Etiket: Küçükcan

  • Küçükcan: “Avrupa Türkiye’nin Değerini Anladı”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin önemini anladığını, Türkiye-AB Zirvesi sonuçlarının da bunu teyit ettiğini söyledi.

    Küçükcan, yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği üyesi 28 ülkenin göçmenler, mülteciler ve yabancıların toplumsal entegrasyonu konusunda ortak çözüm üretemediğini, üye ülkelerin AB sınırlarına dayanan mülteci sorunu ile başa çıkmada çaresiz ve yetersiz kaldığını, Türkiyesiz bir çözüm olmadığını anladıklarını belirtti.

    11 yıl aradan sonra bir Türkiye-AB Zirvesi gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu söyleyen Küçükcan, zirvede liderlerin Türkiye ile ilgili siyasal ve zihinsel önyargılardan büyük ölçüde arınmış göründüklerini, katılım müzakereleri için gerekli fasılların peyderpey açılmaya başlanacağının işaretlerinin alındığını vurguladı. Küçükcan, “Türkiye Avrupa Birliği’ne üyelik konusunda üzerine düşen reformları yaptı ve yapmaya da devam ediyor. AB uyum yasaları çıkarıldı, Anayasa reformu yapıldı ve üyelik hazırlıkları hızla devam ettirildi. Ancak AB üyelerinden bir kısmı önyargılı biçimde bazı fasılların açılmasını engelledi. Bazı liderler de din ve medeniyet değerlerindeki farklılıkları dile getirerek AB ve Türkiye arasına ’kültürel duvar’ ördüler. Ancak bugün gelinen noktada AB’nin karşılaştığı sorunların bir kısmını Türkiyesiz çözemeyeceklerini anladılar. Rasyonel bakış açısı ile Türkiye’yi değerlendirmeye ve önemini keşfetmeye başladılar. AB kültürel gözlüğü çıkarınca gerçeği görüyor, umarız bundan sonra da kültürel ve ideolojik değil rasyonel bir gözlükle bakarlar Türkiye’ye” şeklinde konuştu.

    “ÜÇ MİLYAR DOLAR SURİYELİ MÜLTECİLER İÇİN”

    Talip Küçükcan, 2016 yılının Türkiye-AB ilişkilerine ivme katacağını, her yıl iki kez yapılacak zirvelerle sorunların derinleşmeden çözüleceğini, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz seyahati ile ilgili müzakerelerin süreceğini ve sonuçlanacağını da ifade ederek şöyle devam etti:

    “Türkiye-AB Zirvesi siyasi ve ekonomik ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcıdır. Türkiye’nin duruşunda değişiklik olmadı. AB ise Türkiye ilgili duruşunda olumlu yönde bir değişim sergiledi. Suriyeli göçmenlerden kaynaklanan yükü paylaşma kararı aldı. Dört-beş yıldır görmezden geldikleri krizin yönetimi için 3 milyar Euro yardım kararı aldılar. Ancak bilinmesi gerekir ki Türkiye şimdiye kadar bu amaçla 7,5 milyar dolar harcadı. Verilecek 3 milyar Euro da aynı amaçla kullanılacak. Bu yardım Türkiye’ye açılan bir kredi veya bağış değil, Suriyeli mültecilerin ihtiyaçları için harcanacak bir kaynaktır. Netice itibariyle AB Türkiye’nin kritik önemini görmüş, karşılaştığı sorunları Türkiyesiz çözemeyeceğini anlamıştır.”

  • Küçükcan: “Avrupa’nın Türkiye’nin Rehberliğine İhtiyacı Var”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, sığınmacı akını ve terör saldırılarıyla sarsılan Avrupa’nın şokta olduğunu, kollektif travma yaşadığını ve bunları atlatabilmek için de Türkiye’nin yardım ve rehberliğine ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Küçükcan, yaptığı açıklamada, Avrupa kentlerinde günlük hayat akışının aksadığını, güvenlik tehdidi nedeniyle sokakların asker ve polisle doldurulduğunu, Fransa’da olağanüstü halin 3 ay uzatıldığını, normalleşmenin zaman alacağını belirterek hem terörle mücadele hem de mülteci krizi ile başa çıkmada deneyimli bir ülke olarak Avrupa’nın Türkiye’den çok şey öğrenebileceğini anlattı.

    “AVRUPA PANİĞE TESLİM OLMAK ÜZERE”

    Avrupalı liderlerin şok ve panik havasında hareket ettiğini, rasyonel karar almakta zorlandığını ve tepkisel bir eğilime kapıldıklarını ifade eden Küçükcan, şöyle konuştu: “Mülteci akını ve terör saldırıları Avrupa’yı konforundan etti. Bu çapta sınamalar ile daha önce sık karşılaşmadılar. Türkiye’deki Suriyelilerin sayısı her gün artarken bunu görmediler. Sınırlarına dayanınca bu insani trajedinin boyutunu anlamaya başladılar, ancak tepkileri aceleci oldu. Sınırları kapatarak sığınmacı akınının duracağını sanıyorlar. Halbuki bu büyük insan göçüne neden olan kriz, yani Suriye’de rejimin barbarca saldırıları devam ettiği sürece göç durmaz, büyüyerek devam eder.”

    Avrupa ve daha geniş anlamda dünyanın şimdi Türkiye’nin pozisyonuna yaklaştığını anlatan Küçükcan, şunları söyledi: “Suriye’de rejim gitmeden, savaş bitmeden göç sona ermez. Avrupa paniğe teslim olmak üzere olduğundan bu gerçeği görmekte zorlanıyor. Sıcak çatışmaların kendi sınırlarına yakın olmayışı Avrupa’yı rehavete sürüklemişti. Şimdi ne yazık ki bunun acı faturasını ödüyorlar, ödüyoruz. Türkiye şu ana kadar mülteciler konusunda çok başarılı sınav verdi. Artık Avrupa’nın da bundan ders alması, Türkiye’nin deneyimlerini incelemesi ve bilgi aktarımı yoluyla mülteciler krizine insani bir çözüm üretmesi gerekir.”

    “ŞİDDET TOPLUMSAL PSİKOLOJİYİ BOZUYOR”

    Küçükcan, Paris’teki terör saldırılarının Avrupalıların psikolojisini bozduğunu, halkı korku ve bunalıma sürüklediğini, bundan da en fazla aşırı sağcı, ırkçı partiler ve radikal hareketlerin yararlandığını kaydetti.

    Terör ve şiddetle mücadelede Türkiye’nin önemli bir deneyimi olduğunu anlatan Küçükcan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Güvenlikçi bakış açısının siyasal ve toplumsal maliyetlerini iyi bilen bir ülke. Otuz yılı aşkın terör saldırıları ve bölücü kışkırtmalara rağmen sosyolojik bir kırılma ve kopuş yaşanmadı. Şimdi Avrupa’da hemen ‘Müslümanları ülkelerine gönderelim. Veya yeni göçmenlere kapıyı kapatalım’ gibi insani olmayan tepki yükseliyor ve ne yazık ki prim de yapıyor. Bu görüş ve yaklaşımlar toplumsal çözülme riskini beraber getiriyor. Zira Müslümanları hem zan altında bırakıyor, hem de fiziki saldırıların doğrudan hedefi haline getiriyor. Avrupa’nın yaşadığı travma elbette derin. Ancak bunun tedavisi ve reçetesi Türkiye’de var. Avrupa’nın Türkiye deneyimine bir de bu pencereden bakmasında yarar var.”

  • Küçükcan: “Adana’ya Canlılık Gelecek”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, 1 Kasım Seçimleri’nden sonra oluşan istikrar ve güven ortamında bütün şehirlerimize yönelik yeni kalkınma hamleleri gerçekleştirileceğini, bu çerçevede Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘öncü şehir’ olarak gördüğü Adana’nın da yatırım ve kalkınma projelerinden büyük pay alacağını söyledi.

    Adana’nın ticaret, ulaşım ve göç kavşağında stratejik bir konumda bulunduğunu, kozmopolit sosyolojik yapısı ile kültürel zenginliğinin diğer şehirlere kıyasla daha fazla olduğunu belirten Küçükcan, AK Parti hükümetleri döneminde Adana’ya 23 milyar lira yatırım yapıldığını, aynı dönemde Antalya’ya 19,5 milyar lira tutarında merkezi hükümetten kaynak aktarıldığını söyledi. Milletvekili Küçükcan, bu rakamların AK Parti iktidarlarının, hükümet tarafından yapılması gereken alt yapı hizmetleri konusunda Adana’ya gereken özeni gösterdiğini, bundan sonra da geniş kaynaklar ayıracağını söyledi.

    ADANA’YA YENİ KALKINMA HAMLESİ

    Adana’da okul, hastane, müze ve çevre yolu gibi yatırımlarda büyük atılımlar yapıldığını ifade eden Küçükcan, “Kentlerimiz medeniyet anlayışımızın yansıtıldığı mekanlar olmalıdır. AK Parti’nin medeniyet anlayışında kentlerin tarihi ve kültürel köklerinden koparılmadan gelişmesini sağlamak, modernite ile gelenek arasındaki geçişkenliği mümkün kılmak, tarihi dokuyu ve kültürel zenginliği korumak, mimaride insan ve toplum odaklı bir perspektif çizmek, bütün bunları yaparken de şehrin ruhunu korumak önemlidir. Adana’ya bakışımızın temelinde de bu yaklaşım vardır. Bu çerçevede Adana’da ilgili paydaşlar ile danışarak, onların da görüş ve önerilerini alarak yeni kalkınma hamlesi başlatılacak, tabir yerinde ise toplumun bütün kesimlerinin beklentilerini yansıtan Adana’ya yeni bir ruh üflenecektir. Adana hali hazırda bölgesel olarak en büyük şehirdir ve Türkiye ölçeğinde de üst sıralardadır. Bu şehirden seçilen siyasiler olarak bize düşen görev Adana’nın potansiyelini kullanmasına yardımcı olmak, iş dünyası, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin getireceği talep ve projeleri takip ederek bunların hayata geçirilmesini kolaylaştırmaktır” şeklinde konuştu.

    “YEREL YÖNETİMLER DE SORUMLU”

    Milletvekili Küçükcan, 2004 yılında kabul edilen Büyükşehir Belediyesi Yasası’nın yerel yönetimleri güçlendirdiğini, sorumluluklarını da aynı oranda artırdığını belirterek özellikle Adana gibi büyükşehir statüsündeki illerin şekillenmesinde, büyümesinde ve kalkınmasında yerel yönetimlerin, yani büyükşehir belediyelerinin belirleyici rolleri olduğunu söyledi.

    Küçükcan şöyle devam etti:

    “Son 13 yılda Adana’ya ciddi oranda kamu kaynağı aktarılmıştır. Yani Ankara’daki merkezi hükümet alt yapı için gerekli yardımları aktarmıştır. Adanalıların elbette siyasilerden ve seçilen milletvekillerinden beklentiler olacaktır. Bu son derece doğal ve haklı bir beklentidir. Ancak Gaziantep, Antalya, Konya, Kayseri, Bursa gibi büyükşehirler ile karşılaştırıldığında Adana’nın aynı hızla gelişmediği yönündeki şikayetlerin asıl muhatabının mali ve idari özerkliğe sahip eski ve yeni Adana Büyükşehir Belediyesi yönetimleri ile merkez ilçe belediyelerinin olduğunu görmek gerekir. Çünkü bu şehirlerin hızlı gelişmesi ve düzenli büyümesindeki temel faktör merkezi hükümetin planlaması ya da bu şehirlere ayrıcalıklı davranması değil, adı geçen şehirlerdeki yerel yönetimlerin vizyoner ve başarılı olmalarıdır.”

    “MİLLETVEKİLLERİ DESTEĞE HAZIR”

    Küçükcan, AK Parti milletvekilleri olarak Adana için çalışmalarını sürdürdüklerini, kendilerine gelecek yeni proje önerilerine destek olmaya hazır olduklarını, diğer parti milletvekillerine birer mektup yazarak Adana için ortak bir toplantı daveti ilettiklerini söyledi. Milletvekili Küçükcan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Yerel yönetimlerin yenilikçi ve sürdürülebilir projelerine milletvekilleri de siyasi destek verirse projelerin hayata geçmesi daha da hızlanır. Ancak büyükşehir statüsündeki illerde stratejik planı, yıllık hedefleri, yatırım programlarını ve bunlara uygun olarak bütçeyi hazırlama ve uygulama yetkisi milletvekillerinde değil büyükşehir belediyesi yönetimindedir. Adanalıların bu açıdan da bir değerlendirme yaparak yerel yönetimleri sorgulamaları, halkın beklentilerini daha güçlü biçimde dile getirmeleri, büyükşehir belediyesi yönetiminin Adana’ya ilişkin fikir ve proje üretmesinde ısrarcı olmaları gerekir. Öte yandan Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar geldiğinde büyükşehir belediye başkanının siyasi nezaket çerçevesinde devlet ricalini karşılaması ve Adana’nın projelerinin hayata geçmesi için onlarla görüşmeler yapması gerektiğini Adanalıların yerel yönetimlere hatırlatması yararlı olacaktır.”

  • Küçükcan: “Türkiye Dünyaya İnsanlık Dersi Veriyor”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, Türkiye’nin yürüttüğü ‘insani diplomasi’ ile mazlum milletlerin yanında olduğunu ve bu amaçla 2014 yılında çeşitli ülkelere 6.4 milyar dolarlık kalkınma yardımı yaptığını söyledi.

    Milletvekili Küçükcan yaptığı açıklamada, Türkiye’nin dış politika öncelikleri arasında yer alan insani yardımların 3.6 milyar dolarının kamu kurumlarından, 2.8 milyar dolarının ise sivil ve gönüllü kuruluşlardan ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını belirtti.

    Türkiye’nin mazlum milletlerin yanında yer aldığını, açlık ve yoksulluğun giderilmesi, çatışma ve iç savaşların çözümlenmesi için gayret ettiğini belirten Küçükcan, BM ve benzeri kuruluşların etkin çalışmadığını, adil ve müreffeh bir dünyanın kurulması için yeterince çalışmadığını ifade etti. Küçükcan, açıklamasında “Türkiye, özellikle AK Parti iktidarları döneminde insani diplomasiye öncelik vermiş ve geniş kaynaklar ayırmıştır. Bugün en çok insani yardım yapan ülkeler listesinin en üst sıralarında yer alıyoruz. Sadece devlet kurumlarımız değil, sivil toplum kuruluşlarımız da pek çok ülkede dertlere deva bulmak için faaliyet gösteriyor. Bu da Türk insanının vicdanın ne kadar duyarlı olduğunu ve halkımızın cömertliğini gösteriyor. Ne yazık ki aynı duyarlılık medeni denilen dünyada görülmüyor. Mülteci krizinde bunun trajik örneklerini görüyoruz” dedi.

    “TÜRKİYE MÜLTECİLERE HAYAT ÖPÜCÜĞÜ VERDİ”

    Her gün batı ülkelerine ulaşmak için çabalayan kaçak göçmen haberleri ve batan botlarda kaybedilen hayatlara ilişkin üzücü bültenlere tanıklık edildiğine işaret eden Küçükcan, dünyanın gözü önünde büyük bir trajedi yaşandığını ve buna da duyarsız kalındığını söyledi. Türkiye’nin Suriye’deki iç savaştan kaçan 2,5 milyon Suriyeli mülteciye kapısını açarak hayat öpücüğü verdiğini de belirten Küçükcan, “Türkiye sınırlarını açmayıp, kapılarını kapalı tutsaydı bu kitlenin büyük bir kısmı Suriye rejimi saldırılarının ve katliamlarının hedefi olacak ve bugün hayatta olmayacaktı. Maliyetinin yüksek olacağını bile bile Türkiye kapılarını açtı. Bu sayede milyonlarca Suriyelinin hayatı kurtarılmış oldu. Türkiye kapısını açarken etnik, dini ve mezhepsel ayrım da yapmadı. Araplar, Kürtler, Sünniler, Yezidiler ve Nusayriler hiçbir ayrım gözetmeksizin güvenli ortamlara kavuşturuldu. Mültecilerin bir kısmı kamplara alınırken bir kısmı da kendi imkanları ile hayata tutundu. Şimdi bu insanlarım bir kısmı Avrupa ülkelerine gitmek istiyor. Ancak Avrupa kalın bir duvar örerek mültecileri sınırlarına yaklaştırmamaya çalışıyor” şeklinde konuştu.

    “BATI VE İSLAM DÜNYASI DAHA DUYARLI OLMALI”

    Her batan göçmen ve mülteci teknesi ile hayatların söndüğünü, umuda yolculuğun ölüm yolculuğuna dönüştüğünü söyleyen Talip Küçükcan, şunları kaydetti:

    “Her batan tekne ile insanlık ve medeniyet de batıyor. Buna seyirci kalmamalı uygar dünya. Şu ana kadar Türkiye bütün dünyaya bir insanlık dersi verdi ama ne İslam dünyası ne de batı mültecilere hayat alanı açacak projelere açık olmadı. İslam dünyası kardeşlik hukukunu unutmuş gibi derin bir sessizliğin içinde. Batı ise kendi çıkarlarını önemsediği için mülteci krizine duyarsız kaldı. Mülteciler Avrupa sınırlarına dayanınca da cılız bir ilgi uyandı. Avrupa’da insan hayatı değerlidir ve kutsaldır denir ama söz konusu Suriyelilerin hayatı olunca aynı hassasiyet gösterilmiyor. Artık hem İslam dünyası hem de batı bu konuda daha duyarlı olmalıdır. İnsanlık, medeniyet, ahlak ve vicdan da bunu gerektirmektedir.”

  • Küçükcan: “Türkiye Yeni Bir Sıçramanın Eşiğinde”

    AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Talip Küçükcan, 1 Kasım seçimleri sonrasında istikrar ve güven ortamının tekrar oluştuğunu ve Türkiye’nin yeni bir sıçramanın eşiğinde olduğunu söyledi.

    Küçükcan, yaptığı açıklamada, Türkiye’de toplumun büyük bir kesiminin yüzde 49.5 ile AK Parti ile yola devam kararı verdiğini, işçisi, memuru, emeklisi, işvereni, kadını, erkeği, yaşlısı ve genci ile AK Parti kadro ve siyasetinin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’yi güvenli sularda yüzdüreceğine ve 2023 hedeflerine doğru emin adımlarla gidileceğine inandıklarını gösterdiklerini söyledi.

    AK Parti’nin iktidara geldiği 2002’den itibaren uzun vadeli planlar yaptığını, iktidarının ilk günlerinden itibaren 2023 yılı için hedefler belirlediğini, bununla da yetinmeyip 2071 yılı için de bir ufuk sunduğunu belirten Küçükcan, diğer partilerin ise böyle uzun vadeli plan ve projeleri tasavvur bile edemediğini, AK Parti dışındaki siyasi parti ve aktörlerin neredeyse her iki yılda seçim olan bir ortamın etkisinde kaldığını ifade etti.

    “TÜRKİYE HER ALANDA SESSİZ DEVRİM YAŞADI”

    13 yıllık iktidarı döneminde Türkiye’nin her alanda sessiz bir devrim yaşadığını söyleyen Küçükcan, iç ve dış politikada büyük başarılara imza attığını bu nedenle 2002 seçimlerinde olduğu gibi 2007 ve 2011 seçimlerinde halkın tercihi ile tekrar tek başına iktidar olduğunu, 7 Haziran seçimlerinde yarışı birinci parti olarak bitirdiğini, 1 Kasım seçimlerinde de seçmenlerin yarısının desteği ile tekrar tek başına iktidara geldiğini belirtti. Küçükcan şöyle devam etti:

    “Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 11 yerel ve genel seçim kazanan AK Parti, Genel Başkanlığa Sayın Ahmet Davutoğlu’nun gelişi ile birlikte yeni başarılara imza atmıştır. Bu başarılar Türkiye’nin siyasi tarihine eşi benzeri olmayan kazanımlar olarak geçmiştir. AK Parti döneminde Türkiye, yasaklar, yolsuzluklar ve yoksulluğun ortadan kaldırılmasında önemli mesafeler almıştır. Ekonomimiz büyümüş, ülkemizin itibarı yükselmiştir. 1 Kasım seçimleri en güvenilir ve usta siyasetin AK Parti kadrolarınca yürütüldüğünü göstermiştir. Halkın teveccühü bu yönde olmuştur. Artık AK Parti akil kadroları, yeni, dinamik ve tecrübeli siyasetçileri ile hizmete devam edecektir. Büyük projeler birer birer hayata geçirilecektir. Türkiye yeni bir sıçramanın eşiğindedir ve inşallah önümüzdeki aylarda bu sıçramanın ilk işaretleri görülecektir. Eğitim, bilim, tarım, teknoloji, ekonomi, kültür ve sanat vb alanlarda başlatılan reformlar sürecek ve ülkemizin yükselişi devam edecektir.”