Etiket: Koruyor

  • Teknofest İstanbul’un teknolojilerini yerli üretim koruyor

    Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, “Bu organizasyonun destekçileri ve paydaşları olan kurumlara baktığımızda bizim ürettiğimiz cihazları hiçbir sorun yaşamadan kullanılıyor. Kullanan kurumlarımızın tamamından bize elektrik kaynaklı sorunları ortadan kaldırdığımız için teşekkür ve tebrik geliyor. Duyulan bu güvenle, yerli üretim ve yerli teknoloji bu şekilde daha hızlı büyüyecektir” ifadelerini kullandı.

    Teknofest İstanbul, ‘Milli teknoloji hamlesi’ hedefleri doğrultusunda 20-23 Eylül’de İstanbul Yeni Havalimanı’nda yapılacak. Festivalin en önemli bölümünü 12 farklı kategoride düzenlenen teknoloji yarışmaları oluşturacak. Türkiye’nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali olan Teknofest İstanbul, Türkiye Teknoloji Takımı (T3 Vakfı) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek.

    Festival, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinde önemli rol oynayan kuruluşların destekleriyle düzenleniyor. Teknofest İstanbul’un teknoloji yarışmaları Aselsan, Baykar, İGA, İsbak, Roketsan, TAI, Türk Hava Yolları (THY), TÜBİTAK ve TÜRKSAT başta olmak üzere pek çok önemli kurumun desteğiyle düzenlenecek.

    Destekçilerin ve paydaşların teknolojilerini yerli üretim koruyor

    Teknoloji ve teknoloji üretiminin en önemli halkasını elektrik enerjisi üretiyor. Elektrik teknolojileri besleyip çalışmasını sağlamakla birlikte aşırı gerilim durumlarında tamamen zarar görmelerine de sebep oluyor. Teknolojiler geliştikçe hassaslaşıyor, elektrik enerjisi ise cihazlar için daha zararlı hale gelebiliyor.

    Yurttaş Holding’e ait yerli Trimbox markası ise teknoloji koruyucusu olarak burada devreye giriyor. Teknofest İstanbul destekçilerinin ve paydaşlarının teknolojilerini elektrikte ki aşırılıklara karşı koruculuğunu üstleniyor. Yüzde 95 oranında yerliliği ile Türkiye’nin orta-yüksek sınıfında TSE tarafından belgelendirilmiş ilk icadı olan cihaz ASELSAN tarafından görüntüleme sistemlerinde kullanılıyor. Özellikle sınır bölgelerinde kameralarda kullanılan cihaz, kameraları elektrikte meydana gelen aşırı gerilimlerden ve yıldırım düşmelerinden koruyor. Trimbox, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi’nde de özel cihazları korumakla sorumlu.

    İsbak ise yerli üretim aşırı gerilim sönümleyici cihazı “Akıllı Trafik Lambaları” ve “Sinyalizasyon” sistemlerinde kullanıyor.

    “Teknofest İstanbul en önemli organizasyon”

    Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş;”Teknofest İstanbul ülkemiz için gerekli bir organizasyondu. Teknoloji üretme konusunda yetenekli gençlerin önünü açacağı kesin. Milli teknoloji hamlesi adına atılan böyle adımlar yerli üreticileri de cesaretlenmektedir. Bizi en mutlu eden hadise bu organizasyonun destekçileri ve paydaşları olan kurumlara baktığımızda bizim ürettiğimiz cihazları hiçbir sorun yaşamadan kullanılıyor. Kullanan kurumlarımızın tamamından bize elektrik kaynaklı sorunları ortadan kaldırdığımız için teşekkür ve tebrik geliyor. Duyulan bu güvenle, yerli üretim ve yerli teknoloji bu şekilde daha hızlı büyüyecektir.” İfadelerini kullandı.

    Evren Yurttaş gençlere katma değerli bir ürün üretip üretmediklerini anlamaları için basit bir test uygulayabileceklerini belirtti.

    Yurttaş:”Örnek olarak Trimbox için bu testi uygularsak;

    Yerlilik oranı: Yüzde 95.

    Teknoloji Sınıfı: Orta Yüksek.

    Yenilik mi? : İncelemeli patentli.

    Kaliteli mi? : Türkiye’nin ilk TSE Belgeli icadı.

    Cari Açığı Engelliyor mu? Elektronik kartların aşırı gerilim sonucu yanması maliyeti yıllık 2 milyar dolar.

    Dünya Pazarı: 500 Milyar Dolar hacminde dünya pazarı.

    Marka Olabilme: Elektrik her yerde ihtiyaç olan Trimbox markasını dünyanın yüzde 70’inde tescillemiştir.

    Yönetmelik: İç tesisleri proje hazırlama yönetmeliğine göre, aşırı gerilim sönümleyici projelerde kullanılmak zorundadır.

    Çevreci mi? : Karbon salınımını engeller. Elektronik atık yönetmeliğine göre yanan elektronik kartlar çevreye atılmamalı ve toplama merkezlerinde toplanmalıdır. Trimbox elektronik kartların ömrünü kısa vadede yitirmesine engel olarak gerçek ömürlerine gitmesine yardımcı olur. Gençlerimiz bu maddelere göre hareket ederlerse katma değerli ürünler ortaya çıkarabilirler” İfadelerini kullandı.

  • Manisa’da üzüm bağlarını faydalı böcekler koruyor

    MANİSA (İHA) – Başta insan olmak üzere birçok canlıya zararı olduğu bilinen tarım ilaçlarının kullanımını azaltmak ve marka değeri yüksek katma değerli ürünler yetiştirmek amacıyla başlatılan proje kapsamında Manisa’da, sezon içerisinde toplamda 80 dekar alanda 35 milyon faydalı böcek salımı gerçekleştirildi. Proje sayesinde bağlarda salkım güvesine karşı yılda ortalama 6 defa ilaçlama yapılırken, faydalı böcek salımı ile herhangi bir ilaçlama yapılmadan bağların salkım güvesine karşı korunması sağlandı.

    Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve özel sektör işbirliği ile “Akıllı Böcek, Akıllı Çiftçi” sloganıyla yürütülen “Bağda Biyolojik Mücadele Temelli Entegre Mücadele Projesi” kapsamında, Manisa’nın Akhisar ilçesinde Tarla Günü etkinliği gerçekleştirildi. Beyoba Mahallesi’nde üreticilerle bir araya gelen Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, çiftçilere proje hakkında bilgi vererek, Manisa’da yaptıkları çalışmaları anlattı. Proje ile yüzde yüz yerel teknolojiyle üretilen faydalı böcekleri bağda çiftçilerin hizmetine sunarak, tarım ilaçları kullanım miktarını azaltmak ve ihracatın önünü açmayı amaçladıklarını belirten Özkan, “Projemiz, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Teknokent firmaları ile işbirliği çerçevesinde geliştirilmektedir. Projede, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden teknik destek alınmıştır. Çok sayıda araştırıcının uyum içerisinde çalıştığı proje ile Manisa’nın birçok ilçesinde (Akhisar, Alaşehir, Salihli ve Şehzadeler) bağlarda ana zararlı olan salkım güvesine karşı 7 kez faydalı böcek salımı gerçekleştirildi. Her bir salımda ortalama 60 bin adet faydalı böcek salımı gerçekleştirildi. Şu ana kadar dekara 420 bin adet faydalı böcek salımı gerçekleştirilmiştir. Bu sezon Manisa ilinde toplamda 80 dekar alanda 35 milyon faydalı böcek salımı gerçekleştirilmiştir. Bölgede bağ salkım güvesine karşı yılda ortalama altı ilaçlama yapılırken, proje kapsamında faydalı böcek salımı ile salkım güvesi için herhangi bir ilaçlama yapılmadan sorun önemli ölçüde çözülmüştür. Bölgede üzüm üretiminde tüm zararlılar için yıl boyunca yapılan ortalama 12 ilaçlama, faydalı böcek kullanımı ile 6’ya düşürülmüştür. Üniversite, kamu, üretici, tüketici ve özel sektör iş birliğine örnek olacak bu uygulama ile ülkemizde de tarım ilaçları kullanımının kademeli olarak azaltılarak gıda güvenliğinin sağlanabileceği gösterilmiştir” dedi.

    “Bilinçsiz ilaç kullanımı azalacak”

    Bilinçsiz ilaç kullanımının zararları hakkında konuşan Özkan, “Ülkemizde kullanımda olan tarım ilaçlarının; tamamına yakınının ithal olması, yoğun ve bilinçsiz kullanılma durumunda etkisizleşmesi, insan sağlığında kanser dahil birçok olumsuz etkileri, arılar ve kuşlar gibi hedef alınmayan sayısız canlıların toplu ölümlerine neden olması, ihracatta kalıntı nedeniyle ürünlerimizin geri dönmesi gibi olumsuzlukları, üreticileri biyolojik mücadele gibi daha çevreci uygulamaları kullanmaya zorunlu kılmaktadır. Türkiye’de Kayseri, Ankara, Kırıkkale, Afyonkarahisar, Niğde, Kahramanmaraş illerinde üzüm dahil birçok üründe salımları gerçekleştirilen faydalı böcek uygulamaları, toplumun farklı kesimlerince olumlu karşılanmaktadır. Projenin yaygınlaştırılmasıyla, üzümde dünya genelinde potansiyeli çok yüksek olan Manisa bağ alanlarında bilinçsiz ilaç kullanımı azalacak ve marka değeri yüksek katma değerli ürünler elde edilecektir. Önerilen bu çevreci uygulama; başta üreticilere olmak üzere, aracılara, ihracatçılara ve ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayabilecektir” ifadelerini kullandı.

    Etkinliğe Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk de katıldı.

  • MH370 gizemini koruyor

    Malezya hükümeti, 4 yıl önce Kuala Lumpur-Pekin seferini gerçekleştirdiği sırada kaybolan ve gizemi çözülemeyen MH370 uçağına ilişkin sonuç raporunu açıkladı. Rapor, uçağa üçüncü bir kişinin dışarıdan müdahale etmiş olabileceğini ortaya koydu.

    Malezya hükümeti, 8 Mart 2014 tarihinde kaybolan Malezya Havayollarına ait MH370 uçağı hakkında yeni bir açıklama yaptı. Başkentte açıklanan sonuç raporunda, uçağın kontrolünün üçüncü bir kişi tarafından ele geçirilmiş olabileceği ancak kim ya da kimler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğinin belirlenemediği kaydedildi. Kuala Lumpur-Pekin seferini gerçekleştirilen uçağa ne olduğuna ilişkin soruların yanıtsız kaldığı 495 sayfalık rapora göre, uçak havacılık tarihinin en büyük bilinmeyenleri arasında yer alıyor.

    Başkent Kuala Lumpur’da basın mensuplarına açıklama yapan Malezya hükümetinin MH370 olayını araştırmakla görevlendirdiği araştırma amiri Kok Soo Chon, “Sorular, ancak uçağın enkazı bulunduğu zaman kesinleşmiş olacak” dedi. Pilot ve mürettebatın geçmişinin de incelendiğini kaydeden Kok, pilot ve mürettebatın eğitimi ve akıl sağlığı konusunda herhangi bir şüphe bulunmadığını dile getirdi. “Olayın pilotlar tarafından gerçekleştirildiğine inanmıyoruz” diyen Kok, “Üçüncü bir tarafın yasalara aykırı bir şekilde uçağa müdahalesini de gözardı etmiyoruz” ifadesini kullandı.

    Kok, radyo ve telefon konuşmalarından anlaşıldığı üzere kaptan pilot ve yardımcı pilotun stresli ya da gergin olmadığının anlaşıldığını kaydetti.

    Malezya uçağı Pekin seferini gerçekleştirmek üzere Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’dan havalandıktan sonra gece saatlerinde radardan kaybolmuştu. Uçağın düştüğü ve enkazının Hint Okyanusu’nun güneyinde olduğu tahmin ediliyor. Arama çalışmaları henüz sonuç vermese de çeşitli sahillerde uçağa ait olduğu tespit edilen 27 enkaz parçası bulunmuş ancak cesetlere ise ulaşılamamıştı.

  • Limak Enerji Çevre Koruma Timi sahilleri de koruyor

    Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kapsamında, Mudanya merkez ve Kumyaka bölgesindeki kıyı alanını temizleme çalışması yürüten Limak Enerji Çevre Koruma Timi örnek projelerine devam ediyor.

    Limak Enerjinin, sosyal sorumluluk ruhu ile hayata geçirdiği çalışmalarından birisi olan ve dünyayı koru temasıyla düzenlenen çalışmaların sonuncusu Denizcilik Bayramı sürecinde gerçekleştirilmiş oldu. Sahil şeridini, temiz bir görünüme kavuşturan Limak Enerji çalışanlarından oluşan ve “Hayatı Aydınlatıyor, Çevreyi Temizliyoruz” sloganıyla yola çıkan gönüllü Çevre Koruma Timi, Mudanya merkez ve Kumyaka bölgesinde çalışmalarını gerçekleştirdi. Çevre Koruma Timi toplumda farkındalık oluşturacak bu çalışma ile tüm insanları çevreyi korumaya davet etti.

    Çevre Koruma Timi, sahil şeridinde yapılan temizleme çalışması ile toplanan çöpleri ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırdı ve geri dönüşümün önemine dikkat çekti. Günümüzün en önemli sorunlarından biri olan çevre kirliliğini önleme ve ekolojik dengenin korunması konusunda bilinç oluşturmaya çalışan Limak Enerji Çevre Koruma Timi, ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olduğunu ve denizlerin pek çok canlıya ev sahipliği yaptığını belirtti. Deniz kirliliğinin başka canlıların yaşam haklarının elinden alınması olduğunu söyleyen çalışanlar, çevrenin korunmasında her bireyin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

  • Hastaneden bebek kaçırma olayı bilinmezliğini koruyor

    Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde dün meydana gelen esrarengiz bebek kaçırma olayının ardından şimdiye kadar hiçbir açıklama yapılmazken Suriyeli bebeğin babası basın mensuplarına açıklama yapacağı sırada Devlet Hastanesi güvenlik birimleri tarafından açıklama yapmaması için zorla hastane içerisine götürüldü.

    Afyonkarahisar’da Suriye uyruklu bir vatandaşın bebeğinin kaçırılması olayı bilinmezliğini koruyor. Afyonkkarahisar’da yaşayan Suriye uyruklu Amir Zahlül Meeso (39) Ravva Zahlül Meeso (29) çiftinin dün dünyaya gelen Muhammed İbrahim ismindeki bebekleri hastane personeli kılığına giren bir kadın tarafından kaçırılmıştı. Kaçırılma olayının adından hastane yönetimi tarafından henüz bir açıklama yapılmazken, baba Amir Meeso, bu akşam basın mensuplarına hastane önünde açıklama yapacağı sırada hastane güvenlikçileri tarafından açıklama yapması engellendi. Basın mensuplarının ısrarına rağmen baba Meeso güvenlik ekipleri tarafından kolundan tutularak hastane içerisine götürüldü.

    Hastane personeli kılığında kaçırmış

    Öte yandan baba Amir Zahlül Meeso basın mensuplarına sözlü olarak verdiği açıklamada hastanede olayla yakından ilgisi bulunan 3 personelin ifadesinin alınması talebinde bulunduğunu bildirdi. Meeso, olayı takip eden basın mensuplarının yanlarında getirdiği tercüman yardımıyla yaptığı açıklamada, “Bizim bebeğimiz dün dünyaya geldi. Bugün ise işitme ve görme testi yapılmak için benimle birlikte bir hastane görevlisi testin yapılacağı yere kadar refakat etti. Daha sonra testlerimizi yaptırıp çocuğu emzirmek için tekrar annesine vererek eczaneye ilaç almaya gittim. O esnada eşimin ve bebeğin yanına gelen hastane personeli kıyafeti giyen bir kişi bir takım tetkikler yapılacağını söyleyerek almış götürmüş. Ben eczaneden geldikten sonra bir süre bekledim çocuğum gelmedi. Daha sonra oradaki sekretere ve hemşirelere sordum. Görmemişler. Daha sonra hastane yetkililerine ve polise bildirdi. Henüz çocuğumun kaçırılmasına ilişkin bir sonuca varılamadı. Hastaneden kulak ve göz taraması için göçtürülen doktorların ve refakat eden hemşirenin ifadesinin alınmasını talep ettim” dedi.