Etiket: KÜRESEL

  • Kutay Gözgör: “Küresel piyasalarda jeopolitik ve siyasi risk yeniden ön planda”

    Nişantaşı Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü Öğretim Görevlisi Kutay Gözgör, küresel piyasalarda yeniden siyasi ve jeopolitik risk sürecinin yükseldiğinin görüldüğünü söyledi.

    Gözgör, bugün Washington Post’ın Trump’la ilgili yeni bir iddia ortaya atması ve İngiltere’de yaşanan patlamanın, güvenli varlık olarak adlandırabileceğimiz ürünlerin ön plana çıkmasına neden olduğunu kaydetti. Güzgör, aynı zamanda Trump beklentilerinin fiyatlamaya devem edebileceğini belirterek, “İngiltere’nin Manchester kentinde gece yarısı bir konser salonunda meydana gelen patlama sonrası 19 kişi hayatını yitirdi ve 50 kişi yaralandı. Polis terör saldırısı ihtimali üzerinde dururken, yaşanan olay sonrası İngiliz Sterlinin değer kayıpları hızlandı. Öte yandan Washington Post’un ABD başkanı Donald Trump’ın istihbarat yetkililerinin Rusya ile seçim konusunda herhangi bir anlaşma olmadığına dair kamuya açıklama yapmasını istediğini ifade etmesi yeniden ABD’de politik risk sürecini hızlandırdı. Piyasalar özellikle terör saldırılarına ilk başta olumsuz tepki verse de ardından hızlı bir toparlanma sürecine girebiliyor. Ancak, ABD odaklı risklerin devam etmesi, Kuzey Kore – ABD ilişkilerinin belirsizliği zaman zaman yükselen jeopolitik riskler yatırımcıların başta altın olmak üzere güvenli varlıklara yönelmesine neden oluyor. Ons altın fiyatları dün itibariyle yüzde 1’e yakın yükseliş gösterirken, gram altın fiyatları da yeniden 145 seviyesini test etti” dedi.

    Gözgör son olarak, “Piyasalarda risk görüntüsünün ne durumda olduğunu görmek içinde kullanılan ABD 10 yıllık tahvil faiz oranları yüzde 1’e yakın düşüş gösterdi. ABD 10 yıllık tahvil faiz oranlarının düşüş göstermesi piyasalarda endişenin yükseldiğini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte de piyasalarda ABD odaklı siyasi ve jeopolitik risk sürecinin devam etmesini bekleyebiliriz. Bu yüzden güvenli varlık olarak adlandırılan ürünlerin başında yer alan altın fiyatını destekleyebilir” diye konuştu.

  • AB eski Bakanı Bağış: “Riyakarlık küresel istikrarın önündeki en büyük engel”

    St. Petersburg’ün Küresel Dostları toplantısının ikinci gününde “Küresel İstikrarın Engelleri” adlı panelde konuşan AB eski Bakanı Egemen Bağış “Riyakarlık küresel istikrarın önündeki en büyük engeldir” dedi.

    Kırgızistan Devlet eski Başkanı Askar Akayev, Ispanya Dışişleri eski Bakanı Miguel Moratinos, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Örgütler Genel Müdürü Büyükelçi Aleksadr Pankin, İsviçre Eric Sturdza Bankası Genel Müdürü Bruno Desgardins, Rusya Sendikalar Birliği Başkanı Mikhail Shmakov ve İspanya eski Moskova Büyükelçisi Juan Antonio March ile aynı panelde konuşan Bağış küresel istikrarın ancak samimiyetle sağlanabileceğini savundu.

    Rusya’nın Harvard’ı olarak bilinen St. Petersburg Sosyal Bilimler Üniversitesinde gerçekleştirilen toplantıda, Egemen Bağış, “Geçmişte NATO ve Varşova Paktı vardı. Varşova paktı üyesi olan birçok ülke bugün AB ve NATO üyesi olurken, soğuk savaş döneminde NATO’nun en zor cephesini savunan Türkiye’nin AB üyeliği 1959’dan bu yana engelleniyor. Cumhurbaşkanı Akayev’in savunduğu Şangay işbirliği Örgütü üyeliğini halkımız Türkiye’de tartışmaya başladı. Ortadoğu yıllardır sıkıntılı. Bugün Ortadoğu’da iki yeni ülke görüyoruz. Birisi Suriye’deki üsleri ile Rusya, diğeri de Irak’taki üsleri ile ABD. Kendi şehirlerini bombalatıp, halkını katleden eli kanlı Esed diktatörü yüzünden üç milyondan fazla Suriyeli ülkemize sığınmışken, küresel güçler Şam’daki zalimi hala görmemezlikten geliyor. Dün de bu sahnede vurguladığım gibi herkes güvenli olmadıkça kimse güvenli değildir. Kaddafi döneminde günlük petrol satışı 500 milyon Avro olan Libya halkı bugün büyük bir fakirlik ve istikrarsızlık yaşıyor. AB, ABD ve Rusya dahil tüm dünya PKK’nın bir terör örgütü olduğunu ilan ederken, PKK’nın kardeş kuruluşu YPG ile işbirliği yapma ve silahlandırma konusunda çekimser davranmıyor. Bütün bu riyakarlık örnekleri ile mücadele etmesi gereken Birleşmiş Milletler ise güvenlik konseyinin 5 daimi üyesinin güdümünde. Avrupa’nın ekonomik lokomotifi Almanya, 1.5 milyar nüfuslu Hindistan ve tek bir Müslüman ülkenin temsil edilmediği bu konseyin adil olduğunu kimse iddia edemez. Bu riyakarlıklar son bulamadan küresel istikrarı sağlamak çok zor” dedi.

    Bağış, Birleşmiş Milletlerin acilen reform edilmesi gerektiğini savundu.

  • Müsteşar Aşcı, Küresel Lojistik ve Ticaret Zirvesi’ ne katıldı

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Cenap Aşcı, lojistik alanın genişliğine dikkat çekerek, “7 milyona yakın TIR’ın giriş çıkış yaptığını, binlerce gemi ve uçağın yanı sıra sadece uluslararası alanda 120 milyon yolcunun gidip geldiğini düşünürseniz lojistik alanının ne kadar geniş olduğunu görürsünüz. Herkes bir şey üretir ama bazıları kalıcı eserler üretir” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Cenap Aşcı, Türk Hava Kurumu Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrenci toplulukları tarafından düzenlenen ‘Küresel Lojistik ve Ticaret’ temalı zirveye katıldı. Burada konuşan Müsteşar Aşcı, gençlerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 97 yılında Türkiye’nin dış ticaret hacminin 90 milyar dolar civarında olduğunu, son yıllarda bu rakamın 400 milyar dolara kadar ulaştığını vurgulayan Müsteşar Aşcı, bu rakamlara lojistik sektörünün önemli katkısı olduğunu belirtti.

    “Herkes bir şey üretir ama bazıları kalıcı eserler üretir”

    Müsteşar Aşcı, lojistik alanın genişliğinden bahsederek “7 milyona yakın TIR’ın giriş çıkış yaptığını, binlerce gemi ve uçağın yanı sıra sadece uluslararası alanda 120 milyon yolcunun gidip geldiğini düşünürseniz lojistik alanının ne kadar geniş olduğunu görürsünüz. Herkes bir şey üretir ama bazıları kalıcı eserler üretir. İnşallah buradaki arkadaşlar ülkemiz için çok güzel şeyler üretecekler” şeklinde konuştu.

    “Yaş sebze ve meyvede yüzde 50’ye yakını telef oluyor”

    Enflasyonda yaş-sebze meyvenin ağırlığının hala çok yüksek olduğuna işaret eden Aşcı, bunun en önemli sebeplerinden birinin üretilen yaş sebze ve meyvenin bazı ürünlerinin yüzde 50’ye yakın kısmının üreticiye ulaşmadan telef olduğunu ifade etti. Aşcı, sebze ve meyvedeki kaybın nedenlerinden bahsederek, “Biz düzgün bir şekilde toplayamıyoruz, taşıyamıyoruz ve pazara arz edemiyoruz. Bu nedenlerle yarıya yakın bir kayıptan bahsediyoruz. Bunun için sizin çalıştığınız alan çok önemli, sizlerin fikir ve çalışmalarıyla inşallah bu sorunları gidermiş olacağız” diye konuştu.

    Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın kabul edilerek yürürlüğe girdiğini hatırlatan Aşcı, kurulun yapısından bahsetti ve gençleri kurulun toplantılarına davet etti.

    “2023 ticaret hacmi hedefi yüzde 1 buçuk”

    Aşcı, dünya ekonomilerinde 2008’den bu yana daralma yaşandığına dikkat çekerek, “Dünya ticaret hacminden Türkiye yaklaşık olarak yüzde 1 civarında pay alıyor. 2023 hedeflerimizde bu oranı yüzde 1 buçuklara çıkarmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin 2016 yılı büyüme oranı yüzde 2.9 oldu. Neden böyle oldu? Yüz yılın hatta bin yılın gördüğü hain bir terör örgütünün darbe girişimi ile karşılaştık. Buna rağmen biz yine de büyümemizi sürdürdük” değerlendirmesinde bulundu.

    “Aklınızı ve vicdanınızı birilerine teslim etmeyin”

    15 Temmuz vurgusu yaparak gençlere tavsiyelerde bulunan Aşcı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hepinizin bir dünya görüşü olacak, olması lazım. Türk Hava Kurumu Üniversitesi ülkemizdeki başarılı öğrencileri barındıran bir üniversite. Dolayısıyla siz rakiplerinizi geride bırakmış ve buralara kadar gelmiş, Yüce Mevla’nın verdiği zekayı kullanan insanlarsınız. Asla ve asla aklınızı ve vicdanınızı birilerine teslim etmeyin. Aklınızı ve vicdanınızı, ben bu ülkeyi nasıl kalkındırırım, hangi iktisadi ve lojistik modeli uyguladığımda ben bu ülkeye daha iyi hizmet ederim bunu düşünmemiz gerekir.”

    “Arz zinciri güvenliği”

    Müsteşar Aşcı, uluslararası ticarette ABD’nin uyguladığı arz zinciri güvenliği modelinden bahsederek, “Dünyada çeşitli modeller var. ABD, özellikle 2001’deki terör saldırından sonra konsept değiştirerek sadece ticaretteki hıza değil, güvenlik konusuna da önem vermeye başladı. Arz zinciri güvenliği, malın üretildiği yerden teslim edildiği yere kadarki zincirde kimler varsa bütün bunların güvenilir olmasını gerektiriyor. Emniyet ve güvenlik tedbirlerinin uygulandığı alanlar gümrük idaresinin konusuna giren alanlar. Biz de ülkemiz için ABD modelini seçtik. Yani üreticiden tüketiciye gidene kadar her aşamada ayrı ayrı kategorize ederek güvenilir mi değil mi diye bakıyoruz” diye konuştu.

    “Türkiye lojistikte avantajlı”

    Türkiye’nin lojistik alanında yaptığı çalışmalarla başka ülkelere de örnek olduğunu vurgulayan Müsteşar Aşcı, Türkiye’nin konumu itibariyle, birçok uluslararası yol ve hattın üzerinde olduğunu ve bunun da lojistik anlamda Türkiye’ye önemli bir avantaj sağladığını belirtti.

    Aşcı, gençlere Bakanlığın lojistikle alakalı olan Tek Durakta Kontrol, Türkiye- Rusya Basitleştirilmiş Gümrük Hattı, Yetkilendirilmiş Yükümlü ve Tek Pencere Sistemi gibi projelerinden de bahsetti.

  • Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu’dan küresel terör uyarısı

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, terörün küresel barışa kast eden yapısına vurgu yaparak, “Ankara ne kadar güvenli ise Moskova da Washington da Berlin de Paris de Londra da o kadar güvenlidir. Küresel terör bütün hakları tehdit ediyor. Küresel teröre karşı Türkiye ve Rusya’nın birlikte tedbirler alması, ABD ve AB’nin buna katkı sağlaması dünyaya barışı ve refahı getirebilecektir” dedi.

    Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Rusya Federasyonu Kumuk Türkleri’nin yerel gelenek ve kültürünün korunması amacıyla kurulan sivil toplum kuruluşu Özden Derneği’nin Başkanı Timur Porsukov ve Başkan Yardımcısı Rasul Khuseynovih’i makamında kabul etti. Ziyarette dernek adına Kumuk Türkleri ve Türk dünyasına hizmetlerden dolayı teşekkür eden Dernek Başkanı ve yardımcısı Topçu’ya hatıra olarak şilt takdim etti.

    Özden Derneği’nin Rusya-Türkiye ilişkilerinde ve Rusya Federasyonu sınırları dahilindeki sivil toplum görevlerinde üstlendiği sorumluluğa değinen Topçu, “Derneğimiz Türkiye – Rusya ilişkilerinde bir köprü vazifesi gördü. Bu derneğimizin mensupları aynı zamanda Rusya’nın gelişmesine, kültürlerini ve geleneklerini koruyarak katkıda bulunan bir sivil toplum hareketidir. Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinden sonra Özden Derneği’nin mensuplarının krizin çözümüne yönelik göstermiş oldukları mücadeleyi yakinen biliyorum” şeklinde konuştu.

    Özden Derneği’nin Türkiye ve Rusya arasındaki gerilimin yumuşamasında aktif rol aldığını ifade eden Topçu, “Özden Derneği, Rusya Lideri Sayın Putin’e mektup yazdı. Duma’daki bütün milletvekillerine mektup gönderdiler. O mektuplarında ‘Devletimiz olan Rusya Federasyonu’nun vatandaşları olarak, milyonlarca Türk ve Müslüman adına, Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’den ve değerli milletvekillerimizden rica ediyoruz; Rusya’nın güvenliği, özgürlüğü ve refahı bizim için çok önemli. Ama aynı zamanda, soy ve din bağımız olan, Rusya ile dostluğundan çok şey kazanılacak Türkiye Cumhuriyeti ile barışımız da çok önemli. Buz çerçevede bu krizin çözülmesini Sayın Cumhurbaşkanımız Putin’den milletvekillerimizden rica ediyoruz’ diye ciddi bir kamuoyu oluşturdular. Neticede kriz çok şükür çözüldü ve burada Kumuk Türkleri Özden Derneği’nin diğer Müslümanları da bir araya getirerek bu krizin çözülmesinde ciddi bir sivil toplum görevi yaptılar. Bunun için kendilerini tebrik ediyorum” açıklamalarında bulundu.

    “Müslümanlar ve Türkler bulundukları ülkeye ve devlete asla ihanet etmezler” diyen Topçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Müslüman Kumuk Türkleri de vatanına ve devletine bağlı, radikalizmden uzak, kimlik ve geleneklerini muhafaza ederek Rusya’nın kalkınmasına ciddi katkıları olan Rusya vatandaşları olmuşlardır. Rusya vatandaşı Kumuk Türklerine Türkiye-Rusya ilişkilerine kattığı değerlerden dolayı teşekkür ediyorum. Rusya’daki bütün halkların güvenli, özgür ve refah içerisinde yaşamalarını diliyorum. Aynı şeyi dünyanın her yerinde yaşayan halklar için de temenni ediyorum. Ziyaretlerine tekrar teşekkür ediyorum.”

    Rusya ile ilişkilerin “kazan-kazan” anlayışıyla işlediğini belirten Topçu “Bugün gelinen noktada Rusya’nın güvenliği, özgürlüğü, refahı, orada yaşayan Müslüman Türk toplumlarının üzerinde durduğu vazife gibidir. Aynı zamanda orada milyonların üzerinde bir sayıyla ifade edilen Türklerin ve Müslümanların Türkiye – Rusya ilişkilerinde çok önemli görevleri vardır. İlişkilerimiz her geçen gün de daha ileriye gitmektedir. İşte ileriye gidişte hem Türkiye’de yaşayan Rus asıllı Türkiye vatandaşı olanların, hem de Rusya Federasyonu’nda yaşayan Müslüman Türk unsurların ciddi bir katkısı vardır. Hem Türkiye hem Rusya bunu göz ardı etmiyor” ifadelerini kaydetti.

    “Dünyanın barış içinde yaşaması Türkiye-Rusya ilişkilerine bağlı”

    Türkiye-Rusya ilişkilerinin küresel düzlemde önemine vurgu yapan Topçu, “İlişkilerimiz sadece iki ülkenin menfaatine değil; Asya’nın, Afrika’nın, Balkanlar’ın, Avrupa’nın ve Ortadoğu’nun menfaatinedir. Hatta bundan Amerika Birleşik Devletleri de büyük fayda görür. Kısacası bu iyi ilişkiler dünyada refahın, özgürlüğün menfaatinedir. Onun için dünyanın barış içerisinde yaşaması, dünyanın merkezinde olan iki büyük devlet Türkiye ve Rusya ilişkilerinin ileri seviyelere taşınmasıyla doğrudan ilişkili olduğu kanaatini taşıyorum” dedi.

    “Küresel teröre karşı birlikte olmalıyız”

    Terörün küresel barışa kast eden yapısına vurgu yapan Topçu, “Dünya için bugün en büyük tehlike otoriteleri zaafa uğratan ve halkların güvenliğine kast eden küresel terördür. Yani Ankara ne kadar güvenli ise Moskova da Washington da Berlin de Paris de Londra da o kadar güvenlidir. Küresel terör bütün hakları tehdit ediyor. Küresel teröre karşı Türkiye ve Rusya’nın birlikte tedbirler alması, ABD ve AB’nin buna katkı sağlaması dünyaya barışı ve refahı getirebilecektir. Türkiye şu anda küresel terörün başlıca aktörlerinden olan PKK/PYD, DAEŞ, FETÖ, DHKP-C gibi örgütlerle amansız bir mücadele vermektedir. Bu yolda uzun bir mesafeyi kat etmiş durumdadır. Biz dostlarımıza bu mücadelede bizimle birlikte olmalarını söylüyoruz. Biz mücadelemize devam ediyoruz. Bu mücadelede Rusya gibi büyük bir devleti yanımızda görmekten memnunuz. İnşallah önümüzdeki günler tüm başkentler ve halklar için küresel teröre karşı mücadelenin daha işbirliği içinde yürütüleceği günler olacaktır ”değerlendirmelerinde bulundu.

  • Ramazan Kurtoğlu, Nazilli’de küresel para savaşları ve Türkiye’yi konuştu

    Nazilli Belediyesi tarafından düzenlenen 8. Kültür Sanat ve Edebiyat Festivali konuğu Akademisyen Ekonomist, Yakınçağ Siyasi Tarihi Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Kurtoğlu Küresel Para savaşları ve Türkiye konulu konferans verdi.

    8. Kültür Sanat ve Edebiyat Festivali konuğu Akademisyen Ekonomist Doç. Dr. Ramazan Kurtoğlu Konferansta Küresel Para savaşları ve Türkiye konulu konferans verdi. Yenidünya düzeni, küresel hegemonya, parayla ilgili dönen oyunlar ve bu noktada piyonların nasıl yönlendirildiği hakkında konuşan Ramazan Kurtoğlu Küresel ekonomiyi yönlendiren odaklar tarafından Türkiye üzerinde de birçok oyun oynandığına da işaret etti. Doç. Dr. Kurtoğlu, Dünyadaki finansal durum hakkında da bilgiler verdi.