Etiket: kültür

  • Kültür Bakanı Topçu: “Bu Seçimleri Milletimizin Siyasi İstiklali Olarak Görüyorum”

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Ben bu seçimleri 60. hükümetin bağımsız bakanı olarak milletimizin siyasi istiklali olarak görüyorum. Bir ülke eğer bizim seçimlerimizle uğraşıyorsa, bir ülke eğer bizim Cumhurbaşkanımıza anlı şanlı gazetesinde ’Sultana oy vermeyin’ diyorsa o zaman düşmanların oklarına bir bakın hedefi neredeyse, doğru yer orasıdır” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, onursal başkanlığını yaptığı fikir ve düşünce kulübü olan Yerli Düşünce Derneği’nin düzenlediği bir etkinliğe katılmak üzere Ordu’ya geldi. Etkinlik öncesi Ordu Valiliği’ni ziyaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu’yu Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu ve vali yardımcıları karşıladı. Topçu’ya ziyaretlerinde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak ve diğer yetkililer eşlik etti. Ordu Valiliği’nde açıklamalarda bulunan Bakan Topçu, 1 Kasım seçimlerini değerlendirdi. Dünya basınının Türkiye’yi yıpratmak istediğini ifade eden Topçu, ülkenin tekrar bir maceraya sürüklenmemesi temennisinde bulundu.

    “DÜŞMANLARIN OKLARINI BAKIN, HEDEFİ NEREDEYSE DOĞRU YER ORADADIR”

    Geçmişte Çanakkale’de ülke için hesap yapanların bugünde kendi gazetelerinde bu tip hesapları yaptığını aktaran Topçu, “Ben bu seçimleri 60. hükümetin bağımsız bakanı olarak milletimizin siyasi istiklali olarak görüyorum. Bir ülke eğer bizim seçimlerimizle uğraşıyorsa, bir ülke eğer bizim Cumhurbaşkanımıza anlı şanlı gazetesinde ’Sultana oy vermeyin’ diyorsa o zaman düşmanların oklarına bir bakın hedefi neredeyse, doğru yer orasıdır. Bu işin siyaseti, partisi falan kalmadı, dün Çanakkale’de bu tip hesapları yapanlar, bugünde gazeteleri ile bu tip hesapları yapıyorlar” diye konuştu.

    “BİZİM STANDARTLARIMIZDAKİ DEMOKRASİLERDE ASLINDA ESAS OLAN BAŞKANLIK SİSTEMİDİR”

    1 Kasım seçimlerini siyasi istiklal savaşı olarak gördüğünü ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Bunların meselesi kendileri demişti ’mesele ağaç meselesi değil’, bunların meselesi uzun adam meselesi falan değil, Çanakkale’de hangi meseleleri var ise, bugünde aynı meseleleri var. Sadece şekli ve kullandıkları maşalar değişik. Dün Abdülhamit Han Hazretleri ile hangi meseleleri neyin üzerinden var ise bugünde önümüze koydukları hükümet, parti veya bir şahıs üzerinden bu işleri götürüyorlar. O yüzden siyasi istiklal savaşımızdır diye görüyorum. Bu vatanın bir evladı olarak, bu vatanın bekası için, bu milletin huzuru ve mutluluğu için, karınca kararınca bedel ödemiş bir insan olarak bu seçimi çok önemsiyorum. Bunu bir parti meselesi olarak görmüyorum. Siyaseten baktığımızda da koalisyon hükümetleri bu memlekette nelere mal olduğunu hep beraber gördük. Pekişmiş demokrasilerde bu işler olabilir de, bizim standartlarımızdaki demokrasilerde aslında esas olan başkanlık sistemidir. Ama hiç olmazsa istikrar olmalı, bu çerçevede inşallah milletimizin engin feraseti ve sağduyusu harekete geçer tekrar inşallah bir maceraya ülkemiz sürüklenmez. Hazırlıksız da olsa dünya da bir ekonomik kriz var, terörle ilgili ciddi bir mücadele var ama hamd olsun ekonomik dengelerimizde çok ahım vahım bir durum yoktur. Halbuki biz bu ülkede 2 milyar dolar dışarı çıkınca Başbakanlık önünde kasaların yere atıldığını biliyoruz” şeklinde konuştu.

    Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, ziyarette bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu’ya teşekkür ettikten sonra ziyaret sona erdi.

  • Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı’nda Aşure Etkinliği

    Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Vakfı tarafından Muharrem ayı dolayısıyla aşure etkinliği düzenlendi.

    Vakfın Genel Merkezi’nde düzenlenen Aşure Günü etkinliğine Malatya Valisi Süleyman Kamçı, AK Parti Malatya Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Öznur Çalık, Yeşilyurt Kaymakamı Nesim Babahanoğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertan Mumcu, Battalgazi Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, ESKKK Başkanı Ali Evren, İl Müftüsü Ümit Çimen, Emniyet Müdürü Dr. Ömer Urhal, Esenlik Genel Müdürü Hulusi Poyraz, Baro Başkanı Enver Han, CHP Milletvekili adayı Erdem Aslanoğlu ile çok sayıda davetli katıldı.

    Programının açılış konuşmasını yapan Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi Genel Başkanı Hasan Meşeli, bu yılda Malatya’da milli birlik ve beraberliği sağlamak, Alevi-Sunni ve Türk-Kürt kardeşliğine katkı sağlamak amacıyla aşure gününü düzenlediklerini kaydetti. Meşeli,“Toprak nasıl suya muhtaç ise, aşuk maşuka, gül bülbüle, bizlerde yaratıcı ilahi kudretin affı kudretine ve Peygamberler sultanını Hz. Muhammed(A.S.) ve onun ehli beytinin şefaatine muhtacız. Şuan da karmakarışık olan ve terör nedeniyle gözyaşlarının döküldüğü bu günlerde, milli birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır” dedi. İl Müftüsü Ümit Çimen ise hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının ibret ve hikmet yüklü bir ay olduğunu vurguladı. Muharrem ayının kutlu bir ay olduğunu ifade eden Çimen, “Muharrem ayı aynı zamanda hüzün ve ibret ayıdır. Bizlere ciğerlerimizi dağlayan Kerbela’yı hatırlatır. Asırlardır yüreklerimizi sızlatan bu elim olay, Peygamberimiz ve onun ehli beytini seven tüm Müslümanları derinden etkilemiştir” şeklinde konuştu.

    Aşure günün de son olarak söz alan Vali Süleyman Kamçı’da Kerbela’nın, Alevi Sunni ayırt etmeden herkesin yüreğini derinden dağladığını söyledi. Peygamber nesline görülen deva ve zulmün asırlar sonra bile kendilerini mateme soktuğunu belirten Kamçı, “Fakat inanıyorum ki bu menfur olayın müsebbipleri yüreklerimizdeki sevgi ve kardeşlik deryasında boğulacak. Ehli Beyt sevdalıları zalimin zulmüne karşı Şehid-i Kerbela İmam Hüseyin gibi ilelebet vakarla kıyam duracaktır” diye konuştu. Bugünlerde birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Vali Kamçı, “Aziz vatanımız ve necip milletimiz üzerinde hesapları olanlara fırsat vermesin. Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli buyruğunca ‘Bir, diri ve iri’ olduğumuz sürece zalimlerin bu fırsatı asla bulamayacağından asla şüphem yoktur. Yeter ki Hz. Peygamber(S.A.V.)’in, Hz. Aliyye-İ Murtaza’nın ömürlerini vakfettiği Vahdet yolundan ayrılmayalım” dedi.

    Konuşmaların ardından konuklara aşure ikramı yapıldı. Bu arada Ankara’daki terör saldırısı ve terörle mücadelede verilen şehitler nedeniyle bu yılki deyiş ve semah gösterilerinin iptal edildiği belirtildi.

  • Kültür Ve Turizm Bakanı Topçu Karabük’te

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, “Ülkeyi bir maceraya sürüklemenin anlamı var mı? Kulağı zaten yeterince çektiniz. Hatta çekmekle kalmadınız, kopardınız. Kulağı yerine takalım inşallah. Siyasi istikrara fırsat verelim, ondan sonra denetimimizi ve eleştirimizi yine yapalım” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Karabük’te Yerli Düşünce Derneği tarafından düzenlenen ‘Terör ve İstikrar’ konulu konferansa katıldı.

    “MEDENİYET COĞRAFYAMIZDA BİR HARİTA BELİRLEMEK İSTİYORLAR”

    Konferansta konuşan Bakan Topçu, ülkenin Cumhuriyet’ten bu tarafa her 10 yılda bir süngülerle ve tüfeklerle meşgul edildiğini söyleyerek, “Bilahare sağ-sol kavgalarına itilmiş, daha sonra Alevi-Sünni kavgaları tezgahlanmaya çalışılmış ve neticede 33 yıldır da bölücü terör başımıza bela musallat edilmiş. Bunlara baktığımızda, derinliğine indiğimiz zaman sırada toplum katmanları arasındaki bir takım muhalefetten kaynaklanmış, bir takım hadiseler olarak düşünürsek yanılırız. Bu işlerin başımıza gelmesinin nedeni, ciddi bir küresel proje olmaktan kaynaklanmakta. Şimdi etrafımızda dün Çanakkale’de karşımızda olanlar, Çanakkale’nin 100. yıl dönümü etraf coğrafyada yaptıkları ameliyat ve o ameliyattan sonra cetvellerle belirledikleri sınırların yenisini kendi hak ve menfaatlerine göre belirlemek için soyundular. Siz sanmayın ki; 3 bin, 5 bin ve 10 bin kilometre ötelerden bu bizim medeniyet coğrafyamıza gelerek kendi başkentlerinin güvenliklerini aradıklarını sakın sanmayın. Onların iddiası bu. Onlar buraya 100 yıl evvel cetvelle belirledikleri bu coğrafyayı tekrar yeniden kendi hak ve menfaatlerini göre dizayn etmeye geliyorlar. 100 yıl sonra gelme nedenleri de tekrar bizim medeniyet coğrafyamızda bir harita belirlemek istiyorlar. Bu harita belirlenirken Türkiye ne durumda olmak isteniyor oraya bakalım. Bölücü terör ve diğer terör olaylarına veya mezhep olaylarına vereceğimiz cevap bunun içinde gizli” dedi.

    “100 YIL SONRA TEKRAR YAPMAK İSTEDİKLERİ AMELİYAT SIRASINDA ANKARA MASADA OLMASIN”

    Topçu, bu savaşın adının Kürt ve Türkmen savaşı olmadığını da anlatarak, “Bizim medeniyet coğrafyamızda 100 yıl sonra tekrar yapmak istedikleri ameliyat sırasında Ankara masada olmasın. Kim diyebilir ki, bin yıl medeniyet kazanında bir ve beraber pişmiş, kaynamış Kürt ve Türkmen’in savaşıdır bu diyebilir. 5 milyon hane birbirinden kız alıp kız vermiş. Ümmetin her bir bahadır evladı bu coğrafyada, Kürt’ü, Türkmen’i, Çerkez’i, Laz’ı, Arap’ı, Arnavut’u kim kendini nasıl ifade ediyorsa etsin birbirine kız alıp vermiş. Bu sayı üçün ikisi kendini nasıl ifade ediyorsa kız alıp kız vererek kan kana karışmış. Bin yıl çok yüksek ve bir muazzam medeniyet kazanında pişmişiz. Bu savaşın adı Kürt ve Türkmen savaşı değildir. Bu savaşın adı, dedelerimiz Çanakkale’de kiminle karşı karşıya ise adı odur. O günde onlar bir yerlerden birini topladılar Çanakkale’ye geldiler. Dedelerimiz; Kürt’ü, Türkmen’i, Çerkez’i, Arap’ı, Alevi’si ve Sünni’siyle onları geldikleri yere gönderdi. Şimdi ikinci bir Çanakkale, bu da siyasetin Çanakkale’si. Ben bu seçimleri onun için siyaseten İstiklal Savaşımızdır diye adlandırıyorum. 63’üncü hükümetin bağımsız bakanı olarak adlandırıyorum. Ben her şeyden evvel bu ülkenin vatandaşıyım ve ülkemle alakalı, kaygılarım, derdim, sevdam var. Onun için 1 Kasım seçimleri siyaseten İstiklal Savaşı’nın aynısıdır. Dedelerimiz o gün Çanakkale’de bunlara karşı bunu yapmışlar. Şimdi sıra onların torunlarında. Onlar da inşallah 7 Haziran’dan itibaren siyaseten Çanakkale’de olanların oyunlarını görüyor, gördü. Türkiye’yi nasıl bir siyasi istikrarsızlığa mahkum ettiklerini gördü. İnşallah şimdi önümüzdeki seçimlerde bu istiklal savaşını kazanacak. İstiklal savaşını kazanınca siyaseten milletin iradesi tek başına bir iktidar olduğu zaman amansız bir bölücü terörle mücadelemiz var. Devlet hiçbir dönemde olmadığı kadar kararlı. Yılan beli kırıldı. Başı ayrı hareket kuyruğu ayrı hareket ediyor. Başıyla kuyruğunu ezmek için de 1 Kasım’da siyasi istikrar gerekiyor. Siyasi bir istikrar çıktığı zaman bu terörün kökü inşallah tekne kazır gibi nasıl kazılacağı hep birlikte görülür” dedi.

    “YILAN İNİNDE VURULARAK BELİ KIRILDI”

    Bakan Topçu, çözüm süreci ile çok eksik, aksak ve hataların da olduğunu kaydederek, “Hata da devlet bir taraftan vatandaşına Yunus gibi davranacak, diğer taraftan da eşkıyaya Yavuz gibi davranmaktan asla vazgeçmeyecek. Hata oradaydı. Çok şükür nusubet başladı, akıl başa geldi. Devletin tepesinden tırnağına bir kararlılık var. Yılan ininde vurularak beli kırıldı. Bu işin adı siyaset değil vatan millet meselesidir. Dün dedelerimiz Çanakkale’de topa tüfeğe karşı yapmışlar, bugün de siyasi projelere karşı yapacağız” diye konuştu.

    “Ülkeyi bir maceraya sürüklemenin anlamı var mı?” diyen Topçu, “Kulağı zaten yeterince çektiniz. Hatta çekmekle kalmadınız, kopardınız. Kulağı yerine takalım inşallah. Siyasi istikrara fırsat verelim, ondan sonra denetimimizi ve eleştirimizi yine yapalım. Yanlış yaptıkları zaman yine yakalarından yapışalım. Siyasetçiyi de fazla boş bırakmaya gelmez, enselerinde olalım. Ülkemiz bu dar ateş çemberinden geçmesi için etrafımızda bir ameliyat yapılırken, siyasi istikrara her zamankinden daha çok muhtaç. Eksiği de olsa, gediği de olsa eleştirilecek yerleri de olsa tek başına bir iktidarın Türkiye’nin hayrına olduğuna inanıyor ve bunun için elimden gelen her şeyi yapıyorum. Biz gürlediğimiz zaman mutlaka yağarız. Biz bir misyondan geliyoruz. ’Uzun adam’la ayrı sokaklarda büyümüş olabiliriz ama aynı mahallenin çocuklarıyız. Muhsin Yazıcıoğlu’nun misyonu ile ’uzun adam’ın misyonu aynı mahallenin çocuklarının misyonudur. Çünkü bizim müşterek davamız; nizamı âlem için ilayı kelimetullahtır” ifadesinde bulundu.

    “HER BİRİMİZİN SÜLALESİNİN BİR UCU MESCİTTE, BİR UCU MEYHANEDE”

    Bakan Topçu konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “O cumhurun yerinde din, devlet, gelenek, görenek ve millet emhar oldu ve birleşti. Bununla iftihar etmek lazım. Biz bundan evvel çok resepsiyonlara katıldık. Sakın içki kullananlar bu lafımdan alınmasın. Benim onlarla falan bir problemim yok. Ben inançlarım gereği onun haram olduğu ile ilgili problemim var. Biz oralardan Cumhuriyet Bayramı resepsiyonlarında oraya katılanların yarısından çoğunun sarhoş çıktığını da biliyoruz. Bizim her birimizin sülalesinin bir ucu mescitte, bir ucu meyhanede. Allah hepimizi iyi etsin. Bir vakadan bahsediyorum. Şimdi cumhurun evinde dinimiz, devletimiz, milletimiz, geleneğimiz, göreneğimiz, tarihimiz her rengi ve çeşidi ile bir ve beraber.”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in de katıldığı konferans sonrası Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu’nu makamında ziyaret etti. Bakan Topçu daha sonra AK Parti Karabük Milletvekili adayı Prof. Dr. Burhanettin Uysal ile birlikte Hürriyet Caddesi üzerinde esnaf ziyaretinde bulunduktan sonra Ulu Cami’de Cuma namazı kıldı.

    Bakan Topçu Cuma namazı sonrası kentten ayrıldı.

  • Viranşehir’de Kültür Evleri Halkın Hizmetinde

    Viranşehir İlçe Belediyesi tarafından Kırsal Mahallelere yaptırılan kültür evlerinde sona gelindi.

    Viranşehir Belediyesi, tarafından 30 mahallede yapımı devam eden kültür evlerinin büyük bir kısmı bitme aşamasına gelirken, bir kısmı da hizmete girdi.

    30 mahallede yapılan kültür evleri çok amaçlı olarak kullanılabilecek. Oturum alanı 240 metrekareden oluşan kültür evlerinde taziye, düğün, nişan, halk toplantıları ve benzeri etkinlikler yapılabilecek. Kültür evlerinde okuma salonları, muhtar odası, mutfak, çay ocağı gibi bölümler bulunuyor.

    Konu ile ilgili açıklama yapan Viranşehir Belediye Eş Başkanı Filiz Yılmaz, “Viranşehir’in her mahallesinde kültür evi yapacağımızı belirtmiştik. Bu yıl 30 tane kültür evi inşaatı başlattık. Şuan kültür evlerimizde son aşamaya gelindi. Birçok kültür evimiz halkımızın hizmetine girmiş durumda. Her yıl düzenli olarak kültür evlerimizin yapımına devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Ereğli Belediyesi Kültür Gezilerini Sürdürüyor

    Konya’nın Ereğli İlçe Belediyesi, kültür gezilerini sürdürüyor.

    Özellikle kırsal kesimde yaşayan bayanların katılımın sağlandığı gezilerde yaşadığımız coğrafyanın tanıtılması hedefleniyor.

    Kültür gezilerini ‘ufukları aydınlatmada bir araç’ olarak değerlendiren Belediye Başkanı Özkan Özgüven gezi programlarının her hafta gerçekleşeceğini müjdeledi. “Hoşgörüye dayanan bir tarihimiz var” diyen Başkan Özgüven, “Geçtiğimiz yıl başlattığımız ve yaklaşık 5 bin civarında vatandaşımızın iştirak ettiği kültür gezileri kısa bir süre verdiğimiz aranın ardından yeniden start verdi. Bu gezilerdeki temel amacımız özellikle kırsal kesimdeki bayanları Konya’ya götürerek tarihi ve turistik yerleri tanıtmak, hoşgörü diyarı Konya’yı farklı bir gözle hemşerilerimizin yaşamasını sağlamaktır. Vatandaşlarımız da kültür gezilerine yoğun ilgi gösteriyor. Tarihi ve kültürel gezilerimiz birçok açıdan büyük anlam taşıyor. Vatandaşlarımızdan güzel geri dönüşler alıyoruz. Bundan sonra da sosyal belediyecilik adına yeni projelerimizi gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Kültür gezilerini Selçuklu Belediyesi ile işbirliği içerisinde gerçekleştirdiklerini kaydeden Özgüven, Mevlana, İnceminare, Alaaddin, Sille, Ayaelenıa Kilisesi ve Kelebekler Vadisi gibi yerlerin uzman rehber eşliğinde tanıtımının yapıldığını söyledi.

    Kültür gezilerine katılan vatandaşlar ise Konya’yı ilk kez bu kadar kapsamlı gezdiklerini ve tanıma fırsatı bulduklarını ifade ettiler ve kendilerine böyle bir imkanı sağlayan Belediye Başkanı Özkan Özgüven’e teşekkür etti.