Etiket: Koşullar

  • Aras EDAŞ ekipleri zorlu koşullar altında çalışmalarına devam ediyor

    Aras EDAŞ ekipleri zorlu koşullar altında çalışmalarına devam ediyor

    Doğu Anadolu Bölgesi’nde etkili olan yoğun kar yağışı ve fırtına nedeniyle kırsal alanlarda kar kalınlığı 2 metreye ulaştı. Abonelerin kesintisiz kaliteli hizmet alabilmesi için yoğun çaba sarf eden Aras EDAŞ ekipleri, diz boyu kar ve dondurucu soğukta görev yapıyor.

    Türkiye’nin doğusunda, kış aylarının çetin geçtiği 7 ilde enerji dağıtım hizmeti veren Aras EDAŞ ekipleri, son günlerde etkisini artıran kar yağışı nedeni ile zor şartlarda görev yapıyor. Mevsim koşulları nedeni ile enerji nakil hatlarında meydana gelen arızalara müdahale eden ekipler, amansız bir mücadele sergiliyor.

    Erzincan’da gelen ihbar üzerine olay yerine intikal eden arıza bakım onarım ekiplerinin aracı kara saplandı. Fırtınanın da etkisi ile hava sıcaklığının sıfırın altında 10 dereceye kadar düştüğü bölgede, ekipler uzun süre aracı saplandığı yerden kurtarmak için mücadele verdi. Yarım metreye varan kardan aracı çıkaran ekipler, ardından arızanın yaşandığı bölgeye geçerek görevini tamamladı.

    Kars ve Ardahan’da ise diz boyu karda yürümekte güçlük çeken ekipler, hedik giyerek zorlu yolları aştı. Teknolojinin yenik düştüğü sert arazi koşullarında görev yapan ekipler, saatlerce karda yürüyerek görev yerlerine ulaşıp arızayı giderdi.

    ARAS Elektrik Genel Müdürü Fikret Akbaş, “ Kış boyunca ekiplerimiz mesai mevhumu gözetmeksizin sorumluluk bölgemizde meydana gelecek elektrik arızaları ve kesintileri gidermek için teyakkuzdalar. Kar yağışının fazla olduğu bölgelerde fırtınanın da etkisi ile enerji nakil hatları ve direklerde yoğun buzlanma oluyor. Buzun ağırlığı ve fırtınanın şiddetine dayanamayan enerji nakil hatlarında arızalar meydana geliyor. Eğitim ve ekipmanları ile kış koşullarına her an hazır olan ekiplerimiz gelen ihbarları anında değerlendirerek görev yerlerine intikal ediyorlar. Ekiplerimiz sert arazi şartlarında görev yapıyor. Arıza yaşanan bölgelere bazen saatler süren zorlu bir mücadelenin ardından ulaşılıyor. Bölgemizin doğa ve kış şartları malumunuz ama bu koşullar bizim grevimizi yerine getirmemize mani olamaz” diye konuştu.

  • HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: ”Asgari ücretteki artış önemli olmakla birlikte yaşadığımız olağanüstü koşullar dikkate alındığında beklentileri karşılamamıştır”

    HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: ”Asgari ücretteki artış önemli olmakla birlikte yaşadığımız olağanüstü koşullar dikkate alındığında beklentileri karşılamamıştır”

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 2021 yılı için net 2 bin 825 TL olarak belirlenen asgari ücretteki artışın önemli ancak yeterli olmadığını belirterek, “Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek için kullanılması gereken temel bir sosyal politika aracı olan asgari ücretteki artış, önemli olmakla birlikte pandemi nedeniyle yaşadığımız olağanüstü koşullar dikkate alındığında beklentileri karşılamamıştır” dedi.

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, açıklanan asgari ücretle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, “2021 yılı için net 2.825,90 TL olarak belirlenen asgari ücretteki artış, enflasyonun üzerine denk gelen önemli ancak yeterli bir artış değildir. Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek için kullanılması gereken temel bir sosyal politika aracı olan asgari ücretteki artış önemli olmakla birlikte, pandemi nedeniyle yaşadığımız olağanüstü koşullar dikkate alındığında beklentileri ve asgari yaşam standardını karşılamaktan uzak kalmıştır” dedi.

    Arslan, asgari ücretin yaşam standardının ve gelir dağılımının önemli bir unsuru olduğunu, ücretlerin minimum düzeyini belirleme aracı olduğunu belirtti. Buna karşın Türkiye’de uygulanan asgari ücretin bir standart oluşturmaktan uzak bulunduğunu kaydeden Arslan, hükümetin çalışma hayatına yönelik aldığı önleme ve tedbirlere rağmen pandemi koşulları nedeniyle bazı sektörlerde çalışanların mağdur olduğu, iş ve gelir kaybı yaşadığı kritik bir süreç yaşandığını belirtti. Açlık ve yoksulluk araştırmalarında ortaya çıkan rakamlar dikkate alındığında yapılan artışın asgari ücretli bir ailenin yaşam şartlarının ne kadar zor olduğunu ortaya koyduğunun altını çizen Arslan, asgari ücret belirlenirken bu mağduriyetleri giderecek, çalışan ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşanmasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücret olmasının en büyük beklentileri olduğunu ifade etti. HAK- İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan açıklamasının devamında şunları belirtti:

    “HAK-İŞ olarak çalışanların yaklaşık yüzde 45’ini doğrudan ilgilendiren ve Türkiye’nin en büyük toplu iş sözleşmesi anlamına geldiğini düşündüğümüz asgari ücret konusunu iş birliği yapılması gereken konuların başında görüyor ve bunun gereğini yerine getirmek için de çalışıyoruz. İşçi kesimini temsilen komisyonda yer alan TÜRK-İŞ’in, HAK-İŞ ve DİSK’in görüşlerini de alarak işçi kesiminin tek ses olarak hareket etmesini çok önemsedik ve katkı verdik. 2021 yılı için geçerli olacak asgari ücret konusunda üç işçi konfederasyonu ortak açıklamada bulunarak, asgari ücretin ilkesel kriterlerini ve insan onuruna yaraşır bir seviyede belirlenmesi için talebimizi ilettik. Ancak gelinen noktada taleplerimizin tam olarak karşılanmadığını görüyoruz.”

    Asgari ücrete ilişkin başından beri dile getirdikleri taleplerini bir kez daha ifade etmek istediklerinin altını çizen Arslan, ”HAK-İŞ olarak asgari ücrete ilişkin başından beri dile getirdiğimiz taleplerimizi bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Asgari ücret Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç ve net olarak açıklanmalıdır. Asgari ücret belirlenirken yılsonunda gerçekleşen enflasyon oranları dikkate alınmalı ve bu oranın üzerine iyileştirme ve refah payı ilave edilmelidir. Konfederasyonumuz, gelir dağılımının adil bir şekilde gerçekleşmesine yönelik olarak bireylerin gelirlerine, harcamalarına ve servetlerine göre vergiye tabi tutulması konusundaki her türlü çalışmayı desteklemektedir. Bu çerçevede asgari ücretin üzerindeki vergi yükünün kaldırılmasını, ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısmının vergiden muaf olmasını talep etmekteyiz. Açıklanan rakam, konfederasyonlar tarafından geçen yıl başlatılan ve bu yıl devam ettirilen sürecin toplumun refahını sağlamak ve çalışanların gelir düzeyini artırmak için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. İşçilerin beklentilerinin tam olarak karşılandığı bir asgari ücret hayırlı olacaktır” değerlendirmesini yaptı.

  • Antmen: “Kontrolsüz Suriyeli Göçü Ve Ekonomik Koşullar Davaları Patlattı”

    Mersin Barosu Başkanı Alpay Antmen, hem ekonomik koşulların ağırlaşmasının hem de yüz binleri aşan kontrolsüz, kimliksiz en fazla Suriyeli göçü almasının Mersin’de ceza ve icra davalarını patlattığını söyledi.

    Mersin Barosu Başkanı Antmen, yaptığı açıklamada, Mersin’de son dönemde hukuki sorunların ve ihtilafların arttığını, bunun da Mersin Adliyesi’ne çok fazla iş yükü bindirdiğini belirtti. Mersin’in iyi yönetilmediğini, bunun bu kentte yaşayan herkesin suçu olduğunu öne süren Antmen, Türkiye’nin geneli itibariyle en çok Suriyeli misafir göçü alan kentin Mersin olduğuna dikkat çekti. Antmen, “Yüz binleri aşan rakamlarda kontrolsüz, kimliksiz, nasıl geçindiğini, daha sonra ne olacağını bilmediğimiz kişiler Mersin’de cirit atıyor. Akşamları Çamlıbel, Silifke Caddesi, Atatürk Parkı, hafta sonları ise Adnan Menderes Bulvarı, Mezitli artık Mersin’in dokusunu yansıtmayan ve Mersin’de yaşayan diğer insanları buradan uzaklaştıran bir yapıya sahip olmaya başladı. Bu çok önemli” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN HATALI SURİYE POLİTİKASI NEDENİYLE MERSİN’İN EKONOMİSİ BİTMİŞTİR”

    “Bu kentin iyi yönetilmesi lazım” diyen Antmen, Mersin’in trafik başta olmak üzere Suriyeliler sorunu ve ekonomik sorunları olduğuna işaret etti. Mersin’in daha sanayi kenti mi, turizm kenti mi olduğunun bile belli olmadığını dile getiren Antmen, “Akkuyu Nükleer Santrali’nden mi bahsedelim veya çevreyi kirleten sanayi yatırımlarından mı bahsedelim? Eğer burada turizm istiyorsanız, doğa istiyorsanız, buraya nükleer santral yapamazsınız. Bunların hepsi birbirini tetikliyor. Türkiye’nin hatalı Suriye politikası nedeniyle Mersin’in ekonomisi bitmiştir. Ne Irak ile ne Suriye ile artık ticaret yapamıyoruz. Burası bir liman. Yabancı ülkelerden gelecek malların karayoluyla Suriye’ye, Irak’a gönderilmesi gerekiyor. Bunu yapamıyoruz, çünkü Suriye bir bataklık” diye konuştu.

    “MERSİN’DE CEZA VE İCRA DAVALARI PATLADI”

    Mersin’de bir taraftan ekonomik koşulların ağırlaşması, bir taraftan yoğun Suriyeli göçü nedeniyle hukuki sorunların ve ihtilafların da arttığına dikkat çeken Antmen, “İnsanlar mutsuz. Evde kavga, sokakta kavga, aile içi şiddet artıyor. Onun dışında insanlar arasındaki uyuşmazlıklar artıyor ve bu adliyenin iş yükünü artırıyor. Mutsuz insan karşısındakileri de mutsuz eder ve ceza davaları patlıyor. Onun yanında zaten esnafımızda para kalmadı, ticarette iş yapılamıyor, sanayicimiz kan ağlıyor. Bu nedenle iş davaları arttı, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklar arttı. İcra davaları arttı. Çek-senet tahsil edilemiyor ve bu bir kartopu olarak, birbirini daha çok etkileyerek adliyede de büyük sıkıntı veriyor” ifadelerini kullandı.

    Şu an için Mersin Adliyesi’nin fiziki şartları iyi olduğunu, ancak özellikle icra daireleri için personelin yetersiz kaldığını kaydeden Antmen, “Ama mahkeme adedi, hakim ve savcı adedi anlamında iş yükünü karşılayacak durumda. Bu arada, hakim ve savcıların tam bağımsız olmaları, hiç kimseden emir, talimat, tavsiye almadan işlerini yapmalarını gerekiyor. Avrupa’da bir hakim ağır cezada yılda 30 dosyaya bakıyorsa, burada belki 600 dosyaya bakıyor. Biz hakim ve savcıları kendi hallerine bıraksak tayin ve terfi korkusuyla karar vermeyecekler. Hiç kimseden ürkmeyecekler. Gerçekten üzerlerine ne kadar yük yüklerseniz yaparlar ama yeter ki, rahat bırakalım onları” şeklinde konuştu.

    “BU KADAR BÜYÜK ÇEZAEVİ YAPILMASININ CEVABI POLİTİK”

    Tarsus ilçesine yapılmakta olan Türkiye’nin en büyük cezaevini de değerlendiren Antmen, suç ve suçlu olduğu sürece, suçlunun ıslah edilmesi için cezaevlerine ihtiyaç olduğunu vurguladı. “En büyük cezaevi Mersin’in imajını etkiyecek” kaygılarına değinen Antmen, şunları söyledi: “Niye bu kadar çok cezaevi var ya da niye bu kadar büyük cezaevleri yapılıyor? Onun cevabı da politik, toplumsal eğitim eksikliği ve aslında siyasi iktidarlar. Siyasi iktidarlar genel olarak buna çözüm bulmak zorunda. Tarsus’a bir bölge cezaevi yapılması Mersin’in imajı anlamında ‘Bu kadar çok suç mu işleniyor ki, bu kadar büyük cezaevi yapılıyor?’ diyebilirsiniz. Ama tutuklular hariç, hükümlüler Mersin’de yargılandıktan sonra Türkiye’nin her yerinde başka illere de gönderilebilir veya başka illerden de Mersin’e gelebilir.

    “TARSUS CEZAEVİNİN EN BÜYÜK EKSİĞİ KADIN HAPİSHANESİ OLMAMASI”

    “Tarsus’a yapılan cezaevinin en büyük eksiği, bir kadın hapishanesi olmaması” diyen Antmen, bunun kadın tutuklular açısından olumsuzluklar oluşturacağına işaret ederek, şöyle devam etti: “Siz eğer yargılama safhasında Mersin’de yargıladığınız bir kadını, Adana’nın Karataş ilçesinden 120-130 kilometre öteden getirirseniz, bu onun yorgun bir halde hakim karşısına çıkmasına ve kendisini iyi ifade edememesine neden olur. Bu doğru değil. SEGBİS ile elektronik ortamda dinlerseniz bu da olmaz. Çünkü yargılamada yüzyüzelik ilkesi vardır.”

    Toplumda, Tarsus’a bu kadar büyük cezaevi açılmasının ekonomiyi canlandıracağı yönünde bir beklenti de oluşturduğunu belirten Antmen, sözlerini şöyle tamamladı: “İnsanlar, ‘Cezaevi açıldığında buraya insanlar gelip gidecek, sanki bir cezaevi turizmi gibi bölgeye para akacak’ diye düşünüyor. Evet, ona da varız. Fakat bunlar devlet politikası olarak çözümlenmesi, önleyici suçla mücadelenin yapılarak cezaevlerini en az gerektirecek hale getirilmesi gerekiyor. Mesela Silivri Cezaevi gibi bir zindanın Türkiye’de olmaması lazımdı.”

  • Sözleşmeli Er Ve Erbaş Başvurusu İçin Gereken Koşullar Ve Belgeler Açıklandı

    Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı’na alınması planlanan sözleşmeli er başvurusu için gereken evrakları belirlenirken, 7 yıl ve üstü sözleşmeli erbaş ve er olarak görev yapanlara 79 bin 339 TL prim verileceği açıklandı.

    Gaziantep Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, sözleşmeli er için müracaat etmek isteyenlerin dilekçe, nüfus cüzdanı, vukuatlı aile nüfus örneği, öğrenim diploması (Tıpkı çekimi), nitelik belgesi, terhis belgesi (tıpkı çekimi), ehliyet ve bonservis (Tıpkı çekim), adli sicil kaydı, 12 adet vesikalık fotoğraf ve 3 adet güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması formu arkalı önlü alınacak çıktı ile başvuruda bulunabileceğini belirtildi.

    BAŞVURU ŞARTLARI

    Açıklamada, başvuru şartları da açıklandı. Müracaat edeceklerde aranan şartlarla ilgili bilgilerinde verildiği açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve erkek olmak, En az ilköğretim 8’inci sınıf yada yurt dışında dengi okul mezunu olması gerekiyor. 2015 yılı için düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 01 Ocak 1990 – 31 Aralık 1995 tarihleri arasında doğan kişiler, askeri okullardan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nden her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilmemiş olmamalıdır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde daha önce subay, astsubay, uzman jandarma veya uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er olarak istihdam edilmemiş olanlar, kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olması gerekiyor. Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlarından birisine çevrilmiş, genel af ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiş olsa dahi, taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan bir ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkum olmamak. Askerlik hizmetini yapmakta iken müracaat edenler için Birlik komutanlıklarından Nitelik Belgesi almış olmak. Boy ve kilo oranları uygun değerler içinde bulunmak. Yapılacak olan fiziki yeterlilik testi ve mülakatlarda başarılı olmak. Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak. Tüm sınavları geçen adaylar için TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine uygun olarak, sevk edildikleri askeri hastaneden “…sözleşmeli er olur” kararlı sağlık raporu almış olmak. Öğrenimini kendi adına yapmış olmak veya herhangi bir kurum veya kuruluşa karşı hizmet veya tazminat yükümlülüğü bulunmamaktır” denildi.

    SÖZLEŞMELİ ERBAŞ-ER MAAŞLARI

    Sözleşmeli erbaş ve erlerin maaşları da açıklandı. 1 hizmet yılı için sözleşme imzalayan komandolara 3 bin 765 TL, Hudut Birliği’nde görev alacak askerlere 3 bin 651 TL, diğer birliktekiler için ise 1 bin 144 TL maaş verilecek. 2 yıllık sözleşme için komandolara 3 bin 840 TL, Hudut Birliği için 3 bin 714 TL, diğer birlikler için 2 bin 207 TL verileceği, 3 yıllık sözleşmeli erbaş ve erlerden komandolar 3 bin 904 TL, hudut birliğindekiler için 3 bin 777 TL, diğer birlikler için 2 bin 271 TL maaş verilecek. 4 yıllık sözleşmeliler için ise maaşları komandolar için 3 bin 967 TL, Hudut birliği için 3 bin 840 TL, diğer birlikler için 2 bin 334 TL olarak belirlendi. 5 yıllık sözleşme için komandolara 4 bin 043 TL, hudut birliği için 3 bin 904 TL, diğer birlikler için 2 bin 397 TL maaş belirlendi. 6 yıllık hizmet için komandolara 4 bin 106 TL, hudut birliğinde görev alacaklara, 3 bin 967 TL, diğer birliklerde görev yapacaklara ise 2.460 TL maaş verilecek. 7 yıl ve üzeri sözleşme imzalayacak olanlardan komandolara 4 bin 182 TL, hudut birliğindekilere 4 bin 043 TL, diğer birliklerdekilere ise 2 bin 523 TL aylık ücret verilecek.”

    Açıklamada, sözleşme sonu alınacak ikramiyelerde ise 1 yıllık sözleşme sonu 8 bin 23 TL, 2 yıllık sözleşme sonunda 16 bin 46 TL, 3 yıllık sözleşme sonunda 31 bin 965 TL, 4 yıllık sözleşme sonunda 39 bin 861 TL, 5 yıllık sözleşme sonunda 47 bin 756 TL, 6 yıllık sözleşme sonunda 55 bin 562 TL, 7 yıl ve üzeri olanlarda ise 79 bin 339 TL olarak belirlendi.

    EK HAKLAR

    Askerlik hizmetini yerine getirmemiş olanlardan sözleşmeli er olarak 3 yıl süreyle görev yapanların, zorunlu askerlik hizmetini de yerine getirilmiş sayılacağı belirtildi. Sözleşmeli erbaş ve erlerden 3 yıllık görev süresini bitirerek 4’üncü hizmet yılına girenlerin K.K.K.lığının belirlediği esaslar dahilinde uzman erbaş veya astsubay olmak için müracaat edebileceği açıklanırken, sözleşmeli erbaş ve er olarak en az 7 hizmet yılını doldurarak ayrılanlardan nitelik belgesi olumlu olanlar, belirlenen şartları taşımaları halinde kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolara atanabilecekleri belirtildi. Kayıt ve mülakatların Gaziantep 5. Zirhlı Tugay komutanlığı General Hüseyin Ataman kışlası’na 25 Aralık Cuma Günü saat 09:00-16:00 arasında yapılacağı kaydedildi. Adaylar mülakat esnasında mekik, sınav, mekik koşusu branşlarından teste tabi tutulacakları hatırlatılarak, adayların mülakata spor kıyafetleri ile katılabilecekleri ifade edildi.