Etiket: Korucuları

  • Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu’ndan CHP’nin oturma eylemine tepki

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla başlattığı oturma eylemine tepki gösterdi. OHAL sisteminin terör örgütlerine karşı başlatılmış bir sistem olduğunu belirten Sözen, “Terör örgütleri de en büyük zararı biz şehit ailelerine ve gazilere vermişlerdir. CHP bu tutumuyla şehitlerimize, gazilerimize kurşun sıkan teröristlere çanak tutmuştur” dedi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, OHAL sisteminin terör örgütlerine karşı başlatıldığını ifade ederek, CHP’nin “OHAL değil demokrasi istiyoruz” sloganıyla başlattığı oturma eyleminin şehit ailelerini ve gazileri rencide ettiğini söyledi. Terör örgütlerinin en büyük zararı şehit ailelerine ve gazilere verdiğini dile getiren Sözen, “CHP bu tutumuyla şehitlerimize ve gazilerimize kurşun sıkan teröristlere çanak tutmuştur. Bu eylemleri hükümete ve Cumhurbaşkanımıza karşı yapılan eylemlerden ziyade biz şehit ailelerine karşı yapılmış eylemler olarak görüyoruz. Bu ülkede görevi, makamı, mevkii ne olursa olsun hiç kimsenin ama hiç kimsenin biz şehit ailelerini, gazilerini üzmeye, incitmeye hakkı yoktur. Kim bu ülkede terör örgütlerine direk veya dolaylı olarak destek verirse bizim nazarımızda şehit ailelerine ve gazilere düşmanlık yapmaktadırlar” diye konuştu.

    “Teröristlere karşı neden oturma eylemi yapmadınız?”

    OHAL sistemin vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya ve kollamaya yönelik olduğunu aktaran Sözen, şunları kaydetti:

    “Sadece teröristlere, teröristlere destek verenlere ve işbirlikçilerine karşı başlatılmış olan OHAL sistemi sizi neden bu kadar rahatsız etmektedir? 6- 7 Ekim olaylarında neden oturma eylemini yapmadınız? 15 Temmuz hain alçak FETÖ darbe girişiminden sonra neden oturma eylemleri yapmadınız? Çukur ve hendek olaylarında neden terör örgütlerine karşı oturma eylemleri yapmadınız? Her gün Doğu ve Güneydoğu da askerlerimiz, polislerimiz ve güvenlik korucularımız şehit olurken teröristlere karşı neden oturma eylemi başlatmadınız? Afrin’de Zeytin Dalı Harekatında askerlerimiz şehit olurken PYD ve YPG’ye karşı neden oturma eylemleri başlatmadınız? Devletimize karşı ve milletimize karşı içte ve dışta başta FETÖ terör örgütünden ve PKK terör örgütünden gelebilecek tehlikeleri bertaraf etmeye yöneliktir. Mevcut OHAL uygulaması vatandaşımızın asla günlük yaşamını kısıtlamamakta aksine vatandaşımızın huzur ve güven içerisinde hayatını sürdürmesine vesile olmaktadır. Ülkemiz FETÖ tehdidini henüz tamamen bertaraf etmiş değildir. Her gün kurum ve kuruluşlarımızda onlarca FETÖ mensubunun tutuklandığı, açığa alındığı ve ihraç edildiği bir ortamda FETÖ tehdidinin tamamen bittiğini söylemek hayalden ibarettir. FETÖ tehdidi ve PKK terör örgütü tehdidi tamamen ortadan kaldırılmadan OHAL sistemini kaldırmak, kaldırmayı istemek bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür. CHP, OHAL uygulamasına karşı oturma eylemlerini başlatarak terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmüş, terör örgütlerine çanak tutmuştur. CHP bu yanlış tavrından bu yanlış tutumundan derhal vazgeçmelidir. Aksi taktirde düşmanımız olan terör örgütlerine çanak tutan CHP’ye karşı biz şehit ailelerinin ve gazilerin yasalar çerçevesinde eylemlerimiz ve söylemlerimiz olacaktır. Buradan CHP’ye çağrı yapıyoruz; sizin yaptığınız bu hareketler şuanda sınır içinde veya sınır dışında terörle veya teröristlerle mücadele eden askerimizin, polisimizin ve güvenlik korucularımızın moral ve motivasyonunu bozmuş, adeta onları hayal kırıklığına uğratmıştır. CHP’nin başlatmış olduğu bu oturma eylemleri en az PKK terör örgütünün şehitlerimize ve gazilerimize sıktığı kurşunlar kadar yüreğimizi acıtmış, içimizi paramparça etmiştir. CHP bu tutumundan vazgeçmediği takdirde CHP’nin önünde oturma eylemleri, siyah çelenk bırakma başta olmak üzere bütün il ve ilçelerimizde şehit ailelerimiz ve gazilerimiz CHP’ye karşı bir tutum ve tavır takınacaklardır. CHP’yi teröre ve terör yandaşlarına destek anlamına gelecek bu oturma eylemlerini derhal sonuçlandırmaya, önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kuruluna gelecek OHAL sistemine destek vererek biz şehit aileleri ve gazilerden özür dilemeye davet ediyoruz. Aksi takdirde biz şehit aileleri ve gaziler ile CHP arasına telafisi mümkün olmayan kırgınlıklar ve küskünlükler meydana gelecektir. CHP’nin bu talihsiz tutumunu tekrar gözden geçirmeye davet ediyoruz.”

  • Kazada yaralanan güvenlik korucuları tedavi altına alındı

    Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde görevden dönen güvenlik korucularını taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu yaralanan 1’i ağır 17 korucu tedavi altına alındı.

    Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, “İlimiz Şemdinli ilçesi Derecik Jandarma Karakol Komutanlığına ait güvenlik korucuları Balkaya’da bulunan yol yapım inşaatının emniyet değişimine gittiği esnada içinde bulundukları ünimork aracın devrilmesi sonucu 17 güvenlik korucusu yaralanmış olup 1 tanesinin durumu ağır” denildi.

    Yaralıların Yüksekova ve Şemdinli Devlet Hastanelerinde tedavi altına alındığı bildirildi.

  • Şehit Aileleri, Gaziler ve Güvenlik Korucuları Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen:

    Şehit Aileleri, Gaziler ve Güvenlik Korucuları Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, Afrin’de 240 güvenlik korucusunun görevinin başında olduğunu belirterek, “Korucular, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti Afrin’deki Kürtlere katletmeye gelmiş’ yalanını çöpe atmıştır. Korucularımız da Kürt kökenlidir” dedi.

    Batman’ın Kozluk ilçesinde Güvenlik Korucuları Derneği’nin açılışı yapıldı. Dernek binasındaki açılışa, Vali Yardımcısı Mekan Çeviren, Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık, Şehit Aileleri, Gaziler ve Güvenlik Korucuları Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gaziler ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Güneydoğu Korucular Federasyonu Başkanı Seyithan Karadağ, Kozluk Güvenlik Korucuları Derneği Başkanı Hamdullah Ergider, güvenlik korucuları ve vatandaşlar katıldı.

    Derneğin açılışında konuşan Sözen, azılı ve hain terör örgütlerinin her gün askerin ve polisin yetişemediği yerlerde, köylere baskın yapmak suretiyle vatandaşları ve adı bile henüz konulmamış bebekleri katlettiğini belirtti. Kadınların katledildiğini, çocukların zorla dağa götürülmeye çalışıldığını anlatan Sözen, “Böyle bir ortamda biz güvenlik korucuları ya devletimizin yanında safımızı net bir şekilde belli edip bu hain alçakları püskürtecektik ya da birilerinin yaptığı gibi köylerimizi yurtlarımızı terk edip buralardan gidecektik. Şerefli ve onurlu güvenlik korucusu camiası olarak bütün Doğu ve Güneydoğu’da biz devletimizin yanında şehit olma pahasına, gazi olma pahasına dimdik durduk. Köylerde, okullarda bayrağımızın dalgalanması, ezanımızın susmaması, hizmetin aksamaması için koruculuğu tercih ettik. İyi ki de tercih etmişiz. İyi ki de vatanımızı bu hainlere, bu şuursuzlara bırakmamışız. Bu doğrultuda bin 800 şehit, 3 binin üzerinde gazi verdik. Çok zor şartlarda mücadele ettik” dedi.

    “PKK en büyük zararı bölge halkına verdi”

    PKK’nın Kürtlükle hiçbir alakasının olmadığını anlatan Sözen, “PKK terör örgütü dinsizdir, ateisttir. Bunlar kızlı-erkekli mağaralarda yaşayan, bizim örfümüze, adetimize uymayan bir yaşantı içerisinde olan dinsizler topluluğudur. Bunlar Kürt halkının düşmanıdır. Bunlar 40 yıldır en büyük zararı biz bölge halkına vermişlerdir. Kürt halkını savunan birileri burada bizim çoluk çoğumuzun cahil kalmaması için anasından, babasından, bacısından, kardeşinden kopup buraya gelen Şenay Aybüke öğretmenimizi katletmek küstahlığını gösterirler miydi? Bize gelen hizmetleri engellerler miydi? Lice’deki doktorumuzu öldürürler miydi? Bize gelen iş makinelerini yakarlar mıydı? Bunlar biz Kürtlerin baş belasıdırlar, en büyük zararı da biz Kürt halkına vermişlerdir. PKK terör örgütü ve Suriye’deki uzantıları ABD’nin, İsrail’in, Avrupa Birliği’nin ellerini yakmamak için kullandıkları birer maşadan ibarettirler. Günü geldiğinde bunları çöpe atıp gideceklerdir” diye konuştu.

    Korucuların sadece kendi köylerini korumakla kalmadığını da dile getiren Sözen, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Sur, Nusaybin, Cizre, Hakkari ve Şırnak’ta çukur ve hendek operasyonlarında korucularımız askerimizle omuz omuza, polisimizle omuz omuza bu mücadelenin en önemli yerinde yer almış şehit ve gaziler vermişlerdir. Bugün de askerimizle ve polisimizle beraber Afrin’de 240 tane güvenlik korucumuz görevlerinin başındadırlar. Orada da birilerinin dediği gibi, ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti Afrin’deki Kürtleri katletmeye gelmiş’ yalanını korucularımız çöpe atmıştır. Korucularımız Kürt kökenlidirler. Tam tersi oraya Kürtleri katletmeye değil, PKK’nın, YPG’nin, PYD’nin zulmü altında olan Kürt kökenli kardeşlerimizi, dindaşlarımızı, soydaşlarımızı kurtarmaya gelmişlerdir.”

  • Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen:

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, “Gün birlik günüdür, gün beraberlik ve kardeşlik günüdür, gün hep beraber ülkemize, devletimize, milletimize ve bayrağımıza sahip çıkma günüdür. Çünkü bizim bizden başka dostumuz yoktur. Bizim gidecek başka ülkemizde yoktur. Gelin hep beraber ülkemize sahip çıkalım.” dedi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, yazalı basın açıklaması yaptı. “Hiçbir darbe ve darbe girişimi hayırlı değildir, asla da tasvip edilemez. Fakat Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sinmiş hain ve alçak asker kılıklı darbecilerin yaptığı darbe girişimi sonrasında darbecilerin yaptıkları ve bundan sonraya yapmaya çalışacaklarını ele aldığımızda bu darbenin bir an önce yapılmış olması ülkemizin hayrına ve menfaatine olmuştur.” diyen Sözen, “Çünkü bu darbe esnasında darbeye katılan askerlerin, emniyet mensuplarının, hakim ve savcıların, diğer kritik görevde olan kamu görevlilerinin rütbeleri, unvanlarını ve konumlarına baktığımızda darbenin bir kaç yıl sonra yapılacak olmasını düşünmek dahi istemiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Sözen, şunları kaydetti:

    “Çünkü 15 Temmuz darbesi emir komuta zinciri içerisinde olmuş olsaydı, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları darbeden ve darbecilerden yana tavır almış olsaydı çok daha vahim sonuçlarla karşılaşabilirdik. Hatay’dan Van’a kadar 2. Ordu Komutanlığı sorumluluk sahası içerisinde şimdi Zeytin Dalı Operasyonunu yöneten 2. Ordu komutanımız, ( o zamanki Van Asayiş Kolordu komutanımız) Metin Temel Paşa dışındaki bütün general ve kurmay albayların darbeci olması ve darbecilerle beraber olması olayın vahametini bize gösteriyor. TSK içinde görev yapan birçok Korgeneral rütbesindeki darbecinin bir kaç yıl içinde Kuvvet Komutanı, Ordu Komutanı veya Genelkurmay Başkanı olduğunu düşünecek olursak ve olası bir darbenin emir komuta zinciri içinde yapıldığını düşünecek olursak Türkiye için bir felaket olurdu. Ya da 15 Temmuz sonrası PKK ile işbirliği içinde oldukları belirlenen bu generaller ve rütbeliler ile Fırat Kalkanı Harekatı ve şimdiki Zeytin Dalı Harekatı’nı yürütebilir miydik? Bu ihanetçiler ile Doğu ve Güneydoğudaki operasyonları yürütebilir miydik?”

    Sözen, “Yargıyı kuşatmaya çalışan bu FETÖ’cü yargıçlar bir kaç yıl içinde daha önemli görevlere gelip yargıyı tamamen kuşattıklarında, biz bu yargıçlarla terör örgütlerine, onların siyasi uzantılarına ve iş birlikçilerine karşı nasıl mücadele ederdik?” sorusunu yönelterek “Bu yargıçlar 17-25 Aralık’ta yaptığı gibi Sayın Cumhurbaşkanımızı yargılasalardı, Allah korusun gözaltına alıp yargılasalardı ne olacaktı? 15 Temmuz’da hemen hemen her yerde dik duruş gösteren valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin veya jandarma komutanlarının da FETÖ’cü olduğunu düşündüğümüzde darbeyi önlemede çok daha zorluklar çekecek, darbeyi bastırmak için çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalırdık. 15 Temmuz gecesinde Hükümete en büyük desteği veren MHP’nin başında bulunan Sayın Devlet Bahçeli olmasaydı, FETÖ’cüler önceden MHP’yi ele geçirip MHP’nin başına darbe yanlısı FETÖ’cü bir genel başkan getirmiş olsaydı, milliyetçi vatansever insanları darbe lehine sokağa dökmüş olsaydı ne olurdu? Türkiye olarak çok büyük bedeller ödemek zorunda kalır, darbe içinden çıkılmaz bir hal alırdı. Darbe bastırılmış olsa bile Türkiye’de iç savaş çıkar, kardeş kardeşi vurur, bunu bahane eden Avrupa Birliği ve ABD ülkemize müdahale eder, ülkemizi işgal eder, Irak ve Suriye’deki belalar, musibetler bizim başımıza gelir, ülke bölünür, param parça olurdu.” şeklinde cevap verdi.

    Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sözen, çözüm sürecinde güçlenen PKK ve onun Suriye’deki uzantısı PYD/YPG’ye bir iki yıl daha müdahale etmemiş olsaydık, bir sabah uyandığımızda Doğu’da Sivas’a kadar, Güney’de Mersin’e kadar işgal edilmiş bir ülke ile karşı karşıya kalabileceğimizi belirterek “Bunun gibi örnekleri çoğaltabileceğimiz kötü durumların olmaması, darbenin beklenenden önce yapılmasından kaynaklandığını söylemek mümkündür. Bunun için 15 Temmuz hain darbe girişimi için Hayırlı ( ! ) darbe ifadesini kullanmak doğru bir ifade şekildir.” ifadesini kullandı.

    Sözen, şunları kaydetti:

    “Peki, darbenin bütün olumsuz etkilerini üzerimizden atmış mıyız, bütün FETÖ’cüleri kurum ve kuruluşlarımızdan temizlemiş miyiz, FETÖ’nün bütün mali kaynaklarını kurutabilmiş miyiz? Kamudaki üst düzey FETÖ’cüleri tespit etmiş miyiz? Bu soruların cevabı elbette ki hayır. Nerdeyse kendi ülkemizde FETÖ asıl devlet olmuş, ülke olarak biz paralel devlet konumuna geçmiştik. FETÖ ülkemizin bundan sonraki en az 20 yılını ipotek altına almıştır. Önümüzdeki 20 yılda bu ülkeyi yönetmeye talip herkesi fişlemiş, herkesin mahrem bilgilerini eline almış, özel hayatlarını deşifre etmiş ve dış ülkelere ve onların istihbarat servislerine zamanı gelince kullanmak üzere servis etmiştir. Bizim böyle bir ortamda bu FETÖ’cülerin tamamen etkisinden kurtulmamız sanıldığı gibi kolay ve hızlı olmayacaktır. Bundan dolayı FETÖ ile mücadeleyi sadece bir kaç kişi ve kurumun insafına ve mücadelesine bırakmamamız lazım. Ordu, devlet, millet, bütün kurum ve kuruluşlar olarak el birliği ile gece gündüz bu hain yapı ile mücadele etmeliyiz. FETÖ hiçbir adım atmazsa bile biz bu mücadele hızımızla onları 20 yıl geriden takip ediyoruz. Bundan dolayı bütün siyasi partiler iç çekişmeleri bir tarafa bırakıp FETÖ’ye karşı daha etkin mücadele için kanunların daha etkin ve hızlı çıkarılması için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Hükümete destek vermeliler. Bu ortamda asla gevşeklik göstermemeliyiz. OHAL Kanununu uzun bir süre daha FETÖ ve diğer terör örgütlerine karşı etkin mücadele için uzatmalıyız. Duygusallığa asla yer vermemeliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık ifade ettiği gibi acırsak acınacak duruma düşeriz. Daha hızlı bir şekilde yargılanma süreçlerini tamamlayıp suçlulara hak ettikleri ağır cezalar vermeli, suçsuz masum insanların da normal yaşantılarına dönmelerini sağlamalıyız. Kişilerden ziyade bataklığı tamamen kurutacak tedbirler almalıyız. Ayaklarla elbette ilgileneceğiz. Ama başlar dururken ayaklar ile uğraşıp zaman kaybetmemeliyiz. Önemli ve kritik görevlerde görev alacak bütün üst düzey yöneticileri tekrar gözden geçirmeliyiz. Yıllarca makamını pozisyonunu koruyan dava adamı olmayıp rüzgara göre yön alan iki yüzlü yöneticilerden süratli bir şekilde kurtulmanın yollarına başvurmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Hükümet yetkililerinin etrafını örümcek ağı gibi örüp doğru bilgilerin zamanında ulaşmasını engelleyen, adeta kara perde görevi gören kişilerden süratli bir şekilde kurtulmanın yollarını hep beraber bulmalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımıza doğru ve önemli bilgileri söylemekten kaçınmamalıyız. Bunları söylemeyerek ülkemize kötülük ettiğimizi bilmeliyiz. Bu ve buna benzer tedbirleri almadığımız müddetçe bu mücadelede arpa boyu yol almamış, FETÖ ve benzeri örgütleri ülkemizin kaderi olmaktan çıkaramayacağız.”

  • Başkan Şehitoğlu, Kozluk Güvenlik Korucuları Derneğini ziyaret etti

    Siirt Şehit Yakınları ve Gazileri Derneği ile Güvenlik Korucuları Derneği Federasyon Başkanı İsmail Şehitoğlu, Yeni Seçilen Kozluk Güvenlik Korucuları Dernek Yöneticilerine hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

    Kozluk Diyarbakır Caddesi üzerinde bulunan Güvenlik Korucuları Dernek Binasında, yeni yönetimi ve Korucular Derneği Başkanlığına seçilen Hamdullah Ergider’i ziyaret eden İsmail Şehitoğlu, Güvenlik korucularının dernekleşmesinin önemine değinerek, Güvenlik korucularının daima birlik ve beraberlik içerisinde olması gerektiğini belirtti. Şehitoğlu, “Güvenlik korucuları özelikle terörle mücadelede daima kararlı ve tutarlı bir yol çizdiklerini biliyoruz. Her tülü operasyonda görev almış ve kendilerine verilen her tülü görevi hakkıyla yerine getirmiştir. Ben bu duygularla yeni yönetimi tebrik ederek, başarılar diliyorum” dedi.

    Yeni seçilen Dernek Başkanı Hamdullah Ergider de Federasyon Bakanı İsmail Şehitoğlu’na ziyaretinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek kendisine ve beraberinde bulunan federasyon yöneticilerine teşekkür etti.