Etiket: KÜÇÜK

  • Küçük Kusur Erken Yaşta Giderilmeli

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Belma Şahin, küçük kusurların enken yaşlarda giderilmesi gerektiğini söyledi.

    Kulak ve burnun diğer organlarımız gibi vücudumuzda hem fonksiyonel hem estetik bir ünite olduğunu kaydeden Op.Dr.Belma Şahin, “Doğuştan ya da sonradan oluşmuş birçok değişik şekil bozuklukları görülebilir. Sıklıkla rastladığımız kulak problemi kepçe kulaktır. Bu estetik problemde estetik olmayan görüntü kulağın kafatası ile yaptığı geniş açıdır ve beraberinde kulak içi kıkırdak yapıların ve kıvrımlarının yokluğu ya da düzleşmesi kepçe kulak problemi ile birlikte görülebilir. Kepçe kulak düzeltme ameliyatları için en uygun dönem okul çağı öncesi yaşlardır. Psikolojik açıdan etkilenmemesi okul döneminde arkadaşları tarafından dalga geçme konusu edilmemesi açısından önerilir, tabii ki bu bir kural değildir. Kepçe kulak ameliyatı, hastane ortamında erişkinlerde lokal anestezi ile çocuklarda genel anestezi ile yapılır ve ortalama bir saat kadar sürer. Operasyon kulağın arkasından yapılır ve kulak kıkırdaklarının olması gereken kıvrımları için, içeriden kalıcı dikişler atılır. Kulak kepçesi doğru açıya getirilir ve kesi yeri alınmasına gerek olmayan gizli dikişler ile kapatılır” dedi.

    Ameliyat sonrası hastanede kalmaya lüzum olmadığını dile getiren Op.Dr.Belma Şahin, “Kulak 2 gün boyunca bandajlı kalır. Ameliyat sonrası oluşan ödem yaklaşık on gün içinde çözülür. Kulağın son şeklini alması birkaç ay sürer. Kulağın görüntüsünde yapılan girişimler ile yalnız kulaktaki şekil bozukluğu değil, aynı zamanda kişinin psikolojik durumunda da belirgin bir düzelme gözlenir. Son dönemlerde uygun adaylar için lokal anestezi altında sadece ip ile kesi yapılmadan kepçe kulak düzeltilmesi yapılabilmektedir. Çok tercih ettiğim ve önerdiğim bir yöntem olmasa da avantajları ve dezavantajları hasta ile ayrıntılı konuşulup sadece kulak üst 1/3 lük kısımda kıkırdak kıvrımlarında düzleşme olan hastalarda yapılabilmektedir. Her kulak bu işlem için uygun değildir” diye konuştu.

  • Küçük Bedene Sahip, Büyük Yürekler

    Elazığ’da lise öğrencilerinin bir sınıfta başlatıp, tüm okulu kapladığı ardından da sosyal medyadan destek aldığı “Gönül Köprüsü” projesi kapsamında mobilya takımından, beyaz eşyaya, gıdadan, giyime kadar kamyonlarca yardım malzemesi toplandı. Öğrenciler, karınca gibi çalışıp, topladıkları yardım malzemelerini temizleyip, paketleyip dağıtıma hazır hale getirdi.

    Elazığ’da 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, Suriyeli ve ihtiyaç sahibi aileler için örnek bir projeye imza attı. Tesisat Bölümü Öğretmeni Ali Can Kaplan ile öğrenciler sohbet ederken ‘Gönül Köprüsü’ ismini verdikleri yardım projesi ortaya çıktı. Okul yöneticileri ve il milli eğitim müdürlüğünün de projeye destek vermesiyle sınıfta başlayan projeye, bin 450 kişilik öğrencisi bulunan tüm okul dahil oldu. Sosyal medyadan grup kurarak kampanyalarına destek isteyen öğrenciler, hem gelen yardımlar, hem de aileleri ve komşularının destekleriyle koltuk takımlarından, televizyona, gıdadan, giyime kadar kamyonlarca yardım malzemesi topladı. Hafta sonları da gönüllü olarak okula gelen öğrenciler, getirdikleri ve gelen yardım malzemelerin tek tek temizleyip, özenle paketledikten sonra Suriyeli ve ihtiyaç sahibi ailelere verilmek üzere hazır hale getirdi.

    Bu projeye başlarken asıl düşüncelerinin sosyal yardımlaşmanın yanı sıra 13, 14 ve 15 yaşındaki küçücük bedene sahip olan öğrencilerinin ne kadar büyük yürekleri olduğunun ispat çabası olduğunu kaydeden proje koordinatörü öğretmen Ali Can Kaplan, “Bunu büyük ölçüde başardığımızı inanıyorum. Bunun kendimce ispatını şu noktada buldum. Devamsızlığı en çok olan, okul günü getiremediğimiz öğrencilerimizin sabahlara kadar okulumuzda toplamış olduğumuz erzaklar ve eşyaların ambalajlanması, temizlenmesi, paketlenmesi esnasında sabahlara kadar bizlerle beraber çalışması oldu. Aslında onları okula çekecek, okula bağlayacak doneler verdiğimizde o öğrencilerin de ne kadar işe yarar şey ortaya koyabileceğini, ispat çabasıydı” dedi.

    Öğrencilerin kendi evlerinde ve çevrelerindeki komşularının kullanmadıkları eşyaları tespit ederek çalışmaya başlandığını aktaran Kaplan, “Biz bunları listeledik ve daha sonrasında eşyaların ailelerden bizzat alınması için araçlar temin ettik. Bunların bir kısmı gönüllü vatandaşlarımız tarafından getirildi. Bir kısmını da kendi imkanlarımızla getirme fırsatı yakaladık. Öğrencilerimizin kendi topladıkları eşyaları, kendi buldukları ihtiyaç sahiplerine kendileri bizzat ilk elden ulaştırması açısından başlattığımız bir projeydi. Nitekim öyle de oldu. Öğrencilerimiz bunu son aşamaya geldiğimiz bu günlerde ilk aşamasını büyük bir başarıyla atlattılar” diye konuştu.

    “HEDEF, YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI ÖĞRETMEK”

    Okul olarak öğrencilere toplum içerisinde yardımlaşmayı ve dayanışmayı öğretmeyi hedeflediklerini belirten Okul Müdürü Fethullah Kılınç, “Öğrencilerimizin çoğu, bu projeyle dar gelirli ailelerin, eğitimden yoksun kalan çocukların eğitimlerini tamamlamaları, gıda sıkıntısı yaşayan ailelere gıda takviyesi yapmayı sağlamaya çalışıyorlar. Bu proje tamamen gönüllülük esası olan bir projedir. Öğretmen ve öğrencilerimizin tamamen içerisinde olduğu, yoğunluklu olarak paylaşım süreci olan bir proje. Dolayısıyla öğrencilerimiz bu proje sonunda bizim eğitim sistemimizde aslında hedeflediğimiz, ahlaken, ruhen ve bedenen sağlıklı, iyi bireyler yetiştirmenin gereklerini yerine getirmiş olacağız. Bizler bu projeyle eğitim sistemimizde de var olan bir amacı gerçekleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

    Proje içerisinde yer alan öğrencilerde Gamze Kaygaç ve Hilal Aytekin de arkadaşlarıyla gönül köprüsü projesini başlattıklarını kaydederek, herkesin elinden gelen yardımı yaparak projeye destek olduğunu, kendilerinin de bu projede olmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Öğrenciler, bu projenin Türkiye genelinde herkese örnek olmasını arzu ettiklerini de kaydetti.

  • Vali Süleyman Kahraman’dan Tedavi Olan Küçük Abdullah’a Ziyaret

    Daha önce Erzincan Valiliği tarafından düzenlenmiş olan bir programda gözünde kayma olduğu fark edilen Abdullah’ın tedavisi için Erzincan Valisi Süleyman Kahraman talimat verdi.

    Vali Süleyman Kahraman 11 yaşındaki Abdullah’ı tedavi ettirdikten sonra evine ziyarete gitti. İnönü Mahallesinde ikamet eden Küçük Abdullah’ın ailesi Vali Kahraman’a ziyaretlerinden dolayı çok mutlu olduklarını ifade ederek Vali Kahraman’a teşekkür ettiler.

    Vali Süleyman Kahraman gördüğü tedavi sonrası iyi olan Abdullah’a ve kardeşine hediye verdi. Abdullah’ın geleceğine ışık olan Vali Kahraman, Abdullah’ın ülke ve insanlık için hayırlı bir evlat olmasını temennisinde bulundu.

  • Dr. Küçük, Mantar Zehirlenmelerine Karşı Uyardı

    Elbistan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Murat Küçük, doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli olabileceğine dikkat çekerek, vatandaşları uyardı.

    “Mantar zehirlenmeleri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görülmektedir. Doğada birçok zehirli mantar bulunmakla birlikte doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ ya da pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler meydana gelmektedir” diyen Dr. Murat Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, şunları söyledi:

    “Ölümle sonuçlanan bitkisel kaynaklı zehirlenmelerin yüzde 50’si yabani mantarlardan kaynaklandığından dolayı vatandaşlarımızın bu konuya çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Mantar yemek isteyenlerin bakkallarda, marketlerde ve çeşitli satış noktalarında satılan denetimli, paketli, üretim ve son tüketim tarihi belli olan, ambalajı bozulmamış ürünleri tüketmeleri sağlıklı ve güvenli olacaktır. Olası mantar zehirlenmelerinin belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre değişmektedir. Belirtiler, bazı mantar türlerinin yenmesini takiben 2 saat sonra, bazı mantar türlerinin yenmesini müteakiben de 6 saat sonra ortaya çıkabilir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat gibi kısa bir sürede zehirlenme belirtilerine sebep olan mantarların yenmesi durumunda; sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz-boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı, bulantı, kusma ve terleme görülebilir. Yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise; bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız artışı, karın ağrısı ile daha sonra karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler şeklindedir. Hastanın mantar yeme hikayesi ile zehirlenme bulguları birlikte değerlendirilerek mantar zehirlenmesi olup olmadığına karar verilmeye çalışılır. Yenen mantarın uzman kişilerce incelenmesi de zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olmaktadır. Ancak, bu konuda yapılacak en doğru hareket, mantar yiyen bir kişide yukarıda verilen belirtilerin görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasıdır. Zehirlenmeler konusunda bilgi almak isteyen vatandaşlarımız 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ne danışabilirler.”

  • Başkan Dündar’dan Küçük Mete’ye İşitme Cihazı Sürprizi

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, ihtiyaç sahibi ailelerin umut kapısı olmayı sürdürüyor. Yenibağlar Mahallesi’nde oturan işitme ve konuşma engelli Neriman ve İbrahim Mert çiftinin, kendileri gibi işitme engelli çocukları Mete Mert, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’ın hediye ettiği işitme cihazı sayesinde artık duyabilecek.

    Geliştirdiği sosyal sorumluluk projeleri ile, ilçede ihtiyaç sahibi ailelere bir bir ulaşan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, son olarak 7 yaşındaki işitme engelli Mete Mert’e sürpriz yaptı. Mete’nin eğitim gördüğü Ali Hadi Türkay İlkokulu’nu ziyaret eden Başkan Mustafa Dündar, öğrencilerin hazırladığı şiir dinletisini izledikten sonra, 2. sınıfta okuyan Mete’yi konuşma yaptığı sahneye çağırdı. Başkan Dündar, annesi Neriman Mert ile birlikte sahneye gelen küçük Mete’ye işitme cihazı hediye ederken, sahnede duygusal anlar yaşandı.

    Mert ailesinin dramından ‘belediyem benimle’ ekibi sayesinde haberi olduğunu belirten Dündar, “İşitme engelli olmasına rağmen normal bir okulda eğitim gören Mert, bu cihaz sayesinde inşallah arkadaşları ve öğretmenlerini duyabilecek. Bu sayede derslerinde daha başarılı olacak. Anne-babası da işitme ve konuşma engelli olduğu için, aile içinde iletişim işaret diliyle sağlanıyor. Dolayısıyla evde konuşan olmadığı için, Mete de konuşmakta güçlük çekiyor. Ancak, kullanacağı cihazla birlikte işitme oranı yüzde 30-40 oranında artacak. Özel bir rehabilitasyon merkezinde göreceği tedavi sonrasında da konuşma yeteneğini de geliştirerek, sınıfındaki diğer arkadaşları ile çok daha rahat iletişim kuracak. Kendisinin başarılı bir öğrenci olduğunu öğrendim. İnşallah bu başarıları bundan sonra artarak devam eder” dedi.

    Okul ziyareti sırasında öğretmen ve öğrencilerle bir araya gelenDündar, okuldan ayrılmadan önce Mete ve Neriman Mert ile sohbet ederek, her zaman yanlarında olduklarını söyledi.