Etiket: KULAK

  • Hüda Par Genel Başkanı Yapıcıoğlu; “Halk HDP/pkk’ya Kulak Vermiyor”

    Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Van İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.

    Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yapıcıoğlu, bölgede yaşanan sıkıntıları değerlendirerek, HDP/PKK’nin defalarca silahlı ayaklanma çağrısında bulunduğu ancak halkın onlara kulak vermediğini söyledi.

    PKK’nın bölgede sürdürdüğü çukur siyasetinin kimseye fayda sağlamadığını ifade eden Yapıcıoğlu, “Kürt sorunu çok ciddi bir sorundur. Yüzyıla aşkın süren çok derin ve memleketin en çok canını yakan bir meseledir. Bu sorun artık sınırlar ötesini de etkileyen küresel bir duruma gelmiştir. Çatışmasızlık sürecinde PKK’nın silah bırakmayacağı başından beri belliydi. Bu da sürecin tıkanmasının en önemli sebeplerinden biri oldu. Kimin elinde silah varsa, silahı bırakmanın pazarlığı onunla yapılır ancak halkın meşru talepleri pazarlık konusu yapılmamalı” dedi.

    “PKK BU SÜREÇTE CİDDİ KAYIPLAR VERDİ”

    PKK’nın bu süreçte çok ciddi kayıplar verdiğini ifade eden Yapıcıoğlu, şunları söyledi. “Gelinen aşamada muhtemelen onlar da pişman olmuşlardır. Defalarca silahlı halk ayaklanmasına yönelik çağrılar yaptılar. Fakat bu çağrılar karşılık bulmadı. Eğer halk onlara kulak verip silahlansaydı Suriye’deki gibi bir iç savaş yaşanırdı. Hemen yanı başımızda olan savaşa tanık olan halkımız iç savaşın ne olduğunu bildiği için bu felakete sürüklenmek istemedi ve bu yönden gelen çağrılara da olumlu yanıt vermedi. Bundan sonra da halkın buna benzer çağrılara kulak vereceğini düşünmüyorum”

    6-7 Ekim 2014’te Kobani bahaneli gerçekleştirilen eylemlere de değinen Yapıcıoğlu, HDP’nin kendilerinden ve halktan özür dileme gibi bir izlenim vermediğini kaydetti.

    Belediyelere kayyum atanmasını prensip olarak kabul etmediklerini belirten Yapıcıoğlu, dokunulmazlıkların bu süreçte kaldırılmasının tehlikeli olacağını öne sürdü.

    Halkın ve partililerin yoğun ilgi gösterdiği iftar programında İl Başkanı Rasim Saygın da partinin prensipleriyle ilgili bir konuşma yaptı.

    Program yapılan duanın ardından sona erdi.

  • Yazın Kulak Bakımı Nasıl Olmalı

    Yaz aylarında, özellikle deniz veya havuz sezonunun açılması ile beraber en yaygın kulak burun boğaz hastalıklarından birinin dış kulak iltihapları olduğunu belirten Koru Ankara Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Kağan İpçi, kulak bakımının nasıl yapılması gerektiğini anlattı.

    Genellikle kulak kiri olarak adlandırılan serumenin dış kulak kanalında yer aldığını belirten Dr. İpçi, “Serumen, kulak kanalını dış etkenlerden koruyan yapışkan bir salgıdır ve kulak kanalından salgılanır. Ancak kulak kanalının dar olması, kulağın bazı yabancı cisimlerle karıştırılması ve kulak bakımının yanlış yapılması nedeniyle içeride birikebilir ve sorun oluşturabilir” dedi.

    Kulak bakımında en önemli noktanın kulağın girişinin kuru tutulması olduğunu ifade eden Dr. İpçi, pamuklu kulak temizleme çöpleri ve bazı sivri uçlu cisimlerle kulak kanalının içinin kurcalanmaması gerektiğini söyledi. Dr. İpçi, banyolardan sonra temiz bir kağıt mendille kulak kepçesindeki çukurun kurutulmasının evde uygulanabilecek en basit ve sağlıklı yol olduğunu vurguladı.

    Kulak kanalı iltihaplarının enfeksiyöz, alerjik veya dermatolojik nedenlerle olabildiğini söyleyen Dr. İpçi, “Ancak en sık neden enfeksiyonlardır. Enfeksiyonlar içinde de en çok rahatsızlık verenler kulak mantarlarıdır. Özellikle diyabetik hastalarda kulak enfeksiyonları uzun sürer ve komplikasyon oluşma riski yüksektir. Kulak kanalının sürekli ıslak kalması, havalanmaması iltihap sürecini başlatan en önemli etkendir” diye konuştu.

    Dr. İpçi, deniz ve havuza yoğun giren ve kulak kanalı sürekli ıslak ve nemli kalan çocukların, kulağını temizlemek için aşırı kurcalayan kişilerin, işitme cihazı kullanan ve kulak kanalı havasız kalan kişilerin ve profesyonel yüzücülerin risk altında olduğunu söyledi.

    Kulak kanalı iltihabında, kulak kepçesinin veya kulak deliği önündeki kıkırdağın oynatılması ile artan ağrının hastalık için tipik belirti olduğunu vurgulayan Dr. İpçi, “Genellikle dokunmakla ve kulak üzerine yatmakla ağrı olur. Bunun dışında kulak kaşıntısı ve kulak akıntısı, duyma azlığı olabilir. Duyma azlığı sıklıkla kulak kanalının ödemi ve tıkanması nedeniyle olur” sözlerine yer verdi.

    Tedavide öncelikli amacın kulak kanalını kuru tutmak, ağrıyı azaltmak ve enfeksiyonla savaşmak olduğunu anlatan Dr. Kağan İpçi, hasta kulağa iyileşene kadar su kaçırılmaması gerektiğinin önemine dikkati çekti. İpçi, “Tedavi kulak damlaları ile yapılmakla beraber bazen tablet hatta ileri enfeksiyonlarda hastaneye yatırıp enjeksiyonla da takip gerekebilir” dedi.

    Dr. İpçi önerilerine şöyle devam etti: “Kulak kanalını mümkün olduğunca kuru tutmak önemli bir adımdır. Özellikle kulak zarına tedavi maksatlı ventilasyon tüpü takılmış hastalar, kulak zarı delik olan hastalar ve zar normal olmasına rağmen sık eksternal otit geçiren hastaların su geçirmeyen tıkaçlarla kulaklarını koruması gerekir. Kulak bakımında pamuklu çöpler tercih edilmemelidir. Kulak yakınmaları olduğunda kulağın içine etkisi bilinmeyen sıvılar veya doktor tavsiyesi dışında damlalar damlatılmamalıdır.”

  • Sessiz Çığlığa Kulak Verin

    Eskişehir Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eğitim Koordinatörü Semra Onal, sıcak geçen yaz aylarında sussuz kalan sokak hayvanları için vatandaşların kapı önlerine bir kap su, bir kap yemek bırakması konusunda çağrıda bulundu.

    Yükselen hava sıcaklıkları nedeniyle bir çok sokak hayvanı susuzlukla karşı karşıya kalabiliyor. Güneş ışınlarına doğrudan maruz kalabilen sahipsiz sokak hayvanları, tüylerinin de etkisiyle sıcağı daha da yoğun halde hissedebiliyor. Hayvanların yaz döneminde yaşadıkları zor şartlar nedeniyle, Eskişehir Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Eğitim Koordinatörü Semra Onal, vatandaşlara çağrıda bulunarak, kapı önlerine bir kap su bir kap yemek bırakılmasını istedi .

    “İNSAN ZULMÜNE KARŞILIK UZUN SÜRELER AÇ KALIYORLAR”

    Onal, sokak hayvanlarının yaz ve kış aylarında ayrı sorunlarının meydana geldiğini belirterek, “Kedi ve köpekler oruç tutmuyor, ya da onların tuttuklarına oruç denmiyor. Onların yaptıkları oruç üstü bir şey ve insan zulmüne karşılık uzun süreler aç kalıyorlar. Yaz aylarında su bulamıyorlar, kışın yiyecek bulamıyorlar. Sürekli Ramazan, sürekli oruç. Özellikle bu sıcak yaz günlerinde unutmayın kapınızın önüne ‘Bir kap su, bir kap yemek’ koyun, onları aç ve susuz bırakmayın. Konan su ve mama kaplarını ‘Buraya alışmasınlar’ diyerek toplamayın, toplayanlara engel olun, yaşam hakkına değil. Hayvanların yaşam haklarına saygı duymamak en büyük günahlardandır. Bu, insanın ebedi hayatında Cehenneme atılma sebebidir” ifadelerini kullandı.

    “KÖPEK VE KEDİLERİN FİZİKSEL VE HAVA ŞARTLARINA GÖRE SUSUZLUĞA DAYANIKLIKLARI 48 SAAT İLE BİR HAFTA ARASINDADIR”

    Kedi ve köpeklerin diğer hayvanlar gibi uzun süre susuzluğa dayanamadıklarını anlatan HAYTAP Eğitim Koordinatörü Semra Onal, şunları söyledi;

    “Köpek ve kedilerin fiziksel ve hava şartlarına göre susuzluğa dayanıklıkları 48 saat ile bir hafta arasındadır. Belki de insana çok yakın oldukları için öyle yaratıldılar. Ayrıca İslam, Müslümanın dikkatini, ‘Hayvana azap ve işkence, onu hakkından mahrum etme, korkutup ürkütme ve zor işlerde yorma, ahirette azaba müstahak eden davranışlar olduğu gibi, hayvana merhamet etmek ve şefkatle davranmak da bir tür ibadet ve Allah’a yakınlıktır’ gibi hususlara da çeker. İslam’ın hüküm fermanı olduğu coğrafyalarda kurulan sosyal müesseselerde de hayvanların özel bir yeri vardır. Eski vakıf kayıtlarında hasta hayvanların tedavisine ayrılmış özel vakıflar bulunmaktadır, yine yaşlı ve çalışmaktan aciz hayvanların serbestçe otlamaları için vakıf arazileri tahsis edilmiştir. Medeniyet tarihimizde, yaşlanmış, çalışamaz hale gelmiş ve sahipleri tarafından terk edilmiş atlar için vakıflar vardır, söz konusu hayvanlar ölünceye kadar oralarda otlarlardı. Yine kediler için kurulmuş vakıflar vardı, oralarda sabah akşam kedilere yiyecek hazırlanırdı.”

  • Orta Kulak İltihabı Çocuklarda Gelişim Geriliği Nedeni

    Okul öncesi dönemdeki çocuklarda oldukça sık görülen orta kulak iltihabı, işitme ve konuşma becerisini etkileyerek yaşam kalitesini düşürüyor. Bu durum çocuklarda öğrenme becerisini etkiliyor ve gelişim geriliğine neden olabiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Murat Koç, çocuklar için sosyal bir sorun haline de gelebilen orta kulak iltihabı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Bağışıklık sistemi düşük olan çocuklar daha çabuk etkileniyor

    Akut solunum yolu enfeksiyonları (ASYE), insan vücudunda burun ile akciğer arasındaki solunum sistemi organlarında aniden ortaya çıkarak, geçici iltihaba neden olmaktadır. ASYE, alt ve üst solunum yolu enfeksiyonları olarak ikiye ayrılmaktadır. Alt solunum yolları olarak kabul edilen gırtlağın altındaki bölgede; krup sendromları, akut bronşiyolit, akut bronşit ve zatürreye bağlı enfeksiyonlar görülmektedir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarına (ÜSYE) ise % 80 oranında virüsler neden olmaktadır. Soğuk algınlığı, nezle, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürreye yol açan olan bu enfeksiyonlar, en çok bağışıklık sistemi düşük olan çocukları etkilemektedir. Yapılan araştırmalarda okul öncesi dönemdeki her çocuğun yılda 5-8 kez bu enfeksiyonlar nedeniyle doktora götürüldüğü belirlenmiştir.

    Çocuğunuzun ateşi 3 günden fazla sürüyorsa…

    Çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları söz konusu olduğunda akla ilk olarak soğuk algınlığı gelmektedir. Çocukların topluca uzun süre bulunduğu kreş ve okullarda hastalığa neden olan bu virüslerin bulaşma riski yüksektir. Eylül ve Nisan ayları arasında görülen soğuk algınlığına 200’den fazla virüsün neden olduğu belirlenmiştir. Bu virüsler, üst solunum yoluna genellikle ikincil olarak yerleşirler ve sinüzit, orta kulak iltihabı, lenf bezi iltihabı ve zatürreye neden olabilir. Bu virüslerin neden olduğu hastalığın en önemli belirtileri; yüksek ateş, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve öksürüktür. Ağır seyreden hastalık nedeniyle küçük çocuklarda solunum sıkıntısı ortaya çıkabilir. Yüksek ateş bazen 3 gün sürer ve ilk günün ardında burun akıntısı koyu bir hale gelir. 3 günden fazla devam eden ateş ise orta kulak iltihabının habercisi olabilir.

    Yüz felci ve menenjite de zemin hazırlayabiliyor

    Orta kulak iltihabı, çocukluk çağında en sık geçirilen hastalıklardandır. Okul öncesi çocukların % 85’i bir kez, % 50’sinin ise iki ya da daha fazla orta kulak iltihabı geçirdiği tespit edilmiştir. Çocuklarda östaki tüpünün kısa olması nedeniyle burun ve boğaz akıntılarının ve bakterilerin orta kulağa kolayca geçmesi sonucunda ortaya çıkan orta kulak iltihabı, 6-36 aylık arasındaki çocuklarda daha sık görülür. Geniz etinin östaki ağzını kapatması ve sık geçirilen viral enfeksiyonlar orta kulak iltihabına neden olur. Çocuklarda görülen üst solunum yolu enfeksiyonunun başlamasının ardından ateş ve ani işitme kaybıyla kendini belli eden orta kulak iltihabında, antibiyotik tedavisinin vakit geçirilmeden başlanması gerekir. Çocuklarda tedavi edilmeyen orta kulak iltihabı nedeniyle; yüz felci, menenjit ve beyin apsesi sorunları ortaya çıkabilir.

    Antibiyotik tedavisi sonuç vermiyorsa cerrahi yöntem ile başarı sağlanabilir

    Orta kulakta sıvı toplanması yani efüzyonlu otit söz konusu olduğunda, antibiyotik tedavisinden sonuç alınamazsa cerrahi müdahale yoluna başvurulur. Yapılan operasyonda kulak zarına atılan çizikten sonra takılan ventilasyon tüpü, orta kulağın havalanmasını sağlar. Aynı operasyonda orta kulak iltihabına neden olan geniz eti de alınır. Bu tüpler, 6-9 ay arasında işlevini yerine getirdikten sonra vücut tarafından atılır. Dış kulak yoluna atılan tüp, muayene sırasında doktor tarafından alınır. Vücut tarafından atılmayan tüpler ise lokal anestezi yardımıyla yapılacak işlemle vücut dışına çıkartılır. Tekrar eden tüp uygulamalarında ise T-tüpler kullanılır.

  • Bakan Soylu, Köyceğiz’de Kulak Mesire Alanının Açılışını Yaptı

    Muğla’nın Köyceğiz Belediyesi hizmet binasının açılışının ardından Belediye tarafından yaptırılan Kulak Mesire Alanı ve Kamp Yeri’nin açılışı Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanı Süleyman soylu tarafından yapıldı.

    Köyceğiz Belediyesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokol kapsamında 22 bin metre kare arazi üzerine yapılan proje ile Kulak Mesire Alanı ve Kamp Yerinin düzenlenmesi için yaklaşık 2 Milyon TL harcandığı öğrenildi.

    Köyceğiz Belediye Başkanı Kamil Ceylan, “Kulak Mesire alanı ve kamp yerinden vatandaşlarımızın daha iyi yararlanabilmeleri için hizmete geldikten sonra bir çalışma başlattık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğümüzün katkıları ile bugünkü haline kavuşturarak vatandaşlarımızın hizmetine sunmaktan mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

    Açılış kurdelesini kesen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ise, “Köyceğiz Belediyemizin vatandaşların hizmetine sunduğu mesire alanının bölge halkına hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Açılışın ardından halk oyunları ekibinin gösterisini izleyen ve mesire alanını gezen Bakan Soylu, vatandaşlar ile sohbet ederek fotoğraf çektirdi.

    Mesire alanında yaş gününü kutlayan 2 çocuğun yanına giderek, yeni yaşlarını kutlayan Bakan Soylu, çocuklara hediye verdi.