Etiket: Köprüsü’ne

  • Putin’in İnşa Ettiği Kırım Köprüsüne Türk Gemisi Çarptı

    Rusya’nın 2 yıl önce Ukrayna’dan ilhak ettiği Kırım’da, Rusya anakarası ile Kırım Yarımadası arasında inşa edilen ve Putin’in büyük önem verdiği köprünün ayaklarına Lira isimli bir Türk gemisi çarparak hasar verdi.

    Turkuaz Shipping firmasına ait Lira isimli Türk gemisi, Azak Denizi’ni Karadeniz’e bağlayan Kerç Boğazı’ndan geçtiği sırada Rusya anakarası ile Kırım Yarımadası arasında inşa edilen köprünün ayaklarına çarptı. Lira isimli yük gemisi, Cumartesi günü akşam saatlerinde meydana gelen olayda inşaat halindeki köprünün 2 numaralı desteğine çarptı. Çarpma sonucunda 80 numaralı destek ile yakınlarında bulunan 79 numaralı desteğin yanı sıra deniz fenerinde ve 2 destekte de hasar meydana geldi. Herhangi bir mürettebatın yaralanmadığı olayın ardından geminin önlem amacıyla Taganrog Limanı’na çekildiği ifade edildi.

    Kırım’ın ilhakından hemen sonra yapımına başlanan köprü ile Kırım Yarımadası ile Rusya anakarasının birbirine bağlanması amaçlanıyor. Geçiş köprüsü Rusya’nın Taman Yarımadası’ndan Kerç Boğazı üzerindeki Tuzla adasına 7 km, Tuzla adası üzerinde 6,5 km ve Tuzla’dan Kırım Yarımadası’na 5,5 km olmak üzere toplamda 19 km’den oluşacak.

    2018 yılında bitirilmesi planlanan köprüde geçtiğimiz günlerde incelemelerde bulunan Rusya Devlet Başkanı Putin, köprünün kendileri için hayati önem taşıdığını belirterek, inşaatın aksatılması durumunda sorumluların çok ağır şekilde cezalandırılacağını ifade etmişti.

  • Prof. Dr. Musa Duman: “Körfez Köprüsü’ne ‘Evliya Çelebi’ İsmi Yakışır”

    Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, yakın zamanda hizmete açılacak olan Körfez Köprüsü’ne ‘Evliya Çelebi’ isminin yakışacağını söyledi.

    Türkiye’de sokak ve yer isimleri üzerinden dilsel kültürümüzün yozlaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Duman, önemli sokak ve yer isimlerine milli tarihimizde yer edinmiş kişilerin isimlerinin verilmesinin doğru olduğunu belirtti.

    Özellikle Tanzimat sonrasındaki 100 yıllık süre içerisinde kültürel kodlarımızda bazı değişikliklerin yapıldığını bunun sonucunda da sokak ve yer isimlerinde gayrimilli bir durum oluştuğunu belirten Duman, “Türk kültür ve medeniyetinin izlerini taşımayan bu tür isimlerin aslında çok da boş isimler olmadığı, bu isimleri verenler tarafından biliniyor. Bu isimler mutlaka bir başka kültürün ve medeniyetin izlerini taşıyor, yani bilinçli çalışmalar yapılıyor. Şu anda hükümetimiz konunun hassasiyetinin farkında ve önemli yapılara isim verilirken milli isimler tercih ediliyor. Bu çok sevindirici bir gelişme. Örneğin ben de yapımı tamamlanmak üzere olan Körfez Köprüsü için ‘Evliya Çelebi’ isminin yakışabileceğini düşünüyorum” dedi.

    “EVLİYA ÇELEBİ’NİN DİLOVASI BÖLGESİNE AİT ÇOK GÜZEL BİR MENKIBESİ VAR”

    Körfez Köprüsü’ne Evliya Çelebi ismini yakıştırma sebebini açıklayan Prof. Dr. Duman, “Evliya Çelebi, Körfez Bursa ziyaretine giderken Marmara Denizi’nde 5-6 kişilik arkadaş grubuyla beraber filika ile Bandırma’ya geçiyor. Şuan tam olarak Körfez Köprüsü’nün yapıldığı Dilovası olarak bildiğimiz bölgede çok güzel bir menkıbe anlatıyor. Orada o yıllar geçiş için kullanılan bölgeye bir Derviş gelmiş ve geçiş yapmak istemiş fakat kayıkçı parası olmadığı için dervişi kayığa almıyor. Kayık hareket etmeye başladığında derviş eteğine aldığı topraklarla kayığın peşinden denize avuç avuç toprak atarak kayığı takip ediyor. Kayık gittikçe kara adeta denize doğru uzamaya başlıyor. Kayıkçı: ‘Aman yapma, kara dolarsa ekmeğimizden oluruz, gel seni kayığa alalım da kurtulalım’ diyerek o dervişi karşıya geçiriyor. Böylece Dilovası’nın o uzayan parçası oluşmuş oluyor. Evliya Çelebi böyle bir menkıbe ile o bölgeyi güzelleştirmiştir. Bu yüzden ismi Körfez Köprüsü’ne yakışır diye düşünüyorum” diye konuştu.

    Türkiye’de doğup büyümüş, yıllarca Türkçe eğitim almış kişilerin meydana çıkardığı özel işyeri ve yapıları isimlendirirken Milli değerlere hitap edilmemesinin bilgisizlik değil bilinçsizlik olarak nitelendirilebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Musa Duman, “Vakıflar, dernekler ve kültürel kuruluşlarımız var. Bunlar aracılığıyla yine TDK’nın önderliğinde bilinçlendirme çalışmaları yapılabilir. Bu ülkede 15-20 yıl boyunca eğitim alan herkes Türkçe eğitim alarak Türk dili ile ilgili bilgiler öğreniyor. Fakat bir iş yeri açma durumu olduğunda işyerlerine yabancı bir isim koyuyorlarsa burada bir bilinçsizlik durumu var demektir. Toplumumuzu bilinçlendirecek ve görünür kılacak çalışmalar yapmak lazım. İşte bu açıdan işyeri isimleri önemli” açıklamalarında bulundu.