Etiket: Köylünün

  • Köylünün yeni geçim kaynağı yaban mersini yağı

    Köylünün yeni geçim kaynağı yaban mersini yağı

    Yaban mersin olarak bilinen bir diğer adı murt meyvesinin yaprakları köylülerin yeni geçim kaynağı oldu. Yaban mersini dallarını kesen köylüler aile bütçelerine katkı sağlıyorlar. Köylüler, özel izinle kestikleri dalların yapraklarının bağını 5 liradan satıp geçimlerini sağlarken kazanlarda 8 saat kaynatılarak elde edilen yağın 10 gramı 25 liradan alıcı buluyor. Köylüler talebe yetişmekte zorlanıyor.

    Akseki’nin Sinanhoca mahallesinden vatandaşların orman işletme müdürlüğünden almış olduğu izin ile köylülerden kestirmiş olduğu mersin, diğer bir adıyla murt meyvesinin bağını 5 liraya alan müteşebbis meyvenin yapraklarından aromatik yağ çıkartarak satmaya başladı. Yaban Mersini (murt) meyvesinin yapraklarını kekik yağı çıkartılacak olan kazana koyarak sabah erkenden altını yakan köylüler kazana yaklaşık 180 kilogram mersin yaprağı basıyor. Kazanda ilk 4 saatte yağ oluşmaya başlarken yağ çıkarma işlemi yaklaşık 8 saat sürüyor. 180 kilo yapraktan 500 gram yağ elde ediliyor. Diğer aromatik bitkilere oranla daha az yağ alınabilen yaban mersini bir o kadar da meşakkatli işlemlerden geçiyor.

    Şifa kaynağı

    Mersin meyvesinin yapraklarından çıkarılan yağın mide krampları ve mide ağrılarına iyi geldiği biliniyor. İshali kesici özelliği , zararlı bakterileri ve mikropların vücuttan atılması , kan şekerini dengelemesi ve iltihap kurutucu özelliği olduğuna inanılan yaban mersini yağı nefes açıcı ve öksürük kesici özelliğiyle de alıcı buluyor.

    Türkiye’nin her tarafından sipariş alıyor

    Bu bitki yağının faydaları anlatmakla bitmediğini anlatan ve uzun yıllardır aromatik bitkilerden yağ çıkartarak hayatını kazanan Abdullah Güven, yağın 10 gramını 25 liraya satıyor. Güven, “Mersin yağını isteyen çok oluyor. Türkiye’nin her yerinde bu yağdan sipariş geliyor. Her yere gönderiyorum. Şifalı olduğu için talep çok oluyor. Ayrıca bunu diğer 13 çeşit yağlarla karışım yapıyorum. Karışım sedef hastalığına ve eklem ağrılarına iyi geliyor. Doğada bulunan bir çok bitkinin yağlarını çıkarıyorum. Kekik, andız, ardıç, defne, mersin, rezene, ada çayı, nane bunlardan bazılarıdır. Bu yağlar çok şifalıdır. Bu iş emek isteyen iş. Zahmetli fakat biz bunun zahmetinden ziyade insanlara faydalı olduğumuz için mutlu oluyorum” diye konuştu.

    Köylülerin yeni gelir kaynağı

    Sinanhoca mahalle muhtarı Hasan Arslan, Sinanhoca mahallesinde 30 yıldır defne yaprağı kesimi yaptıklarını anlattı. Bu yılda Orman İşletme Müdürlüğünden almış oldukları izin ile mersin yaprağı kesimine başladıklarını anlatan Arslan, “Mersin yaprağı da köylü vatandaşlarımıza geçim kaynağı oldu. Orman işletmesinden 5-6 aylık izin alıyoruz. Kestiğimiz Mersin dallarını önce Antalya’da bulunan çiçekçilere çelenk için verdik. Şimdi ise Alaçeşme köyünden Abdullah Güven’e veriyoruz. Köylümüz için çok iyi bir gelir oldu. Vatandaşlarımız mersin dallarını keserek bağ haline getiriyorlar. Bir bağından ise 5 lira para kazanıyorlar” diye konuştu.

    Sinanhoca mahallesinde mersin yaprağı kesen Sıracettin Güven (55), Orman işletme müdürlüğünden izin alarak ormandan keserek bağ yaptıklarını ve Alaçeşme mahallesinde yağ çıkaran Abdullah Güven’e sattıklarını, bunun da köylü vatandaşlar için ayrı bir gelir kaynağı olduğunu söyledi.

  • Köylünün üstüne kül yağıyor

    Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde vatandaşlar, Çoğulhan Mahallesi’nde bulunan Afşin-Elbistan A Termik Santralinin çevreye verdiği kirlilikten rahatsız olduklarını belirtti.

    Yaklaşık 35 yıl enerji üreten ve çevreye verdiği zararlar nedeniyle iki yıldan beri çalıştırılmayan Afşin-Elbistan A Termik Santrali özel sektöre devredilmesinin ardından tekrar enerji üretimine geçti.

    Termik santralin yanı başında bulunan Çoğulhan Mahallesi’nde yaşayanlar baca gazı arıtma sistemi olmayan termik santralin bıraktığı külün çevre felaketine yol açtığını söylediler.

    Santralin çevreye verdiği zararlar nedeniyle iki yıl önce kapatıldığını söyleyen Çetin Zencirkıran adlı vatandaş, “A Termik Santrali yaklaşık 35 yıldır elektrik üretimi yaptı. Devletimiz bu sürecin ardından santralde baca gazı arıtma sisteminin olmadığı ve bölgeye zarar verdiğinden dolayı revizyon edilmesi için santrali kapattı. Geçtiğimiz günlerde de A Termik Santrali ve kömür işletmesi ile birlikte 20 yıllığına bir firmaya devri yapıldı. Santrali devralan firma burayı baca gazı filtresi yaparak çalıştıracaktı. Firma santrali devralır almaz hiçbir filtre sisteminin onarımını yapmadan enerji üretmeye başladı. Kül yağıyor, beyaz olması gereken kar görüldüğü üzere siyah. Bu mahalledeki insanların yüzde 80’i kanser ve solunum yolu hastalıkları ve rahatsızlıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Benim babam kanserden hayatını kaybetti. Bu mahalledeki insanlar ya akciğer ya gırtlak ya da mide kanseri. Diğer solunum yolu hastalıklarını saymıyorum” dedi.

    Enerji üretimine karşı olmadıklarını belirten Zencirkıran, “Biz sadece baca gazı filtresinin takılarak zararın en aza indirilmesini istiyoruz. Filtresini taksın çalıştırsın. Bu insanları bu kül ve zehir ile baş başa bırakmasınlar. Eski nüfusumuzun beşte biri kalmadı. İmkanı olanların hepsi göçtü gitti. Burada şimdi 1 evi olan ve gitme imkanı olmayan insanlarımız kaldı. Buna bir çözüm bulunsun. Artık kül ile zehir ile boğuşmak istemiyoruz” diye konuştu.

    İki yıl önce santralin kapatılmasıyla mahallelinin rahat nefes aldığını belirten Cuma Ali Şahin ise, “Bölge milletvekillerimiz mahallemizi ziyaret ettiğinde Afşin Elbistan A Termik Santraline baca gazı arıtmasının takılacağını ve çevre kirliliğine çözüm bulunacağını ifade etmişlerdi. Ardından santral eski olduğu ve bakım yapılacağı için kapatılması bizleri sevindirdi. 2 yıl santral çalıştırılmadı. Geçtiğimiz günlerde santral devredildi ve filtreler takılmadan tekrardan devreye alındı. Biz artık mahallemize gelemiyoruz. Biz santralin sebep olduğu kirliliğe çözüm bulunmasını istiyoruz. Kasaba konumunda olan mahallemizin nüfusu önceden 10 bin kişiydi. Şimdi bin 500 nüfusumuz kaldı” şeklinde konuştu.

    Baca gazı arıtma sistemi olmayan termik santralinden saatte 280 ton kül atıldığını iddia eden Mehmet Ekici, atılan külün Çoğulhan ve çevre mahalleleri etkilediğini söyledi.

    10 yıldır akciğer hastası olduğunu belirten İbrahim Gözükara da, “Siyasiler şu karı görüp santralin çalışmasına müsaade ediyorlarsa hiçbir şey söylemiyorum” ifadesini kullandı.

  • Köylünün tavuklarını avlayan ’Yaban Kedisi’ yakalandı

    Eskişehir’de, köy halkının kümesine girip tavuklarını avlayan yaban kedisi, zarar verilmeden yakalanıp Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerince doğaya salındı.

    Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi Aslanbeyli mahallesi muhtarı, türünü anlayamadıkları kediye benzer bir hayvanın tavuklarına zarar verdiğini ihbar etti. Köy halkı tarafından kümese kapatılan hayvan için Doğa Koruma ve Milli Parklar görevlileri mahalleye gelerek, yaptıkları çalışmalarda hayvanın erkek ’Yaban Kedisi’ olduğunu tespit etti. Kümese kapatılan hayvan, Odunpazarı Belediyesi Geçici Bakımevi ekiplerinin yardımı ile zarar verilmeden alandan alındı, ardından Orman Mühendisi Emir Özay’ın daha önce tespitini yaptığı Tepebaşı ilçesi Tandır mahallesi kırsalında doğal yaşam ortamına salındı.

    Öte yandan yaban kedisini ve vatandaşların zarar görmesi önlenirken, Aslanbeyli Muhtarı Mustafa Kemal Büyükaşçı da ekiplerin hızlı müdahalesi için teşekkürlerini iletti.

  • Bakan Soylu, yolda el sallayan köylünün mırra ikramını geri çevirmedi

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Suriye sınırındaki Akçakale ilçesinde sınır hattını incelemesinin ardından döndüğü Şanlıurfa yolunda kendisine el sallayan vatandaşın mırra ikramını geri çevirmedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Şanlıurfa’nın Suriye sınırındaki Akçakale ilçesinde 3. Hudut Alay Komutanlığını ziyaret etti. Bakan Soylu, incelemesinin ardından kente dönüş yolunda kendisine el sallayan vatandaşın mırra ikramını geri çevirmedi. Araçtan inen Bakan Soylu, vatandaşın ısmarladığı mırradan içti. Bir süre köylülerle de sohbet eden Bakan Soylu, daha sonra aracına binerek kent merkezine geçti.

  • (Özel Haber) Ayı mantarı köylünün gelir kapısı oldu

    Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Etili köyünde toplanan ayı mantarları yurtdışına ihraç ediliyor.

    Çan ilçesine bağlı Etili köyünde toplanan ayı mantarları yurtdışına ihraç ediliyor. Etili köyü çevresinde bulunan Kazdağlarında sonbaharda yağan yağmurların ardından çıkan ayı mantarı köylüler tarafından toplanarak satılıyor. 15 gün süren mantar toplama sezonunda bir kişi günlük yaklaşık 15-20 kilo civarında ayı mantarı topluyor. Mantarın kilosu 15 TL’den tüccarlar tarafından alınıyor. Ormanlık alanlardan toplanan mantarlar Çanakkale’deki firmalara satılıyor. Mantarları alan firmalar ise ürünleri işleyerek Avrupa ülkelerine ihraç ediyor.

    Mantar toplayan köylülerden Mustafa Öner, “Mantarları Kazdağlarından topladım. Bu mantarın kilosu 14 lira” dedi.

    Etili Muhtarı Ersin Güven, “Her yıl Kazdağları ormanlık alanlarında sonbaharda yağan yağmurların ardından çıkan ayı mantarları köylülerce toplanmaya başlandı. 15 gün süren mantar toplama sezonunda bir kişi günlük 15-20 kilo ayı mantarı topluyor. Şu an kilosu 15 liradan tüccarlar tarafından alınıyor. Ayı mantarı köylümüzün gelir kapısı oldu” dedi.

    Köylülerin topladıkları ayı mantarlarını Çanakkale’de bulunan firmalara sattıklarını söyleyen Güven, “Bu firmalar da ürünleri işleyip Avrupa ülkelerine ihraç ediyorlar” dedi.