Etiket: Kurdu

  • Irgatlığı bıraktı tavuk çiftliği kurdu

    33 yaşındaki 3 çocuk annesi Melek Akoğlu, genç çiftçi projesi kapsamında devletten aldığı 30 bin TL hibe ile tavuk çiftliği kurdu. Günlük 20 koli çift sarılı yumurta üretimi yapan örnek kadın günlük 300 TLyumurta parası kazanıyor.

    Niğde Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş ve Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürü Soner Kahraman, genç çiftçi projesinden yararlanarak tavuk çiftliği kuran Melek Akoğlu’nun çiftliğini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

    Hedefinin kendi başına bir iş sahibi olmak olduğunu onunda gerçekleştirdiğini belirten Melek Akoğlu: “İşimden çok memnunum bir kısmını yemine ayırıyoruz. Bir kısmı harçlığımıza yetiyor. Çoluğumuza çocuğumuza evimizin geçimine yetiyor. Hedefim 450 tavuk daha alıp çiftçiliği genişletmek. Daha önce tarlalara gidiyordum ırgat olarak çalışıyordum. Onunla geçimimizi sağlayamadık. Bende genç çiftçiye başvurdum. Böyle işlere isteğim vardı. Kendi işimi kurdum . Hedefim kendi başıma bir iş kendi başıma geçimimi sağlamak. Günlük kazancım 300 lira ile 500 arası değişiyor. Dün satış yaptım 300 TL kazandım. Bir günde hemen hemen 400-500 lirayı buluyor” dedi.

    Köyde yaşayanlara, “Lütfen köyünüzü terk etmeyin” diye seslenen Akoğlu, “Hayvancılık yapılır, tavukçuluk yapılır, her şey yapma imkanı var köy yerinde. Onun için insanlarımızın şehirlere bina görevlisi olarak gitmesine karşıyım. Ben mücadele ettim. Mücadelemi kazandım. Tarım müdürlüğü arkamızda durdu destek oldu. Ben cesaretimden dolayı daha büyük işler yapmak istiyorum. Bununla yetinmek istemiyorum. Hedefim köy yerinde örnek bir kadın olmak. Bütün gençlere örnek olmak istiyorum. Herkesin yapa bileceği basit bir iş bu” şeklinde konuştu.

    Niğde Tarım ve Orman Müdürü Asım Baş, Niğde’de Genç Çiftçi Projelerinin amacına ulaştığını belirterek: “Genç çiftçilerimizin başarısı gurur verici bir tablo bizler acısından. Melek hanım genç çiftçi projesine başvurdu. Bakanlığımızın temel hedefi bu projede yerinde istihdamı sağlamak, köyden göçü engellemek. Melek hanımım mücadelesi projenin amacına ulaştığının en güzel örneği” dedi.

  • Sokakta yaşayanlarla empati kurdu bir hafta para harcamadan yaşadı

    Sokakta yaşayan insanların durumunu anlamak için sosyal deney yapmaya karar veren Diyarbakırlı Mustafa Vural, bir hafta boyunca hiç para harcamadan yaşadı. Kendisine yardım edenleri not eden ve proje bittikten sonra onlara kitap hediye eden Vural, sadece yüzde 30’luk bir kesimin yardım etmeyi reddettiğini söyledi.

    Diyarbakırlı 28 yaşındaki Mustafa Vural, sokakta yaşayan insanlarla empati kurarak onların yaşadığı zorlukları anlamak adına bir hafta boyunca para harcamadan kentte yaşamaya karar verdi. 1-7 Ekim tarihleri arasında kentte dolaşan Vural, bütün ihtiyaçlarını para harcamadan karşıladı. Esnafın yüzde 70’lik bir kesiminin kendisini sorgulamadan yardım ettiğini ifade eden Vural, kendisine yardım edenleri de tek tek not etti. Proje bittikten sonra tekrar kendisine iyilik yapanların yanına giden ve projesini anlatan Vural, onlara birer kitap hediye ederek teşekkür etti.

    “Sokakta yaşayan insanlarla empati kurmak istedim”

    Sokakta yaşayan insanlarla empati kurmak için böyle bir yola başvurduğunu anlatan Vural, “Kendime, ‘Para kullanmadan hayatta kalabilir miyim?’ diye sordum. Bir de kitap dağıtmak istedim. Bunu da bana yardımı dokunan kişilere vermek istedim. Sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği, tatlısı, kahvesi, ulaşımı gibi birçok konuda esnafa gittim. Yaklaşık yüzde 70’i yardım etmeyi kabul etti. Lokantaya gidince, ‘Param yok. Yemek yesem ve parasını ve sonra versem olur mu?’ diye soruyordum. Çoğu esnaf tamam diyordu. Farklı bir tepki göstermiyorlardı. Aynı semtte iki esnafa gittim. İlki yok dedi. İkinciye gittiğimde ise ‘lavaş mı istersin, somun mu istersin? Soğan ister misin?’ dedi. Böyle uç esnaflar da çıktı. Dolmuşçuların hiçbiri yok demedi. Proje bittikten sonra da yardım eden kişilere hem teşekkür anlamında hem de kitap okumayı genişletmek adına kitap hediye ettim. Beni görünce çok şaşırdılar. Tepkileri müthişti. Yabancı bir insandan hediye almak bambaşka bir duygudur. O adamların yüzündeki tebessümü gördüğüm için mutluyum” dedi.

  • Gümüşhaneli dağcılar Karagöl’de kamp kurdu

    Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) üyesi 20 sporcu, sonbahar mevsiminin görsel şöleninin en güzellerinin izlendiği Artvin’in Borçka ilçesi sınırlarındaki Karagöl Tabiat Parkında kamp kurdu.

    Geleneksel olarak her yıl sonbahar aylarında bölgeye foto-safari düzenleyen GÜDAK üyesi sporcular, bu yıl altıncısını gerçekleştirdikleri etkinlikte cumartesi sabahından bölgeye ulaşarak çadır kurup geceyi burada geçirdi.

    Akşam ateşini yakarak etrafında sohbet edip türküler söyleyen sporcular, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte gökyüzünün kendilerine sunduğu mükemmel bulut manzarasının göldeki yansımaları ve ağaçların rengarenk halini yüzlerce kez deklanşöre basarak ölümsüzleştirdi.

    GÜDAK Başkanı Mustafa Akbulut, Karagöl’ün sürekli gittikleri foto safari kamp merkezlerinden birisi olduğunu ve bu yıl altıncısını düzenlediklerini belirterek, Karagöl Tabiat Parkı’nın bu yıl da çok güzel olduğunu söyledi.

    Karagöl’ün sonbaharın tüm güzelliklerini cömertçe sergilemesi neticesinde kampa katılan fotoğrafçıların makinelerinin deklanşörlerine sabırsızca bastıklarını kaydeden Akbulut, bu yıl yaprak biraz erken döküldüğünden istedikleri rengi yakalayamadıklarını fakat hava şartlarının ve ortamın çok güzel olduğunu dile getirdi.

    Kampın ardından ekibin 4 kilometrelik bir parkur ayarlayıp yürüyüş yaptığını da dile getiren Akbulut, “Ekibimiz her yıl olduğu gibi bu yıl da Karagöl kampından çok mutlu ve memnun ayrıldı. Cankurtaran tünellerinin açılması ulaşımda çok kolaylık sağladı. Bu yıl çok rahat bir seyahat yaptık” şeklinde konuştu.

    Sonbahar fotoğrafı için Türkiye’nin sayılı bölgelerinden birisi olan Karagöl’ü tercih eden sporcular, yeşil renkteki iğne yapraklı ve sarıdan kahverengine varan renklere sahip geniş yapraklı ağaçların oluşturduğu görselliği göldeki suyun yansımasına katarak fotoğraf karelerine aktardı.

  • Mahalleliler topladıkları eski eşyalarla müze kurdu

    Arguvan’a bağlı İsa Mahallesinde yaşayan vatandaşlar topladıkları eski eşyalarla müze kurdular.

    Kurulan müzenin birçok yönden farklılık barındırdığını ifade eden Mahalle Muhtarı Vahap Aslan, geçmişten kalan eşyaları kurulan müze sayesinde geleceğe taşıyacaklarını aktardı. Aslan, “Mahallemizde yaşayan vatandaşlar kendi imkanlarıyla eski eşya merakıyla topladığı malzemelerden mahallemizde müze kurdular. Atalarından kalan ve yıllar önce kullanılan kağnı, kara saban, tırmık, at arabaları, saban ve harman makineleri gibi tarım aletleri gibi tarımsal aletlerle eski dönemlerine ait kişisel eşyaları, ilk akla gelenlerden biri de eski radyolardır. Bir dönem halkın en önemli haber kaynağı olmuştu ayrıca elektriğin olmadığı dönemlerde aydınlatma için gaz lambaları, lüksler, fenerler kullanılmış. Bunların hepsinden örnekler burada bulunuyor. Bunun yanı sıra çok eskiden hanımlarımızın mutfaklarda kullandıkları araç gereçler var. Bakır kaplar, kazanlar ve birçok eski mutfak aletini müzemize kazandırdık . Atalarımız zor şartlarda tarım ve hayvancılık yapmış, bunları gelecek nesillere anlatmak ve görmelerini sağladık” diye konuştu.

  • ALKÜ’lü akademisyenler Alanya Kızılay Şubesi’ni kurdu

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Akademisyenleri tarafından kurulan Alanya Kızılay Şubesi faaliyetlerine başladı.

    ALKÜ Akademisyenleri ve Alanya Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcilerinin katkılarıyla Alanya Kızılay Şubesi kurularak faaliyetlerine başladı. Alanya Kızılay Şubesi’nin kurulmasının ardından Alanya Kızılay Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Pınarbaşı’nı makamında ziyaret etti. Ziyarete, ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Güneş, Alanya Kızılay Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Dikici, Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Basri Savaş, yönetim kurulu üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Durkadın Demir Ekşi ve Dr. Öğr. Üyesi İsmail Topçu katıldı. Alanya Kızılay Şubesi yönetim kurulunda ayrıca Prof. Dr. Bülent Adil Taşbaş (Başhekim), Cemal Palamutçu (iş adamı), Reşat Duran (noter) gibi önemli isimler de bulunuyor.

    “Eğitim, sağlık ve yardım kuruluşuyuz”

    Alanya Kızılay Şubesi’nin faaliyetleri ve hedefleri hakkında Rektör Pınarbaşı’na bilgiler veren Başkan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Dikici, “Türk Kızılay’ı Cumhurbaşkanlığı himayesinde, kamu yararına dernek statüsünde, uluslararası çok büyük bir insani ve tıbbi yardım kuruluşudur. Ayrıca toplumun eğitilmesi sürecinde aktif rol almaktadır. Alanya’ya kapsamlı bir kan bankası ve kök hücre merkezi kazandırılması, insani yardım ve hayır faaliyetlerinin yürütülmesi, aşevi, öğrencilere burs, kıyafet ve diğer yardımların yapılması gibi çok sayıda proje için yola çıktık. Bu kadro dışında üniversiteden 30 civarında hocamız ve Alanya’yı temsilen 30 civarında değişik farklı iş ve mesleklerden isimler kurucu üye olarak bulunmaktadır” dedi.

    “Amacımız ihtiyaç sahiplerine yardım etmek”

    Yardım konusunda dünyanın en büyük kuruluşunun Kızılay olduğunu söyleyen Dikici, “Türk Kızılay’ı Alanya Şubesi İrtibat Ofisi’nin faaliyetleri için ALKÜ Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimlik katında bize bir ofis tahsis edilerek hizmete girmiştir. Hep birlikte hayra yönelmek, karşılıksız insani yardım ve faydalı faaliyetlere katkı sunmak isteyen herkesin maddi, manevi katkıları ile derneğimiz amacına yürüyecektir” şeklinde konuştu.

    “En büyük hedefimiz kan bankasını kurmak”

    Alanya Kızılay Başkanı Dikici, ”Özellikle Antalya ve Mersin hattı üzerinde bir kan bankası merkezinin olmadığını gördük. Daha önce Sağlık Bakanlığımız bununla ilgili bir çalışma yapmış ama çeşitli sebeplerden ötürü kurulamamış. Bizim en büyük hedefimiz Alanya merkezli bir kan bankasını Alanya’mıza kazandırmak. 4 katlı bir Kızılay binası oluşturmak için büyük bir çabamız var. Bu merkezin bir katını idari bina, bir katını aş evi, bir katını kan bankası merkezi ve bir katını da eğitim ile konferans salonu olarak kullanacağız” diye konuştu.