Etiket: “Kooperatifleşme

  • ATO Başkanı Baran: “Kooperatifleşme yoluyla katma değeri yüksek ürünler üretip ihracat yapmalıyız”

    Ankara Ticaret Odasının (ATO) düzenlediği “Yerli Üretimde Kooperatif Modeli ve Devlet Destekleri” toplantısında konuşan ATO Başkanı Gürsel Baran, “Finansman sıkıntısının arttığı bu dönemde kooperatifleşme yoluyla katma değeri yüksek ürünler üretip ihracat yapmalıyız” dedi.

    ATO, yerli ve milli üretimi ülke ekonomisinin her aşamasına yaymak, iş ve güç birliği yaparak yerli üretimi gerçekleştirecek üretim modeli olarak kooperatifleşmeyi incelemek ve bu konuda devlet destekleri konusunda üyeleri bilgilendirmek amacıyla “Yerli Üretimde Kooperatif Modeli ve Devlet Destekleri” toplantısı düzenledi. ATO’nun Yerli ve Milli Üretim Stratejileri ile Devlet Destekleri ve Mevzuat Araştırma Koordinasyonu Özel İhtisas Komisyonlarının organizasyonunda düzenlenen toplantıya ATO Başkanı Gürsel Baran’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler Politika Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Karabay, TOBB Fuarcılık Sektör Kurulu Başkanı ve TÜYAP Genel Müdürü Cihat Alagöz, Tarım Bakanlığı Danışmanı Ali Keskin Kılıç, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdür Vekili Ekrem Alper Bozkurt, KOSGEB Ankara Çankaya Müdürü Ayşe Yeşim Çepni, Vakıfbank Bölge Müdürü Hamza Yıldız katıldı.

    ATO Devlet Destekleri ve Mevzuat Araştırma Koordinasyonu Özel İhtisas Komisyonu Başkanı ve Meclis Üyesi Hakan Tarhan’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantının açılışında bir konuşma yapan ATO Başkanı Gürsel Baran, bugünün dünyasında bağımsız olmanın şartının teknoloji tasarlayan, geliştiren, ürüten ve ihraç eden bir ülke olmaktan geçtiğini belirtti. Baran, “Bilimde, teknolojide ve sanayide küresel oyuncu olma hedefini benimsemiş bir ülkeyiz. Finansman sıkıntısının arttığı bu dönemde kooperatifleşme yoluyla katma değeri yüksek ürünler üretip ihracat yapmalıyız” dedi.

    Dış ticaret açığını kapatabilmek için ithalatı azaltıp, ihracatı artıracak şekilde üretim yapılması gerektiğine dikkat çeken Baran, cep telefonu ithalatını örnek vererek, son 10 yılda 142 milyon adet cep telefonu ithalatına 24 milyar dolar ödendiğini söyledi. Türkiye’nin ithal ettiği ve bunun yerine üretebileceği 2 bin 600 farklı ara malı ürününün belirlendiğini kaydeden Baran, Yeni Ekonomi Programı’nda yerlileştirme ve millileştirme konusunun yer aldığını ve bunun için 43 ürün grubuna odaklanılacağını kaydetti. Baran, “Yerlileştirme ve millileştirme konusunda bedelsiz arsa tahsisinden AR-GE desteklerine kadar pek çok destek mevcut” dedi.

    Yerli ve milli üretimi gerçekleştirmek için üretim modelleri üzerinde de durulması gerektiğine dikkat çeken Baran, “Kooperatifler iş ve güç birliği oluşturmak açısından çok önemli. ‘Bir elin nesi var iki elin sesi var’ diye dilimize de girmiş. Tek başınıza bir ürünü üretme şansınız olmayabilir ancak bir araya gelerek oluşturacağınız güç ve sinerjiyle yaptığınız işi başarma şansınız yükselir” şeklinde konuştu.

    “Sorunlarımızı doğru tespit etmemiz lazım”

    Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimler Politika Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Karabay ise yaptığı konuşmada, 2017 yılında yüzde 7 büyüyen Türkiye’nin 2018 yılının ilk 3 ayında da aynı oranda büyüme kaydettiğini hatırlatarak, “Geçtiğimiz yıl sağladığımız yüzde 7 büyümenin 2,3 puanı ihracattan kaynaklandı. Yüzde 7 büyümemizin içinde ihracatın payı yüzde 35 civarında. Türkiye ekonomisinin büyümesinde ihracat çok önemli bir unsur” dedi.

    Sorunların çözümü için öncelikle doğru tespit edilmesi gerektiğinin altını çizen Karabay, “İleri teknoloji elbette çok önemli. Bundan 25 yıl önce Türkiye’de bilgi toplumu kavramı konuşulmaya başlandığında biz bunu doğru tanımlayamadık. Bilgi toplumunun ne olduğunu ancak yeni anlıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Karabay, Türkiye’nin ileri teknoloji, yazılım ve bilişim alanlarında üretim yapabilecek kapasitede olduğunu ancak üretme kültürü ve üreterek kazanma alışkanlığının kaybedildiğini ifade etti. Türkiye’nin kurtuluş reçetesinin “çalışkan olmak”tan geçtiğini dile getiren Karabay, üretmekten başka çare olmadığını söyledi.

    “Kapasitemiz yüksek, katma değerimiz düşük”

    TOBB Fuarcılık Sektör Kurulu Başkanı ve TÜYAP Genel Müdürü Cihat Alagöz de, Türkiye’nin üretim kapasitesinin yüksek ancak üretilen ürünlerinin katma değerinin düşük olduğunu kaydetti. Ürün çeşitliliğinin artırılması, yeni pazarlara girilmesi gerektiğine dikkat çeken Alagöz, elektronik ticaretin de ihracat açısından önemli olduğunu söyledi. Alagöz, “E-ticaret sayesinde hiçbir yerde mağaza açmadan dünyanın dört bir yanında satış yapabilirsiniz” dedi.

    Toplantıda Tarım Bakanlığı Danışmanı Ali Keskin Kılıç, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdür Vekili, Ekrem Alper Bozkurt, Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Uzmanı Zehra Arslan Uysal, Vakıfbank Trakya Bölge Müdürü Hamza Yıldız, KOSGEB Çankaya Müdürü Ayşe Yeşim Çepni de birer konuşma yaptı. Toplantıya ATO Meclis üyeleri de görüşlerini aktardı. Toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Halil İbrahim Yılmaz ve Temel Aktay, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Vecdet Şendil, ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Halil İlik, Fatih Çetinkaya, Nuh Acar, ATO Devlet Destekleri ve Mevzuat Araştırma Koordinasyonu Özel İhtisas Komisyonu üyeleri ile Yerli ve Milli Üretim Stratejileri Özel İhtisas Komisyonu üyeleri katıldı.

  • Girmen: “Kooperatifleşme üreticiyi güçlendirir”

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Türkiye’de kooperatifleşmenin yaygın olmamasından dolayı, fiyat dalgalanmalarından oluşan rantın üreticilere yansımadığını söyledi.

    Türkiye’de kooperatifleşmenin geçmişinin 1800’lü yıllara kadar uzandığını belirten Girmen, bunun tarım sektörünün gelişmesine önemli katkılar sağladığını kaydetti. Kuruluş geçmişi eski olmasına rağmen kooperatifleşmenin geliştirilmediğini belirten Girmen, “Dünyada yoksulluğa çözüm olması, istihdamı arttırması açısından kooperatifler önemli ekonomik kalkınma araçlarıdır. Tarımsal ürünlerin işlenmesinde kooperatiflerin payı Türkiye’de yüzde 1 ile yüzde 10 arasındadır. Oysa bu pay Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişmektedir. Türkiye’de tarımsal ürün piyasaları genel olarak aracıların hakimiyetindedir. Yani üretici, alın teri döküp ürettiği ürününden hak ettiği parayı kazanamamaktadır” dedi.

    “Kooperatifleşme yoksulluğa çözüm”

    Türkiye’de kooperatifçiliğin geliştirilmesi için çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Girmen şöyle devam etti:

    “Türkiye’de kooperatifçiliğin gelişebilmesi için, finansman, üst örgütlenme, eğitim ve araştırma, mevzuat ve denetim gibi genel sorunların dışında, kooperatiflerle ilgili araştırmaların artması ve konunun ülke ekonomisi ile bir bütün olarak irdelenip, ihtiyaçların belirlenmesi ve yapılması gerekenlerin ele alınması uygun olacaktır. Tüm bu sonuçlar kooperatif hareketinin ülkemiz ekonomisi açısından önemli bir fırsat olduğunu göstermektedir. Kooperatifler, tabandan gelen bir hareket olması, ulusal ve uluslar arası destekler, gerçek demokratik yapı, yoksulluğa çözüm olması ve istihdama katkıları açısından değerlendirilmelidir.”

    Kooperatifler, Avrupa’da güçlü

    Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde kooperatiflerin etkisinin büyük olduğuna dikkat çekti. Girmen, “AB’de tarımın gelişmesinde, yönlendirilmesinde, sanayileşmesinde ve finansmanında tarımsal kooperatifler itici güç durumundadır. Bugün, AB genelinde toplam 125 bin kooperatifin yüzde 25,6’sını tarım kooperatifleri ve toplam 70 milyon ortak sayısının yüzde 34,3’ünü tarımsal kooperatif ortakları oluşturmaktadır. Toplulukta kooperatiflerin payı tarımsal girdi sağlamada yüzde 55, pazarlamada yüzde 65 ve dış satımda yüzde 50’den fazladır. AB ülkelerinde kooperatifler, ekonomik birimler olmanın yanında birçok sosyal hizmeti de yerine getirmektedir. Kırsal kesimde yaşayan kadınların ve gençlerin eğitimi, bilinçlendirilmesinde önemli roller üstlenmiştir. Yine bu kapsamda yöre halkının ekonomik ve sosyal faaliyetlere katılımının sağlanması, yerel, bölgesel ve ulusal boyutta temsil edilmesi de kooperatifler ve kooperatif ortaklığı yoluyla gerçekleştirilmektedir” diye konuştu.