Etiket: Kuralı

  • Bakan Soylu: “Dere kenarlarına ev yapmamak bu işin birinci kuralı”

    Bakan Soylu: “Dere kenarlarına ev yapmamak bu işin birinci kuralı”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün Trabzon’un Of ve Hayrat ilçelerinde yaşanan sel ve heyelan afetleri ile ilgili olarak “Of’a çok kısa süre içerisinde 50 kilogram, Hayrat’a da yukarı ki mahalleler ve köyler olmak üzere yaklaşık 140 kilogram civarında yağmur düştü. Bu hakikaten riskli bir rakam” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dün öğle saatlerinden itibaren etkisini gösteren şiddetli yağış sonrası sel ve heyelanların meydana geldiği Of ilçesinde incelemelerde bulundu. Kaymakamlıkta gerçekleştirilen heyelanlara ilişkin hasar tespit ve koordinasyon toplantısına katıldıktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Soylu, “Bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Of’a çok kısa süre içerisinde 50 kilogram, Hayrat’a da yukarı ki mahalleler ve köyler olmak üzere yaklaşık 140 kilogram civarında yağmur düştü. Bu hakikaten riskli bir rakam ve bu açıdan Of’ta yaklaşık 22 kırsal mahalle yolu kapandı. Yaklaşık 22 köyde de elektrik kesilmişti. 22 köy, mahalle yolunun yaklaşık 11 tanesi şu ana kadar açıldı, diğerlerinin de açılma çalışmaları sürüyor. Ana yollarda herhangi bir tıkanıklık söz konusu değil. Yine Büyükşehir Belediye Başkanımızın verdiği bilgi çerçevesinde yaklaşık 32 mahallede su arızası söz konusu, 54 ayrı noktada. Su Kanalizasyon İdaresinin çalışanları bu arızaları gidermeye çalışıyor. Yaklaşık 22 köy, mahallenin 14’üne elektrik verildi, 8’i ile ilgili elektrik verme çalışmalarının 4’ü de kısmen verildi, diğerlerinde de öğleden sonra 3-4 gibi inşallah verilmiş olacak” diye konuştu.

    “Dere kenarlarına ev yapmamak belki bu işin birinci kuralıdır”

    “Karadeniz Bölgesi’nde bu yıl birçok noktada gördük. Sel, heyelan ve afetle karşı karşıyayız” diyen Bakan Soylu, “Türkiye afette sürekli karşı karşıya kalan ve kalacak olan bir ülkedir. Tüm yapısal adımlarımızı buna göre atmamız bizim sorumluluk ve kaçınılmazdır. Dere kenarlarına ev yapmamak belki bu işin birinci kuralıdır. İmarın ve özellikle belediyelerin, çevre şehirciliğin ortaya koymuş olduğu doğru yere imar çalışmalarının dışında ’Ben buraya yapayım, geçeyim, burada işte gençlik hayallerimiz var, ailemizin burada yadigarları var’ dendiği andan itibaren büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalınması kaçınılmazdır. Bunu da ifade etmek gerekir. Tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, Allah beterinden korusun ama bizim de tedbir almamız gerekiyor. İlk önce tedbiri alacağız, takdiri Cenabı Allah’a bırakacağız ama tedbir bizim işimizdir” şeklinde konuştu.

    “Bizim yapacağımız 1 liralık yatırım, vatandaşımızın atacağı 1 liralık adım yarın 7 liralık maliyetin önüne geçecektir”

    17 Ağustos’ta etkinliklerin yapılacağını vurgulayan Bakan Soylu, “Bir hafta boyunca AFAD’la birlikte tüm Türkiye’de depreme hazırlık haftası olarak bir haftayı hem farkındalık üretmek hem çalışmalarımızı tekrar gözden geçirebilmek için değerlendireceğiz bütün illerde ama etkinliklerimiz de olacak. Bu konu bizim önümüzdedir afet, sel, heyelan ve deprem. Hazırlıklarımızı buna göre yapmak durumundayız. Bu konuda bizim yapacağımız 1 liralık yatırım, vatandaşımızın atacağı 1 liralık adım yarın 7 liralık maliyetin önüne geçecektir. Bu uluslararası bir norm. Tabii burada can kayıplarının, Allah muhafaza burada ortaya çıkabilecek sakatlıkları, kazaları elbette ki bunun içine katmak ve bunu değerlendirmek mümkün değildir. Tekrar geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in programında maske ve sosyal mesafe kuralı hiçe sayıldı

    İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’in programında maske ve sosyal mesafe kuralı hiçe sayıldı

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Nevşehir’de düzenlediği gezi ve inceleme programının sonunda partililer ile akşam yemeğinde bir araya gelirken düzenlenen yemekte davetlilerin maske ve sosyal mesafe kurallarını hiçe saymaları dikkatlerden kaçmadı.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, bu sabah saatlerinde başladığı Nevşehir programı kapsamında İYİ Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen akşam yemeği ile sona erdirdi. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in katıldığı yemek programında partililerin korona virüs ile mücadele kapsamında maske ve sosyal mesafe kurallarını hiçe saymaları objektiflere takıldı. Akşener yaptığı konuşmada, “Burada sizlerle birlikte olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum. Çok uzun bir yolculuğu birlikte, beraber büyük bedeller ödeyerek önemli mesafeler aldık. En büyük yıkılmaz armada denilen iktidarın en güçlü olduğu bir dönemde bana dediniz ki düş önümüze birlikte bir siyasi organizasyon kuralım, bir siyasi parti kuralım dediniz. Türkiye’nin iyiliğe, Türkiye’nin nefes almaya ihtiyacı var. Bunu ancak bizler yapabiliriz, dediniz. Ve bu yolculuğa birlikte çıktık. Birer birer, tek tek ben ne yaşadıklarınızı biliyorum. Şimdi gençler var aramızda. Bu ülkeye nasıl bir güzellik getireceğimizi hepimiz göreceğiz” dedi.

  • Pandemide 14 kuralı işaret diliyle anlattı

    Pandemide 14 kuralı işaret diliyle anlattı

    Amasya’da yaşayan lise son sınıf öğrencisi Özlem Saraç, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve sağlık çalışanlarının pandemi ile mücadelesinden etkilenerek, krona virüse karşı 14 kuralı işaret diliyle anlattı.

    Farkındalık oluşturmak isteyen 18 yaşındaki Özlem Saraç, halk eğitim merkezinde işaret dili kursunun tamamlayarak, Yavuz Selim Meydanı’nda 14 kuralı işaret diliyle anlattı. Kurallara uyulması için farkındalık oluşturup, 14 kuralı işaret diliyle anlatan Özlem Saraç, “Sağlık bakanımız ve sağlık çalışanlarımızın yapmış olduğu özverili çalışmalardan çok etkilendim. Farkındalık oluşturmak için de ben 14 kuralı anlatma gereği duydum. Biz konuşabiliyoruz, duyabiliyoruz fakat duyamayan, konuşamayan birçok kardeşimiz var. Onların da bunları bilmesi gerekiyor. Zor bir dönemden geçiyoruz. Bir pandemi sürecindeyiz. Herkesten isteğim evde kalmaları, kurallara uymaları ve maske takmadan da dışarı çıkmamalarıdır” diye konuştu.

    Saraç, son olarak işaret diliyle “Türk milleti bu zorlu zamanı bitirecektir. Şimdilik yapmamız gereken evde kalmaktır, Lütfen evde kalalım” dedi.

  • Pekmezi saklama ve doğru tüketmenin 5 kuralı

    Vücudun kalsiyum ihtiyacını karşılayan pekmez, içeriğindeki demir ve kalsiyum nedeniyle kemik gelişimini sağlıyor, kansızlığa iyi geliyor. Soğuk havalarda tüketildiğinde vücudun ısı dengesini sağlayan pekmez, bağışıklık sistemini güçlendiriyor ve antioksidan etkisi nedeniyle hastalıklara karşı vücudu koruyor. Ancak pekmez alırken ve tüketirken bazı basit kurallara uymak gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Nur Tatlıoğlu, özellikle soğuk havalarda vazgeçilmez bir besin kaynağı olan pekmezle ilgili bilgi verdi.

    Pekmez enerji kaynağıdır

    Şeker ve diğer katkı maddeleri kullanılmadan Anadolu’da binlerce yıldır geleneksel olarak yapılan pekmez, genelde şeker bakımından zengin meyve sularının kaynatılıp konsantre edilmesiyle üretilen yoğun ve tatlı bir şuruptur. Pekmez, taze üzüm ve ihraç şansı olmayan kuru üzümden üretilmekle birlikte keçiboynuzu, elma, dut, kayısı, erik, karpuz, incir ve şeker pancarından da yapılmaktadır. Yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağı olan pekmez; kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gibi mineralleri de içermektedir. Pekmezin, yapıldığı meyveye göre besin içeriği değişmektedir.

    Hemen kana karışıyor

    Karbonhidrattan zengin bir enerji kaynağı olan pekmez, glikoz ve fruktoz içeriği nedeniyle sindirime gerek kalmadan tüketildikten kısa bir süre sonra kana karışmaktadır. İçeriğindeki B (B1,B2,B3) vitaminleri ile kalsiyum, potasyum, magnezyum, krom, demir zenginliğiyle de yüksek düzeyde vitamin ve mineral kaynağıdır. Ortalama 29 kalori olan bir yemek kaşığı (10 gram) pekmez yaklaşık 1 mg demir ve 40 mg kalsiyum içermektedir. Pekmezin 100 gramı, yaklaşık 293 kalorilik enerji sağlamaktadır.

    Kansızlığa iyi geliyor

    Pekmez, vücutta kolayca emilebilen demir içeriği nedeniyle kan yapımını artıran, kansızlığa iyi gelen bir besin kaynağıdır. Süt ve süt ürünlerinden sonra, kalsiyum içeriği açısından en iyi kaynaklardan olan pekmez, kemik gelişimi ve sağlığı için çok önemlidir. Pekmez, içindeki zengin potasyum sayesinde kan basıncının düzenlenmesinde de oldukça etkilidir. Pekmezde bulunan antioksidanlar, vücut direncini arttırarak, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Hastalıklara karşı koruyucu etkisi nedeniyle öksürüğe iyi geldiği ve balgam söktürdüğü bilinmektedir.

    Şeker hastalarına uyarı

    Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda pamukçuk adı verilen ağız içi yaraların tedavisinde önemli rol oynar. Pekmezdeki basit şekerler kana hızlı karıştığından, diyabeti olan bireylerin şeker ve bal gibi pekmezi de fazla tüketmemesi önerilmektedir. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziren anneler ile iyileşme dönemindeki hastaların diyetinde olması gereken bir besindir.

    Tansiyonu da dengeliyor

    Özellikle büyüme çağındaki küçük çocukların, kilo alamayanların, iştahsızlık ve halsizlik şikayetleri olanların beslenmesinde pekmeze yer verilmelidir. Pekmez, egzama, sedef, akne ve diğer cilt hastalıklarının tedavisinde de yardımcı besin olarak kullanılmaktadır. İçeriğindeki potasyum sayesinde, tansiyonu dengeleyici özelliği bulunmaktadır. Zengin besin içeriği olan pekmezi yetişkinlerin günde 1-2 yemek kaşığı, çocukların ise 1-2 tatlı kaşığı tüketmesi önerilmektedir.

    Pekmezi tüketirken ve saklarken

    1. Evde yapılan pekmez güneş ışığı almayan ve oda ısısında saklanmalıdır. Marketten alınan raf ömrü uzun olan pekmezin ise kapağı açıldıktan sonra buzdolabında bulundurulmalıdır.

    2. Pekmez yüksek ısıya maruz kalmamalıdır. Eğer donarsa bain-marie usulü ile 70 santigrat dereceyi geçmeden çözdürülmelidir.

    3. Pekmezin aşırı miktarı, ishal ve sindirim sisteminde şişkinliğe neden olabilmektedir. Bu nedenle dengeli tüketilmelidir.

    4. İçeriğindeki yüksek kalori nedeniyle aşırı tüketimi kilo alımına ve vücutta yağlanmaya neden olabilmektedir.

    5. Demir eksikliği olanlarda pekmez, yoğurtla karıştırılarak yenmemelidir. Eğer tek başına tüketilemiyorsa meyvelerle birlikte tercih edilebilir. Böylece demir emilimi daha yüksek olacaktır.

  • Ramazanda sağlıklı beslenmenin 8 kuralı

    Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Diyetisyeni F. Bengü Büyükdereci, Ramazan ayında doğru beslenme ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

    Ramazan’da 8 adımda sağlıklı beslenmeyi anlatan Büyükdereci, “Sahura mutlaka kalkılmalı, sahurda tüketilen besinlere dikkat edilmeli. Tokluğu arttıran sağlıklı besinler tercih edilmeli, su tüketimine dikkat edilmeli, iftarda fazla yemek yenmemeli, tatlı tüketimine dikkat edilmeli, ara öğüne devam edilmeli ve egzersizin önemi unutulmamalıdır” dedi.

    “Sahur yaptıktan en az yarım saat sonra uyunmalı”

    Sahurda nasıl beslenilmesi gerektiğini açıklayan Büyükdereci, “Bireyler mutlaka sahura zamanında kalkıp dengeli ve çeşitli besinler tükettikten en az yarım saat sonra yatmalıdırlar. Kızartmalar, ağır yemekler, kavurma, sucuk, sosis, salam gibi besinler ve tuzlu yiyecekler tercih edilmemelidir. Sahurda bol lifli, proteinden zengin, sağlıklı yağ seçeneklerini içeren besinler tüketilmelidir. Tokluk hissini sağlamada neredeyse tüm besin gruplarına pay düşmektedir. Sahurda tüketeceğiniz iyi protein kaynakları (yumurta, peynir), liften zengin besinler (tam buğday, kepek, tam tahıllı ekmekler, yeşillikler), sağlıklı yağları içeren besinler (ceviz, zeytin, kavrulmamış badem fındık) tokluğu sağlamada oldukça etkilidir” diye konuştu.

    “İftar sofrasının vazgeçilmezi çorba olmalı”

    “İftarda fazla yemek yemek boş mideye yüklenmeye sebep olacaktır” diyen Büyükereci, iftar yemekleri ile ilgili ise şu tavsiyelerde bulundu:

    “Oruç açılırken hurma, zeytin gibi besinler tercih edilebilir. İftar sofrasının vazgeçilmezi kesinlikle çorba olmalıdır. Başlangıç için mideyi yormayacak ve tokluk hissini arttıracaktır. Mideye tek seferde fazla besin alınması mide-bağırsak rahatsızlıklarını oluşturur, kan şekerini dengesizleştirir, iftardan sonra halsizlik, uyku haline neden olabilir. İftar sofrasında yoğurt-kefir, sebze meyveler, et grubu, tahıl grubu ve karbonhidrat içeren tüm besin gruplarına ölçülü olarak yer verilmelidir. Ramazan pidesi tüketimi ise sahur ve iftarda toplam 3-4 dilimi geçmemelidir. Fırında pişirme yöntemleri, ızgara, haşlama, buğulama gibi yöntemler tercih edilmelidir. Tokluk sinyalinin beyne ulaşabilmesi için yemek süresi yarım saate kadar uzatılmalıdır. Aniden yükselen kan şekeri tatlı ihtiyacını arttırabilir. Bu nedenle bireyler hamur tatlıları ve şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü tatlıları tercih edebilir. İftardan sahura kadar yatma saatine bağlı olarak mutlaka meyve içeren bir ara öğün yapılmalıdır. Bu öğün yavaşlayan metabolizmanın canlanmasına yardımcı olacak ve gün içerisinde alamadığımız besin grubu ihtiyaçlarını karşılamamıza katkı sağlayacaktır.”

    Günlük alınması gereken su miktarının 2-2.5 litre olması gerektiğinin altını çizen Büyükdereci, egzersize de önem verilmesi gerektiğini söyledi.