Etiket: kuran

  • Kur’an Kursu öğreticilerine seminer verildi

    Erzincan’da Kur’an Kursu öğreticilerine seminer verildi.

    Okul öncesi eğitimine katkıda bulunma ve bu alandaki dini eğitimi desteklemek amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Okul Öncesi 4-6 Yaş Grubu Öğreticilerini daha verimli hale getirmek için 36 saatlik bir seminer düzenlendi.

    Seminerin açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Mehmet Emin Çetin seminere katılan öğreticilere hitaben yaptığı konuşmasında; “Çocuklarımızın birer emanet olduklarını, onlara anne ve abla şefkatiyle yaklaşılmasını, onların hayata sevgi merkezli bakmalarının sağlanmasını, bencillikten uzak, paylaşımcı ve sosyal alana katkı veren bireyler olarak yetiştirilmesi gerektiğini” hatırlattı.

    Erzincan Üniversitesi, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Müftülük öğreticileri, İl Milli Eğitim müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları tarafından verilecek olan seminer 6 gün süre ile devam edecek.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Kur’an ve sünnet birlikteliğinden taviz vermeyiniz”

    2019 akademik yılında kayıt hakkı kazanan öğrencilerle bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kur’an ve sünnet birlikteliğinden taviz vermeyiniz” tavsiyesinde bulundu.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş Uluslararası İlahiyat Programı’na 2018-2019 akademik yılında kayıt hakkı kazanan öğrencilerle Türkiye Diyanet Vakfı Kocatepe Konferans Salonu’nda bir araya geldi. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen öğrenciler için düzenlenen oryantasyon programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Sizler geleceğimizin teminatı, ümmetin ve insanlığın umut nesli olacaksınız inşallah. Bu açıdan şuanda Türkiye’de başlayacağınız ilahiyat eğitiminin daha ilk adımında insanlığın ve ümmetin umudunun nesli ile bir arada olmanın mutluluğunu, huzurunu ve bahtiyarlığını yaşıyorum” dedi.

    Erbaş, Uluslararası İlahiyat Programının (UİP) Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfının en büyük projelerinden birisi olduğunu söyledi. Müslüman’ın düşünce ve ahlakının iki büyük ve önemli boyutunun olduğunu ifade eden Başkan Erbaş, şöyle devam etti:

    “Bunlardan birincisi, yaratana yani Allah’a itaat ve teslimiyettir. Müslüman Allah’a mutlaka itaat teslimiyet gösteren insan demektir. İkincisi de Müslüman, yaratılana yani can taşıyan her varlığa karşı şefkat ve merhamet gösteren insan demektir. Zira insan sorumluluk sahibi bir varlıktır. İnsanın kendine, Rabbine, ailesine, çevresine, topluma ve tabiata karşı sorumlulukları vardır.”

    “İslam medeniyeti, bir arada yaşamanın en güzel örnekleriyle doludur”

    İslam medeniyetini iki önemli kaynağının Kur’an ve sünnet olduğuna dikkat çeken Erbaş, “Kur’an-ı Kerim ve sünnetin izinde kurulan İslam medeniyeti, merhametin, güzel ahlakın, bir arada yaşamanın en güzel örnekleriyle doludur” dedi.

    Müslümanların tarih boyunca Endülüs’ten, Mezopotamya’ya, Osmanlı’dan, Afrika’ya hakim oldukları coğrafyalarda ve dönemlerde hukukun ve adaletin teminatı olduklarını hatırlatan Erbaş, “Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmaksızın herkesin temel hak ve özgürlüklerini dokunulmaz kabul etmişler, yaratana itaat ve yaratılana merhamet ahlakının en güzel örneklerini sunmuşlardır. Esasında bugün insanlığın en büyük sorunu bu ahlak ve hukuku ihmal etmesi, hatta kaybetmesidir” diye konuştu.

    Başkan Erbaş, yaşanan savaşların, kaosların, bireysel ve küresel krizlerin temelinde insanın kendine yabancılaşması, yaratılış gayesini unutması, Rabbine kayıtsız kalmasının olduğunu belirterek, dünyayı, kaybettiği ve muhtaç olduğu değerlerle buluşturmanın Müslüman’ın iman ve kulluk sorumluluğu olduğunu kaydetti.

    “Peygamber Efendimize en çok yardımcı olanlar gençlerdi”

    “Elbette daha güzel bir hayat ve dünyanın inşası için siz gençlerimizin hayalleri, çalışmaları ve gayretleri de oldukça önemlidir” diyen Başkan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Nitekim Peygamber Efendimiz Mekke’de bir cahiliye toplumundan dünyanın en güzel dönemini inşa ederken bunu kendisine inanan bir avuç genç Müslüman ile beraber yapmıştır. Peygamber Efendimize en çok yardımcı olanlar gençlerdi. Hz. Ali 10 yaşında efendimizin yanında yer aldı. Zeyd b. Hârise 15 yaşından itibaren peygamber efendimizin yanında yer aldı. Abdullah b. Mes’ud ve Zübeyr b. Avvam 16, Talha b. Ubeydullah, Abdurrahman b. Avf, Erkam b. Ebi’l-Erkam ve Sa’d b. Ebî Vakkas 17, Mus’ab b. Umeyr 18-20, Câfer b. Ebî Tâlib 22 yaşında Peygamber Efendimize iman ederek İslam için çalıştılar ve müşriklerle mücadele ettiler. Mekke’nin azılı müşrikleri ile Ebu Cehillerle, Ebu Leheblerle mücadele ettiler.”

    Erbaş, konuşmasında öğrencilere şu önemli tavsiyelerde bulundu:

    “Peygamber Efendimizin hayatını mutlaka okumalısınız. Onun hayatını bütün yönleriyle en güzel şekilde öğrenmeye ve yaşamaya muhtacız. Zira o, tanınmadan, dostluk, vefa bilinemez. O anlaşılmadan paylaşma, kardeşlik, başkasına değer verme, herkesin iyiliğini isteme anlaşılamaz. O tanınmadan cesaret, merhamet kavramları anlaşılamaz.

    Sağlam bir inanca sahip olmalısınız. İnancı olmayanın geleceği yoktur. İnancınızı sahih bilgiler üzerine bina etmelisiniz. İlahiyat Fakültesinde de bunu gerçekleştireceğiz, Kur’an ve sünnet çizgisinde, Kur’an-ı Kerim’i ve sünneti her zaman birlikte düşünerek, öğrenerek ve yaşayarak bir eğitim. Kur’an ve sünnet birlikteliğinden taviz vermeyeceksiniz.

    İslam’ın şefkat, merhamet, hakkaniyet, güzel ahlak ve bir arada yaşama ilkelerini bilmeliyiz. Bu ilkeler üzerine kurulan medeniyetimizi tanımalıyız. Zira Rabbimiz, vahyini “oku” emriyle başlatmıştır. Diğer yandan ibadetleri asla ihmal etmeyin. Sizleri güçlü kılacak ve koruyacak en büyük nimet ibadetleriniz olacaktır.”

    “Büyük bir ideale sahip olmalısınız”

    “Büyük bir ideale sahip olmalısınız. İnsanın değeri peşinden gittiği şeyle ölçülür. İnsan ideali kadardır” diyen Erbaş, “Biz bu değeri kişinin kendisiyle, yaratanla, ailesiyle, toplumla, dünya ile çevreyle ilişkisinden hareketle ölçeriz. İdealiniz sadece kendinizle ilgili olmasın. Milletinize ve insanlığa hizmet etmeyi de idealinize dâhil ediniz. Hangi mesleğe sahip olmayı hedeflerseniz hedefleyin ama o mesleği aynı zamanda topluma ve insanlığa hizmet için yapma gayeniz de mutlaka olmalıdır.

    Köklü bir bilgiye ve mefkûreye sahip olmalısınız. Bilgiye sahip olanlar dünyayı yönetir. Bilgi en büyük güçtür. Bilgi, iyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür. Bugün geri kalmış, kavga, fitne ve işgal kıskacında zor süreçler yaşayan toplumlara baktığımızda bilgiyi ihmal eden ülkeler olduklarını görmekteyiz.

    Bilgi üretmeyenler, üretilen bilginin takipçisi hatta mahkûmu olurlar” dedi.

    “Güzel bir ahlaka sahip olmalısınız”

    “Güzel bir ahlaka sahip olmalısınız. Gencin süsü güzel ahlakıdır” ifadelerini kullanan Erbaş, şunları kaydetti:

    “En küçük davranışlarınızda bile, edep, nezaket ve zarafet olsun. Peygamber efendimiz Müslümanı “elinden ve dilinden diğer insanların emin olduğu kimse” olarak tanımlamaktadır. Yine Sevgili Peygamberimiz, “kendisi için istediğini mü’min kardeşi için de istemeyi, kendisinin hoşlanmadığı bir şeyi kimseye reva görmemeyi” imanın ölçüsü olarak bizlere öğretmektedir.

    Irkını, sülalesini, rengini, coğrafyasını seçmek kimsenin elinde değildir. Ama ahlakını herkes kendisi tercih edebilir. Onun için Allah katında değerli olan ölçü “takva”dır.

    Bütün imkânlarınızla bildiğiniz ve yaşadığınız güzelliklerin hayata taşınması için gayret edeceğiz. İyiliklerin çoğalması ve kötülüklerin azalması için çalışacağız. Eğer bizim şu dünyada iyiliklerin çoğalmasında, kötülüklerin azalmasında katkımız olursa ne mutlu bize. Faydalı çalışmalara katılın ve destek olun.”

    Konuşmasının sonunda öğrencileri UİP’i tercihlerinden dolayı tebrik ederek, başarılar dileyen Başkan Erbaş, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Kur’an ve sünnet çizgisinden asla taviz vermeyeceğiz”

    Kütahya’da din görevlileri ile bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Kur’an ve sünnet çizgisinden, Kur’an ve sünnet birlikteliğinden asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kütahya’da din görevlileri ile bir araya geldi. “İl Buluşmaları” kapsamında Hazer Dinari Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak 100 yıla yakın bir zamandır toplumumuzu doğru dini bilgi konusunda aydınlatmak ve onlara din hizmeti sunmak gibi çok büyük bir vazifeyi üstlenmiş durumdayız” ifadelerini kullandı.

    Erbaş, din görevlisinin vazifesinin önemine bir ayetle dikkat çekerek, “O kadar önemli bir vazife ki, Rabbimiz bizi muhatap alıyor, buyuruyor ki, ‘İçinizden hayra çağıran bir topluluk oluşsun. Bu topluluk iyiliği emretsin, kötülükten men etsin.’ İşte bizler bu topluluğun bir parçasıyız. Vazifemiz hayra çağırmak, iyiliği emretmek ve kötülükten men etmektir” diye konuştu.

    “İyiliklerin yaygınlaşmasına, kötülüklerin ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacağız”

    Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimizin şahit, müjdeci, davetçi ve uyarıcı gibi farklı vasıflarla tanıtıldığına işaret eden Erbaş, “Peygamber Efendimizin vasıfları, üzerimize almamız gereken vasıflardır. Çünkü peygamber vazifelerini yaptı gitti. Varislerine bu emaneti bıraktı. Varisleri ise bizleriz. Onun mihrabını emanet alan imamlarımız, ezanını emanet alan müezzinlerimiz, suffesini emanet alan Kur’an kursu öğretmenlerimiz” ifadelerini kullandı.

    Erbaş, din görevlisinin insanları irşad eden bir mürşid olduğunu belirterek, “İnsanları irşad ediyoruz, toplumu irşad ediyoruz. Bizden sahih dini bilgiyi murad eden binlerce insan var. Bizler şahit olacağız, neye şahit olacağız, iyiliklerin yaygınlaşmasına, kötülüklerin ortadan kaldırılmasına, biz bunun içinde olacağız, buna katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

    Kur’an-ı Kerim’in ikinci gelen vahyinin uykularını kaçıracak bir anlam yüklü olduğuna işaret eden Erbaş, “Sevgili Peygamberimiz, Hz. Hatice’nin yanına gidip örtüye büründüğünde “kalk ve aydınlat” emri geldi. O gün peygamberimiz kalktı ve Rabbine kavuşuncaya kadar hiç durmadan insanları aydınlatmaya çalıştı. İşte bizler de o yüce Peygamberimizin varisleri olarak, onun emanetini omuzlarında taşıyan hocalar olarak insanları aydınlatmak zorundayız” dedi.

    Erbaş, toplumun sürekli geliştiğini ve değiştiğini, onun için din görevlisinin de sürekli kendini geliştirmesi ve güncellemesi gerektiğini söyledi. Din istismarına karşı dikkatli olunması uyarısında bulunan Erbaş, şöyle devam etti:

    “Doğru dini bilgi konusunda toplumumuzu, milletimizi sürekli duyarlı olmaya davet edeceğiz. Kur’an ve sünnet çizgisinden, Kur’an ve sünnet birlikteliğinden asla taviz vermeyeceğiz. Kur’an’ı ve sünneti birbirinden ayrıştırmaya çalışanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Sahih dini bilgi ile toplumumuzu donatma noktasında hep birlikte hareket edeceğiz.”

    “Ev ev dolaşın, insanlarımızı aydınlatın”

    “Ev ev dolaşın, insanlarımızı aydınlatın” çağrısında bulunan Erbaş, “Biz aydınlatmazsak din istismarcıları o boşluğu dolduruyor. İnsanlarımızı yanlış yönlendiriyorlar. İnsanlar da onların anlattıklarını din zannediyor. Din istismarının terör örgütüne dönüştüğünü de görüyorsunuz, FETÖ, DEAŞ nedir? Doğru dini bilgiden uzak yetiştirilirse insanlar, varacağı nokta burasıdır” diye konuştu.

    Yaz kuran kurslarına 4 milyona yakın çocuğun başvurduğunu hatırlatan Erbaş, “Yaz Kur’an kurslarına gelen çocuklarımızı okul döneminde de davet edelim. Yazın öğrettiklerimizin tekrarını yapalım. Ne kadar çok tekrar edersek onların unutmamalarını sağlamış oluruz” ifadelerini kullandı.

    Programa Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayır, Diyanet İşleri Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Huriye Martı ve Prof. Dr. Ramazan Muslu, Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Kapukaya, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Kadir Dinç, Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Haydar Bekiroğlu ve çok sayıda din görevlisi katıldı.

  • Yaz Kur’an kursu öğrencilerine ödüllü veda

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde Kur’an kursu öğrencileri bisiklet, tablet ve kol saatleriyle ödüllendirildi.

    Küçükköy Camii İmamı İlhan Küçük, öğrencilere Allah sevgisi, Kur’an-ı Kerim ve namaz hakkında bilgiler vermesinin yanı sıra ders yıllarında da ihtiyaç sahibi çocuklara matematik, Türkçe, coğrafya gibi dersleri camide ücretsiz etütler düzenleyerek eğitime de destek verdi. Küçük, “Bizler, Küçükköy Camii Yaz Kur’an Kursu olarak ilk etapta çocuklarımıza cami alışkanlığı kazandırabilmek, hayatlarında bir takım işlerine yarayabilecek devamlı hayatlarında lazım olabilecek bilgileri aşılamak istedik. Sadece dini anlamda eğitimler değil, bunların yanında sosyal ve sportif faaliyetlerle Yaz Kuran Kursumuzu zinde tutmaya çalıştık. Özellikle Yaz Kur’an Kursumuzda çocuklarımıza ilk yardım ve trafik eğitimleri, mozaik kursu hazırladık. Onları hayata en güzel şekilde hazırlamaya çalıştık. Bunun haricinde 40 gün boyunca ‘Güle Oynaya Camiye Gel Projesi’ altında namaza devam eden 50 öğrencimiz arasında namaza en çok devam eden 7 öğrenciye bisiklet, 4 tablet ve geri kalan öğrencilerimize de kol saatleri hediye ettik” dedi.

    Günümüz gençliğini internet başından kaldırabilmenin oldukça zor bir iş olduğunu ifade eden Küçük, “Yaptığımız çalışmalar kapsamında gençlerimizi, evlatlarımızı eski oyunlar olarak bilinen ‘körebe’, ‘halat çekme yarışı’, ‘çuval yarışı’, ‘mendil kapmaca’ gibi oyunlarla da Kur’an Kursumuzu renklendirdik ve böylelikle de çocuklarımızın farklı bir yaz tatili geçirmelerine katkı sağladık. Bu çalışmalarımızın ardından çocuklarımıza Allah Sevgisi’ni aşılamaya çalıştık. Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda çocuklarımız özellikle hayatın içinde geçirdikleri vakitleri namaz saatlerine göre ayarlamaya başladılar. Bir takım yapacakları işleri, namaz vakitlerine denk getirmemeye başladılar. Bu anlamda çocuklarımıza sadece kendi camimizde değil, diğer farklı ile ve ilçelerde de camilere gidebilme isteklerini uyandırdık. Hatta çocuklarımızın sabah namazlarına benden bile önce geldiklerini gördük. Bizce çok doğru bir projeyi hayata geçirdiğimize inanıyorum. Bizim bu çalışmalarımıza Küçükköy halkı maddi ve manevi her türlü desteği verdi. Hatta sıraya girerek, ’Bu hafta biz yemek verelim’, ‘Bugün çocuklarımızın kahvaltısını biz karşılayalım’ gibi talepler aldık. Bu anlamda ben Küçükköy halkına sonsuz şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

    Kursa katılan çocuklar da hem Kur’an ve namaz kılmayı öğrendiklerini hem de hoş vakit geçirdiklerini söylediler.

  • Erdek’te Yaz Kuran kursları sona erdi

    Balıkesir’in Erdek ilçesinde başlatılan yaz dönemi Kuran kursları 8 haftalık eğitimin ardından sona erdi.

    Balıkesir’in Erdek İlçesi Merkez Piri Reis Camiinde düzenlenen yaz Kuran kursu bitirme programında Kuran kursu öğreticisi Hülya Hekimoğlu’nun öğrencileri tarafından bir etkinlik düzenlendi. Camide Kuran okunması ile başlayan programda, daha sonra öğrencilerin ilahiler okuması ve öğrendikleri duaları topluca okumaları ile dini bilgi sunumlarının ardından yapılan dua ile son buldu. Erdek Öğretmenevinde yapılan ikinci tören İmam Hatip Mehmet Aydın’ın sunuculuğunda gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Erdek Müftüsü Adem Eser yaptığı konuşmasında, bu yıl önceki senelere göre Yaz Kur’an kursuna daha fazla talep olduğunu ifade ederek “Merkezde bu talebi karşılamak için 2 tane fahri öğretici görevlendirildi. Bu öğreticilerimiz fedakarlık örneği göstererek yaz boyunca çocuklarımızla en iyi bir şekilde ilgilendiler. Çocuklarımızda bu ilgiye duyarsız kalmadılar ve sonuçta böyle güzel bir program ortaya koyduklarını için emeği geçenlerin hepsine teşekkür ederim”dedi. Eser’in konuşmasının ardından program, 45 öğrencinin hep bir ağızdan ilahi okumaları ve kursa katılan öğrencilerin kısa sureler okumaları, dini skeçler sergilemeleri ve Vaiz Hilmi Çetin’in duası ile tamamlandı. Tören İlçe Müftüsü Adem Eser, İmam Hatip Lisesi Müdürü, eski Erdek Müftüsü olup halen Rize İl Müftülüğü görevinde bulunan İsmail Yalçın ve Vaiz Hilmi Çetin’in öğrencilere yaz Kur’an kursu katılım belgelerini vermesiyle son buldu. Erdek Öğretmenevinde düzenlenen programa Erdek Kaymakamı Ekrem Çalık, öğrenci velileri ve vatandaşlar da katıldı.