Etiket: KÜRESEL

  • Bakan Bak’tan küresel güçlere sert tepki:

    AK Parti Mardin Gençlik Kolları Başkanlığı Kongresine katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, küresel güçler ve işbirlikçilere sert tepki göstererek, “5 bin tır silahı barış için mi yolladınız?” dedi.

    AK Parti Mardin Gençlik Kolları Başkanlığı 5. Kongresi, Artuklu Üniversitesi Konferans Salonunda Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Mardin milletvekillerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kongreye TBMM Meclis İdare Amiri ve AK Parti Mardin Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, AK Parti Mardin İl Başkanı Nihat Eri, il ve ilçe gençlik kollarından temsilciler ve çok sayıda partili katıldı. Kongre’de Ahmet Özkan AK Parti Mardin Gençlik Kolları Başkanı olarak seçildi. Kongrede gençlere seslenen Bakan Osman Aşkın Bak, 2019‘da gerçekleştirilecek seçimleri gençlere hedef gösterirken, terörle mücadelenin en önemli noktasının uyuşturucu ile mücadele olduğunu kaydetti.

    “Afrin’e terör örgütlerini, terör yuvalarını dağıtmak için gidiyoruz”

    Afrin’e giden Mehmetçiğin vatan sevgisine ve ülkemizin bekası için gerçekleştirdikleri fedakarlığa değinen Bakan Aşkın, terör örgütlerini, terör yuvalarını dağıtmak için oraya gidildiğini söyledi. Bakan Aşkın, “Sınırımızın ötesindeki bu terör yuvalarını temizledikten sonra ülkemize döneceğiz. Oraya sahipleri kimlerse onlara bırakacağız. Bu terör örgütleri kimler tarafından besleniyor. İşbirlikçiler oraya 5 bin tır dolusu silah yolladı. Ne için yolladılar barış için mi yolladınız? Ne istiyorsunuz? Arkadaşlar bu coğrafyadan elinizi çekin. Bu toprakların insanları kuşatmaları aşarak yeniden yeşerecek, bir olacak, iri olacak, diri olacak” dedi.

    “Mardin’de destan yazacağız”

    Mardin milletvekilleri ile birlikte çok çalıştıklarını belirten Bakan Bak, ülke üzerine ve Mardin üzerine oynanan oyunları bozacaklarını söyledi. Bakan Bak, “Dış güçler içerideki iş birlikçiler ile bize oyun oynamak istiyor. Bu oyunu bozmanın yolu birliktelikten geçiyor. İnanıyorum ki bu terör yuvalarının yıkılması ile birlikte kapı kapı dolaşacağız. Gençlerimiz kadınlarımız ile 2019’da Mardin’de bir destan yazacağız. Buradaki tablo bu birliktelik güzel şeylere işaret. 2019 seçimlerinde güzel sonuç yakalayacağız ve Cumhurbaşkanımıza bu sonucu hediye edeceğiz” diye konuştu.

    “Terörün ilacı spordur”

    Uyuşturucu çetelerinin terörü beslediğini belirten Bakan Bak, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Ne iş yapıyorsak yapalım en iyisini yapalım. Toplumla sosyal hayatla iç içe olacağız. Değerlerimizi yitirmemeliyiz. Bir yaşlıya yardım etmiyorsak kayıptayız. Değerlere sahip, büyüklerine saygılı, vatanını düşünen gençler istiyoruz. Ve şimdi gençliğimizi tehdit eden bir tehlike var uyuşturucu. Toplumun değerlerini yok etmek isteyenlerin kullandığı bir silah. Sokaklarını bu uyuşturucu çetelerine bırakmayacağız. Bölgede terörün ilacı spordur. Gençliğe dokunmaktır”.

  • Küresel çocuk ölümlerinde hızlı artış

    Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), yayınladığı bir raporda, yoksul ülkelerde yeni doğan çocuk ölüm oranını ’korkunç’ olarak açıkladı. UNICEF, gelişmiş ülkelere oranla fakir ülkelerdeki doğan bebeklerin ölüm oranının 50 kat fazla olduğunu bildirdi.

    UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore, “Bir milyon insan doğdukları günde ölüyor. Her yıl dünyadaki 2.6 milyon yenidoğan ilk aylarında hayatını kaybediyor.” dedi.

    Henrietta Fore, “En tehlikeli doğum olayının yaşandığı 10 yerden 8 tanesinin, yoksulluk, çatışma ve zayıf kurumlar nedeniyle hamile kadınların teslim sırasında yardım alma ihtimalleri çok daha düşük olan Güney Afrika’da olmaktadır. Her ülke yeni doğan ölüm oranını 2030’a kadar yüksek gelirli ortalara düşürürse, 16 milyon hayat kurtarılabilir” diye konuştu.

    Raporda, Japonya, İzlanda ve Singapur’da doğan bebeklerin hayatta kalma şansının en yüksek olduğu, Pakistan, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Afganistan’daki yeni doğanların en kötü ihtimalle karşı karşıya kaldıkları belirtildi. Rapora göre, Japonya’da bin 111 yeni doğan bebekten 1’i hayatın ilk ayında ölürken, Pakistan’da bu oranın 22 olduğu belirtildi. Ayrıca, düşük gelirli ülkelerde genel olarak bin doğumda ortalama yeni doğan ölüm oranı 27 ölü, yüksek gelirli ülkelerde bu oran bin kişide 3 ölüm olduğu ifade edildi.

    Yenidoğan ölümlerinin yüzde 80’inden fazlasının prematürite, doğum sırasındaki komplikasyonlar veya pnömoni ve sepsis gibi enfeksiyonlardan kaynaklandığı açıklandı.

  • “Küresel boyuta ulaşan tehlikelere bütüncül, yapay zeka sistemlerle önlem alınabilir”

    Tamamı Türk mühendisler tarafından geliştirilen güvenli şehir teknolojileri ile 10 ülkede 22 şehirde ihlal ve suç oranlarının takibine ve azaltılmasına destek olan Ekin Teknoloji, Avrupa Polis Kongresi’ne katıldı. Almanya’nın başkenti Berlin’de bu yıl 21’incisi gerçekleştirilen, Avrupa Birliğinin en geniş katılımlı iç güvenlik odaklı buluşmalarından Avrupa Polis Kongresi’ne Türkiye’den tek konuşmacı olarak katılan Ekin Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin, güvenli şehirler için mobilite ve bağlanılabilirliğin önemini, bu alanda alınabilecek aksiyonları katılımcılarla paylaştı.

    Ekin Teknoloji, bu yıl 6-7 Şubat tarihlerinde Almanya’nın başkenti Berlin’de 21’incisi gerçekleştirilen Avrupa Polis Kongresinde yapay zeka ile geliştirilen güvenli şehir teknolojilerinin günümüzdeki ve gelecekteki önemini paylaştı. Federal güvenlik mimarisi, siber suçlar, yeni tehditler ve yeni gereksinimlerin değerlendirildiği organizasyon bin 500’e yakın gizli servis elemanı, polis, sınır polisi, devlet ve hükümet yetkilisi, parlamenter ve endüstriyel katılımcıyı ağırladı. Interpol Genel Sekreteri Prof. Dr. Jürgen Stock, EUROPOL Avrupa Sibersuç Merkezi Başkanı Steven Wilson, Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Dr. Hans-Georg Maaen, Alman Federal Polisi, Alman Federal Kriminal Polisi, Avrupa polis teşkilatları, güvenlik otoriteleri ve önde gelen teknoloji aktörlerini ağırlayan organizasyonda Ekin Teknoloji’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Akif Ekin güvenli şehirler için mobilite ve bağlanılabilirliğin önemini katılımcılarla paylaşarak, tamamı Türk mühendislerin eseri olan yapay zeka ile geliştirilen güvenli şehir çözümlerini anlattı.

    Konuşmasında bağımsız çalışan güvenlik çözümlerinin güncelliğini yitirdiğini, tam şehir güvenliği sağlamak için bütüncül çalışan, birbiri ile iletişim kurabilen sistemlerin gerekli olduğunu ve günümüzde polis kuvvetlerinin tam gözetim için güçlü bir dijital ağa ihtiyaç duymaya başladığını belirten Akif Ekin; “Bugün karşılaştığımız tehlikelerin hemen hepsi ulusal değil, küresel. Kamusal alanların korunmasında şehir kalelerini dijital olarak örmek için polis, federal ve devlet aktörlerinin bir araya gelerek akıllı ve güçlü bir gözetim ağı oluşturmasına, mobil teknolojiler de kullanarak şehir güvenliğinin bütüncül bir halde yönetilmesine ihtiyaç var. Bunu hayata geçirebilmek için de birbirinden bağımsız hareket eden değil, tek bir noktadan yönetilebilen, birbiri ile iletişim kurabilen ve yapay zekayı temel alan sistemlere ihtiyaç var” dedi.

    Konuşmasında trafik yönetim sistemlerinde doğruluk oranlarının öneminden de bahseden Ekin, yüksek doğruluk oranına sahip çözümleri gerçek vakalar üzerinden örneklerle katılımcılarla paylaştı.

    “Gerçek zamanlı yüz takibi”

    Ekin Teknoloji’nin Güvenli Şehir Teknolojileri Yönetim Sistemi ile şehir güvenliği için çalışan tüm sistemlerin tek merkezden yönetilebildiğini belirten Ekin konuşmasını şöyle sürdürdü; “Sistem, şehirdeki tüm gözetim araçları ile iletişim kurarak her türlü olay için uyarı verip, aksiyon alınmasını sağlıyor. Bununla birlikte, birbirinden bağımsız çalışan güvenlik sistemlerinden aldığı verileri işleyerek bu çözümlerin tek bir merkezden yönetiyor. Geliştirdiğimiz bu teknoloji sınır kapılarından AVM’lere, stadyumdan şehir merkezine kadar toplumsal hayatımızın geçtiği her yerin çok daha güvenli olabilmesi için çalışıyor. Güvenli Şehir Gözetim Sistemi sayesinde sadece kural ihlalleri değil, yüz ve hız tespiti yapılabiliyor; polis arabalarını, bisikletleri dahi şehir güvenliği için akıllı hale getirebiliyoruz. Geliştirdiğimiz yüz tanıma teknolojisi yeni bir dönemin kapılarını araladı. Mevcut sistemlerde sadece şüpheli ve kayıtlı kişiler için yüz tanıma yapılabilirken, Ekin Face ile her yüz kayıt altına alınıyor. Görüş alanındaki tüm yüzleri gerçek zamanlı tespit edip, veri bankasıyla eşleştiren yüzlerin benzerlik oranlarının dökümünü çıkaran Ekin Face, canlı görüntü üzerinden, görüntü arşivinden, veri bankasından ya da kullanıcı tarafından yüklenen görüntüler üzerinden gerçek zamanlı sorgulama yapabiliyor. Gelişmiş bir yüz analiz özelliğine sahip olan sistem cinsiyet, yaş ya da grup halinde bulunma gibi farklı kriterlere göre tarama yaparak, veri tabanında kayıtlı yüzü olmasa dahi, aranan şahısla ilgili en yakın sonucu elde ediyor”.

    Türk mühendislerin eseri olan Ekin Patrol’ün yeni nesil versiyonu Ekin Patrol G2 hakkında da bilgi paylaşan Akif Ekin; “Güvenli şehir teknolojilerinde mobil devriye dönemini başlatarak fark oluşturan sistem, kamusal alanların daha güvenli ve yaşanabilir olması için çalışıyor. Devriye gezdiği süre boyunca görüş alanını kesintisiz kayıt altında tutan Ekin Patrol G2, suç ve suçlularla mücadelede emniyet görevlilerinin en büyük destekçisi. Şehirlerin güvenliğini artırmak amacıyla polis, jandarma, itfaiye gibi araçlar için tepe lambası konseptinde tasarlanan Ekin Patrol G2, yüksek teknolojili mobil bir gözetleme sistemi. Yeni versiyonu ile birlikte tasarımı ve teknolojisi tamamen değişen Ekin Patrol G2’nin en önemli özelliği; 360 derece gözetim imkânı sunarak, sabit sistemlerin olmadığı noktaların kontrolünü sağlaması. Dört tarafına yerleştirilen kameralar ile hareket halindeyken yüz, plaka tanıma, hız ve park ihlal tespiti yapabilen Ekin Patrol G2 kesintisiz görüş olanağı sağlıyor ve sabit sistemlerin bulunmadığı alanlarda, fark edilmesi zor eylemleri dahi kaydedebiliyor. Ekin Patrol G2, istenildiğinde sadece öndeki ya da yandaki değil, arkadan gelen araçların da hız ve plakalarını algılama özelliğine sahip. 5 şeride kadar plaka tanıma ve hız ihlal tespiti yapabilen mobil devriye, birbirine çok yakın araçlar için park ihlal taraması gerçekleştirebiliyor. Aranan veya çalınan araçların belirli bir veri tabanında tanımlanması ya da park süresini aşan araçların tespiti bu sayede mümkün oluyor” açıklamasını yaptı.

  • ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ konulu konferans düzenlendi

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde düzenlenen konferansta ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ konusu ele alındı.

    Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü tarafından Kültür ve Kongre Merkezi Mustafa Hayri Efendi Konferans Salonunda düzenlenen konferansa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Karipcin, Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezen Aksöz, Nevşehir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Okan Yılmaz ve Şube Müdürleri, Nevşehir Meteoroloji İl Müdürü Adem Yalçın, kurum müdürleri, çiftçiler, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

    Program saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Mühendislik Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sezen Aksöz’ün selamlama konuşması ile başladı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Üniversitenin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Bağdatlı, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak Nevşehir ilinde uzun yıllar bazında sıcaklık ve yağış verilerinin değerlendirdiği bir çalışmasında yaz aylarındaki ortalama sıcaklık değerlerinde ciddi bir artışın olduğunu buna bağlı olarak ise ilkbahar aylarındaki yağış değerlerinde ise yıllar bazında azalan bir durumun ortaya çıktığını belirtti.

    Bağdatlı; “Dünyamızı enerji kaynağı olan güneşin doğal yapısının bozulması, atmosfer tabakasındaki bozulmalar sera gazı etkisi meydana getirmekte. 1992’den 2014 yılları arasına baktığımızda sera gazı dağılımda artış olduğunu görüyoruz. Bunu da büyük ölçüde sanayileşme, yoğun araç kullanımı gibi birçok faktör tetiklemekte. Diğer taraftan yapılan araştırmalara göre 2030 yılına kadar kış sıcaklıklarında 4 derece artış olacağı, yaz sıcaklarında da 6 derece artış olacağı tahmin ediliyor. 1981-2013 yılları arasında Türkiye’deki ortalama sıcaklık değeri dağılımına baktığımızda da artış olurken, yağış dağılımında da düşüş var. 2014 verilerini dahil ederek Nevşehir için yaptığımız analizde ise, son yıllarda mevsimsel bazda sıcaklıklarda artış olduğunu tespit ettik. Bu verilere göre Nevşehir’de sıcak hep artış eğilimde iken, yağış hep azalış eğiliminde. Yani Nevşehir toplam yağış düşen iller arasında ve kurak iller arasında yer almakta. Küresel ısınma beraberinde su kaynaklarından tutun, tarıma, sağlıktan tutun bir çok alanda olumsuz etkileri de beraberinde getirmektedir. Bunun için gereken önlemlerin biran önce alınması gerekir” dedi.

    ‘Küresel İklim Değişikliğinin Tarıma Etkisi’ üzerine konuşan üniversitenin Mühendislik Mimarlık Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Halil İbrahim Oğuz ise; “Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan atmosferdeki ısınma sonucunda, buzullarda erime, deniz seviyesinin yükselmesi, yağışlardaki değişim ekstrem hava olayları, ekosistemlerin değişimi, bazı hayvan türlerin yok olması, sel, fırtına, kasırga gibi doğa olaylar ortaya çıkıyor. 1750 yılından bu yana atmosferdeki CO2 seviyesi %30 artarken, maalesef dünya talebimize kaynak yetiştiremez duruma geldi.

    Küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından, risk grubu ülkeler arasında olan ülkemizde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız tarafından iklim değişikliğiyle mücadele stratejileri içerisinde önemli çalışmalarda bulunmakta. Özellikle arazi toplulaştırma stratejisi konusunda büyük bir adım atıldı. Böylelikle hem maliyet düşürülürken, hem de verimlilik artırılıyor. Ülkemizde organik tarım alanında da, doğal yollarla verimliliğin arttırılması, toprak ve genetik kaynakların korunması, erozyonu önleme, su kaynaklarını ve su kalitesi ile yenilenebilir enerji kullanımının sağlanması yönelik önemli adımlar atılmakta.

    Sonuç olarak ülkemizde küresel iklim değişikliğine karşı iyi tarım uygulamaları, organik tarım uygulamaları, üretimin her aşamasında izlenebilirliğinin sağlanması, bitki hastalık ve zararlıları ile mücadele, kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerinin geliştirilmesi, gen ve tohum bankalarının kurularak arazi toplulaştırmasına hız verilmeli. Ayrıca tüketiciler bilinçlendirilerek iklim değişikliğine uyum sağlamaya yönelik desteklemelerde bulunulmalıdır” diye konuştu.

    Konferans Doç. Dr. Halil İbrahim Oğuz, Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Bağdatlı, Nevşehir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Okan Yılmaz ile Nevşehir Meteoroloji İl Müdürü Adem Yalçın’ın katılımcıların sorularını birlikte cevaplamasının ardından plaket takdimiyle son buldu.

  • İTO Başkanı Oran: “Küresel ekonomi 2018’de son 7 yılın rekorunu kıracak gibi görünüyor. Türk reel sektörü, şüphesiz pivot bir yıl olacak 2018’deki fırsatları kaçırmayacak”

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, “Küresel ekonomi 2018’de son 7 yılın rekorunu kıracak gibi görünüyor. Türk reel sektörü, şüphesiz pivot bir yıl olacak 2018’deki fırsatları kaçırmayacak” dedi.

    Yeni yılın ülkemizde ve dünyada fırsatlarıyla birlikte geldiğini belirten İTO Başkanı Oran, “Satın alma gücüne göre bu yıl global büyüme yüzde 3,7’yi bulabilir ki; 2011’den bu yana yeni bir rekor kırılması demek. Bu tablo Türk reel sektörünün yatırım ufkunu daha da açıyor” diye konuştu.

    Başkan Oran, sözlerine şöyle devam etti:

    “Dinamik iç tüketim yapımız, Kredi Garanti Fonu desteğiyle bankalarda kredi artışı, donuklaşan bazı firmaların harekete geçirilmesi, risklere direnç kabiliyetimiz ve reel sektöre güven aşılayan güçlü tedbir ve imkanlar, 2018’de Türkiye ekonomisinin büyüme adımlarını hızlandıracağına işaret ediyor. Hedeflenen yüzde 5’lik büyümenin çok daha üstüne çıkacağımıza şüphemiz yok.”

    Türk varlıklarının yabancı yatırımcı için büyük bir potansiyel oluşturmaya devam ettiğini kaydeden Oran, “Dünya ekonomisi pozitif seyrediyor. ‘En kötünün geride kaldığı’ konusunda artık herkes hemfikir. En önemlisi, ekonomik ve siyasi risklere karşı dünyanın en dirençli ülkelerinden biriyiz. Yaşanan her olayda bunu ispat etmeyi başardık” dedi.

    İTO Başkanı Öztürk Oran, döviz kurlarında son günlerde yaşanan gerilemeye dikkati çekerek, “Göreve başlar başlamaz dövizde gevşeme olacağını belirtmiştim. Şu anda gerileme oldu. Yeni yılda da devam edecek. Ümitvar olalım, TL’ye güvenelim” diye konuştu.

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk Oran, algı operasyonlarının yapanların ellerinde patladığının görüldüğünü belirterek, kurların normal seyrine dönmesiyle, ihracatçıların yeni yılı ithal girdilerdeki üretim maliyeti avantajıyla karşıladıklarına dikkat çekti.