Etiket: Koşuyor

  • EİB ihracatı 13 milyar dolara koşuyor

    Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) üyeleri, Nisan ayında yüzde 25’lik artışla 1 milyar 67 milyon 161 bin dolar dövizi Türkiye’ye kazandırırdı. EİB’nin 2017 yılı Nisan ayı ihracatı 855 milyon dolardı.

    EİB’nin ihracatı 2018 yılının Ocak – Nisan döneminde yüzde 23’lük yükselişle 4 milyar 427 milyon dolar olurken, son bir yıllık ihracatı ise; yüzde 16’lık sıçramayla 12 milyar 668 milyon dolara yükseldi. Egeli ihracatçılar, 2018 yılı sonu için belirledikleri 13 milyar dolar ihracat rakamına koşar adım ilerliyor.

    Nisan ayında, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliğinin 10 tanesi ihracatını arttırırken 2 tanesi 2017 yılı Nisan ayı ihracat performansının gerisinde kaldı.

    Sanayi ürünleri yüzde 30, tarım ürünleri yüzde 22 arttı

    Nisan ayında; Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınan sanayi ürünleri ihracatı 2017 yılı Nisan ayına göre yüzde 30’luk artışla 470 milyon dolardan, 609 milyon dolara yükseldi. Tarım ürünleri ihracatı ise; yüzde 22’lik yükselişle 309 milyon dolardan 377 milyon dolara çıktı. Madencilik sektörünün ihracatı yüzde 5 artışla 80 milyon dolar olarak kayıtlara geçti.

    Hububat ihracatı iki aydır artış rekoru kırıyor

    Haşhaş tohumu ihracatında en önemli ihraç pazarı Hindistan’da yaşanan krizin aşılması sonrasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Mart ayından sonra Nisan ayında da yüzde 116’lık ihracat artış hızı yakaladı ve 44 milyon 767 bin dolarlık ihracat rakamıyla yeni bir rekora imza attı.

    Demir ihracatı zirveye abone oldu

    Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Nisan ayında gerçekleştirdiği 129 milyon 185 bin dolarlık ihracat rakamıyla 2018 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarından sonra Nisan ayında da zirvede yer aldı. Zirveye abone olan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 2017 yılı Nisan ayına göre yüzde 88 artış gösterdi.

    Hazırgiyim ihracatı 1.5 milyar dolara koşuyor

    Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2017 yılı Nisan ayına göre ihracatını yüzde 24 arttırarak 90 milyon dolardan, 112 milyon dolara çıkardı. EHKİB’in son 1 yıllık ihracatı ise; 1 milyar 354 milyon dolara çıktı. EHKİB 2018 yılı sonu için belirlediği 1.5 milyar dolar ihracat rakamına emin adımlarla ilerliyor.

    Su ürünleri ve Hayvansal mamuller ihracatı 1 milyar dolara koşuyor

    İhracatın yıldızlarından Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği ise; Nisan ayında yüzde 33’lük ihracat artış hızı yakaladı ve 87 milyon 645 bin dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği son 1 yıllık ihracatta 994 milyon dolar ihracat rakamına ulaştı ve Mayıs ayında 1 milyar dolar barajını geçeceğinin işaretini verdi.

    Maden ihracatı 80 milyon doları aştı

    Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin ihracatı 2017 yılı Nisan ayında 76 milyon dolar iken, 2018 yılı Nisan ayında yüzde 5’lik artışla 80 milyon 299 bin dolarlık yeraltı zenginliğini dünyanın dört bir tarafına ihraç etti.

    Kuru meyve ihracatı yüzde 13 arttı

    Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünleri çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirin yüzde 61’ini tek başına gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin Nisan ayı ihracatı yüzde 13’lük artışla 65 milyon 513 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Nisan ayın ihracatı ise, yüzde 30’luk artış hızıyla 56 milyon 201 bin dolar oldu.

    Nisan ayında Ege Tütün İhracatçıları Birliği 53 milyon 22 bin dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırırken, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 48 milyon 927 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    Zeytinyağı ihracatı düştü, Tekstil ve Deri ihracatı arttı

    Yaklaşık 1.5 yıldır ihracat rekorları kıran Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin ihracatı Nisan ayında yüzde 14’lük düşüşle 19 milyon 30 bin dolara inerken, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı yüzde 7’lik artışla 22 milyon 440 bin dolara, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracatı ise; yüzde 14’lük yükselişle 10 milyon 243 bin dolara çıktı.

    EİB’nin ihracatı Türkiye ortalamasının üzerinde artıyor

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2018 yılının ilk dört aylık döneminde ihracatta parlak bir tablo ortaya koyduğuna işaret eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, 2018 yılı için belirledikleri 13 milyar dolar ihracat hedefine koşar adım gittiklerini kaydetti.

    Türkiye’nin Nisan ayı ihracatının yüzde 15’lik artışla 13 milyar 548 milyon dolara çıktığına dikkati çeken Ünlütürk, “Nisan ayında EİB’nin ihracatı ise yüzde 25 artış gösterdi. 2018 yılının 4 aylık dönemine baktığımızda da Türkiye’nin ihracatı yüzde 14 artarken, EİB’nin ihracatı yüzde 23 artış kaydetti. Benzer performansı 2018 yılının kalan diliminde de gösterip Türkiye ihracatından aldığımız payı arttırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

  • Kediler Mozart’ı duyunca yemeğe koşuyor

    Samsun Büyükşehir Belediyesinde Güçten Düşmüş Hayvan Bakım Merkezinde kediler, yemeğe Mozart’ın Türk marşı bestesiyle davet ediliyor. Mozart’ı duyan kediler yemek verilecek alana akın ediyor.

    Sahipsiz sokak hayvanlarına kurduğu doğal yaşam alanında bakım hizmeti veren Samsun Büyükşehir Belediyesi Güçten Düşmüş Hayvan Bakım Merkezi, ilginç bir uygulama başlattı. Kedileri müzikle eğiten veteriner hekimler, hayvanları yemeğe Mozart’ın ’Turkish March’ bestesiyle davet ediyor.

    Sahipsiz ya da bakıma muhtaç hayvanların gözetim altına alınarak doğal yaşam alanında daha rahat yaşamaları amacıyla Güçten Düşmüş Hayvan Bakım Merkezini kuran Samsun Büyükşehir Belediyesi, 2013 yılından beri hizmet veriyor. Aşağı Avdan Mahallesi’ndeki 165 dönüm arazi üzerine kurulu merkezdeki kedi kasabası ise görenleri şaşkına çeviriyor.

    Türkiye’de benzeri olmayan doğal yaşam alanında, kediler için her türlü konfor sağlanılıyor. Oyun parkından, tek katlı ahşap barınaklara kadar çok sayıda imkana sahip bakımlı kediler büyük ilgi görüyor. Öğrencilerin ve hayvanseverlerin sık sık ziyaret ettiği kedi kasabasına yurt dışından da ilgi giderek artıyor. Çin’den gelen basın mensupları, merkezi ve sakinlerini çektikleri belgesellerle ülkelerinde tanıtıyor.

    Müziği duyunca görevliyi bekliyorlar

    Kasabada yaşayan 515 kediyi müzikle eğitme konusunda çalışmalara başlayan Güçten Düşmüş Hayvan Bakım Merkezi veteriner hekimleri, düzenli çaldıkları müzikle hayvanları gözlüyor. Yemek saatinde müzik tarihinin en büyük bestecilerinden Wolfgang Amadeus Mozart’ın dünya ünlü eseri Türk Marşı’ı (Turkish March) çalınıyor. Müziği duyup yemek saatinin geldiğini anlayan kediler, süratle toplanarak görevliyi bekliyor. Yemekleri alan görevliyi takip eden yüzlerce kedi, dağıtım yapılacağı konteynere birlikte gidiyor. Kaplara konulan yemekleri yiyen kediler, ardından oyun alanında vakit geçiyor.

    Veteriner Hekim Hande Yaman, kedilerin içgüdülerinin hassas ve kuvvetli olduğunu kaydetti. Uygulama ile başarılı sonuçlar aldıklarını dile getiren Yaman, “Kedi kasabamızda yemek dağıtımını, müzik eşliğinde yapıyoruz. Genel olarak zaten seçtiğimiz bir müziği çalıyorduk. Yemek saatinde ise onlara Mozart’ın Türk Marşı bestesini çalıyoruz. Bu müzik, kediler üzerinde ayrı bir etkiye neden oldu. Müziği duyan kediler, ikinci gün yemek alanına doğru yürümeye başladığını gördük. Bu da bize büyük mutluluk veriyor” diye konuştu.

    Kasabadaki kedilerin hepsinin kısır ve bakımlı oldukları bilgisini veren Veteriner Yaman, “Buraya getirilmelerinin ardından onları muayeneden geçirilip operasyona alınarak kısırlaştırıyoruz. Tedavileri bittikten sonra kasabamıza bırakıyoruz. Hepsi de sağlıklı ve bakımlıdır. Aynı durum köpeklerimiz için de geçerlidir. Alanımızda şuan 515 kedimiz, 520 köpeğimiz yaşıyor” dedi.

  • Balıkçılık sektörü 1 milyar dolar ihracata koşuyor

    Hava kargo ile ihracat Türk su ürünleri sektörünün ihracatında 7 yılda yüzde 10 paya ulaşınca dünya devi havayolu şirketleri Türk balığını indirimli fiyatlarla taşımak için sıraya girdi.

    Türk su ürünleri sektörü, Turkish Cargo ile İzmir-New York hava kargo seferleri koymaya hazırlanırken, Luftansa, Atlas Global ve Pegasus Havayolları kargo fiyatlarını düşürdü. Emirates Havayolları ve UPS ise Türkiye için rekabetçi fiyat vermeye hazırlanıyor.

    Türkiye’nin su ürünleri ihracatının yüzde 73’ünü üyelerinin gerçekleştirdiği Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, balıkçılığın başkenti Bodrum’da “Su Ürünleri Sektör Değerlendirme Toplantısı”nda bir araya geldi.

    Hava kargo ile taşıma seçenekleri artıyor

    Türkiye’nin su ürünleri ihracatında hava kargonun payının her geçen yıl artarak 2017 yılı sonunda toplam ihracatta yüzde 10 paya ulaştığını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan hava kargo ile ilgili yürüttükleri çalışmaları şöyle özetledi; “Turkish Cargo yeni uçaklar alıyor. Yeni destinasyonlar devreye girecek. İzmir – New York arasında hava kargo seferlerinin başlaması için görüşüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu seferler başlayacak. Bunun yanında Luftansa, Atlas Global ve Pegasus Havayolları kargo fiyatlarını düşürdü. Emirates ile toplantı yaptık. Türkiye planları olduğunu söylediler, UPS Türkiye için rekabetçi fiyat vermek istiyor. Hava kargo sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne ihracatımız 2013 yılında 11 milyon dolar iken 2017 yılında 35 milyon dolara yükseldi.”

    Su ürünleri sektörü 1 milyar dolar ihracat hedefliyor

    Türkiye’nin ihracatta yıldız sektörlerinden biri olan Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar ihracat hedefliyor. 2000 yılında 60 milyon dolar olan ihracatını her yıl düzenli olarak arttırarak 2017 yılında 856 milyon dolara yükselten Su Ürünleri Sektörü 2018 yılında 1 milyar dolar barajını geçmek için güçlerini birleştirdi.

    Su ürünleri yetiştiriciliğinin, en genç, en hızlı büyüyen ve en dinamik sektörlerden biri olduğunu bilgisini veren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Sinan Kızıltan, 2017 yılında ICCAT (Uluslararası Atlantik Okyanuslarını Koruma Komisyonu) Toplantısında Türkiye’nin orkinos kotasında artış olduğunu bu sayede 100 milyon dolarlık artış beklediklerini kaydetti.

    Alabalık için Avrupa Birliği’nden heyet geliyor

    Türk balıkçılık sektörünün Avrupa Birliği nezdindeki alabalık soruşturmasının olduğunu hatırlatan Kızıltan şöyle devam etti: “Yüzde 8.5 verginin kaldırılması için Nisan ayında Avrupa Birliği’nden heyet gelecek, firmaları ziyaret edecek. tezlerimizi kabul ettirirsek verginin kaldırılması ya da oranın düşmesi mümkün olacak.”

    Türk balıklarının Norveç somonundan üstün olduğu anlatılacak

    Türk balıkçılarının somon ile mücadelesini devam ettirdiği bilgisini paylaşan Kızıltan, “Norveç’in somon ile ilgili çok büyük propagandası var. TV’de, sinemalarda, bizim balıklardan daha üstün olduğu algısı yaratılmak isteniyor. Biz de buna karşı Türk balıklarının başta omega3 olmak üzere besinsel değerlerinin somunun gerisinde olmadığını paylaşan tanıtan kampanyalar yapacağız. Bilim adamlarından ve popüler isimlerden yararlanacağız” şeklinde konuştu.

    Atalay: “Su ürünleri sektörü tam bir başarı öyküsü”

    Türkiye’de su ürünleri sektörünün gelişimini başarı öyküsü olarak tanımlayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay, 2018 için ortaya konulan 1 milyar dolar ihracat hedefinin önemli bir rakam olduğunu kaydetti. Atalay, “Dikkat çekme açısından çok önemli. Türkiye’de 1 milyar dolar üzerinde ihracat yapan sektör 30’un altında. Dikkat çekici bir noktaya geldiğiniz için sorunların çözümü ve geniş kitlelere hitap etmek için çok önemli” dedi.

    130 bin tonluk deniz alanı açıldı

    2017 yılında büyük alabalık üretenlere 25 kuruş destek verdikleri ifade eden Atalay, balık üretim alanlarının artması için yaptıkları çalışmaları ise şöyle özetledi: “Samsun – Sinop arasında 30 bin ton yeni üretim alanı tespit ettik ve üretim başladı. Didim’de yaklaşık 40 bin tonluk üretim alanı açıldı. Mersin’de çalıştık 60 bin tonluk bir potansiyel açıldı, ön izinler verilme aşamasında 130 bin tonluk deniz alanı açıldı. Bu üretimin ihracata yansıması beklentimiz var.”

    İç tüketimi arttıracak tanıtım projelerine destek vermeye hazırız

    Türkiye’de su ürünlerinde iç tüketimi arttırmak için tanıtım projelerine kaynak bulunabilineceğini dile getiren Atalay, Türkiye’nin 81 milyonluk çok büyük bir ülke olduğunu kişi başı tüketimin 1 kg arttırılması halinde 81 bin ton tüketim artışı olacağını, tüketimin kişi başı 2 kg arttırılması halinde ise üretilen balığın yetmez hale geleceğini söyledi.

    Balık çiftliklerinin kiralamalarının 2011 yılından beri Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapıldığı bilgisini paylaşan Atalay, “Kiralama 2019 yılına kadar Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yapılacak. Sonrasında kiralama Özel İdare ve Büyükşehir Belediyelerine geçebilir. Bu konuda başvurularımızı yaptık kanun çıkmasını bekliyoruz. Bu kanunun çıkması için desteğinizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.

    Demir; “Dünya su ürünleri ihracatında payımızı yüzde 2-3’e çıkarmalıyız”

    Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir, Türkiye’nin dünya su ürünleri pazarında yüzde 1’in altında pay aldığını, bu payın yüzde 2-3’e çıkarmamız gerektiğini dile getirdi. Demir, “Su ürünlerinde dünya genelinde avlanma azalıyor, yetiştiricilik artıyor. Türk ihracatçılarımız çok yetenekli, ihracatımıza bu sektörün katkılarının artacağına inanıyoruz” dedi.

    Sektör Toplantıları ile ihracatçıların sorunlarını çözdüklerini ifade eden Demir, Ekonomi Bakanlığı olarak firmaları ziyaret ederek sorunlarını çözme yoluna gittiklerini bu ziyaretler sayesinde hem Ekonomi Bakanlığı’nın faaliyetlerini anlattıklarını, hem de sektörlerin faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olduklarını, saha çalışmasından çıkan sorunları ve sonuçları diğer bakanlıklara gönderdiklerini ve takip ettiklerini anlattı.

    “Devlet yardımlarında çok revizyonlar yaptık. gerek istenen belgelerin azaltılması, gerekse ödemelerin hızlandırılması yönünde son 1 yılda iyileştirmeler yapıldı” şeklinde konuşan Demir, “Su ürünleri sektörü protein kaynağı çok önemli bir sektör temel protein kaynağı olduğu için su ürünleri sektörünün deniz ürünleri sağlıklı ürünler olarak tüm dünyada revaçta. İhracat 1 milyar dolara yaklaşmış durumda. Ben Japonya’da görev yaptım. Su ürünlerini tanıma fırsatı buldum. Japonya su ürünleri tüketiminde başta geliyor. Biz de haftada 2 kez mutfakta tüketilirken, onlarda günde iki kez tüketiliyor. ICCAT’ta kota artması su ürünleri sektörü açısından çok önemli bir gelişme. Bu ihracatta bir ivme meydana getirecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

    “Su Ürünleri Sektör Değerlendirme Toplantısı”nda, Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Bir kurumda BİZ’i oluşturmada, takım kurmada, ekip olmada ve sinerjiyi arttırmada sağlıklı iletişimin ve uzlaşmanın önemi ile Yönetim becerisi ve liderlik” konulu sunum yaparken, Fütürist Alphan Manas ise; “Geleceğin Şirketleri ve Şirketlerin Sürdürülebilir Gelecek Senaryoları” başlıklı bir konuşma yaptı.

  • Çankaya zafere koşuyor

    Çankaya Belediyesinin bahar aylarında açacağı 74 bin metrekarelik Zafer Parkı’nda sona yaklaşıldı.

    Çankaya Belediyesi, 2017 yılında açtığı göz dolduran parklardan sonra açılacak yeni parkların çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Birlik Mahallesi 365 AVM yanında bulunan dev araziyi halkın kullanımı için parka dönüştüren Çankaya Belediyesi, çalışmalarda sona yaklaştı. Zafer Park, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in “Değerli arsalarımızı ranta açmıyor, halkımızın mutluluğu için park ve sosyal alanlara dönüştürüyoruz. Çünkü biz, doların yeşilini değil, ağacın yeşilini seviyoruz” ifadelerinin yeni bir örneği olacak. Çankaya’nın ve Ankara’nın en büyük parklarından biri olacak ’Zafer Parkı’nda çalışmalar yüzde seksen oranında tamamlandı.

    Baharda açılacak

    Geçtiğimiz yıl Lozanpark 3. etabı tamamlayarak “İsmet İnönü Parkı” adıyla halkın kullanımına sunan Çankaya Belediyesi, şimdi de Lozanpark 4. etap olarak geçen ve toplam alanı 74 bin 500 metrekareyi bulan “Zafer Parkı” hizmete sunacak. Yüzde 80 oranında yapımı tamamlanan parkta, çocuk oyun gurubu, spor sahaları, asfalt yürüme yolları, bisiklet yolları, güvenlik binası ve tuvaletler tamamlandı. 4 girişine konan tagları ve bin 384 metrekarelik biyolojik göleti de biten Zafer Park’ta eksiklerin giderilmesi için çalışmalar sürüyor. Bankların ve elektrik direklerinin yerlerine konması ve bitkisel düzenlemesinin tamamlanmasının ardından tamamlanacak Zafer Park, baharda yapılacak açılışla hizmete sunulacak.

    40 bin metrekare yeni yeşil alan

    Meydanı, kapalı ve açık bölümleri olan kafeteryası, büyük süs havuzu, 2 metre genişliğinde doğal deresi, bisiklet ve araç yollarının yanı sıra Atatürk ve İsmet İnönü’yü ay yıldızla birlikte betimleyen Lozan Anıtı ile halka hizmet vermeye devam eden “İsmet İnönü Parkı”nın yanında bulunan Zafer Parkı ise daha çok spor olanakları ile göz dolduracak. 2 adet basketbol sahasının yanı sıra voleybol ve tenis sahaları, kondisyon alanı ile soyunma odaları bulunan park, spor yapmak isteyenler için öncelikli olacak. Koşu yolu ile çocuklar için oyun alanlarının da bulunacağı ve Ankara’ya 40 bin 500 metrekare yeşil alan kazandıracak olan Zafer Parkı da tamamlanınca bölge her yaştan insanın tüm isteklerine cevap verecek nitelikte yaşam alanına dönüşmüş olacak.

  • Türk Franchise sektörü 50 milyar dolara koşuyor

    UFRAD Franchising Derneği Başkanı ve Dünya Franchise Konseyi Dönem Başkanı Dr. Mustafa Aydın, Türkiye’nin global markalar tarafından dikkatle izlenen bir ülke olduğunu belirterek, sektörün bu yıl 43 milyar dolar olan aktif ciro büyüklüğünün 2020 yılında 50 milyar dolara ulaşacağını söyledi.

    Bugün itibarıyla Türkiye’deki zincir işletmelerin sayısının 3 bin, bu işletmelere bağlı şube sayısının ise 60 bin olduğuna dikkat çeken UFRAD Franchising Derneği Başkanı ve Dünya Franchise Konseyi Dönem Başkanı Dr. Mustafa Aydın, 350 bin kişinin istihdam edildiğini söyledi. Aydın, “Franchise sektörü, ülkemizin yüzde 10,7 seviyesinde seyreden işsizlik sorununa çözüm bulmada çok önemli ve kritik işlev yükleniyor. Bugün itibarıyla 350 bin insanımızı istihdam ediyoruz. 175 Türk markası bir dünya markası olarak yurt dışında çok önemli başarılara imza atıyor. Hedefimiz dünya sahnesinde yer alan Türk markalarının sayısını 300’e çıkarmaktır” dedi.

    “Bu insanlar Türkiye’yi çok iyi izliyorlar”

    UFRAD Franchising Derneği Başkanlığı ile eş zamanlı olarak, Dünya Franchise Konseyi ve Asya Pasifik Franchise Konfederasyonu Dönem Başkanlığı görevlerini sürdürdüğünü de hatırlatan Mustafa Aydın, yurt içi ve yurt dışındaki tüm çalışmalarında Türkiye’deki yatırım fırsatlarını anlattığını vurguladı. Sektörün bugün itibarıyla kendi işinin patronu olmak isteyen en az 15 bin yeni girişimci aradığına dikkat çeken Aydın, sektörün yatırım fırsatları hakkında, “Türkiye, franchise sektöründe dünyanın en başarılı ülkelerinden biri. 10-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Bayim Olur Musun Franchising Fuarımız, dünyanın bu sektördeki en büyük üç buluşma noktası arasında yer alıyor. 500’e yakın markanın katıldığı fuarda; eğitimden gayrimenkule, bilişimden tekstile, gıdadan kozmetiğe kadar onlarca sektörden binlerce girişimciyi buluşturduk. Fuarımızla birlikte ev sahipliği yaptığımız Dünya Franchising Zirvesinde ise ABD’den Çin’e, Avusturalya’dan İngiltere’ye, Yeni Zelanda’dan Brezilya’ya kadar dünyanın dört bir yanından yüzlerce marka sahibi yatırımcılarla bir araya geldi. 44 ülkenin franchise derneklerinin başkanları ülkemize geldi. Onlara ülkemizdeki yatırım fırsatlarını anlattık. Bu insanlar Türkiye’yi çok iyi izliyorlar. Gerçekçi olmayan ve ön yargılı değerlendirmelerdeki hataları bizzat yaşayarak deneyimliyorlar” şekline aktardı.

    “Ülkemizin yurt dışında tanınması içinde önemli bir araç”

    1991 yılında kurulan UFRAD’ın başarısını kanıtlamış markaların dinamiklerini girişimcilere aktamak amacıyla çalıştığına dikkat çeken Mustafa Aydın, Türk yatırımcılarının markalaşmaya yönlendirilmesi ve yerli markaların teşvik edilerek uluslararası pazarlarda yer almasına hissedilir katkı sağladıklarını sözlerine ekledi. UFRAD bünyesinde 30’dan fazla sektörde franchise sistemini uyguladıklarını kaydeden Mustafa Aydın, şöyle devam etti:

    “Franchising markalaşmanın en üst noktasıdır. UFRAD, dünyanın en köklü franchising derneklerinden biri olarak 250’ye yakın uluslararası statüye sahip güçlü firmayı çatısı altında topluyor. Hem ülkemizde hem yurt dışında kaliteli hizmet anlayışıyla büyüyoruz. Hem markalarımıza kazandırıyor, hem de on binlerce yatırımcıya kendi işinin sahibi olma, yüz binlerce çalışana da iş imkanı veriyoruz. Markalarımız artık sadece hizmet ihracatında önemli bir oyuncu değil, Türk ekonomisinin kalkınması ve ülkemizin yurt dışında tanınması içinde önemli bir araç.”