Etiket: Konyada

  • Konya’da Özel Sektör AR-GE Merkezi Sayısının Artırılma Çalışmaları

    Ar-Ge merkezi kurma potansiyeli olan firmalar, Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde Konya Organize Sanayi Bölgesi’nde bir araya geldi. Vali Muammer Erol, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan, Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ve çok sayıda sanayicinin katıldığı toplantıda, Konya’da 2 olan özel sektör Ar-Ge merkezi sayısının artırılması gerektiğine vurgu yapıldı.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca düzenlenen toplantının açılışında konuşan Konya Sanayi Odası Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü, Konya’da iki tane özel sektör Ar-Ge merkezi olduğunu, ancak bu sayının orta vadede mutlaka 10’lu rakamlara ulaşması gerektiğini vurguladı. Kütükcü, ayrıca Ar-Ge merkezi kurabilmek için istenen 30 Ar-Ge personeli çalıştırma şartının özellikle KOBİ niteliğindeki firmaları zorladığını, bu sayının mutlaka daha aşağıya çekilmesi gerektiğini dile getirdi.

    “INNOPARK KONYA TGB’NİN KAPILARI SANAYİCİLERİMİZE SONUNA KADAR AÇIK”

    Şehirlerin ve ülkelerin iddialarını artık Ar-Ge ve inovasyon kapasiteleri ile ortaya koyduklarının altını çizen Kütükcü, “Konya’da özel sektör Ar-Ge merkezi sayısını mutlaka artırmalıyız. Konya’nın sanayi şehri niteliğini ileri taşımanın, ihracattaki katma değerimizi artırmanın başka yolu yok. Konya Sanayi Odası olarak firmalarımızın kendi Ar-Ge merkezlerini kurmaları için tüm desteği vermeye hazırız. Ayrıca Ar-Ge merkezi için gerekli şartları sağlayamayan firmalarımızın bu faaliyetlerini yürütmeleri için Konya’ya bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi kazandırdık. Innopark Konya TGB’nin kapıları da tüm sanayicilerimize sonuna kadar açık” dedi.

    Konya Ticaret Odası Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Öztürk de, ülkenin teknoloji odaklı ihracatta sıkıntı yaşadığını ifade ederek, bu durumun sürdürülebilirlik açısından problem teşkil ettiğini belirtti. Konya’nın Türkiye ihracat sıralamasında 14’üncü sırada yer aldığını, ama bunun yeterli olmadığını kaydeden Öztürk, “Önümüzde seçimsiz geçecek, değerli bir 4 sene var. Bu süreci ülke olarak, şehir olarak çok iyi kullanmalıyız” diye konuştu.

    “KONYALI FİRMALARIMIZA DESTEK VERMEYE HAZIRIZ”

    Toplantıya katılan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan ise, Türkiye’nin artık atak yaparak orta-yüksek ve yüksek teknoloji üretimine odaklanması gerektiğini, bunun yolunun da kamu-üniversite-sanayi işbirliğinden geçtiğini söyledi. Konya’da kamu, üniversite ve sanayi altyapısının güçlü olduğuna dikkat çeken Aslan, “Konya’nın üniversite ve kamu anlamında birikimi var. Bir de sanayi sektörü anlamında birikimi var. Yapılacak tek şey birlikte çalışarak, bu işi gerçekleştirmek. Müsteşarlık olarak Konyalı firmalarımızın Ar-Ge merkezi kurmak için dosya hazırlamalarına destek vermeye ekibimizle birlikte hazırız” şeklinde konuştu.

    YÜZDE 102 DAHA FAZLA KAR

    Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü İlker Murat Ar da, “Neden Ar-Ge Merkezi?” konulu bir sunum yaptı. Türkiye’de 28 şehirde 218 Ar-Ge merkezi olduğunu söyleyen Ar, Ar-Ge merkezi olan bir firmanın faaliyet karlılığının, olmayan bir firmaya göre yüzde 102 daha fazla olduğunu vurguladı. Ar, Ar-Ge merkezlerine sağlanan damga vergisi istisnası, sigorta primi desteği, gelir vergisi stopajı desteği ve vergi indirimi ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi.

    Ar’ın konuşmasından sonra toplantı soru cevap şeklinde devam etti. Toplantının ardından Müsteşar Prof. Dr. Ersan Aslan ve Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü, Helvacızade Grubu’nun Konya’da kurduğu Zade & Zade Vital İbn-i Sina Ar-Ge Merkezi’ni ziyaret etti.

  • Konya’da Vatandaşlar Oy Kullanmaya Başladı

    1 Kasım Genel Seçimleri için Konya’da vatandaşlar oylarını kullanmaya başladı.

    Sabah saat 08.00’de başlayan oy kullanma işlemi için vatandaşlar okullara gelirken, oy kullanmak için gelenler arasında bulunan yaşlı vatandaşlara görevliler eşlik etti. Seçmenler, kapalı oy kullanma kabinlerine cep telefonlarıyla girilmemesi konusunda uyarıldı. Oyunu kullanan vatandaşlar, seçimlerin hayırlı olmasını diledi.

  • Başbakan Davutoğlu Konya’da

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım seçimleriyle Türkiye’nin geleceğinin, istikbalinin onaylanacağını belirterek, “Neredeyse bir referandum bu. Yükselen Türkiye’nin devamına siz karar vereceksiniz” dedi.

    Partisi tarafından Konya Şehir Meydanı’nda düzenlenen Büyük Konya Mitingi’ne katılan Başbakan Davutoğlu, halka hitap etti. Başbakan Davutoğlu, “İlk günkü aşkla haydi Bismillah demek için Konya’dayız” dedi.

    Davutoğlu, “Bakınız onlar meydanlardan çekildiler. Geçen seçimde 81 vilayeti dolaştım. Dün Diyarbakır’daydım. Türkiye’nin her yerinden Konya’ya selamlar getirdim. Konya bizim bu topraklardaki ilk başkentimizidir ve bir başkent her zaman başkenttir. İlk başkent Konya ayaktaysa, bu davaya sahip çıkmışsa her kale düşse bile Konya düşmez. İlk başkentten son başkente Ankara’ya yarın gideceğiz. Konya seni Allah’ın izniyle geçmişin kadar görkemli bir geleceğe taşıyoruz. Allah bizi Konya’nın gönül rızasından mahrum bırakmasın” diye konuştu.

    “BU SEÇİMLE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ, İSTİKBALİ ONAYLANACAK”

    Seçimlere 2 gün kaldığını hatırlatan Başbakan Davutoğlu, “Sandığa gideceksiniz, bu seçim son derece önemli. Bu seçimle Türkiye’nin geleceği, istikbali onaylanacak. Neredeyse bir referandum bu. Yükselen Türkiye’nin devamına siz karar vereceksiniz. Türkiye’nin 13 yıllık kazanımlarının devamına siz karar vereceksiz. Türkiye’nin büyümesinden, güçlenmesinden ve bölgesinde sözünü dinleten ülke olmasından rahatsız olanlar var. Toplumsal gerilimlerle bu ülkenin huzurunu bozdular. İstiyorlar ki Türkiye kendi iç meselelerinden kafasını kaldırmasın. Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var. Bizi yıkmayı bugüne kadar çok denediler ama başaramadılar. Bütün Türkiye ayaktadır. Terörü de, bize yansıyan olumsuzlukları da birer birer yeneceğiz. Konya, bu sefer sizden Türk demokrasi tarihinin en büyük oy oranını bekliyoruz. İnşallah yüzde 75-80’lere doğru, Konya burada diyecek misin?” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR YÖNETİME İHTİYACI VAR”

    Başbakan Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:

    “Ülkemizin birliği, dirliği, kardeşliği için Türkiye’nin güçlü bir yönetime ihtiyacı var. Güçlü bir yönetim de yetmez, Türkiye’nin meselelerinin çözümü, gelecek için güçlü bir siyasi iradeye ihtiyacı var. Tek başına iş başına diyoruz. Bizi Sayın Kılçdaroğlu’na, Bahçeli’ye muhtaç etmeyin. 7 Haziran seçimleri sonrası hepimizin gözleri önünde oldu. Konya’dan o gece ayrıldım. Balkonda, milletin iradesi her şeyin üstündedir, ülkeyi yönetim boşluğuna düşürmeyeceğiz dedim. Bütün eksiklere rağmen, herkes kenara çekilmiş olmasına rağmen hiçbir yönetim boşluğuna fırsat vermediğimize şahitlik eder misiniz? Biz AK Parti olarak birlik siyaseti güderken, diğerleri kaçtılar. Sayın Kılıçdaroğlu milletimizin yüzde 41 oy verdiği AK Parti’yi siyaset denkleminin dışında tutmaya çalıştı. 7 Haziran’da nasıl durmamışsak, son nefesimize kadar sizin emanetinize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Kılıçdaroğlu buna blok siyaseti dedi. Bizim karşımıza yüzde 60’lık blokla çıkarmış, biz blok tanır mıyız? Engel tanır mıyız? Sanki tapulu mallarıymış gibi birbirlerine başbakanlık ikram ettiler. Ancak bu yanlış hesapları, blok siyaseti iflas etti. İyi niyetimizle onlara gittik. Gördük ki onlar uzlaşmaya değil bizimle, 13 yıllık kazanımlarımızla mücadele etmeye geldiler. Biz buna izin verir miyiz? Biz mazlumlara sahip çıkan dış politikamızdan, Filistinlilerden vazgeçer miyiz? Onlar, vazgeçin, bırakın diyor mazlumlara sahip çıkmayı. Biz Allah’ın izniyle inşallah bütün bu kapıları tekrar açacağız. Sayın Bahçeli’nin tavrını da gördünüz değil mi? Sayın Bahçeli’nin ağzında hiç evet diye sözcük duydunuz mu? Daha seçim akşamı niye öfkelendi bilmiyorum, öfkeli bir şekilde tam bir uzlaşmaz tavır takındı ve devam ettirdi. ‘Kıskanlar çatlasın’ tezahüratları üzerine, ‘Kıskananlar çatlasın, sandıklarda oylar da patlasın inşallah.’ Bahçeli’ye evet demeyi öğretecek miyiz? Kılıçdaroğlu’na blok siyasetini unutturacak mıyız? Bu HDP’ye bir terör dersi verecek miyiz? Bunlardan biri blok siyaseti diyor, biri hayır siyaseti , biri terör siyaseti.”

    “MİLLET UZLAŞIN DEDİ, SAYIN BAHÇELİ HER ŞEYE HAYIR DEDİ”

    “Millet uzlaşın dedi, Sayın Bahçeli her şeye hayır dedi” diyen Davutoğlu, “Şimdi durumu kurtarmaya çalışıyor. Her söylenene hayır diyen bir lider olur mu? Çünkü MHP’de koalisyona dahil olmak istemeyen tek kişi Sayın Bahçeli’ydi. Kendisi de şimdi söylüyor. Konya’daki MHP’li kardeşlerime sesleniyorum; kendisi de şimdi kabul ettiği için açık bir şekilde sesleniyorum. Konya’daki, Türkiye’nin her yerindeki MHP’li kardeşlerime sesleniyorum, biliyorum ki MHP’li kardeşlerim hükümete katılmak istediler. İktidara bir şekilde ortak olup, terörle mücadeleye katkı vermek istediler. Ama Bahçeli hayır dedi, bütün bunlara hayır dedi. Şimdi diyor ki, ‘Ben de şaşırıyorum, MHP tabanında AK Parti ile ortaklık yapmak isteyen ne kadar çok MHP’li varmış. Sayın Bahçeli sen daha çok şaşırırsın çok. Rotası millet olmayan herkes şaşırır. Şimdi MHP’li kardeşlerim haklı olarak soruyor. AK Parti bütün engellemelere rağmen terör örgütleri ile mücadele ederken MHP nerede, sayın Bahçeli nerede diye soruyorlar. Onun meselesi bize saldırmak, sayın Cumhurbaşkanımıza saldırmak, başka meselesi yok. 1999’da kendi kitlesine katil diyenlerle bile koalisyon kurdun da bize niye hayır dedin. Bize izah et, etmezsen kendi kitlene izah et. Elini taşın altına koymadı. Onlarla kapalı kapılar arkasında konuştuğumuz bazı konuları sayın Bahçeli de, Sayın Kılıçdaroğlu da, Sayın Davutoğlu’yla konuştuğumuz şeyleri kamuya paylaşırsak Davutoğlu rahatsız olur. Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın, eğer açıklamıyorlarsa namerttirler. Biz mertçe siyaset yaptık, dürüstçe siyaset yaptık ve aynı üslupla devam edeceğiz. Millet herkesin yaptıklarını gördü. Kılıçdaroğlu’nu da, Bahçeli’ye gördü. Milletimiz gerekeni yapacaktır. Bir daha hükümeti kurmak için bunlara bizi muhtaç etmeyin” diye konuştu.

    “BU TOPRAKLARDA MİLLİ OLMAYAN HİÇBİR ŞEY OLAMAYACAK”

    HDP’nin de seçimden hemen sonra aldığı desteği terör örgütünün hizmetine sunduğunu ifade eden Başbakan Davutoğlu, “Saldırdılar ama kayaya çarptıklarını sonradan fark ettiler. Türkiye tehdit ve şantaj altındayken haddini bildirdik bildirmeye devam edeceğiz. Bunlar bizi DEAŞ’a destek vermekle itham ediyorlar. Hazreti Mevlana’nın torunundan terör örgütlerine destek çıkar mı? Ama bilsinler ki DEAŞ’a nasıl müsamaha etmediysek, PKK terörüne de müsamaha etmedik, etmeyeceğiz. Bunlar Türkiye’nin batısında farklı, doğusunda farklı konuşurlar. Bir de utanmadan çatışmaların başlamasından bizi sorumlu tutuyor. Muhalefet partilerini uyardık, gelin bu işi çözelim dedik ama onlar hep kendi küçük hesaplarının peşlerine düştüler. Tek dertleri vardı AK Parti gitsin. Mesele AK Parti, mesele Cumhurbaşkanımız olduğunda hepsi bir oldular. Bunların insanımızın geleceği, ihtiyacı ile ilgisi yok. Onun içi AK Parti yegane bu ülkenin umududur. 1 Kasım’da bizleri bunlara muhtaç etmeyecek bir netice bekliyoruz. Milli gemi, milli yüksek hızlı tren, milli uçak üretiyoruz. Bu topraklarda milli olmayan hiçbir şey olamayacak. Milli Uzay Ajansı da kuruyoruz. HDP terör yaparken, Bahçeli hayır derken, Kılıçdaroğlu blok derken, biz uzaya uydu göndermekle meşgulüz. Artık Türkiye’nin gökyüzünde de, uzayda da imzası var. Artık her yerde bizim mührümüz var. Bunlar geleceğiz büyük Türkiye’nin ayak sesleri. Bunları duyanlar bu ayak seslerini engellemeye çalışıyor. Onlar ne yaparlarla yapsınlar biz yola devam diyeceğiz. Ülkenin yavaşlamasını bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar. Bu vatanın hiçbir evladı ötekileştirilemez buna asla izin vermeyeceğiz. Demokrasi önündeki engelleri kaldırdık. Atacağımız yeni adımlarla her bir insanımızın bu ülkenin vatandaşı olmaktan gurur duymasını sağlayacağız. 7 Haziran’dan bu yana teröristlerin yaptığı saldırıların hedefi bu birliği yıkmaktır. Askerimiz, polislerimiz şehit ediliyorlar. Onlarla bu hesabı görmeye devam edeceğiz. Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum. Türkiye’nin önünü kesmek için yapılan bu saldırılara karşı dimdik duracağız. 1 Kasım’daki seçimleri engellemek için saldırılar yapıyorlar ama amaçlarına ulaşamayacaklar. Bu ülkede her vatandaşımızın canı, malı, hukuku bize emanettir. Teröre izin vermeyeceğiz. Silahlar gömülünceye, terör sona erinceye kadar mücadele edeceğiz. Milletimizin huzur ve refah içerisinde geleceğe yürümesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Seçim beyannamesini anlatan Başbakan Davutoğlu, pancar fiyatını açıkladı. Davutoğlu, kendisine gelen teklifin 180 kuruş olduğunu ifade ederek, “Şeker pancarının fiyatını 190 kuruşa çıkarıyoruz” dedi. Başbakan Davutoğlu’nun konuşmasının ardından Grup Tillo Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanına çıkarak şiir okudu.

  • Konya’da Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri kapsamında Konya Valiliği tarafından resepsiyon düzenlendi.

    Düzenlenen resepsiyona, Vali Muammer Erol, 3. Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Haluk Şahar, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Konya Milletvekilleri ve 26. Dönem Milletvekili Adayları, askeri ve mülki erkan ile şehit ve gazi aileleri katıldı. Resepsiyona gelen davetliler, Vali Muammer Erol ve eşleri tarafından kapıda karşılandı. Canlı müzik eşliğinde gerçekleşen resepsiyonda Atatürk’ün sevdiği şarkılar ve Türk Sanat Müziği’nden eserler çalındı.

    Resepsiyonda konuşan Konya Valisi Muammer Erol, “Bu resepsiyonda görüyoruz ki birlik ve bütünlük hakikaten milletin gönlünde olduğu gibi bu salona da yansımış. Konya, milli birlik bütünlük dediğinde, tek yürek tek vücut olmak dediğinde, milli bir davanın peşinde en önde giden insanların yer aldığı bununla da inşallah ne kadar övünse az olan bir şehrimiz. Ben de böyle bir şehirde valilik görevini yapıyor olmak nedeniyle kendimi şanslı hissediyorum. Bir o kadar da mutlu hissediyorum. Geçen sene Ermenek’te maden faciası olduğu için resepsiyonu gerçekleştirememiştik. İnşallah bundan sonra öyle bir facia olmaz. Bugünümüzü iptal ettirecek başka herhangi bir şey olmaz ve milletimiz her gün bayram tadında, coşkusunda birlik bütünlük içerisinde yaşar diye ümit ediyorum” diye konuştu.

    Resepsiyon, Cumhuriyet’in 92. yılına özel hazırlanan pastayı Kıbrıs gazisi Mehmet Besler ve eşinin kesmesinin ardından sona erdi.

  • Konyada “Yerli Otomobil Komisyonu” Oluşturuluyor

    Konya Sanayi Odası (KSO) Ekim Ayı Meclis Toplantısı, meslek komitesi üyelerinin de yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.

    Toplantıda gündem, Konya’nın yerli otomobil çağırısı oldu. Yerli otomobil yatırımının Konya’ya yapılması halinde, Konya ile beraber bölge illerin de yeni bir kalkınma sürecine gireceği ifade edilirken, KSO Başkanı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş Kütükcü, bu konuda bir komisyon oluşturma çalışmalarının devam ettiğini, geniş kapsamlı bir rapor hazırlanarak ilgili kurumlarla paylaşılacağını söyledi. Toplantıda ayrıca zaten sıkışan Marmara Havzası’ndaki yatırımların Anadolu’ya kaymaya başladığı bir dönemde, yerli otomobil fabrikasının Marmara’ya yapılmasının yanlış olacağının, Konya’nın ise Anadolu’da yerli otomobil için en uygun il olduğunun altı çizildi.

    Konuşmasında geçtiğimiz günlerde açıklanan Küresel Rekabet Endeksi 2015-2016 Raporu’na da değinen Kütükcü, 144 ülkenin 12 başlıkta değerlendirildiği bu raporda Türkiye’nin 51’inci sırada yer aldığını, ancak Türkiye’nin rekabetçilik endeksinde daha üst seviyelere tırmanmak zorunda olduğunu belirtti. Kütükcü, “Türkiye bir süredir günlük siyasetin etkisi altında. Yapısal reformların yerini, günlük siyaset söylemleri almış durumda. İş dünyası olarak bizler, yatırım ortamının iyileşmesini ve belirsizliklerin bir an evvel son bulmasını, ekonominin yeniden gündemin en tepesine yerleşmesini istiyoruz. Jeopolitik ve siyasi belirsizliklerin azalması halinde, 2016’da işler daha iyiye gidecek, ekonomi kendisine hareketli yeni bir rota çizecektir” ifadelerini kullandı.

    “KARDEŞÇE, GÖNÜL GÖNÜLE VEREREK SANDIĞA GİTMELİYİZ”

    1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye’nin hızla siyasi belirsizlikten kurtularak daha istikrarlı bir ülke haline gelmesini temenni eden Kütükcü, “1 Kasım seçimleri, Türkiye için bir dönüm noktası niteliğinde. 1 Kasım’da, Türkiye’nin geleceğinin her türlü siyasi menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle, tüm ikilikleri unutarak, kardeşçe, gönül gönüle vererek sandığa gitmeliyiz. Ben inanıyorum ki; aziz milletimiz böyle bir görüntüyle, ayağına prangalar takmak isteyenlere tarihi bir ders daha verecek, 2 Kasım sabahı hepimiz yeni bir umutla işimizin başında olacağız” şeklinde konuştu.

    Küresel ekonomideki dalgalanmalara karşı sanayicileri de uyaran Kütükcü, bazı senaryoların Aralık ayında dolar kurunda artış öngördüğünün altını çizerek, “Aralık ayı, merkez bankalarının, özellikle de Avrupa Merkez Bankası ile Amerikan Merkez Bankası’nın tavrı dolayısıyla, hepimizi etkisi altına alabilecek bir ay olabilir. Avrupa Merkez Bankası’nın ek parasal genişlemeye gitmesi ve Amerikan Merkez Bankası FED’in faiz artışına başlaması halinde para piyasaları Aralık ayında yeni bir döneme girecek, bu süreç doların tüm dünyada yeniden güçlenmesine yol açacaktır. Sanayicilerimiz, tüm senaryolara olduğu gibi, bu senaryoya da hazırlıklı olmalı, döviz risklerini mümkün olduğunca minimize etmelidir” diye konuştu.

    “KONYA ŞEHİDİNİN EMANETİNE SAHİP ÇIKIYOR”

    Başkan Kütükcü’nün ardından söz alan Konya Platformu Başkanı Mehmet Ali Çelik, başlattıkları ‘Konya şehidinin emanetine sahip çıkıyor’ kampanyası hakkında bilgi verdi.

    Terörle mücadele kapsamında şehit olan Konyalı asker ve polislerin yakınlarından ihtiyaç sahibi olan ailelere birer ev hediye etmek için kampanya başlattıklarını, kampanyaya bağışta bulunarak Başbakanın da desteklediğini aktaran Çelik, “Şehitlik mertebesine ulaşan vatan evlatlarının geride bıraktıkları aileleri, evlatları hepimize birer emanettir. Devletimizin bu konuda her türlü imkanlarını seferber ederek, sağladığı şartlar haricinde bizler de üzerimize düşen emanete sahip çıkmak için, bu kampanyayı düzenledik. Toplanacak olan yardımlarla Valiliğimiz koordinasyonunda oluşturulacak bir komisyon çalışmasıyla belirlenecek ihtiyacı bulunan şehit ailelerine, birer ev hediye etmeyi arzuluyoruz” ifadelerini kullandı. Çelik, ayrıca yardım yapanların bu yardımları da zekatlarından sayabileceklerini bildirerek, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’ndan bu konuda fetva alındığını, yardım verirken zekat olarak niyet edilebileceğini sözlerine ekledi.