Etiket: Kullanacak

  • Trump, birkaç ay Obama’nın eski aracını kullanacak

    ABD Başkanı Donald Trump’ın birkaç ay içerisinde gelecek Cadillac marka limuzini yerine eski başkan Barack Obama’nın aracını kullanacak.

    ABD Başkanı Donald Trump, yeni başkanlık aracı gelene kadar eski başkan Barack Obama’nın aracını kullanacak. Başkan Trump, konuşma törenine Obama’nın birkaç yıldır kullandığı limuzinle geldi. Yeni bir limuzinle binmek yerine, Trump, 2009 yılından beri hizmet veren Cadillac markalı eski ’Beast’i’ kullanmak zorunda kaldı. Jalopnik’e göre Trump’un yeni limuzininin bu senenin ilerleyen vakitlerinde gelmesi bekleniyor. Trump’ın gelecek otomobili, 6 bin 800 ile 9 bin kilogram arası bir ağırlığa sahip olacak ve yalnızca başkanlık limuzinine özel özelliklere sahip olacak.

  • EMS Yazılım, ERP çözümlerinde kullanacak Octopod projesini tanıttı

    EMS Yazılım, kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümlerinde kullanılmak üzere geliştirdiği Octopod Yazılım Geliştirme Platformu’nu tanıttı.

    EMS Yazılım, süreç yönetiminde devrim yapacak bir yazılıma imza attı. Kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümlerinde yerli ya da yabancı teknoloji tarafından, müşterilere önerilen çözümlerin yetersizliğinden yola çıkılarak 4 yılda geliştirilen Octopod Yazılım Geliştirme Platformu hayata geçti. Octopod Yazılım Geliştirme Platformu’nun, 4 yıllık AR-GE çalışması, 15 bin saatin üzerinde test ve uygulama, yüzün üzerinde implementasyon ile 5 milyon TL’lik bir yatırım ile hayata geçtiği kaydedilen açıklamada, Octopod sayesinde her firma, kendi ERP modülünü geliştirebileceği bildirildi.

    Yapılan açıklamaya göre; Octopod’u kullanmak için ileri seviyede yazılımcıya ihtiyaç yok. Toplamda 9 saatlik bir eğitimin sonunda herkes yazılım geliştirebilir. İnternet olan her yerden geliştirme platformuna erişilerek tasarım yapmak mümkün. Bu sayede firma klasik metotlara oranla 6-20 kat arası bir hıza ulaşıyor.

    Octopod’un tanıtım toplantısında konuşan EMS Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Balo, sektördeki hazır paket yazılımların müşterinin ihtiyacını tam olarak karşılayamadığını bu nedenle verimliliğin yüzde 65’lerde kaldığına değindi. ERP’nin ana hedefinin kaynakların etkin kullanımı olduğunu belirten Balo, “Mevcut yazılım ürünleri ile bu etkinliğin sağlanması söz konusu olamıyor. Neden? Çünkü, hazır yazılımın bir firmaya implemantasyonu 12-18 ay arası değişiyor. Bu esnada firmanın ihtiyaçları değişiyor. Hatta programları kullanmaya başlayan insan kaynağı değişiyor. Eğitim süreci ise bambaşka bir problem. Teknolojinin kendine has dili, firma çalışanların günlük hayattaki gerçekleri ile örtüşmüyor. Mesela siz bir satış elemanısınız. Gün boyu yoldasınız. Ve akşam 6’ya kadar tüm görüşmelerinizin raporunu göndermeniz lazım. Öznelleştiremediğiniz programlarla bu süre çok uzuyor, raporlamalar aksıyor, verimlilik düşüyor. Bu sorunlarla yıllardır karşılaşıyoruz. Octopod’u buradan hareketle geliştirdik” dedi.

    “Maliyetler yüksek”

    Piyasadaki paket yazılımların hantal, özelleştirilmiş yazılımların ise yüksek bütçeli olduğuna dikkat çeken Şenol Balo: ” Türk ekonomisinin bel kemiğini küçük ve orta ölçekli işletmeler oluşturuyor. Temelde maliyetlerin yüksek olması sebebiyle bu firmalar özelleştirilmiş yazılımlara erişemiyor, teklif dahi almıyorlar. Bir kere paket yazılım aldığın zaman da, o firmaya bağımlı hale geliyorsun. Bu bir işletme için zaman kaybı” diye konuştu.

    Octopod’un yazılımcı olmak isteyen yeni mezunlar için de ideal olduğunu söyleyen Balo sözlerine şöyle tamamladı: “Sektörde nitelikli eleman açığı var. Ayrıca çok ciddi bir sirkülasyon var. Mezunlar ise, başka iş yapma derdinde. Çünkü yazılım geliştirmek uzun bir süreç. Octopod yazılımcı olmak isteyenlere de bir kariyer vaat ediyor. Sadece 9 saatlik bir eğitimle her yeni mezun bir Octopod bayisi haline gelebilir”.

  • Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerin yakınları, 20 milyon doları Filistin için kullanacak

    İsrail askerlerinin Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan Mavi Marmara gemisine düzenlediği saldırıda hayatını kaybedenlerin aileleri, Türkiye ile İsrail arasında yapılan anlaşmanın ardından kendilerine verilecek 20 milyon dolarlık tazminatı Filistin yararına kullanma kararı aldı.

    İsrail askerleri, uluslararası sulardayken Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine helikopterle iniş yaparak ateş açmış, çıkan olayda 9 kişi hayatını kaybetmiş 30 kişi de yaralanmıştı. Olayın ardından İsrail ile Türkiye arasındaki ipler kopmuş, Türkiye İsrail büyükelçisini geri çekmişti.

    Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi açısından yapılan görüşmelerin ardından İsrail devleti, Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerin ailelerine tazminat ödeyip Gazze’ye uyguladığı ambargoyu hafifletti. Tazminat kararının ardından İsrail devleti, önceki gün Adalet Bakanlığı’nın hesabına 20 milyon dolar yatırdı.

    “Cumhurbaşkanı ve hükümet samimi”

    İsrail’in Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerin yakınlarına ödenmesi için gönderdiği 20 milyon doların, Filistin için kullanılacağı öğrenildi. Konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Ali Haydar Bengi Derneği Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Murat Yaşa, Mavi Marmara’da hayatını kaybeden Ali Haydar Bengi’nin kendisinin hocası olduğunu söyledi. Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerden hiçbirinin bakış açısının maddiyat olmadığını belirten Yaşa, “Alınan 20 milyon dolar sembolik bir şey, bir anlam ifade etmiyor. Ne Filistin meselesine, ne de ailelere bir anlam ifade etmiyor. Bu yolculuk bundan dolayı başlamadı, Filistin’deki sıkıntıların son bulması, Gazze’ye ambargonun kaldırılması ve İslam aleminde bir farkındalık oluşturmak için yolculuk yapıldı. Mavi Marmara’da şehitler misyonunu kesinlikle tamamen yerine getirdi. Mavi Marmara gemisinden önce, İsrail sorgulanamaz, kimse ondan hesap soramaz, istediği gibi yapar, kimse ondan rica bile edemezdi. Mavi Marmara aslında bu yönüyle kendi misyonunu gerçekleştirdi. Devletler bir birleri ile oturup anlaşma yapabilirler, işin bu boyutunu devlet kendisi halleder. Burada önemli olan devletin samimiyeti, ben açık söylüyorum, Cumhurbaşkanı ve hükümetin Filistin meselesine samimice uzandığını, yardımda bulunduğunu biliyorum” dedi.

    “Para Filistin için kullanılacak”

    İsrail devletinin tazminat olarak gönderdiği 20 milyon doların maddi anlamda hiçbir değerinin olmadığını aktaran Yaşa, şunları söyledi:

    “Bunun İsrail tarafından ödenmesi, tam arzu ettiğimiz şekilde olmasa bile ceza ödedim şeklinde olmasa da, tazminat veya özür bedeli olarak görülse bile bu bizim için önemlidir. Biz bunu İsrail’e kesilen ceza olarak algılıyoruz. Bizim için önemli olan İsrail’in bu cezayı ödemesi. Hiçbir şehit ailesi bu parayı alıp kullanmaz. Onların derdi, Kudüs davasıydı, onların derdi Filistin’di onların derdi mazlumlardı. Biliyoruz ki bu 20 milyon dolara da hiçbir aile karışmayacak. Ali Haydar Bengi’nin de ailesi bu yönde demeç verdi. Mavi Marmara’da hayatını kaybedenlerin yakınları da aynı ortak karar üzerinde buluştular. 20 milyon dolar olduğu gibi Filistin davasına kullanılacak.”

  • Bu arabayı Bursa üretecek dünya kullanacak

    Yeni Megane Sedan, tüm dünyaya Bursa’dan ihraç edilecek.

    Renault Grubu üretim platformları içinde M1 segmentinde sedan kasa üretiminden sorumlu fabrika olan Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, Yeni Megane Sedan’ı dünyada üreten ve ihraç eden tek fabrika olacak. Yeni Megane Sedan’ın üretiminden duyduğu mutluluğu dile getiren Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, “Bugün Türkiye’de satılan her dört otomobilden üçünü ithal ettik. Ülkemizde üretilen binek modellerin sınırlı olması nedeniyle otomobil pazarındaki artış bize büyük bir ithalat yükü getiriyor. Her geçen gün artan bu talebin Türkiye yapılan üretimden karşılanması sektörde ticaret dengesini korumamızı sağlayacaktır. Bu nedenle özellikle binek otomobil alanındaki yatırımlar bizleri çok mutlu ediyor. Geçen yılın aynı dönemine göre otomobil üretimi yüzde 7, otomobil ihracatımız ise yüzde 10 oranında artış gösterdi. Ağustos ayında ise, 1 milyar 680 milyon ihracat ile tarihinin rekorunu kırdık” diye konuştu.

    Otomotiv Test Merkezi için bu yıl fren testi merkezinin ihalesini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Çelik, “Böyle bir test merkezinin varlığı sektörde yeni tasarım ve teknolojiler geliştirmemizde önemli bir rol oynayacaktır. Yerli otomobil projesinin de otomotiv sektörüne büyük güç katacağını düşünüyoruz. Yerli otomobil projemizin amacı bir otomobil yapmaktan öte bir Türk markası oluşturmaktır. Güçlü bir Türk markasının oluşması otomobil sektörüne ve bu sektörün büyük aktörlerine güç katacaktır. Bursa’daki Otomotiv Test Merkezi’de en geç bu ay sonunda projesi onaylanmış olacak. İmalatı için ise ihalesi 3 ay içerisinde tamamlanmasını hedefliyoruz” dedi.

    Çelik son olarak ise tasarımı gerçekleştirenlere müjde verdi. Çelik, “Tasarımın merkezleri ve mevzuatları ile birlikte Türkiye’nin en önemli konularından birisi olmasını istiyoruz. Çalışanların her birinin buluşu çok değerli olarak görüyoruz. Bunların her birisine yeni kanunda yer verdik. Bu işten işi azaltan buluşlar olduğu zaman, üretimi daha verimli hale getiren ve katkı veren buluş ise, bu kim olursa olsun onların her birinin emeği olarak bunları da koyduk. Önümüzdeki dönem ilk yasa ile patent yasasını onaylayacağız” şeklinde konuştu.

    Yeni Megane Sedan’ın Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’ndaki bu endüstriyel lansmanı, karşılıklı saygı ve güvene dayanan Renault ve OYAK ortaklığı için yeni bir adım olduğunu ifade eden Renault Grubu Avrasya Başkanı Denis Le-Vot, “Öncelikle Türkiye pazarında ve ihracat yaptığımız ülkelerde başarısıyla tanınacağından emin olduğumuz bu güzel otomobil için Oyak Renault çalışanlarını kutluyorum. Biz, Renault Grubu olarak Türk ekonomisine ve Türkiye pazarına inanıyor ve güveniyoruz. Bu vesileyle Yeni Megane Sedan’a ticari hayatında başarılar diliyorum” dedi.

    Oyak Renault Genel Müdürü Tunç Başeğmez, “Yeni Renault Megane Sedan’ın Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi için 200 Milyon Avro yatırım yapıldı. Bu yatırımlar, gerek fabrikamızda, gerekse tedarikçilerimizde yapılan yeni kalıp, ekipman ve makine yatırımları, AR-GE ve mühendislik yatırımları ile test giderlerini kapsıyor. Yeni Megane Sedan üretimi, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda 700 kişilik ek istihdam oluşturuyor. 250’den fazla çalışanımız projenin ilk aşamalarından itibaren görev aldı. Fabrikamızın mühendislik, satınalma, kalite, finans ve üretim bölümlerinde görevli onlarca arkadaşımız, projenin ürün geliştirme ve devreye alma sürecinde önce Fransa’da, sonra da fabrikamızda farklı görevler aldı. Sonuçta, altmıştan fazla yerli imalatçımızın da katıldığı yoğun, stresli ama bir o kadar da keyifli bir çalışma ortamında, bu ürünü ortaya çıkardık. Yeni Megane Sedan, tüm dünyaya Oyak Renault’dan üretilecek. Hedeflenen toplam üretim miktarımız 500 bin adet. Ürettiğimiz araçların yüzde 80’ini ihraç ediyoruz. Diğer tüm ürünlerimizde olduğu gibi, Yeni Megane Sedan’ın da motor, vites kutusu ve yürüyen aksamları fabrikamız hatlarında üretiliyor. Bu bakımdan da, Türkiye’de hem karoseri hem de mekanik aksamın birlikte üretildiği tek binek otomobil fabrikasıyız. Bu da bize ayrı bir güç ve otonomi veriyor” dedi.

    OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Taş ise, “Bizler, OYAK olarak Türkiye’ye güveniyor, dünyanın ilk 10 büyük ekonomisi içine gireceğine inanıyoruz. Ortağımız Renault ile daha çok değer üreten, daha çok yatırım ve istihdam sağlayan, hakkaniyet esasına dayalı uzun vadeli ortaklık ilişkisine önem veriyoruz.Hiç şüphe olmamalıdır ki ülkemizin ekonomisinin güçlenmesinde OYAK’ın yatırımları öncü rol oynamaktadır. Bugün üretime başlamasına hep birlikte şahit olduğumuz Megane Sedan otomobilinin de ülke ekonomisine yeni bir ivme vereceğine inanıyorum” diye konuştu.

    OYAK Genel Müdürü Savaş Erdem, Yeni Megane Sedan’ın Bursa Oyak Renault Fabrikaları’nda üretime başlamasından duyduğu heyecanı dile getirerek, “Ekonomimizin lokomotif sektörlerinin başında yer alan otomotiv sektörü bizim için büyük önem taşıyor. Oyak Renault ile üretim, Renault MAİS ile satış ve pazarlama, Orfin ile oto finansmanı alanlarında sektörümüze yön veriyor olmaktan gurur duyuyoruz. Oyak Renault’nun 5 kıtada 80’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat ile ekonomimize her yıl 3 milyar dolara yakın katkıda bulunuyor olması bizleri ayrıca gururlandırıyor.Bugün bantlardan inmeye başlayan Yeni MEGANE Sedan’ın gerek üretim gerek ihracat ve iç pazar olarak ortaklığımıza daha büyük ivme katacağına yürekten inanıyorum” şeklinde ifade etti.

    9 renk tercihiyle piyasaya sürülen Yeni Megane Sedan’da bir önceki modele göre aracın dizaynına uygun 6 yeni renk geliştirildi. Boya tesisleri, bu yeni üründen özel olarak beklenen görünüm performansını sağlayacak çeşitli yatırımlarla modernize edildi.

    Yeni Megane Sedan’ın seri üretim başlangıç töreni, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Renault Grubu Avrasya Başkanı Denis Le-Vot, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Taş, OYAK Genel Müdürü Savaş Erdem, Oyak Renault Otomobil Fabrikaları Genel Müdürü Tunç Başeğmez ve davetlilerin katılımı ile gerçekleşti.

  • Güvenlik sağlanırsa KOBİ’ler mobil sistemleri kullanacak

    Güvenli kimlik çözümlerinde hizmetler sunan HID Global, Avrupa’daki şirketlerde çalışanların yüzde 74’ünün şirketin mobil telefonunu kullanırken güvenlik sorunlarına ilişkin bir kaygı duymadığını açıkladı.Bu rakam İngiltere’deki çalışanlar için yüzde 77, Almanya’daki çalışanlar için ise yüzde 82 civarında.

    Rakamlar, şirket tarafından yönetilen bağımsız bir araştırma projesinin sonucu. Bu bulgu, çalışanların, şirketlerinin sağladığı mobil olanaklara duydukları güvenin önemli bir göstergesi. Mobil güvenliğe bu pozitif yaklaşım diğer akıllı telefon temelli güvenlik özelliklerine de olanak tanıyabilir. Örneğin bölgedeki kurumlarda, özellikle de KOBİ’lerde kapıların akıllı cihazlarla açılması gibi özelliklerin yaygınlaşmasını sağlayabilir.

    Bulgulara göre, KOBİ’lerde çalışanların yüzde 75’i, şirketin mobil cihazlarını kullandıklarında güvenlik sorunları konusunda kaygı duymuyorlar. Bu, işyerindeki mobil güvenlik stratejilerinde güven seviyesinin önemini öne çıkarıyor ve işyerlerinde mobilitenin benimsenmesinin ve kullanımının yüksek olduğu bir noktada söz konusu oluyor. Çalışmaya katılan KOBİ çalışanlarının yüzde 78’i, işyerinde düzenli olarak şirketin mobil cihazlarını iş amaçlı olarak kullanıyorlar.

    HID Global yetkilisi Serra Luck söyle konuştu: “Bu sonuçlar, işyerindeki kullanıcıların, şirketlerinin mobil cihazlardaki verileri dış tehditlerden koruma yeteneklerine ne kadar güvendiklerini gösteriyor. Veriler, Avrupa’daki kurumlarda mobil cihaz kullanımının ne kadar yaygın olduğu ve gelecek yıllarda nasıl gelişeceği konusunda değerli öngörüler de sağlıyor. Çalışanların mobil cihazlara duydukları güvene bakarak bunların, gelecekte artan biçimde işyerlerinde kapıları açmak için de kullanılacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu durum özellikle KOBİ’ler için geçerli, çünkü onlar daha esnek, çevik, ayrıca inovasyon ve verimlilik konusunda daha iyi uyum gösterebiliyorlar.”

    KOBİ’lerin, çalışanlarının bu güvenini iyi kullanarak hızla büyümekte olan mobilite kullanımı trendini desteklemesi son derece önemlidir. Bunu, çalışanlarına güvenli mobil erişim kontrolü teknolojisi gibi yenilikçi çözümler sunarak yapabilirler. Kurulan çözümler hem uygun maliyetli, hem de çalışanların kolayca kullanabilmesi için uygun olmalıdır.