Etiket: Kooperatifi

  • Gaziemir Belediyesi ’Üretici Kadın Kooperatifi’ kuruyor

    Gaziemir Belediyesi, İzmir Sivil Toplum Örgütü Platformu (İSTÖP) işbirliğiyle Gaziemirli kadınların sosyal yaşama ve üretim sürecine daha fazla katılmasını sağlamak amacıyla “Üretici Kadın Kooperatifi” kuruyor. El emeği göz nuru ürünleri ile aile ekonomisine katkıda bulunmak isteyen kadınlar için kayıtlar 15 Eylül Cuma günü sona erecek

    Gaziemir Belediyesi ile İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu’nun birlikteliğiyle düzenlenen ‘Genç Kadınların Güçlendirilmesi ve Girişimciliğinin Desteklenmesi Projesi’nde ilk adım Sarnıç Spor Salonu’nda düzenlenen toplantı ile atıldı. Gaziemir Belediye Başkan Yardımcısı Barış Çağlar Çelik, İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Emekli Müsteşar ve Dünya Bankası Koordinatörü Dr. İsmail Okçay’ın katıldığı toplantıda kadınlarımızın üretim sürecine katılmalarını sağlamak, el emeği göz nuru ürünlerini aile ekonomisine kazandırmak amacıyla kurulacak üretici Kadın Kooperatifi’nin temeli atıldı.

    “Gaziemir Belediyesi ile üçüncü uluslararası projemiz”

    Ev hanımlarını meslek sahibi yaparak, üretim sürecine dahil etmek istediklerini belirterek, kendilerine bu imkanı sunan Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol’a teşekkür eden, İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, şunları söyledi:

    “Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol’a çok teşekkür ediyorum. Bu, Gaziemir Belediyesi ile yaptığımız üçüncü uluslararası proje. Sağ olsun Belediye Başkanımızın ufku açık, vizyonu geniş. Biz uluslar arası projelerin çoğuna birlikte imza atıyoruz. İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu olarak, 140 Bilim adamından oluşan, 7 üniversite ile çalışan uluslar arası bağlantıları olan İzmir’in sorunlarını, ülkemizin sorunlarını tespit edip, bunlara çözüm üreten bir sivil toplum örgütüyüz. Hedefimiz Gençlerimizi ve kadınlarımızı girişimci yapmak, evlerine ekmek götürebilecek seviyeye getirebilmek. Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 20, İzmir işsizlik oranı yüzde 50. Bunu en aza indirgemek istiyoruz.”

    Kadının emeği değer bulacak

    Kooperatif üyesi kadınlar, eğitimler sayesinde istedikleri alanlarda uzmanlaşma imkanı da bulacak. Arıcılık, anahtarlık, biblo, takı, sabun, yastık, giyim eşyası, nikah şekeri gibi el işi ürünlerin üretiminin yapılacağı kooperatif Organik Oyuncak Üretimi Eğitimi Projesi’nin ardından, arıcılık, el sanatları gibi ekonomiye katkı sağlayacak projeler ile AB ülkeleri başta olmak üzere dünyaya ihracat yapmayı hedefliyor.

  • Pancar Ekicileri Kooperatifi Olağan Genel Kurulu tamamlandı

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin 64. Olağan Genel Kurulu’nda kullanılan 17 bin 752 oyun 13 bin 904’ünü alan mevcut başkan Hüseyin Akay, yeniden başkan seçildi. Akay, “Aldığımız kötü mirası iyiye çevirmeye çalıştık” dedi.

    Kadir Has Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen olağan genel kurula, 18 bin 443 çiftçi katıldı. Coşkulu anların yaşandığı kurulda, 17 bin 752 çiftçi oy kullanırken, bu oylardan 111 tanesi geçersiz sayıldı, 58 oy pusulasından ise boş oy çıktı. Yapılan sayım sonrasında, kullanılan oylardan 13 bin 904’ünü alan mevcut Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, yeniden başkan olarak seçildi. Diğer başkan adayı Ahmet Hamdi Gökçe ise, kullanılan 17 bin 752 oydan 3 bin 679’unu alabildi.

    Kurulun sona ermesinin ardından çiftçilere seslenen Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, göreve geldikleri günden beri pancar çiftçisinin sorunlarının giderilmesi için gece gündüz çalıştıklarını belirtti. Akay, “Yapılan genel kurulun hepimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. 4 yıldır gece gündüz demeden aziz çiftçimize hizmet etme gayreti içerisinde olduk. Elimizden geldiği kadar ekmeklerine katık olduk ve onların derdini dert edindik. Büyük Kayseri Şeker ailesi olarak hep birlikte ortaya koymuş olduğumuz mücadele başarılı bir sonuç ortaya çıkardı. Kayseri Şeker gerek sektöründe gerek Kayseri’mizde gerekse Türkiye’de bir yıldız oldu. Kayseri Şeker, her noktada rekorlara imza atar ve her noktada birinciliği hedefler oldu. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi çiftçisi gibi diğer Kayseri Şeker hissedarlarının da bu işte rolü var. Kayseri Şeker yapmış olduğu bu çalışmalar sonucunda hissedarlarının da hakkını gözetmeye başladı” dedi.

    “Almış olduğumuz kötü mirası iyiye çevirmeye çalıştık”

    Yaptıkları çalışmalar neticesinde kar payı dağıtmaya başladıklarını söyleyen Akay, göreve geldiklerinde kötü bir miras aldıklarını ve bu mirası iyiye çevirmek için mücadele ettiklerini kaydetti. Başkan Akay, “Özellikle son 2 yıldır kar payı dağıtmaya başlayan bir noktaya geldik. Bunlar şimdiye kadar yaşanan hususlar değildir. Allah’a şükür bu başarı hep birlikte elde edildi. Her zaman içimizde bir takım mücadeleler yapmak durumunda kaldık. Almış olduğumuz kötü mirası iyiye çevirmeye çalıştık ve bunun sonucunda başarılı bir durum ortaya çıktı. Bundan sonra yolumuz dikensiz ve rahat edeceğiz sanmayalım. Bundan sonra özellikle pancar çiftçisini ve şeker sektörünü bekleyen ağır sorunlar var ve bu sorunlarla baş etmemiz gerekiyor. Bunlarla hep birlikte mücadele edeceğiz. Bunun için yapılan bu kurulu anlamlı ve değerli görmüştük. Bu genel kurulda çiftçimizin güçlü desteğine ihtiyaç olduğunu söylemiştik. Genel kurulu bir rakiple yarış olarak değil, bu çiftçinin birlik ve bütünlüğünün göstergesi olarak görülmesini istemiştik. Uzaktan gelen bütün çiftçilerimiz bir coşku içerisinde geldiler ve bu kurulu bize yaşattılar. Kayseri Şeker çiftçisinin gücünü bütün Türkiye görmüş oldu” diye konuştu.

    Bu süreçten sonra şeker pancarı çiftçisinin önündeki tehlikeleri bertaraf etmek için çalışacaklarının altını çizen Akay, “Biz aldığımız bu güçle bundan sonra sektörde ve şeker pancarı çiftçisinin sorunu olarak görülebilecek hususlarda elimiz daha güçlü olarak mücadelemizi vereceğiz. Şeker pancarı çiftçisinin önündeki tehlikeleri bertaraf etmeye çalışacağız. Biz hep birlikte bir genel kurul yapalım diye güçlü bir destek istedik ama sonuçta bu genel kuruldaki coşkuyu yaşamamıza sebep olan bir muhalif grubun olmasıydı. Bununda hakkını teslim etmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Eleştiri yapılmasını isteriz”

    ‘Biz eleştiri yapılmasını isteriz’ diyen Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, yapılan eleştirilerin giderilmesi içinde çalışma yapacaklarını belirtti. Genel kurulda şov yapılmak istenildiğini belirten Akay, bu tür tahrik edici davranışların çiftçiye yakışmadığını kaydederek, şunları söyledi:

    “Eksiklerimiz varsa ortaya konulsun ve bu eksikliklerin giderilmesi konusunda biz bu eleştirilerden yararlanalım. Aslında istediğimiz budur. Farklı oy kullanan vatandaşlarımıza da şükranlarımı ifade ediyorum. Onların bize muhalif olmasını anlıyorum. Onların muhalif oy kullanmalarındaki gerekçeleri de bundan sonra net bir şekilde araştırılıp, isteklerine ve beklentilerine cevap verme konusunda gereken çalışmayı yapmamız gerektiğini de düşünüyorum. Bu konuda da adım atmaya söz veriyorum. Farklı oy kullanan çiftçimizi yönetmeye çalışanlar bu kurulda takdir edeceğimiz tavır ortaya koyamadılar. Çiftçilerimizin birliğini ve bütünlüğünü kimsenin zedelemesine hakkı yok. İnsanların hedefi olabilir, bir takım istekleri olabilir ama bu çiftçinin beklentilerinin üzerinde olamaz. Onun için burada bir takım şov amaçlı davranışları hiçbir şekilde tasvip etmiyorum. Bu kadar insanın geldiği bir kurulda böyle tahrik edici yaklaşımlar bu çiftçiye yakışmıyor. Bu çiftçinin seviyesini ifade etmiyor. Yüzde 80’e yakın bir oy oranıyla bize tekrardan yetki verdiniz. Bu bizim için bir gurur vesilesidir. Bizim üzerimizdeki sorumluluk daha da arttı. Bunu şimdi daha ağır bir şekilde hissediyoruz. Bunun taşımak için hem sizin desteğinize hem duanıza hem de Allah’ın yardımına ihtiyacımız olduğunu ifade etmek istiyorum. Sizin desteğinizi her zaman arkamızda görmek istiyoruz.”

    “Devlet büyüklerimizin yanında olacağız”

    Akay ayrıca, “Türkiye’nin işi zor. Türkiye çeşitli belalara bulaştırılmak isteniyor. Türkiye parçalanmak ve yok edilmek isteniyor. Bunun için alçakça darbe girişimleri yapılıyor. Türk milletinin, Türkiye’yi yöneten devlet büyüklerimizin arkasında durması gerekiyor. Bizde aynı şekilde zorluklarla baş edebilmemiz için, bu kurumları başarıyla yönetebilmemiz için değerli çiftçilerimizin her zaman desteğine ihtiyacımız var. Allah yar ve yardımcımız olsun. Allah ömür verirse 4 sene daha beraber olacağız ve beraber mücadele edeceğiz. 4 sene sonra geldiğimi nokta gerçekten başarılı bir noktadır” ifadelerini kullandı.

    Yüzde 80 oranında verilen oy ile yeniden başkan seçilen Akay, konuşmasının ardından çiftçiler ile hatıra fotoğrafı çekindi.

  • Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay:

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, şeker sektöründe bu yıl boşluk yaşandığını söyleyerek, “Şeker kurulunun bir Bakanlığa verilmesini istiyoruz” dedi.

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, şeker sektörüyle alakalı değerlendirmelerde bulundu. Başkan Akay, şeker kuruluna atama yapılmamasının sektörü olumsuz etkilediğini kaydederek “Şeker sektörü özellikle bu yıl maalesef bir boşluk yaşıyor. Bu süreç ağustos ayında başladı. 28 Ağustos da şeker kurulunun görevi dolmuştu. O zamandan bu yana şeker kuruluna atama yapılmadı” dedi.

    Şeker kurulunun şeker sektörünü düzenleyen bir kuruluş olduğunun altını çizen Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi yönetim kurulu başkanı Hüseyin Akay, “Şeker kurulu atanmayınca şeker kurumu işlevsiz hale geldi ve sektör üzerindeki yaptırımları ortadan kalktı. Denetim görevi yapılamaz hale geldi. Biz yaşananlara göre bu değerlendirmeyi yapıyoruz. Şeker sektörü de bu manada bir boşluk içerisinde kaldı. Şeker kurulu her yıl şeker fabrikalarına kotalarıyla ilgili yazı gönderirdi. 1 Kasım tarihine kadar bu yazının gönderilmesi gerekirdi ama geçtiğimiz 2016 yılı itibariyle bu yazı gönderilmedi. Şeker fabrikaları da kendilerine bir kota belirlemesi yapılmadığı için kotasız bir üretim yapmak durumunda kaldı. Şeker fabrikaları şuanda Türkiye’de geçen yılki kotalarına göre sözleşme yaptılar. Bizde Kayseri Şeker olarak bir önceki yıla tahsis edilen kotaya göre çiftçimizle sözleşme yaptık. Şeker kurulunun bu tahsisi yapmamış olması bazı çevreleri harekete geçirdi. ‘Acaba kota ortadan kalktı mı?’ gibi bir değerlendirmeye sebebiyet verdi. Bu çerçevede ‘İstenildiği kadar ekilebileceği’ mesajlar oluşturulmaya başlandı. Bunlar doğru yaklaşımlar değildir” dedi.

    Şeker pancarının verimli bölgelerde tercih edilmesi gerektiğini belirten Akay, “Örneğin Trakya bölgesinde şeker tarımı, çiftçinin tercih ettiği bir tarım değil. Buna benzer başka bölgelerde de aynı durumları gördük. Bunları biraz popülist yaklaşımlar olarak görüyorum. Şeker pancarı tarımının en iyi yapıldığı bölgelerde şeker pancarı tarımının yapılması gerek. Türkiye’de şeker sektörünün ayakta kalmasını öncelikle buradan geçiyor. Verimi ve şeker oranı yüksek olan bölgelerde bu tarım yapıldığı takdirde rekabet şansı ortaya çıkacak demektir ama biraz önce zikrettiğimiz bölgelerde şeker oranı düşük olduğu için zaten çiftçinin de tercih ettiği bir durum değil. Bunu zorlamanın ve popülist bir yaklaşım sergilemenin doğru olmadığını düşünüyoruz. O nedenle biz kendi bölgemizdeki çiftçimize bu boşluk nedeniyle bir yanlışlığa da düşmemek açısından bir önceki seneki kota çerçevesinde sözleşme yaptırdık. Biz bunu sürdürüyoruz ama aradan 8 ay geçmesine rağmen atama yapılmadığı için işin nereye gideceğini bilmiyoruz ve tedbirli davranmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Şeker kuruluna atama yapılmamasını değerlendiren Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Akay, kısa zaman da bir sonuç beklediklerini belirtti. Akay, “İnşallah kısa zamanda da bu işin sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Bunu da siyasetçilerimizle paylaşıyoruz. Özellikle 16 Nisan referandumu öncesinde bu konuyu siyasetçilerimizle görüştük. Onlara bu sorunları anlattık. 16 Nisan referandumu da sonuçlandı. Çıkan sonucun vatanımıza ve milletimize de hayırlar getirmesini istiyoruz. Herkes bu referanduma odaklandığı için bu sorunlar çözümsüz kaldı. Şimdi artık bu sorunların üzerine gidilerek hızlı bir şekilde çözülmesini ümit ediyoruz “dedi.

    “Piyasa denetimi Bakanlığa verilmeli”

    Bu atamaların olmamasına art niyetli yaklaşmanın doğru olmadığını ifade eden Başkan Akay, “2001 yılında çeşitli kurullar kurulmuştu. Onlardan birisi de şeker kuruludur. Şeker kurulu şuanda işlevsiz hale geldi ama boşluk olmaması gerek. Bu görev mutlaka bir bakanlığa verilecektir diye düşünüyoruz. İnşallah kısa bir zaman içerisinde bu değerlendirmeler sonuçlanır ve şeker kurulunun piyasayı düzenleyen denetim görevi mutlaka bir bakanlığa verilir. Biz bu şekilde sonuçlanacağını ümit ediyoruz. Bunun biran öncede olmasını bekliyoruz. Nişasta bazlı şeker üretimi yapan kuruluşların bu denetimin ortadan kalkması nedeniyle fazla üretim yaptıkları şeklinde bazı tespitler bize de intikal ediyor. Bunlar piyasada etkili noktaya gelince şeker pancarından şeker üreten kuruluşların satışlarında problemler yaşanmaya başlandı. Bunlar şeker sektörüne zarar verecek gelişmelerdir. Onun için biran önce şeker sektöründe boşluğun ortadan kaldırılması ve şeker kurulunun görevlerini ifa edecek görevlendirme yapılmasının isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bu çerçevede siyasetçilerimize sorunlarımızı iletmiştik. İnşallah referandumdan sonra ekonomik konularda alınacak tedbirler hususunda buna da bir başlık açılacağını ve bu sorunun çözüleceğini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Kotanın birden bire kaldırılması üreticiler için sorun çıkarır”

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay Şeker üretiminin Türkiye’de 2001 yılından bu yana kanun çerçevesinde kotayla yapıldığını ifade ederek, “Çiftçi de, sektörde buna alışmış durumdadır. Bunun birden bire ortadan kaldırılması özellikle üreticiler açısından büyük sorunları beraberinde getirecek. Türkiye tüketeceği kadar şeker üreten bir ülkedir. Bunu da kotayla belirliyor. ‘Biz şu kadar şeker üretiriz’ diye şeker kurulu tespit yapıyor ve bunu da şeker üretecek fabrikalara bildiriyordu. Fabrikalarda o çerçevede üretim yapıyordu. Yani Türkiye’nin 2 bin 300 ton şeker ihtiyacı varsa, bu ihtiyacı şu fabrikalar üretebilir diye belirtiliyordu. Fabrikalarda bu kotaya göre çiftçilere üretim yaptırıyordu. Türkiye’ye yurtdışından şeker gelmesi bu şekilde önlenebildiği gibi yüksek vergide uygulandığı için kendi iç piyasamızda bir denge oluştu. Çiftçide buradan para kazanır hale geldi. Özellikle bizim bölgemizde son yıllarda Türkiye’nin en yüksek pancar fiyatını almaya başladı. Kotanın kalkması demek çiftçinin bu rahatlığını ortadan kalkması ve kontrolsüz bir üretim anlamına geliyor. Buda sonucunda farklı rekabetleri beraberinde getirir. Kota kalktığı takdirde Türkiye’yi bekleyen en büyük tehlike nişasta bazlı şekerin piyasada etkili olması demektir. Dünya da şekeri ucuza üreten Ülkeler var. AB’de son yıllarda bu konuda çok gelişme kaydetti. Yani, verimliliği artırdı ve fiyatlarını düşürdü. Fiyatlar ucuz olduğu için Türkiye’nin onlarla rekabet etme şansı şuanda yok. Birden bire kota serbestliğine yakın bir ortam ortaya piyasa sıkıntıya düşebilir. Bu konuyla ilgili bir geçiş süreci yaşanabilir. Yıllara göre bir plan belirlenebilirdi. ‘Şu kadar sene sonra Türkiye kotaları kaldıracak. Buna herkes hazırlıklı olsun’ denilebilirdi. Böyle bir program ortaya konulabilirdi ama bu konulmadı. Avrupa bunu yaptı. 2013 yılında ilan ederek ‘2017 yılında kotaları kaldıracağım’ dedi. Türkiye’de bu ilan edilmediği ve hazırlık yapılmadığı için Türkiye’deki şeker pancarı ve şeker sektörünün bunlarla rekabet etme şansı yok. Bu büyük bir tehlikedir. Bu sebeple kotaların devam ediyor olması öncelikle çiftçinin ve şeker fabrikalarının lehinedir. Fakat bunu devam etsin anlamında söylemiyorum. Bir geçiş süreci ve takvim belirlenerek bu takvim sürecinde bir takım tedbirlerde yanında alınarak bu uygulama Türkiye’de de yapılabilir ama birden bire bu sene böyle boşlukta kalıp da birden bire kotaların serbest bırakılıyor olması gibi bir sonucun ortaya çıkması bu şeker sektörüne ve pancar çiftçisine ciddi zarar verecek bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Onun için bu boşluğun biran önce ortadan kalkması gerektiği kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

    “Ürettiğimiz şekeri satmakta sıkıntı yaşıyoruz”

    Şeker piyasasında satışta yüzde 10-11 ıskonto kullanıldığını ve bu durumunda piyasada sıkıntıya yol açtığının altını çizen Akay, “Satışta sadece bizde değil bütün şeker fabrikalarında bu sorun yaşanıyor. Şeker fiyatları en son 2015 yılı Temmuz ayında arttı. 21 aydır şekere hiç zam gelmedi ama böyle olmasına rağmen Devletimizin kuruluşu Türk Şeker, şekeri satabilmek için 14 ay vadeli şeker satışı yapmak zorunda kaldı. 12-14 ay vadeli şeker satmak en az yüzde 10-11 ıskontoya tekamül ediyor. 21 aydır zammın gelmediği şekerde yüzde 10-11 ıskonto ile şeker satmak durumunda kalıyorsunuz. Bu ciddi bir problemdir. Bunun çözümlenmesi lazım. Bu şekilde fiyatların geriye gitmesi elbette istenilen bir şey ama önemli olan bunun tüketiciye yansımasıdır. Ülkemizdeki en büyük sorun ıskontoların tüketiciye yansımaması. Bunun tüketiciye yansıyacak şekilde düzenlenmesi gerek. Bu durumda tüketici maalesef yapılan iskontolardan istifade edememektedir. Belirli bir program çerçevesinde yapılması halinde zaman içerisinde fiyatlarında düşmesi beklenebilir” dedi.

    “Kayseri Şeker’in borçları bitti”

    Kayseri Şeker’in 2010 yılından devraldığı borçların bittiğini ve toplamda 790 milyon TL borç ödediklerini kaydeden Akay, şunları söyledi:

    “Önümüzdeki günlerde geçmişteki borçlandırmalardan kalan son taksitte ödenecek. Kayseri Şeker daha önce borçlanmak mecburiyetinde kaldığı zaman ipotek veriyordu. Bütün mal varlığı rehinli ve ipotekliydi. Bunların tamamı ortadan kalktı. Bütün bankalar şuan Kayseri Şeker ile çalışmak istiyorlar. İpoteksiz, kefilsiz ve rehinsiz 1 milyar 375 milyon kredi limiti var. Daha başka bankalarda çalışmak istediğini söylüyorlar. Onlarda ayrıca limit belirleyecekler. İhtiyaç duyulduğu takdirde Kayseri Şeker’in bu kadar kullanabileceği bir kaynağı söz konusu. Sadece imza karşılığı kullanılabilecek krediden bahsediyoruz. Geçtiğimiz yıla göre sattığımız şekerin ancak 3’te 1’ini satabilmişiz. Bu bir gerçektir. Bunu da paylaşmak gerek. Ülkemiz genelindeki fabrikalarda maalesef benzer durumlar yaşanıyor. Bunun geçici olacağı kanaatindeyim. Türkiye’nin ihtiyacı kadar şeker üretildiğine göre eğer yasal olmayan yollardan bir takım uygulamalar yapılmıyorsa bu şekerin kampanya sonuna kadar tüketilmesi gerekecek. O yönüyle bizim bir finansal sıkıntımız yok ama diğer fabrikaların pozisyonunun ne olduğunu bizim değerlendirmemiz uygun olmaz.”

    Göreve geldikleri günden bu güne toplam ödenen borcun 790 milyon liraya ulaştığını ifade eden Akay, “Tabi bu borcun birde faizi var. Bu son taksitle beraber yaklaşık 260 milyon TL civarında bu kurum faiz ödemesi yapmak durumunda oldu. Faize 260 milyon TL ödeniyor olması çiftçinin hakkının ve emeğinin başka taraflara gidiyor olmasıdır. Bu geçmişten gelen ağır borcun hem fabrikaya hem de çiftçiye bir mirasıdır. İnşallah artık bunlar geride kaldı. İnşallah Kayseri Şeker bir daha bu sorunları ve sıkıntıları yaşamaz. Biz yaşamaması için elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz. Sorunları çözmek için bütün gayreti gösterdik. Çiftçilerimizin bu işe sahip çıkıyor olmalarının çok anlamlı ve değerli olduğunu da düşünüyoruz. Onlar sahip çıktığı için biz bu başarıları birlikte gerçekleştirdik. İnşallah Kayseri Şeker bu istikamette yoluna devam eder ” şeklinde konuştu.

  • Karacasu Esnaf Kooperatifi olağan mali genel kurulunu yaptı

    Karacasu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi olağan mali genel kurulu 444 ortaktan 76’sının katılımıyla gerçekleştirdi.

    1952 yılından bu yana faaliyetini sürdüren Karacasu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi yıllık olağan mali genel kurulunu ilçede bulunan Dedeoluk Kıraathanesinde gerçekleştirdi. Yeterli çoğunluğun sağlanması sonrası gündeme geçilirken genel kurulda Karacasu Belediye Başkanı Mustafa Büyükyapıcı, CHP İlçe Başkanı Cengiz Çumralı, Aydın ve Muğla İlleri Esnaf ve Sanatkarlar Bölge Birliği Başkanı Necip Saraç, Karacasu Halk Bankası Müdürü İlhan Altınöz, Karacasu Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi yönetim kurulu başkanı Recep Karataş, üyeler İbrahim İren, Hüseyin Kesici, Bayram Karaca, Akın Çobanoğlu, çevre ilçelerin kooperatif başkanları, Karacasu Servis Kooperatif Başkanı Mahmut Burgaz, Karacasu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aptullah Gölcük ve kooperatif ortakları katıldı. Verilen önergenin kabul edilmesiyle divan başkanlığını Aydın ve Muğla İlleri Esnaf ve Sanatkarlar Bölge Birliği İkinci Başkanı Halit Şakar, katip üyeliklerini Zafer Acar ve Ünal Gümüş yaptığı genel kurulda toplam 13 madde görüşüldü. Faaliyet ve denetim kurulu raporlarının okunup ibra edilmesinin ardından 2017 tahmini bütçesi karara bağlandı. Kooperatif takibinde bulunan borçlarının yeniden yapılandırılması hususunun görüşülmesinin ardından kooperatif ana sözleşmesinin 66. Maddesinin değişikliği görüşülerek değişiklik kabul edildi. Dilek ve temennilerin ardından gelen kurul sona erdi.

  • Yalova Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Erdal Tokalak:

    Yalova Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatif Başkanı Erdal Tokalak, yarım kalan resif projesinin tamamlanmasını isteyerek, “Bu proje tamamlanabilseydi Marmara Denizi yeniden canlanacaktı” dedi.

    Bilindiği gibi, balık neslini artırmayı hedefleyen resif projesi, YASKİ tarafından hazırlanarak Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’na (MARKA) sunuldu. Yalova Belediyesi, YTSO ve Yalova Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatif tarafından da desteklenen proje dönemin Yalova Valisi Esengül Civelek’in de çabaları ile ajansta kabul edildi. Projeye 176 bin TL’lik bütçe ayrıldı. Ardından başlatılan çalışmalarla 400 adet resif taşı imal edildi. Bu taşlar 2012 yılı sonlarında törenle denize bırakıldı. Ancak toplam 2 bin adet resif taşı yapılarak denize bırakılması gereken projenin sadece dörtte birlik kısmı tamamlanabildi. Buna rağmen atılan 400 resif Yalova açıklarında balık çeşitliliğini artırdı. Uzun yıllardır rastlanmayan lüfer ve çinekop gibi balık türleri bu resifleri yuva olarak kullanmaya ve buralarda çoğalmaya başladı. Eylül-ekim aylarında Yalova açıklarında bu balık türleri ağlara ve oltalara takılmaya başladı.

    Proje hakkında bilgi veren Yalova Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatif Başkanı Erdal Tokalak, “2 bin adet resif atılması planlanıyordu fakat sadece 400 adedini denize atabildik. Buna rağmen Yalova’da balık çeşidi arttı. Eğer projedeki sayının tamamını denize atabilseydik Marmara’da balık çeşidi ve sayısında patlama yaşardık. Lüfer ve çinekoplar burada durmuyor, başka yerlere gidiyordu. Şimdi bu balık türleri Yalova açıklarında yerleşik düzene geçti. Burada çoğalıp yumurtluyor. Eylül, ekim ayında Yalova’da lüfer, çinekop avlamaya başladık. Bunun sebebi ise atılan o resiflerdir. Eğer atılmasaydı bugün halen bu balık türlerini bulamayacaktık” dedi.