Etiket: Küflü

  • Etlerle birlikte küflü ekmeği bile almışlar

    Terör örgütü PKK’lı 3 terörist aç kalınca Giresun’un Yağlıdere ilçesine bağlı Güllüce köyünde bulunan kasap dükkanından geçtiğimiz 11 Eylül günü gece yarısı et çalmış ve yapılan ihbarı üzerine başlatılan operasyonda bölgeye yeni giren terörist grubun sorumlusu ‘Çiyager’ kod adlı Serdar Bekmez isimli terörist ölü ele geçirilmişti. Bölgede operasyonlar sürerken kasap çalışanı Murat Çınar yaşadıkları olayı İHA’ya anlattı.

    Dükkanın yan tarafındaki dinlenme odasında uyuduğu sırada çıkan sesler üzerine uyandığını belirten Çınar, “11 Eylül gece saat 23.00 gibi kahveden dükkana geldim. Her şey normaldi. 23.30 sıralarında ise dükkanı kapatıp dükkanın yanında olan odaya geçerek yattım. Gece önce bir tıkırtı duydum daha sonrada bir bardak kırılma sesi duydum uyandığımda 01.30 falandı. Kalktım kimseyi göremedim hemen ışıkları yakıp dışarı çıktım kimse yoktu, araba sesi falanda duymayınca hemen muhtarı ve jandarmayı aradım sonra komşumu aradım” dedi.

    İhbarı üzerine bölgede operasyonun başlatıldığını kaydeden Çınar, “Sonrasında ise güvenlik güçlerimiz buraya geldi ve bazı izler buldular bunları takip ettiler. Dükkandan yaklaşık 3-4 kilometre mesafede orman içinde bir yerde çalınan etleri buldular” ifadelerini kullandı.

    Dükkanda yaptığı ilk incelemede kasaya dokunulmadan direk yaşam malzemelerinin çalındığını gördüğünü vurgulayan Çınar “Dükkanı kontrol ettiğimde çekmece açılmamıştı. Sıradan bir hırsızlık gibi değildi öyle olsa parayı alırlardı ama onlar küflenmiş ekmeğe kadar almışlar. Dolaptaki 4 bütün bir de yarım kesilmiş kuzumuz alınmıştı” diye konuştu.

  • Dev süt ürünleri tesisinde küflü kaşar skandalı

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde faaliyet gösteren bir süt ürünleri tesisinin iddiaya göre, tarihi geçmiş ve küflü kaşarları taze sütle karıştırarak yeniden imal ettiği ihbarını alan zabıta ekipleri, yaptıkları baskında çok miktarda küflü kaşar ele geçirdi. Firmanın yöneticisi, tarihi geçmesi sebebiyle şişen kaşarların insan sağlığına bir zarar oluşturmayacağını iddia ederken, uzun zamandır imha işlemi yapmadıklarını da itiraf etti.

    Yurt içi ve yurt dışında birçok ünlü markaya kaşar tedariki sağlayan Alaşehir’deki dev süt ürünleri tesisinde küflü kaşar skandalı yaşandı. Alaşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, ilçede faaliyet gösteren bir süt ürünleri tesisinde, tarihi geçmiş küflü kaşarları yeniden taze sütle karıştırılarak, yeniden piyasaya sürüldüğü ihbarını aldı. İhbarı değerlendiren ekipler konuyla ilgili bilgi toplayarak, tesise baskın düzenledi. Alaşehir Zabıta Müdürü Erol Kacar öncülüğünde tesise giren ekipler, karşılaştıkları manzaraya inanamadı. Üretim tesisin üst katındaki depo bölümünde çok miktarda küflü kaşar tespit eden ekipler, kaşarların incelenmesi için tesise İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden uzman gıda mühendisi davet etti. Ürünlerin incelenmesi sırasında firma yöneticisi olduğunu belirten kişinin zabıta müdürüne yaptığı savunma ise şaşırttı. Tarihi geçmesi sebebiyle şişen kaşarların insan sağlığına zararlı olmadığını iddia eden firma yöneticisi, bunun doğal olduğunu söyledi. Zabıta ekipleri depodaki incelemelerin ardından firma yöneticisi eşliğinde üretim bölümüne girdi. Burada üst üste konulmuş plastik kovaları fark eden ekipler, kovaların kapaklarını açtıklarında yine aynı manzarayla karşılaştı. Kovaların içerisinde bulunan ve kaşar üretiminde kullanılan süt ürününün küflendiğini fark eden ekipler, tüm kovaların kapaklarının açılmasını istedi. Savunma yapan firma yöneticisi, kovaların kapaklarının açık kalması sebebiyle küflenmenin meydana geldiğini öne sürdü. Ayrıca firma yöneticisi kesinlikle küflü ürünleri imalathanede kullanmadıklarını ve imha ettiklerini söyledi. En son ne zaman imha işlemi yaptıkları sorulması üzerine firma yöneticisi, “Epey oldu. Çöpe gönderiyoruz” yanıtını verdi.

    Tesisin tümünde geç vakitlere kadar yapılan detaylı incelemeler sonrasında gıda ve hijyen koşullarına aykırı olduğu tespit edilen ürünlere el konuldu. Suç konusu olan bu mamuller resmi görevliler eşliğinde kamyonlara yüklenerek önceden belirlenen bölgede itlaf edildi. Ayrıca bahse konu tesis hakkında ilgili müdürlüklerce cezai işlemlere başlanılarak, sahipleri hakkında Türk Ceza Kanunu 186. maddesine binaen suç duyurunda bulunulacağı ifade edildi.

    Alaşehir Belediye Başkanı Dr. Gökhan Karaçoban, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, zabıta ekiplerinin ilçede halk sağlığını tehdit eden iş yerlerine geçit vermeyeceklerinin altını çizdi. Halkın gıda ve sağlığını korumak adına rutin denetimleri aralıksız sürdürdüklerini ifade eden Karaçoban, “Vatandaşlarımızın sağlığı her şeyden daha önemlidir. Hemşehrilerimizin sağlığını korumak adına düzenli olarak sürdürdüğümüz bu olağan denetimlerin dışında, gelen anlık ihbarları da gecikmeksizin titizlikle değerlendirerek diğer kurumlarla da iş birliği halinde gerekli önlemleri almaya devam edeceğiz” dedi.

  • Doç. Dr. Özyaral: “Küflü gıda zehirdir”

    Gıda teröristleri küflü ekmekleri galeta, galeta unu, kurabiyeye çevirip satarken insan sağlığını hiçe sayıyor. Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Oğuz Özyaral küflü gıdaların karaciğer, böbrek ve sindirim sistemini bozduğunu zehirlenmeden kanamaya kadar bir dizi hastalığa yol açtığını söyledi.

    Halk arasında küfün bir çeşit antibiyotik olarak kabul edilip zararsız zannedildiğini bunun doğru olmadığını söyleyen Doç. Dr. Oğuz Özyaral özellikle anne adayları ve emziren kadınlar için küflü gıdalardan mutlaka uzak durulması gerektiği ifade etti. “Küf anne adayından kan yoluyla bebeğe geçer. Bu büyüyen fetüs için zehirlenmekle eş anlamlıdır. Emziren anneler için de durum farklı değildir. Dünyaya yeni gelmiş bebek anne sütünden gelen toksinlere maruz kalır. Özellikle de bağışıklık sistemi. Bu durum bebeği hastalıklara açık hale getirir.

    “Küflü gıdaları hiçbir şekilde tüketmeyin”

    Doç. Dr. Oğuz Özyaral bir gıdanın bir kısmının küflenmiş olmasının o gıdanın tamamının yenmemesini gerektirdiğini söyledi. “Yarısı küflenmiş bir limon, elma, portakal… Genelde insanlar küflü kısmı attıktan sonra kalanı yiyebileceğini sanıyor. Bu tamamen yanlıştır. Bir gıda küflendiyse, gıdada toksin üremeye başlamıştır. Bu yüzden o gıdanın tamamının atılması gerekir.” Özyaral aynı zamanda “Küfü gözle gördüğümüz zaman çok şanslıyız, bunu yememeyi tercih edebiliriz. Asıl tehlike görmediğimiz süreçte küflenen sonra temizlendiği iddia edilip ürüne dönüştürülen gıdalarda” derken küflü buğdayların ekmeğe, küflenen ekmeklerin galetaya dönüştürüldüğünü bununda da halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit olduğunun altını çizdi.

    “Küflü ekmekleri hayvanlara da vermeyin”

    Halk Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. Oğuz Özyaral Doğal ortamda sıklıkla rastlanan bazı toksin üreticisi küflerin yaşam alanında gelişim göstermeleri, istenmeyen bazı patolojik olgulara sebebiyet verdiğini söyledi. “Bilinçsiz depolama, yanlış tüketim ve kullanım hataları, mağaza, depo ve ev ortamında kullanılan ve bulundurulan akla gelebilecek her türden materyal, malzeme ve ürünün küfler tarafından sarılmasına neden olabilmektedir. Bunun sonucu olarak kullanılan, tüketilen ürünler ile yenilen gıdalar, küfler tarafından bozulur ve insan üzerinde toksik birtakım etkilere neden olabilir. Tarla, bağ, bahçe, vb. yerlerde yetiştirilen tarım ürünleri üretim, hasat, depolama ve işlenme süreçlerinde küflerle kirlenebilir. Bunun sonucu eğer küfün kendisi toksin üreticisi ise küflü ürünler üzerinde ortam şartlarına bağlı olarak mikotoksinleri (küf toksinleri) oluşur. Bu tip toksinli ham ürünlerin işlenmesiyle ortaya mikotoksin içeren işlenmiş ya da yarı-işlenmiş ürünler çıkar. Ayrıca küflü ve toksinli bir tahılın hayvan yemi olarak tüketilmesi ile hayvanın çeşitli doku ve salgılarında (süt dâhil olmak üzere) toksin birikimi ve/veya atılımı söz konusudur. Gerek kümes gerek büyük baş hayvanların değişik vücut kısımlarından hazırlanan toksinli et ve et ürünlerinin tüketilmesi ile sindirim sisteminde değişik tipte mikotoksikozlar – küf toksinlerine dayalı zehirlenmeler- oluşur. Bunun dışında doğrudan küflü fındık, fıstık, meyve suyu, unlu mamuller gibi besin maddelerinin tüketimi ile de mikotoksikoz olguları ortaya çıkmaktadır. Besin maddelerinin tamamı öncelikle küflerin gelişimi ve doğal olarak ta onların oluşturdukları ikincil metabolitleri olarak tanımlanan mikotoksinler için iyi bir beslenme ortamı oluşturur.”

    Küflü peynir zararlı mı?

    Özyaral küflü peynirlerin kontrol altında özel bir mayalama yöntemi ile elde edildiğini, ekmek, meyve, kuruyemiş, sebzelerdeki küflenmeyle aynı olmadığını ancak bunların da bildik markalardan alınması gerektiğini söyledi.

    Küflü Gıdalardan zehirlenmenin belirtileri nelerdir?

    “Anında yüzde şişmeler, vücut üzerinde alerjik reaksiyonlar, kızarıklıklar ile ortaya çıkan bazı tabloların yanı sıra, hiç beklenmedik solunum tıkanması şeklinde ölümcül sonuçlarla karşılaşılabilir.”diyen Özyaral “Son günlerde karşılaşılan küflü ve çöplerden toplanan ekmeklerin öğütüp kullanılması ise tartışması bile yapılamayacak düzeyde rahatsızlık verici bir konudur. Böyle bir ürün hijyen kuraları ahlak kuralları ve halk sağlığı tamamen hiçe sayılarak yapılmış bir durumdur” şeklinde konuştu.

  • Küflü Peyniri İncelemek İçin Avrupa’ya Gittiler

    Konya’da peynir üreticileri, yeşil peynir adını alan küflü peynir ile aynı şartlarda üretilen peyniri incelemek üzere Fransa’ya gitti.

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Konya Şubesinin hazırladığı AB projesi kapsamında, peynir üreticileri, akademisyenler ve uzmanlar yağsız koyun sütünden üretilen tulum peynirinin olgunlaşmasının ardından tulumun çeşitli yerlerinden kesilerek bodrum, mahzen ve mağaralarda küflendirilmesiyle elde edilen küflü peynir’in aynı şartlarda üretilen örneğini incelemek üzere Fransa’ya gitti.

    TÜMSİAD Konya Şube Başkanı Cemalettin Akpınar yaptığı açıklamada, halk arasında küflü peynir olarak bilinen yeşil peynirin Türk Gıda Kodeksine kazandırıldığını hatırlatarak, Fransa’da Rokfort Peynir adıyla üretilen ürünü incelemek ve teknik çalışmalar yapmak için Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile koordineli AB Projesi hazırladıklarını söyledi.

    Peynir üretimi teknik eğitim gezisi kapsamında 22 kişilik bir katılımcı grup ile Fransa’nın Belfort Bölgesinde 14 günlük seyahat gerçekleştireceklerini kaydeden Akpınar, “18 Nisan- 1 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz bu gezide beraberimizde götürdüğümüz yeşil peynir üreticilerine Avrupa’daki peynir üretiminin yapıldığı tesisleri gezdirerek üretiminde yeni ufuklar açmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Rokfor Peyniri üretimi konusunda eğitim alacağız” dedi.

    “KONYA’DA 12 İŞLETME HİJYENİK ÜRETİM YAPIYOR”

    İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Gıda ve Yem Şube Müdürü Ramazan Sobayoğlu, yöre halkı tarafından çok tüketilen küflü peynir konusunda bilimsel çalışmalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Konya’da hijyenik şartları yerine getirerek üretim yapan sadece 12 işletme bulunduğunu ifade eden Sobayoğlu, “Şuanda üretim son derece hijyenik koşullarda yapılmaktadır. Konyalı hemşerilerimiz onay alan ve üzerinde etiket bilgileri bulunan ürünleri gönül rahatlığı içerisinde tüketebilir. Proje kapsamında Rokfort peynirinin hammadde, üretim, dağıtım ve pazarlama şartları incelenerek oradaki deneyimlerimizi paylaşacağız” diye konuştu.