Etiket: Köyü

  • Lübnan’da Kawaşra Türkmen Köyü Parkı TİKA Tarafından Yenilendi

    Lübnan’ın Akkar İlinin Kawaşra Beldesi’nde bulunan Kawaşra Türkmen Köyü Parkı Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yenilenerek hizmete açıldı.

    TİKA, Lübnan’da gerçekleştirdiği projelere yenilerini ekleyerek faaliyetlerine devam ediyor. Bu kapsamda Lübnan’ın Akkar ilinin Kawaşra Beldesi’nde bulunan Kawaşra Türkmen Köyü Parkı TİKA tarafından yenilenerek hizmete açıldı.

    Gerçekleştirilen projeyle, Kawaşra Beldesi merkezinde bulunan park; atıl durumundan kurtarılarak, Türkmenler için bir eğlence ve dinlenme alanına dönüştürüldü. Tümüyle yenilenen park; modern bahçe mobilyaları, yeni çocuk oyuncakları ile süslendi. Çevre düzenlemesi yapılan parkın aydınlatma sistemi kuruldu. TİKA tarafından gerçekleştirilen proje ile park, her yaştan insanın güzel vakit geçirebileceği bir ortama kavuşturuldu.

    Yapımı tamamlanan Kawaşra Türkmen Köyü’ Parkı, TİKA Başkan Yardımcısı Süreyya Polat, Beyrut Büyükelçisi Çağatay Erciyes, bölge milletvekilleri, belediye başkanları, TİKA Beyrut Koordinatörü İbrahim Erbir ve vatandaşların katılımı ile hizmete açıldı.

    Açılışta konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Polat, TİKA’nın Türkmenlere yönelik birçok projeyi desteklediğini kaydetti. TİKA Başkan Yardımcısı Polat, söz konusu projeyi hizmete sunmuş olmaktan dolayı duydukları mutluluğu dile getirdi.

    TİKA Beyrut Koordinatörü Erbir ise yaptığı konuşmada, TİKA olarak Kawaşra Türkmenleri için birçok proje uyguladıklarını ve bundan sonra da kendilerini desteklemeye ve burada yeni projeler uygulamaya devam edeceklerini vurguladı. TİKA, Türkiye ile gönül bağı olan Türkmenlere hizmet götürmeye ve onlara yardım elini uzatmaya devam edecek.

  • Nasreddin Hoca Dünya Mizah Köyü Fizibilite Etüt Projesi Çalışmaları Başladı

    Nasreddin Hoca’nın ve Akşehir’in uluslararası platformda daha iyi tanıtılabilmesi için Konya’nın Akşehir İlçe Belediyesi’nin yaptığı girişimler sonucunda Konya Ovası Projesi (KOP) tarafından Akşehir’e yapılması planlanan Nasreddin Hoca Dünya Mizah Köyü için Fizibilite Etüt Projesi çalışmaları başladı.

    Çalışmalar kapsamında Fizibilite Etüt Projesi ihalesini alan Pİ Global A.Ş. firmasının danışmanları; Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Küçükkocaoğlu, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halkbilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Özdemir ile KOP İdaresi Proje Yetkilisi Fidan Cicibıyık Akşehir’e gelerek incelemelerde bulundu. Akşehir’deki tarihi evlerin ve konakların bulunduğu sokak sağlıklaştırma projesi yapılan alanlarda Akşehir Belediye Başkan Yardımcısı Yahya Yıldız ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İbrahim Öncel eşliğinde incelemelerde bulunan heyet daha sonra Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya ile bir toplantı yaptı.

    “DÜNYA MİZAH BAŞKENTİ AKŞEHİR”

    Toplantıda proje hakkında bilgi veren Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güray Küçükkocaoğlu, KOP kapsamında Kalkınma Bakanlığı’nın Konya boyutunda iki tane büyük projesi olduğunu belirterek, “Bunlardan bir tanesi Mevlevi Köyü diğeri ise Nasreddin Hoca Dünya Mizah Köyü. Mevlevi Köyü’nün esas amacı Mevlana Hazretleri’nin 13. yüzyıldan günümüze kadar taşıdığı felsefi yaşamı hayata geçirmek, Nasreddin Hoca Dünya Mizah Köyü’nde ise Nasreddin Hoca’mızın yine aynı yüzyıldan günümüze kadar taşıdığı Mizah anlayışını hayata geçirmektir. Bu bağlamda Dünya Mizah Köyü kapsamında ‘Dünya Mizah Başkenti Akşehir’ ve bu Akşehir içinde hazırlanmış bir projeden bahsediyoruz. Proje için şu andaki girişimlerimiz öncelikle yapılabilirlik etüdü, yani fizibilite etüdü. Fizibiliteden kastımız ise sosyal bilim uzmanlarımızın, hocalarımızın, profesyonel bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyelerimizin, kaymakamlıklarımızın ortak katkısı ve ortak aklıyla Nasreddin Hoca Dünya Mizah Köyü’nü nasıl canlı bir hayat felsefesi haline geçirebiliriz. Bu bağlamda bizim paydaşlarımız, projeye yaptıkları bilimsel ve fikirsel katkılarla; bir mizah köyünün nasıl olması gerektiğini, mekan hazırlıklarının ne olması gerektiğini fikirsel olarak ortaya koyduklarında, mimarlarımız, şehir bölge planlamacılarımız da bu fikri hayata geçirebilecek bir yapılandırmayı oluşturacaklar. Bu yapılanmadan sonra ise fizibilitede mali analizle beraber bu projenin sürdürülebilirliğini nasıl ortaya koyabiliriz ve sonraki kuşaklara özellikle Nasreddin Hoca’nın öğretilerini Dünya Mizah Köyü ölçüsünde nasıl yansıtabiliriz böyle bir çalışma içerisindeyiz. Bu çalışmanın kapsamı gelecek 6 ay boyunca hocalarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla, belediyelerimizle veya bu alandaki bütün aktörlerimizle ortak bir akılı yürütebilmek çabasıdır” dedi.

    “NASREDDİN HOCA MİZAH BELLEĞİ OLUŞTURULMALI”

    Bu projeyi Akşehir’in uluslararası kent markası oluşturma projesi olarak gördüğünü söyleyen Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halkbilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nebi Özdemir, “Akşehir’de yapımı devam eden sokak sağlıklaştırma ve başlayacak olan Arasta restorasyon projeleri içeriklendirmesinde Nasreddin Hoca belleğinin bizim için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Buralarda yapılan düzenlemeler içerisinde bazı mekanların Nasreddin Hoca mizah belleğini yaşatabilecek şekilde düzenlenebileceğini tahmin ediyorum. Öncelikle Nasreddin Hoca Dünya Mizah Başkenti olarak Akşehir’in dünyaya tanıtılmış olmasını hem Akşehir hem de Türkiye için önemli bir marka değeri olduğunu düşünüyorum. Yapılacak restorasyon ve düzenleme çalışmalarında bazı mekanlarda öncelikle Nasreddin Hoca Mizah Belleğinin oluşturulabileceğini söyleyebiliriz. Bu mizah belleği arşivinde sadece Nasreddin Hoca’nın değil onların torunlarının ve takipçilerinin yaratmış olduğu dünya mizah belleği unsurlarını da buraya yerleştirebiliriz. Sanal dünyaya girdiğiniz zaman ne zamanki mizah araştırması yapacaksınız karşınıza bu bellek çıkacak. İnteraktif bir bellek olarak bu merkeziniz hizmet verebilir. Bir başka mekanınız tamamen araştırma, uygulama, seminer çalışmaları için kullanılabilir. Buralarda birçok çalışmayla bütün yıla yayılan etkinlikler gerçekleştirilebilir. Bir başka mekan sadece tasarım için kullanılabilir. Böylelikle Nasreddin Hoca’nın yarattığı, o asırlardır yaratılan mizah belleği günümüzde kültürel objelere, nesnelere ve tasarım ürünlerine dönüşebilir. Böylelikle biz Nasreddin Hoca’yı yaşayabileceğimiz ya da gözlemleyebileceğimiz yeni ürünlerle görebiliriz. Özetle Nasreddin Hoca’nın geçmişte yarattığı belleği geleceğe taşımak açısından bu mekanları da aktif bir şekilde kullanabiliriz. Böylece kent mekanlarının içine Nasreddin Hoca’nın içerikleri yani mizah içerikleri gömülerek Akşehir’in Nasreddin Hoca kimliğini yaratmasını sağlayabiliriz. Kültürel mirasımızı da böylelikle canlı bir şekilde yaşatmamız, geleceğe taşımamız mümkün olacaktır” diye konuştu.

    “NASREDDİN HOCA’NIN MESAJLARININ İNSANLARA ULAŞMASINA İHTİYAÇ VAR”

    Akşehir Belediye Başkanı Salih Akkaya da, projenin geçmiş yıllara dayanan önemli bir proje olduğunun altını çizerek, “Milletvekilimiz Mustafa Baloğlu’nun belediye başkanlığı döneminden bu yana bu projenin hazırlıkları devam ediyordu. Bu gün ise artık somut çalışmalar başladı. Bu projede emeği geçen ve yürüten KOP İdaresi Başkanlarımıza ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Nasreddin Hoca’mız sadece Akşehir’e, Türkiye’mize değil, bütün dünyaya ulaşmış bir değerimiz, bir filozofumuz, bir felsefe uzmanımız ve bir İslam alimimiz. Düşündürürken insanları incitmeden eğiten, adeta değerler eğitimi ustası olan, bunu da mizahı en güzel şekilde kullanarak aktaran bir büyüğümüz. Bu proje bizi heyecanlandırıyor. Bugün hocalarımıza bu projeden beklediklerimizi, Akşehir’imiz için nerelerde nasıl uygulanması noktasında fikirlerimizi beyan ettik. İnşallah en güzel bir şekilde bu proje sonuçlanacak. Fizibilite, arkasından projelendirilme, daha arkasından da inşallah uygulamaya dönüşecek. Nasreddin Hoca’mızın tanınmaya ihtiyacı yok, Nasreddin Hoca’mızın mesajlarının insanlara ulaşmasına ihtiyaç var. İnşallah bu proje; Nasreddin Hoca’mızın yaşadığı kent olan Akşehir’imizin tanınmasına ve Hoca’mızın mesajlarının insanlara ulaşmasına vesile olacaktır. Bu çalışmalarda Akşehir Belediyesi olarak bize ne düşüyorsa her zaman destek vereceğimizi ifade ediyorum” dedi.

  • Maliyeciler Göktaşı Yağan Köyü Bastı

    Uzmanların Bingöl’ün Sarıçiçek köyünde vatandaşların toplayıp, sattığı göktaşlarının ticari faaliyete girdiğini açıklamaları üzerine harekete geçen maliyeciler, köye giderek incelemelerde bulundu.

    2 Eylül’de dünya yörüngesinde parçalanan meteor, Bingöl’ün Sarıçiçek köyü ve çevresine saçıldı. Bölge halkı topladıkları göktaşlarını satarken, uzmanlar ticari faaliyet niteliğindeki gök taşı alım-satımının vergi kapsamında değerlendirdi. Bingöl İl Defterdarlık Müdürlüğü, “Göktaşı devlet malı niteliğinde ve alım-satımların Gelir Vergisi Kanunu kapsamında” olduğu açıklamaları üzerine Sarıçiçek köyüne ekip gönderdi.

    KÖYLÜLER ŞAŞKIN

    Sabah saatlerinde köye giriş yapan 3 kişilik maliye ekibi, taş toplayanlarla görüştü. Durumu köylülere anlatan maliye görevlileri, elinde satışa dair resmi belge bulunan kişilerin elde ettiği gelirden dolayı vergiye tabi tutulacağını söyledi. Durum karşısında şakına dönen köylüler, devletin vergi uygulamaması gerektiğini savundu. Köy sakinlerinden Rıdvan Ergin, “Sabah köye gelen maliyeciler, taşın devlete ait olduğunu ve vergi alınacağını söyledi. Bu taşı yer altından çıkarmadık, Allah gönderdi. Bildiğimiz kadarıyla bu durumda verginin olmaması lazım. Yer altı zenginliklerinden vergi alınır ama burada verginin olmaması lazım. Benim de elimde 40 gram bir taş var televizyonda 21 bin lirayı geçtikten sonra vergiye tabi tutulacağını gördüm ama benim taşım vergiye tabi tutulacak kadar büyük değil” dedi.

    GÖKTAŞI SATARAK ARABA ALAN VATANDAŞ SİTEM ETTİ

    Yarım kilo taşla 22 Bin lira borcunu ödeyip, ağabeyinden aldığı bir miktar parayla 43 Bin liralık araba alan İsmail Ergin duruma tepki gösterdi. Köylülerin ticaret yapmadığını bu yüzden de vergiye tabi tutulmaması gerektiğini belirten Ergin, “Bu sabah maliye ekipleri köye geldi. Göktaşının vergisi olduğunu söylediler, köylüden vergi almak için uğraşmaya gelmişler. Köylüler taş topladı evet ama ticaret yapmadı. Zavallı köylü anca karnını doyurup varsa borcunu ödedi. Bunun da vergisinin kesilmemesi lazım. Sonuçta Allah tarafından gökten gelen bir taş bu, Allah köylünün de rızkını böyle vermiş” dedi.

    Ticari faaliyet içerisinde bulunmadıkları için vergiye tabi tutulamayacaklarını belirten Ergin, “Sonuçta şirket kurmadık. Elaman tutup, taş toplatmadık. Birkaç parça topladık. Ben topladığım taşlarla araba aldım ama kardeşimden 17-18 bin TL borç aldım. Benim de araba hevesim vardı, bu yaşıma kadar araba sahibi olamadım. Şimdi bizlerden vergi alacaklarını söylüyorlar, neyin vergisini alacaklarsa bilmiyoruz” diye konuştu.

  • Yenipınar Köyü Muhtarı Mustafa Yavuz, Hayatını Kaybetti

    Kütahya’nın Hisarcık ilçesi Yenipınar Köyü Muhtarı Mustafa Yavuz, kronik akciğer hastalığı sonucu 65 yaşında hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, 3 çocuk babası Yenipınar Köyü Muhtarı Mustafa Yavuz, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı nedeniyle 20 günden beri tedavi gördüğü Kütahya Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti.

    Muhtar Mustafa Yavuz’un cenazesi ailesinin isteği üzerine Manisa’da toprağa verildi.(MA-EFE)

  • Alaplı Durabeyli Köyü Aşure Geleneğini Sürdürüyor

    Alaplı’nın İsafakılı Köyü Durabeyli mahallesinde her yıl geleneksel hale gelen aşure programında köylüler bir araya geldi.

    Durabeyli’de yıllardır devam eden aşure programı bu yıl çevre köy halkının da yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Köy konağında hazırlanan yemekler, camide kurulan sofralarla misafirlere ve köy sakinlerine ikram edildi. Köy hanımları, yaptıkları yemekleri davetlilere ikram ederek atalarından gelen aşure adetini yaşatmanın gururunu yaşadıklarını ifade ettiler. Etkinlikte konuşan Köy Muhtarı Recep Korkut, “Atalarımızdan kalan aşure adetini yıllardan bu yana devam ettirmekteyiz. Amacımız hem çevre köylerdeki eş dostlarla irtibatı koparmamak hem de adetlerimizin devamını gelecek kuşaklara aktararak bu geleneğin devam etmesini sağlamaktır. Köyde yaşayan kadınlarımızın destekleri ile aşure pişirdik aşurenin yanında da misafirlerimize çeşitli ikramlarımız da oldu emeği geçen ablalarımıza, bayanlarımıza ve kardeşlerime buradan teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

    İkramların ardından camide namaz kılındı ve Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i şerif okundu.