Etiket: KÜRESEL

  • “Küresel bir köprü niteliği teşkil ediyoruz”

    Servcorp Türkiye Direktörü Damla Özgönül, Servcorp Topluluğu adını verdikleri iş ağı sayesinde 40 binden fazla müşterilerinin birbiriyle iletişim kurarak işbirliği yapabildiğini söyleyerek, “Hem dünya ile hem birbirleriyle aralarında bir bağ kuruyoruz. Küresel bir köprü niteliği teşkil ediyoruz” dedi.

    Servcorp Türkiye Direktörü Damla Özgönül; sanal ofis, hazır ofis, coworking alanı, toplantı odaları gibi çeşitli çalışma alanları çözümleri sunan şirketinin, Servcorp Topluluğu adını verdiği iş ağı sayesinde de 40 binden fazla Servcorp müşterisi birbiriyle iletişim kurarak işbirliği yapabildiğini söyledi.

    İş dünyasında gelinen noktada, iş kurmanın ilk 2 maddesini şık bir ofis kurmak ve iyi bir online ticari ağa dâhil olmak olarak açıklayan Özgönül, “Birisi vitrin, diğeri ise kartvizit niteliği taşıyor. Şirketimiz vitrini de kartviziti de hızlı ve oldukça düşük maliyetlere sunuyor. Müşterilerimiz tek bir ofis kiralaması ile 160 lokasyonda ofis kullanım hakkına sahip oluyor. Bunun yanında, Servcorp Topluluğu ile 40 binin üzerindeki müşterimiz, birbirleriyle iletişim kurma olanağına sahip oluyor. Böylelikle çok çeşitli B2B işbirlikleri ortaya çıkıyor. Hem dünya ile hem birbirleriyle aralarında bir bağ kuruyoruz. Küresel bir köprü niteliği teşkil ediyoruz” açıklamasında bulundu.

    “Faaliyetlerimiz büyük iş hacmi oluşturuyor”

    Özgönül, “Şirketimiz, Türk iş insanları kadar, yabancı yatırımcılar için de ticari anlamda stratejik bir üs niteliği taşıyor. Servcorp’un uluslararası bilinirliği, Türkiye pazarına girmek isteyen yabancı yatırımcılara referans olurken, küresel arena hedefi olan Türk firmalara da büyük kolaylık sağlıyor. Müşterilerimiz dünya standartlarında sunduğumuz ofis desteği ile yabancılık çekmeden, güvenli ve düzenli bir ofis ortamına dünyanın her yerinde sahip oluyor” şeklinde konuştu.

  • PAÜ’de ‘Küresel İklim Değişikliği ve Olası Etkileri’ konuşuldu

    PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Prof. Dr. Gürkan Semiz, İklim değişikliğinin günümüzdeki sonuçlarının önüne geçilebilmesi için küresel düzeyde önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, “İklim değişikliğini artık her kesimin ve özellikle bilim insanlarının kabul ettiği bir gerçek” dedi.

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Sağlık Kültür Spor Daire Başkanlığı’na bağlı PAÜ Genç TEMA Topluluğu tarafından düzenlenen “Küresel İklim Değişikliği ve Olası Etkileri” adlı konferans İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. PAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve PAÜ Genç TEMA Topluluk Danışmanı Prof. Dr. Gürkan Semiz’in konuk olduğu konferansta, iklim değişikliğinin yeni bir olgu olmadığına ve son birkaç yüzyıllık dilimde doğa üzerinde artan baskının bir sonucu olduğu vurgusu yapıldı. İklim değişikliğinin günümüzdeki sonuçlarının önüne geçilebilmesi için küresel düzeyde önlemlerin alınması gerektiğini belirten Semiz, son yıllarda dünyanın dört bir yanında afetlerin artmasının bütün ülkelerin bu konuya öncelikli olarak önem göstermelerini zorunlu hale getirdiğini anlattı. Semiz, iklim değişikliğini uzaktan izlemenin yeterli olmadığını ifade ederek, “İklim değişikliğini artık her kesimin ve özellikle bilim insanlarının kabul ettiği bir gerçek. Bu noktada, her bireyin iklim değişikliği konusunda yapabileceği bir takım tutum ve davranışlar var. İklim değişikliğinin en önemli sebebi küresel ısınmadır” dedi.

    Konferansın devamında, PAÜ Genç TEMA Topluluğu öğrencilerinin atölye çalışmaları yaparak hazırladıkları yaklaşık 100 adet pazar filesi “Plastiğe Dur Diyoruz, Pazar Filesi Kullanıyoruz” teması adı altında katılımcılara hediye olarak dağıtıldı.

    Konferans, katılımcılardan gelen soruların cevaplanmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

  • Dünya 90 yılda 8 küresel ticaret savaşına sahne oldu

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Akademi Projesi çerçevesinde düzenlenen ‘Küresel Ticaret Savaşları’ seminerine iş dünyası temsilcileri büyük ilgi gösterdi.

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Gülmez, dünya ekonomisinde mevcut olan korumacılık politikalarının 4 ay içinde büyük ölçüde arttığını söyledi. Gülmez, korumacı ekonomi politikalarının aşırılaşmasıyla ortaya çıkan ticaret savaşlarının bütün dünyanın gündemine oturduğunu ifâde etti. Son dönemde yaşanan birçok olumsuzluğa rağmen sektörleri geliştirmek ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmak mecburiyetinde olduklarını ifade eden Gülmez, “Daha çok katma değerli üretim ve daha çok ihracat yapacağız. Bu topraklarda daha güçlü başarı hikayeleri yazmak istiyorsak bunları yapmaktan başka çaremiz yok” dedi.

    PETKİM Pazarlama ve Müşteri Hizmetleri Müdürü Dr. Mevlüt Çetinkaya, yaklaşık 5 aydır dünyanın gündeminde olan ‘Küresel Ticaret Savaşları’nı değerlendirdi. Ticaret savaşları ile birlikte dünyada dengelerin batıdan doğuya doğru kaydığını ifâde eden Çetinkaya, “Bu yeni bir savaş değil. Bu savaş, modern ticaret dönemlerine baktığımızda ilk defa 1930’lu yıllarda başladı. Şimdiye kadar 8 ticaret savaşına şâhit olduk. Şu ânda dünyadaki ticareti kökten değiştirecek bir hamle yapılıyor. Niçin ABD böyle bir savaşa giriyor? Bunun birçok sebebi var” diye konuştu.

    Ülkelerin 2008 ekonomik krizinden sonra yerli üretimi yeniden keşfetmeye başladığını kaydeden Çetinkaya, şöyle konuştu:

    “Bu konu Küresel Ticaret Savaşları’nın en önemli sebeplerinden birisi. İkinci önemli bir konu da aslında ABD’nin şikâyet ettiği, dünya ticaretinin âdil yapılmadığı yönünde. Özellikle fikrî mülkiyet hakları konusunda Çin’den gelen ciddî bir baskı var. Bu baskı karşısında Çin zorlanıyor. Ayrıca bu savaşın en önemli sebeplerinden birisi de ABD’nin son yıllarda ticaret açığı vermesidir. O açık ise Çin’den kaynaklanıyor. Dünyada küresel güç dengeleri artık değişiyor. Büyük ölçüde ABD’nin yerini yavaş yavaş Çin ve Hindistan gibi ülkeler almaya başladı. Bu savaş dünya ekonomisini derinden etkileyecek.”

  • ASO Başkanı Özdebir: “Küresel güç olabilmek için yerli ve milli üretim şart”

    Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, küresel güç olabilmek için yerli ve milli üretimin şart olduğunu söyledi.

    Savunma Sanayii Zirvesi kapsamında düzenlenen “Girişim-Yatırım-İhracat Zincirinde Savunma Sanayii” panelinde konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, yerli savunma sanayiinin gelişmesinin sadece Türkiye’nin bağımsızlığı ve güvenliği için değil, ekonominin küresel rekabet gücü için de büyük önem taşıdığını belirtti. Türkiye’nin stratejik açıdan dünyanın en değerli toprakları üzerinde olduğunu ifade eden Özdebir, “Dünyada yeni bir düzen kurulmakta. Bu kurulmakta olan düzenin de ağırlık merkezi Anadolu coğrafyası. Bizim bu coğrafyada ilelebet var olabilmemiz için gerçek anlamda küresel bir güç olabilmemiz gerekir. Bu güce sahip olmak için başka değerler lazım. Bu değerlerin en başında güçlü bir irade geliyor. Bu iradenin ülke kaynaklarının tek bir doğrultuda yönlendirilmiş olması gerekiyor. Bu anlamda savunma sanayisinde son yıllarda kazanmış olduğumuz tecrübeler son derece önemli” dedi.

    Küresel güç olabilmek için yerli ve milli üretim yapılması gerektiğini vurgulayan Özdebir, “Vücudunuzun dört bir tarafının sağlam zırhlarla korunmuş olması gerekir. Sadece elinizde kuvvetli bir silahın olması bu iş için yeterli değil. Bizim kendi CNC tezgahlarımızı yapmamız lazım. Bugün gelişmiş teknolojilerde almış olduğunuz tezgahları yerinden oynattığınız zaman tekrardan resetlenmesi gerekiyor. Yani internete bağlı olarak üreticisi tarafından kontrol ediliyor. Bu demektir ki siz küresel güç olmaya başladığınız zaman size her an ’dur’ diyebilirler. O zaman bizim haberleşme altyapılarında onların işletim sistemlerinde, kendi tezgâhlarımızda, orada kullandığınız yazılımlara varana kadar yani en başından en sonuna kadar yerli ve milli olmayı başarabilmemiz lazım” diye konuştu.

    Ankara’nın savunma sanayiinin merkezi olduğunu dile getiren Özdebir, “Savunma sanayiinin gözde şirketleri Ankara’da bulunmaktadır. Şu anda sivil havacılıkta kullanılan tüm uçaklarda mutlaka Ankara’da üretilmiş bir parça vardır. Savunma sanayiine yazılım üreten birçok yazılım şirketi de Ankara’dadır. Bu şirketlerimizin yanı sıra ASO üyesi birçok şirket de savunma sanayiine çeşitli alanlarda hizmet vermektedir. Ankara, savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu teknolojik gelişmişliğe en fazla sahip olan ilimizdir” dedi.

  • Daimler Küresel IT Çözümleri Merkezi Türkiye’de 5’inci yılını kutluyor

    Daimler’in Hindistan’ın ardından Türkiye’de açtığı, Almanya’dan Japonya’ya, 40’tan fazla ülkeye hizmet veren Küresel IT Çözümleri Merkezi kuruluşunun 5’inci yılında toplamda 4 milyon euronun üzerinde yatırım gerçekleştirdi. Küresel IT Çözümleri Merkezi’nin 5’inci yıl kutlamaları sebebiyle düzenlenen ve Mercedes-Benz Türk’ün ilk hackathon etkinliği olan HACK.ISTANBUL’un kazananları da açıklandı.

    Mercedes-Benz Türk’ün ana şirketi Daimler AG’nin, 2013 yılı sonunda global IT stratejisi kapsamında Türkiye’yi bilgi teknolojileri üslerinden biri olarak konumlamasıyla birlikte Hoşdere tesisinde açılan Küresel IT Çözümleri Merkezi 5’inci yaşını kutluyor. Almanya’dan Japonya’ya kadar 40’tan fazla ülkeye hizmet veren ve yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlayan Küresel IT Çözümleri Merkezi, kurulduğu günden bugüne büyük çapta organizasyonel büyüme ve başarı elde etti. Merkezin 5’inci yıl kutlamaları vesilesiyle düzenlenen toplantıda Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Daimler IT Ortak Çözümler ve Servisler Direktörü Christoph Röger ve Mercedes-Benz Türk’ün Daimler Küresel IT Çözümleri Merkezi Direktörü Özlem Vidin Engindeniz bir araya geldiler.

    Süer Sülün: “Türkiye’den dünyaya bilgi teknolojileri uzmanlığı ihraç ediyoruz”

    Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün; “2013 yılından bu yana toplam 4 milyon euroyu aşan yatırımla Daimler’in devreye aldığı Küresel IT Çözümler Merkezi sayesinde Türkiye’den tüm dünyaya bilişim teknolojileri ve uzmanlığı ihracatı gerçekleştiriyoruz. Sadece bu merkez sayesinde 25 milyon euroluk mühendislik ihracatı kaydettik. Dijitalleşen dünyada şirketlerin iş yapma yöntemleri değişiyor. Günümüzde otomotiv sektörünün en değerli kaynakları arasında veri toplamak ve bunun analizini doğru yapmak bulunuyor. Daimler’in dijital dönüşümünde merkezimize çok değerli görevler verildi ve her geçen gün edindiğimiz başarılarla yenilerini üstlenmeye devam ediyoruz. Şirketimizin 51 yıllık geçmişinde, çağımızın değişen ihtiyaçlarına ayak uyduran yatırımlarımızdan biri olan bu merkez sayesinde Türkiye’den tüm dünyaya hizmet sunan bir merkez oluşturduk. Dünyanın birçok ülkesine teknolojik çözümlerin Türkiye’de üretilebiliyor olması, sadece Mercedes-Benz Türk için değil ülkemiz adına gurur verici bir tablodur” diye konuştu.

    Özlem Vidin Engindeniz: “Dünya çapında bir organizasyona dönüşmek istiyoruz”

    Daimler Küresel IT Çözümleri Merkezi Direktörü Özlem Vidin Engindeniz; “Türkiye, ana şirketimiz Daimler için önemli ve büyüyen bir pazar konumunda. Hindistan’ın ardından dünyada 2’nci olarak, 2013 yılı sonunda kurduğumuz Mercedes-Benz Türk Küresel IT Çözümleri Merkezi’nin İstanbul’da açılması bunun en büyük örneklerinden biri. Merkezimizde IT alanındaki uzmanlık bilgimizi yine kendi şirketimize uluslararası destek olarak aktarıyoruz. Bugün dünya genelinde 40’tan fazla ülkeye hizmet veriyor ve başarılı projeler hayata geçiriyoruz. Merkezimizi daha da geliştirerek yeteneklerimizin, teknik bilgi ve birikimlerimizin farklı kültürlerle harmanlandığı, güçlü ve uluslararası ekiplerin yer aldığı dünya çapında bir organizasyona dönüştürmek için emin adımlarla ilerliyoruz” şeklinde konuştu.

    Christoph Röger: “Türkiye’ye duyduğumuz güveni kanıtladık”

    Daimler IT Ortak Çözümler ve Servisler Direktörü Christoph Röger toplantı esnasında yaptığı konuşmada; “Daimler AG olarak, yolcu ve yük ulaşım çözümlerinde müşterilerimize sadece ürünler değil, aynı zamanda bir ekosistem sunmayı hedefliyoruz. Bu sebeple ürün ve dijital alanda ‘CASE’ (Connected, Autonomous, Shared Services, Electric; bağlanılabilirlik, otonom sürüş, paylaşılan hizmetler ve elektrikli araçlar) adı altında stratejilerimizi yeniledik. Bu kapsamda verinin kullanımı ve bilişim teknolojileri yatırımlarının önemi çok daha artıyor. Şirketimiz, Küresel IT Çözümleri Merkezlerimiz sayesinde çok daha güçlü ve global bir IT yapısına sahip oluyor. Bu önemli yatırımı İstanbul’da gerçekleştirerek, Türkiye’nin kaliteli iş gücü potansiyeline duyduğumuz güveni bir kez daha kanıtladığımıza inanıyoruz. Bu kapsamda önümüzdeki dönemde projelerimizi, başarılarımızı ve bu vesileyle istihdama olan katkımızı artırarak devam ettirmeyi planlıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’deki Merkezimizi üstün başarılarından ötürü tebrik ediyorum” dedi.

    HACK.ISTANBUL ile geleceğin mobilite çözümleri için sınırlar zorlandı

    Mercedes-Benz Türk, inovasyon ve üreticiliğe verdiği değeri 1-2 Aralık tarihleri arasında düzenlediği ilk hackathon olan ’HACK.ISTANBUL’ ile gözler önüne serdiği kaydedildi. Türkiye’nin potansiyeline inanarak, geleceğe gidilen yolculukta toplumla beraber yürümenin ve birlikte yenilikleri geliştirmenin gücüne inanan şirket, düzenlediği hackathon konusunu ’Discover the Future of Mobility’ olarak belirledi. 30 Kasım akşamında buluşan katılımcılar, takip eden iki gün boyunca 24 saat aralıksız olarak geleceğin mobilite çözümlerine odaklandılar. Toplam bin 300 başvuru alınan ’HACK.ISTANBUL’da 13 takımdan oluşan 55 kişi yarıştı. Yeni bir çağın başladığı otomotiv endüstrisinde Daimler’in gelecek stratejisine yönelik çalışmalar; bağlanılabilirlik, otonom sürüş, paylaşılan hizmetler ve elektrikli araçlar ’HACK.ISTANBUL’a ilham kaynağı oldu. Yarışmada ilk 3’e girenlere toplamda 37 bin 500 TL’lik para ödülüne ek olarak takım üyelerinin her birine Ruspberry B Plus hediye edildi. Ayrıca, birinci olan takım Stuttgart’taki Mercedes-Benz Müzesi ve Daimler A.G. Sindelfingen Fabrikası’na gitme şansını yakaladı. HACK.ISTANBUL’un ödül töreni, Küresel IT Merkezi’nin 5’inci yıl kutlamasında gerçekleştirildi. Yarışmada dereceye girenlere ödülleri Süer Sülün, Christoph Röger, Özlem Vidin Engindeniz ve Mercedes-Benz Türk İnsan Kaynakları Direktörü Betül Çorbacıoğlu Yaprak tarafından takdim edildi.