Etiket: Kurduğu

  • İsveç’te Müslümanların kurduğu ilk partinin seçim kaydı yapıldı

    STOCKHOLM (İHA) – İsveç’te 2018 yılında yapılacak seçimler için Müslümanların kurduğu ilk parti olan Yasin Partisi’nin başvuru kaydının yapıldığı açıklandı.

    İsveç Adalet Bakanlığı’na 2018 yılında yapılacak seçimler için Jasin Grup Derneği tarafından müracaat edilerek Müslümanların kurduğu ilk parti olma özelliği taşıyan Yasin Partisi’nin başvuru kaydının yapıldığı açıklandı. Genel seçimlerde il genel meclisi ve belediye seçimlerine girmesi bekleniyor. Parti, İsveç’te bulunan yabancılar ve Müslümanlar arasında işsizliği en az düzeye düşürmeyi hedefliyor.

    Öte yandan Amerikan Düşünce Merkezi “Pew Research Center”a göre 2010 yılında İsveç’te 451 bin Müslümanın yaşadığı, tahminlere göre 2030 yılında sayının 993 bine yükselebileceği bildirilmişti. Ancak sayının Suriye, Afganistan ve Ortadoğu’daki savaşın ardından göçle birlikte bu rakama ulaşıldığı kaydedildi. EXPO dergisinin kurucusu Tobias Hubinette ise “Önümüzdeki senelerde İsveç nüfusunun yüzde 10.2’si Müslümanlardan oluşacak “dedi.

  • Ailesinde gizli kurduğu firma ile 3 bin kişiyi istihdam ediyor

    Öğretmenliği bıraktığı 2008 yılında ailesi tarafından iş hayatına atılmasına izin verilmeyen ve bunun üzerine ailesinden habersiz şirket kuran Diyarbakırlı iş kadını Şerife Keskin, dokuz yıl içerisinde farklı kollarda 4 şirket kurup 3 binin üzerinde personel çalıştırmaya başladı. Keskin’in şimdiki hedefi, ulusal anlamda kurumsallaşarak istihdama katkı sağlamak.

    Elazığ’ın Palu ilçesinde dünyaya gelen Şerife Keskin, 2005 yılında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdikten sonra insanlara bir şeyler katabilmek adına eğitim hayatına atılmaya karar verdi. Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde öğretmenlik yapmaya başlayan Keskin, öğretmenliğin yanı sıra gönüllü olarak köylerde okuma yazma ve kişisel gelişim konularında kadınlara hem okuma yazmayı hem de kendilerini ifade etmeyi öğretti. Geçen 4 yılın sonunda mesleğinin artık rutinleştiğini fark eden Keskin, kendisini yenilemek ve bir şeyler katmak için ticaret hayatına atılmaya karar verdi. İş hayatına atılma fikrini ailesine açtığı zaman özellikle ağabeyinin şiddetle karşı çıktığını ifade eden Keskin, 2008 yılında ailesinden gizli olarak çok küçük bir sermayeyle özel bir güvenlik şirketi kurdu. Kısa sürede işlerini büyüten Keskin, güvenliğin yanı sıra otomasyon otomotiv, sosyal hizmetler üzerine toplam 4 şirketini kurduktan sonra işletme yöneticiliği dalında yüksek lisans yaparak ’İşletmelerin başarılarını etkileyen faktörler ve sırları’ konulu tez hazırladı. Keskin, Türkiye’nin değişik bölgelerinde 3 binin üzerinde kişiyi istihdam ederken, hedefinin ulusal anlamda kurumsallaşıp daha çok kişiye istihdam sağlamak olduğunu söyledi.

    “KOSGEB desteğiyle iki araç aldım kiraya verdim”

    Temizlik, otomasyon, inşaat, gıda, elektrik, sosyal hizmetler ve benzeri birçok iş kolunda her kesimden insanı bünyelerinde barındıklarını dile getiren Keskin, “Bu şekilde sektörde 4 firma ile hizmet vermekteyiz. Otomasyon ve otomotiv şirketini kurarken KOSGEB desteklerinden faydalandım. İlk olarak 30 bin TL faizsiz 6 ay ertelemeli bir destekten faydalandım. O faydalandığım destekle gidip iki araç aldım ve bir kuruma kiraya verdim. Tamamen bireysel emeğimle, çabamla bugünlere geldim. Şu anda firmalarımız bünyesinde kendi araç filomuz bulunmaktadır. Hedeflerim var. Daha güzel şeyler yapmak istiyorum. Şehir ekonomisine ciddi anlamda katkı sunmak istiyorum. Şehir ekonomisindeki kadın istihdamını arttırmak istiyorum. Toplumsal yapımız bizi buna mecbur kıldığı için biraz kadın istihdamına yönelik çalışmalar sürdürmek istiyorum. Bunun dışında sosyal sorumluluk projelerimiz var. Okullarımıza yardımlar yapıyoruz. Okullarımızın tamiratından tutun da içme suyu ve kanalizasyon şebekesine kadar elimizden geldiğince katkılar sunuyoruz. Bunun dışında giyim ve kırtasiye yardımları yapıyoruz. Kamu kurum ve kuruluşları her ihtiyaca cevap olamayabiliyor. Bu durumda biz işverenlere ciddi sorumluluklar ve yükümlülükler düşüyor. Bu konuda hassas biri olduğumu düşünüyorum. Aynı zamanda TOBB Diyarbakır Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kadın Girişimciler Kurulu aktif üyesiyim. İlimizde Kadın Girişimciler Kurulu olarak kadınlarımız için birçok güzel projeler yaptık ” diye konuştu.

    “Ailem ticarete atılmamdan yana değildi”

    İş hayatına atılırken ailesinin ticarete atılmasından yana olmadığını aktaran Keskin, “Karşılaşacağım zorlukları az çok tahmin edebiliyorlardı. Toplumumuzda kadınlara en çok yakıştırılan meslek grupları öğretmenlik, hemşirelik gibi daha garantici, sabah sekiz akşam beş, tatili, hafta sonu olan işlerdir. Kadına o kadar fazla rol ve misyon yüklenmiştir ki kadın annedir, kadın bakıcıdır, temizlikçidir, eştir, aşçıdır. Bunları yapabilmesi için kadına çok fazla zaman gerekiyor ve daha az zamanlı çalışabilecek ve aynı zamanda aile ekonomisine katkı sağlayabilecek işler toplumumuzda ve yöremizde kız çocuklarına daha uygun görülüyor. Ben ilk iş dünyasına atılma fikrini aileme açıkladığım zaman ağabeyim şiddetle karşı çıktı. ‘Hiçbir şekilde yapmayacaksın, izin vermiyorum’ dedi ve ben firmamı ağabeyimin bilgisi olmadan gizlice kurdum. Çok zor süreçleri tek başıma yaşadım. Ailem çok geç öğrendi. Söylemeye cesaretim hiç olmadı. Başkalarından öğrendiler. Başarı elde ettiğimi gördükleri zaman herhangi bir tepkiyle karşılaşmadım. Başarısız olsaydım herhalde sert tepkilerle karşılaşabilirdim ancak şu anda sadece ailem değil tüm akrabalarımdan ve çevremden takdir topluyorum. İyi ki de yapmışsın diyorlar. Bazen bazı şeyleri göze alıp cesaretli olmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Kadındır, başaramaz düşüncesiyle kadınları geri planda bırakmaya çalışıyorlar”

    Bazı erkek işverenlerin ‘kadındır, başaramaz, korkuturuz, işini alırız, üstüne gideriz, bastırırız’ düşüncesiyle iş hayatındaki kadınları geri planda bırakmaya çalıştıklarına dikkat çeken Keskin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ama ben her zaman şunu düşünürüm; irade cinsiyete göre verilmedi. İrade hem kadında hem erkekte var olan bir şey. Cesaret de hem erkekte hem kadında var olan bir olgu. Bu nedenle kadınlarımızın erkeklerden korkmasını gerektirecek hiçbir şey yok. Elbetteki zorluklar yaşadım. Rakiplerim var ama bunun yanında çok pozitif şeyler de yaşadım. İş ortaklarım, paydaşlarım, hizmet ettiğim kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri bir kadın olarak hiçbir zaman beni dışlamadılar. Aksine takdir ettiler. Birçok takdir ve onur yazılarım var. Bu anlamda kadınların yaşayabileceği her türlü zorluğu da yaşadım ama önemli olan bu zorlukları yaşarken tutunacağınız tavırdır, fikirlerdir, duruştur. Bunlarla kendinizi ispatlayıp olumsuz koşulları olumluya çevirebilirsiniz. Ortalama 3 binin üzerinde çalışanımız var. Doğusunda batısında Türkiye’nin birçok şehrinde işlerimiz mevcut. İşlerimizin başında profesyonel bir ekip var. Sürekli koordinasyon ve iletişim halindeyiz. İlimizde ve bölgemizde kurumsal bir firmayız. Hedefimiz ulusal anlamda kurumsallaşmak ve daha çok istihdam oluşturmak.”

    “Patron kelimesini sevmiyorum”

    Patron kelimesini sevmediğini vurgulayan Keskin, şunları kaydetti:

    “Çünkü toplumdaki bütün bireylerin eşit olduğunu, işçinin, işverenin, yöneticinin, asistanın, teknik personelin, herkesin sadece konum olarak farklı ama yaratılış olarak ve birey olarak eşit koşullarda olduğunu düşünüyorum. Patronum deyip işçisini tokatlayan işverene de şahit oldum. Patronum deyip işçisini 2 saat kapısında bekleten işverene de şahit oldum. Bu nedenle patron kelimesini sevmiyorum ve kaba bir kelime olarak görüyorum. Patron kelimesinin günümüzde anlamını yitirmiş olduğunu düşünüyorum. Daha modern, daha insancıl, insanı kapsayan kelimeleri tercih ediyorum. İşe alımlarda işverenlerin objektif olmasından yanayım. Referansla işçi alınmasına karşıyım. Eşitlikten yanayım. O işi yapabilecek ve o işe en çok ihtiyacı olanların işe alınmasından yanayım.”

  • Hayalini kurduğu iş yerini KOSGEB desteği ile açtı

    Girişimci Çiğdem Ayan, el sanatları üzerine hayalini kurduğu iş yerini KOSGEB desteği ile açmayı başardı.

    Kendi tasarımı olan el sanatı hobi ürünlerini 2 yıldır evinde yaparak internet üzerinden pazarlayan 35 yaşındaki Çiğdem Ayan, iş yeri hayalini KOSGEB kredisi ile gerçeğe dönüştürdü. Ayan, Seyhan ilçesi Sümer Mahallesi 69200 Sokak’ta oturduğu binanın alt katındaki iş yeri boşalınca hemen harekete geçerek Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının (KOSGEB) girişimcilik eğitimine katılıp girişimcilik sertifikası aldı. Ardından da KOSGEB’den aldığı hibe desteği ile evinin altındaki dükkanı kiralayarak Papatya Hobi Evi isimli iş yerini açtı.

    “Komşular cesaret verdi, eşimle konuşup harekete geçtim”

    Açılış öncesi İHA muhabirine hayalini gerçekleştirdiğini söyleyen Ayan, “Türkiye çapında ve yurt dışında satışlarım vardı. Bunun üzerine komşularla şakalaşıyorduk. Birden bu dükkan boştu ve ‘Çiğdem buraya bir iş yeri aç dediler’ ben de eşim ile konuşup karar verdik. KOSGEB’in eğitime katıldım sertifika ile hibe aldım” dedi.

    4 kişiye de istihdam sağlayan Ayan, açtığı hobi evinde kişiye özel tasarımlar, nişan, düğün, doğum gibi konseptler hazırladıklarını ve dağıtılabilen her şeyi tasarladıklarını sözlerine ekledi.

    İş yerinin açılış kurdelesini KOSGEB İl Müdürü Hüseyin Şen, Vergi Denetim Kurumu Başkanı Adem Toksöz, Basın Yayın Enformasyon Bölge Müdürü Mustafa Keleş kesti. Düzenlenen açılışa Çiğdem Ayan’ın arkadaşları ve vatandaşlar katıldı.

  • Hayalini kurduğu üniversiteden 61 yaşında mezun oldu

    Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yaşayan 61 Abdurrahman Akbaba, torunu yaşındaki öğrencilerle birlikte mezun olup kep atmanın heyecanını yaşadı.

    Yıldızeli Belediyesi’nde çalışan evli ve 3 çocuk babası Abdurrahman Akbaba 2 yıl önce girdiği üniversite sınavında 206 puan alarak Cumhuriyet Üniversitesi Yıldızeli Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik Bölümü’nü kazandı. 2 yıl boyunca başarılı bir şekilde eğitimine devam eden Akbaba, çocuğu yaşındaki öğrencilerle mezun olmanın sevincini yaşadı.

    Akbaba 1980’li yıllarda ihtilal nedeniyle okula gidemediğini belirterek, “Evin tek oğluydum. Ailem darbe nedeniyle korkup beni okula göndermediler. İçimde okuma hevesi vardı. Eğer okumadan ölseydim gözüm açık giderdim. En azından 2 yıllık yüksekokul bitireyim dedim. Okumanın yaşı olmaz” şeklinde konuştu.

    2015 yılında girdiği üniversite sınavında 206 puan aldığını ifade eden Akbaba, “Cumhuriyet Üniversitesi Yıldızeli Meslek Yüksekokulu Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümünü kazandım. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız’a, okul müdürüme, öğretim elemanlarına ve öğrenci arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Okula devam etmemde ve okulu başarı ile tamamlamam da bana çok destek oldular, Allah hepsinden razı olsun” dedi.

    Akbaba, daha sonra genç okul arkadaşlarıyla birlikte kep atmanın heyecanını yaşadı.

  • Hayata küsmedi, hayalini kurduğu kitabının tanıtımını yaptı

    Milyonda bir görülen hastalığı nedeniyle 3 makineye bağlı olarak yaşam mücadelesi veren ve en büyük isteği kitaplarının yayımlanması olan Elazığlı Nurçin Arlı’nın çıkardığı kitap düzenlenen programla tanıtıldı.

    Milyonda bir görülen kas gevşekliği (duchenne muscular dystrophy miyopati) hastalığı nedeniyle iki kez kalbi durduktan sonra 3 makineyle yatağa bağımlı yaşamaya başlayan 29 yaşındaki Nurçin Arlı’nın en büyük isteği kitaplarının yayımlanmasıydı. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) yaptığı haber sonrası Arlı’nın yayımlanmasının hayalini kurduğu ’Vatan Gözlüm’ adlı kitabı, Galatasaray Kulübünün bir kongre üyesi tarafından tüm masrafları karşılanarak basılmıştı. Arlı, basımı yapılan ve satışa başlanılan kitabının tanıtımı için Elazığ Belediyesi’nin desteğiyle tanıtım programı düzenledi.

    Kültür Park Mamürat’ül Aziz Konferans salonunda düzenlenen programa, Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, Tunceli Valisi Osman Kaymak, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Ejder Açıkkapı ve Metin Bulut, AK Parti Elazığ İl Başkanı Ramazan Gürgöze ve çok sayıda davetli katıldı.

    Tüm engellilere örnek olan Nurçin’e her zaman destek olacaklarını belirten Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, bin adet kitabını satın aldı.

    “İkinci kitabın baskını Valilik karşılayacak”

    Nurçin’in ‘Vatan Gözlüm’ kitabıyla muhteşem bir işe imza attığını belirten Vali Murat Zorluoğlu, “Gerçek bir başarı hikayesidir. Hangi şartlar altında olursa olsun başarının mutlaka isteyene, arzu edene ve çalışana ait olduğunu gösteren çok somut bir başarı hikayesidir. Onu yürekten tebrik ediyorum. Bundan sonraki serileri de gelecek. İkinci kitap için valilik olarak söz verdik. Bu kitabın basımından belli bir süre geçtikten sonra ikin kitabı da basacağız ve tüm stantlarda bu kitaplar var olacak” dedi.

    Nurçin Arlı’nın büyük bir başarı öyküsü olduğunu ifade eden Tunceli Valisi Osman Kaymak ise, “Bu öyküyü bizde engelliler gününde vatandaşlarımıza anlatırız. İçinize kapalı olmayın, dışarı çıkın, mücadele aşkınızı yitirmeyin, mücadele edin diye söyleriz. Nurçin bir başarı örneği gösteriyor. Kendi içine kapanıp da hayata küsmemiş. Neler yapabileceğini bu kitapta gösteriyor. Tebrik ediyoruz ve diğer engellilere örnek olsun” diye konuştu.

    Hayallerinden vazgeçmediğini vurgulayan Nurçin Arlı ise, ailesinin her zaman yanımda olduğu ve çok mutlu olduğunu dile getirdi.