Etiket: Köprüsü

  • Boğaz Köprüsü Ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin En Büyük Viyadüğünde Çalışmalar Tamamlandı

    Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin en büyük viyadüklerinden biri olan viyadük 16’da çalışmalar tamamlandı. Son bir aydaki çalışmalarda 5 ve 9 numaralı viyadüklerde de çalışmalar sona erdi. 3. Boğaz Köprüsü’nün taşıma sistemlerinden sonuncusu olan askı kablolarının dev parçaları ise Çin’den Türkiye’ye getirilmeye başlandı.

    ICA’nın hayata geçirdiği 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi son sürat devam ediyor. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin en büyük viyadüklerinden biri olan viyadük 16’da çalışmalar tamamlandı. 900 metre uzunluğunda, 43 ayaklı, 57 m maksimum ayak yüksekliğine sahip viyadük 16’nın yanı sıra son bir aydaki çalışmalarda 5 ve 9 numaralı viyadüklerde de çalışmalar sona erdi.

    Uzunluğu 900 metreyi aşan viyadük 16’nın genişliği 44 metre. Bir tarafta 21, diğer yanda 22 olmak üzere 43 ayaktan oluşuyor ve Avrupa bölümünde köprü çıkışından sonraki 4. geçiş viyadüğü olma özelliğini taşıyor. Daha önce tamamlanan viyadüklerle birlikte projede yer alan 6’sı tek, 29’u çift kollu olmak üzere toplam 35 viyadükten 25’i tamamlandı. Tamamlanan son 3 viyadükle, 13.5 kilometre uzunluğundaki viyadük inşaatının yaklaşık 8 kilometrelik kısmı bitti.

    ASKI KABLOLARI ÇİN’DEN TÜRKİYE’YE GETİRİLMEYE BAŞLANDI

    3. Boğaz Köprüsü’nün taşıma sistemlerinden sonuncusu olan askı kablolarının dev parçaları, büyük bir operasyonla Çin’den Türkiye’ye getirilmeye başlandı. Lojistik operasyonda Rus yapımı dev Antonov uçağı kullanıldı. 106 tonluk ilk bölüm, özel olarak tasarlanan sistem sayesinde havayolu Rus yapımı dev Antonov uçağıyla iki gün içinde Çin’den İstanbul’daki inşaat sahasına ulaştırıldı. Güney Kore’de tasarlanan ve Çin’de üretilen askı kabloları, köprü inşaatında iki yakayı birbirine bağlayacak olan son tabliyeleri taşıma görevini yapacak.

    Öte yandan, ICA’nın hayata geçirdiği 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) raporu konusunda dünyada kabul gören danışmanlık firması AECOM tarafından hazırlanmıştı. Bu kapsamda AECOM heyeti 3.Köprü ve Otoyol güzergahında gelinen aşamaları periyodik olarak incelemeyi sürdürüyor. ÇSED raporunda var olan başlıklarla ilgili proje 3 aylık periyotlarla denetleyerek, ÇSED sürecinde belirlenmiş olan ÇSAP’a (Çevresel ve Sosyal Aksiyon Planı) uyumlu çalışılıp çalışmadığı denetliyor ve raporlama yapıyor. Köprü ve Otoyol proje sahasını gezen heyet, incelemede bulundu.

  • “Şehir- İnsan Medeniyet Köprüsü, Örnek Kişilikler Projesi”

    Şehir-İnsan Medeniyet Köprüsü, Örnek Kişilikler Projesi’ kapsamında Kilis’te, Ali Fuad Başgil ve Mahir İz’in anlatılacağı bildirildi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof. Haluk Dursun tarafından başlatılan “Şehir- İnsan Medeniyet Köprüsü, Örnek Kişilikler Projesi” kapsamında Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ve Kilis 7 Aralık Üniversitesi iş birliğinde Ali Fuad Başgil ve Mahir İz anlatılacak. Yarın saat 14.00’te üniversite Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılacak konferansla rol model kişiliklerin gençlerle buluşturması amaçlanıyor.

    Şehir- İnsan Medeniyet Köprüsü Örnek Kişilikler Projesi, ile değerlerin hatırlatılması ve anlatılmasına katkı sağlanması da hedefleniyor.

    Medeniyetin izdüşümlerinin sadece mimari ve kültürel varlıklar bakımından değil, aynı zamanda insan unsuru üzerinden anlatılması gerektiğinden yola çıkılarak hazırlanan proje, şehir ve insan olmak üzere 2 ayrı koldan yürütülüyor

  • Körfez Köprüsü Kuş Bakışı Böyle Görüntülendi

    İstanbul-İzmir Otoyolu’nda her geçen gün yeni ilerlemeler kaydedilirken, Körfez Köprüsü’nde de çalışmalar son aşamaya geldi. Gökyüzünden kaydedilen fotoğrafta ise köprü bir gerdanlığı andırıyor.

    İstanbul-İzmir Otobanı’nın Bursa etabının 2016 yılı içinde hizmete girmesi beklenirken, Bursalı gazeteci Kenan Sertalp gökyüzünden asma köprüyü görüntüledi. Kuş bakışı kaydedilen fotoğrafta köprünün gerdanlığı takılmış ve tabliyeleri döşenmeye başlamış.

    Özellikle tatil dönüşlerinde yaşanan feribot için kilometrelerce kuyruk bekleme ya da karadan 100 kilometre fazladan yapmak tarihe karışacak. Toplam 433 kilometre uzunluğundaki projenin yüzde 50’lik bölümü tamamlandı. Proje bittiğinde İstanbul-İzmir arası 3 saatten az olacak. Yılda 650 milyon dolarlık bir tasarruf da sağlanması planlanıyor.

    İstanbul’dan yola çıkıp, otoyolun tamamını kullanarak İzmir’e gitmek isteyenler için ücret aslında sözleşmede 35 dolar olar belirlendi. Ancak İstanbul’dan Bursa’ya, Manisa’ya, Balıkesir’e ne kadar olacağı vatandaşlar tarafından da merakla bekleniyor.

  • ATO, Endonezya İle Ticaret Köprüsü Kuruyor

    Adana Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe, Endonezya ile Türkiye arasındaki ticaret ve yatırımın istenilen noktada olmadığına dikkat çekerek, “Üretim ve yatırım avantajlarımızın en kısa zamanda ticarete yansımasını sağlamalıyız” dedi.

    Endonezya Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Wardana ve Ticaretten Sorumlu Müsteşar Fahmi Arisinnaya, ATO’yu ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Atila Menevşe ve Başkan Yardımcısı Mehmet Şahbaz ile görüştüler. Ziyaret sırasında konuşan Büyükelçi Wardana, Türkiye ile Endonezya arasındaki 2.8 milyar dolarlık ticaret hacminin iki ülkenin potansiyelinin oldukça altında kaldığını söyledi. Hedeflerinin 10 milyar dolar olduğunu ifade eden Büyükelçi Wardana, “Türkiye’nin çeşitli illerine benzer ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Ancak Adana’nın üretim potansiyeli oldukça yüksek. En kısa zamanda karşılıklı işbirliğini artırmaya yönelik projeler üretmeliyiz. Önümüzdeki günlerde Türkiye’ye karşılıklı ticaretin geliştirilmesine yönelik çalışma yapmak üzere bir heyetimiz gelecek. Hangi alanlarda yatırım yapılabileceğine ilişkin ilgili kuruluşların temsilcileriyle bir araya gelinecek. Bu çalışmada, Adana Ticaret Odası temsilcilerinin de yer almasını istiyoruz. Çünkü gerek Adana’nın tekstil, makina, gıda ve tarım ürünleri gibi öne çıkan sektörleri var ve bunun mutlaka ticaret rakamlarına yansıması gerektiğini düşünüyoruz” diye konuştu.

    ATO Başkanı Menevşe de Adana’nın, yatırım avantajları, ulaşım ağı ve üretim çeşidiyle bir çok alanda artıları bulunduğunu belirtti. Adana ile Endonezya arasındaki ticaretin yıllık 35 milyon dolar olduğuna işaret eden Menevşe konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Adana, ulaşım ağı, verimli toprakları, sanayi altyapısıyla tıkanma noktasına gelen Marmara ve İstanbul’un tek alternatif bölgesidir. Endonezya Büyükelçisi’nin hangi alanlarda işbirliği yapılabileceğine ilişkin ziyaretini önemsiyoruz. Bu ziyareti, karşılıklı ticaret ve yatırımların artırılması yönünde bir milat olarak değerlendiriyoruz. İki ülkenin gelişim trendleri birbirine oldukça yakın. Ayrıca yine Türkiye ile Endonezya G20 bünyesinde yer alıyor. Bu benzerliklerimizi ticaret rakamları ve yatırım ortaklıklarına yansıtmamak için hiç bir neden yok. Adana olarak Endonezya ile her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu bildirmek istiyorum.”

    Ziyaretin sonunda, Büyükelçi Warsava ile ATO Başkanı Menevşe, en kısa zamanda işbirliği ve yatırım olanaklarının değerlendirilmesi için sektör temsilcileriyle bir araya gelmeyi kararlaştırdılar.

  • Türk-rus İlişkilerinde ‘Eğitim Köprüsü’ Vurgusu

    Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal, Türkiye ile Rusya arasında yaşanan krizin, eğitim dünyasındaki yansımaları hakkında açıklama yaptı. Eğitimin farklı ülkeler ve kültürler arasındaki en güçlü ve önemli köprü olduğunu belirten Uysal, Rusya’ya, eğitimi siyasetin üstünde konumlandırma çağrısında bulundu.

    Rusya ile Türkiye arasında yaşanan uçak krizinin ardından gelinen noktada iki ülke arasındaki eğitim anlaşmaları da zarar görmeye başladı. Rusya’ya yaptığı çağrıda Türkiye’deki Rus öğrencilerin misafirperverlik görmeye devam edeceklerini vurgulayan YÖK, Rusya’nın da aynı hassasiyette olması gerektiğini söyledi. Eğitim için Türkiye’ye gelen Rus öğrencilere emanet bilinciyle sahip çıktıklarını belirten YÖK’ün açıklamasına bir destek de Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Levent Uysal’dan geldi. Eğitim dünyasının iki ülke arasında ortaya çıkan krize dâhil edilmemesini gerektiğini belirten Levent Uysal, “Eğitim, farklı ülkeler ve kültürler arasındaki en güçlü ve önemli köprüdür. Barışın da teminat olan eğitim siyaset üstü bir konudur ve bu nedenle gerilimlerden uzak tutmak herkesin görevidir. Gerek Cumhurbaşkanımızın gerekse de Başbakanımızın pozitif tutumlarına karşın sürecin başından beri Rusya’dan birbiri ardına sert açıklamalar geliyor. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın yaptığı açıklama da Türk eğitim camiasının bu konudaki yaklaşımını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle son günlerde yaşanan gerginliğin yükseköğretim alanına da yansıtılmasını doğru bulmuyoruz. Çünkü eğitim, hiçbir ambargo ve yaptırıma konu edilemez” dedi.

    “ÖĞRENCİLER HUZUR İÇİNDE EĞİTİME DEVAM ETMELİ”

    Her iki ülkedeki öğrencilerin huzur içinde eğitimlerine devam etmeleri gerektiğini belirten Levent Uysal, “Hem Türkiye’deki Rus öğrencilerin, hem de Rusya’daki Türk öğrencilerin daha önce olduğu gibi şimdi de huzur içinde eğitimlerine devam etmeleri en büyük arzumuz. Biz Türkiye tarafı olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Çünkü aksi halde tamiri mümkün olmayan yararlar açılır. İki ülkenin dünya mirasına da katkı sağladığı bilimsel ve akademik kazanımlar, siyasete alet edilmemeli. Krizin ivedilikle normalleşme sürecine girmesi ve bunun için de Rus makamlarının atılan adımlara olumlu cevap vermeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.