. Almanya bu işin lokomotifi. Son yıllarda Çin de önemli üreticilerden biri oldu. Ucuz ithal ürünler olduğu gibi ülkemizde 20”ye yakın fabrika güneş panelleri imal ediyor. Ayrıca iddia edildiği gibi çok büyük alanlara panel kurulması gerekmiyor. Türkiye, Tuz Gölü’nün alanı kadar bir alana panel kursa bütün elektrik ihtiyacını karşılar” diye konuştu.

    Dünyada kullanılan elektriğin yüzde 20’sinin 2050 yılında güneşten elde edileceğini anlatan Prof. Dr. Raşit Turan, vatandaşların bir gün evlerindeki şebekeyi söküp evlerine güneş panelleri kuracaklarını görür gibi olduğunu söyleyerek, “Herkesin evinin bir köşesinde güneşsiz günler için elektrik stoklayan buzdolabı büyüklüğünde makinalar neden olmasın?” dedi.

    Prof. Turan, Uludağ Üniversitesi’ne güneş enerjisi santrali kurma konusunda destek vermeye hazır olduğunu söyledi.

  • SDÜ öğrencilerinden hayat kurtaracak proje

    Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) öğrencileri ’Kan lazım’ adını verdikleri mobil uygulama ile kana ihtiyaç duyan vatandaşların hızlı ve güvenilir bir şekilde kan ihtiyacını gidermeyi amaçlıyor.

    Kan bağışı konusunda yaşanabilecek sıkıntıları gidermek, Türkiye’deki kan bağışı oranını artırmak amacıyla SDÜ Teknoloji Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Eftal Yurtseven ve Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğrencisi Serkan Özdemir, mobil bir uygulama başlattı. Uygulama sayesinde ihtiyaç sahipleri ile gönüllüler arasındaki bağlantı, hızlı ve güvenli bir şekilde kurulabilecek.

    Mobil uygulama ile kan bağışı

    SDÜ öğrencisi Eftal Yurtseven ’Kan lazım’ uygulamasının ihtiyaç sahipleri ile kan verme gönüllüleri arasında bağlantı kuran ve bunu güvenli hızlı bir şekilde yapan bir mobil uygulama olduğunu belirterek, “Bu uygulamaya bir SMS aracılığıyla başladık. Bana gelen ancak benim kan grubumla uymayan bir kan çağrısı olduğunu görünce bunu daha güvenli nasıl yapabiliriz diye sorduk ve bu projeyi ortaya çıkardık. ’Kan lazım’da mobil ara yüzümüzde kanın yanında kan trombosu ve diğer ihtiyaçların listelendiği bir bölüm var. Kişi acil kan ihtiyacı olduğunda yakınlardaki tüm donörleri buluyor ve güvenli hızlı bir şekilde onlara anlık bilgi gönderebiliyor” dedi.

    Güvenliği sağlamak adına hastanelerden referans aldıklarını kaydeden Yurtseven, “Bilgileri tutarak bu sayede veri kaybını minimize etmeye çalışıyoruz. Kullanıcılarımız ve donörlerimizin temel bilgilerini almak zorundayız. Lokasyon, ad soyad telefon numarası gibi. Ancak bu bilgileri hastane dahil üçüncü kişilerle paylaşmıyoruz. Bu sayede güvenliği maksimum seviyede tutuyoruz” diye konuştu.

    Uygulama oldukça güvenli

    Mobil uygulamayı hayata geçiren SDÜ öğrencisi Serkan Özdemir de “Kan ihtiyacı olanlar hastane üzerinden kan ihtiyacı olduğunu kanıtlayıp mobil çağrı yapabilirler. Bizim en büyük farklılıklarımızdan biri hastane ara yüzümüzün bulunması. Hastane ara yüzümüzü değiştirmemizin sebeplerinden biri gizlilik ve güvenlik faktörü. Diğer uygulamalarda bu bilgiler kötü amaçlı kullanıma açılabilmekte. Bizim hastane ara yüzümüzde kan çağrısı yapılabiliyor. Bu çağrı yapılırken; hiç bir şekilde donör lokasyon kullanıcı bilgileri hastaneyle paylaşılmıyor” ifadesini kullandı.

    Her 4 saniyede bir ünite kana ihtiyaç var

    Uygulama ile Türkiye’deki kan bağışı oranını artırmayı hedeflediklerini kaydeden Özdemir, “Türkiye’de kan bağışlama oranı yüzde 1 -1.5 oranındayken diğer ülkelerde bu oran yüzde 5. Her 4 saniyede 1 ünite kana ihtiyaç bulunurken her 5 gönüllü yaklaşık bir dakikalık kan ihtiyacını karşılamakta. Ülkemizde yüzde 1.5 olan bu oranı bu uygulamayla artırarak kullanıcılara hızlı güvenilir bir kan ihtiyacını karşılama hizmeti sunuyoruz. Kan lazım uygulamasını uygulama marketlerinde bulabilirsiniz. Unutmayın her bir ünite kan üç can demek” diye konuştu.

  • Cezaevi yangınında yaşamını yitiren çocuk mahkum hayat kurtaracak

    Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki çocuk koğuşunda çıkan yangında hayatını kaybeden 17 yaşındaki Ferhat Kaya’nın ailesi, çocuklarının organlarını bağışlama kararı aldı.

    Kürkçüler Cezaevi Kampüsünde bulunan Adana E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, 18 Ocak’ta, 23.20 sıralarında, çocuk mahkumların bulunduğu koğuşta yangın çıktı. Yangını fark edip 1 dakika içinde müdahale eden infaz koruma memurları, yoğun duman altında kendi hayatlarını tehlikeye atarak çocukları bulundukları yerden tahliye etti. Olaydan yaklaşık 1 ay önce cezaevine girdiği öğrenilen 17 yaşındaki Ferhat Kaya da, çıkan yangında diğer 5 çocuk mahkumla birlikte zehirlendi.

    Beyin ölümü gerçekleşti

    Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde yaklaşık 1 haftadır tedavi altında bulunan Kaya’nın, yapılan tüm müdahalelere rağmen beyin ölümü gerçekleşti.

    4 çocuk sahibi Cemal Kaya (41) ve Sariye Kaya (37) çifti, bir yakınlarının önerisi üzerine, beyin ölümü gerçekleşen çocuklarının organlarını bağışlama kararı aldı. Hastane yetkilileriyle görüşen aile, çocuklarının organlarını bağışlayacaklarını, başka hastaların kurtulmasını istediklerini söyledi.

    Organ bekleyen 5 hastayı hayata bağlayacak

    Hastanenin Organ ve Doku Nakli Biriminde görevli doktorlar, onay alınmasının ardından organ nakli için işlemleri başlattı. Ferhat Kaya’nın karaciğeri, iki korneası ve iki böbreği, organ bekleyen 5 hastaya nakledilmek üzere alındı.

    Ceza İnfaz Kurumlarından sorumlu Cumhuriyet Savcısı Necdet Yalçın Şen de, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı adına Kaya’nın ailesini hastanede ziyaret ederek taziyede bulundu, Aileye baş sağlığı dileyen Savcı Şen, organ bağışından dolayı başka hayatların kurtarılmasına vesile oldukları için teşekkür etti.

    Çocuklarını kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşayan Kaya ailesi ise, “Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Evladımızı kaybettik. Ama başkalarının hayatını kurtarmasını istedik. Çocuğumuzun organları artık başkalarında yaşayacak” dedi. Hayatını kaybeden Ferhat Kaya, Kabasakal Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Öte yandan, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ceza infaz kurumundaki yangına ilişkin yürütülen adli ve idari soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

  • Engelliler bu eğitimle hayat kurtaracak

    Samsun’da engelli ve engelli olmayan yetişkinlere, işaret dili eşliğinde uygulamalı ’Temel İlkyardım’ eğitimi verildi.

    İlkadım Kent Konseyi Engelsiz Yaşam Çalışma Grubu, Samsun Engelliler Federasyonu (SAMEF) ve 911 İlkyardım Merkezi tarafından engelli ve engelli olmayan yetişkinlere yönelik ’Temel İlkyardım’ eğitim programı düzenlendi. Nurten Ayvaz ve Merve Özlü tarafından verilen ilk yardım eğitimi; SAMEF Yönetim Kurulu Üyesi Murat Tekin tarafından işaret diliyle katılımcılara tercüme edildi. Dikkatlice eğitimleri izleyen engelli kursiyerler, uygulama aşamasını başarılı bir şekilde bitirdiler. Faydalı bir eğitim aldıklarını belirten engelli kursiyerler, aldıkları ilkyardım eğitimini karşılaştıkları bir vaka karşısında uygulayabileceklerini söylediler.

    Kenyalı öğretmen de katıldı

    Eşiyle birlikte ilk yardım eğitimine gelen ve engelli olmayan İngilizce öğretmeni Kenyalı Kasım Hamısı, “Eşim SAMEF’e üye. Faydalı bir eğitim olacağı ve hayat kurtarabileceğimi düşündüğüm için ben de bu eğitime katıldım” dedi.

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve ortopedik engelli Yüksel Karaman ise, “Aynı zamanda lisanslı sporcuyum. Antrenörlüğümüz var. Müsabakalarda birtakım kazalarla karşılaşıyoruz. Bu durumlarda yaralanan kişilere, ev ya da benzer ortamlarda karşılaşabileceğimiz kazalarda insanlara yardımcı olabilmek için bu ilk yardım eğitimini alıyoruz” diye konuştu.

    Eğitimi üç grup halinde vereceklerini söyleyen SAMEF Başkanı Mehmet Akbulut, “Her bir eğitimde 14 kişi bulunuyor. 42 kişi bu eğitimi alacak. Burada teorik ve pratik eğitim alan arkadaşlarımız 112’ye giderek uygulamalı olarak sınava katılıyorlar. 85 ve üzeri puan alan arkadaşlarımız belge almaya hak kazanıyorlar” şeklinde konuştu.