Etiket: kötü

  • Bb Erzurumspor Teknik Direktörü Besim Durmuş: “Kötü Oynadık, Mağlubiyeti Hak Ettik”

    Spor Toto 3. Lig 1. Grupta BB Erzurumspor, deplasmanda Silivri spor karşısında yenilerek evine puansız dönmenin üzüntüsünü yaşıyor. BB Erzurumspor Teknik Direktörü Besim Durmuş, oynanan futboldan memnun olmadığını belirterek, ’Maalesef kötü oynadık, oynadığımız futbol ile mağlubiyeti hak ettik.’ dedi.

    ‘HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARACAĞIZ’

    Silivri spor karşısında alınan 1-0’lık mağlubiyetin ardın değrelendirmelerde bulunan Teknik Direktör Durmuş, oyuncuların sahada istenilen performansı gösteremediğini ve hakemlerin kural hatası ile maçı kaybettikleri açıkladı. BB Erzurumspor Teknik Direktörü Durmuş, daha sonra şunları söyledi: ‘Ligin dibindeki bir takıma mağlup olduk ve sahada iyi bir davranış ortaya koyamadık. Takım halinde çok kötü oynadık, bu hatalarımızdan ders çıkaracağız. Öncelikle bizim hatamızı düzelterek bu maçı unutup hafta sonu Pazar günü kendi evimizde oynayacağımız Maltepe maçına hazırlanacağız. Maçın kritiğine gelince, maalesef kötü oynayarak oynadığımız futbolla mağlubiyeti hak ettik. Bunun üstesinden gelemedik. Bunun birinci nedeni sahanın zemininin sentetik ve inanılmaz kötü olması ve amatör takım sahasında oynadık. İkincisi ise inanılmaz kötü bir hakem yönetimine denk geldik. Sürekli faul vererek kural dışı uygulamalara maruz kaldık. Bu bizim için kesinlikle bir mazeret değil. Rakipler bize in anılmaz iyi organize oluyorlar. Karşımızda motivasyon olmuş takım vardı. Biz de Erzurumspor Kulübü olarak bunlardan ders çıkartarak bu tür organizelere tepki koyacak enerjiyi ortaya koymak zorundayız. Bu günkü skor bizi de üzdü. Lig maratonu çok uzun inşallah hafta sonu oynayacağımız Maltepe spor maçını kazanarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Biz kendimize, taraftarlarımıza, camiamıza güveniyoruz. Bazen yola engel çıkıyor. Daha verimli hale dönüşerek önümüzdeki günler daha iyi oynayarak kısa sürede kendimizi toparlayarak galibiyet serisini devam ettireceğiz. Takımımızın enerjisine destek olmak adına İstanbul’un birçok semtinden Erzurumspor’umuzu desteklemeye gelen fedakar taraftarlarımıza teşekkür ediyorum.’

  • Kötü Bağlama, Enstrüman Çalma Hevesini Kırıyor

    Samsunlu bağlama ustası Recai Can, piyasada satılan 100 liralık ucuz bağlamalar ile bağlama öğrenmeye çalışanların, yeteneklerinin olmadığını zannederek bağlama çalmaktan vazgeçtiklerini belirtti.

    Bağlama yapmak uzun ve kabiliyet gerektiren işlerden bir tanesi. El yapımı bir bağlamanın yapımı uzun zaman alırken, piyasada satışa sunulan fabrikasyon bağlamaların kalitesi ile tartışılıyor. 100 liraya bile fabrika yapımı bağlama bulunabilirken, el yapımı bağlamaların fiyatı ise 300 liradan başlayıp yukarıya doğru gidiyor. Samsun’da 30 yıldır bağlama ustalığı yapan 50 yaşındaki Recai Can, piyasada bulunan 100 liralık fabrikasyon bağlamaların sesinin, normal bir tahtanın üzerine bağlanan telden de çıkabileceğini iddia ederek, bu bağlama ile enstrüman çalmaya çalışanların, yeteneklerinin olmadığını düşünerek bağlama çalmaktan vazgeçtiklerini belirtti.

    “100 LİRALIK BAĞLAMANIN TAMİRİ 150 LİRA”

    100 liraya alınan bir bağlamanın tamirinin fiyatından daha pahalı tuttuğunu belirten bağlama ustası Recai Can, “Bağlama, dut, kestane, ardıç, patuk gibi ağaçlardan yapılır. En güzel bağlama oyma bağlamadır. Ağaçların gövdelerini tekne olabilecek ölçüde kestiriyoruz. Bunları oymak ayrı bir meziyet istiyor. Oyduktan sonra kurutmak daha büyük bir meziyet istiyorlar. Yamukluk olmaması için her gün elinizden geçiriyorsunuz. Kuruduktan 3-4 yıl sonra imalata başlıyoruz. Yaprak bağlama o kadar zor olmuyor. Yaprak bağlama çıta çıta bir kalıbın üzerine oluyor. Oyma kadar olmasa da yaprak bağlamalarda fena bir bağlama değildir. Piyasada fabrikasyon bağlamalar var. Bilinçli tüketicilere bağlamaları imalat yerlerinden almaları konusunda uyarıyorum. Piyasada çok ucuz bağlamalar var. 100 liraya bağlama satıyorlar. O para çöpe gidiyor. Öğrenciler aldıkları bu bağlamayı çalamıyor. Tekrar bize tamir yaptırıyorlar. Tamiri piyasa değerinde daha pahalı tutuyor. 100-150 lirayı geçiyor, yine de istediğimiz gibi olmuyor” dedi.

    “BİR TAHTANIN ÜZERİNE TEL KOY ONDAN DA SES ÇIKAR”

    Kalite bağlama ile kalitesiz bağlamalarının farkını belirten Recai Can, “El yapımı bağlama tek bir kişinin elinden çıkıyor. Fabrikasyon ürünlerde ise sapını başka birisi takıyor, kapanı başkası takıyor, cilasını başkası yapıyor. Ağacın yaş mı, kuru mu, kaliteli mi, kalitesiz mi olduğuna kimse bakmıyor. Özen göstermeden boyayıp satıyorlar. El yapımı ve fabrikasyon arasında en büyük fark da budur. Fabrikasyon bağlamaların hiç ömrü yok. Vatandaşlar, o bağlamaları ilk satın aldığı zamanda bile çalamıyorlar. Bilen ve anlayan kişi zaten o bağlamalardan almıyor. Bilmeyen kişi görünümüne aldanıp alıyor ama 1-2 ay sonra çalmadığının farkına varıyor, tekrar tamire getiriyorlar. Çok pahalıya mal oluyor ama yine de istediğimiz kalitede olmuyor. Fabrikasyon bağlamalarda istenilen sesler çıkmıyor. Bir tahtanın üzerine teli bağlasan ondan da ses çıkar. Enstrümanlarda özellikle de akustik bağlamalarda ses çok önemlidir” diye konuştu.

    “KÖTÜ BAĞLAMA YÜZÜNDEN, ‘KABİLİYETİM YOK’ DEYİP VAZGEÇİYORLAR”

    Kötü bağlamalar yüzünden vatandaşların bağlama çalmaktan vazgeçtiklerini belirten Recai Can, “Satışlarımız eskiye oranla yüzde 70 düştü. İnsanların alım gücünün düşmesi satışlarımızın azalmasında etkili oldu. Piyasada 100 liraya bile bağlama. Bendeki en uygun el yapımı bağlama 300 liradan başlıyor. Vatandaşlara anlatmamıza rağmen, alım güçleri olmadıkları için yine de fabrikasyon ürünlerine yönelmek zorunda kalıyorlar. Bu insanlar, ucuz diye bağlamayı alıyorlar ve çalamıyorlar. Benim kabiliyetim, yeteneğim yok diyerek 1 ay sonra bağlamayı atıp vazgeçiyorlar. Aslında bağlama kendini çaldırmıyor. Ses düzgün olmuyor. Notalar yerine doğru basmadığı için bağlamayı kaldırıp atıyorlar. İmalat yerinden kaliteli bir bağlama alınmış olsa, bağlama çalmayı daha güzel bir şekilde öğrenebilirler. Paralarını da sokağa atmamış olurlar. Kalitesiz bağlam ile bağlama çalmak öğrenilmez. Para vererek içlerindeki bağlama sevgisini öldürüyorlar” şeklinde konuştu.

    Evli ve 2 çocuk babası Recai Can, bağlama üretimi yapmanın yanı sıra öğrencilerine bağlama kursu da veriyor. 8 yıl belediye konservatuvarında görev yapan Can, bağlama imal etmekten sıkıldığı zamanlarda ise bağlama çalıp türkü söylüyor.

  • Yücel: “MS Hastalığı En Kötü Kabusunuz Olmasın”

    Multipl Skleroz (MS Hastalığı)’nın Türkiye’de 35 bin kişiyi etkilediğini söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. Dilek Kasım Yücel, MS’nin, ataklar halinde geliştiğini ancak tedavi ile kontrol altına alınabildiğini ifade etti.

    MS hastalığı kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucu beyin ve omurilikte çok sayıda plaklar oluşmasıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu söyleyen Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, genç yaşlarda görülebilen MS, dünyada yaklaşık 3 milyon, Türkiye’de ise 35 bin kişiyi etkilemektedir. MS’nin, ataklar halinde gelişmekte ve ancak tedavi ile kontrol altına alınabildiğini belirten Yücel, hastalığın genellikle 20 ile 40’lı yaşlar arasında ortaya çıktığını ifade etti.

    MS’NİN BELİRTİLERİ

    Merkezi sinir sisteminde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan “miyelin” isimli bir tür kılıf olduğunu söyleyen Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, “Bu kılıf sinir liflerinin elektrik uyarılarını iletmelerine yardımcı olur. MS’de miyelin kılıfı hasara uğrar ve bazı bölgelerde yok olur. Hasar gören bu bölgeler ‘plak’ olarak da bilinir. Miyelin sadece sinir liflerini korumakla kalmayıp, görevlerini yerine getirmelerini de sağlar. Miyelin yok olduğunda veya hasar gördüğünde, sinirlerin beyine giden veya beyinden gelen elektrik uyarılarını iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar; bu durum çeşitli MS belirtilerini ortaya çıkarır. MS belirtileri, halsizlik, yüzde veya vücutta uyuşma ve karıncalanma, hissizlik, yorgunluk, denge problemleri, görme bozuklukları, kas sertleşmesi, bozuk konuşma, bağırsak veya mesane problemleri, dengesiz yürüme (“ataksi”), cinsel işlev sorunları, ısıya hassasiyet ve kısa süreli bellek sorunları şeklinde kendini gösterebilir” dedi.

    “MS HASTALIĞI ÇEŞİTLİ NEDENLERLE ORTAYA ÇIKAR”

    MS’nin ortaya çıkış nedenlerine değinen Yücel, “Çevresel faktörler: Organik çözücülere ve cıvaya maruz kalma, böcek ilaçları ve radyasyon teması. Etnik köken: Kafkas, Kuzey Afrika kökenlilerde hastalık görülebilir. Sarı ve kısmen siyah ırkta koruyuculuk beyaz ırka göre daha fazladır. Ayrıca Kuzey Avrupa, Amerika ve Kanada’nın kuzeyinde hastalık yüksek, ekvator bölgesinde düşük oranda görülmektedir. Virüslerin etkisi: Geçmişte “herpes”, “varisella zoster” virüslerine maruz kalma. Kalıtım: Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler mevcuttur. Genetik faktörler: MS’li anne veya babanın çocuklarında aynı hastalığın görülme oranı, toplumdaki aynı yaş grubu kişilerle kıyaslandığında 7-10 kat fazladır. Ancak genler, hastalığın oluşmasında tek faktör değildir. Örneğin; genetik olarak birbirinin aynı olan tek yumurta ikizlerinden birinde MS gelişse bile, diğerinde gelişme riski yüzde 25’tir” diye konuştu.

    “ATAK SIKLIĞI TEDAVİ İLE AZALTILABİLİR”

    MS hastaları atak dönemlerinde genellikle yüksek doz kortizon ile tedavi edildiğini belirten Yücel, “Bu tedavi 5-7 gün süreyle uygulanır ve mutlaka bir sağlık kuruluşunda kontrollü olarak yapılmalıdır. Atak sıklığını azaltmaya yönelik tedaviler de bulunmaktadır. Tedavi seçenekleri hastaya gör değişiklik göstermektedir. Stres atak sıklığını artırabileceğinden, stres kontrolü için rahatlama çalışmaları yapılmalıdır. Sigara içilmemeli, koordinasyonu geliştirmek için egzersiz yapılmalıdır. MS hastaları; aşırı sıcak, ağır metaller, amalgam dolgulardan uzak durmalıdır. Bol sebze, meyve ve yağsız kırmızı et tüketilebilir. Yürüme, yüzme, evde yapılacak bazı özel egzersizler hastalığın olumsuz etkilerinin önüne geçebileceği gibi; hastanın kendisini iyi hissetmesine de katkıda bulunur. Ayrıca geçirilen enfeksiyonlar da atakları tetikleyebileceğinden, MS hastalarının mümkün olduğunca bu konuda kendilerini korumaları gerekmektedir” şeklinde konuştu.

  • Bir kötü haber de Burak’tan !

    Galatasaray’ın golcü futbolcusu Burak Yılmaz’ın arka adalesinde zorlanma ve gerilme belirlendi.

     

    Konuya ilişkin sarı kırmızılı kulüpten yapılan yazılı açıklamada, “Arka adalesinde zorlanma ve gerilme tespit edilen Burak Yılmaz’ın tedavisine başlandı. Oyuncumuz, günü tedaviyle geçirdi” denildi.

  • Erzurum yaşlanıyor

    ADNKS 2012 sonuçları Erzurum için düşündürücü verileri gündeme getirdi. Veriler Erzurum’da genç nüfusun azaldığını, yaşlı nüfusun ise arttığını ortaya koyuyor.

     
    DÜŞÜŞ GURUPLARI
    Toplam nüfusu binde 0.3 oranında düşen Erzurum’da2012 yılında 2011 yılına göre 0-4 yaş gurubu nüfus binde 1.1, 5 yaş gurubu nüfus binde 3.2, 6-14 yaş nüfus binde 2.2, 20-24 yaş gurubu nüfus binde 1.7, 25-29 yaş gurubu nüfus binde 0.35, 30-34 yaş gurubu nüfus ise binde0.80 oranında geriledi.

     
    ARTIŞ GURUPLARI
    Sonuçlara göre, bir önceki döneme göre 2012’de İlde 15-19 yaş gurubu nüfus binde 1.3, 40-44 yaş gurubu nüfus binde 8, 50-54 yaş gurubu nüfus binde 11.1, 65-69 yaş gurubu nüfus binde 2.5, 70-74 yaş gurubu nüfus binde 1, 80-84 yaş gurubu nüfus binde 13.7 oranında artış kaydetti. Erzurum’da 2011’de 6 bin 913 olan 80-84 yaş gurubu nüfus 2012’de 7 bin 864 olarak kaydedildi.
    2007 VE 2012

     
    ADNKS 2012 sonuçları 2007 ile kıyaslandığında dikkat çekici tespitler ortaya çıktı. İlde 2007 yılında 77 bin 504 olan 0-4 yaş gurubu nüfus 2012’de 72 bin 22, 87 bin 621 olan 5 yaş gurubu nüfus 73 bin 506’ya, 84 bin 897 olan 6-14 yaş gurubu nüfus 80 bin 867’ye, 80 bin 77 olan 20-24 yaş gurubu nüfus 76 bin 469’a düştü.

     
    YAŞ GURUPLARI DAĞILIMI
    2012 ADNKS sonuçlarına göre Erzurum’da yaş gurubuna göre nüfus dağılımı şöyle oluştu: 0-4 yaş gurubu 72 bin 22, 5 yaş gurubu 73 bin 506, 6-14 yaş gurubu 80 bin 867, 15-19 yaş gurubu 79 bin 875, 20-24 yaş gurubu 76 bin 469, 25-29 yaş gurubu 64 bin 589, 30-34 yaş gurubu 60 bin 173, 35-39 yaş gurubu 49 bin 928, 40-44 yaş gurubu 42 bin 666, 45-49 yaş gurubu 38 bin 794, 50-54 yaş gurubu 31 bin 213, 55-59 yaş gurubu 28 bin 664, 60-64 yaş gurubu 22 bin 817, 65-69 yaş gurubu 19 bin 211, 70-74 yaş gurubu 15 bin 473, 75-79 yaş gurubu 10 bin 413, 80-84 yaş gurubu 7 bin 864, 85-89 yaş gurubu 2 bin 864, 90 ve üstü yaş gurubu 787.