Etiket: Konusunda

  • Buharkent’in Çocukları Enerji Konusunda Bilinçlendiriliyor

    Zorlu Enerji’nin genç nesilleri sürdürülebilirlik ve enerji verimliliği konularında bilinçlendirmek üzere başlattığı “Enerjimiz Çocuklar İçin” projesi kapsamında Buharkentli minikler bilinçlendiriliyor.

    Programın tanıtım toplantısına katılan Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, “Türkiye büyük hedefleri olan bir ülke. Başta 2023 ardından 2071 hedeflerine ulaşabilmemiz için enerjiye önem vermeliyiz” dedi.

    Buharkent’te Zorlu Enerji grubu tarafında sürdürülen proje için Aydın’daki bir otelde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Buharkent Kaymakamı Cemil Öztürk, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, ADÜ Buharkent MYO Müdürü Mesut Kırmacı, Zorlu Enerji Grubu Kurumsal İletişim Müdürü Esra Çakır, öğrenciler ve davetliler katıldı.

    ÇOCUKLAR EĞLENEREK ENRJİYİ ÖĞRENİYOR

    Zorlu Enerji Grubu, Aydın’ın Buharkent ilçesinde 3-4 sınıf öğrencilerini “Enerjimiz Çocuklar İçin” projesi ile enerji kaynakları, verimliliği ve sürdürülebilirlik konularında bilinçlendirmeyi sürdürüyor. Türkiye’nin ulusal çaplı ilk enerji eğitim projesi olan “Enerjimiz Çocuklar İçin”, uzmanlar gözetiminde hazırlanmış müfredata uygun içerikleri ve tüm yıla yayılan okul aktiviteleri ile çocukların enerjiyi eğlenerek öğrenmelerine imkan tanıyor. 2015-2016 eğitim ve öğretim yılı döneminde müfredata uygun içerikler ve tüm yıla yayılan okul aktiviteleri ile yeniden yapılandırılan kurumsal sosyal sorumluluk projesi, çocukları enerji kaynakları konusunda doğru bilgilerle donatmayı, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik konularında da bilinçlendirmeyi amaçlıyor.

    Projenin hayat bulduğu bölgeler içinde Aydın-Buharkent dışında Denizli-Sarayköy, Manisa-Alaşehir, Gaziantep, Edirne, Tekirdağ, ve Osmaniye’nin yer aldığı bildirildi.

    Toplantıya katılan Buharkent Kaymakamı Cemil Öztürk, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol proje için Zorlu grubuna teşekkür ederek Buharkant’e olan katkılarının yadsınamayacak olduğunu dile getirdiler.

    Enerjiyi bedendeki ruha benzeten Kaymakam Cemil Öztürk, “Nasıl ruhsuz bir beden ceset oluyor ise enerjisiz bir hayat da ya da dünya da ölüm gibi olur” diye onuştu.

  • Din Görevlileri Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Konusunda Bilgilendirildi

    Aydın’ın Efeler ilçesinde görev yapan din görevlileri, bulaşıcı olmayan hastalıklar konusunda bilgilendirildi.

    Kronik Hava Yolu Hastalıklarını Önleme (GARD) Aydın İl Kurulu’nda yer alan Halk Sağlığı İl Müdürlüğü ile İl Müftülüğü’nün KOAH-Astım hastalıkları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla birlikte yürüttüğü proje kapsamında din görevlilerine yönelik bilgilendirme yapıldı. Halk Sağlığı İl Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Kronik Durumlar Birimi tarafından tüm müftülük personeline yönelik düzenlen eğitimde, dün görevlilerine ADÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Polatlı tarafından hastalıklar konusunda bilgi aktarıldı.

    Bulaşıcı olmayan hastalıklarla mücadelede bilinçlenmenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Polat, “Kronik solunum hastalıklarının büyük çoğunluğunu kronik hava yolu hastalıkları (Astım, KOAH) oluşturmaktadır. Gerek risk faktörleri, gerekse önlem ve tedavileri konusunda büyük benzerlik gösteren kronik hava yolu hastalıkları (KHH), hemen her ülke gibi ülkemizde de morbidite ve mortalitenin en önemli nedenleri arasında yer almakta ve çok ciddi toplumsal ve ekonomik yük oluşturmaktadır. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir” diye konuştu.

  • İHD Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel: ‘’İnsan Hakları Konusunda Batı İkiyüzlü Davranıyor’’

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen ‘’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ konuşmacılarından İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel, Batı dünyasının insan hakları konusunda her zaman ikiyüzlü davrandığını söyledi.

    Suriye’de patlak veren iç savaşın ardından ülkesini terk etmek zorunda kalan milyonlarca insan zorunlu göç hareketiyle karşı karşıya kaldı. Türkiye’de sayıları 2 milyonu aşan mültecilerin durumuna ve insan haklarına dikkat çekmek amacıyla, Haliç Üniversitesi Hemşirelik Kulübü tarafından’’İnsan Hakları ve Türkiye’nin Misafirleri Mülteciler Paneli’’ düzenlendi. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası kapsamında düzenlenen etkinliğin açılış konuşmalarını, Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi Çetin ve Haliç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Necmiye Sabuncu yaptı. Prof. Dr. Necmiye Sabuncu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelde, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Zeybel ile İstanbul Barosu Avukatı Yeter Kılıç konuşmacı olarak yer aldı. İnsan hakları ve mülteciler konusunda görüşlerini belirten Hulusi Zeybel, ‘’Batılı toplumlar insan hakları noktasında her zaman ikiyüzlü davranıyor. İhtiyaç duyduklarında insan haklarını bir ideoloji gibi kullanıyorlar ama işlerine gelmediği zaman sınırlarını kapatıyorlar’’ dedi.

    ‘’ÇATIŞMALAR İNSAN AKLININ, HIRSININ TETİKLEDİĞİ SÜREÇLERDİR’’

    Dünyanın birçok ülkesinde yaşanan iç savaşların ve çatışmaların insanları ülkelerinden koparıp, başka yerlere göç etmek zorunda bıraktığını belirten Zeybel, göç etme süreçlerinde büyük yaşam kayıpları olduğunu ve dünyanın buna sessiz kaldığını söyledi. Suriye’deki çatışmalarla ilgili de konuşan Zeybel, ‘’Çatışma, deprem gibi kendiliğinden olan bir durum değildir. İnsan aklının, iradesinin, hırsının tetiklediği, zorladığı bir süreçtir. Dolayısıyla küresel güçlerin, uluslararası şirketlerin var olan dünyanın kaynaklarını paylaşma hırsları bu savaşları sürekli tetikliyor’’ dedi. Dünyaya şekil vermek isteyen güçlerin plan ve projelerinin küreselleşme sürecinin karakteristik özellikleri olduğunu ifade eden Hulusi Zeybel, ‘’Bu plan ve projeler içerisinde sermayenin ve metanın sınır tanımadan dolaşımını istiyorlar. Ve bunu da büyük oranda sağlamış durumdalar’’ diye konuştu.

    ‘’BATILI ÜLKELER RAHATLARININ BOZULMASINI İSTEMİYOR’’

    Söz konusu insan olduğunda Batı’nın tüm sınırlarını kapattığını vurgulayan Zeybel, ‘’Çünkü ayrıcalıklı bir yaşam kurmuş olan toplumlar, ülkeler rahatlarının bozulmasını istemiyor. Oysa yurtlarından ayrılmak zorunda kalmış insanlar durup dururken yaşadıkları yerleri terk etmiyorlar. Refah düzeyi yüksek ülkelerin refahının arkasındaki değeri oluşturan ülkelerin insanları bunlar. O ülkelerin paylaşılamaması sonucunda bu insanlar topraklarından ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bunu görmeleri gerekiyor’’ ifadelerinde bulundu.

    ‘’ÜLKELERİN MÜLTECİLERİ REDDETME HAKKI YOK’’

    Uluslararası göç veya mülteci konusunda daha çok Türkiye’nin geçiş yollarının kullanıldığını söyleyen İstanbul Barosu avukatlarından Yeter Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak uluslararası hukukta da insan hakları evrensel kanununda da bu süreç belirlenmiş ve maddelerle onaylanmıştır. Geçiş sürecinde veya gelecek mültecilere bağlı olarak mutlaka güvenli bir ortam oluşturmak gerekiyor. Gelen kabul bölümünde ilk geçiş güzergahı Türkiye ve son dönemde de Suriye’den gelen çok sayıda mülteci var. Gelen mültecilerden özellikle çocukların korunması noktasında Türkiye başarılı durumda’’ dedi. Mültecileri üçüncü bir ülkeye gönderme sürecinin yıllar aldığını ve bu nedenle bazı sorunlarla karşılaşıldığını dile getiren Kılıç, ‘’Buna bağlı olarak mültecileri özellikle dünya genelindeki üçüncü ülkelerin ya da Türkiye’nin reddetme hakkı yoktur, mutlaka kabul etmeleri gerekir’’ dedi.

  • Bakan Yılmaz Suriyeli Mülteciler Konusunda Uyarılarda Bulundu

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Suriye Krizinin Etkilerinin Azaltılması Projesi imza törenine katılan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Suriyeli mülteci sorununun nitelik değiştirdiğini ifade etti.

    Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Gaziantep’te bir otelde düzenlenen ’Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Suriye Krizinin Etkilerinin Azaltılması Projesi’ ile ’Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı’ imza törenine katıldı.

    İmza töreninde konuşan Bakan Yılmaz, göç eden Suriyelilerle ilgili sorunun nitelik değiştirdiğine dikkat çekti. Bakan Yılmaz, “Suriye’den göç etmek zorunda kalan insanlarla ilgili durum şu anda bir nitelik değiştiriyor. Bunun da ben altını çizmek isterim. Karşı karşıya kaldığımız mesele acil insani müdahalelerde bulunulması gereken bir durumun ötesine geçmiş durumda” dedi.

    Suriye’de barışın ve istikrarın sağlanması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Suriye halkının arzu ettiği bir yönetimin oluşması ve o çerçevede Suriye’de huzurun, barışın ve istikrarın sağlanması gerekiyor. Bu olmadığı sürece maalesef insani ve kalkınma yardımları da bir ölçüde bu sorunu hafifletebilir. Esas sorunun çözümü elbette siyasi çözümdür. Bu anlamda da bütün dünyanın, uluslararası camianın mutlaka bu sorununun çözümüne katkıda bulunması gerekiyor. Evrensel hukuk, Suriye halkının talepleri ve beklentileri çerçevesinde bu sorunun çözüme kavuşturulması Türkiye olarak en büyük dileğimizdir” dedi.

    Yerel altyapıya değinen Yılmaz, “Özellikle Kilis gibi illerimiz nüfusun üstünde bir misafir barındırıyor. Şehrin mevcut alt yapısıyla ilgili sorunların çözümünü geliştirmemiz gerekiyor. Bu illerimizdeki vatandaşlarımızın, bir taraftan da şehre gelen misafirlerimizin mutlaka belli bir eğitimden istifade etmesi gerekiyor. Bu eğitimlerle geleceğe iyi hazırlanılması gerekiyor. Bu noktaları içeren önemli bir projenin imza törenini burada gerçekleştireceğiz” diye konuştu.

  • 0-6 Yaş Çocukların Kullandığı Oyuncaklarda Standartlar Konusunda Seminer Verildi

    Gaziantep’te 0-6 yaş çocukların kullandığı oyuncaklarda standartlar konusu düzenlenen seminerle anlatıldı.

    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Gaziantep Ticaret İl Müdürlüğü iş birliğinde, Oyuncaklar Hakkında Yönetmelik ve Tüketici Ürünlerinin Güvenlik Risklerinin Belirlenmesine İlişkin tebliğ kapsamında, “0-6 yaş çocukların kullandığı oyuncaklarda standartlar konulu seminer, düzenlendi. Seminerde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü İsmet Zor, açılış konuşmasında kreşlerin ve gündüz çocuk bakım evlerinin oyuncak satın alma potansiyeli yüksek kurumlar olduğundan dolayı bu tür seminerlerin sorun ve risk önleyici nitelikte olduğunu söyledi. Oyuncakların güvenirliği ve güvenliği konusunda oyuncak üreticilerine, ebeveynlere, kreş ve gündüz bakım evleri sorumlularına önemli sorumluluk düştüğünü belirten Müdür Zor, kalitesiz, çabuk kırılan, güvenilir materyalden yapılmayan ürünlerin çocuklar için ciddi probleme sebep olabileceğini dile getirdi. Toplantıda daha sonra söz alan Gaziantep Ticaret İl Müdürü Bilal Yazıcı, kurumlarının görev ve faaliyetlerinin sadece şirketler, odalar ve kooperatiflerle ilgili iş ve işlemler ile sınırlı olmadığı kaydetti. Tüketicilerin korunması, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleri kapsamında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sorumluluğunda bulunan tüketici ürünlerine yönelik denetimleri de içerdiğini belirten Yazıcı, oyuncakların hedef kitlesinin çocuklar olduğunu hatırlatarak, oyuncakların çocuk sağlığı ve güvenliği dikkate alınarak üretilmesi gerektiğini anlattı.

    Gümrük ve Ticaret Denetmen Yardımcıları İhsan Kırvar, Gülsüm Ay, Ali Eroğulları tarafından oyuncağın tanımı ve oyuncak görünümlü olup ancak oyuncak olmayan ürünler, oyuncakların piyasaya arzında devletin, üreticinin ve dağıtıcının sorumlulukları, güvenli oyuncak ve CE işareti, oyuncakların taşıdığı genel ve özel riskler, oyuncaklarda bulunması gereken uyarılar hakkında bilgilendirme sunumları yapıldı.