Etiket: konut

  • Toplu Konut İdaresi Başkanı Mehmet Ergün Turan:

    Toplu Konut İdaresi Başkanı Mehmet Ergün Turan, Türkiye’de 2016 yılında 70 bin konut yapmayı hedeflediklerini söyledi. Turan, ayrıca Kastamonu’da ikamet eden emeklileri ev sahibi de yapacaklarını kaydetti.

    TOKİ Başkanı Turan, daire başkanlarıyla birlikte Kastamonu’ya gelerek Vali Şehmus Günaydın’ı ziyaret etti. Ardından Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ı ziyaret eden TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Kastamonu’da 4’üncü etap çalışmaları hakkında bilgiler aldı. Kastamonu’da evi olmayan emeklilerin öncelik hakkının bulunacağını belirten Turan, bu kapsamda Kastamonu’da TOKİ adı altında konut yapılacağının müjdesini verdi.

    Kastamonu’da evi olmayan emeklileri konut sahibi yapacaklarını vurgulayan Turan, Belediye Başkanı Babaş’ın önerdiği üç arsanın da yaptıkları incelemeler sonunda hazır olduğu kanaatine vardıkları an Mart ayında şantiyeyi kuracaklarını ve üç arsada da çalışmalara başlanacağını kaydetti.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun önümüzdeki yıl için emekli vatandaşlara konut yapılması talimatını verdiğini belirten TOKİ Başkanı Ergün, şunları söyledi:

    “Hedefimiz ülke genelinde 70 bin konut yapmaktır. Tabi bu konutlar arasında Kastamonu’da talebi doğrultusunda payını alacaktır. Burada önceliğimiz evi olmayan emeklilerin olacaktır. Bizler yeni bir konseptle bu evleri düzenleyeceğiz. Aylık 250 lira taksitle ev sahibi yaptığımız emeklilerimiz var. Bura dada evi olmayan emeklilerimizin yüzünü güldürmek istiyoruz” dedi.

    Türkiye’de birçok vilayeti gezdiklerini ifade eden Turan, “Ülkenin bir çok vilayetini geziyoruz. Her belediye başkanı bizi böyle hazırlıklı karşılamıyor. Kastamonu bizim ismimizi önümüzdeki iki yılda çok duyacak. İnşallah talebin tamamını burada karşılayacağız. Kastamonu’da öncelikli olarak evi olmayan emeklileri ev sahibi yapacağız. Burada önemli olan müracaat eden emeklinin evinin olmaması gerekiyor. Köyde falan hissesi varsa biz onları saymıyoruz. İrtifalı yerleri sayıyoruz. Bu yaptığımız konutlara başvuracak emeklilerimizin aylık aile geliri 3 bin 200 lirayı geçmemesi gerekiyor. Bu sosyal bir projedir ve hızla ilerleyeceğiz” şeklinde konuştu.

    AK Parti’nin 2002 yılından sonraki iktidar döneminde son 13 yılda 700 bin konut yaptığına dikkat çeken Turan, şöyle konuştu:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde TOKİ, direkt Başbakanlığa bağlandı. TOKİ, 1984 yılında kuruldu. 2002 yılına kadar 18 yılda sadece 43 bin konut yapabildi. 2002 sonrasında 13 yılda ise 700 bin konut yaptık. Her yıl yaklaşık 45 bin konut yapıyoruz ve yapacağız. Kastamonu Devlet Hastanesi, Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olacak. Çok özel bir hastaneye sahip olacaksınız. Çalışmalar çok iyi gidiyor. Teslim tarihinden önce tamamlanacağını düşünüyorum. Bu hastanenin Kastamonu’ya uzun yıllar hizmet edeceğinden emin olabilirsiniz”

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, ziyaretinden ötürü TOKİ Başkanı Turan’a teşekkür ederek, Kastamonu’da konut yapılabilecek alanlarla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Kastamonu’da şehir nüfusunun yüzde 16.5’inin 65 yaş ve üzeri vatandaşlardan oluştuğunu söyleyen Babaş, Kastamonu’nun yaşlı nüfus bakımından Türkiye’de ikinci sırada yer aldığını belirtti. Babaş, “Bir aylık süre zarfında yaptığımız araştırmalarda evi olmayıp müracaat eden emeklilerimizin sayısı yaklaşık 10 bin civarında. Biz bu istek doğrultusunda şehrimizin belirli yerlerinde konut yapılabilecek arsaları araştırdık. Sizlerde taktir ederseniz konutları yapıp evi olmayan emekli kardeşlerimize sunmak istiyoruz. TOKİ bugüne kadar Kastamonu’nun yararına çok proje yaptı. Bundan sonra da yapacağını düşünüyorum” dedi.

    Kastamonu’nun son yıllarda büyük bir değişim ve gelişim sağladığını ve ulaşım problemlerini hızla çözdüğünü ifade eden Babaş, yaptıkları çalışmalarda TOKİ’nin konuk yapması için üç öneri sundu. Babaş, sunduğu önerilere karşılık TOKİ tarafından bu bölgelere konut yapılması talebinde bulundu.

    Babaş, “Doğu Çevre Yolu başlangıcında yer alan üç parselden oluşan ve 290 bin metrekarelik bir alanımız var. Burası hazineye ait ve engebesi olmayan bir alan. İyi bir projeyle güzel konutlar yapılabilir. İçme suyu ishale hattı buranın yanından geçiyor. Kanalizasyon için çalışmalarımız bitmek üzere. Doğalgaz terfi hattı da buranın yakınından geçiyor. Esentepe Mahallesinde belirlediğimiz alan yaklaşık 136 bin metre kare. Buranın da alt yapı çalışmaları hazır. Karşısında da yeni yapılan TOKİ konutları mevcut. Burada da sıkıntımız yok. Yine 122 bin metre karelik bir alan Gölköy askeri tesislerin yakınında üniversitemizin bitiminde yer alıyor. Bu arsamızda konut yapımına müsait ve alt yapısında sıkıntı yoktur” dedi.

  • Mobsad Başkanı Bostan: “Konut Satışı Arttı, Mobilya Satışı Artmadı”

    MOBSAD Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bostan, konut satışındaki artışın mobilya satışında yaşanmadığını söyledi.

    Mobilya sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bostan, konut satışındaki artışın, mobilya satışına yansımadığını belirterek son ayda her ne kadar konut satışlarında yüzde 20’ye yakın bir düşüş olsa da, Eylül ayına kadar bir önceki döneme göre sürekli artan konut satış rakamlarından bahsedildiğini söyledi. Konut satışındaki artışın, taşınma ve doğal olarak da ev eşyalarını yenileme anlamına geldiğini belirten Bostan, “Ancak bunu bir evin olmazsa olmazı mobilya eşyalarındaki duruma göre düşündüğümüz vakit, insanlar evlerini yeniliyorlar ama mobilyalarını yenilemiyorlar. Sadece hazır mutfak, hazır portmanto, dolap gibi müteahhitlerin ev içinde sundukları temel mobilyalarda artış var. Fakat burada da hazır ürünler tercih edildiği için sektöre bir kazanç sağlamıyor. Yeni konutların hiçbirinde yeni ürün alınmadı. Dış pazarda geçen yıl mobilya sektörü yüzde 13 büyüse de, iç pazarda artış söz konusu değil” dedi.

    Adnan Bostan, son 10 yılda mobilya sektöründe pek çok değişiklik olduğunu belirterek, “Yatak odasından, çocuk odasına; ahşabından, kumaşına kadar evimizin her köşesine hayat veren mobilyaların seçimleri yaşamımızda önemli bir yer taşıyor. Eski zamanlarda sadece iş görsün diye alınan mobilyalar artık insanların hayat felsefesine, yaşam tarzlarına göre seçiliyor. Eskilerin kapısını kilitleyip örtülerle kapladığı, gözü gibi baktığı misafir odaları yerine, şimdilerde keyifli zaman geçirmeye odaklı, ferahlık ve mutluluk veren mobilyalar tercih ediliyor” dedi.

    Yaşam alanlarında her alanın etkin kullanılması açısından ergonomik modelleri tasarlamayı hedefleyen mobilya firmalarının, koltukların kollarının ince; baza ve ayaklarının ahşap olmasına özen gösterdiğini söyleyen MOBSAD Başkanı, özellikle yüksek ayaklı modellerin öne çıktığını kaydederek şu ifadelere yer verdi: “Metrekarelerin küçülmesi her metrekarenin değerini daha da arttırıyor. Örneğin; eskiden dolapların içi oldukça işlevsizdi. Şimdi ise neredeyse evdeki her şeyin rahatlıkla yerleştirilebileceği şekilde tasarlanıyor. Bu yüzden metrekare büyüklüklerinin düşmesinin, misafir odası kavramının ortadan kalmasının mobilya tarzında değişiklik yarattığını söyleyebiliriz. Sektörde tasarım ve markalaşma kilit rol oynuyor. Bu durum, mobilya tüketicisine de yansımış durumda. Artık insanlar tasarımı ön planda olan ve markalaşan ürünleri tercih ediyorlar”.

    AFRİKA PAZARINI YENİ KİLİT ÜLKESİ NİJERYA

    Türk mobilyasının Afrika pazarına yayılmasında şu an Nijeryanın Dubai’den bayrağı devralmış durumda olduğunu açıklayan Adnan Bostan, “Yakın bir zamana kadar Afrika pazarına açılmada Dubai kilit bir rol üstleniyordu. Şimdi Nijerya bu rolü üstlenmiş durumda. Nijerya kalabalık ve genç nüfusu, zengin doğal kaynakları ve Afrika Kıtası’nın adeta ekonomik merkezinde yer alması ile son yıllarda öne çıktı. Her ne kadar siyasi istikrarsızlık zaman zaman sorun oluştursa da ülke bölgenin dinamizmini lehine kullanmakta çok başarılı oldu. Hem bir geçiş ülkesi hem de merkez ülke olma hüviyetini elinde tutabilen az sayıda bölgeden biri olarak Nijerya, mobilyacılarımız için de özellikle son iki yıldır özel bir pazar olara addedilmeye başladı” dedi.

    İTHAL MOBİLYAYA EK VERGİ OLUMLU

    İthal mobilyaya getirilen yüzde 25’lik ek vergi, sektör açısından olumlu etkileri olduğunu söyleyen MOBSAD Başkanı Bostan, “Mayıs ayı sonunda Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren karara göre, ithal edilecek mobilyalara yüzde 50, aksam ve parçalarına da yüzde 25 ilave gümrük vergisi uygulaması getirildi. Özellikle Çin ile sembolleşen Uzakdoğu kökenli ürünlerine sınırlama getiren bu kararla, hem kalitesiz ve sağlık gereksinimlerini karşılamayan ürünlerin piyasadaki dolaşımı azalacak hem de sektörde ihracata yöneliş artacak. İthal mobilyalara getirilen ek vergiden önce de ithalat 1 milyar sınırını aşmadı” diye konuştu.

    Bu zamana kadar yaklaşık 400 milyon dolarlık mobilyayı Uzakdoğu’dan ithal eden Türkiye’de söz konusu rakamların ithalatın yaklaşık yüzde 50’sine denk geldiğini söyleyen Adnan Bostan, yerli üreticiyi koruma amaçlı alınan bu kararın, aynı zamanda tüketiciyi de koruma altına aldığını vurgulayarak, başlıca mobilya üreticilerinden Almanya ve İtalya’nın bu kararın dışında bırakıldığının altını çizdi.

    Doğrudan ya da dolaylı koruma önlemlerinin net bir hedefi olması gerektiğini belirten Bostan sözlerine şöyle devam etti: “Şayet ülkemizde üretilen bir ürün haksız rekabet koşulları oluşturacak şekilde ülkemize giriyorsa, bu konu muhakkak dikkatle incelenmeli. Gerek standartlara uymayışı gerekse Türk halkının yaşamına kayda değer bir katkı üretmemesi boyutuyla bahse konu ürünlerin ithalinin özendirilmemesi yerindedir. Ancak Türkiye’de olmayan bazı egzotik ağaç ve çalıların temel hammadde olarak kullanıldığı bir kısım bahçe mobilyasının da içinde bulunduğu ürün için ise aynı keskinlikte davranmak gerekmeyebilir. Kamu yararının nerede olduğunu tespit etmek için detaylı inceleme ve değerlendirme yapmak şart”.

    Ek vergi nedeniyle sanayi için özel ağaç yetiştirmeciliği Türkiye’de hız kazanabileceğini söyleyen Bostan, “Endüstriyel odun üretimi ya da özel sektör ormancılığı fikri ülkemizde artık kabul gördü. Buna büyük ihtiyaç olduğu da görülüyor. Fakat kısa vadede sonuç üretmesini bekleyeceğimiz bir konu olmadığı için bunun bir master plan dahilinde pilot bölgelerde özenle yürütülmesi ve başarısını kanıtlaması gerekiyor. Bölgenin iklimi, bitki örtüsü, hayvan çeşitliliği üzerinde derin etkileri olacak bu tür projelerin kuş ve böcek diye küçümsenemeyecek sorunları olacaktır. Bu açıdan hararetle desteklediğimiz bu fikrimin çok özenle hayata geçirilmesinden yanayız” diye konuştu.

    Sektörün en büyük sıkıntılarından bir tanesi kalifiye eleman olduğunu söyleyen Adnan Bostan, “Eskiden okumayacak çocuklar bir mobilya ustasının, araba ustasının yanına yetiştirilmek için verilirdi. Ama şimdi gençler mobilya sektöründe çalışmayı tercih etmiyor. Özellikle AVM’lerin açılması, eleman bulmamızı daha da zor duruma soktu. Çünkü gençler, daha fazla emek harcayıp bir zanaat öğrenecekleri meslek yerine kafelerde, mağazalarda çalışmayı tercih ediyorlar. Oysa bu meslekte sebat edildiği takdirde çok iyi paralar kazanabilmek mümkün. Ancak mobilya ustası olabilmek için küçük yaşlarda bu sektöre girmek gerekiyor. Çünkü belli bir yaştan sonra parmakların gelişimi tamamlandığı için parmaklar kıvraklığını kaybediyor” dedi.

    “TREND BELİRLEYEN ÜLKE KONUMUNA GELDİK”

    Uzun süredir kırmaya çalıştıkları ’Çinli’den iyi, İtalyan’dan ucuz’ klişesinin yavaş yavaş yerini ’Tasarım üreten, yüksek katma değerli mobilyada dünyanın en iyilerinden biri’ söylemine bıraktığını açıklayan Bostan, Türkiye’nin seksenli ve doksanlı yıllardaki dinamizminden gereğince pay alamayan mobilya sektörünün, yeni bin yılla birlikte yeni bir evreye girdiğini söyledi. Özellikle 2005’ten sonra güçlenen ihracat hacminin sektörü adeta geliştirdiğini belirten Adnan Bostan şunları söyledi: “Bu döneme kadar istisnai örnekleri kenara bırakırsak ’yabancı ve eleştirel göz’den mahrum firmalar kendi ölçeğinde en kaliteliyi münferiden üretme gayretindeyken artık standartlaşma, seri üretim, çevreye duyarlılık, insan sağlığı, ergonomi, estetik, kalite ve nihayetinde tasarımı birlikte isteyen bir pazarla karşı karşıya kaldılar. İnanılmaz bir dönüşüm gösteren mobilya sektörü artık dünyanın her yerinde kabul gören kalite-estetik-maliyet süzgecinden tasarımdaki başarıyla daha kolay geçiyor. Son 10 yılda sürekli büyüyüp güçlenen mobilya sektörü, hem firmaları hem de çalışanlarını dünya standartlarına taşımaya başladı. Başta İstanbul olmak üzere İnegöl, Kayseri, İzmir, Ankara gibi bölgelerde başarıyla üretilen mobilya yavaş yavaş kimlik kazanmaya başladı. Uzun yıllar boyu özellikle İtalyan tarzı ile Alman, İngiliz ve Fransız ekollerini takip eden Türk mobilyacısı bir süredir kendi Ar-Ge süreçlerine yoğunlaştı. Neticesinde ise tasarım anlamında dünyada kendine yer bulmaya başlayan, bu sayede trend belirleyen ülkelerden biri olarak öncü konuma geldik”.

    “KDV DÜŞÜRÜLMELİ”

    Başta navlun sorunu nedeni ile ABD pazarından neredeyse hiç istifade edilememesinin mobilya ihracatının genel sorunu olduğunu bildiren Bostan, “Bu ülkeye 50 milyon dolar ihracata bile henüz ulaşamadık. Almanya 14 milyar dolar ithalatı ile bizim de etkin olduğumuz pazarlardan biri. Son 5-6 yıllık dönemde ortalama 150 milyon dolar ihracat yaptığımız ve en büyük pazarımız olan Almanya şu anda (2014 sonu) ihracat pazarlarımız arasında dördüncü sıraya (2014 ilk üç çeyrekte 5’inci sırada) gerilemiştir. Bunda Avrupa’daki ekonomik daralmanın rolü olduğu gibi ülkemiz mobilyacıların pazar çeşitlendirmesi ile çeşitli savaş ve krizlerin pozitif etkisi ile Libya ve Irak gibi iki yeni pazarın öne çıkmasının da rolü vardır. Dünya mobilya ithalatında ilk beşteki diğer sıraları Fransa (7,5 milyar), İngiltere (7,5 milyar) ve Çin (7 milyar) alıyor. Bununla birlikte sektör olarak bir diğer engelimiz ise; özel sektörün önderliğinde Dünya’da Plantasyon Ormancılığının gelişmesiyle ortaya çıkan FSC gibi sertifikasyonların talebi, pratikte Türk firmalarının önünde engeldir. Zira Türkiye’de tek resmi orman sahibi bizzat devletin kendisidir. Eldeki ormanlar da doğal ormandır. Bu konuda sektörün genelinde bir rahatsızlık mevcut ve özellikle ihracatçılar Birliği ve Mobilya Sektör Meclisi kanalıyla konu gündemde tutuluyor. Geçmiş dönemlerde üretim hacmimiz 3-4 milyar dolar rakamlarına zor ulaşırken bugün perakende rakamlarla 11 milyar dolar rakamına ulaşılmıştır. Verimlilik ve ölçek ekonomisinin etkisiyle firmalar hızla büyüyüp dünya standartlarında üretim yapıp pazarlar hale gelmiştir. Mağazalar da dâhil edildiğinde neredeyse 65 bin işyerinin bulunduğu mobilya sektörü dönemsel olarak ufak değişikliklere bağlı olsa da 250 bin kişiden fazla olan toplam istihdamının yaklaşık 200 binlik kısmı doğrudan üretim süreçlerinde görev alan çalışanlardan oluşmaktadır. Mobilya sektörünün diğer bir sorunu da KDV’dir. Yüzde 18 KDV’nin bir an önce yüzde 8’e düşürülmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

    “CARİ FAZLA ÜRETEN BİR SEKTÖRÜZ”

    “Mobilya sektörünün son 10 yılı cari açığın ortadan kalktığı bir dönemdir” diyen MOBSAD Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bostan, “Hatta örneğin 2014 sonu rakamı ihracatının 2.4 milyar dolar iken ithalatının 900 milyon dolar rakamların ötesine geçmeyişine göre bakarsak durum daha net ortaya çıkar. Her bir dolarlık ithalata karşılık yaklaşık 2.5 dolarlık ihracat yaparak net cari fazla üreten bir sektör olduğumuzu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “KUR DALGALANMALARININ ETKİSİ SINIRLI OLACAK”

    Son dönemlerde kurda sürekli bir dalgalanma olduğunu belirten Adnan Bostan, bu durumun tüm sektörlerde olduğu gibi mobilya sektörünü de etkilediğini açıkladı. Bostan, “Kısa vadede siparişi alınmış ürünlerde kur kazancı olsa bile yeni siparişlerde ise kur dalgalanmasının sınırlı olacağını öngörüyoruz. Yine mobilya sektörü, ithal girdi oranı en düşük sektörlerden biri olduğu için üretim maliyetlerine etkisi de sınırlı kalacaktır” diye konuştu.

    KREDİ KARTI TAKSİTLERİ

    Türkiye’de alışverişlerde genellikle taksit yaptırıldığı için kredi kartına taksit sınırlamasının gündemi fazlasıyla meşgul ettiğini söyleyen Adnan Bostan, “Özellikle de bu uygulama, bizim için ayrı bir öneme sahipti. Çünkü biliyorsunuz ki mobilya alışverişlerinde tüketiciler genellikle taksit seçeneklerini kullanmak istiyorlar. Bu yüzden taksit sınırlaması ilk yürürlüğe girdiği zaman ilk 6 ay satışlarda bir düşüş gerçekleşti. Ancak kısa bir süre sonra farklı kampanya seçenekleri, sektörün dinamizmi ve tüketicinin mevcut durumu kabullenmesiyle satışlar artık belli bir ortalamada seyrediyor. Her ne kadar 21 ay önce alınan bu karar ile mobilya sektöründe taksit sınırı dokuz ayla sınırlandırılsa da bu konuda sektörün farklı katmanlarından farklı tepkiler yükseliyor” dedi. Kendi açılarından haklı nedenlerle endüstriyel ve seri üretim yapan ekonomik gruptaki firmaların bir finansal enstrüman olarak kredi kartı taksit sınırının 15, 18 hatta 24 aya çıkarılmasını istediğini duyduklarını MOBSAD Başkanı sözlerini şöyle tamamladı: “Öte yandan sektörün sayısal çoğunluğunu temsil eden binlerce küçük ve orta ölçekli üretici ve hızlı üretim firmalarının bayisi olmayan perakendeci ise özellikle bir maliyet kalemi olarak getirdiği yüklerin fazlalığı ile kredi kartlı işlemlerdeki fazla sayıda taksidin büyük bir haksız rekabet unsuru olduğunu ifade ediyor. Burada sektörün sadece yüz büyük ve çok büyük ölçekli firma ile sınırlı olmadığı gözden kaçırılmadan hareket edilmelidir”.

  • Emeklilerden Konut Başvurusu

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun emeklilere konut müjdesi Van’da sevinçle karşılanırken, başvuruların 3 ayda 5 bini geçtiği öğrenildi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ayda 250 TL’ye emeklilere ev sözü sevinçle karşılanırken, başvurularda da yoğun bir talebin yaşandığı görüldü. Sabah saatlerinden itibaren Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Van Şubesi’ne akın eden vatandaşlar, ellerindeki gerekli belgelerle başvuruda bulunuyorlar. Bu imkandan faydalanmak için çevre illerden de ikametgahını Van’a aldıran kimi vatandaş da soluğu Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Van Şubesi’nde alıyor. Her gün 250 kişinin kayıt yaptığı dernekte adım atmak zorlaşırken, dernek yöneticileri ise nefes alamadıklarını ifade ettiler. Emekli olduğu halde evi olmayan birçok Vanlı vatandaş, uygulamayı yerinde bulduğunu belirtirken, bu haktan kendilerinin de faydalanıyor olmalarından dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler.

    Yapılan başvurularla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Türkiye İşçi Emeklileri Derneği Van Şubesi Başkanı Mehmet Kaya, Başbakan Davutoğlu’nun verdiği müjdenin ardından başvurularda yoğun bir taleple karşılaştıklarını belirtti. Türkiye’nin her yerinde bu başvuruların yapıldığını anlatan Kaya, “3 yıl önce başlayan Batman ile bizim kayıtlarımız devam ediyor. İnşallah bu süreçte de başarılı olacağız. Yoğunluk haddinden fazla, günde 250 kişiyi kayıt ediyoruz. 3 ay içerisinde kayıt ettiğimiz emekli sayısı 5 bini geçmiş durumda. Bunların içerisinde Hakkari ve Şırnak illeri de bulunuyor. Bu herkesi kapsıyor ama Hakkari ve Şırnaklı olanlar burada ikamet gösterip gelip başvurusunu yapıyor. Tabi kabul görür mü görmez mi biz onu bilemiyoruz” dedi.

  • Edirnede 2015 Eylülünde 624 Konut Satıldı

    Türkiye İstatistik Kurumu Edirne Bölge Müdürlüğü, ‘2015 Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistikleri’ verilerine göre Edirne’nin 624 konut satışı ile en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 31. sırada yer aldığını açıkladı. Edirne, 223 ipotekli konut satışı rakamları ile de Türkiye sıralamasında yüzde 0,8’lik payı ile 27. Sırada yer aldı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü, ‘2015 Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistikleri’ verilerini açıkladı. Türkiye genelinde 2015 yılı Eylül ayında 92 bin 483 konut satışı yapılırken, Edirne yüzde 0,7’lik payı ile 624 konut satışı gerçekleştirerek, ülke sıralamasında 31. Sırada yer aldı.

    EDİRNE’DE 2015 YILI EYLÜL AYINDA 624 KONUT SATILDI

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü, ‘2015 Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistikleri’ verilerine göre, Türkiye genelinde 2015 yılı Eylül ayında 92 483 konut satıldı. 624 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının yüzde 0,7’si Edirne’de gerçekleştirildi. Konut satışlarında, İstanbul 15 bin 994 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 17,3) sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 9 bin 810 konut satışı (yüzde 10,6) ile Ankara, 5 bin 251 konut satışı (yüzde 5,7) ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 11 konut ile Hakkari, 16 konut ile Şırnak ve 19 konut ile Ardahan oldu. Edirne ise 624 konut satışı (yüzde 0,7) ile en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 31. sırada yer aldı.

    EDİRNE’DE İPOTEKLİ KONUT SATIŞ SAYISI 223 OLARAK GERÇEKLEŞTİ

    TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nden açıklanan istatistiklere göre Edirne’de ipotekli konut satışları sayısı 223 olarak gerçekleşti. Edirne’de toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 35,7 oldu. Türkiye genelinde Eylül ayında 28 bin 684 ipotekli konut satışı gerçekleşmiş olup, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı ise yüzde 31 oldu. Edirne ili Türkiye’deki ipotekli konut satışlarındaki yüzde 0,8’lik payı ile 27. sırada yer aldı. İpotekli satışlarda İstanbul 5 bin 844 konut satışı ve yüzde 20,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 45,7 ile Bilecik oldu.

    DİĞER SATIŞ TÜRLERİ SONUCUNDA 401 KONUT EL DEĞİŞTİRDİ

    TÜİK’ten yapılan açıklamada, kentte diğer satış türleri sonucu 401 konutun el değiştirdiği belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:

    “Edirne’de toplam konut satışları içinde diğer satış türlerinin payı yüzde 64,3’tür. Türkiye genelinde Eylül ayında 63 799 konutun satışı diğer satış şeklinde gerçekleşmiş olup toplam konut satışı içindeki payı ise yüzde 69 olmuştur. Edirne diğer konut satış türlerinde Türkiye’deki konut satışlarından %0,6’lık pay alarak 36. sırada yer aldı. Diğer konut satışlarında İstanbul 10 150 konut satışı ve yüzde15,9 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 63,5 oldu. Ankara 6 238 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3 443 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu iller, 11 konut ile Hakkari ve Ardahan oldu.”

    624 KONUT SATIŞININ, 293’Ü İLK SATIŞ, 331’İ İSE İKİNCİ EL

    Türkiye genelindeki 92 bin 483 konut satışının, 43 bin 333’ü (yüzde 46,9) ilk satış, 49 bin 150’si ise (yüzde 53,1) ikinci el satış olarak gerçekleştirildiği bildirilen açıklamada, Edirne’de 624 konut satışının 293’ünün (yüzde 47) ilk satış, 331’inün ise (yüzde 53) ikinci el satış olarak gerçekleştirildiği kaydedildi.

  • Tekirdağ Konut Satışında 8. Sırada

    Türkiye genelindeki iller arasında konut satışında 8. sırada yer alan Tekirdağ il genelinde 2015 yılı Eylül ayında toplam 2 bin 504 konutun satıldığı, bu rakamın 820’sini ise ipotekli konutların oluşturduğu bildirildi.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Edirne Bölge Müdürlüğü, 2015 Yılı Eylül Ayı Konut Satış İstatistikleri’nden “Tekirdağ ili, Konut Satış İstatistikleri” hakkında bilgi verdi. TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Türkiye genelinde 2015 yılı Eylül ayında 92 bin 483 konut satıldığı, 2 bin 504 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının yüzde 2,7’si Tekirdağ’da gerçekleştiği bildirildi. Açıklamada, “Konut satışlarında, İstanbul 15 bin 994 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 17,3) sahip olurken Ankara 9 bin 810 konut satışı (yüzde 10,6) İzmir 5 bin 251 konut satışı (yüzde 5,7) Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 11 konut ile Hakkari, 16 konut ile Şırnak, 19 konut ile Ardahan izledi. Tekirdağ 2 bin 504 konut satış (yüzde 2,7) ile en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 8. sırada yer almıştır” denildi.

    TEKİRDAĞ’DA 820 İPOTEKLİ KONUT SATILDI

    Tekirdağ’da ipotekli konut satışları sayısı 820 olarak gerçekleştiği belirtilen açıklamada toplam konut için ipotekli satışların payı yüzde 32,7 olduğu belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Türkiye genelinde Eylül ayında 28 bin 684 ipotekli konut satışı gerçekleşmiş olup, toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı ise yüzde 31 olmuştur. Tekirdağ ili Türkiye’deki ipotekli konut satışlarındaki yüzde 2,9’luk payı ile 7. sırada yer aldı. İpotekli satışlarda İstanbul 5 bin 844 konut satışı ve yüzde 20,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il yüzde 45,7 ile Bilecik oldu” denildi.

    TEKİRDAĞ DİĞER SATIŞ TÜRLERİNDE 11. SIRADA

    TÜİK Edirne Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Tekirdağ’da diğer satış türleri sonucunda 1 bin 684 konut el değiştirdiği, Tekirdağ’da toplam konut satışları içinde diğer satış türlerinin payı yüzde 67,3’e tekabül ettiği ifade edildi. Açıklamada, “Türkiye genelinde Eylül ayında 63 bin 799 konutun satışı diğer satış şeklinde gerçekleşmiş olup toplam konut satışı içindeki payı ise yüzde 69 olmuştur. Tekirdağ diğer konut satış türlerinde Türkiye’deki konut satışlarından yüzde 2,6’lık pay alarak 11. sırada yer aldı. Diğer konut satışlarında İstanbul 10 bin 150 konut satışı ve yüzde 15,9 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 63,5 oldu. Ankara 6 bin 238 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3 bin 443 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu iller, 11 konut ile Hakkari ve Ardahan oldu” bilgilerine yer verildi.

    Açıklamada ayrıca, “Türkiye genelindeki 92 bin 483 konut satışının 43 bin 333’ü (yüzde 46,9) ilk satış, 49 bin 150’si ise (yüzde 53,1) ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir. Tekirdağ’da ise 2 bin 504 konut satışının bin 047’si (yüzde 41,8) ilk satış, bin 457’si ise (yüzde 58,2) ikinci el satış olarak gerçekleşmiştir” denildi.