Etiket: Kurbanı

  • Bayram yolculuğunda hırsızların kurbanı oldu

    Kurban Bayramı tatili için yola çıkan bir aile, mola verdiği dinlenme tesisinde hırsızların kurbanı oldu. Hırsızlık anı anbean an güvenlik kameralarına yansıdı.

    Olay, Kırıkkale-Ankara karayolu Irmak köyü yakınlarında bir dinlenme tesisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 9 günlük Kurban Bayramı tatilini memleketlerine değerlendirmek için yola çıkan bir aile, mola verdikleri dinlenme tesisinde hırsızların kurbanı oldu. Otomobilin arkasında bekleyen iki hırsız önce dinlenme tesisinde park halindeki otomobilleri el feneriyle kontrol etti. Otomobilin içinde uyuduğunu gören hırsızlardan bir tanesi gözüne kestirdiği otomobilin sağ ön camını kırarak, içinde para ile ziynet eşyalarının olduğu çantayı alıp kayıplara karıştı. Hırsızın kısa bir süre içinde çantayı çalması ise akaryakıt istasyonunun güvenlik kamerasına anbean yansıdı.

    Jandarma ekipleri şimdi o iki hırsızı arıyor.

  • Akseki’nin meşhur Çimi Yaylası balı iklim kurbanı oldu

    Antalya’nın Akseki ilçesinde bal üretiminin geçtiğimiz yıla göre önemli oranda düştüğü bildirildi. Balın üretildiği Çimi Yaylasına yağmurun geç düşmesi, iklim şartları, kuru hava ve rüzgar, kilogramı 150 TL’den siparişle satılan bal üreticisini zor durumda bıraktı.

    Akseki’nin balı ile meşhur bin 860 metre rakımlı Çimi Yaylasında arıcılık yapan üreticiler, bu sezon bal üretiminde yaşanan düşüşle istediklerini bulamadı. Normalde bir kovandan 10 kilogram bal alan üretici bu yıl en çok 2 kilogram alabildi.

    Çimi Yaylası Kuyu mevkiinde arıcılık yapan Mevlüt Arıcı, 2018 yılı bal hasadının büyük oranda düştüğünü, bir kovandan bu yıl sadece yaklaşık 1,5 kilo süzme bal alabildiklerini söyledi. Geçtiğimiz yıl kovanlardan yüzde 80 oranında bal aldıklarını söyleyen Arıcı, “Bu yıl ise yüzde 10-12 oranına kadar düştü. Arıcılar hep umutla yaşar. Bu yıl olmazsa gelecek yıl olur inşallah. Arılarımızın bakımına devam ederiz” diye konuştu.

    Çimi Yaylasının balının kovanından çıkmadan satıldığını söyleyen Arıcı, “Müşterimiz hazırdır. Bu yıl kilosunu 150 liradan veriyoruz. İnşallah gelecek yıl iyi bir hasılat olur. Allah’ın verdiğine çok şükür” diye konuştu.

    “Bir kovandan 10 kilogram bal alırdık”

    Kuyu mevkisinde 53 yıldır arıcılıkla uğraşan Ahmet Arıcı ise organik, fenni ve top kovan balı ürettiğini, şu anda balın verimsiz olduğunu ifade etti. Arıcı, “40 yıldır Çimi Yaylasına arılarımızı getiriyoruz. Ama bu yıl oldukça bol çiçek olmasına rağmen arıda bal verimi düşük oldu. Hemen hemen normal sezonun beşte biri kadar bal alabildik. Bal sağımlarını yaptık. Seneye inşallah daha çok olur. Normalde bir kovandan 8-10 kilo bal alıyorduk. Biz burada arılarımıza şeker ürünleri ve katkı vermiyoruz. Organik bal yetiştiriyoruz. Bu yıl ise 2 kilogram civarında oldu. Bunu ise doğa şartlarına bağlıyoruz. Bu yıl yaylaya yağmur sonradan düştü. Bir de iklim şartlarında çiçekte kusma verim olmadı. Havalar nemli gitmedi. Rüzgarlı gitti. Bunlara bağlıyoruz. Bu yıl yaylada hava ısınmadı. Çok serin gitti. Arılar çok uzaklara gidip bal üretimi yapamadı” diye konuştu.

    Akseki balı yolda satılmaz

    Akseki Belediye Başkanı Mustafa İsmet Uysal ise Çimi Yaylasının endemik bitkiler ve çiçek florası açısından çok zengin bir bölge olduğunu dile getirerek, burada yetişen balların hem bal tadı olarak, hem de içerisindeki organik maddeler olarak çok önemli bir ürün olduğunu söyledi.

    Günümüzde yol kenarında Akseki balı olarak satılan ürünler olduğunu, ancak Akseki balının yol kenarlarında satılmadığını söyleyen başkan Uysal “Akseki balını bulmanız için ancak bir sene önceden bunu üreticilerine söylemeniz lazım. Bal yetişirken ancak öyle bulabilirsiniz. Dışarıda satılan balların hiçbirisi Akseki balı değildir. Ne olduğu belli değildir. Bunlarla uğraşmak durumundayız. Çünkü bizim dünyaca ünlü markamız olan Çimi Yaylasının balı başka bir iklimde, başka bir ortamda bulunan yapılan bal değildir. Herkes kendi balını över, fakat buradaki endemik ve özel çiçeklerin içerisinde üretilmiş olan bal diğer ballardan çok özeldir. Zaten bunu yıllar önce dedelerimiz zamanında Avrupa’da dünyada Akseki’nin Çimi balının ne olduğunu bilmektedir. Ben vatandaşlarımızdan rica ediyorum. Yol kenarlarında Akseki balı diye satılan ürünlere rağbet etmesinler. Çünkü yol kenarında öyle bir ürün yok. Çünkü Çimi balı ancak Çimi’den ve daha önceden sipariş verilerek yenilen bir baldır” dedi.

  • Trafik kazası kurbanı hamile kadın son yolculuğuna uğurlandı

    İzmir’in Çiğli ilçesinde yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden 5 aylık hamile olan kadın son yolculuğuna uğurlandı.

    Dün gece saatlerinde bir aracın Gökçe Çelikkol’un da içinde bulunduğu yolun kenarında duran başka bir otomobile çarpmasının ardından hayatını kaybeden 5 aylık hamile Çelikkol, toprağa verildi. Şemikler Merkez Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazına talihsiz kadının ailesi, akrabaları ve arkadaşları katıldı. Çelikkol’un arabada bulunan eşi Hakan Çelikkol, tabutun başından bir an olsun ayrılmazken, kadının yakınları da büyük bir acı yaşadı. Çelikkol’un cenazesi, kılınan cenaze namazının ardından Doğançay Mezarlığı’na defnedildi. Öte yandan, kazadan yaralı olarak kurtulan Gökhan Arba, 8 aylık hamile Gamze Arba, Yusuf Özdemir ve Sami Maktan’ın tedavilerine kaldırıldıkları Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam ediliyor.

  • Kuşadası kaza kurbanı iki genç için ağlıyor

    Kuşadası Yaylaköy’de dün akşam meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden Kuşadalı iki genç gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Kuşadası’nı yasa boğan trafik kazası dün akşam meydana gelmişti. Kuşadası’ndan Söke istikametine gitmekte olan 20 yaşındaki Faik Efe Hamurcu yönetimindeki 09 K 4972 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Levent Avcı yönetimindeki 09 JC 542 plakalı otomobil dikkatsizlik sonucu çarpıştı. Çarpışma sonucu araçta sıkışan Faik Efe Hamurcu olay yerinde, aynı araçta bulunan arkadaşı 20 yaşındaki Abdullah Nacar ise kaldırıldığı Söke Fehime Kocagöz Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Diğer araç şoförü Levent Avcı ve araçtaki Mehmet Altınay yaralanak, hastaneye kaldırıldı.

    Kuşadası’nda büyük üzüntüye yol açan trafik kazasında hayatını kaybeden iki genç için bugün Kuşadası Hanım Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Cami avlusunda tabutları yan yana konulan iki genç için cenaze katılanlar, sevenleri ve yakınları gözyaşı döktü. Cenaze namazının ardından Faik Efe Hamurcu Adalızade Mezarlığı, Abdullah Nacar ise Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

  • Kültürel yemeklerimiz yozlaşmanın kurbanı

    Geleneksel ve tanınmış tatların gelişigüzel ve her yerde yapılması Türk mutfağının yozlaşmasına sebebiyet veriyor.

    Dünyanın en zengin mutfaklarından birine sahip olan Türkiye’de yeterince önem verilmeyen yemek kültürü günümüzün getirileriyle birlikte giderek orijinalliğini kaybediyor. Üretici kadar tüketicinin de etkisinin olduğu bu durum önüne geçilemez bir hal almaya başladı. Ekonomik sebepler, alım gücü ve farklılık arayışı gibi birçok faktörün bulunması geleneksel tatların değişimini zorunlu kılıyor.

    Mutfak kültürü ve tarihi hakkında çalışma yapan akademisyenlerin ortak görüşü insanların adının değiştirilmesi ya da başka bir isimle anılması ne kadar absürtse yemeklerde de aynı şeyin geçerli olduğu şeklinde. Yöresel otantik lezzetlerin muhafazası doğru bir şekilde aktarımının ve sunumunun çok önemli olduğunu söyleyen Anadolu Üniversitesi Gastronomi Bölümü Öğr. Gör. Osman Güldemir, nasıl bir insanın ‘baş parmağı biraz uzun bunu şuradan kırpalım’ denilemeyeceği gibi yemeklerin de değiştirilmemesi gerektiğini, değiştirildiği takdirde farklı bir isimle sunulmasının daha yerinde olacağını belirtti. “Yemekler toplumun coğrafyanın yeme içme kültürünü geliştirici çalışmalardır, ama sunulan yemeğin beklentileri karşılar bir yemek olması gerekir. Örneğin o yemeğe ‘hünkar beğendi’ denildiyse orda tavuk eti olmamalı ya da patlıcan çıkarılıp yerine patates konmamalı. O zaman başka bir isim altında sunulmalı” ifadelerine yer veren Güldemir, bu gibi durumlarla sık karşılaşıldığını ve yemek kültürü içerisinde bir çok yanlışın olduğunun altını çizdi.

    Popülarite yemeklerde yozlaşmaya sebebiyet veriyor

    Teknolojinin getirileriyle beraber televizyon yayıncılığı ve sosyal platformlar kişilerde her şeyi yapabilecekleri düşüncesini oluştururken geleneksel tutumları da değiştiriyor. Bu durumla beraber yemek kültürünün değiştiğini söyleyen Öğr. Gör. Osman Güldemir “Bir kitap okuyan ya da bir ülkeye bir hafta gidip farklı şeyler tadan insanalar kendini yemek uzmanı sanarak hadsizlik yapmaya başlıyor. Popülerliğin mutfak kültürüne hem iyi hem kötü etkileri var. Yemek konusu popüler bir mesele olduğu için merakı arttırıyor. İnsanlar araştırma, tüketme ve bu alanda eğitim alma heveslisi oldu. Fakat bir taraftan da yetkisiz, ruhsatsız insanların bu konuda ciddiyetsiz işler yapmasına sebep oluyor” diyerek popülaritenin etkisine dikkat çekti.

    “Doğru bilinen yanlışlar oldukça fazla”

    Yemek kültüründe yanlış bilinen faktörlerin, ortaya çıkan yozlaşmanın sebeplerinden biri olduğunu belirten Güldemir “Bu hata sarmalı aynı kartopu gibi, ufak bir kartopunu siz bayırın yukarısına bırakıyorsunuz aşağıda koca bir yığına dönüşüyor. Kültürdeki hatalar da böyle bir şey. Yöresel mutfak kültürüyle alakalı istesek de ayıklamayacağımız ciddi hatalar kitap olarak yayıncılıkta da var, sosyal medya, televizyon gibi konularda da var, yiyecek içecek işletmeciliğinde de var. Doğru bilinen yanlışlar oldukça fazla” dedi.

    “Ciddi bir denetim mekanizmaları var”

    Osman Güldemir problemin çözümüyle ilgili olarak da, “Bu durum sadece biz akademisyenlerin çalışmasıyla, anlatımıyla ya da karşı çıkmasıyla düzelecek bir mesele değil. Toplumsal duyarlılık ve kamu kurumlarının kontrol mekanizmalarıyla sürdürülebilecek konular. Dünyada öncü olarak kabul ettiğimiz Fransa, İtalya, İskandinav ülkeleri, Çin, Japonya gibi ülkelere baktığımızda ciddi bir şekilde maddi ve maddi olmayan kültürel miraslarını koruyorlar. Kültürel oluşumları muhafaza altında ve ciddi bir denetim mekanizmaları var. Bu şekilde yozlaşmayı engelliyorlar. Bizde de eğer çok paydaşlı bir koruma mekanizması kurulursa gelecekte belki bu yozlaşma engellenebilir. Ama şu ana kadar yapılan hataların temizlenmesinin kolay olacağını düşünmüyorum” şeklinde konuştu.