Etiket: KÜRESEL

  • Ayvalık’ta ‘Ulusal Değer Zeytinyağı Küresel Hedef Bütün Dünya’ paneli

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; bu yıl 13.’sü düzenlenen Zeytin Hasat Günleri’nin 3. gününde ‘Ulusal Değer Zeytinyağı Küresel Hedef Bütün Dünya’ adını taşıyan panele sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

    Halil Başyazgan Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelin moderatörlüğünü Hürriyet Gazetesi Ekonomi Yazarı Vahap Munyar yönetirken panele; Portekiz Cepaal Alantejo Zeytinyağların Araştırma ve Tanıtım Merkezi Teknik Müdürü Henrique Herculano, Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım’ın yanı sıra Yazar-Gurme-Gezgin-Müzisyen Ayhan Sicimoğlu da konuşmacı olarak katıldı.

    Toplantıda; Ayvalık Kaymakamı Gökhan Görgülüaslan’ın yanı sıra Belediye Başkanı Rahmi Gençer, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Benhan İbrahim Kantarcı, CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın, Manisa Milletvekili Utku Çakıröz, Yunanistan’ın İzmir Konsolosu Arygros Papolvia, İzmir Ticaret Borsası, Ege İhracatçılar Birliği yöneticileri, sektör temsilcileri ve kalabalık bir vatandaş topluluğu hazır bulundu.

    Ayvalık Kaymakamlığı, Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Turizm Danışma Bürosu, Ayvalık Ticaret Odası ve Esnaf Sanatkarlar Odası işbirliği ile hazırlanan ‘Ayvalık’ın En İyi Lezzet Noktaları’ yarışmasında dereceye giren firmalara da ödüllerinin dağıtıldığı panelin açılış konuşmasını Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Benhan İbrahim Kantarcı yaptı.

    Ayvalık Ticaret Odası olarak ilçenin dünyaca ünlü zeytinyağına Coğrafi İşareti alınmasını sağladıklarını hatırlatan Başkan Kantarcı, Coğrafi İşaret’in Ayvalık Zeytinyağı’nın taklit edilmesinin önüne geçtiğini savundu.

    Zeytinyağının çok değerli bir sağlık iksiri olduğunun altını çizen Benhan İbrahim Kantarcı, ABD ve Avrupa’da yapılan araştırmalarda zeytinin ve zeytinyağının faydalarının saymakla bitmediğini belirtti.

    Panel açılışında konuşan Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gençer ise geçmişte yaşanılan zeytinlik alanlarının imara açılmasına ait hatalara bundan böyle hiçbir zaman için izin verilmeyeceğini vurguladı.

    Ayvalık Zeytinyağı’nın tanıtımı için 13 yıldan bu yana sürdürdükleri Zeytin Hasat Günleri’nin de katkılarıyla günümüzde zeytinyağı tüketiminin 2 litreye ulaştığını belirten Başkan Gençer, 2 milyona yakın zeytin ağacının bulunduğu Ayvalık’ın dünyaca ünlü zeytinyağının hak ettiği noktaya ulaşması için çalışmaların tüm hızıyla süreceğinin de altını çizdi.

    Toplantı açılışında konuşan CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın da Türkiye’deki zeytinlik alanların maden sektörüne talan edilmemesi için TBMM çatısı altında yaptıkları mücadeleleri anlatarak, insan sağlığına çok büyük faydaları olan zeytinyağının temel unsuru olan zeytin ağacını sonuna kadar koruyacaklarını vurguladı.

    Ayvalık Kaymakamı Gökhan Görgülüaslan’da yaklaşık 2 ay önce atandığı Ayvalık’ta 13. Zeytin Hasat Günleri etkinlikleri için çok yoğun hazırlıklara tanık olduğunu kaydederek, zeytinin ilçe ekonomisinde daha da fazla getiri sağlayabilmesi için Ayvalıklılarla birlikte yoğun çaba içerisinde bulunacaklarını belirtti.

    Açılış konuşmalarının ardından 7 ayrı kategoride 84 işyeri arasında vatandaşların oylarıyla Ayvalık’ın En İyi Lezzet Noktaları organizasyonda dereceye giren restaurant, tost büfeleri, kafeterya ve mekanların sahiplerine plaket ve belgeleri ünlü gurme, yazar ve milletvekilleri tarafından verildi. En önemli sosyal projelerden biri olan Zeytin Çekirdekleri, ilginç kareografileriyle panele katılanlara müthiş bir konser verdi.

    Konserin ardından başlayan panelde konuşan Dünya Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım bu yıl zeytin rekoltesinin bu yıl son derece yüksek olacağını vurguladı.

    Geçtiğimiz yıl 170 bin ton olan zeytinyağı üretiminin bu yıl 250 bin ton olmasının beklendiğini belirten Ali Ekber Yıldırım, bu yıl 41 bin tonluk zeytinyağı ihracatının rekor olduğunu söyledi. Bu rekorun yüzde 68 oranında dökme zeytinyağı olarak gerçekleştiğini anlattı.

    Türkiye’de tüketim, üretim ve ihracat alanlarında uyumlu bir ivmenin yakalandığını kaydeden Yıldırım, Bakanlığın da bu uyumu oluşturacağı üretim politikalarıyla desteklemesi gerektiğini savundu.

    Zeytin Yasası’nın sıklıkla değiştirilmesine yönelik girişimlerin bulunduğunu hatırlatarak, bu yasanın bugüne kadar 7 kez değiştirilmeye yeltenildiğini ve artık bu yasaya hiçbir şekilde dokunulmaması gerektiğinin altını çizdi.

    Türkiye’de ilk coğrafi işareti alan ilçenin Ayvalık olduğunu belirten Yıldırım, “Ama zeytinyağında da en çok tağşişin yaşandığı ilçe de Ayvalık. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” dedi.

    Panelde konuşan Portekiz Cepaal Alantejo Zeytinyağların Araştırma ve Tanıtım Merkezi Teknik Müdürü Henrique Herculano da, Portekiz de 130 bin zeytin üreticisinin bulunduğunu kaydederek, “Portekiz zeytinyağı üretiminde 5 ayrı bölgeye ayrılıyor. Portekizde zeytinyağı eski tarihlerden itibaren bulunmakta olan bir kültürdür.1950-1960 ‘lar da Portekizde ağaçların kesildiği için eski günlerine döndürme arzusu ile zeytinciliğe önem verilmektedir. Fabrikalarımızda farklı tiplerde zeytin türleri yetiştirilmekte olup İspanyol ve Yunan kültürüne ait zeytin türleri de dahil edilmektedir. Portekiz de bizde tıpkı Ayvalık gibi coğrafi işarete önem veriyoruz. Ülke genelindeki zeytin üretimimiz kooperatifler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bazı kooperatiflerin tek başına üretimi örneğin Fransa’nın ürettiği zeytinyağından çok çok fazladır. Portekiz de 5 ayrı zeytin üretim bölgesinde ayrı ayrı pek çok coğrafi işaret bulunmaktadır. Bazı coğrafi işaretler ürün şartnamesinin yeterli olmaması nedeniyle başarısız olmuştur. Ama genelde Portekiz de kaliteli zeytinyağı üretiminin temelinde coğrafi işaretli markalar başarılı olmuşlardır” dedi.

    Henrique Herculano zeytinyağının geleceğin petrolü olarak gördüğünü de sözlerine ekledi.

    Panelde konuşan Yazar-Gurme-Gezgin-Müzisyen Ayhan Sicimoğlu da, Amerika da düzenlenen uluslararası zeytinyağı yarışmasında Yunanistan’ın 45 kez altın madalya aldığını ve hatta bu konuda dünyanın en büyük zeytinyağı üreticisi İtalya’yı da geçtiğini belirterek, bu uluslararası yarışmaya Türkiye’nin geçen yıl ilk kez Ayvalıklı Zeytinyağı Tadım Uzmanı Suzan Kantarcı Savaş’ın aracılığıyla katılmasını üzücü bulduğunu söyledi.

    Panel, konuşmacılara plaketlerin verilmesiyle sona erdi.

  • Küresel tahıl üretimi yeni bir rekora giderken tüketim ve stoklar yükseliyor

    BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi Ağustos ayında yüzde 1.3 düşerken bunda buğday ve iri taneli tahılların düşüşü etkili oldu.

    BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Gıda Fiyat Endeksi Temmuz ayına göre yüzde 1.3 düşerek Ağustos ayında 176.6 puan olarak gerçekleşti. Bunda en büyük rolü FAO Tahıl Fiyat Endeksi’nin yüzde 5.4 düşmesi oynarken bu durum Karadeniz bölgesinde üretim beklentileri iyileşirken buğday fiyatlarında keskin bir düşüş olarak yansıdı. FAO küresel tahıl üretim tahminlerini 2 bin 611 milyon tona yükseltirken bu tüm zamanların rekoru anlamına geliyor. Bugün açıklanan son FAO Tahıl Arz ve Talep Özeti’ne göre küresel tahıl stokları 2018 sezonunun kapanmasıyla tüm zamanların en yüksek değerine erişecek.

    Yeni tahminler daha geniş buğday hasadına işaret ederken bunda Rusya Federasyonu’ndaki iyileşen üretim beklentilerinin Kanada ve ABD için yapılan düşüş revizyonlarını dengelemekten daha fazla olmasının etkisi var. Ayrıca bunda Brezilya ve Rusya Federasyonu’ndaki yüksek mısır ve arpa üretimi de rol oynadı. FAO’ya göre küresel pirinç üretimi 2017 sonunda yeni bir rekora ulaşacak.

    Fiyatlarda hafif düşüş

    FAO Gıda Fiyat Endeksi’nin Ağustos ayında biraz düşmesiyle üç aydan beri süren yükseliş de sona erdi. Ancak buna rağmen uluslararası pazarlarda tahıl, bitkisel yağ, süt ürünleri, et ve şekerden oluşan beş ana gıda maddesinin fiyatları ve ticareti takip edilerek belirlenen endeks geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 6 yukarıda gerçekleşti.

    Tahılların yanında FAO Et Fiyat Endeksi Ağustos aynında yüzde 1.2 düşerken FAO Şeker Fiyat Endeksi Brezilya, Tayland ve Hindistan’da önde gelen üreticilerin lehte hasat beklentilerinin etkisi ve Çin ve Hindistan’ın koyduğu yüksek gümrük tarifelerinin gölgesinde gerçekleşen zayıf uluslararası talep sebebiyle yüzde 1.7 düştü. Ancak FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi palm, soya ve ayçiçeği yağındaki artan tekliflerin etkisiyle yüzde 2.5 arttı. FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi de tereyağına Avrupa ve Kuzey Amerika’daki yüksek talep sebebiyle Temmuz ayına göre yüzde 1.4 yükseldi.

    Küresel stok ve ticarette keskin artışlar

    FAO’nun yeni tahmini ayrıca buğday ve pirinç gibi tahılların gıdada daha büyük kullanımına işaret ederken iri tanelilerin hayvan yemi olarak kullanımının da tüm zamanların en yüksek değerine ulaşması öngörülüyor.

    Dünya tahıl stoklarının 719 milyon tonluk yeni bir rekor kırması bekleniyor. Bu da sezon açılırken zaten en yüksek değerine ulaştığı noktadan yüzde 2’lik bir artış anlamına geliyor. Rusya Federasyonu’ndaki buğday ve Brezilya’daki mısır stoklarının da belirgin şekilde artması bekleniyor.

    Dünya tahıl ticaretinin yüzde 2’nin üzerinde genişleyerek 403 milyon tona varması bekleniyor ki, bu da yeni bir rekor demek. Çin, Brezilya, Avrupa Birliği, İran İslam Cumhuriyeti ve Meksika’dan beklenen sağlamlaştırıcı ithalat talebinin etkisiyle FAO’nun son öngörüsü bir öncekinden 8 milyon daha yüksek gerçekleşti.

  • KARDEMİR’e ‘Küresel Kalite, Mükemmellik ve İdeal Performans’ Ödülü

    Karabük Demir ve Çelik İşletmeleri (KARDEMİR) AŞ., Uluslararası Kalite Zirvesinde “Küresel Kalite, Mükemmellik ve İdeal Performans Ödülü”ne layık görüldü.

    KARDEMİR, Fransa merkezli Otherways Management Association Club-Paris (OMAC) kuruluşu tarafından, Kalite ve Mükemmellik alanlarında “Küresel Kalite, Mükemmellik ve İdeal Performans Ödülü” nü aldı.

    Bugüne kadar her yıl değişik kategorilerde düzenlenen ve bu yıl 15.’si düzenlenen, 33 ülkeden 40 farklı kuruluşun katıldığı ödül töreni, İtalya’nın Roma kentinde gerçekleşti.

    Ödül töreninde KARDEMİR’in kısa tanıtım filminin izlenmesinin ardından, şirketin Yönetim Kurulu Üyesi Burak Yolbulan tarafından, üretim kapasitesi, yatırımlar ve ürünler ile ilgili bilgilendirme sunumu gerçekleştirildi.

    Şirketin ideal performans, kalite ve mükemmeliyetçilik konularında sektörde gösterdiği başarısı ve özverisinin sonucu almaya hak kazandığı bu ödül, gerçekleştirilen ödül töreninde, şirketin Yönetim Kurulu üyesi Burak Yolbulan ve Kalite Metalurji ve Laboratuvarlar Müdürü Figen Dikilitaş’a takdim edildi.

    KARDEMİR AŞ.’den yapılan açıklamada şirketin, gücüne güç katacak her türlü başarıyı, daima sürdürülebilir kılmaya çalışıldığı da belirtildi.

  • Küresel ısınma tehdidi yaklaşıyor

    Küresel ısınmanın kontrol altında tutulabilmesi için öngörülen azami sıcaklık artışının, önümüzdeki on yıl içerisinde aşılabileceği uyarısında bulunuldu. Ajans Press, konu ile ilgili araştırmasında, her yıl üzerine koyarak artan haber adetleri medyanın küresel ısınma tehdidini gündemine taşıdığının bir göstergesi sayıldığı belirtiliyor.

    Küresel ısınmanın kontrol altında tutulabilmesi için öngörülen azami sıcaklık artışının, önümüzdeki on yıl içerisinde aşılabileceği uyarısında bulunuldu. Melbourne Üniversitesinde yapılan araştırmaya göre ortalama küresel sıcaklık artışının okyanus-iklim örüntüsü sebebiyle 2026 yılına kadar ortalama artış eşiğini geçeceği belirtildi.

    Medya takibinin önemli kuruluşu Ajans Press, küresel ısınma ile ilgili araştırma gerçekleştirdi. Ajans Press’in araştırmasına göre, iklim değişikliği artık geleceğin değil günümüzün en önemli sorunları arasında nitelendiriliyor. İnsanlar dâhil tüm canlıları yaşam alanlarını tehdit eden küresel ısınma sebebiyle fırtına ve sıcak hava dalgası gibi aşırı meteorolojik koşullara daha sık maruz kalınacağı belirtiliyor.

    Ajans Press’in 2017 yılı içerisinde gerçekleştirdiği medya araştırmasına küresel ısınma ile ilgili 3 bin 591 haber yapıldığı tespit edildi.2015 yılının aynı döneminde bin 908 habere konu olan küresel ısınma, 2016’nın aynı döneminde ise 2 bin 463 habere konu oldu. Her yıl üzerine koyarak artan haber adetleri medyanın küresel ısınma tehdidini gündemine taşıdığının bir göstergesi sayıldı. Küresel ısınma ile ilgili medyaya yansıyan en önemli başlık ise sera gazı emisyonu oldu. Sera gazı emisyonları ile ilgili yılbaşından beri 606 haber yansıması tespit edilirken, sera gazı emisyonları düşürülmezse ekolojik sistemde yaşanacak esaslı değişikliklerin ömrümüz süresince görmemizin mümkün olacağı belirtiliyor.

  • Olumlu küresel görünüm Türkiye ekonomisini destekliyor

    Deloitte Türkiye’nin yayımladığı ekonomik görünüm raporu, küresel ekonomideki toparlanmayı umut verici olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte kısa vadede hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde artan siyasi belirsizlikler önemli bir risk unsuru olarak görülüyor.

    Deloitte Türkiye Ekonomi Danışmanı Dr. Murat Üçer tarafından hazırlanan ‘Ekonomik Görünüm – Yeni Dönem, Eski Sorular Raporu’ yayımlandı. Rapor, küresel ekonominin siyasi risklere rağmen toparlanmaya işaret ettiğine dikkat çekiyor. Türkiye tarafında ise önümüzdeki dönemde dış finansman koşuları ile içeride ekonomi politikalarının seyri izlenmesi gereken konular arasında ilk sırada sayılıyor.

    Deloitte Türkiye Stratejik Planlama, İş Geliştirme ve Pazarlama Lideri Hasan Kılıç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye, ekonomisinin, Hükümetin aldığı önlemler sayesinde yılın ilk yarısında güçlü bir büyüme kaydettiğini göreceğiz. Ancak bu güçlü seyrin sürdürülebilir olması için yatırımlarda ve güven ortamında belirgin ve kalıcı bir iyileşme olması gerekiyor. Bu da büyük oranda reformlar konusunda atılacak adımlara bağlı olacak. 16 Nisan referandumunun ardından bunun için uygun bir fırsat yakalanmış oldu. Bu adımların atılmadığı bir ortamda küresel likidite koşullarının da daraldığı göz önüne alındığında, büyümenin yeniden yavaşlama göstermesi ve enflasyon ile cari açık, yabancı yatırımcı iştahındaki azalma gibi malum kırılganlıklarımızın yükselmesi olası görünüyor”.

    Küresel ekonomide toparlanma umut verici

    Rapor, küresel ekonomide özellikle son dönemde yaşanan toparlanmanın umut verici olduğunu iletiyor. Korku endeksi olarak bilinen VIX, tarihsel olarak en düşük seviyelerde; bu durum da risk algısının son derece olumlu olduğunu gösteriyor. Büyüme, beklenen seviyede olmasa da hızlanıyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin ve emtia fiyatlarındaki görece istikrarın desteğiyle gelişmiş ekonomilerde enflasyon, hedeflenen seviyelere kalıcı bir yükseliş sergilemiyor fakat deflasyon riski şimdilik ortadan kalkmış görünüyor.

    Küresel ekonomide zayıf seyreden üretkenlik artışları, demografi ve yüksek borçluluk oranları en önemli yapısal sorunları oluşturuyor. Kısa vadede ise hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde artan siyasi belirsizlikler önemli bir risk unsuru.

    Türkiye ekonomisi

    Deloitte raporuna göre Türkiye ekonomisi, yılın ilk yarısında görece güçlü seyrettikten sonra, ikinci yarıda özellikle yılın sonuna doğru belirgin şekilde ivme kaybetme riski barındırıyor. Gelecek yıl ise yavaşlamanın bir miktar daha sürmesi bekleniyor. An itibariyle istihdam seferliğinin etkisi henüz rakamlara sınırlı yansımışken, önümüzdeki aylarda bir miktar toparlanma bekleniyor. Yine de seferberliğin tek başına sonuç getirmeyeceği, tek haneli işsizlik rakamı elde etmek için büyümede ve yatırımlarda gözle görülür ve kalıcı bir toparlanmanın olması gerekliliği öne çıkıyor.

    Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin TCMB’nin belirsizlik bandının da üzerinde seyretmesi ve temel enflasyon göstergelerindeki katılık, enflasyondaki yüksek seyrin dönemsel olmadığı, hatta son yıllarda alışılan ortalama yüzde 8 seviyesinin üzerine sıçradığını gösteriyor. Rapora göre enflasyon, yıl sonunda tek haneli seviyeye gerileyecek ancak yüzde 9’lar düzeyinde kalacak.

    Yaşanan gelişmeler ışığında, bütçe açığının GSYH’ya oranla yüzde 2,1 olacağına ilişkin resmi beklentinin aşarak yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşeceği değerlendiriliyor. Açığın, 2018 yılında ise yüzde 2 seviyesinde olması bekleniyor. 2019 yılının yeni bir seçim yılı olması nedeniyle 2018 bütçesinde belirgin bir sıkılaşma olmayacağı, hatta yeni teşviklerin devreye sokulabileceği öngörülüyor. Cari açık seviyesinin ise 2017 sonunda 35 milyar dolar seviyesine doğru bir artış kaydetmesi bekleniyor.

    Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yönelik sermaye girişlerinde ani duruş riski gözlenmese de süreç esnasında finansman koşullarının zorlaşacağı ve dış finansman maliyetlerinin artacağı bir dönem öngörülüyor. Türkiye’nin yüksek finansman ihtiyacı, düşük rezerv miktarı ve global ortam göz önüne alındığında kurda nominal olarak değerlenme ve genelde lira üzerindeki baskının kırılmasını beklemek pek olası değil.

    Avrupa’da toparlanma devam, ancak siyasi riskler endişe oluşturuyor

    Euro Bölgesi’nde ekonomik toparlanma güçlü seyrini sürdürüyor. Riskler tarafında, Hollanda ve Fransa seçimlerinde popülist-Euro karşıtı adayların kaybetmesi belirgin bir rahatlama oluştursa da siyasi endişeler tam olarak ortadan kalkmadı. Fransa’da yapılacak Parlamento seçimleri, İtalya’da erken genel seçim riski, Almanya’da Eylül’de yapılacak genel seçimler bu siyasi endişelerin başında geliyor.

    Çin’de teşvik ve hızlı kredi büyümesi ile gelişen büyüme oranına rağmen, IMF gibi uluslararası kuruluşlar, büyümenin 2018’de aşağı yöne geçeceğini öngörüyor. Yılın sonuna doğru yapılacak Komünist Parti Kongresi’nin ülkede orta vadeli adımlar ve görünüm açısından kritik olacağı düşünülüyor.

    Rusya’da petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Brezilya’daki siyasi belirsizliğin azalması sonucu 2015 ve 2016’da daralan Brezilya ve Rusya ekonomilerinin ise bu yıl büyümeye dönebileceği ifade ediliyor.