Etiket: kültür

  • Fendoğlu, Malatya’nın kültür ve turizm taleplerini dile getirdi

    Fendoğlu, Malatya’nın kültür ve turizm taleplerini dile getirdi

    Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, Malatya’nın kültür ve turizm taleplerini dile getirdi.

    Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Malatya Milletvekili Mehmet Fendoğlu, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifinin görüşmelerinde Malatya’mızın kültür ve turizmle ilgili taleplerini dile getirdi. Fendoğlu, yeni kütüphane projesinin, yeni arkeoloji müzesi projesinin yatırım programlarına alınması, Arslantepe Höyüğü çevresindeki kamulaştırmaların bir an önce tamamlanması, Malatya turizm çalıştayının gerçeklemesi, Pandemi sonrası yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuarlara kaynak oluşturulması gibi talepleri Kültür ve Turizm Bakanlığının cevaplaması üzerine sordu.

    Yürütme adına bütçe görüşmelerinde bulunan Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Fendoğlu’nun sorusuna karşılık, Malatya İl Kütüphanesinin 2022 yılında biteceğini, Arkeoloji Müzenin projesinin tamamlandığını, çalışmalara en kısa zamanda başlanacağını söyledi.

  • Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı iki yeni kitap yayınladı

    Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı iki yeni kitap yayınladı

    Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı “Osmanlı Sarayında At” ve “Türk Kültüründe Alkışlar ve Kargışlar” adlı iki adet yeni kitap yayınladı.

    Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emine Dingeç tarafından hazırlanan “Osmanlı Sarayında At” isimli eser, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı yayınları arasındaki yerini aldı. Osmanlı sarayında atın vazgeçilmezliği üzerine hazırlanan çalışma, Osmanlı Devleti’nde saray ve onunla bütünleşmiş görünen at üzerine ayrıntılı bir araştırmaya dayanıyor.

    Samsun Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Keskin’in “Türk Kültüründe Alkışlar ve Kargışlar” adlı eseri, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı yayınları arasındaki yerini aldı. Kitap; eski dönemlerden günümüze kadar geniş bir yayılma ve yaşam alanı bulan alkış ve kargışların Türk kültür tarihindeki görünümlerini genel hatları ile ortaya koymak amacıyla hazırlandı.

  • Talas Kültür Merkezi ve 7/24 Kütüphane hizmete açıldı

    Talas Kültür Merkezi ve 7/24 Kütüphane hizmete açıldı

    Talas Belediyesi tarafından yapılan Kültür Merkezi ve 7/24 Kütüphane düzenlenen törenle hizmete açıldı. Açılışta konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki; “Günümüzde kitap okuyanlar çok hoşumuza gidiyor ama şu cep telefonuyla takılanları, sosyal medyada saatlerini geçirenleri, 10 dakika kitap okumayanları görünce içimiz burkuluyor” dedi.

    Törenin açılış konuşmasını yapan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; kütüphanenin 5 tane üniversite gençlerine hitap eden yurdun ortasında olması bu kütüphanenin önemini artırdığını ifade ederek; “Ayrıca iki üniversitemizin de kapı komşusu durumundadır. Kütüphanemiz iki anlama gelmekte. Birisi kitapların bir araya geldiği, korunduğu, sunulduğu yer. İkinci anlamı da bir medeniyetin yazılı eserlerinin bütünü akla gelir. Bu binayı kütüphane hizmetine dönüştürmemiz esnasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Devletimizin her zaman yanımızda olduğunu hissetmek güzel bir şey. O nedenle bir protokol yaptık, burası ayrıca Talas İlçe Halk Kütüphanesi görevi de yapıyor. Kütüphanemizin birinci katı kültür faaliyetleri için hazırlandı, bir katı süreli yayınların takibi ve dergiler için, üst katı klasik kütüphane, en üst katı da sadece akademisyenler için çalışma ortamı hazırlandı. Ayrıca engelli kardeşlerimiz için cihazlar ve özel bölüm kitapları yer almaktadır. Ayrıca bir kitap arayan kardeşim bilgisayar ağına kitabın ismini yazdığı zaman sadece Kayseri’de değil Türkiye’nin hangi kütüphanesinde varsa o kitaba ulaşabilecek. Bundan sonraki adımımız külliyedeki konuşan kitap sistemine erişebilmek. Kütüphanemizde zamanını geçiren herkese şimdiden başarılar diliyorum” dedi.

    Kültür Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayınlar Genel Müdürü Ali Odabaş ise konuşmasında bakanlık olarak kitap desteklerinin süreceğini belirterek; “Bin 207 tane 81 vilayetimizde kütüphanemiz var. Bunlardan bir tanesi de Talas İlçe Halk Kütüphanemiz. 10 ay önce buranın çok güzel bir kütüphane olacağına kanaat getirdik. Görüyorum ki gerçekten çok iyi çalışmış yapan firma. Ne mutlu böyle bir kütüphane ortaya çıkmasında bizim de emeğimiz var. 10 bine yakın kitap gönderdik ama durmayacağız, kitap desteğimiz sürekli devam edecek” şeklinde konuştu.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, kütüphanenin yapılmasında emeği geçenlere teşekkürlerini ileterek; “Mustafa Başkan ve ekibini bu anlamlı ve önemli çalışmalarından dolayı tebrik ediyorum. Her geçenin rahatlıkla uğrayabileceği nezih bir ortamda ’ya öğrenen ol ya öğreten ol. Bir başkası olma yoksa helak olursun’ anlayışı içerisinde inşallah öğrenenlerden oluruz” ifadelerini kullandı.

    “Sosyal medyada saatlerini geçirenleri, 10 dakika kitap okumayanları görünce içimiz burkuluyor”

    Kütüphanenin açılış törenine katılan AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki, kitap okuyanların çok hoşlarına gittiğini ancak sosyal medyada saatlerini harcayanları, 10 dakika kitap okumayanları gördükçe içlerinin burkulduğunu aktardı. Özhaseski; “Çok acıdır, 1600’lü yılların Kayseri’ye ait müfredat defterlerini ve o dönemki kitaplarımızın birçoğunu benim belediye başkanlığı dönemimde Bulgaristan’da bir kütüphanede bulduk. Mehmet Çayırdağ, ’Kütüphanenin başındaki insanla yazıştım. Kayseri’ye ait eski ne yazıyla yazılmış ne kadar kitap varsa hepsini verecek.’ dedi. Biz kağıt olsun diye göndermişiz, Bulgarlar saklamış. Ne istiyor deyince? ’Bir fotoğraf makinesi bir de 500 dolar istiyor.’ dedi. ’Ağabey ben 500 değil 5 bin diyorsa bile ver, ben parayı vereceğim.’ dedim. Fotoğraf makinesini de al. Oradan kamyonetlere yükleyip kitapları Kayseri’ye getirdik. Vezirhanı restore edilirken bir duvar yıkıldığında arka taraftan deryalar gibi kitaplar çıktı. O günkü kütüphane memuru, ’Bu kitaplar yakalanırsa bugünkü yöneticiler bunların canına okur, ben en iyisi buraya saklayayım.’ demiş. Oraya kitapları doldurup önüne duvar gerdirmiş. Biz sonradan o kitapları bulduk. Günümüzde kitap okuyanlar çok hoşumuza gidiyor ama şu cep telefonuyla takılanları, sosyal medyada saatlerini geçirenleri, 10 dakika kitap okumayanları görünce içimiz burkuluyor. Bizler zorlayacağız ve yapmaya çalışacağız” diye konuştu.

    Kayseri’nin belediyecilik olarak başka bir formata geldiğini dile getiren Özhaseki; “Kayseri’de belediyecilik de her alanda başarılarla, her zaman övüneceğimiz şekilde devam ediyor. Çok şükür zamanında çalışma yaptık. O zaman dedik ki; ’Ticarette ne yapabiliriz, sanayide, turizmde, kültürde, sanatta hatta eğlencede neler yapabiliriz?’ O çalışmalar neticesinde ortaya çıkan tablo bizi belediyecilik olarak başka bir formata getirdi. Biz altyapıyla, üst yapıyla uğraştık. Elhamdülillah öyle bir sorun kalmadı. Su borularının tamamını, kanalizasyon borularının tamamını değiştirdik. Katı atıklar, yollar, alt geçitler, üst geçitler eyvallah. Turizm deyince aklımıza Erciyes Dağı gibi bir yerde turizm merkezi yapmak çıktı. Burada hafta sonları 80-100 bin kişi kayak yapıyor, binlerce gencimiz para kazanıyor, Kayseri’nin sosyal hayatı ve çehresi değişiyor. Eğlence deyince Harikalar Diyarı’nı yaptık, hafta sonları 40-50 bin kişi gidiyor. Kültürde, sanatta ne yaptık? Arkadaşlar, müzeler şehri haline geldi” dedi.

    Vali Şehmus Günaydın da; “Bizim dünyayla yarışmamız, iyi yerlere gelmemiz için gençlerimizi yetiştirmek istiyorsak mutlaka onlara bu imkanı vermemiz lazım. Bilimde, teknolojide, sanayide bizim iyi yetişmiş bir nesle ihtiyacımız var. Bunu için onları iyi eğitmemiz lazım. Onları her alanda dünyayla yarışacak şekilde yetiştirmek için de bu tür kütüphane ve okullara ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından dua eşliğinde kesilen kurdele ile Kültür Merkezi ve 7/24 Kütüphane hizmete açıldı.

  • 110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    110 yıllık tarih ‘Kültür Vadisi’ ile hayat bulacak

    Zonguldak’ta endüstriyel mirasın korunması ve turizme kazandırılması amacıyla hayata geçirilmesi planlanan Üzülmez Kültür Vadisi projesinin lansmanı gerçekleştirildi. Projenin tamamlanması ile birlikte 110 yıllık tarih yeniden hayat bulacak.

    Zonguldak’ta kentin sosyal ve ekonomik hafızasında önemli yer edinen endüstri yapılarının, görsel önemlerine, dönemlerine ait niteliklerine ve şehrin ensütriyel tarihine dikkat çekmek amacıyla atıl vaziyetteki eski lavuar binası ve atölye binalarının işlev kazandırılması amacıyla hayata geçirilen Üzülmez Kültür Vadisi Projesi’nin tanıtım toplantısı düzenlendi.

    İl Özel İdaresi ve BAKKA arasında imzalanan; Dünya Mühendislik Firması’nın çalışmalarına başladığı 17 milyon 178 bin liralık projenin 500 günde bitirilmesi hedefleniyor. Tanıtım toplantısına protokol üyeleri ve davetliler ile Dünya Mühendislik firması yetkilisi Hacı Mehmet Gençer de katıldı. Saygı duruşunun ardından projenin tanıtımı ve atıl vaziyetteki binaların geçmişten günümüze süreci aktarıldı. Proje ile Zonguldak’ın kent belleği ve kent hayatını zenginleştirmek, kentin endüstriyel mirasının deneyim turizmine kazandırılması amaçlarına hizmet edecek şekilde proje konusu alanın yeniden işlevlendirilmesi amaçlanıyor.

    Projede açık otopark, kent parkı, çocuk oyun alanı, peyzaj alanları, gezi tüneli, etkinlik alanları, meydanlar, derebaca deneyim yolu, kültür atölyesi, müze-restoran, jeopark müzesi gibi alanlar oluşturulacak. Toplantının açılış konuşmasını yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Ahmet Karayılmaz, çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

    Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan endüstri mirasının yeniden hayat bulacağına dikkat çekerek işletmesine talip olduklarını vurguladı.

    “Güzelliklerimizi bütün dünyaya anlatacağız”

    Zonguldak’ta yıllarca yer altındaki kömürün çıkartılması için mücadeleler verildiğini aktaran AK Parti Zonguldak Milletvekili Polat Türkmen, Almanya Ruhr havzasından örnekler vererek şöyle dedi:

    “Gökgöl Mağarası’ndan başlıyorsunuz Üzülmez Kültür Vadisi arkasından Maden Müzesi dolayısıyla Zonguldak girişinden çıkışına kadar bu eserlerin hayata kazandırılması ve sonrasında buraları görmek isteyenler için çalışılıyor. Buraları görmek isteyen çok insan var. Biz Almanya’ya gittiğimizde Ruhr havzasında maden bölgelerinde bu tür yerleri yeniden hayata geçirmişler. Bizim de hayran kalacak çok yerimiz var. Yer altı ile ilgilenirken yer üstüne bakamamışız. Geçimimizi yer altından sağlamışız. Emeğin başkenti olan Zonguldak böyle bir şehirdi. Bundan sonra yer altı ve yer üstü güzelliklerimizi gün üstüne çıkartıp bütün dünyaya ve Türkiye’ye anlatacağız.”

    “Şehrimizi marka haline getirirsek önemli kazanım elde edeceğiz”

    Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz turizmin; çağın en önemli alanlarından birisi olduğuna dikkat çekti. Dünyada bir milyar insanın değişik amaçlarla gezdiğinin altını çizen Vali Mustafa Tutulmaz, Zonguldak deyince de akla maden sektörünün geldiğini hatırlattı. Bu endüstriyel mirasın tanıtılmasının kente önemli kazanım sağlayacağını vurgulayan Tutulmaz, şöyle dedi:

    “Güzel bir başlangıca hep beraber şahitlik yapıyoruz. Turizm çağımızın en önemli alanlarından birisi. İnsanların refah düzeyi arttıkça başka illeri görme, başka kültürlere vakıf olma oralarda bulunma, dinlenme değişik amaçlarla bir hareketlilik başlıyor. Bundan 50 yıl önce hayal etmeyeceğimiz bir rakama şu an itibariyle ülke olarak ulaşmış durumdayız. Dünyada da şu anda 1 milyara yakın insan değişik amaçlarla geziyor. İş amacı oluyor, görme, dinlenme, denize girme, dağa çıkma çok değişik yönüyle bu gezmeyi artık bir amaç haline getirmiş durumda insanlar. Hele büyük şehirlerde iki üç günlük tatilde bile nereye gidileceği konusunda insanlar arayış içinde. Böyle olunca biz de Zonguldak adına bu sektörden yeterince pay almamız gerektiği ortaya çıkıyor. Bizim değerlerimiz var. Bu değerler yerin altıyla bağlantılı ilimizin adıyla özdeşleşmiş, Zonguldak deyince maden maden deyince Zonguldak akla gelmiş. Onu hala devam ettiren kültürel ve endüstriyel mirasları var. İçinde bulunduğumuz alan da bunlardan bir tanesi. Bizim bu tür endüstriyel mirasımızı önceleyerek bir strateji ile ilimizi turizm alanında pazarlamamız lazım. İlimizi eğer iyi tanıtabilirsek marka şehir haline getirirsek bundan çok önemli bir kazanım elde edeceğiz.”

    Tanıtım programı konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile son buldu.

  • Bitlis’te 130 yıllık tarihi yapı, Fuat Sezgin Kültür Evi olarak onarılıyor

    Bitlis’te 130 yıllık tarihi yapı, Fuat Sezgin Kültür Evi olarak onarılıyor

    Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı (BETAV) 130 yıllık eski defterdar konağını onarıp Prof. Dr. Fuat Sezgin Kültür Evi olarak öğrencilerin ve vatandaşların hizmetine sunacak.

    Bitlis merkeze bağlı Atatürk Mahallesi’nde bulunan tarihi üç katlı yapı, BETAV tarafından onarılarak özellikle öğrencilerin istifade edebileceği bir kütüphaneye dönüştürülecek. Prof. Dr. Fuat Sezgin’in eserlerinin de bulunacağı bir kültür evine dönüştürülecek olan bu yapıdan öğrencilerin yanı sıra yerli ve yabacı turistlere de açık olacak. Bilindiği üzere 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle ‘Prof. Dr. Fuat Sezgin Yılı’ olarak ilan edilmişti. Bunun üzere yıllarıdır vakıf olarak yüzlerce öğrencinin eğitim hayatına destek veren BETAV, Başkanı Ahmet Eren’in fikri ile kent merkezinde öğrencilerin rol model almaları için tarihi yapıya uygun bir yapı kazandırılacak. BETAV Bitlis Şube Başkanı Cevat Kaya, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında, eğitime farklı bir bakış açısıyla bu tarihi binanın onarılması kararının verildiğini söyledi. Kaya, “Bitlis’te yeni Prof. Dr. Fuat Sezginlerin yetiştirilmesi için bir kültür evi planladık. Fikir Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı (BETAV) Başkanı Ahmet Eren’den çıktı. Bilindiği üzere vakıf yıllardır eğitme katkı sunan bir vakıf, hali hazırda 600’e yakın il dışında okuyan Bitlisli öğrencilerimize destek veriyoruz. Bu şekilde eğitime farklı bir boyuttan bakarak, bir kültür evi kazandıralım dedik. Burada eserler sergilenecek ama daha çok aktif eğitime yönelik bir yer olacak. Buradan öğrenciler her şekilde istifade edebilecek. Prof. Dr. Fuat Sezgin hocamızın eserlerini görebilecek. Burada kitaplarını da okuyabilecekler ilham veren bir yer oluşturma düşüncesindeyiz. Bu şekilde hem bir kütüphane ihtiyacı karşılanmış oluyor hem de Bitlis’ten çıkan bir üstadın eserlerinin Bitlis’ten inceleme şansı olacak. Buda öğrencilerimiz için bir rol model oluşturacaktır. Bu konuda başarılı bir adım atmayı planlıyoruz. Tabi ki vatandaşlarımıza dışarıdan gelenlere Fuat hocamızı merak edip hakkında bilgi edinmek isteyen her kesime de açık olan bir olacak” diye konuştu.

    Tarihi yapı hakkında da bilgiler veren Kaya, binanın tescilli ve koruma altında olduğunu sözlerin ekleyerek, “Bu binamız tescilli bir bina aynı zamanda korum altında olan bir binandır. 1890 yılında inşa edilip, farklı farklı alanlarda kullanılmıştır. En son ise defterdar konağı olarak kullanılmış. Daha sonra küçük bir tadilat geçirmiş ondan sonraki tadilat bizim elimizden geçti. Bu bina üç katlı bir yapıya sahip. Biz iki katını kullanmayı düşünüyoruz. Alt katı bahçeye açılan ve bir katı mahzenden oluşuyor. Ancak etkinlik ve çalışmaların yapılacağı yer ilk iki katı olacak” dedi.

    Prof. Dr Fuat Sezgin kimdir?

    Bitlis’te 24 Ekim 1924’te dünyaya gelen Fuat Sezgin, Erzurum’da ortaokulu ve liseyi bitirip 1943’te İstanbul’a gitti. İstanbul Üniversitesi Şarkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde alanında en tanınmış uzmanlardan Alman şarkiyatçı Helmut Ritter’in öğrencisi olan Sezgin, Ritter’in tavsiyesi üzerine İslam bilimlerine yöneldi. Sezgin, 1951’de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdikten sonra, Arap Dili ve Edebiyatı üzerinde doktora yaptı. “Buhari’nin Kaynakları” konulu doktora tezini tamamlayan Sezgin, 1954’te doçent oldu. Sezgin, bu çalışmasıyla hadis kaynağı olarak İslam kültüründe önemli bir yere sahip olan Buhari’nin, bilinenin aksine sözlü kaynaklara değil yazılı kaynaklara dayandığı tezini ortaya attı. Fuat Sezgin’in, “Buhari’nin Kaynakları Hakkında Araştırmalar” adındaki takdim tezi 1956’da yayımlandı. Sezgin, Türkiye’de 1960’ta askeri darbenin iktidara getirdiği hükümet tarafından hazırlanan ve 147 akademisyenin üniversitelerden men edildiği listede kendi adının da bulunması üzerine Türkiye’den ayrılarak Frankfurt Üniversitesi’nde çalışmalarına devam etti. Cabir bin Hayyan konusunda 1965’te yazdığı ikinci doktora tezini Frankfurt Üniversitesi Institut für Geschichte der Naturwissenschaften’a sunan ve bir yıl sonra profesör unvanını kazanan Sezgin, aynı yıl kendisi gibi şarkiyatçi olan Ursula Sezgin ile evlendi. Sezgin’in kızı Hilal, 1970’te dünyaya geldi. İnsanlık tarihinin başlangıcından bugüne kadar sahasında yazılan en kapsamlı eser olan Arap-İslam Bilim Tarihi’nin ilk cildini, 1967’de tamamlayan Sezgin, 17 ciltten oluşan eserin 18. cildini yazıyordu. Sezgin, Süryanice, İbranice, Latince, Arapça ve Almanca da dahil 27 dili çok iyi derecede biliyordu. İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla 2010’da Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Fuat Sezgin İslam Bilim Tarihi Enstitüsü ise 2013 yılında faaliyetlerine başladı. Uluslararası çeşitli akademilerin üyesi de olan Prof. Dr. Fuat Sezgin, yaşamı boyunca Kahire Arap Dili Akademisi, Şam Arap Dili Akademisi, Fas Rabat Kraliyet Akademisi, Bağdat Arap Dili Akademisi, Türkiye Bilimler Akademisi şeref üyeliği de dahil olmak üzere çok sayıda önemli ödül ve nişana layık görüldü. Fuat Sezgin ayrıca Erzurum Atatürk Üniversitesi, Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi tarafından Sezgin’e fahri doktora unvanı verildi. Ayrıca Frankfurt am Main Goethe Plaketi, Almanya Birinci Derece Federal Hizmet Madalyası, Almanya Üstün Hizmet Madalyası, İran İslami Bilimler Kitap Ödülü, Hessen Kültür Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibidir. Prof. Dr. Fuat Sezgin’in öncülüğünde kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi de üstün nitelikli eser ve ortaya konan özgün çalışmalardan dolayı kurum statüsünde Kültür ve Turizm Bakanlığı 2016 Özel Ödülü’ne layık görüldü. 30 Haziran 2018’de tedavi gördüğü hastanede 94 yaşında hayatını kaybetti.