Etiket: Krize

  • (Özel Haber) Krize girip kara yolunda sızdı, polis ekiplerini görünce ortalığı birbirine kattı

    Bursa’da, kara yolunun ortasında sızan şahıs ekipleri alarma geçirdi. Sağlık ve polis ekiplerini görünce kendine gelen genç, ambulansa binmemek için ortalığı birbirine kattı.

    Bursa’da 10 günde 5 kişinin uyuşturucu şüphesiyle ölmesinin ardından polis ve sağlık ekipleri alarm seviyesini yükseltti. Vatandaşların tüm ihbarları değerlendirilerek, krize giren kişilerin tedavi için hastanelere sevki ve tespitlerin ardından kanuni işlem yapılması sağlanıyor.

    İsmi açıklanmayan bir genç, Ankara yolunda ilerlerken bir anda caddeye yığıldı. Yere yığılan şahıs krize girdi. Yoldan geçen polis ekipleri, şahsı görünce sağlık ekiplerine haber verdi. Ağzından köpükler gelen şahıs, hareketsiz bir şekilde 112 sağlık ekiplerinin gelmesini bekledi. Daha sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri, krize giren şahsa müdahale etmek istedi. Yerde hareketsiz yatan şahıs, 112 ve polis ekiplerini görünce kendine geldi. Şahıs, ortalığı birbirine kattı. Kaçmaya çalışan ve ambulansa binmemek için direnen şahsı polis ekipleri güçlükle bindirdi. Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan şahıs tedavi altına alındı.

    Artan bonzai ölümlerinin ardından emniyet madde alan şahısların tedavilerini kendi rızalarına bırakmıyor. Bonzai kullanmanın 5 yıla kadar hapis cezası olduğu, polisin bu kişilerin sorgulamaları sonucu satıcılara da ulaşmayı hedeflediği ifade ediliyor.

  • Ege ihracatı krize rağmen arttı

    Ege İhracatçı Birliklerinin (EİB), kayda aldığı ihracat 2016 yılında yüzde 4 artış göstererek 11 milyar dolara dayandı.

    EİB’in Aralık ayı ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 1 artarak 923 milyon 270 bin dolar oldu. EİB’in 2016 yılındaki ihracatı 10 milyar 908 milyon 753 bin dolar olurken, 2015 yılında ise ihracat 10 milyar 449 milyon 963 bin dolar olmuştu. EİB’nin kayda aldığı ihracat 2016 yılında yüzde 4 artış gösterdi. 2016 yılında Türkiye’nin ihracatı ise yüzde 1.2’lik azalışla 142 milyar 138 milyon dolar oldu.

  • Bonzai içen genç krize girdi

    Sivas’ta sokak arasında uyuşturucu madde bonzai içen 4 gençten biri krize girdi. Çevredeki vatandaşların durumu haber vermesiyle hastaneye kaldırılan genç tedavi altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, Yenimahalle yaşanan olayda sokak arasında sentetik uyuşturucu bonzai madde içen 4 genç çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde bonzai kullanan 4 kişiden birinin krize girdiği görüldü. Uyuşturucu maddenin etkisiyle kendinden geçen şahıs bağırmaya başladı. Bağırmaya başlayan gencin kriz halindeki halleri yürek burktu.

    Çevredeki vatandaşların durumu haber vermesinin ardından kriz geçiren gencin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

  • “Turizmdeki Krize Alışmak Yerine Çözümler Üretilmesi Gerekiyor”

    Rusya ile yaşanan uçak krizinden ve Türkiye’deki terör saldırılarından sonra ekonomik anlamda en büyük darbeyi turizm sektörü aldı. Olumsuz etkilenen turizm hakkında alternatif seçenekleri ve koşulları değerlendiren Plato Meslek Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Program Başkanı Ezgi Erşahin, “Kötüye giden turizmdeki krize alışmaya çalışmak yerine çözümler üretilmesi gerekiyor” dedi.

    Türkiye turizmi tarihin en zorlu virajından geçiyor. Son olarak da İstanbul Vezneciler’de yaşanan bombalı saldırı turizm için yeşermeye çalışan umutları daha da olumsuz etkiledi.

    Türkiye’nin imajını düzeltmek ve güven ortamını sarsan olaylar doğrultusunda en azından yaşanan krizi daha da aza indirmek için neler yapabiliriz sorusuna yanıt olarak Ezgi Erşahin, “Turizmin düzelmesi için devlet organlarına ve sektörün önde gelen kurumlarına çok iş düşüyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Türkiye, yurt dışında güvenli olmayan ve gidilmemesi gereken ülke olarak gösteriliyor. Yaşanan olumsuz olaylar 2016 yılının ilk çeyreğinde yüzde 50’lilere varan düşüşe neden oldu. Diğer önemli bir nokta da bunun devam ediyor olması. Krize alışmaya çalışmak değil de krize yönelik çözümler ya da krizden en az zararla kurtulabileceğimiz uygulamalara gidilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “GÜVEN ORTAMI OLUŞTURMALIYIZ”

    Öncelikle çözüm odaklı bakıldığında ülkede güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkartılmasını gerektiğini söyleyen Erşahin, “Bu şekilde bir güven ortamı oluşturamadığımız takdirde ülke imajı bakımından geri dönüşü olmayan yerlere gidebiliriz. Sağlıklı bir güven ortamından sonra alternatif turizm seçeneklerini ortaya çıkarmalıyız. Örneğin sektör, sağlık, kongre, kurvaziyer ve gastronomi turizmine yönelebilir. Çok turist mi istiyoruz yoksa kaliteli, nitelikli, ülke ekonomisine gerçekten katkıda bulunacak turist mi bunu da değerlendirip gözden geçirmemiz gerekiyor. Bölgesel bazda ele aldığımız zaman da yöresel etkinlikler, uluslararası davetler yaparak sosyal medya üzerinden ucuz ve pratik bir şekilde bu etkinlikleri yurt dışında tanıtımı yapabiliriz. Tarihi, kültürel ve sosyolojik anlamda her şeyiyle çok zengin bir ülkeyiz. Fakat maalesef bu avantajlarımızdan seneler boyunca maksimum düzeyde yararlanamadık. İşte bu değerlerle birlikte diğer alternatif turizm çeşitlerine destek verilebilir” diyerek önerilerde bulundu.

    “İÇ TURİZME ÖNEM VERMELİYİZ”

    “Diğer bir seçenek de diğer turizm şirketleriyle anlaşmalara gitmek. Örneğin seyahat firmaları, yiyecek-içecek şirketleri ve konaklama hizmetleri anlaşmalar yapıp toplu indirimler sağlayabilirler” diyen Erşahin aynı zamanda , “Zaten yurt dışından gelen gelirde bir düşüş söz konusu. Sağlanan indirimler ve avantajlar ile birlikte gelirde oluşan düşüşü dengelemek adına iç turizme yönelirsek hem boş olan odalar dolacaktır hem de Türkiye’deki yurt dışına gitmeyi düşünen yerli turisti aktif hale getirmiş oluruz. En azından iç turizme verdiğimiz önemle birlikte daha iyi bir konuma gelebiliriz” ifadelerinde bulundu.

    “MÜŞTERİ PROFİLİNİZE GÖRE HAREKET…”

    Son zamanlarda Arap turistlerin tatil için Türkiye’yi tercih etmesiyle birlikte artan “helal turizm” için de değerlendirmelerde bulunan Erşahin, “Şuanda değişen bir turist profili var. Daha çok Arap turistlerin ülkemizi seçmesiyle birlikte ‘helal turizm’ adı altında oteller konseptlerini ve içeriklerini değiştirmeye başladı. Yedikleri yemeklerden tutun da kalacakları yere kadar oteller değişimler yapıyor. Aynı zamanda diğer bir değişim de yüzme yerlerinin kadın erkek bölümü olarak ayrılması. Sonuçta sizin müşteri profiliniz ne ise ona göre hareket etmeniz gerekiyor. Hele ki kötü bir turizm sezonu geçirdiğimiz şu günler de en azından büyük yatırımlar yapamadığımız için sektörü böyle küçük değişimlerle birlikte daha iyi hale getirebiliriz” diye konuştu.

    “ÇALIŞANLAR ÇIKARTILMAMALI”

    Son olarak da krizle birlikte küçülmeye giden otel işletmelerinde işten çıkarılma olaylarına karşı, “Çalışanların işten çıkarılıp giderler düşürülsün diye hemen bir çözüme gidilmemeli, işletmelerde çalışanın motivasyonunu sağlanmalı ve süregelen eğitim kalitesi arttırılmalıdır” diyen Erşahin aynı zamanda “Özellikle konaklama işletmelerinde kriz yönetiminin çok iyi olması gerekiyor. Turizm pazarlama karmasının bir unsuru insan ve orta da bir hizmet üretimi söz konusu. Verilen eğitimler ve motivasyonlar doğrultusunda yapılacak olan hizmet kalitesi arttırılmalı ve devamlı hale getirilmelidir. Bu çalışmalar ve değerlendirilmeler ne kadar iyi yapılırsa o kadar çok bu krizden en az zararla çıkabiliriz” diyerek sözlerini tamamladı.

  • Memur Sen Genel Başkanı Yalçın: “Türkiye Şu An Krize Gebe Bir Ülke”

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye’de demokratik zemin güçlenecekse hükümet modellerinin halk huzurunda tartışılabilmesi gerektiğini ifade ederek, “Çünkü Türkiye şu an krize gebe bir ülke. Türkiye’de şu an parlamenter sistem lafız olarak var. Şu an ortadaki fili durum yarı başkanlık sistemi” dedi.

    26 Haziran Atatürk Kültür Sarayında düzenlenen “Sendikal Hareketin Dünü, Bugünü, Yarını” adlı konferansa Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın konuşmacı olarak katıldı. Memur-Sen İl Temsilcisi Sağlık- Sen Şube Başkanı Suat Mantar, Tokat Kent Konseyi Başkanı Abdullah Gürbüz’ün konuşmalarının ardından kürsüye gelen Başkan Yalçın, sendikacılığa yeni bir boyut kazandırmak ve ülkede sendikal alanın sevimli, sempatik, milletin değerleri ile barışık hale gelmesine zemin oluşturmak ve bunu takip etmek için yola çıkmış olduklarını ifade ederek, “Çünkü bu ülkede sendikal alan kavga zemininde yürüdü. Kavga zemininde bir rekabet vardı. Bu kavga zeminindeki rekabet yanlış konum alışlar, birisi kullanılıp birisini nadasa bırakmalarla devam etti. Sendikalar bu ülkede demokrasinin kurumsallaşmasını değil vesayetin katmerleşmesini, bu milletin birikimlerini iç edilmesini sağlayan yapılar oldu. Örgütlü güç bu anlamda kullanıldı” dedi.

    “TÜRKİYE ŞU AN KRİZE GEBE BİR ÜLKE”

    Türkiye’de demokratik zemin hak ve özgürlüklerin teminat altında olmadığını ifade eden Başkan Yalçın, “Onun için anayasa son derece önemli. Anayasa ne zaman tartışılsa ya terör olayları artıyor ya canlı bomba olayları çıkıyor ya da dışarıdan bir müdahale ile toplum maniple ediliyor ve asker ölüyor. 20 defa bu anayasaya makyaj yapıldı. Bu anayasa kozmetik bir anayasadır. Ama ruhuna asla dokunmadı. Anayasa tartışılıyor hükumet modeller üzerinde toplum maniple ediliyor. Başkanlık sistemi şahıslar üzerinden tartışılıyor toplum maniple ediliyor. Bu ülkede halk parlamenter sistemi yarı başkanlık mı? Başkanlık mı? Kendisi karar verebilmeli ama halkın karar verebilmesi için üçünün kıyaslaması halka aktarılmıyor, halk maniple ediliyor. Başkanlık gelirse federatif yapıya geçilecek diyerek bölücü terör örgüt üzerinden halk hizaya getiriliyor. Halbuki başkanlığın olduğu federatif yapının olmadığı ülkeler var dünyada. Ama manipülasyon devrede. Şahıslar üzerinde yürütülüyor tartışma halbuki şahıslar gelip geçicidir. Bu ülkede demokratik zemin güçlenecekse hükümet modelleri halk huzurunda tartışılabilmelidir. Çünkü Türkiye şuan krize gebe bir ülke. Türkiye’de şu an parlamenter sistem lafız olarak var. Ortadaki fili durum yarı başkanlık sistemi” diye konuştu.

    “MİLLET İRADESİNİN YANINDA OLDUK”

    Bu ülkede anayasayı yaptırmamak, vesayet ruhunu devam ettirmek için her Anayasa tartışmasında ortamın bir anda gerildiğini ifade eden Başkan Yalçın, onun için sivil topluma ve sendikalara çok önemli görevler düştüğünü belirterek, konuşmasını şöyle devam etti:

    “Tarihte yaşananlardan bütün sendikaların ders alabileceğini düşünüyorum. Memur-Sen ailesi olarak biz milletin yanında olduk. Millet iradesinin yanında olduk. Şimdiye kadar bu ülkenin demokrasisinin koltuk üzerinden çıkmasında ter akıttık. Adanmışlık örneği sergiledik. Bundan sonra da aynı inançla aynı güçle yola devam edeceğiz. Ham demokrasi, tam demokrasi, bu anlamda üzerimize düşeni yerini getirmenin gayreti içerisinde olacağız.”

    Başkan Yalçın, yaklaşık bir saat süren konferansının ardından ayakta alkışlandı. Sendika üyeleriyle birlikte sahnede hatıra fotoğrafı çekinen Başkan Yalçın’la vatandaşlar öz çekim yaptı.