Etiket: Kültürel

  • Prof. Dr. Çotuksöken: “Şiddete Karşı Kurum Ya Da Kültürel Normları Değil İnsanı Korumalıyız”

    Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, şiddete karyı insanlarınkorunması gerektiğini söyledi.

    İstanbul Maltepe Üniversitesinde dördüncüsü düzenlenen geleneksel öğrenci kongresini bu yıl 8 fakülte, 1 yüksekokul farklı konularda Mart-Mayıs aylarında gerçekleşiyor. Bu hafta Fen-Edebiyat Fakültesi’nin ‘şiddet’ konulu kongresi yapıldı. Kongreye 12 ülkeden konuk öğrenciler katıldı. Kongrede işlenen konular arasında “Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet”, Sığınmacı ve mülteci krizinden doğan şiddet”, Kültürel normlarla ilgili şiddet” ve “Doğaya karşı şiddet” yer aldı.

    Türkiye’de ilk kez öğrencilerin katıldığı Uluslararası Kongre düzenleniyor diyen Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şahin Karasar, “Maltepe Üniversitesinin dokuz fakültesi bunun yanın da yüksekokulları ve akademik birimleri öğrencileri yıl içerisinde önemli gördükleri konuyu ele alarak bunun üzerine kongre düzenliyor. Düzenleyicileri, katılımcıları ve değerlendiricileri öğrenciler bu bakımdan hayatın pratiklerini hem entelektüel hem akademik, hem de mesleki olarak daha öğrenciliklerinde deneyimlemiş oluyorlar. Genel olarak üniversitemizin yaptığı bu etkinliklere yılda 50’nin üzerinde ülkeden 500’ün üzerinde katılımcı katılıyor. Bu yılki kongremizin konusu da şiddet bütün dünyada artık küresel bir mesele olmaya başladı. Biz bu problemin gündeme getirilmesine, çözümüne akademik ve bilimsel olarak katkıda bulunursak ne mutlu bize. Katılımcı bütün öğrencilerimizi tebrik ediyorum ve şiddete çözüm bulmak anlamında yaptıkları bu gayreti kutluyorum” diye konuştu.

    Şiddetin insan dünyasında giderek yaygınlaşarak yer aldığını söyleyen Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı aynı zaman da Fen- Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Betül Çotuksöken, “Şiddet insanların birbirilerine karşı davranışlarında ya da eylemlerinde ortaya çıkan bir insanlık durumudur. Kişiler davranışların arkasında ilkelere dayalı düşünemeyince kısa yoldan şiddeti çözüm yolu olarak görüyorlar. Bu da şiddeti daha çok tırmandırıyor. Günümüzde şiddet o kadar çok arttı ki hepimizin bu konuda bir duyarlı olması gerekiyor. Biz de buradan yola çıkarak dört yıldır öğrencilerimizin organize ettiği kongreye konuyu taşıdık. Ülkemizin bulunduğu bölgeyle, hem insanların bireysel durumlarıyla hem de siyasetle bağlantılı olarak yüz yüze ilişkilerde ve sanal âlemde şiddet olgusunu işlemeye çalıştık şiddetin ciddi bir dünya sorunu olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Şiddetin gittikçe tırmandığını ve çarensin mutlaka bulunması gerektiğini söyleyen Çotuksöken, “Şiddetin tümüyle ortadan kalkması mümkün değil gibi görülüyor çünkü insan bir bunalım varlığı, uyumlu bir varlık değil. Bütün bunları yenip üstesinden gelmek ve insani bir takım değerler eşliğinde eylemlere girebilmek içinde eğitime ihtiyaç var, yoksullukla mücadele edilmesi ve eğitimin daha üst noktalara getirilmesi lazım, insanca bir eğitim ortamının yaratılması şart. Küçük yaşlardan itibaren insanlar şiddetsiz çözüm yolları üretebilsinler sorunlarına şiddete hiçbir şekilde başvuramadan çözüm bulsunlar diye çalışmak politikalar geliştirmek gerekir” şeklinde konuştu.

    “Zaman zaman insani değerler korunmadan kültürel değerler korunuyor, kültürel normlar mercek altına alıp, şiddete üreten gelenekleri tasfiye etmeliyiz” diyen Çotuksöken, “Şiddete yol açıyorsa ve korunan insan değil de kültürel norm ise orada problem var demektir. Şiddete uğramaması ve korunması gereken insandır hele de çocukların ya da dezavantajlı insanları, engellileri, hastaları ve kadınları korumalıyız. Eğer biz eylemlerinizim arkasına insan haklarını koyarsak zannederim olup bitenlere farklı açıdan bakabiliriz. İnsanı korumanın ne kadar önemli olduğunu görebiliriz. Ne burada kurumların korunmaya ihtiyacı var nede bir takım kültürel değerlerin burada korunması gereken insandır. Şiddete uğramış insanlara yardım etmek gerekir ama sadece sevgi, şefkatle değil bilgiye dayalı yardım etmek gerekir. Biz çalışmalarımızda bilgiyi çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’de çocukların ve kadınların daha çok şiddete maruz kaldığını dile getiren Çotuksöken, “Bunlar içinde tedbir alan devlet politikaları oluşturmaya çalışan kurumlarımız var. Çok küçük yaşta çocukların aile içerisinden, anaokuluna kadar şiddetsiz ortamlarda büyümesine özen göstermeliyiz. Kriz durumlarında en çok şiddete maruz kalanlara maalesef çocuklar ve kadınlar oluyor. Şiddetsiz bir dünya istiyorum. Ne zaman başarabiliriz bilmiyorum ama çabalamalıyız her birimize düşen çok iş var” açıklamalarında bulundu.

  • İzmit Belediyesi Kültürel Etkinlikler İçin Otobüs Kiralayacak

    İzmit Belediyesi, sosyal, sportif ve kültürel etkinlikler için otobüs kiralayacak.

    İzmit Belediyesi tarafından sosyal, sportif ve kültürel etkinliklerde kullanılmak üzere otobüs kiralama ihalesi gerçekleştirildi. 7 ay süreli olacak kiralık otobüs ihalesine 3 firma katıldı. Yaklaşık maliyeti 119 bin 875 TL olan ihaleye en yüksek teklif 72 bin 940 TL verilirken, en düşük teklif ise 65 bin 100 TL teklif verildi. Şoförlü olan otobüs kiralama ihalesine katılan firmaların teklifleri, ilgili komisyonca incelenip önümüzdeki günlerde ihaleyi kazanan firmayı belirleyecek.

  • Bölgenin Ahşap 3 Katlı TEK Kültürel Mirası

    Samsun’un Vezirköprü ilçesi Habibfakı Mahallesi’nde 1945 yılında dergah olarak yapılan 3 katlı ahşap bina dimdik ayakta duruyor.

    Şeyh Hacı Ahmet Efendi Dergahı olarak bilinen binanın 1945 yılında Şeyh İbrahim Efendi tarafından dergah olarak yaptırıldığı, binanın öğrenci yetiştirmek ve irşad hizmetlerinde kullanıldığı öğrenildi. Şeyh İbrahim Efendi’nin, Şeyh Ahmet Efendi’yi yetim olduğu için küçük yaşta alıp dergahında yetiştirerek kızı ile evlendirip damat yaptığı ifade edildi.

    Şeyh Ahmet Efendi’nin torunu Kadir Ceylan (43), evin hem kültürel hem de manevi miras olarak çok değerli olduğunu belirterek, bölgenin manevi lideri olan İbrahim Efendi’nin 1960 yılında vefat etmesinden sonra yerine damadı Şeyh Ahmet Efendi’nin geçtiğini, Şey Ahmet Efendi’nin 1982 yılında vefat etmesinden sonra dergahın kapandığını söyledi.

    Ceylan günümüzde komşu il ve ilçelerden bile dedesinin öğrencilerinin halen dergahı ve merhumların kabirlerini ziyarete geldiklerini ve manevi atmosferin yaşandığını kaydetti. Halen Şeyh Ahmet Efendi’nin oğlu İbrahim Ceylan’ın ikamet ettiği evde mescit, öğrenci odaları, eğitim odaları, mutfak kütüphanelerden oluşan 15 odası olduğu ve yörede ayakta kalan 3 katlı ahşap bina olma özelliğini koruduğu belirtildi.

  • Kültürel Zenginlikler Festivalle Yaygınlaşacak

    Düzce Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisi girişimiyle, ilki geçen yıl yapılan ‘Düzce Ot Festivali’nin ikincisinin 7-8-9 Mayıs 2016 tarihlerinde yapılması planlanıyor. Festival programının hazırlanması amacıyla Kent Konseyi Genel Sekreterliği tarafından, sivil toplum kuruluşlarıyla istişare toplantısı düzenlendi. Kent Konseyi Genel Sekreteri ve Belediye Başkan Yardımcısı Ali Güney başkanlığında Düzce Belediye Meclisi salonunda yapılan toplantıda festivale ilişkin görüşler değerlendirildi.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Kent Konseyi Genel Sekreteri Ali Güney, Düzce’nin turizm değerlerine dikkat çekti ve ‘ Düzce artık turizm değerleri, varlıkları ve potansiyelleri konusunda iyi bir yerdedir. Bunun yanı sıra Düzce toprak kalitesi ve ürünleri konusunda da çok zengin ve çeşitlilik göstermektedir. Hem turizm değerlerini hem de ürün çeşitliliğini fırsata dönüştürmek gerekir’ dedi. Düzce Otları TYCHE Bereket Festivali için toplantıda daha sonra şu görüşlere yer verildi “Geleneksel hale getirilmesi düşünülen festivalde; yöresel ürünlerin, Düzce’de yetişen, yenilebilir otlar ve yöresel yemeklerin sunumunun ve tanıtımının yapılması amaçlanmakta, festivalin ulusal ve uluslar arası platforma taşınması hedeflenmektedir. Hedefimiz; festivali geleneksel hale getirip Avrupa Festivaller Birliği (EFA’ya) tescil ettirmektedir. Ayrıca; Düzce’ye ait bir ürün ve marka yaratma fırsata ortaya çıkmaktadır. Festivallerin Kentin Tanıtımı ve Turizme Katkısı yadsınamaz. Festivalde, yerel üreticiler de yine yiyecek, içecek, çeşitli ot ve otlu ürünlerini halkın beğenmesine sunarak konukların damak ve göz zevkine hitap edecekler ve böylece Düzce’nin kültürel zenginliğinin tanınması sağlanacaktır. Düzce’yi ulusal ve uluslar arası düzeyi tanıtmış ve Düzce’ye ürün konusunda markalaşma adımı atılmış olacak. Yerel halkın Turizme olan ilgisini arttırmış ve farkındalık yaratılmış olacaktır. Festivalle sektörler arası işbirliği gelişmiş olacak”

  • Bilimsel, Sosyal, Kültürel Ve Sanatsal İşbirliği Protokolü

    Trakya Üniversitesi (TÜ) Rektörlüğü ile Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü arasında Bilimsel, Sosyal, Kültürel ve Sanatsal İşbirliği Protokolü imzalandı.

    Trakya Üniversitesi Rektörlük binasında bir araya gelerek, Bilimsel, Sosyal, Kültürel ve Sanatsal İşbirliği Protokolünü TÜ Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük ile Edirne İI Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Özcan karşılıklı olarak imzaladı.

    Yapılan protokolde TÜ Eğitim Fakültesi Dekanlığı, Mühendislik Fakültesi Dekanlığı, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı, Tıp Fakültesi Dekanlığı, Fen Fakültesi Dekanı ile Edirne Sosyal Bilimler Lisesi, Süleyman Demirel Fen Lisesi, Edirne Lisesi, 80. Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi ve Hasan Rıza Güzel Sanatlar Lisesi olarak karşılıklı işbirliği yapıldı.

    Edirne İl Milli Eğitim Müdür Hüseyin Özcan amaçlarının orta öğretim öğrencilerinin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması olduğunu belirterek, “Bir şekilde yüksek öğrenime, mesleğe hazırlanmaları amacıyla bilim, sanat, sosyal ve kültürel anlamda işbirliği ile dolayısı ile burada uygun bulunması anlamında bir takım sergi ve seminerler, konferanslar yapılabilecek. Özellikle lise öğrencilerimizin akademik, araştırma bilgilerini ziyaret etmeleri, laboratuarları kullanılabilmeleri, ortak sergiler düzenlenmesi gibi imkan dahilinde olacak. TÜİK Türkiye verilerini açıkladı. Türkiye’de eğitimde ve sağlıkta Edirne ilk 10 da. Burada akademik başarılar dahil okul öncesi, okul ulaşma ve eğitimden memnuniyet var vatandaşımızdan. Bu başarının bugünlere gelmesinde üniversitemizin çalışmalarının ve desteğinin olduğunu ifade ediyorum” dedi.

    Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük ise, “Bugün burada dekanlarımızla birlikte il yöneticileri il birlikte yapıldığını düşünüyorum. Lise öğrencilerimizi de asla ihmal edemeyiz. Eğitim bir bütün. Eğitime ayrılan kaynaklar günden güne artmakta. Komşularımızda maddi büyük sıkıntılar olmasına rağmen genelde eğitime ayrılan kaynakların artması çok sevindirici. Bize düşen görev, kaynakların yerinde ve etkin kullanılmasıdır. Bu anlamda üniversitemizin gelişen kaynaklarında, altyapısını, laboratuarını, kütüphanesini birlikte öğrencilerimizle Milli Eğitimdeki lise öğrencilerimizle paylaşmak aynı zamandaki görevimiz. Biz ne kadar bilimi sevdirebilirsek onlara ileride seçecekleri meslekleri ne kadar iyi tanıtabilirsek buda somut görerek ve yerinde inceleyerek olur. Üniversitemizin bütün imkânları ve kapasitesi öğrencilerimize açıktır. Liseyi bitiren öğrenciler umarız Trakya Üniversitesi’nin öğrencileri olacaklar. Fen, Tıp, Eğitim, Mühendislik, Tıp Fakültesi burada, Güzel Sanatlar Fakültemiz Burada. Öğrencilerimiz burada sanatsal olarak müzelerimizden yararlanabilirler, yayınlarımızdan yararlanabilirler. Fen Fakültesi’nin laboratuarları var. Mühendislik Fakültesi’nde öğrencilerimizin ürettiği arabayı görebilirler. Eğitim Fakültesi’nde değişik eğitim metodolojilerini öğrenebilirler. Tabi çok gelişmiş bir kütüphanemiz var. 7-24 saat açık, bunda da Türkiye’de bir öncülük yaptık. Bizi sevindiren bu kütüphanemize ilimizden de öğretmenlerimizin gelmesi. Buradan yararlanan üniversite öğrencilerimiz tabi ki öncelikli ama ondan artakalan zamanında da lise öğrencilerimize de bütün üniversitemizin kapasitesinin kullanılmasından mutluluk duyuyoruz” şeklinde konuştu.