Etiket: Koruyor

  • ’Kadınlık Hormonu’ Kalbi Koruyor

    Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Haşmet Bardakçı, kadınlık hormonu ’östrojen’in kadınları menopoza kadar kalp ve damar hastalıklarından koruduğunu belirtti.

    Prof. Dr. Bardakçı, 8 Mart Dünya Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınlarda ’kalp sağlığına’ dikkat çekti.

    Prof. Dr. Bardakçı, genç yaşlarda ameliyat ettikleri hastaların ağırlıklı olarak ’kapak hastaları’, ancak menopoz sonrası yaşlarda ’koroner bypass’ın daha fazla olduğunu vurguladı. Menopoza kadar özellikle koroner arter hastalıkları konusunda kadınların, östrojen hormonunun koruması altında olduğunu ve bu nedenle erkeklerden daha şanslı olduklarını ifade eden Prof. Dr. Bardakçı, “Ancak menopoz sonrası riskler hızla eşitleniyor. Kalp hastalıkları gelişmiş ülkelerde, kadın ölümü sebepleri arasında ilk sırada, her yıl kansere bağlı ölümlerin tamamından daha fazla sayıda kadın kalp hastalıklarından yaşamını yitiriyor” dedi.

    Prof. Dr. Bardakçı, pozitif bakış açısı ve yaşamda sevginin olmasının da son derece önemli olduğunu dile getirdi.

    Menopoz sonrasında da sağlıklı kalp damarlarına sahip olabilmeleri için kadınların menopoz öncesi aşırı kilo almamaları gibi dikkat etmeleri gereken unsurlar olduğunu anlatan Prof. Dr. Bardakçı, şöyle devam etti:

    “Sigaradan uzak durmaları, kolesterol profillerini bilmeleri, varsa diyabet ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarını kontrol altında tutmaları son derece önemli. Bu dönemde kadınlara bol bol yürüyüş yapmalarını tavsiye ediyorum. Yürüyüş hem kalp damar sağlıklarını korumakta hem de menopoz sonrası kemik erimesini önlenmesinde son derece faydalıdır. Günümüzde genç kadınlarda sigara içiminde artış maalesef menopoz öncesi yaşlarda da kadınlarda koroner arter hastalığı ile sık karşılaşmamıza neden oluyor.”

    Kadınlarda kalp damar hastalıkları konusunda önemli bir noktanın da doğum kontrol hapları ile sigara etkileşimi olduğunu anlatan Prof. Dr. Bardakçı, doğum kontrol hapı kullanan kadınların sigara kullanan kesiminde kalp ve damar hastalıkları riskinin katlanarak arttığını söyledi.

    “AMELİYATTA ESTETİK KAYGIYA SON”

    Erken tanı ve doğru zamanda müdahalenin tüm hastalarda olduğu gibi kadın kalp ve damar hastalarında da son derece önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Bardakçı, “Kadınların erkeklerden farklı olarak tedavilerini ertelemelerinin bir nedeni de estetik kaygılar olabiliyor. Bu konuda tedavilerini ihmal etmemelerini öneriyoruz. Küçük gizli kesi ile göğsü açmadan yaptığımız kalp ameliyatları ve kesisiz varis tedavileri ile bu sorunları aşmış durumdayız” ifadesini kullandı.

  • Park Ve Bahçeler Müdürlüğü Yeşil Alanları Koruyor

    Kastamonu Belediyesi, şehirdeki yeşil alan miktarının korunması ve arttırılmasına yönelik olarak çalışmalarını sürdürüyor.

    Kastamonu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, hem mevcut yeşil alanların korunması hem de şehirde kişi başına düşen yeşil alan miktarını arttırmak için çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Yeşil alanlar şehir hayatının yoğun temposu içerisinde insanların soluk alabildikleri önemli ve doğal rehabilite alanları olarak ön plana çıkarken Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri de bu bilinçle şehir merkezindeki park ve bahçelerde çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Devlet Su İşleri (DSİ) önünde bulunan yeşil alanda çalışmalarını sürdüren Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri burada modern bir sulama sistemini faaliyete geçirmek üzere altyapı çalışmalarını gerçekleştiriyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte burada fıskiyeli sistem sulama tesisatı hizmet vermeye başlayacak. Ayrıca şehir estetiği açısından büyük önem arz eden unsurlardan birisi olarak da ciddi manada özen isteyen park, bahçe ve çevre düzenlemeleri çalışmalarına da devam eden Kastamonu Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, Göl Anadolu Öğretmen Lisesi ve Fen Lisesi önünde ağaç budama işlemlerini de gerçekleştirdi.

  • Kastamonu Belediyesi, Sokak Hayvanlarını Koruyor

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Kastamonu’da sokak hayvanları konusunda problemlerin büyük oranda çözüldüğünü söyledi.

    Hazreti Pir Şeyh Şa’ban-ı Veli Kültür Vakfı’nın organize ettiği İlim Hikmet Sofrası Sohbetleri programına konuşmacı olarak katılan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, sokak hayvanları konusunda Kastamonu’ya yapılan çalışmaları değerlendirdi.

    Babaş, “Geçtiğimiz günlerde bir yerde gördüm. İnsana da hayvana da değer veren belediyecilik. Bu kavram çok önemlidir. Ben göreve geldiğimde bir anket yaptırdım. Birinci sırada yol sorunu varsa ikinci sırada da sokak hayvanları sorunu vardı. Tabi bununla ilgili olarak hemen çalışmaları başlatmak gerekiyordu. Zaten yol sorununu yüzde 99 çözdük. Özellikle vatandaşlarımızdan bu konuda çok şikâyet alıyorduk. Vatandaşlarımız, ‘köpek saldırdı veya beni köpek ısırdı’ şeklinde şikayetlerle bize geliyorlardı. Biz büyük oranda bu problemi de çözdük. Geçici bakımevi yaptık. Orada 10 bin metrekare doğal yaşam alanı var. Geçenlerde de Orman ve Su İşleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu Kastamonu’ya geldiğinde de dedi ki; ‘Sen bu işi iyi yapmışsın. Sana ben destek vereyim, bu işi bölgesel olarak yap. Burayı pilot il yapalım ve bütün bölgeyi burada rehabilite et. Onun için de çalışmalar yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde daire başkanları ve ilgili müdürler de Bakanımız tarafından şehrimize gönderildi. İnşallah Kastamonu ilinin bütününü kapsayan bölgesel bir proje gerçekleştireceğiz” dedi.

  • D Vitamini Depresyondan Koruyor

    Diyetisyen Elif Bilgin, D vitamininin depresyona karşı etkili olduğunu söyledi.

    Bilgin, “Güneşe özlem duyduğumuz kış günlerinde vücudumuzun da özlem duyduğu vitamin D vitaminidir D vitamini gereksinmesini karşılamak için en iyi kaynak güneş ışınlarıdır. Gereksinmemizin yüzde 90’ı deride güneş ışınları aracılığı ile sentez edilir. Deride sentezlenen D vitamini (kolekalsiferol) kana geçer. Kas ve yağ dokusunda depolanır veya karaciğer ve böbreğe geçip, D vitaminin aktif şekline dönüşerek vücutta kullanılır. Vücudun D vitaminini depolama yeteneği önemlidir. Çünkü derideki sentezi sadece yaz aylarındadır. kışın güneşi her zaman görmek mümkün olmadığından ve güneş ışınları eğik geldiğinden, D vitamini oluşumu yetersizdir” dedi.

    Besinlerde yüzde 10 unu karşılayabildiğimiz D vitaminin kaynaklarının karaciğer, yumurta sarısı ve yağlı balıklar olduğunu anlatan Diyetisyen Elif Bilgin, “Özellikle yağlı balıkların dışında hiçbir besin kaynağı, normalin üzerinde tüketilmiş olsa bile, D vitamini gereksinmesini karşılayamaz. Morinaa balığı yağı ile somon, sardalya gibi yağlı balıklar en iyi kaynaklardır. Haftada 3-4 kez yağlı balık yemek yetişkin bireyin gereksinmesini karşılayabilir. Süt, yumurta, karaciğer gibi besinlerin normal tüketimiyle D vitamini gereksinmesi karşılanamaz.

    D vitamini yağda eriyen ve kemik sağlığı için gerekli olan bir vitamindir. En önemli özelliği İnce barsaklardan kalsiyumun emilmesini ve kemik yapımında kullanılmasını kontrol etmesidir. Yetersizliğinde büyüme çağındaki çocuklarda raşitizm (rikets), yetişkinlerde osteomalasia (kemiğin yumuşaması), ileriki yaşlarda osteoporoz oluşur. Bu durum kemik ağrıları ve deformitesine neden olur.

    D vitamininin diğer önemli özelliği ise pankreas bezinden insülin salgılanmasında düzenleyici olmasıdır. Eksikliğinde ise kilo vermemizi zorlaştıran insülin direnci meydana gelir. Her yaşta bireyin sağlığı için d vitamini seviyelerine baktırması ve uzman tavsiyesi ile D vitamini takviyesi alması gerekir” diye konuştu.

    Diyetisyen Elif Bilgin, D vitamini eksikliğinde görülen sağlık sorunlarını ise şöyle sıraladı;

    50 yaş üzeri kişiler, Sürekli kemik ve kas ağrısı şikayeti olanlar, Güneş görmeyenler(ofis çalışanları gibi), Bağırsaklardan yağ emilimi bozuk hastalar,Karaciğer hastalığı olanlar, mide ameliyatı olanlar, osteoporozlu hastaların (kemik erimesi olanlar), ihtiyaca göre d vitamini alması gerekir.

    Kronik hastalıklara karşı koruyucudur : D vitamini eksikliği olanlarda diyabet, kalp- damar hastalığı, hipoglisemi (şeker düşmesi) daha sık görülür. D vitamini bağışıklığı koruyup geliştirir. Eksikliğinde meme, rahim, barsak kanserleri gibi kanserlerin sıklığında artış olur.

    Kemik erimesini engeller : Kandaki kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda kalmasını sağlayarak kemik erimesini(osteoprozu)önler. Kemikleri ve dişleri güçlendirir. Çocuklarda D Vitamini ihtiyacı bu yüzden fazladır.

    Yorgunluğu azaltır: Kaslara güç verir. Eksikliğinde kas güçsüzlüğü ve ağrı olur. Devamlı yorgunluk ve vücudunda yaygın ağrısı olan hastalar mutlaka kanda D Vitamini düzeyine baktırmalıdır

    Kansere karşı koruyucudur: D Vitamini bazı kanserlerin (meme, prostat, kolon rektum kanseri) otoimmun hastalıkların, kalp hastalıkları ve diyabetin gelişimini önler.

    Depresyondan korur: D vitamininin de beyindeki serotonin üretimini etkileyerek bu oluşuma yardımcı olabileceği düşünülüyor. D vitamini ayrıca stres ve yorgunluk karşıtı etkisi bulunan magnezyumun emilimine de yardımcı oluyor. Yani D vitamini ruh durumuna iyi geliyor.

    Kalp dostudur: Damarlarda kan basıncını düzenleyerek tansiyonu dengeler.

    Her derde deva: Aldığımız D vitamininin yüzde 70’i deri tarafından kullanılıyor. Hücre yapısını yenileyen bu vitamin kolajen ve elastin üretiminde kullanılıyor ve cilde elastikiyet kazandırıyor. Ayrıca hücreleri güneş ışınlarının zararlarından koruyor. Saçların uzamasını hızlandırıyor.”

  • Sıcak Çikolata Kalp Hastalıklarından Koruyor!

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, sıcak çikolatanın kalp hastalıklarından koruduğunu söyledi. Kandıralı, yaptığı açıklamada, “Sıcak çikolata, Ruh halini iyileştirir ve kalp hastalıklarına karşı korur. Çikolata serotonin nörotransmitterinin üretimini arttırır, serotoninde ruh halini düzenleyen bir hormondur. Düşük serotonin seviyeleri depresyonla ilişkilidir. Kakao polifenollerden de zengin olduğu için hücreleri oksidatif hasara karşı korurlar. Oksidatif hasar HDL (iyi kolesterol )’yi düşürür bu da artmış kalp krizi riski ile ilişkildir. Ev yapımı bir sıcak çikolatanın 240 ml yaklaşık 195 kaloridir” diye konuştu.

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, sağlık için tüketilmesi gereken içecekleri ve yararlarını şöyle anlattı;

    Yeşil çay: Osteoporoz, kanser, kalp hastalığı ve diş çürükleri oluşum riskini azaltır. Yeşil çay zengin bir flavonoid ve polifenol konsantrasyonu içerir. Doğal antioksidan olduklarından hücreleri karsinojenlere karşı korurlar, vücutta serbest radikalleri nötralize ederek tümör büyümelerini engellerler. Ayrıca bu antioksidanlar kan damarlarını rahatlatıp, kan pıhtılarının oluşumunu engelleyerek kalp krizi ve felç oluşumunu karşı da vücudu korurlar. Florür içermesi sebebiyle dişleri güçlendirir, flavonoidler kemikleri güçlendirir, osteoporoz ve diş çürüklerini azaltır. Kalori içermez.

    Nane çayı: Antispazmodiktir (spazm çözücü). Krampları hafifletir, hazımsızlığı gidericidir. Kasları rahatlatır, ağrı ve kas sertlikleri ile mücadelede etkilidir. Sindirim sisteminden besinlerin hareketini kolaylaştırarak sindirime yardımcı olur. Kalori içermez.

    Yüzde 1 yağlı süt: Açlığı gidermeye yardımcıdır, osteoporoza karşı korur. Karbonhidrat, protein ve az miktarda yağ ile tüm besin öğelerini içerir. Sindirimi yavaştır ve uzundur, tokluk sağlar. Kan şekerini dengelemeye yardımcıdır, besinlere karşı oluşan aşırı isteği giderir. Kalsiyum için ideal bir kaynaktır. D vitamini de içerdiği için kalsiyum emilimi daha iyi sağlanabilir. Kalsiyum aynı zamanda vücut hücrelerini yağ yakımı için teşvik eder. Hedef kiloya ulaşmak ve korumak için az yağlı süt ve ürünleri tercih edilmelidir. 240 ml süt yaklaşık 120 kaloridir.

    Soya sütü: Çözünür lif ve soya proteini içerir, LDL (kötü kolesterol) ve trigliseridleri azaltmaya yardımcıdır. Kalp hastalık riskini azaltır. İnek sütü yerine tercih ediliyorsa kalsiyum, A ve D vitamini ile zenginleştirilmiş olanlar seçilmelidir. Soya fitoöstrojenler içerir, göğüs kanseri oluşum riskini arttırabilmektedir. Ailesinde kanser geçmişi olan veya daha önce geçirmiş olanlar soya sütü tüketmeden önce doktorunuza danışın. 240 ml soya sütü yaklaşık 81 kaloridir.

    Düşük sodyumlu domates suyu: Sayısız kansere karşı korur. İşlenmiş domates ürünleri bir antioksidan olan likopenin en zengin kaynaklarıdır. Likopenin akciğer, mide, kolorektal, yemek borusu, pankreas, ağız, meme ve rahim ağzı kanser oluşum risklerine karşı koruyucu özelliği vardır. Likopen aynı zamanda akciğer ve kalbi oksidatif hasara karşı korur, kardiyovasküler hastalık riskini azaltır. 180 ml domates suyu yaklaşık 31 kaloridir.

    Kızılcık suyu: Diş eti hastalıklarını önlemeye yardımcıdır. Araştırmalar kızılcıkta bulunan idrar yolları enfeksiyonlarına karşı savaşan antibakteriyel özelliklerin periodontal ( diş eti )hastalıklara karşı da koruyucu özellikte olduğunu göstermektedir. Meyve sularının şeker içeriklerinden ötürü günde 1 su bardağı ile sınırlandırılmaları gerekir. Etiketin %100 meyve suyu ibaresini bulundurması gerekir. 240 ml kızılcık suyu yaklaşık 140 kaloridir.

    Portakal suyu: Katarakt, kanser, doğum kusurlarıyla mücadelede ve bağışıklığı güçlendirmede etkilidir. Mükemmel bir C vitamini kaynağıdır, kuvvetli bir antioksidan olması ile çeşitli hastalıklara karşı özellikle katarakt ve akciğer kanseri gibi koruyucu özelliktedir. C vitamini hücreleri kanserli hale getiren oksidatif hasarı engeller. Bağışıklık hücre fonksiyonlarını geliştirerek enfeksiyonlara karşı güçlü bir şekilde savaşır. Portakal iyi bir folat kaynağı olduğundan fetüsleri nöral tüp defektlerine karşı korur. Kemiklerin korunması için ekstra fayda sağlamak için kalsiyumla zenginleştirilmiş portakal suları denenebilir. 240 ml portakal suyu yaklaşık 115 kaloridir.”