Etiket: Köyüne

  • Aktaş Köyüne taziye evi ve çok amaçlı salon yapılıyor

    Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Aktaş Köyünde Taziye Evi ve çok amaçlı salonu yapılıyor.

    Taziye evinin, köy halkının her türlü sosyal ve kültürel faaliyetlerinde de hizmet vereceği bildirildi.

    İl Özel İdaresi ve Köylere Hizmet Götürme Birliği desteği (KÖYDES) ile Aktaş Köyü’nde yaptırılan Taziye Evi ve Çok Amaçlı Salon inşaatında incelemelerde bulunan Adıyaman İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Can Erdoğan, köylülerin hem sosyal gereksinimlerini karşılamak hem de örf ve adetlerin sürdürülmesi için çalıştıklarını söyledi.

    Taziye Evi ve Çok Amaçlı Salonunun 500 kişilik kapasiteye sahip olduğunu belirten Başkan Erdoğan, “Köylerimizin çoğunda taziye evi ve çok amaçlı salonlar var. Olmayan köylerimizde de yatırım programlarımıza alarak, 2019 yılına kadar bitirmeyi hedefliyoruz.

    Vatandaşlarımızın hem sosyal gereksinimlerini karşılamak hem de örf ve adetlerin sürdürülmesi noktasında da elimizden gelen gayretleri gösteriyoruz. Akrabalarını kaybeden vatandaşlarımızın acılarını paylaşmak adına taziye evi ve çok amaçlı salon yapıyoruz. Yaklaşık 500 kişilik kapasiteye sahip. Köylü vatandaşlarımız her türlü hizmete layıktır. Bu eserin Aktaş Köyü’ne kazandırılmasında emeği geçen başta TBMM Başkanvekilimiz Ahmet Aydın’a, milletvekillerimize, valimize ve kaymakamımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Taziye evi ve çok amaçlı salonunun köy için büyük ihtiyaç olduğunu belirten Aktaş Köyü Muhtarı Recep Aslan, “Köy odalarımızı, taziye veya diğer sosyal faaliyetlerde kullanırken gerçekten büyük sıkıntı çekiyorduk. Örf ve adetlerimizin sürdürülmesinde bize bu taziye evi ve çok amaçlı salonun büyük bir faydası olacak. Köyümüz için büyük bir ihtiyaçtı. Emeği geçen TBMM Başkanvekilimiz Ahmet Aydın’a, milletvekillerimize, valimize ve kaymakamımıza ve İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Can Erdoğan’a çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Bir süre taziye evi inşaatını gezen Başkan Erdoğan, daha sonra köyünden ayrılarak Ulupınar, Göçeri, Oluklu, Teryan, Gödülge, Süsik Köylerindeki vatandaşlar bir araya gelerek sorunlarını dinledi.

  • Kent hayatından sıkılarak 28 Yıl aradan sonra köyüne döndü

    Ağrı’nın Taşlıçay ilçesine bağlı Aşağı Toklu Köyü’nden 28 yıl önce ailesi ile birlikte Kocaeli’ye göç eden ve burada yakalandığı kanser hastalığını yenen 62 yaşındaki Abdulbaki Akdeniz, kentin stres ve gürültüsünden kurtulmak için köyüne dönerek kendisine ait arazide ev yaparak yaşamaya başladı.

    28 yıl önce ailesi ile birlikte Taşlıçay ilçesine 6 kilometre uzaklıkta bulunan Aşağı Toklu Köyü’nden ayrılarak Kocaeli’ye bağlı Gebze ilçesine göç eden Baki Akdeniz, burada inşaatlarda kaynak işi başta olmak üzere birçok işte çalıştı. Evli ve 4 çocuk babası Baki Akdeniz, daha sonra yakanlandığı amansız hastalık olan lenf kanseri ile yıllarca mücadele ederek hayata tutunmaya çalıştı. İstanbul’da hastanelerde tedavi olan Akdeniz, aylarca mücadele ettiği kanser hastalığını yenerek hayata tekrardan tutundu. Şehir hayatının gürültüsü ve stresinden bunalan Akdeniz, Ağrı’ya dönerek 28 yıl önce yaşadığı Aşağı Toklu Köyü’ne yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta bulunan tarlasında kendi çabasıyla ev yaparak yaşamaya devam ediyor.

    Gebze’de çok çalıştığını ve emekli olduğunu dile getiren Akdeniz, trafikten ve binaların yoğun olmasından sıkıldığını bu nedenle memleketime geldiğini söyledi. Doğayı çok sevdiğin ve doğayla iç içe olmak istediğini belirten Akdeniz, “Doğayı çok seviyorum. Doğada yaşmak istiyorum. Ben orada da lenf kanseri geçirdim, Allah’a hamdolsun iyileştim. Marmara’da tedavi gördüm, bundan dolayı orada ki yiyecek ve içeceklerden sıkıldım. Organik ürünler yetiştirmek için buraya geldim. Bu evi kendi imkânlarımla yaptım. Ustada değilim, her iş elimden geliyor. Duvarı kendim ördüm, elektrik ve su tesisatını hepsini ben kendim yaptım” dedi.

    ‘Doğal ortamda yaşamak için geldim’

    Yaptığı evin köye oldukça uzak olduğunu ve yetkililerden kendisine elektrik verilmesini isteyen Akdeniz, “Allah nasip ederse buraya yerleşeceğim. Devletin buraya elektrik vermesini istiyorum. İlçede başvuru yaptım, evime elektriğin gelmesi için 12 tane direk gerekiyormuş, bu yüzden direk meselesine girerek buraya elektrik getirmiyorlar. Yalnız elektrik olmasa da kendi imkânlarımla güneş paneli getiririm. Ben emekli maaşımdan para biriktirerek bu evi yapıyorum. Burada organik ürünler, meyve ağaçları, sebze ve küçük seralarda çeşitli ürünler yetiştireceğim. Daha sonraki yıllarda da bu seraları büyütmeyi planlıyorum” şeklinde konuştu.

    ‘doğanın içine girdiğim zaman sanki doğa benimle konuşuyor’

    Doğal ortamı çok sevdiğini doğayla iç içe yaşamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu vurgulayan Akdeniz, “Burası doğal ortamdır. Ben doğal ortamın hastasıyım, doğanın içine girdiğim zaman sanki doğa benimle konuşuyor, bende doğayla konuşuyorum gibi oluyor. Onun için ben doğayı çok seviyorum. Buraya gelmemin sebebi şehirde ki sanayileşme, hava kirliliği, araba egzozlarından rahatsız olduğum içindir. Gecekondu mahallelerinin kentleşmesinden dolayı yeşil alanlarda azalıyor. Oluşan betonlaşmadan dolayı bende buraya memleketime geldim. Trafiğin yoğunluğu da oldukça fazla bir yerden bir yere gidip gelmekte sorun oluyordu. Doğal ortamda yaşamak için geldim” şeklinde konuştu.

  • Ayşe Efe, hayvanlar için köyüne su istiyor

    Aydın’ın renkli simalarından olan ve Efeler ilçesi Anbarcık köyünde yaşayan Ayşe Efe, kentlere göç nedeniyle köylerde sadece yaşlıların kaldığını belirtti.

    Aydın ilinin büyükşehir kapsamına alınmasıyla köylerin mahallelere dönüştüğünü ifade eden kadın efe Ayşe Tülü, köylerde herşeyin paraya döndüğünü, şehir yaşantısından farkı kalmadığını ve ucra mahallelere hizmetlerin yeterince yapılmadığını savundu.

    Köyde yetkilerin tamamen muhtarlıklardan alınarak belediyelre geçtiğini belirten Tülü, “Köyde her şey paraya döndü. Çarşıda ne ise köylerde de aynı şeler geçerli. Köylü insanlar çiftçilikle uğraşıyor. Ağaçlar, sebzeler ve hayvanlar suya bakar. İnsan bir bardak su içip kanarken hayvanlar bir bakraçtan fazla su içiyor. Keza sebze ve meylerde de su tüketimi hat safhada ve tüm bunlar para yazarken gençler köyü bırakıp şehirlerde iş aramaya gidiyor. Malesef çiftçilik yapan fazla genç kalmadı. İş bulan şehirde kalıyor. Gün geçtikçe köylerde geç nüfus çok azaldı. Köyde sadece yaşlılar kaldı.” diye könuştu.

    Kadın Efe Ayşe Tülü, köylerinin kuzeyinde yer alan Paşa Yaylasının dere suyunun Anbarcık, Konuklu, Danışment ve Kalfaköyün meydanın daki çeşmelere hayvanlar için akmasını istediğini ve yetkililerden bu konuuda yardım beklediklerini sözlerine ekledi.

  • İzmir’de şehit olan zabıt katibi Can’ın acı haberi Tokat’taki köyüne ulaştı

    İzmir’de terör saldırısı sonucu şehit olan zabıt katibi Musa Can’ın Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Çayıraltı köyüne acı haber ulaştı.

    Edinilen bilgiye göre; İzmir Adliyesi’nde PKK’lı teröristlerin bomba yüklü araçla saldırısında polis memuru Fethi Sekin ile zabıt katibi Musa Can şehit oldu, 3’ü polis 6 kişi yaralandı. 2 teröristin ölü olarak ele geçirildiği saldırıda şehit olan zabıt katibi Musa Can’ın Tokat’ın Turhal ilçesine bağlı Çayıraltı köyü doğumlu olduğu öğrenildi.

    Çayıraltı Köyü Muhtarı Kamil Gezer, terör saldırısında şehit olan Musa Can’ın uzun yıllar önce İzmir’e ailesi ile birlikte gittiğini, orada evlendiğini söyledi. Şehidin anne ve babasının cenazelerinin İzmir’de defnedildiğini ifade eden Gezer, ailenin köyde bir evleri ve tarlaları olduğunu, yaz aylarında geldiklerini söyledi. Yaşanan olayın üzüntüsünü yaşadıklarını dile getiren Gezer, şehit ailesine baş sağlı dileklerini iletti.

    Uzun yıllardır İzmir’de yaşadığı öğrenilen Şehit Musa Can’ın amcasının oğlu Zeki Can, cenazenin İzmir’de defnedileceğini söyledi.

  • Kütahyalı 2 çocuk annesi kadın ’genç çiftçi hibe destek’ projesi ile köyüne geri döndü

    Kütahya’da bir kadın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın başlattığı ’genç çiftçi hibe destek’ projesiyle köyüne dönüş, hayvan yetiştiriciliğine başladı.

    Alınan bilgiye göre, 2 çocuk annesi 38 yaşındaki Kadriye Gümüş, doğup büyüdüğü Altıntaş ilçesine bağlı Sadıkkırı köyüne yıllar sonra bakanlığın destek projesiyle geri döndü.

    Çocukluğunda babasının küçükbaş hayvanlarına bakarak büyüyen ev hanımı Gümüş, gerçekleştirdiği proje karşılığında aldığı 40 adet koyun ile küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine başladı.

    Kadriye Gümüş, “Benim küçükbaş hayvanlara karşı büyük bir sevgim vardı. Eşim emekli, kıt kanaat geçiniyoruz. Ne yapacağız diye düşünürken televizyondan ’genç çiftçi hibe destek’ programını duydum. Başvurdum ve hibe desteği almaya hak kazandım. Eşimde sonuna kadar bana destek oldu. Ev hanımı iken şimdi doğup büyüdüğüm topraklarda küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapıyorum” dedi.

    İleride küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini daha da büyütmeyi planladığını dile getiren Kadriye Gümüş, bölgeye örnek olması için modern bir de tesis kuracağını ifade etti.

    Gümüş, “Allah devletimize milletimize zeval vermesin diyen Kadriye Gümüş Altıntaş İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü çalışanlarına da teşekkür ederim” dedi.