Etiket: Koruyor

  • Manisa’da kavgayı ayırmak isterken yaralanan polisin durumu ciddiyetini koruyor

    Manisa İl Emniyet Müdürü Fevzi Bilgiç, Alaşehir ilçesindeki kavgayla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığını, yaralanan polis memurununu ise hayati tehlikesinin devam ettiğini söyledi.

    Manisa’nın Alaşehir ilçesinde Roman iki aile arasında çıkan silahlı kavgada yaralanan 40 yaşındaki polis memuru Ramazan Yılmaz’ın Salihli Devlet Hastanesi’ndeki tedavisi sürüyor. Salihli Devlet Hastanesi’ne gelerek Başhekim Gökhan Gürsoy’dan yaralı polisin durumu hakkında bilgi alan Manisa İl Emniyet Müdürü Fevzi Bilgiç, daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulundu. Alaşehir ilçesindeki silahlı kavgada 2 kişinin hayatını kaybettiğini ve 1’i polis 3 kişinin yaralandığını ifade eden Bilgiç, olayla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığını söyledi. Olay yerine giden polis memuru Yılmaz’ın açılan ilk ateş sonucu yaralandığını belirten Bilgiç, “Polis memurumuz Salihli Devlet Hastanesi’nde başarılı bir ameliyat gerçekleştirildi. Ancak durumu kritik ve hayati tehlikesi devam ediyor. Yaralı polisimizin tedavisi yoğun bakımda devam edecek” dedi.

    Alaşehir ilçesine takviye ekipler gönderdiklerini dile getiren Bilgiç, “Bu saatten sonra olabilecek gelişmelere karşı gerekli çalışmalarımız yürüyecek” diye konuştu.

    Bilgiç, silahlı kavganın çıkış nedeni hakkında henüz bilgi edinemediklerini sözlerine ekledi.

  • Üretici fındığını gözü gibi koruyor

    2016 sezonu rekoltesi beklenilenin altında olunca fındık üreticisinde fiyat beklentisi yükseldi. Giresun serbest piyasasında fındığın ilerleyen günlerde 30 TL’ye yükseleceğini iddia eden üretici fındığını gece gündüz gözü gibi koruyor. Fındığını patozdan geçiren üretici kuruması için serdiği harmanın başında nöbetleşe yatıp kalkıyor.

    Harmandaki fındığı için nöbet tutan fındık üreticisi Okan Gürsoy, geçen yıllara göre topladıkları fındıkların 4’de 3’nün olmadığını belirterek, “Bu sezon verimli bir hasat geçmedi. Maalesef beklediğimiz fındığı alamadık, geçen yıllara göre çok daha düşük bir rekolte oldu. Onun içinse bu sene fındığın zirve bir fiyat beklentimiz var. Fındık fiyatlarının ilerleyen günlerde arz ve talebe göre 30 TL civarında olacağı yönünde iddialar var. Biz de bu umutla fındığımızı gece gündüz uyumadan nöbetleşe bir şekilde bekliyoruz” dedi.

    “Fındıkta zirve fiyat bekliyoruz”

    Giresun’da fındık üreticisinin fiyat beklentisi için bu sene zirve bir fiyat olacağını söyleyen Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan ise “Bu sene rekolte düşüklüğünden dolayı pazara inen fındık yok denecek kadar az. Önceden kamyonlarla gelen fındık artık taksi bagajlarında gelmeye başladı” ifadelerini kullandı.

    “Fındık az olduğu için üretici fındığı satmak istemiyor” diyen Karan,” 2 tonluk bahçeden 100 kilo fındık alan üretici fiyat yükselsin mantığı ile bekliyor. Şuan 14,5 TL’ye kadar fındık serbest piyasada alınmaya başlanıldı ama bu üreticiyi çok fazla memnun etmediği için pazara fındık getirmiyor. Yok denilecek kadar az olan fındığın ilerleyen zamanlarda zirve fiyat yapacağını düşünüyoruz. Bizim üreticiye çağrımız sadece kafasındaki fiyat oluşunca satsınlar, emanete fındık vermesinler” diye konuştu.

  • 17 yıldır süren acı tazeliğini koruyor

    17 Ağustos 1999 gecesi meydana gelen 7.4 şiddetindeki depremde yaşamını yitirenler, depremin merkez üssü Gölcük’te düzenlenen program ile anıldı.

    Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 depreminin acıları, aradan geçen 17 yıl içerisinde tazeliğinden hiçbir şey kaybetmedi. Depremi Gölcük’te yaşayan vatandaşlar, toplam 17 bin 480 kişinin hayatını kaybetmesine, 43 bin 953 kişinin yaralanmasına ve yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kalmasına sebep olan Marmara Depremi’nin, Türkiye’de deprem bilincinin artırılması adına bir ders olarak görülmesi gerektiğine inanıyor. Deprem bilincinin Türkiye’de yerleştirilmesi ve vatandaşların olası bir depreme karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Gölcük halkı, depreme hazırlıksız yakalanmanın bedelini çok ağır ödedi.

    17 Ağustos 1999 depreminde yaşamını yitirenlerin anılması amacıyla, depremin gerçekleştiği saat olan 03.02’de, Gölcük Kavaklı sahilinde bir anma programı düzenlendi. Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş ve Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı’nın katıldığı anma töreninde, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için önce Kur’an-ı Kerim okudu, daha sonra ise denize kırmızı karanfil attı.

    “Depremde ödediğimiz bedelleri ödemek istemiyoruz”

    Anma töreninde basın mensuplarına açıklama yapan Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, “Bu anma programları başta tüm şehitlerimizi anmaya vesile oluyor. Ama onun ötesinde de bundan sonraki yaşantımızı sürdüreceğimiz sistem içerisinde alınması gereken tedbirlerin alınarak, oluşacak bir sonraki depremde dün ödediğimiz bedelin, faturanın aynısını ödememek adına önlem ve tedbirlerin alınması ışığında bir anma etkinliği yapıyoruz. Bu dersleri alarak yarınımızı, geleceğimizi şekillendirmenin gayreti içerisindeyiz” dedi.

    “Deprem şehitlerini yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz”

    Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı ise, “Depremin üzerinden 17 yıl geçti. On yedinci yılında deprem şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum. Kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Acıları, hiç kuşku yok ki çok taze. Yüreğimizin derinliğinde hissediyoruz. Elbette 17 Ağustoslar ülkemiz için bir milattır. Çünkü bu ülkemizin çok önemli bir deprem merkezi olduğunun ve Gölcükümüzün de son derece büyük bir deprem kuşağı altında bulunduğunun bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

    “Zaman ilacı değil, zaman özlemi ve hasreti çoğaltıyor”

    Konuşmaların ardından Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Deprem Şehitleri Anıtı’na bir çelenk bıraktı. Çelenk bırakılmasının ardından depremde hayatını kaybeden vatandaşları anmak amacıyla denize kırmızı karanfiller bırakıldı. Depremde oğlunu kaybeden Emine Cebeci isimli vatandaş, “Aradan 17 yıl geçmesine rağmen bizim için daha dün gibi geliyor. Acısı, yarası, her şeyi hala tazeliğini koruyor. Bir insanın evlat kaybetmesi öyle kolay değil. Onu kolay büyütmüyorsun. Hani derler ya, ‘Zaman ilacıdır’ diye, zaman ilaç değil. Zaman sadece özlemini çoğaltıyor. Hasretini çoğaltıyor. Tek şey istiyoruz, bundan sonraki depremlerde en azından kimsenin bizlerin yaşadığını yaşamamasını istiyoruz. Bu günler bizim için sözün bittiği yer. Ben 17 yıl önce bu saatlerde oğlum ile birlikteydim” ifadelerini kullandı.

  • Ormanları Yırtıcı Böcekler Koruyor

    Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, çam ağaçlarına zarar veren çam kese böceğiyle biyolojik mücadeleye devam ediyor.

    Bursa Orman Bölge Müdürü Ahmet Köksal Coşkun, “Çam kese böceği ile biyolojik mücadele dahilinde 2005 yılından itibaren calasoma sycophanta lin isimli yırtıcı böcek laboratuvar ortamında üretilmeye başlandı. 2005-2016 yılları binlerce yırtıcı böcek ormanlara salındı. Biyolojik mücadele için Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nden getirilen 3 bin 500 adet ergin anaçtan Bursa Biyolojik Mücadele Laboratuvarı’nda 50 bin 900 adet calosomas sycophanta larvası üretildi. Bu larvalar Bursa Orman Bölge Müdürlüğü ormanlık alanlara salındı” denildi.

    Coşkun, 2016 yılında da 50 bin 900 adet böceğin ormanlara salındığını belirterek, “Çam kese böceğine karşı 2005 yıllarında Balıklı Tesisleri’nde kurulan Biyolojik Mücadele Laboratuvarı’nda üretilen böcekler ormana salınıyor. Calasoma sycophanta adlı böcek çam kese böceklerini yiyerek besleniyor. Böylece ormanlar biyolojik olarak korunuyor” diye konuştu.

  • Yaralı Teknikerin Sağlık Durumu Ciddiyetini Koruyor

    Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde bulunan Yaşmaklı Barajı çalışanlarına teröristlerin saldırısı sonucu yaralanan elektrik teknikerinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı.

    Giresun A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Tuncer Öztürk, yaralı elektrik teknikeri Adil Bülbül’ün sağlık durumu hakkında bilgi verdi. Öztürk, “Hastamızın sol göğüs kısmında bir kurşun giriş noktası vardı ve göğüs arka kısmından kurşun çıkmıştı. Bize geldiğinde durumu orta kötü vaziyetteydi. Göğüs cerrahisi ve kalp damar cerrahisinden arkadaşlar ile değerlendirdik. Tomografiden sonra acil operasyona aldık. Operasyondan batın ile akciğeri ayıran zarda kurşuna bağlı zedelenme olduğu ve buradan bol miktarda kanama olduğu gözüktü. Genel cerrahi uzmanımız da operasyona girdi, operasyondan akciğerin parankimi dediğimiz dokusunda çok bir zarar yoktu, diyafram dediğimiz zarı onardık. Göğüs tüpü ve diren takılarak operasyon sonlandırıldı” dedi.

    Hastanın ameliyattan sonra solunumunu kendi başına yapabildiğini belirten Opr. Dr. Öztürk, “Hastamız şu aşamada makinaya bağlı değil, kendi imkanları ile soluyabiliyor. Ameliyattan sonra genel durumu orta iyi diyebiliriz. İnşallah bir sıkıntı yaşamadan günlük hayatına geri dönecektir” ifadelerini kullandı.