Etiket: Konusunu

  • MAÜ, İslam’ın adil iktisadi düzen konusunu ele aldı

    MAÜ, İslam’ın adil iktisadi düzen konusunu ele aldı

    Mardin Artuklu Üniversitesinin (MAÜ) ev sahipliğinde, Malezya İsra Araştırma Merkezi, Tunus Zeytuna Üniversitesi, Avrupa İslam Ekonomisi ve Finansı Araştırma Merkezi ve Lübnan’ın Trablus şehrinde yer alan Cinan Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen ‘adil iktisadi düzene doğru’ online sempozyum yoğun ilgi gördü.

    İslami finans araştırmaları alanında uzman akademi dünyasının öncü bilim insanlarının bir araya geldiği sempozyumda açılış konuşmalarını yapan MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, adil bir iktisadi düzeni destur edinen İslam dininin maddi refahı bir gaye değil vesile olarak gördüğünü söyledi. Rektör Özcoşar, “Adil bir iktisadi düzen, İslam’ı ayrıcalıklı kılan hususlardan biridir. Zira İslam, hayatın bütün yönlerini kapsayan bir dindir. İslam, insanlar arasındaki toplumsal eşitliği gerçekleştirmeyi hedefler, maddi refahı bir gaye değil vesile olarak görür; insana, hor ve hakir görülmeden, Allah’ın ihtiyaçlarını karşılaması için bağışladığı kaynaklardan istifade edebileceği bir iktisadi düzeni mümkün kılar. İslam’ın düzeni herkesin haklarını güvence altına alan ve insanlık arasında adaleti tesis etmeyi gaye edinen bir düzendir” dedi.

    İslam’ın iktisat düzeni, bireyin ekonomik etkinliklerini gerçekleştirmesine müsaade eden, haklarını ve ferdi mülkiyeti koruyan ve aynı zamanda sınırsız hürriyetini kısıtlayarak ona ödev ve sorumluluklar yükleyen dengeli bir düzen olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özcoşar, İslam’ın birey, toplum ve devletin iktisadi boyutunu gerçekten eşsiz bir şekilde tanzim ettiğini, İslam’ın, harcama kalemleri açısından servet dağılımına odaklanmış olduğunu ve bu yönüyle de İslam iktisat düzeninin, bütün dikkatini üretime yönelten kapitalist sistemden tamamen ayrıldığının altını çizdi.

    İslami para politikasının ekonomik krizlere ve paranın istikrarına dair rolünün ele alındığı online sempozyumun açılış oturumuna, sempozyum onur konuğu Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Karadağ, Sempozyum Düzenleme Kurulu ve Avrupa İslam Ekonomisi ve Finansı Araştırma Akademisi Başkanı Prof. Dr. Eşref Dawabbe, sempozyum düzenleme paydaşlarından Tunus Zeytune Üniversitesi Rektörü Abdullatif al-Buazizi, Cinan Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Salim Fethi Yeken, Tunus Üniversitesi Yüksek İslam Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hişam Karise, Malezya İSRA Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Sait Buharawe ve MAÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar katıldı.

    Katılımcıların açılış konuşmalarının ardından sempozyum oturumlar halinde devam etti.

  • Eczacıbaşı: “Enflasyon konusunu çok önemsiyoruz, çok ciddi sorunları yol açabilir”

    Ege Genç İş adamları Derneğinin (EGİAD) 76. Ege Toplantısı, iş insanı Bülent Eczacıbaşı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “Enflasyon konusunu çok önemsiyoruz. Çok ciddi sorunları yol açabilir. Yüksek oranlara fırladığı zaman tekrar kontrol altına alınması çok zor” dedi.

    Ege Genç İş adamları Derneğinin (EGİAD) 76. Ege Toplantısı, bir otelde gerçekleştirildi. Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın konuk olduğu toplantıya, EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Buğra İlter ve yönetim kurulu ev sahipliği yaptı. Toplantıya, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmit Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, EBSO Meclis Başkanı Salih Esen, EGİAD Danışma Kurulu Başkanı Şükrü Ünlütürk, EGİAD üyeleri ve iş dünyası temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.

    Toplantının açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Buğra İlter, ekonomik ve sosyal kalkınmanın gerçekten oluşması için Türkiye ekonomisinin kronik olarak devam eden yapısal sorunlarını ele alıp, bu sorunlar için doğru politikalar oluşturması gerektiğini kaydetti. İlter, “Bugün baktığımızda, nakit sıkışıklığı her sektörü etkiliyor. Bankalardaki kaynak sıkıntısı, bizlere finansmana erişimde güçlükler yaşatıyor. Kredi daralmasını en etkili şekilde hissediyoruz. 7-8 aylık dönemde faizler 12-13 puan, kur yüzde 40 arttı. Elektrik fiyatlarındaki yükseliş sanayicimizi zorluyor. Ekonominin can damarı olan KOBİLER için sorunlar daha da ciddi ve kritik boyutta. Kobiler, ödeme ve tahsilat sorunları, konkordatolar ve KDV sorunları dahil bir dizi sorunla boğuşuyor. Reel sektör, yüksek enflasyon ve TL’deki dalgalanma nedeniyle önünü görmekte zorlanıyor. Yüksek işsizlik ve enflasyon satın alma gücümüzü düşürmekte. Düşen talep ise şirketlerimizi daha da zora sokabilir” dedi.

    “Ekonomiyi aile şirketleri sürüklüyor”

    Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ise ekonomilerin bel kemiğinin aile şirketleri oluşturduğunu söyledi. Aile şirketlerinde profesyonelleşmenin önemine değinen Eczacıbaşı, “Bugün profesyonelleşmeye inanmayan modern kuruluş yok. Kurumsallaşmanın başka yönleri var. Aile ile ilişkiler meselesi; yani aile bireylerinin profesyonel yöneticilik görevleri üstlendiği durumlarda görev ve sorumluluk kargaşalarının ortaya çıktığı şirketler için büyük bir tehlike olabiliyor. Kuşaklar arası geçiş oldukça bu tehlikenin kuruluşlar üzerinde etkisi görülüyor. Aile şirketleri bütün ekonomilerde çok büyük bir yer tutuyor” diye aktardı.

    Konuşmasında Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu ekonomik durumla ilgili de açıklamalarda bulunan Eczacıbaşı, “Enflasyon canavarı karikatürü gözükmeye başladı; geçen gün bir mizah dergisinde uzun bir aradan sonra tekrar gördüm. Ekonomide dengeler bozuldu. Bunun yeniden sağlamlaştırılması gerekiyor. Başarıncaya kadar sıkı bir dönemden geçeceğiz” şeklinde konuştu.

    “Enflasyon konusunu çok önemsiyorum”

    Enflasyonun yüzde 9’lardan yüzde 25’lere çıkmasıyla zor bir sürece girildiği ifade eden Eczacıbaşı, “Enflasyon konusunu çok önemsiyor, çok ciddi sorunlara yol açabileceğini düşünüyorum. Hiçbir şekilde ihmal edilebilir tarafı olmadığını düşünüyorum. Yüksek oranlara fırladığı zaman tekrar kontrol altına alınması son derece güç oluyor. Bizler yüzde 50’nin üzerinde enflasyonu on yıllar boyunca yaşadık ve işlerimizi idare etmeye çalıştık. Konu uzaktan bakıldığı gibi basit değil. Onu yaşamamış olanlar şöyle düşünebilirler; 3 olmuş, 5 olmuş, 50 olmuş her şey yüzde 50 artığına göre fiyatları da ona göre arttıracağız; döviz kuruda ona göre artıyor, hesabımızı kitabımızı öyle yaparız. Öyle olmuyor; çünkü her şey aynı oranda artmıyor neyin ne kadar artacağını bilemiyorsunuz. Oynaklık ve belirsizlik çok büyük marjlarda oluyor” diye konuştu.

    Eczacıbaşı, “Mutlaka ekonomik modelimizi değiştirmeliyiz. Dışarıdan borçlanarak büyüme modeline Türkiye’nin mutlaka son vermesi lazım. Cari açıktan kurtulmamız lazım. Dış kaynak oluşturarak büyümemiz lazım. Buradan hemen katma değerli ihracata geliyoruz oradan da inovasyona geliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konuşmasının sonunda İzmir ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Eczacıbaşı, şöyle devam etti:

    “İzmir, çok özel bir yer. Hakkında pek çok şey söylenebilir. Türkiye’nin çok uygar bir köşesi. İzmir her açıdan zengin bir kent. İzmir, endüstrilerin merkezi olabilir; yani sanayilerde çalışan insanların akın akın geldiği, yerleştiği ve ortamı bulduğu bir merkez olmalı.”

  • Cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu: “Şeyh Said’e iade-i itibar konusunu gündeme alacağız”

    Saadet Partisi’nin (SP) Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, Diyarbakır’da düzenlediği e-mitingde sosyal medyadan gelen bir soru üzerine , Şeyh Said’e iade-i itibar konusunu gündeme alacaklarını belirterek, “Bunların hepsi gözden geçirilecektir. Bu bölgeye huzur gelecekse zaten bu büyük bir kucaklaşma ile yapılabilir. İnşallah zamanı geldiğinde bunları da birlikte mütalaa edeceğiz” dedi.

    SP Lideri ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu Diyarbakır’da e-miting düzenledi. Kayapınar ilçesinde bir düğün salonunda gerçekleşen e-mitinge Karamollaoğlu’nun yanı sıra HDP eski milletvekili ve SP İstanbul Milletvekili adayı Altan Tan, SP’nin Diyarbakır Milletvekili adayları ve partililer katıldı. Kürtçe ilahilerle başlayan e-mitingde konuşan Karamollaoğlu, “İnanıyorum ki bu seçimlerde kimsenin tahmin etmediği ve beklemediği bir netice alacağız. Bir dip dalga geliyor. Bu dip dalga bizi hem Cumhurbaşkanlığında hem de Meclis’te en güçlü grup haline getirecek. Buna gönülden inanıyorum. Özellikle Diyarbakır’ımızda hanım kardeşlerimiz de gördüğüm bu coşku ister istemez ümitlerimi arttırıyor. Biz kimsenin hasmı ve düşmanı değiliz. Herkesi kucaklayacağız. Kendi düşüncemizin yüzde 100 zıttı fikirleri taşıyanlar olsa bile bu ülkede biz kardeş olarak yaşamaya mecburuz. Eğer huzur istiyorsak, barış istiyorsak bunun temelinde önce kucaklaşma, birbirimizi hoş görme yatar. Biz birlikte yaşayacağız, birlikte birbirimizin destekçisi olacağız, eksiğimiz noksanımız varsa, kardeşçe çözmeye çalışacağız, dostça çözmeye çalışacağız. Hukuk içinde çözmeye çalışacağız. Bugün sabah bir toplantı yaptık. Toplantıda kimse aklına gelen soruyu sormaktan çekinmedi. Seçimden bir hafta önce 17 Haziran’da Diyarbakır’da miting için Diyarbakır’dayız” diye konuştu.

    “Şeyh Said’e iade-i itibarı gündeme alacağız”

    Karamollaoğlu, sosyal medya üzerinden gelen “Yalan ve iftiralarla itibarsızlaştırılmaya çalışılan Şeyh Said gibi bölgemizin ünlü şahsiyetlerine iade-i itibar sağlamayı düşünüyor musunuz?” sorusuna cevaben, şunları söyledi:

    “Elbette bunların hepsi gündeme alınacaktır. Bunların hepsi gözden geçirilecektir. Bu bölgeye huzur gelecekse zaten bu büyük bir kucaklaşma ile yapılabilir. İnşallah zamanı geldiğinde bunları da birlikte mütalaa edeceğiz.”

  • Ziraat odası başkanları ‘tütün’ konusunu görüştü

    Adıyaman Ziraat Odası Başkanı Salih Şahan ve beraberindeki ilçe ziraat odası başkanları ‘tütün’ başta olmak üzere Adıyaman tarımı ile ilgili Ankara’da bir dizi görüşmelerde bulundu.

    Adıyaman Ziraat Odası Başkanı Salih Şahan beraberinde Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, Çelikhan Ziraat Odası Başkanı Abdurrahman Kaya ve Sincik Ziraat Odası Başkanı Kadir Altınel ile Ankara’da bazı görüşmeler gerçekleştirdi.

    Şahan ve diğer oda başkanları Tütün Üst Kurulunu ziyaret ederek, ‘tütün’ konusunda yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin yanında bundan sonra yapılması gereken konular ile ilgili fikir alışverişinde bulundu.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Milletvekili Salih Fırat ile görüşerek ‘tütün’ konusunda ki beklentileri dile getirdiler.

    Salih Şahan, Torba Yasada çıkan ‘tütün’ ile ilgili maddenin Resmi Gazetede yayımlanmasının ardından çıkacak olan yönetmeliklerin çok önemli olduğunu ve ziraat odası olarak bu yönetmeliklerin hazırlanmasına katkı sunmak istediklerini dile getirdi.

    TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ise, Adıyaman tarımı, sulama projeleri ile birlikte özelikle de tütün konusunun konuşulduğu toplantıda, Adıyaman ekonomisini daha da güçlendirmek için istişarelerde bulunduklarını söyledi.

    Aydın, ‘tütün’ konusunda üreticisinin tedirgin olmamasını isteyerek, tütünün bazı kesimlerin söylediği gibi yasak olmadığını ifade etti.

  • Belçika’da Türk kökenli vekil, başörtülü kadınların işe alınması konusunu tartışmaya açtı

    Belçika’da Türk kökenli Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır, başörtülü kadınların işe alınmaları konusunda görüşlerini belirterek tartışma başlattı.

    Uzun süredir başörtülülere yönelik ayrımcılıkların yapıldığı Belçika’da, Türk kökenli Federal Milletvekili ve Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır, bir çıkış yaparak yeni bir tartışma konusu açtı.

    Kısa bir süre önce Vilvoorde Belediye Başkanı Hans Bonte’nin yaptığı “Herkes polis teşkilatında çalışabilmeli hatta başörtülüler bile” açıklamasını destekleyen Emir Kır, yaptığı açıklamada bu konunun tartışmaya açılması gerektiğini savundu.

    “Çok ciddi ayrımcılıklar yaşanıyor”

    Vilvoorde Belediye Başkanı Hans Bonte tarafından yapılan çağrıyı hatırlatan Kır, bu çağrıya kendisinin de tepki verdiğini belirterek Belçika’da yaşayan insanların tüm kurumlarda bulunabilmeleri gerektiğini ifade etti.

    Emir Kır, konuşmasının devamında, “Nötr bir şekilde hizmetlerin götürebilmesi lazım ama kimse bu konuyu gözardı edemez. Bugün bazı bayanlar bu konuda çok ciddi ayrımcılıklar yaşıyor. Buna karşı bir cevap vermemiz gerekiyor. Benim görüşüm çok açık ve net. Bugün Gent Belediyesi bunu serbest etti. Brüksel iş arama kurumu da bunun çözüm yollarını aradı ve buldu. Artık bunu tartışmaya açmamız lazım. Polis teşkilatında olsun, bakanlıklarda olsun, bütün kurumlarda artık bunu ciddi bir şekilde ele almamız ve tartışmaya açmamız gerekiyor. Çünkü maalesef birçok gencimiz iş alanında bu meseleden dolayı maalesef çok büyük engeller yaşıyor” dedi.

    “Bu konunun tartışmaya açılması gerekiyor”

    Belçika’nın artık değiştiğine ve kabuk değiştirdiğine dikkat çeken Emir Kır, “Birçok kurum, bu konuda kolaylık tanıdı. İşadamları kurumuna bakın. Gent Belediyesi örnek oldu bu konuda. Evet, mantaliteler daha hazır değil. Frankofon bölgesinde, Brüksel’de bazı belediye başkanlarının açıklamaları oldu. Onlar kesinlikle buna karşı ve onların argümanı da şu: ’Hizmet objektif ve nötr bir şekilde gidilmesi lazım.’ Onlar bunu bir engel olarak görüyorlar. Benim yaklaşımım daha farklı. Bana göre ciddi bir ayrımcılık var bu konuda. Bunu tartışmaya açmamız lazım. İngiltere’de olan, Hollanda’da olan, Amerika’da olan, bugün Flaman belediyelerin bazılarında olan şeyler neden başka yerlerde olmasın. Bu insanları toplumun kenarında bekleterek, sadece bunları daha radikal konuma getirirsiniz. Bu insanları toplumun içerisine almamız lazım. Bu müesseselerin içerisine almamız lazım. Elbette götürülen bütün hizmetler, objektif ve nötr olmalı. Bütün bunlardan dolayı artık bu konunun tartışmaya tekrar açılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.