Etiket: Krizlerin

  • Putin’den ABD’deki protestolara yönelik ilk yorum: “ABD’de olanlar derin iç krizlerin tezahürü”

    Putin’den ABD’deki protestolara yönelik ilk yorum: “ABD’de olanlar derin iç krizlerin tezahürü”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD’de siyahi George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan protestolara yönelik yaptığı ilk değerlendirmede, “ABD’de olanlar, ülke içindeki bazı derin krizlerin bir tezahürü” dedi.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den geçtiğimiz 25 Mayıs’ta ABD’de siyahi George Floyd’un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ırkçılık ve polis şiddeti karşıtı protestolara yönelik ilk açıklama geldi. Rus medyasına konuşan Putin, ABD’de Donald Trump’ın göreve başlamasından bu yana krizin uzun süredir gözlemlendiğini belirterek, “ABD’de olan şey, derin bir iç krizin tezahürüdür” ifadelerini kullandı.

    Putin, Trump’ı işaret ederek, “Kazandığından ve zaferi elde ettiğinden, hem de kesinlikle açık demokratik yolla zafer elde etmesinden beri devam ediyor. Kaybeden taraf ise meşruluğunu şüphe altına bırakmak için her türlü sahte hikayeyi uydurdu” dedi.

    Rus lider, genellikle diğer ülkelerde neler olup bittiğine dair dikkatle yorum yapmaya ya da hiç yorum yapmamaya çalıştığını belirtti.

    Putin ayrıca yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınının ABD’deki diğer sorunları gün yüzüne çıkardığını ifade etti. Putin, ABD’deki siyasi sistemin temel sorununun, partilerin kendi çıkarlarını vatandaşların çıkarlarından daha fazla ön planda tutmasından kaynaklandığını dile getirdi. Rus lider, “Sorun bana göre, parti çıkarlarının tüm toplumun çıkarlarının üzerinde yer alması” şeklinde konuştu.

  • Çelik: “Ekonomik krizlerin ve yüksek enflasyonun en büyük mağdurunun işçi kesimi”

    Hak-İş Konfederasyonu Kayseri İl Başkanı ve Hizmet-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı Serhat Çelik son dönemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi ve yüksek enflasyonda en çok mağdur olan kesimin işçiler olduğunu söyledi.

    İlk olarak ÖTV ve KDV indirimlerini değerlendiren Çelik, “Konut satışı, tabu harçları, mobilya, beyaz eşya ve otomotiv de yapılan ÖTV ile KDV indirimlerini destekliyoruz. Ülkemiz üzerinde oynanmak istenen ekonomik baskıları inşallah kısa zaman içerisinde atlatacağız. Sektörlerin çarklarının dönmesi için bu yapılan ÖTV ve KDV indirimlerini önemsiyor ve sonuna kadar da destekliyoruz” dedi.

    Ekonomik krizler ve yüksek enflasyonun en fazla işçileri mağdur ettiğini kaydeden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dövizin ateşi düşüyor ama bu piyasalara daha yansımadı. Topyekün bir mücadele var. Yukarda belirtmiş olduğumuz sektörlerde indirimler var. Bu indirimler inşallah piyasaya olumlu yansır. Yılbaşına kadar enflasyonda nasıl bir gelişme olur bilmiyoruz. Ama ekonomik krizlerin ve yüksek enflasyonun en büyük mağduru işçi kesimidir. Toplumu oluşturan aile bireylerinin ihtiyaçlarını karşılıya bilmeleri ve çalışan işçilerinde ev ekonomisinde ki çarklarının dönebilmesi için bir an evvel beklentilerinin karşılanması gerekiyor. 14 milyon sigortalı çalışanın bulunduğu ülkemizde asgari ücretle çalışan yaklaşık 6,5 milyon kişi bulunuyor. Son 2 ay içerisinde işyerlerine gelen icra dosyalarında önemli derecede artışlar var. İşçilerin artık evlerini geçindirmeleri günden güne zorlaşmış ve çoğu emekçimiz borçlarını ödeyemediğinden icralık duruma düşmüşlerdir. Asgari ücretin belirlenmesinde yaşanan bu sıkıntılarında değerlendirilerek asgari ücret tespit komisyonunun adil bir şekilde Hak-İş Konfederasyonunun ve diğer konfederasyonlarında temsil edilerek ortak bir ücret belirlenmesi gerektiğini düşünüyorum.”

    Öte yandan, çalışanlardan yapılan vergi kesintilerinin yüzde 15’te sabitlenmesi gerektiğini ifade eden Çelik, ülkenin içinde bulunduğu krizden çıkmanın yolunun örgütlü toplum olmak ve sendikalaşmaktan geçtiğini kaydetti. Çelik, “Ülkemiz genelinde çalışan 14 milyon sigortalı işçimizin hepsini Hak-İş çatısı altına davet ediyoruz” diye konuştu.

  • Çelik: “Ana muhalefet sadece krizlerin arkasına saklanmıştır”

    Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, “Hayır kampanyası yapan ana muhalefet partisi sözcülerinin Türkiye’nin geleceği için söyleyecekleri bir söz yok. Bunlar taş üstüne taş koymamışlar. Sadece siyasi krizlerin arkasına saklanmışlar. Sivil siyasetin geçmişte askeri vesayetle, yargı vesayeti ile kuşatılmasından güç almışlar. O yüzden onlar millet için, milletin yararına bir şey istendiği zaman her zaman aynı tartışmaları açarlar. 16 Nisan’dan sonra değişecek 18 madde Türkiye’yi güçlendirecektir. Bu sistem değişikliği ile daha güçlü hükumet modeline geçeceğiz” dedi.

    Bakan Çelik, referandum çalışmaları kapsamında Sarıçam AK Parti İlçe Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Halk Buluşması’ programında Yıldırım Beyazıt Mahallesi’nde konuştu.

    “18 madde Türkiye’yi güçlendirecektir”

    Son günlerde ortaya çıkan yeni anayasa ile eyalet sistemine geçileceği iddialarını yalanlayan Çelik, bu modele geçmişten beri karşı çıktıklarını söyledi. AB Bakanı Çelik, “Televizyonlarda bir eyalet tartışmasından bahsediliyor. Ben Sarıçam’da geçmişte yaptığımız toplantılarda da söyledim. Biz Türkiye’nin birliğini, beraberliğini savunuyoruz. Türkiye’nin üniter yapısını savunuyoruz. O sebeple hiçbir zaman eyalet tartışmalarına doğrudur demedik. Bu tartışmaların yanlış olduğunu söyledik. Eyalet sisteminin Türkiye için zararlı olduğunu söyledik. Zaman zaman bazı partilerden ve siyasetçiler eyalet modelini gündeme getirdiğinde biz çıktık bunun suni bir tartışma olduğunu söyledik. Türkiye’nin siyasi koşulları açısından yanlıştır. ‘Evet’ oyu çıktığında hayata geçecek 18 madde ile Türkiye’nin rejimini değiştirecek, anayasanın ilk 4 maddesini değiştirecek ya da eyalet modeline herhangi bir şekilde yeşil ışık yakacak hiçbir madde yoktur. Bu 18 madde Türkiye’yi güçlendirecektir. Bu sistem değişikliği ile daha güçlü hükümet modeline geçeceğiz. Sizlerin, istediği şekilde bir hükumet modeli kurulması için istikrarsızlıkların geride kalması için güçlü bir hükumet modeline geçeceğiz” diye konuştu.

    “Bunlar taş üstüne taş koymamışlar”

    Referandum kapsamında ‘hayır’ için çalışan ana muhalefet partisini “Bunlar taş üstüne taş koymamışlar. Sadece siyasi krizlerin arkasına saklanmışlar” diye eleştiren Bakan Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi:

    “’Hayır’ kampanyası yapan ana muhalefet partisi sözcülerinin Türkiye’nin geleceği için söyleyecekleri bir söz yok. Bunlar taş üstüne taş koymamışlar. Sadece siyasi krizlerin arkasına saklanmışlar. Sivil siyasetin geçmişte askeri vesayetle, yargı vesayeti ile kuşatılmasından güç almışlar. Taş üstüne taş koyanların derdini onlar bilmezler. Bu milleti her gün bir adım ileriye taşımanın, bu milletin geleceğini inşa etmenin nasıl bir aşk gerektirdiğini onlar bilmezler. O yüzden onlar millet için, milletin yararına bir şey istendiği zaman her zaman aynı tartışmaları açarlar. Ya bunun arkasında eyalet modeli, ya da rejim tehlikeye giriyor derler. Ya da millete sevdalı Cumhurbaşkanımıza, millete sevdalı milletin değerlerine bağlı bütün devlet adamlarına söyledikleri gibi ’tek adamlık’, ’diktatör’ tartışması açarlar. Bu millet Recep Tayyip Erdoğan’a şimdiye kadar aday olduğu her seçimde seçmiş, ülkeyi yönetmesi için görev vermiş. Ona tek adamlık, diktatörlük yakıştırmasının ahlak dışı bir şekilde yapılması bu milletin iradesine saygısızlıktır. Ama her seçimde bu millet demokrasi çıtasını yükseltmeye devam edince bu ülkenin sahibinin siz olduğunu öğrenecekler.”

    “Yükselen kasvetli seslere bakmayın”

    Vatandaşlara 16 Nisan’daki referandumda ‘evet’ oylarının çıkması halinde Türkiye’nin bütün krizleri geride bırakacağı bir döneme gireceğini anlatan Çelik, “Yargı vesayetlerini, askeri vesayetleri, eline silah alanın bu millete yan gözle bakmasını, eline silah alanın bu milletin ona teslim ettiği tanklarla, savaş uçaklarıyla milli iradeye saldırmasını sona erdiren bir düzene geçeceğiz. Bütün krizleri, bütün tuzakları geride bırakan bir döneme geçeceğiz. Onun için, sağdan soldan yükselen kasvetli seslere bakmayın. Sizlere umutsuzluk pompalamaya çalışanlara kulak asmayın” ifadelerini kullandı.

  • AK Parti’li Temurci: “Yaşanan Krizlerin Çözümü İstikrardır”

    AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, Plastik-Kompozit sektörünün temsilcileriyle bir araya geldi. Temurci, Türkiye’nin geçtiği süreç ve yaşanan krizlerin çözümünün istikrar olduğunun altını çizdi.

    AK Parti İl Ekonomi İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen Sektör Buluşmaları’nda Plastik-Kompozit sektörünün temsilcileri bir araya geldi. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantıya AK Parti İl Başkanı Selim Temurci, İl Ekonomi İşleri Başkanı Şevki Şar, Yerel Yönetimler Başkanı Ahmet Cin ve Plastik-Kompozit sektörünün temsilcileri katıldı.

    “HER GÖRÜŞ ÜLKENİN YARINLARI İÇİN BERABER KONUŞABİLMELİ”

    İl Ekonomi İşleri Başkanı Şevki Şar’ın programın açılış konuşmasını yapmasının ardından AK Parti İl Başkanı Selim Temurci söz aldı. Söz konusu Türkiye olunca siyasi görüşün öneminin olmadığına dikkat çeken Temurci, “Siyaset yaparken, hangi siyasi görüşe mensup olursak olalım özellikle içinden geçmiş olduğumuz bu konjonktürde, Türkiye’de bu ülkenin varlığı, birliği, bütünlüğü, bağımsızlığı ile problemi olmayan herkesle ülkenin yarınları için oturup her şeyi konuşabilmemiz gerektiğine inanıyorum. Onun için bu anlamda bugün plastik ve kompozit sektörümüzün temsilcileri ile bir araya gelelim istedik” ifadelerini kullandı.

    Türkiye ekonomisinde sektörlerin önemi hakkında da konuşan Selim Temurci, Türkiye’nin içinden geçtiği süreç, yaşanan krizler ve ülkede yaşanan sorunların çözümünün istikrar olduğunun altını çizdi. Temurci konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “PLASTİK VE KOMPOZİTİN İSTİHDAMA BÜYÜK KATKISI VAR”

    “Biz siyaseten istikrarın önemine çok vurgu yaptık. Bu istikrarı sağlayacak olan da sektörlerin motivasyonu ve ileriye dönük bir takım projeksiyonları ve tahminleridir. Şu an itibariyle ilk 3 ay içinde gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütçesi gerek sektörlerle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir takım kanaatler hepimizde var.  Ama plastik sektörüne çok yüzeysel olarak baktığımızda gayri safi milli hasılanın üzerinde bir büyümeye sahip. İstihdam noktasında iki sektöründe istihdama çok büyük katkıları var. Rekabet konusunda iki sektörün çok önemli sorunları var. Özellikle ana mamul, ham madde, yan mamul gibi gümrüklerde yaşanan sıkıntıların bir kısmına vakıfız. Dolayısıyla Avrupa Birliği dışından gelen ürünlerin Türkiye sınırları içine girmesinde yaşanan problemleri biliyoruz. İhracatta yaşanan ciddi anlamda sorunlar var.”

    “KOMPOZİT ÖNÜ AÇIK BİR SEKTÖR”

    Temurci ayrıca plastik ve kompozit sektörünün Türkiye’deki durumu hakkında da bilgiler verdi. Plastik sektöründe Türkiye’nin Avrupa’da 2. sırada olduğunu belirten Temurci, plastik sektörünün ekonominin önünde büyüyen, istihdam sağlayan bir sektör olduğunu söyledi. Selim Temurci kompozit sektörünün ise özellikle havacılıkta, uzay sanayisinde, yeni nesil ürünlerde kullanıldığı için Türkiye’de önü açık bir sektör olduğuna dikkat çekti.

    Düzenlenen sektör buluşmalarında, ekonomiye yön veren ana ve alt sektörlerin temsilcileri ile yapılan toplantılarda sektörün değerlendirilmesi yapılarak gelecek ile ilgili vizyonun istişare edilmesi planlanıyor. Ayrıca toplantılardan elde edilen raporlar Başbakan Ahmet Davutoğlu’na sunuluyor.

  • Ülkeler Arası Oluşabilecek Krizlerin Çözümü Turizmde

    Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal’ın katılımıyla 20’inci kez kapılarını ziyaretçilere açtı.

    EMITT, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’ndeki fuar açılışına katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, hangi ülkede kriz yaşanırsa yaşansın turizmin iyileştirici bir unsur olduğunu söyledi.

    Fuar açılışında konuşan Bakan Ünal, “Bugün hangi anlamda olursa olsun devletler arası alanda hangi kriz yaşanırsa yaşansın turizm her zaman iyileştirici bir etkiye sahip, Uluslararası ilişkilerde kesinlikle ülkeler turizm alanını bir yaptırım aracı olarak kullanmamalıdır. Çünkü uluslararası alanda herhangi bir kriz yaşansa bile yaşanan bu krizin daha sonraki süreçte iyileştirici ve çözüme kavuşturucu etkisini içinde saklayan temel alan turizmdir” dedi.

    Terörü bir ülkenin sorunu olarak değil, küresel bir sorun olarak görmek gerektiğini de ifade eden Bakan Ünal, “Maalesef bugün dünya düşük yoğunlukla bir mücadele sürecinden geçiyor. Maalesef terör bu karşılıklı mücadelenin adeta bir aygıtı durumundadır. O yüzden terör her yerde insanın ve insanlığın üzerinde yükselttiği değerlerin temel düşmanıdır. Terörün temel amacı olarak korku, endişe kaygı ve bunlar üzerinde bir şiddet sarmalı oluşturuyor. O yüzden terör herhangi bir ülkenin sorunuymuş gibi görmemeliyiz. Terör küresel bir sorundur. Ülkeler terörle ortak mücadele etmelidir” dedi.

    Basının mensuplarının sorusu üzerine Rusya ilişkilerini de değerlendiren Bakan Ünal, “Rusya ile birlikte Türkiye bu sorunu aşabilecek güçtedir. Ayrıca her kriz bir fırsat doğurur. Biz de temaslarımız neticesinde Rusya’dan yaşanacak turizm kaybını telafi için tedbirlerimizi aldık.Buradan bir çağrıda yapmak istiyorum ki teröre karşı sağduyu ile tepki koymamız gerekiyor” İfadelerini kullandı.

    Yapılan konuşmaların ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, protokol üyeleriyle birlikte fuarın açılış kurdelesini keserek stantları gezdi.