Etiket: Kültürel

  • Kültürel, Sosyal ve Bilimsel Kalkınma ön planda tutuluyor

    Kültürel, Sosyal ve Bilimsel Kalkınma ön planda tutuluyor

    Birleştirici İş Dünyası (BİRKONFED) Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum İl Temsilcisi M. Zeki Gözeler ile yönetim kurulu üyeleri Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret etti.

    BİRKONFED’in 2015 yılında kurulmuş olmasına rağmen, kısa bir süre içinde Türkiye’nin ilk 10 STK’sından biri haline geldiğini dile getiren Erzurum İl Başkanı Muhammet Zeki Gözeler, alt yapıdan gıdaya, hayvancılıktan hizmet sektörüne birçok alanda şehrin iş yükünü omuzlayan ve bu şehrin kalkınması yolunda gönül veren iş adamları ile birlikte önemli mesafeler kat ettiklerini ve yine tüm enerjilerini Erzurum’un kalkınması için harcayacaklarını ifade etti.

    Ülke olarak hem bölücü terörle, hem de ekonomi terörü ile mücadele verildiğini aktaran Gözeler: “Bir yandan bölücü terör örgütlerine karşı kahraman silahlı kuvvetlerimiz ve emniyet güçlerimiz mücadele ederken, ülkemize karşı gerçekleştirilen ekonomik saldırılara karşı da bizim mücadele etmemiz gerekiyor. İş dünyası olarak ayakta duracak, yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu kapsamda destekleri ile bizlere güç veren Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya teşekkür ediyor, Atatürk Üniversitesinin şehrimize, bölgemize ve ülkemize sağlamış olduğu yararlardan dolayı kendilerinin nezdinde tüm üniversite mensuplarına şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.

    Hazırladıkları projeler ve hayata geçirdikleri çalışmalar ile BİRKONFED Erzurum İl Temsilciliğinin şehir için katma değer oluşturduğunu aktaran Rektör Çomaklı; Atatürk Üniversitesinin yaptığı çalışmalarla hem iş dünyasına destek olduğunu, hem de ekonomiyi, teknolojiyi, sosyal ve kültürel kalkınmayı ön planda tutan projelere ağırlık vererek toplumun genelini ilgilendiren sorunlara çözüm ürettiğini söyledi.

    Üniversite-sanayi iş birliğinin, üniversitelerdeki bilimsel potansiyelin, sanayiye aktarılarak ekonomik değere dönüşmesine katkıda bulunma amacı taşıdığına vurgu yapan Rektör Çomaklı: “Üniversiteler bir yandan yaptıkları eğitim-öğretim faaliyetleri ile sanayii sektörünün nitelikli personel ihtiyacını karşılamakta, diğer yandan da araştırma yaparak sanayinin ihtiyaç duyacağı alanlarda bilgi üretmeye çalışmaktadır. Bizde bu vizyon çerçevesinde STK ziyaretlerine büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ülkemizin gelişimine ve ilerlemesine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdüren birçok STK, vakıf ve dernek ile iletişim halinde olduklarını aktaran Rektör Çomaklı, BİRKONFED Erzurum İl Temsilcisi M. Zeki Gözeler ve yönetim kuruluna ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

  • Nevşehirli kadınlar üretecek Anadolu Kültürel Girişimcilik alacak

    Nevşehirli kadınlar üretecek Anadolu Kültürel Girişimcilik alacak

    Anadolu Kültürel Girişimcilik (AKG) CEO’su Halil Korkmaz, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı ziyaretinde başta belediye bünyesinde açılan kurslarda olmak üzere üretimi yapılacak tüm el sanatları ürünlerini satın alma garantisi verdi.

    Türkiye genelindeki müze ve ören yerlerindeki ticari alanların işletmesini yapan ve Türkiye genelindeki 180 müzede faaliyet gösteren Anadolu Kültürel Girişimcilik (AKG) CEO’su Halil Korkmaz, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı makamında ziyaret etti. Ziyarette Ankara’daki başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Rasim Arı’nın Nevşehir Belediye Başkanı seçilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Korkmaz, Arı’ya görevinde başarılar diledi. Arı’nın Nevşehir için planladığı projeleri büyük bir hayranlıkla izlediğini kaydeden Korkmaz, özellikle şehirdeki istihdamın arttırılmasına yönelik çalışmalara CEO’su olduğu AKG olarak destek vermek istediklerini söyledi. Bu kapsamda başta Nevşehir Belediyesi Kapadokya Eğitim Merkezi (KAPEM) ve Kadın Çalışmaları ve Eğitim Merkezi (KAÇEM) bünyesindeki kurslarda üretilen el sanatları ürünleri olmak üzere Nevşehir’deki üretilecek tüm el sanatları ürünlerini alma garantisini sunacaklarını vurgulayan Korkmaz, ”Bunun sözünü değerli Başkanımız Rasim Arı’ya veriyoruz. Onun şehri için kurduğu hayalleri gerçekleştirmesine katkı sağlamanın yanı sıra özellikle Anadolu Kadınlarımızın el emeği, göz nuru ürünlerinin değerlendirilerek ev ekonomilerine katkı sağlamalarına aracılık etmek bizim için bir gururdur” dedi.

    “Hayallerimiz gerçekleşiyor”

    Korkmaz’a teşekkür eden Başkan Rasim Arı ise, Nevşehir’de istihdamın arttırılmasına yönelik önemli projelerinin olduğunu ve bunların hayata geçirilmesi yolunda ciddi adımlar attıklarını kaydetti. Bu kapsamda Halil Korkmaz gibi Türkiye’nin önde gelen iş insanlarını Nevşehir’de ağırlayacaklarını ve projelerini anlatacaklarını ifade eden Arı, “Ankara ve diğer şehirlerde kurduğumuz dostlukların bu gibi ziyaretlerle şehrimiz için kurduğumuz hayallerin gerçekleşmesine katkı sağlaması mutluluk verici. Değerli dostum Halil Korkmaz’da şehrimiz için bir katkı sağladı ve kadınlarımızın istihdama katılmaları yönünde önemli bir adım attı. Bu sayede hem kadınlarımızın el emeği, göz nuru el sanatları ürünleri onlara ekonomik anlamda katkı sağlayacak hem de şehrimiz bu şekilde Türkiye’nin dört bir yanında tanıtılacak. Bu şehre verdiğimiz tüm sözleri yerine getireceğiz demiştik ve artık icraatlar ile bunu ispata devam edeceğiz. Çalışacağız ve Nevşehir kazanacak ilave edelim” diye konuştu.

    Başkan Arı daha sonra Korkmaz’a Avanos el sanatları ürünü olan turkuaz çini kaftan hediye etti.

  • DPÜ ve Tripoli Üniversitesi arasında bilimsel ve kültürel ortaklık anlaşması

    Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) ile Lübnan Tripoli Üniversitesi arasında bilimsel ve kültürel anlamda ortaklıklar kurulmasına yönelik anlaşma imzalandı.

    Yapılan açıklamada, Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören ile Lübnan Tripoli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Raafat R. Mikati tarafından imzalanan anlaşmanın kurumlar arasında gerçekleştirilecek faaliyetler yoluyla aralarında bir işbirliği ilişkisi geliştirip bu ilişkiyi ilerletebilecekleri bir çerçeve oluşturduğuna vurgu yapıldı.

    Anlaşma kapsamında; kurumlarca yapılacak ortak bilimsel çalışmaların yapılmasının teşviki, ortak etkinlikler düzenleme ve personel ile öğrenci hareketliliklerine yönelik projeler geliştirme gibi başlıklar yer almakta. İki üniversite personel ve öğrencilerine hareketlilik imkânı sağlayacak Mevlana Programı ve Uluslararası Kredi Hareketliliği (Erasmus+ KA107) konusunda çalışmalar yapılmasında da mutabık kalınan anlaşma ile Dumlupınar Üniversitesi uluslararasılaşma çalışmaları kapsamında bir ilke imza atarak, uluslararası işbirliklerini Arap coğrafyasına taşımış oldu.(EFE)

  • 10. Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri Sempozyumu Konya’da gerçekleştirildi

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarlığı ve Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle Konya’da ” Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri Sempozyumu” düzenlendi.

    Selçuk Üniversitesinde 12-13 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen sempozyumun açışında konuşan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, bugün Batı dünyası ile Doğu dünyası arasında süren çatışmaların kültürel yönüne değindi. Barışı ve bir aradalığı öngören ve geçmişte bu değerlere olan bağlılığını ispat etmiş olan Doğu ile insan hakları, demokrasi gibi konularda kendilerinden olmayan toplumlara karşı ikiyüzlü davranan Batı’nın hayata bakışları arasındaki farklılıkların altını çizen Prof. Dr. Örs, bugün çeşitli toplumsal mühendislik projeleriyle İranlılar, Türkler, Araplar gibi İslam dünyasının büyük nüfusunu oluşturan milletlerin barış ve huzur içerisinde yaşamamaları ve birbirlerine düşman olmaları için oyunlar tezgahlandığını ifade etti. Sömürgeci küresel güçlerin gelişmekte olan ülkeleri kültürel ve ekonomik olarak sömürdükleri, kendilerine yabancılaştırdıkları, değerlerini başkalaştırdıkları bir dünyada sömürülen ülkelerin en güçlü silahının kendi medeniyet değerlerine sahip çıkmaları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Örs, küresel güçlerin planları tersine çevirmek için çok çalışmak gerektiğini dile getirdi. Zaman zaman inişli çıkışlı seyreden Türkiye-İran ilişkilerini anlamak için zihinlere dayatılan kalıpların dışına çıkarak bu toplumların dinamiklerini, tarihi, kültürel değerlerini öğrenmenin ve bunları geniş kültürel ilişkilere dönüştürmenin gerekli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Örs, bu bakımdan en önemli görevin kültür insanlarına düştüğünü dile getirdi. Prof. Dr. Örs, ortak tarihsel ve kültürel noktalardan hareket ederek toplumları ve devletleri birbirlerine yaklaştırmanın kendi coğrafyalarımız üzerinde söz sahibi olmayı sağlayacağını da sözlerine ekledi.

    Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ise, tarihte iki toplumu birbirine yaklaştıran isimlere ve olaylara yer verdiği konuşmasında, hem bölgenin hem de dünyanın göz ardı edilemez ağırlığa sahip iki ülkesi olan Türkiye ve İran’ın tarih boyunca çok güçlü halkalarla birbirlerine bağlandığını söyledi. Hoca Saadettin’den Afrasyab’a, Anuşirvan’a, Tuğrul Bey’den Melikşah’a, Nizâmülmülk’ten İsmail Safevi’ye ve İmam Humeyni’ye kadar uzanan bir siyasal zincir halkasının iki milleti birbirine bağlamaya devam ettiğini belirten Prof. Dr. Turan, iki toplum arasındaki bağların sadece siyasal halkalardan ibaret olmadığını, bu derin bağlılığın Firdevsî, Abdülkadir Geylanî, Zaloğlu Rüstem, Şirazî ve Mevlânâ gibi isimlerle kültür, edebiyat, fikir alanında da sürdüğünü kaydetti. İki devletin 1639’dan beri hiç savaşmadıklarına, sınırların da yüzyıllardır değişmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Turan, yaklaşık 400 yıllık bu barışın örneğine dünyada az rastlandığını ifade etti.

    İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Mahmut Sıtkızade de konuşmasında ikili ilişkilerin ele alındığı bu gibi toplantıların ülkelerin birbirini tanımasına vesile olduğunu belirterek, 20 yıldır sürdürülen sempozyum serisinin gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka ise sempozyuma ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, İran’la ilişkileri sürdürmekte kararlı olduklarını, öğrenci değişimi gibi yeni projeler gerçekleştirerek kültürel ilişkilerin gelişimine katkıda bulunmak istediklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının “Belgelerle Türk İran İlişkileri” sergisinin de ziyarete açıldığı sempozyuma Türkiye’den ve İran’dan katılan bilim insanları, geçmişten bugüne Türkiye-İran ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. 10 oturumun düzenlendiği sempozyumda, Türklerin ve İranlıların ortak tarihinde edebiyat ve felsefe gibi kültürel etkileşim alanları, iki halkın İslam medeniyetine katkıları, tarih boyunca yaşadıkları çatışmalar ve kurdukları ittifaklar konuşuldu. Katılımcılar, iki toplumun ortak değeri olan Hz. Mevlânâ ve Mevlevlik kültürünü de bu yıl 7-17 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen Hz. Mevlâna’nın 745. vuslat yıl dönümü anma törenlerinin (Şeb-i Arûs) atmosferi içerisinde değerlendirme fırsatı buldu.

  • Selçuk’ta, 10. Türkiye İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri sempozyumu

    Selçuk Üniversitesinde “10. Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri” sempozyumu düzenlendi.

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Türk Tarih Kurumu, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarlığı ve Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle, “10. Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri” sempozyumu gerçekleştirildi.

    Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyumda konuşan ve 10. Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri Sempozyumuna ev sahipliği yapmaktan dolayı gurur duyduklarını ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, “Selçuk Üniversitesi olarak kardeş ülke İranla kültürel bağlamda neler yapabiliriz? Diye düşündük. Yüksek lisans, doktora ve öğrenci değişim programlarıyla ilgili görüşmelerimiz oldu. Bölgenin güçlü üniversitesi olarak iranla ilişkilerimiz son derece gelişmiş bir şekilde devam edecek, öğrenci değişimini sağlayacağız. Kültürel programların, son derece önemli olduğuna inanıyorum. Elimizden gelen her türlü desteği sağlayacağız. Başarılı bir sempozyum geçmesini diliyorum” dedi.

    “Türk-İran bağlantısı siyasi zincirden ibaret değil”

    Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan ise, “10. İran Türkiye İlişkileri sempozyumunu sizlerle bir kez daha paylaşmaktan dolayı mutlu olduğumu paylaşmak isterim. Hazreti Peygamber, ‘ben ibadetin çok olanından ziyade devamlı olanını severim’ diyor. Bu yaptığımız bilimsel çalışmayı da bir ibadet olarak telakki edecek olursak devamlılık arz eden, bu iş geleceğe ışık tutacak faydalı faaliyetlerimiz arasında yer alıyor.İran ile Türkiye dünyanın ve bölgenin vazgeçilmez ağırlıklı ülkelerinden ve devletlerindendir. Ne tarafından bakarsanız bakın, tarihe çok derin hatlarla bağlı iki devletten ve milleten söz ediyoruz. Türkiye açısından İran tarihi derinlik göz önünde bulundurulduğunda ne Yunanistan ne Rusya ne Ukrayna ne de diğer komşular hiç biri daha öteye gitmiyor.Türk ve İran bağlantısı yıllar içerisinde sadece siyasi zincirden ibaret değildir. İki milletin bağlantılarında elbette kültürün, edebiyatın ve fikir şahsiyetlerinin de bu sağlam bağ içerisinde çok büyük rolleri olmuştur” şeklinde konuştu.

    “Türkiye ile İran arasındaki ilişkiler pekiştirilmeli”

    Türkiye İran arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi gerektiğinin altını çizen İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Mahmut Sıtkızade de, “10. Türkiye-İran Tarihi ve Kültürel İlişkileri Sempozyumu gibi sempozyumların ülkelerin gerçek yüzünü tanımaya neden olur. Gençlerimizin, bu sempozyumları takip ederek iki ülkenin gerçek yüzünü okuyup öğrenmeleri gerekiyor. Umarım, bu sempozyum başarılı olur. 20 sene boyunca sempozyumu yürüten ve emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs ise, “Etrafınıza şöyle bir göz gezdirdiğinizde gerçekten coğrafyamızda tarihi kökleri, kurdukları medeniyet ve kültür itibariyle Türkiye’nin yani Osmanlı Devleti’nin tarihi mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve kendisi de bir zamanlar bugünkünden çok daha büyük bir devlet olan İran Devletinin 21. yüzyılın başında bulundukları siyasi yapı itibariyle, çok farklı bir manzara arz ettiklerini ifade etmek gerekir. Ön yargılardan ve zihnimize dayatılan kalıplardan çıkıp Türkiye ve İran’ı başka gözle görmeliyiz. Bu toplumların dinamiklerini, sosyal hakikaten, tarihi, kültürel manevi değerlerini, öğrenmeyi ve geniş kültürel ilişkileri döndürmeyi mutlaka gerçekleştirmek durumundayız. Bunun için en önemli görev kültür insanlarına düşüyor. Her iki ülkede de çok ciddi kültürel potansiyellerimiz var” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından heyetler arasında hediye takdimi gerçekleştirildi.

    “Belgelerle Türk- İran İlişkileri” sergisi açıldı

    Sempozyum açılışının ardından Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığının “Belgelerle Türk- İran ilişkileri” sergisinin açılışı yapıldı.

    Sempozyuma Türkiye’den ve İran’dan katılan 37 bilim insanı, geçmişten bugüne Türk-İran ilişkileri hakkında değerlendirmeler yapacak. 14 Aralık tarihine kadar 10 oturumda, Türklerin ve İranlıların ortak tarihinde edebiyat ve felsefe gibi kültürel etkileşim alanları, iki halkın İslam medeniyetine katkıları, tarih boyunca yaşadıkları çatışmalar ve kurdukları ittifaklar konuşulacak. Sempozyumda iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği de ele alınacak. Bu yıl, 7-17 Aralık tarihlerinde Konya’da gerçekleştirilecek olan Hazreti. Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri (Şeb-i Arûs) içerisinde gerçekleşecek olan sempozyumda katılımcılar, iki toplumun ortak değeri olan Hazret, Mevlana ve Mevlevilik kültürünü de anma törenlerinin atmosferi içerisinde değerlendirme fırsatı bulacak.

    Gerçekleştirilen sempozyuma, Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Okka, Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan, İran İslam Cumhuriyeti Kültür Müsteşarı Mahmut Sıtkızade, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.