Etiket: Kültürü

  • Malatya Kültürü Bursa’da Tanıtıldı

    Bursa İl Dernekleri Federasyonu (BİLDEF) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ’2. Anadolu Günleri’ Fuarında Malatya standı yoğun ilgi gördü.

    Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı öncülüğünde Kültür A.Ş organizasyonuyla Malatya’nın tüm ilçelerinin yer aldığı Bursa 2. Anadolu Günleri’nde, Malatya’nın tüm renkleri ve kültürü tanıtıldı. Ünlü akınına uğrayan Malatya standı büyük ilgi gördü. Bursa 2. Anadolu Günleri Fuarının ilk gününde Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Bursa Vali Yardımcısı Emin Osman Bulgurlu ve İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman gibi birçok ünlü isim Malatya standını ziyaret etti. Vatandaşların da yoğun ilgi gösterdiği 2. Anadolu Günleri Fuarında Malatya standını, Bursa Müftüsü Mehmet Emin Ay, Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ Müdürü Rıfat Bakan ziyaret etti. Ziyaretçileri ağırlamaktan ve misafir etmekten onur duyduğunu belirten Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Genel Müdürü Sabri Akın, konuklara kayısı ikramında bulundu. Bursa Anadolu Günlerinin 3. gününde ise Malatya standına ilgi devam etti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Bursa Ak Parti İl Başkanı Cemalettin Torun ziyaret etti. Kayısı dönerinin tadına bakan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Altepe misafirlere de ikramda bulundu. Bursa 2. Anadolu Günleri Tanıtım Fuarı’na Malatya Kuluncak İlçesi Belediye Başkanı Mehmet Boyraz, Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıltaş, Akçadağ Belediye Başkanı Ali Kazgan, Kale Belediye Başkanı Cemal Akdemir katıldı. 4 gün boyunca ilçelerinin kültürel ve turizm tanıtımlarını yaptılar. Ziyaretçilere bilgi verdiler.

    “BURSA’DA YOĞUN İLGİ GÖRDÜK”

    Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş Genel Müdürü Sabri Akın, Bursa fuarında Malatya’ya olan ilginin çok fazla olduğunu ifade ederek, bu ilgiden memnuniyet duyduklarını kaydetti. Akın, “Bursa’da Malatya’mızın kültürel değerlerini tüm ilçelerimizle, tüm renklerimizle tanıttık ve Malatyalı hemşehrilerimizle Bursa’da buluştuk. Hasret giderdik. Bu buluşmada bizleri yalnız bırakmayan Bursa’da yaşan Malatyalı hemşehrilerimizi, Bürokratlarımıza ve Sivil Toplum Kuruluşlarımıza çok teşekkür ediyorum. 23-28 Mart süresince fuarda kayısımızın tanıtımını da gerçekleştirdik” diye konuştu.

  • İnegöl Tarihi Ve Kültürü Sempozyumda Masaya Yatırılacak

    İnegöl Belediyesi, 14-16 Ekim 2016 tarihleri arasında İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu düzenleyecek. Uludağ Üniversitesi, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ile İnegöl Kent Konseyi paydaşlığında düzenlenecek olan sempozyumda İnegöl tarihi ve kültürünün yanı sıra çok önemli konular masaya yatırılacak.

    İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Encümen Salonunda düzenlenen basın toplantısında sempozyumla alakalı bilgiler verdi. Düzenleme Kurulu üyelerinin hazır bulunduğu toplantıda konuşan Aktaş, “5000 yıllık bir geçmişe sahip olan, Frigyalılardan Bitinyalılara, Roma İmparatorluğu’ndan Bizans’a, Anadolu Selçuklu’dan Osmanlı Devletine kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan kadim şehrimiz İnegöl’ün tarihinde yer alan, gün yüzüne çıkmamış bilgilere ulaşmak amacıyla İnegöl Belediyesi olarak İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu düzenleme kararı aldık. Tarihi boyunca pek çok önemli olaya ev sahipliği yapmış, özellikle Osmanlı Devletinin beylikten devlete geçişine şahitlik etmiş, topraklarında Osmanlının ilk şehitlerinin metfun olduğu, geçmişin izlerini günümüze taşıyan gerek tarihi eserleri gerekse yerel kültürü ile buram buram tarih kokan ilçemizin geçmişinde saklı kalan bilgileri sempozyuma katılacak olan akademisyenlerimiz ve bilim insanlarımız ile birlikte arayacağız. Gerçekleştirdiğimiz bu sempozyum sayesinde mobilyası, köftesi, ayçekirdeği, kaplıcası ve tarihi mehteri ile ününü dünya çapında duyuran, bölgesinde adeta parlayan bir yıldız olan İnegöl’ümüz tarihiyle de kendinden söz ettirecektir” dedi.

    “İNEGÖL’ÜN MARKA DEĞERLERİ”

    Sempozyumun her aşamasında faydalanabilecek kurulların oluşturulduğunu aktaran Aktaş, “Bu kurullar ve kurullarda yer alan kurum, kuruluş ve isimleri sıralarsak; İnegöl Belediyesi’nin Paydaşları Uludağ Üniversitesi, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ile İnegöl Kent Konseyi’dir. Onur Kurulunda Bursa Valisi Münir Karaloğlu, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İnegöl Kaymakamı Ali Akça, İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Ankara Müftüsü Prof. Dr. Mefail Hızlı, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Anıl, İnegöl Kent Konseyi Başkanı Haydar Cerrah. Düzenleme Kurulunda Uludağ Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Doğan Yavaş ve Yrd. Doç. Dr. Sezai Sevim, İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Alper Taban, İnegöl Belediye Meclis Üyesi Nedim Bayram, İş-Kur İnegöl Şube Müdürü Ahmet Baştürk, İnegöl Halk Eğitim Merkezi Müdürü Burhanettin Özdemir yer alıyor. Ayrıca sempozyumumuzun Bilim Kurulunda ise ülkemizin önde gelen üniversitelerinden olan Uludağ, Yıldırım Bayezid, Düzce, Selçuk, Erciyes ve Balıkesir Üniversitelerinden çok değerli dekanlarımız, bölüm başkanlarımız başta olmak üzere pek çok akademisyen ve Ankara Müftüsü Prof. Dr. Sayın Mefail Hızlı görev alacaktır. Sempozyumda, Tarihsel Süreçte İnegöl, İnegöl’de Halk Kültürü, Ekonomi ve Turizm, Nüfus ve Sosyal Yapı, Kentleşme Problemleri, İnegöl’ün Marka Değerleri ve bu konuların alt başlıkları konularında bildiriler sunulacaktır” diye konuştu.

    14-15-16 Ekim 2016 tarihlerinde İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu adıyla düzenlenecek olan organizasyonun öncesi ve sonrası için planlanan takvim ve bildiri sunacaklar için aranan şartlardan bahseden Aktaş, “Sempozyum bildiri özetlerinin gönderilmesi için son tarih 30 Nisan 2016. Kabul edilen özetlerin bildirimi 31 Mayıs 2016. Sempozyum kesin programının ilanı 02 Eylül 2016. Bildiri tam metinlerinin gönderilmesi için son tarih 16 Eylül 2016. Sempozyum 14-15-16 Ekim 2016’da. Basılacak bildiriler için son gönderim tarihi 04 Kasım 2016. Sempozyum bildirileri kitabının Yayımlanması ve Tanıtımı Ocak 2017’dir” dedi.

    KATILIM KOŞULLARI

    Sempozyuma katılım koşulları hakkında da bilgi veren Aktaş, “Sempozyum, konuyla ilgili dileyen tüm akademisyen ve araştırmacıların katılımına açıktır. Bildirinin özgün ve daha önce herhangi bir yerde yayınlanmamış olması gerekmektedir. Amaç, yöntem ve muhtemel bulguları içeren en az 200 kelimelik bildiri özetlerinin 30 Nisan 2016 tarihine kadar sempozyum@inegol.bel.tr adresine doc. formatında dosya olarak gönderilmesi gerekmektedir. Bildiri önerileri sempozyum konularına, bilimsel şartlara uygunluk ve çalışmanın özgünlüğü dikkate alınarak düzenleme ve bilim kurulu üyelerince değerlendirilecektir. Kurul üyelerinin yapacağı değerlendirmeler “kabul/şartlı kabul/ret” biçiminde olacaktır. Sempozyum sonrasında sunulan bildiriler Sempozyum Bildiriler Kitabı’nda yayımlanacaktır. Sempozyum dili Türkçedir. Ayrıca sempozyum hakkında her türlü soru için irtibat numaralarını verdiğimiz sempozyum sekretaryasında yer alan isimlerle irtibata geçilebilir. Ayrıca www.inegol.bel.tr adresinden de sempozyum duyurusu üzerindeki linke tıklayarak sempozyum hakkında bilgi sahibi olabilir ve başvuru formunu indirebilirsiniz. Her aşaması titizlikle hazırlanan, ilkini gerçekleştireceğimiz ve geleneksel hale dönüşmesini umut ettiğimiz İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu’na İnegöl’e ve bilim dünyasına katkı sağlayacak akademisyenlerimizin ve araştırmacılarımızın bildirileriyle katılımı, tüm hemşerilerimizi ve İnegöl sevdalısı olan bizleri gururlandıracaktır. İnegöl Tarihi ve Kültürü Sempozyumu’nun ilçemize hayırlı olmasını diliyor, farklı bakış açılarının ve ortaya çıkacak yeni bilgilerin İnegöl’ümüzün daha da gelişmesine katkı sağlamasını diliyorum” diye konuştu.

  • Yörük Kültürü Dev Müze İle Tanıtılacak

    Antalya’nın Manavgat ilçesi’nde 4 bin metrekarelik alana kurulacak Yörük Müzesi, yörük kültürünü gelecek nesillere aktaracak.

    Akdeniz Yöresi’nin en önemli kültürel zenginliklerinden biri olan Yörük Kültürü, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Manavgat’ta oluşturacağı Yörük Müzesi ile yeniden hayat buluyor. Yaklaşık 4 bin metrekarelik alana kurulacak olan müze, pek çok sergi temasıyla da şehrin önemli kültür merkezlerinden biri olacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Belleği Merkezi’nde, oluşturulacak olan Yörük Müzesi ile ilgili yapılan toplantıya Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim ve belediye yetkilileri ile Antalya, Burdur ve Fethiye’den çeşitli Yörük Dernek Başkanları katıldı. Toplantıda Yörük dernekleri temsilcilerinin görüş, öneri ve istekleri alındı.

    EŞİNE AZ RASTLANIR MÜZE

    Manavgat’ın Evrenseki Mahallesi’nde kurulacak olan Yörük Müzesi’nin detaylarının paylaşıldığı sunumun ardından İbrahim Evrim, “Yörük derneklerimizle el birliği ile Antalya’mıza bu özel müzeyi kazandırmak istiyoruz” dedi. Yörük kültürünü anlatan geleneksel eşyaları müzeye bağışlayanların isimlerinin de eserlerin altına tek tek yazılacağını ifade eden Evrim, Antalya Yörük Müzesi’nin eşine az rastlanır bir müze olacağının da altını çizdi.

    YÖRÜK KÜLTÜRÜ TANITILACAK

    Çeşitli sergi temaları ile zenginleştirilecek olan müze içerisinde; Antalya ve çevresinde yaşayan-yaşamış olan yörük boylarının göç güzergahları ve göç hikayeleri, yörük çadırları, ritüelleri, mutfak kültürü, dokuma ve bezeme, halk hekimliği gibi pek çok sergi teması yer alacak. Büyükşehir Belediyesi, her yıl gerçekleştirdiği Yörük Festivali’nin yanı sıra, Manavgat’ın Evrenseki Mahallesi’nde kurulacak olan Yörük Müzesi ile binlerce yıllık yörük kültürünü yeniden tüm Türkiye’ye ve dünyaya tanıtacak.

  • Kereburgaz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Şıpka: “Erkek Egemen Kültürü Üzerimizden Atmamız Gerekiyor”

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükran Şıpka, toplumda öncelikle erkek egemen kültürünün ortadan kalkması gerektiğini söyledi.

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde anlamlı bir etkinlik düzenledi.

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tiyatro Kulübü öğrencileri, Yılmaz Erdoğan’ın yıllar önce kaleme aldığı ‘Kadınlık bizde kalsın’ isimli tiyatro oyununu sergilediler.

    Türkiye’de yasal olarak bir eksiğin olmadığını ama buna rağmen kadınların her gün şiddetin en az birine maruz kaldığını belirten İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükran Şıpka, “Her gün vahşice kadın cinayetinin işlendiği, her iki kadından birinin şiddetin herhangi birine maruz kaldığı bir ülkede bugünü kutlamak yerine bu günü kullanarak bazı şeyleri tekrar gündeme getirmek daha önemli. Bir medeni hukukçu olarak bu süreci 1980’lerden beri takip ediyorum. Zaman zaman hem fakültemizde hem de sivil toplum örgütleri ile bir takım çalışmalara katıldık. Türkiye’de yasal olarak her şeyin yapıldığı kanaatindeyim. Yasal düzenlemeler bence yeterli. Ancak bunların fiiliyata geçirilmesi etkin uygulanabilmesi için öncelikle erkek egemen kültürü üzerimizden atmamız gerekiyor. Bununla mücadele etmemiz gerekiyor. Bu da sosyolojik ve politik bir mücadeledir” diye konuştu.

    “Ben bir akademisyen olarak belki güçlü bir kadın imajı olarak görülebilirim ama Türkiye genelindeki kadınlarımızın genel durumunu düşününce, kendi konumumdan memnuniyet duyamıyorum” diyen Prof. Dr. Şükran Şıpka; “Kadınlarımız ancak erkeklerle eşit eğitim hakkından yararlanıp, ekonomik bağımsızlıklarını kazanır ve çalışma hayatına atılırlarsa güçlenebilir, haklarına sahip çıkabilirler” ifadelerini kullandı.

    “MESAJI OLAN BİR OYUN SEÇTİK”

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde mesajı olan bu oyunu neden seçtiklerini ve ne mesaj vermek istediklerini söyleyen oyunun yönetmeni Abdül Süsler; “İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tiyatro Kulübü’nün ilk kuruluş senesinde mesajı olan ve iyi bir Türk yazarın oyununu seçmek istedik. Bunun için de değerli kalem Yılmaz Erdoğan’ın yıllar önce yazdığı ‘Kadınlık bizde kalsın’ oyununu seçtik. Günün anlam ve önemine destek vermek amaçlı da oyunun ilk gününü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne getirdik. Biz de destekleyelim istedik. Herkesin bildiği gibi bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Oyunumuzda, kadınların dünya kurulduğundan bu yana yaşadıkları farklı sıkıntıların mizahi bir dille kaleme alındığını görüyoruz” dedi.

    “KİMSEYE İHTİYACI OLMADAN KADINLAR BİR BİREYDİR”

    İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Tiyatro Kulübü öğrencilerinden Ebru Çağlayan ise “Yaşıtım kadınlara ellerinden gelen en özgüvenli şekilde tiyatro, sinema ya da oyunculuk gibi etkinliklere katılmalarını, kendi özgüvenlerini bu şekilde artırmalarını tavsiye ediyorum. Kadınlar özgüvenli olmalı ve kimsenin baskısı altında kalmamalıdır. Zaten kimseye ihtiyacı olmadan kadınlar bir bireydir” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Hastanede Osmanlı Kültürü Yaşatılıyor

    Anne sütünü artırıcı özelliği bulunan ‘lohusa şerbeti’ geleneği Bursa’daki bir hastanede yaşatılıyor.

    Osmanlı kültürünün yaşatıldığı Bursa Özel Hayat Hastanesi’nde dünyaya gelen bebeğin ailesine ‘lohusa şerbeti’ ikram ediliyor. Hastanede şerbetin ikram edildiği tepsi ve bardaktan kullanılan kıyafete kadar tarihi hatırlatıyor. Buse ve Ali Can Talu çifti ile Muhammet Hamid adını verdikleri bebeklerini odalarında ziyaret eden Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Özkul, “Hastanemizin gayet iyi işleyen bir doğum birimi oluştu. Gebelikten doğuma kadar olan sürede anneyi takip ediyoruz. Çocuk hastalıklarıyla, kadın doğum uzmanlarıyla, doğumhane ekibi ile güzel bir doğum birimi ortaya çıktı. Tabii insanların istediği hizmeti alabilmesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Yaptığımız uygulamalarla onlara evlerindeymiş gibi hissettirmek istiyoruz. Bugün de burada ‘lohusa şerbeti’ uygulaması başlattık. Bizim kültürümüzde bu var. Bunun yaygınlaşması gerekiyor” diye konuştu.

    “LOHUSA ŞERBETİNİN FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ”

    Özellikle sezaryenle doğum yapan annelerin bebeklerini yeterince besleyecek sütü olmadığına dikkat çeken Özkul, geleneğin yanı sıra lohusa şerbetinin süt artırıcı faydaları olduğuna dikkat çekti. Anne sütünün artırılması için lohusa şerbeti ikram edildiğini ifade eden Özkul, “Lohusa şerbetinin içerisinde tarçın, karanfil, zencefil, karabiber ve bal bulunmaktadır. Tarçın, kan şekeri dengesinin sağlanmasında etkili olduğu için, emziren annede aşırı tatlı ihtiyacı oluşmasını engelliyor. Şerbette bulunan baharatlar ise mideyi rahatlattığı gibi bebekte gazı önlüyor” dedi.

    İlk kez anne olmanın heyecanını yaşayan Buse Talu, “Yapılan uygulamayı çok beğendim. Hastanede böyle bir uygulamanın yapılması bizleri kendi evimizde gibi hissetmemizi sağladı. Sürpriz oldu, böyle bir şey beklemiyorduk. Sütü arttırdığını biliyorum. Çok sevdiğim bir tat olduğu için bol bol içeceğim” şeklinde konuştu.

    Bebeğin anneanne ve babaanneleri de, “Eskiden beri geleneklerimizde lohusa şerbeti vardır. Biz kendi evlerimizde yapardık. Torunumuzu eve götürdükten sonra yapmayı düşünüyorduk. Hastanenin böyle bir hizmet başlatması çok hoşumuza gitti” diye konuştu.