Etiket: Korkutan

  • Sur’da Korkutan İşaretler

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, sokağa çıkma yasağının kısmen kaldırılmasının ardından bazı işyerlerinin kepenklerine atılan çarpı işaretleri paniğe nedene oldu.

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı 102 günün ardından dün kısmen kaldırıldı. Sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı ve operasyonların ise tamamen sona erdiği ilçede, güvenlik güçleri tarafından hemen her sokak başına konulan mevzi ve barikatların da kaldırıldığı görüldü.

    Giriş ve çıkışların polis kontrolünde yapıldığı ilçede, hemen her esnaf işyerini açarken, ara sokaklarda bulunan ve çatışmalar nedeniyle işyerleri zarar gören esnafın da dükkanlarını temizlediği görüldü.

    Gazi Caddesi’nin iç taraflarındaki hemen her dükkana kurşun isabet ettiği görülürken, yaklaşık üç buçuk ay aradan sonra iş yerlerini açabilen bazı esnaf, camlarına ’kiralıktır’ yazısı astı.

    BİRÇOK İŞ YERİNE YEŞİL RENKTE ÇARPI İŞARETİ ATILMIŞ

    Sokağa çıkma yasağının kısmen kaldırıldığı ilçede esnafın tedirgin bekleyişi sürüyor. Gazi Caddesi üzerinde bulunan birçok işyerine yeşil renkte çarpı işaretinin atılması dikkat çekti. Bazı işyeri sahipleri bunun kim ya da kimler tarafından yapıldığını bilmediklerini belirtirken, bazıları da zarar görmeyen işyerlerinin işaretlenmiş olabileceğini kaydetti.

  • 10 Katlı Otelde Korkutan Yangın

    İzmir’in Konak ilçesinde, 10 katlı otelin mutfak bölümünde yangın çıktı. Korkutan yangında ölen ya da yaralanan olmadı.

    Saat 17.00 sıralarında, Mürselpaşa Bulvarı’nda bulunan 10 katlı bir otelin mutfak bölümünde yangın çıktı. Çalışanların durumu itfaiyeye bildirmesi üzerine, yangın büyümeden söndürüldü. Yangında ölen ya da yaralanan olmazken, maddi hasar meydana geldi.

    Öte yandan, yangını görüp aracını durduran bazı vatandaşlar bir taraftan yangını izlerken, bir taraftan da cep telefonları ile yangını görüntüledi. Yangınla ilgili soruşturma açıldı.

  • Bodrum’da Korkutan Deprem

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde akşam saatlerinde 3.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü edinilen bilgiye göre, akşam saat 20.32’de 3.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Merkez üstü Pınarlıbelen köyü olan depremde ilk belirlemelere göre can ve mal kaybı olmadığı öğrenildi. Deprem çevre il ve ilçelerden de hissedildi.

  • Beyoğlu’ndaki Tarihi Hamamda Korkutan Yangın

    Beyoğlu’nda tarihi bir hamamda çıkan yangın paniğe neden oldu. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangını çevreye sıçramadan söndürdü.

    Yangın, saat 17.00 sıralarında Emekyemez Mahallesi Yolcu Hamam Sokak üzerinde bulunan tarihi Şifa Hamamı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hamamın kazanının patladığı öğrenildi. Patlamanın ardından çıkan yangına Beyoğlu ve Şişli belediyeleri ile Balat itfaiye grupları müdahale etti. Çıkan yangın çevrede paniğe neden olurken, tarihi hamam kısmen yanarak kullanılamaz hale geldi. İtfaiye ekipleri tarafından kontrol altına alınan yangın, çevreye sıçramadan söndürüldü.

    Çıkan yangın ile ilgili inceleme başlatıldı.

  • Kürtajda Korkutan Rakam

    Ülkede her yıl 100 bin bebeğin anne karnında yaşamlarına son verilerek dünyaya gelmesinin engellendiği, 250 bin gebeliğin de kendiliğinden düşük olarak gerçekleştiği belirtildi.

    Trabzon Sağlık İl Müdürü Uzm. Dr. Kemal Süleyman, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu ilin 2014 yılı verilerine göre 4,52 çocuk ile Şanlıurfa olduğunu ifade ederek Trabzon’un bu rakamın çok gerisinde kaldığını söyledi.

    EN DOĞURGAN İL ŞANLIURFA, EN AZ DOĞURGAN İL İSE EDİRNE

    Uzm. Dr. Süleyman, doğurganlık hızının en yüksek olduğu ilin Şanlıurfa, en düşük olan ilin ise Edirne olduğunu ifade ederek, “TÜİK verilerine göre ülkemizde toplam doğum sayısı 2014 yılında 1 milyon 337 bin 504 tür. İlimizde ise doğan bebek sayısı 9 bin 894 tür. Toplam doğurganlık hızı (bir kadının doğurgan olduğu dönem 15-49 yaş grubu boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı) 2014 yılında 2,17 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2,17 oldu. Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2014 yılında 4,52 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa ilini 4,23 çocuk ile Şırnak, 3,98 çocuk ile Ağrı ve 3,86 çocuk ile Siirt izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,47 çocuk ile Edirne oldu. Edirne ilini 1,55 çocuk ile Karabük, 1,56 çocuk ile Kırklareli, 1,57 çocuk ile Çanakkale ve Eskişehir izledi. Trabzon’da bu oran 1.83 olarak tespit edilmiş olup, bu durum nüfus artışının durduğu değer olan 2.0’ın altındadır ve nüfusun azaldığı anlamına gelmektedir” dedi.

    GEBELİKLERİN YÜZDE 5’İ İSTEYEREK DÜŞÜK

    Ülkedeki gebeliklerin yüzde 5’inin isteyerek düşük olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Süleyman, “Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre gebeliklerin yüzde 5’i isteyerek düşük, yüzde 14’ü de kendiliğinden düşük olarak tespit edilmiştir. Özellikle isteyerek düşüklerde kayıtlara girmeyenler de hesaba katıldığında bu oranın daha yüksek olduğu bir gerçektir. Yani her yıl yaklaşık 100 bin gebelik isteyerek sonlandırılmakta, 250 bin gebelik de kendiliğinden düşük olarak gerçekleşmektedir. Bir başka deyimle ülkemizde her yıl 100 bin bebeğin dünyaya gelişi, anne karnında yaşamlarına son verilerek engellenmektedir. İlimizde de yılda yaklaşık 500 gebelik isteyerek sonlandırılmaktadır. Tarihte en çok kayıp verdiğimiz 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminde Resmi raporlara göre, 17 bin 480 ölüm meydana gelmiş olup, bu rakam ülkemizde bir yıl içerisinde anne karnında yaşamına son verilen bebek sayısının beşte birinden azdır. Yani her yıl beş Marmara depremi kadar can, anne karnında isteyerek yok edilmektedir. Bu durum üzerinde durulması gereken çok önemli bir sorunudur ve bütün yönleri ile ele alınmalıdır. Çevredeki her yaştan çocuktan biyolojik olarak hiçbir farkı olmayan fetüs kutsallık atfedilen anne şefkatini, merhametini ve fedakarlığını, annenin vücudundan ayrılınca mı hak etmeye başlar. Fetus, döllenme anından itibaren yaşayan insanla aynı ahlaki konuma sahiptir. Örneğin Philip Devine, ’bebek öldürme’ ile ilgili kuralı örnek alarak bu görüşü savunur. Bu kural iki ilkeye dayanarak oluşturulmuştur: 1. bebek insan türüne aittir (tür ilkesi); 2. bebekler gelişme aşamaları sonunda düşünebilecek, konuşabilecek, sevebilecek ve adalet duygusuna sahip olabileceklerdir (potansiyalite ilkesi). Birinci ve ikinci ilkeler fetuslar için de doğru olduğundan döllenme anından itibaren korunmalı ve isteyerek düşük cinayet olarak tanımlanmalıdır” diye konuştu.