Etiket: Kullanalım

  • Temiz bir çevre için bez çanta ve file kullanalım

    Odunpazarı Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu adına açıklama yapan Nezahat Telci, poşet yerine bez çanta ve file kullanma çağrısı yaptı.

    Hamamyolu’nda bulunan anıt ağacı önünde grup üyelerinin katılımı ile bir açıklama yapan Telci, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan plastik alışveriş poşetleriyle ilgili yönetmeliğin Resmi Gazete’ de yayınlandığını hatırlattı. Nezahat an Telci, “Yönetmeliğe göre 1 Ocak 2019’dan itibaren plastik poşetler, marketlerde kullanıcıya veya tüketiciye ücretsiz verilmeyecek, ücretsiz temin edilmesine imkan verecek herhangi bir promosyona veya kampanyaya da dahil edilemeyecektir. Satış noktalarında defalarca kullanılabilen bez torbayı teşvik etmek, naylon torba kullanımını azaltmak amacıyla naylon poşetlerin paralı verilmesi uygulamasını yerinde buluyor ve destekliyoruz. Burada önemli olan, uygulamanın aynı anda, yurt çapında ve alışveriş poşetinin temin edildiği tüm noktalarda, modern veya geleneksel, küçük veya büyük, gıda veya gıda dışı tüm satış noktalarında, açık pazarlarda, poşetin olduğu her yerde hayata geçirilmesini bekliyoruz. Verilere göre Türkiye’de yaklaşık 25 bin market var. Buradan yola çıkıldığında aylık naylon poşet tüketiminin en az 250 bin ton civarında olduğu söylenebilir. Buna mağaza torbaları, kargo, elbise poşetleri vs. geniş bir ürün yelpazesi eklendiğinde bu miktar çok daha büyük rakamlara ulaşıyor. Tabiat ana bunun hesabını bizlere sormayacakmış gibi bunca poşeti çöp olarak toprağa, suya atıyoruz. Aynı miktardaki plastik poşetlerin geri dönüşümü, yeni plastik üretiminden daha fazla ücrete mal olduğundan, şirketler poşet geri dönüşümünü ciddi bir seçenek olarak görmüyorlar. Her ne kadar doğada çözünen plastik poşetler alternatif olarak sunulsa da, mikroskobik parçalara ayrılan bu poşetler, her yıl milyonlarca kuş ve memeli hayvanın canını almakta, su kaynaklarına, toprağa karıştığı için insanların besin zincirine dahil olup, insanların da plastik sindirmesine yol açmaktadır. Naylon poşeti birdenbire ve tamamen kaldırmanın kolay olmadığını, bunun da bir sanayisi, yatırımcısının olduğunu tabi ki biliyoruz. Üretilen poşet miktarının, kademeli dönüşümle sisteme entegre edilerek, eğitim ve programlarla vatandaşlara ve üreticilere zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesini diliyoruz. Önce kendimizden başlayarak doğayı kirletecek eşyaları tekrar tekrar değerlendirmenin yollarını öğrenmeliyiz ve tüketim çılgınlığına kapılmamalıyız. Tekrar tekrar kullanılabilen, kilolarca ağırlığı rahatlıkla taşıyabilen, en önemlisi de geri dönüşümlü, doğa dostu olan bez torba ve file kullanımını hayatımıza yeniden sokmalı, özellikle de gıda ürünleri için kese kağıdını tercih etmeliyiz. İçinde yaşadığımız, bu dünyayı kirletmekten vazgeçmeliyiz. Bireysel olarak, plastik poşet yerine bez torba kullanarak, yılda yaklaşık 300 adet naylon poşetin tüketim zincirinden çıkmasına, hayatımız boyunca da 25 bin adet plastik poşetin kullanımının engellenmesini sağlayabiliriz” dedi.

    Plastik poşetlere ’hayır’, kâğıt ve bez çantalara, yerinde ayrıştırmaya ’evet’ diyoruz

    Bez torba kullanımının yaygınlaşması için yapacakları çalışmaları anlatan Telci, “İnsanların alışkanlıklarını değiştirmeye teşvik etmeyi hedefleyen bu küçük, sembolik hareket çevremizin, doğamızın korunmasına katkıda bulanabilir. ‘’Temiz bir çevre için bez çanta ve file kullanalım’’, ‘’Kendi fileni kendin ör’’, ‘’Kendi bez çantanı kendin tasarla ve dik’’ diyerek alışverişlerde bez çanta, file, kese kâğıdı kullanımının farkındalığını artırmak istiyoruz. Bu nedenle de Çevre Çalışma Grubu olarak, mahalle meclisleri, halk merkezleriyle işbirliği yaparak file örme ve bez çanta dikme, kreş ve anasınıfı öğrencileriyle bez çantaların yüzeylerini boyama çalışmaları yapacağız. Naylon poşetlerin çevre, sağlık açısından zararlarını anlatan, doğada yok oluş sürelerini belirten görsel anlatımlar, ilgili karikatürleri el broşürü olarak basıp dağıtacağız. Sosyal medya sayfamızdan bez çanta modelleri ve dikimi, file örgü videolarını yayınlayacağız. Doğal kaynak/hammadde korunumu ve geri dönüşümün yaygınlaştırılması amacıyla geri dönüştürülmüş madde ve malzemelerden üretilmiş ambalajlar kullanmaya özen gösterilmesini destekleyeceğiz. Ayrıca, belediyelerin Katı Atık Geri Dönüşüm tesislerinde ayrıştırma ile ilgili harcadıkları zamanı ve enerjiyi aza indirmek, evsel kaynaklı ambalaj atığının toplama miktarını artırmak amacıyla kaynakta ayrı toplama sisteminin yaygınlaşması için, ilgili eğitimlere önem vereceğiz. Plastik poşetlere ’hayır’, kâğıt ve bez çantalara, yerinde ayrıştırmaya ’evet’ diyoruz” diye konuştu.

  • Temiz bir çevre için bez çanta ve file kullanalım

    Odunpazarı Kent Konseyi Çevre Çalışma Grubu adına açıklama yapan Nezahat Telci, poşet yerine bez çanta ve file kullanma çağrısı yaptı.

    Hamamyolu’nda bulunan anıt ağacı önünde grup üyelerinin katılımı ile bir açıklama yapan Telci, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan plastik alışveriş poşetleriyle ilgili yönetmeliğin Resmi Gazete’ de yayınlandığını hatırlattı. Nezahat an Telci, “Yönetmeliğe göre 1 Ocak 2019’dan itibaren plastik poşetler, marketlerde kullanıcıya veya tüketiciye ücretsiz verilmeyecek, ücretsiz temin edilmesine imkan verecek herhangi bir promosyona veya kampanyaya da dahil edilemeyecektir. Satış noktalarında defalarca kullanılabilen bez torbayı teşvik etmek, naylon torba kullanımını azaltmak amacıyla naylon poşetlerin paralı verilmesi uygulamasını yerinde buluyor ve destekliyoruz. Burada önemli olan, uygulamanın aynı anda, yurt çapında ve alışveriş poşetinin temin edildiği tüm noktalarda, modern veya geleneksel, küçük veya büyük, gıda veya gıda dışı tüm satış noktalarında, açık pazarlarda, poşetin olduğu her yerde hayata geçirilmesini bekliyoruz. Verilere göre Türkiye’de yaklaşık 25 bin market var. Buradan yola çıkıldığında aylık naylon poşet tüketiminin en az 250 bin ton civarında olduğu söylenebilir. Buna mağaza torbaları, kargo, elbise poşetleri vs. geniş bir ürün yelpazesi eklendiğinde bu miktar çok daha büyük rakamlara ulaşıyor. Tabiat ana bunun hesabını bizlere sormayacakmış gibi bunca poşeti çöp olarak toprağa, suya atıyoruz. Aynı miktardaki plastik poşetlerin geri dönüşümü, yeni plastik üretiminden daha fazla ücrete mal olduğundan, şirketler poşet geri dönüşümünü ciddi bir seçenek olarak görmüyorlar. Her ne kadar doğada çözünen plastik poşetler alternatif olarak sunulsa da, mikroskobik parçalara ayrılan bu poşetler, her yıl milyonlarca kuş ve memeli hayvanın canını almakta, su kaynaklarına, toprağa karıştığı için insanların besin zincirine dahil olup, insanların da plastik sindirmesine yol açmaktadır. Naylon poşeti birdenbire ve tamamen kaldırmanın kolay olmadığını, bunun da bir sanayisi, yatırımcısının olduğunu tabi ki biliyoruz. Üretilen poşet miktarının, kademeli dönüşümle sisteme entegre edilerek, eğitim ve programlarla vatandaşlara ve üreticilere zarar vermeyecek şekilde gerçekleştirilmesini diliyoruz. Önce kendimizden başlayarak doğayı kirletecek eşyaları tekrar tekrar değerlendirmenin yollarını öğrenmeliyiz ve tüketim çılgınlığına kapılmamalıyız. Tekrar tekrar kullanılabilen, kilolarca ağırlığı rahatlıkla taşıyabilen, en önemlisi de geri dönüşümlü, doğa dostu olan bez torba ve file kullanımını hayatımıza yeniden sokmalı, özellikle de gıda ürünleri için kese kağıdını tercih etmeliyiz. İçinde yaşadığımız, bu dünyayı kirletmekten vazgeçmeliyiz. Bireysel olarak, plastik poşet yerine bez torba kullanarak, yılda yaklaşık 300 adet naylon poşetin tüketim zincirinden çıkmasına, hayatımız boyunca da 25 bin adet plastik poşetin kullanımının engellenmesini sağlayabiliriz” dedi.

    Plastik poşetlere ’hayır’, kâğıt ve bez çantalara, yerinde ayrıştırmaya ’evet’ diyoruz

    Bez torba kullanımının yaygınlaşması için yapacakları çalışmaları anlatan Telci, “İnsanların alışkanlıklarını değiştirmeye teşvik etmeyi hedefleyen bu küçük, sembolik hareket çevremizin, doğamızın korunmasına katkıda bulanabilir. ‘’Temiz bir çevre için bez çanta ve file kullanalım’’, ‘’Kendi fileni kendin ör’’, ‘’Kendi bez çantanı kendin tasarla ve dik’’ diyerek alışverişlerde bez çanta, file, kese kâğıdı kullanımının farkındalığını artırmak istiyoruz. Bu nedenle de Çevre Çalışma Grubu olarak, mahalle meclisleri, halk merkezleriyle işbirliği yaparak file örme ve bez çanta dikme, kreş ve anasınıfı öğrencileriyle bez çantaların yüzeylerini boyama çalışmaları yapacağız. Naylon poşetlerin çevre, sağlık açısından zararlarını anlatan, doğada yok oluş sürelerini belirten görsel anlatımlar, ilgili karikatürleri el broşürü olarak basıp dağıtacağız. Sosyal medya sayfamızdan bez çanta modelleri ve dikimi, file örgü videolarını yayınlayacağız. Doğal kaynak/hammadde korunumu ve geri dönüşümün yaygınlaştırılması amacıyla geri dönüştürülmüş madde ve malzemelerden üretilmiş ambalajlar kullanmaya özen gösterilmesini destekleyeceğiz. Ayrıca, belediyelerin Katı Atık Geri Dönüşüm tesislerinde ayrıştırma ile ilgili harcadıkları zamanı ve enerjiyi aza indirmek, evsel kaynaklı ambalaj atığının toplama miktarını artırmak amacıyla kaynakta ayrı toplama sisteminin yaygınlaşması için, ilgili eğitimlere önem vereceğiz. Plastik poşetlere ’hayır’, kâğıt ve bez çantalara, yerinde ayrıştırmaya ’evet’ diyoruz” diye konuştu.

  • Gençlik ve Spor Bakanı Bak: “Aklımızı asla kiraya vermeyelim, milletimiz için kullanalım”

    ADIYAMAN (İHA) – Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, “Kendimizi iyi yetiştirelim, araştıralım, soruşturalım, aklımızı asla kiraya vermeyelim, milletimiz için kullanalım. Bizim aklımız bize yeter” dedi.

    Gençlik ve Spor Osman Aşkın Bak, AK Parti Adıyaman Gençlik Kolları İl Başkanlığı kongresinde partilileri seslendi. Bakan Bak, çağın bilgi çağı olduğunu herkesin kendisini oldukça iyi yetiştirmesi gerektiğini söyledi. Herkesin birer yabancı dil öğrenmesi gerektiğini Türkiye’nin güçlü bir gençliğe, bilgili bir gençliğe ihtiyacı olduğunu ifade eden Gençlik ve Spor Osman Aşkın Bak, “Bugünkü kongre bize şunu gösteriyor, Adıyaman’ın gençleri 2019 seçimlerine hazırlanıyorlar, antrenmanları güzel yapıyorlar. Gençlerimizin sesleri gür, heyecanları, coşkuları müthiş, Ben inanıyorum ki 2019’da, hem belediye seçimlerinde hem de milletvekili seçimlerinde, hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rekor kıracaksınız buna yürekten inanıyorum” dedi.

    “Terör devletlerinin kurulmasına asla müsaade etmeyiz”

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırlarında terör devletinin kurulmasına asla müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Bakan Bak, “Afrin operasyonu devam ediyor. Afrin operasyonunda şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri bizim ürettiğimiz silahlarla alçak teröristlerin etkisiz hale getiriyor. Biz sınırlarımızda terör devletlerinin kurulmasına asla müsaade etmeyiz. Mehmetçiklerimiz orada, Mehmetçiklerimiz sizlerle beraber sizlerin dualarıyla beraber orada. Gençler bazı tavsiyelerimiz var, artık bu çağ bilgi çağı, bilgi bu çağda en güçlü kuvvettir. Kendimizi iyi yetiştireceğiz. Ne yaparsak yapalım, doktorda olsak mühendiste olsak hukukçuda olsak en iyisini yapacağız. En iyi mühendisler Türk mühendisleri olacak. En iyi doktorlar Türk doktorları olacak. İşte bu yüzden çok ama çok çalışmalıyız. Sonra mutlaka bir yabancı dil öğrenin, ne olursa olsun çünkü bizim güçlü gençliğe, bilgiye sahip, bilgi donanımlı gençlere ihtiyacımız var. Kendimizi iyi yetiştirelim, araştıralım, soruşturalım, aklımızı asla kiraya vermeyelim, milletimiz için kullanalım. Bizim aklımız bize yeter. O yüzden kendimizi çok iyi yetiştireceğiz” diye konuştu.

    AK Parti Adıyaman Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu, “Oku, düşün, uygula anlayışı kendisine ilke edinmiş AK gençlik, partimizin haykıran sesi, bayrak tutan eli, kapı kapı gezen neferi, dimdik duran marşıdır. Kutlu yürüyüşümüzün davamızın lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve bu davanın bir neferi olmaktan gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

    Adıyaman Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu ise, “Böyle bir gençlikle, böyle bir AK gençlikle, böyle bir Adıyaman gençliğiyle bende gurur duyuyorum, Türkiye’de gurur duyacak inşallah. Bu gençlik Türkiye’nin yarınlarını kuracak gençliktir. 15 Temmuzda hain darbe girişimine karşı bu gençlik dur dedi. Bu gençlik bundan sonrada darbe düşünenleri aklından geçirdikleri anda sizden dolayı duracaktır. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi bu millet milleti İbrahim’dir. Bu bayrağı en güzel yerlerde dalgalandıracağız ve mazlumların sesi olmaya devam edeceğiz ve bir gün mazlumlar ile haklılar dünyaya hakim olacaktır” şeklinde konuştu.

    Kongrenin hayırlara vesile olmasını dileyen AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Erdoğan ise, “Bütün seçimlerde Türkiye genelinde yüzde 56 artı 1 dedik ama Adıyaman rekorlar kırıyor, dereceler yapıyor. Bu yeni dönem de 2019 yılında kendi rekorumuzu kırmak için yeniden dereceler yapabilmek için Adıyaman’ın gençleri, dava arkadaşlarım beraber çalışacağız inşallah. Rabbim yardımcımız olsun. Buradan herkes duysun ki bu ümmetin merhamet eli olan bu aziz millet insanlığım metanet eli olan bizim milletimizin sesi daha güçlü çıkacak” sözlerini kullandı.

    Birilerinin Türkiye’nin büyümesinden ve güçlenmesinden rahatsız olduğunu belirten TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, “ Enerjimizi hiç kaybetmeyeceğiz. Okuyacağız, düşüneceğiz, uygulayacağız ve hep birlikte sonuçlandıracağız. Nasıl ki büyük usta öyle diyor, aynı zamanda da siyasetin tek imanı ahlaktır diye hepimize de bir adres gösteriyor. Biz edebimizle, ahlakımızla, dava şuurumuzla, milletimizle, bayrağımızla hep birlikte Türkiye oluşumuzla inancımızı kaybetmeden 2019’a kadar adım adım koşar adım yürümeye devam edeceğiz inşallah. Bir senaryo devam ederken bundan sonraki plan ne olur diye onun hesabını yapıyorlar. Bunu bileceğiz çünkü birileri Türkiye’nin o geçmiş medeniyeti oluşturan 600 yıl adaletle hükmeden bu Türkiye’nin güçlenmesinden, büyümesinden rahatsız. Birileri Türkiye’nin o zalimlere karşı dik durarak bütün mazlumları göğüslenmesinden rahatsız. Birileri bu milletin yeniden uyanmasından rahatsız. Yeniden dirilişe geçmesinden rahatsız, çünkü onlar biliyorlar ki Türkiye Recep Tayyip Erdoğan bütün ümmetin yegane umududur” dedi.

    Türkiye Petrolleri Kültür Merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Adıyaman İl Gençlik Kolları 5. Olağan Kongresine, Gençlik ve Spor Osman Aşkın Bak, TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın, Milletvekillerinden Adnan Boynukara, İbrahim Halil Fırat, Salih Fırat, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Erdoğan, Kahta Belediye Başkanı Abdurrahman Toprak, Samsat Belediye Başkanı Yusuf Fırat, Gölbaşı Belediye Başkanı Yusuf Özdemir, Besni Belediye Başkanı İbrahim Öztürk, Çelikhan Belediye Başkanı Mustafa Bulut, AK Parti Adıyaman Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş, AK Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu, partililer ile çok sayıda kişi katıldı.

  • Yılmaz: “Can verdiğimiz topraklarda üretilen süs bitkilerini kullanalım”

    Karadeniz Doğa Koruma Federasyonu Başkanı Taner Yılmaz, süs bitkilerinin sektörel olarak bitkisel üretim içinde çok önemli bir yere sahip olduğu ve ekonomiye çok büyük katma değer sağladığını belirterek, “Can verdiğimiz topraklarda üretilen süs bitkilerini kullanalım” çağrısında bulundu.

    Türkiye’nin çok çeşitli ekolojik bölgeye sahip bir ülke olduğunu belirten Başkan Taner Yılmaz, “Ülkemiz iklim ve toprak özellikleri bakımından süs bitkileri yetiştiriciliğine son derece uygundur. Aynı zamanda Türkiye, birçok süs bitkisinin gen kaynağıdır” dedi.

    Türkiye’nin süs bitkileri yetiştiriciliğinde uygun iklimsel ve coğrafi koşulları, pazara yakınlığı ve ucuz iş gücüne sahip olması gibi nedenlerle önemli avantajlara sahip olduğunu vurgulayan Taner Yılmaz, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin süs bitkileri üretimi itibariyle dünya üretiminde yaklaşık binde 7’lik bir paya sahip olduğunu kaydetti.

    Yılmaz şöyle konuştu:

    “Can verdiğimiz topraklarda üretilen süs bitkilerini kullanalım. İtalya, Almanya ve Hollanda üreticilerini kalkındıracağımıza yerli üreticileri kalkındıralım. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer belediyelerin resmi ve özel kurumlarının yerli üreticileri tercih etmeleri gerekmektedir. Yerli üreticilerin desteklendiği sürece ürün kalitesi olarak 5 yıl içinde yabancı üreticilerin kalitesinin yakalanacağına ve hatta bazı süs bitkilerinde Avrupalı üreticileri geride bırakacaktır.”

    “Milyonlarca dövizi yurt dışına akıtmaya değmez”

    Başkan Taner Yılmaz, süs bitki üreticilerinin üretim konusunda değil satış konusunda muzdarip olduğunu ifade ederek, “Süs bitkileri üreticilerimiz her bölgeye uygun bitki yetiştirebilecek ve her türlü süs bitkisini üretebilecek kapasite ve durumdayken ithal ürünlerde patlama yaşanmakta ve yerli üreticilerimiz desteklenmemektedir. Milyonlarca doların Avrupalı üreticilere aktarılmasının doğru olmadığını düşünüyoruz. Yerli üreticilerimizi desteklemek durumundayız” ifadelerini kullandı.

    Görselliği ön planda tutan belediyelerin tercihlerini yerli malından yana kullanmaları gerektiğinin altını çizen Yılmaz, büyüyen ve gelişen şehirleri ithal ağaçlarla süsleyerek, milyonlarca doların Avrupa üreticisine aktarılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Bakan Çelik, “Kullanalım Ama Bedelini De Ödeyelim”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa’da yerel TV kanallarının ortak yayınına katılarak, elektrik konusunda açıklamalarda bulundu.

    Günümüzde elektriğin hayatın her alanında kullanıldığını belirten Bakan Çelik, “Devletin teşviki ile beraber bedelini ödeme anlayışını yaygınlaştıralım. Ben rica ediyorum bu manevi bir mesuliyettir” dedi. Bakan, tarımsal sulamada müthiş bir enerji sarfiyatı ile karşı karşıya bulunulduğunu belirtirken ise, artık bu alandaki kullanımlarda sayaç takılması gerektiğini, bu konuda tavizlerinin olmadığını söyledi.

    “MÜTHİŞ BİR ENERJİ SARFİYATIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Bakanlığı ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere seçim bölgesi olan Şanlıurfa’ya giden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bir soru üzerine elektrik sorununu, tarımda kullanılan su ve kullanma alışkanlığına bağladı. Bakan Çelik, bu konuda konuşurken, “Vahşi bir sulama anlayışımız var. Adam kuyuyu açmış, veriyor suyu gidiyor. Biz şu an, damlama sulamaya ağırlıklı destekler veriyoruz. Yeteri kadar suyu, yeteri kadar enerji ile sağlayan bir sistemi yaygınlaştırmak durumundayız. Aksi taktirde, ’kuyu benim’ diyor ’su da Allah’ın suyu Yer altında git gide suyun seviyesi aşağı doğdu düşüyor ve müthiş bir enerji sarfiyatıyla karşı karşıyayız. Bunun giderilmesi için başka bir şey de yapacağız; Suya çok ihtiyaç duyan ürünler yerine, suyun cazibe suyu olmadığı yerlerde başka ürünlerin ekimini teşvik edeceğiz. Böylece sulama kanallarını yaygınlaştırarak, ürün desenini çeşitlendirerek geliştirerek bu enerji sıkıntısından çıkmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    BEDAVA ANLAYIŞINDAN KURTULMAMIZ GEREKİYOR

    Elektrik bedavaymış gibi, ’Nasılsa ödemiyorum’ gibi düşüncelerin hakkaniyete uygun olmadığını belirten Bakan Çelik, “Konyalı 300-350 lira öderken, ’Urfalı 100 lira ödeme konusunda sorun çıkarıyor’ mu diyeyim ben. Burada bir geçiş yapmak durumundayız biz. Bu bölgede yaşanan sorunlardan dolayı buna Türkiye olumlu bakıyor, Türkiye anlayışlı karşılıyor. Ama çiftçimiz de bedelini ödemeyi taahhüt etmeyi sağlayacak. Biz de enerjinin akışında sıkıntı oluşturmamaya çalışacağız” dedi.

    SAYAÇLAR TAKILACAK, TAVİZ VERİLMEYECEK

    Bütün sayaçların takılacağını ve bundan taviz verilmeyeceğini de ifade eden Bakan Çelik, kimin ne kadar kullandığını göreceklerini belirtti. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik bedelinin de ödenmesinin gerekliliğine vurgu yapan Faruk Çelik, tarımsal kullanımda da artık elektrik sayaçların takılması gerektiğini kaydetti.

    Bakan Çelik,”Artık devlet ne kadar destek veriyorsa o düşsün, sayaç bazında olsun diye bir sorumluluk anlayışını getirmemiz gerekiyor. Hem kesilmesine sebep oluyoruz, hem de ’niye kesildi’ diye şikayet ediyoruz. Apartmanlara yazın bakın, bütün dairelerde, mutfağında klimalar. Yaygın olmasın mı? Olsun. Bir şey demiyorum. Ama kışın da bakıyorsunuz ağırlıklı elektrikli ısıtıcılar. Biz il başkanımızla bazı ziyaretler gerçekleştirdik. Bakıyorsunuz elektrik kablolarını yukarıdan çekmiş bağlamış ve her yeri ısıtıcıyla ısıtıyor. Isıtıcı olmasın mı? Hayır olsun. Ama devletin sunduğu imkanlar da var. Fakirseniz devlet kömür yardımı da yapıyor. Doğalgazı yaygınlaştırma çabası içerisindeyiz. Onun için kullanalım ama bedelini de ödeyelim. Devletin teşviki ile beraber bedelini ödeme anlayışını yaygınlaştıralım. Ben rica ediyorum, bu manevi bir mesuliyettir. Çay içiyorsunuz çayın bedeli var. Kahveye gidip çay içiyorsunuz bedelini ödemiyor musunuz? Ödüyorsunuz. O halde bu konuda Şanlıurfalılar, kendi üzerilerine düşeni yapsınlar” şeklinde konuştu.

    ÇİFTÇİYE ENERJİ DESTEĞİ İÇİN YASAL ÇALIŞMA YAPIYORUZ

    Altyapının iyileştirilmesi için bölgeye 350 trilyonluk yatırım yapacaklarını da açıklayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, konuşması sırasında Şanlıurfa’ya gelirken Başbakan ve Enerji Bakanı ile çiftçiye enerji desteği konusunu görüştüklerine de değindi.

    Çelik, “Buraya gelirken Başbakanımız ve Enerji Bakanımız ile görüştük. Enerji giderleri, enerji desteği şeklinde bir şey verilebilir mi diye. Çiftçiye enerji desteği verilen desteklerden enerji desteği kalemi adı altında bir şey sağlanabilir mi? Bununla ilgili yasal çalışmayı yapıyoruz. Yatıyoruz kalkıyoruz elektrik sorununu çözmeye çalışıyoruz, ama bu tek taraflı siyasi anlayış olarak bizim çözmemiz değil, tek taraflı şirketin çözmesi değil, tek taraflı çiftçinin çözmesi değil, beraber herkes sorumluluğunu yerine getirme bilincinde hareketle çözeceğimiz bir konudur” dedi.

    ŞANLIURFALILAR BAKANDAN, ‘AZ YAZAN SAYAÇ’ İSTEDİ !

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Şanlıurfa ziyaretine damgasını vuran ise Pazar günü düzenlenen kırsal kalkınma tanıtım toplantısında bir vatandaşın ‘Az yazan sayaç’ talebi oldu.

    Bakan Çelik’in de katıldığı toplantıda başta çiftçiler olmak üzere Şanlıurfalılar, değişik konulardaki sorunlarını dile getirerek, çözüm talep ederken, katılımcılardan biri ‘’ Bakanım DEDAŞ’ın taktığı sayaçlar çok yazıyor. Sizden Urfalılar için daha az yazan bir sayaç istiyoruz.’’ diyerek talebini dile getirdi. Bu talep, salonda bulunanlar arasında gülüşmelere yol açarken, Bakan Çelik’in de konuşmasında dikkat çektiği ‘Elektrik bedava’ anlayışının yörede ne denli yaygın olduğunu göstermesi açısından da düşündürdü.