Etiket: kurtar’

  • AK Partililer kan ver hayat kurtar” kampanyasına katıldı

    AK Parti İl Başkanı Mehmet Murat Karataş ile yönetim kurulu üyeleri “kan ver hayat kurtar” kampanyasına destek vererek kan bağışında bulundu.

    AK Parti İl Başkanı Mehmet Murat Karataş ile yönetim kurulu üyeleri, Cumhuriyet Meydanında kurulan kan standına gelerek partililer ile birlikte kan vererek, “kan ver hayat kurtar” kampanyasına katıldılar.

    AK Parti İl Başkanı Mehmet Murat Karataş, üyeleri “kan ver hayat kurtar” kampanyasına destek verdiklerini ifade ederek, “Bugün yönetim kurulu üyelerimiz ile birlikte kan bağışında bulunduk. Kan bir gün herkese lazım olabilir. Bu nedenle tüm vatandaşlarımızı kan vermeye çağırıyoruz” diye konuştu.

  • DMD Hastası çocuklar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi: “Tayyip Dede bizi kurtar”

    Duchenne Muscular Dystrophy (DMS) Kas hastalığına yakalanan çocukların aileleri, Türkiye’de bir tedavi merkezinin açılması için Cumhuriyet Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Tekerlekli sandalyelerle basın açıklamasına katılan DMS hastası çocuklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Tayyip Dede bizi kurtar” pankartı açtı.

    Duchenne Muscular Dystrophy (DMS) Kas hastalığına yakalanan çocukların aileleri, Cumhuriyet Caddesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Çocuklarının hastalığını sona erdirecek Türk doktorlara Türkiye’de bir tedavi merkezi yaptırılmasını isteyen aileler, ellerinde ’Tayyip Baba bizi kurtar’ pankartıyla yardım istedi. Basın açıklamasını DMD Derneği Antalya İl Başkanı Dilek Günel yaptı.

    “DMD çocukluk döneminde başlayan ve ilerleyen çocukların fiziksel tüm hareketlerini zorlaştıran, tekerlekli sandalyeye mahkum eden, solunum ve kalp kasını etkilemesiyle 20’li yaşlarda yaşamı tehdit eden genetik geçişli bir kas hastalığıdır. Tedavi konusunda umutlu ve güçlüyüz. Dünyada da DMD hastaları için yüzlerce çalışma var ve bu çalışmaların her biri bizlere umut oluyor” diyen Günel, Türkiye’de yaklaşık 5 bin çocuğun bu hastalığın pençesine düştüğünü dile getirdi. Hasta yakınları olarak toplumdan duyarlılık beklediklerini dile getiren Günel, “Devletimizden, Sağlık Bakanlığımızdan, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’de tedavi merkezi açılsın”

    Duchenne Muscular Dystrophy (DMS) Derneği Antalya İl Temsilcisi Dilek Günel, hastalıkla ilgili dünyada pek çok bilimsel çalışma yapıldığını da aktardı. DMD hastalığı konusunda çalışma yapan başarılı Türk doktorların olduğunu da söyleyen Günel, “Ülkemizde hastalığın tedavisine yönelik bir merkez açılmasını istiyoruz. Bu konuda tek umudumuz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanımız bizim sesimize kulak verir, bu merkezin açılmasını sağlarlarsa Türk doktorlarımızın bu hastalığa çare bulacağına inanıyoruz. Devletimiz bu konuda sorumluluk almalı, çocuklarımızı bu tehlikeli hastalıktan kurtarmalı. Kas hastalıklarının teşhis ve tedavisi için bir merkez kurulması biz aileler için hayati önem taşıyor. Çünkü bu hastalık çok sinsi bir hastalık ve birden kendini gösteriyor. Hastalık belirtilerinin büyük bir çoğunluğu doktorlarca tespit edilemiyor. Bu merkez hayata geçerse, belki bu hastalığa yakalanan çocuklar için umut doğmuş olacak” diye konuştu.

    “Oğlum 4 yaşındayken DMD’yi öğrendim”

    Kas hastası oğlu için Cumhuriyet Caddesi’ndeki basın açıklamasına katılan Metin Tokat da düşüncelerini dile getirdi. Ailelerin çeşitli iletişim araçlarını kullanarak dernek kurduğunu dile getiren Tokat, “Kas hastası yakınları olarak dernek kurduk. Derneğimizin 900’e yakın üyesi var. Derneğimizde SMA ve ALS gibi kas hastalarının aileleri de var. Bizim isteğimiz tek bir şey var, o da tedavi amaçlı bir merkezin kurulması. Bu hastalığı oğlum 4 yaşında iken öğrendim. Oğlum şu anda 20 yaşında. Hastalığı öğrendiğimde tek başımaydım ama şu anda kocaman bir ailemiz var. Bu hastalığı insan tanımadan bilmiyor. Bizim şu anda DMS hastalığı hakkında bilinen bir ilacımız yok. Yurt dışında bir sürü umut verici çalışmalar yapılıyor. Yurt dışından Türkiye’ye ilaçların gelmesi ise çok uzun zaman alıyor. İlaçlar oldukça pahalı fiyatlarla bize gelecek ve biz bu rakamları karşılama durumunda olamayacağız. Aynı SMA hastaları gibi ilaçları çıktı ama hala ilaçlarına kavuşamayan çocuklar var. İlacın fiyatı çok pahalı. Biz de SMA hastalarının durumuna düşmemek için Türkiye’de bu konuda çok başarılı çalışmalar yapan doktorlarımızın önünün açılmasını ve onların rahatlıkla çalışmalarını ilerletileceği bir hastane talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Oğlu ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslendi

    Oğlunun 4 yaşında DMD hastalığına yakalandığını söyleyen Nurgül Kızıl da oğlu ile birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan yardım istedi. Türk doktorlarının gen tedavisi konusunda birçok farklı yöntemle tedavi geliştirdiğini vurgulayan Kızıl, çocuklarının iyileşmesi için bir merkez kurulmasının şart olduğuna dikkat çekti. Anne Nurgül Kızıl, “DMS hastalığı konusunda Türkiye çapında başarılı işlere imza atan doktorlarımız var ama bu doktorlarımızın hastalarına hizmet verebileceği bir hastane yok.DMS hastalığı konusunda dünya çapında ün kazanmış doktorlarımızdan Prof. Dr. Haluk Topaloğlu var. Cumhurbaşkanımızın bize önerebileceği doktorlar da olabilir. Bizim çocuklarımızın erken yaşta yürümeleri bitiyor. Erken yaşta solunum cihazına bağlanan hastalarımız var. Bir çok çocuğumuz 20’li yaşları göremeden hayatlarını kaybediyorlar. Bizim devlet hastanelerimizde sadece tanı merkezi olarak işlev görüyor. Antalya Eğitim Araştırma Hastanesinde kas bölümümüz var. Çok memnunuz ama burada sadece rutin kontrollerimiz yapılabiliyor. Onun dışında tedaviye yönelik bir çalışma yok. Biz tedaviye yönelik çalışmaların yapılabildiği bir merkez istiyoruz. Antalya’da kayıtlı 98 tane DMD hastamız var. Kırsal bölgelerde yaşayan, hastalığın sebebini bilmeyen bir çok hastalık var. Tek umudumuz Cumhurbaşkanımız” ifadelerini kullandı.

    “Hastalıkla dünyam karardı”

    Oğlunun DMD hastalığı nedeniyle 11 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu kaydeden Semiha Çiftçi ise yardım isterken gözyaşlarını tutamadı. “Benim oğlum 11 yaşında tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamaya başladı. Oğlum ilk baldırlarında ağrılarla başladı. Bu ağrılarla doktorlara götürdüm doktorlar büyüme ağrısı deyip uyardı. Ben 5 yaşına girdiği gün bu hastalığı öğrendim. Bu hastalığı öğrendiğimde bir çok zorluklarla karşı karşıya kaldım. Aile sorunlarımız başladı, etrafımdaki dostlarım beni tek tek terk etmeye başladı” diyen anne Semiha Çifçi, “Ben çok zorluklar yaşıyorum. belli zamanlarda yürümem kesiliyor ve ellerimde tutulmalar yaşanıyor. Oğluma tek başıma bakmak zorundayım. Ben ve arkadaşlarım gibi gen tedavisi merkezi kurulmasını istiyorum. Cumhurbaşkanımdan bunu istiyoruz. Para pul istemiyoruz. Başka bir talebimiz yok. Yükümüz çok ağır. Ben oğlumu otobüse bindirirken bile çok zorluklarla karşı karşıya kalıyorum. DMD hastalarının da sokakta yaşamaya hakkı var. Bu hastalığın ilk başları hiç fark edilemiyor. Oğlum 5 yaşına gelene kadar hiçbir sorunu yoktu. Çok güzel bir çocukluk geçirdi ama 5 yaşından sonra dünyam karardı” dedi.

    Erken yaşta ölümlere sebep oluyor

    Genetik geçişli kas erimesi hastalığı olan DMS; çocuklarda sık görülen, Türkiye’de kesin tedavisi olmayan bir hastalık olarak biliniyor. Genellikle 2-5 yaşları arasındaki çocuklarda bacak ağrısı şikayeti ile ortaya çıkan hastalık; erken yorgunluk, yerden kalkma, yokuş çıkamama, merdiven çıkamama, baldır ve kaslardaki şiş ve sertlikle kendini belli ediyor. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde yürüme yeteneğinin kaybolmasına neden olan hastalık, erken yaşta ölümlere neden oluyor.

  • Annesine “beni kurtar, ölüyorum” dedi, 18 gündür haber alınamıyor

    Tokat’ta annesini arayarak “beni kurtar, ölüyorum” dedikten sonra telefonu kapanan 34 yaşındaki Feridun Cebe’den 18 gündür haber alamayan annesi oğlunun hayatından endişe ediyor.

    Edinilen bilgiye göre; Almus ilçesine bağlı Çevreli Beldesinde ikamet eden 3 çocuk annesi Elif Mut’un ilk eşinden olan oğlu Feridun Cebe Tokat’ta inşaatlarda bekçi olarak çalışıyordu. 18 gün önce oğlundan gelen bir telefon sonrasında bir daha haber alamayan anne Mut, olayı güvenlik güçlerine bildirdi. Oğlunun hayatından endişe eden anne Mut, “Çökelikli açıyordum telefon geldi. İlk telefona cevap vermedi. Bir daha aradı “Anne beni kurtar, ben ölüyorum” dedi kapandı. Daha sonra kendisinden haber alamadım. Bugün 18 gün oldu. Hayatından endişe ediyorum” dedi.

    Oğlunun Tokat’a çalışmaya gittiğini ve bir daha haber alamadıklarını ifade eden anne Mut, “Oğluma ne oldu çok merak ediyorum. Şeker hastasıyım, gören duyan varsa arasın” diye konuştu.

    Feridun Cebe’nin üvey ağabeyi Celal Mut ise kardeşinin hayatından endişe duyduklarını belirterek, “Kaybolmasından, evden gitmesinden bir sebep bulamıyoruz. İnşaatlarda bekçilik yapıyordu. Çevresindeki insanların karanlık işlerine alet etmesinden endişe ediyoruz. Yetkilerden ricamız biran önce kardeşimin bulunması” diye konuştu.

  • Kalp krizinde ’hızlı davran, hayatını kurtar’ uyarısı

    Kalp krizinin Türkiye’de en sık görülen ölüm nedenlerinden birisi olduğu ve ilk iki saatte doğru tedavinin büyük önem taşıdığı belirtildi.

    Aydın İl Halk Sağlığı Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de her 10 ölümden 4’ünün kalp krizi nedeniyle yaşandığı belirtilerek, kalp krizine bağlı toplam ölümlerin yarısının, belirtilerin başladığı ilk 3-4 saat içinde ve çoğunlukla hastaneye ulaşmadan önce gerçekleştiği bildirildi. Kalp krizi sırasında kalbe gelen kan akımının bozulduğu belirtilen açıklamada, “Kalp krizi sırasında kalbe gelen kan akımı bozulmaktadır. Kalbe gelen kan akımının eski düzeyine gelmesi ne kadar gecikirse kalpte oluşan hasar o kadar artmakta, kişi hayatını kaybedebilmekte veya ileri ki yaşamında yaşam kalitesini bozan sorunlarla karşılaşmaktadır. Kalp krizi geçiren bir kişi için tedaviye başlanıncaya dek geçen süre en önemli faktörlerden birisidir. Bu nedenle kalp rahatsızlıklarında ilk iki saatte doğru tedaviye erişmek hayati önem taşımaktadır” denildi.

    Kalp krizi belirtileri ve yapılması gerekenler

    Kalp krizini belirtileri ve yapılması gerekenler konusunda ise şunlar kaydedildi, ”Kalp krizi belirtileri göğüs, kol, boyun veya çene ağrısı, nefes darlığı, endişe ya da terleme, bulantı, kusma, nabız düzensizliğidir. Kalp krizi belirtileri ortaya çıkar çıkmaz acil tibbi yardım çağrılmamasının kalp krizi tedavisinin önündeki en büyük engellerden birisidir. Çünkü kalp krizi söz konusu olduğunda her saniye önemlidir. Halkımızın kalp krizine hızla müdahale edebilmesi için derhal 112 Acil Servisi aramanın ne kadar önemli olduğunu anlaması gereklidir. Kalp krizinin farklı tiplerinin bulunduğu ve bunların tedavilerinin değişebileceği dikkate alınarak “112 Acil Servisi zaman yitirmeden aranması; kalp krizinin doğru şekilde tedavi edilmesini ve hastaların uygun tedavi merkezlerine sevkini sağlayacaktır. Hastaneye ulaşan hastaların rahatsızlıklarının kalp krizi olması durumunda ambulansın ilgili hastayı doğrudan anjiyo yapılan merkezlere ulaştırılmalarını sağlanması hedeflenmektedir. Kalp krizi geçiren hastalarda ölüm oranını ve kalp yetersizliğini azaltmak, yaşam kalitesini artırmak amacıyla, hastanın uygun tedavi erişimini artırmak ve işlemin en iyi standartlarda yapılmasını teşvik etmek için desteklerinizi ve çalışmalarımızda başarıda yanımızda yer almanızı bekliyoruz”