Etiket: Krizleri

  • Kazayı duyanlar sinir krizleri geçirdi

    Şanlıurfa’da 7 kişinin hayatını kaybettiği kazayı haber alan aile yakınları hastanede sinir krizleri geçirdi.

    Edinilen bilgiye göre, Şanlıurfa-Suruç karayolunun 30. kilometresinde meydana gelen ve aynı aileden 7 kişinin hayatını kaybettiği kazayı duyan aile yakınları, hastanede sinir krizleri geçirdi. Oğlu Mahmut’u evlendirdikten sonra Şanlıurfa merkezden Suruç ilçesine dönen ve Suruç merkezdeki Ali Gökmen Camisinde imam olduğu öğrenilen Ömer Kaya’nın kullandığı 63 FE 321 plakalı hafif ticari araç ile İbrahim D.’nin kullandığı 63 PY 859 plakalı TIR kafa kafaya çarpıştı. Kazada ticari araç sürücüsü Ömer Kaya (50), resmi ve imam nikahlı eşleri Ayşe ve Zeliha ile çocukları Bünyamin (20), Ali Osman (7), Recep (12) ve İbrahim (10) hayatını kaybetti. Cenazeler, olay yerinde yapılan incelemenin ardından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılırken kazayı duyan yakınları hastaneye akın etti. Hastane morgunun önünde toplanan aile yakınları burada ağlayarak sinir krizleri geçirdi.

    Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Sebepsiz Gülme Krizleri Beyin Tümörü Habercisi Olabilir

    Vücutta kalıcı sakatlıklara ve hayati tehlikeye neden olabilen beyin tümörleri, yerleşim yerine göre farklı belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Kusma, bulantı, şiddetli baş ağrısı, kol ve bacaklarda güç kaybı ile görme ve konuşma bozukluğuna yol açabilen beyin tümörleri, sebepsiz yere gülme krizleri ile de kendini gösterebiliyor. Memorial Kayseri Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Cüneyt Göçmez, beyin tümörleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Erkeklerde daha sık rastlanıyor

    Tümör, vücut anatomisinde olmaması gereken yerde oluşan doku ya da bir dokunun kontrolsüz büyümesidir. Beyin tümörleri, beyin içindeki hücrelerde oluşabildiği gibi beyne başka bölgeden de sıçrayabilmektedir. Yapılan araştırmalarda beynin kendi hücrelerinde oluşan tümörler, iyi huylu (benign) ya da kötü huylu (malign) olabilmektedir. Beyin tümörleri, her yaş grubundan insanda görülebilmektedir. Toplumda 100 bin kişiden 3-5’inde teşhis edilen beyin tümörlerine erkeklerde daha sık rastlanmaktadır.

    Kişi kendi kendine kahkaha atıyorsa…

    Beyin tümörleri bilinenin aksine her zaman baş ağrısı bulgusuyla ortaya çıkmaz. Bu tümörler bazen az bilinen belirtilerle kendini gösterebilir. Beklenmeyen ve en ilginç belirtisi ise sebepsiz gülme ataklarıdır. Hasta, dışardan bir etki olmadan ve durup dururken kahkaha şeklinde güler. Diğer belirtileri ise depresyon, halüsinasyonlar, çift görme, vücudun bir tarafında uyuşma ya da karıncalanma, güç kaybı hatta ‘düşük ayak’ denilen sadece ayak bileğinin altında güç kaybıdır. Hafif bir baş dönmesi ve yürürken sendeleme bile tümörün habercisi olabilmektedir.

    Tümör türünün belirlenmesi çok önemli

    Belirtiler, tümörün beyinde bulunduğu yer ile ilişkilidir. ‘Motor saha’ adı verilen kol ve bacağın beyinde hareketini sağlayan bölgede bir tümör söz konusu ise kol ve bacaklarda güçsüzlük ile uyuşma olabilmektedir. Duyularla ilgili bölgedeki tümör de ağrı ve uyuşma ile kendini belli edebilir. Başın arka kısmındaki tümörler ise görme kayıplarına ve bozukluklarına neden olmaktadır. Tümörlerin teşhis edilmesinde öncelikli teknik MR’dır. Ancak tümörün iyi huylu ya da kötü huylu olup olmadığı patoloji sonucuna göre belirlenir.

    Cerrahi yöntem tümörün büyüklüğüne ve yerine göre değişiyor

    Beyin tümörlerinin tedavisinde ilk seçenek her zaman cerrahi yöntemdir. Cerrahinin nasıl yapılacağı tümörün beyinde bulunduğu bölgeye göre belirlenir. Hızlı teknolojik gelişmeler sayesinde artık tümör ameliyatları mikro ya da endoskopik cerrahi yöntemle yapılabilmektedir. Operasyon ile tümörün tamamı çıkartılarak, kafa içi basınç düşürülür ve tümörün bölgesel etkileri yok edilir. Bu cerrahi yöntemler sayesinde, hastaların iyileşip günlük hayatlarına dönme süreleri de kısalmaktadır. Ameliyat sonrasında ise hasta genelde 1 gün sonra hastaneden taburcu edilmektedir. Daha küçük tümörlerin tedavisinde radyocerrahi yöntemi kullanılmaktadır.

  • 9 Kişinin Katil Zanlısı Sinir Krizleri Geçirdi

    Gaziantep’te 55 gün sonra yakalanan 9 kişinin katil zanlısı Yusuf Taş, emniyetten çıkmadan önce sinir krizleri geçirdi, ardından Emniyetten çıkarken bebek gibi ağladı.

    Gaziantep’te 9 kişiyi öldürdüğü iddiasıyla aranan ve 55 gün sonra yakalanan zanlı, Emniyetteki işlemlerinin ardından Adliye’ye götürülmek üzere emniyetten çıkarıldı. Cebinden yaklaşık 6 bin TL çıkan zanlı Yusuf Taş, üzerine çelik yelek giydirilerek çıkarılırken sinir krizleri geçirdi. Zanlı, polis aracına kadar bebek gibi ağladı.

    Taş, geniş güvenlik tedbirleri arasında adliyeye götürüldü.

  • Kalp Krizleri Kış Aylarını Seviyor

    Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Atilla Bİitigen, kalp krizi geçirme risklerinin özellikle kış aylarında daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Kalp krizi özellikle kış aylarında, sabah erken saatlerde ve uyanırken daha sık görülür” dedi.

    Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Atilla Bitigen özellikle ani kalp krizlerine karşı önemli uyarılarda bulundu. Kalp krizlerinde genetik faktörlerin de etken olduğuna dikkat çeken Prof. Bitigen, 40 yaş ve üstü kişilerde, kalp krizi riskinin her on yılda bir katlanarak arttığını açıkladı.

    BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Göğüste 20 dakikadan fazla süren boyun, omuz, kollara yayılan şiddetli ağrı, nefes darlığı, öksürük, mide bulantısı ve soğuk terlemenin kalp krizinin ilk bulguları olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Bitigen; “ 40 yaş ve üstü kişilerde, kalp krizi riski her on yılda katlanarak artmaktadır. Genetik olarak ailesinde erken yaşta kalp-damar hastalığı olanlar bu risk grubundadır. Yüksek kolesterol, sigara kullanımı, hipertansiyon, metabolik sendrom, obezite, diyabet, aşırı üzüntü, depresyon ve stres kalp krizini tetikleyen başlıca faktörlerdir. Ailesinde kalp hastalığı olanların ve 40 yaş üstü kişilerin yılda en az bir kez kalp check up’ı yaptırması şarttır” dedi.

    KIŞ AYLARINA DİKKAT!

    Krizin mevsimsel olarak da değişkenlik gösterdiğini söyleyen Prof. Bitigen; “ Ağır yemek sonrası ağır egzersiz yapmak, soğuk hava veya soğuk rüzgarlı havada yürümek, spor yapmak kalp krizini tetikler. Kalp krizi özellikle kış aylarında, sabah erken saatlerde ve uyanırken daha sık görülür.

    “MİDE KÜÇÜLTMENİN KALP KRİZİYLE BAĞLANTISI YOK”

    Aşırı kilolarından kurtulmak için farklı yöntemler deneyen ya da mide küçültme operasyonları geçiren kişilerin takip altında izlenmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Atilla Bitigen şu uyarılarda bulundu: “Aşırı obez olan kişilerin obezite için ilaç kullanımı söz konusu ise o ilaçlarda hipertansiyonu artırıp kalp krizi riskini artırmaktadır. Bu nedenle bu vakaların doktor kontrolünden bağımsız ilaç kullanılması kesinlikle önerilmez. Obez olup normal kiloya operasyon ile dönen kişinin yeniden kilo almasını önlemek için diyet ve egzersiz devamı önerilir. Bu kişiler kadameli olarak ve kontrollü spor yapmalı, ağır egzersizlerden uzak durmalıdır. Mide Küçültme ameliyatlarının kalp krizi riski ile bağlantısı yoktur. Burada önemli olan hastanın operasyondan sonra doktorunun tavsiyelerine uyması ve rutin kalp kontrollerini 40 yaş üstü her kişi gibi aksatmamasıdır. Rutin kontroller yıllık ve 10 yıllık risk analizini ortaya koyar. İleri yaşta olanlar diyabet böbrek hastalığı kolestreol hipertansiyon gibi çoklu risk faktörleri taşırlar çoklu çok yönlü ihtisas ve konsültasyon gereksinimi olur .Tek doktorun değil bir çok doktorun ( kardiyoloji, dahiliye, geriatri, fizik tedavi, diyet) işbirliği ve konsültasyonu ile çok yönlü araştırma ve plan gerekmektedir.”