Etiket: Konusunda

  • Müdür Erdoğan Mesleki Yeterlilik Belgesi Konusunda Uyardı

    Mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilen 40 meslek ile ilgili geri sayım süreci başladı.

    Konu hakkınca açıklamada bulunan İş-Kur Iğdır Müdürü Halis Edoğan, ‘Mesleki Yeterlilik Kurumu’ tarafından 25 Mayıs 2015 tarihinde yayımlanan tebliğ ile tehlikeli ve çok tehlikeli işler olarak bilinen 40 meslek dalında çalışanlar için mesleki yeterlilik belgesine sahip olma zorunluluğu getirildiğini belirtti. Bu zorunluluk kapsamında 26 Mayıs 2016 tarihinden itibaren söz konusu mesleklerde mesleki yeterlilik belgesi olmayan kişiler çalıştırılamayacağını kaydeden Erdoğan, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yayımladığı yeni tebliğe göre 40 ayrı meslekte çalışabilmek için ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olma şartı getirildi. Tebliğe göre tehlikeli ve çok tehlikeli mesleklerde Mesleki Yeterlilik Kurumu Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan kişilerin çalıştırılması halinde işveren veya işveren vekillerine Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından her bir çalışan için 500 Türk Lirası idari para cezası verilecektir. Mesleki Yeterlilik Belgesi şartı, ustalık belgesi almış olanlar ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı mesleki ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin mesleki ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olup, diplomalarında veya ustalık belgelerinde belirtilen bölüm, alan ve dallarda çalışanlar için aranmayacaktır. Mesleki Yeterlilik Belgesi olan işçi çalıştıran işverenler sigorta prim desteğinden yararlanacaktır. İşverenler 31 Aralık 2020 tarihine kadar işe alacakları 18 yaşından büyük 29 yaşından küçük erkekler ile 18 yaşından büyük kadınlardan Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi kişiler için 54 ay süre ile sigorta prim desteğinden faydalanacak, sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacaktır. Ayrıca işyerlerinde çalışmakta iken mesleki yeterlilik belgesi alan kişiler için sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutar 12 ay boyunca İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacaktır” şeklinde konuştu.

    Tebliğe göre, Mesleki Yeterlik Belgesi zorunluluğu getirilen ve belge olmadan yapılamayacak mesleklerin tam listesi açıklayan Erdoğan, “Bunlar ahşap kalıpçısı, alçı levha uygulayıcısı, alçı sıva uygulayıcısı, alüminyum kaynakçısı, bacacı, betonarme demircisi, betoncu, çelik kaynakçısı, direnç kaynak ayarcısı, doğalgaz altyapı yapım kontrol personeli, doğalgaz çelik boru kaynakçısı, doğalgaz ısıtma ve gaz yakıcı cihaz servis personeli, doğalgaz işletme bakım operatörü, doğalgaz polietilen boru kaynakçısı, duvarcı, endüstriyel boru montajcısı, hidrolik pnömatikçi, ısı yalıtımcısı, ısıtma ve doğalgaz iç tesisat yapım personeli, inşaat boyacısı, iskele kurulum elemanı, kaynak operatörü, makine bakımcı, otomotiv elektromekanikçisi, otomotiv mekanikçisi, otomotiv montajcısı, otomotiv sac ve gövde kaynakçısı, seramik karo kaplamacısı, ses yalıtımcısı, sıvacı, su yalıtımcısı, tünel kalıpçısı ve yangın yalıtımcısıdır. 26 Mayıs 2016 tarihinden sonra Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olmayan işçi çalıştıran işverenlerimizin cezai işlemlere maruz kalmamaları için ocak ayındaki İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu tarafından alınan bir karar ile Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf Odaları Birliği işbirliğinden oluşan bir komisyon kurulacaktır. Komisyon marifetiyle, bu mesleklerde çalışanlar tespit edilerek mesleki yeterlilik belgesi almalarına yönelik eğitimler düzenlenecektir. Bu eğitimlere, ilgili meslek dalında çalışan ve mesleki yeterlilik belgesi olmayan tüm vatandaşlarımız ücretsiz katılabilecektir” dedi.

  • “Türk Halkı, Rus Uçağını Düşürme Konusunda Devletinin Yanında”

    Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir, yaptıkları araştırmaya göre; 24 Kasım tarihinde Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesi ile sonuçlanan olayda araştırmaya katılanların yüzde 70,7’sinin Türkiye’yi haklı bulduğunu söyledi.

    Optimar Danışmanlık, Tanıtım, Araştırma ve Organizasyon A.Ş. Başkanı Hilmi Daşdemir, Aralık 2015’de 2 bin 37 kişi ile yaptıkları araştırmada 24 Kasım’daki Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesiyle ilgili açık uçlu sorulara verilen cevaplarda yüzde 70,7 ’’Türkiye haklıydı, Doğru buluyorum, Uyarıya rağmen sınır ihlali yapmamalıydı’’ cevabı verdiklerini, uçağın düşürülmesini haksız bulunmasının oranının ise sadece yüzde 19,5 olduğunu söyledi.

    Rus uçağının düşürülmesi konusunda Türkiye’yi haklı bulanların partilere göre dağılımı da açıklayan Daşdemir, “Ak Parti’liler arasında yüzde 83, CHP’lilerde yüzde 62,9, MHP’lilerde yüzde 87 HDP’lilerde yüzde 29,3, SP’lilerde ise yüzde 85,7’dir. Buradaki oranlardan da görüleceği üzere her parti tabanından büyük bir destek vardır. Ak Parti, MHP ve SP’lilerin ittifakı tabanda net bir şekilde göze çarpmaktadır. CHP’lilerin bile bu konudaki desteği 62,9 gibi yüksek bir orandır” ifadelerini kullandı.

    Etnik açıdan kendisini Türk olarak tanımlayanların yüzde 75,8’inin, Kürt ve Zaza olarak görenlerin ise yüzde 59,6’sı Türkiye’nin uçağın düşürmesini haklı bulduğunu bildiren Daşdemir, mezhepsel olarak kendisini sunni görenlerin yüzde 78,8’i ve alevi olarak görenlerin ise yüzde 40’ı Türkiye’yi uçak düşürme konusunda haklı gördüğünün belirtti.

    Optimar Araştırma Başkanı Hilmi Daşdemir araştırma için ayrıca, ’’Bu oranlar da göstermektedir ki milli meselelerde Türk Milleti hep birlikte devletin arkasında yer almaktadır. Kılıçdaroğlu’nun Rus uçağını düşürmenin yanlış olmasını açıklamasına rağmen CHP seçmeni bile yüzde 63 oranında uçağın düşürülmesini haklı bulmaktadır. Bu durum da Kılıçdaroğlu’nun neden çark ettiğinin en bariz göstergesidir”’ yorumunda bulundu.

  • MHP’li Ersoy: “Devletin Ve Milletin Bekası Konusunda Hiçbir Kompleks Taşımıyoruz”

    MHP Osmaniye Milletvekili ve MYK Üyesi Doç. Dr. Ruhi Ersoy, devletin ve milletin bekası konusunda siyasi irade ile hiçbir kompleks taşımadan her türlü desteği verdiklerini söyledi.

    Ersoy, MHP İl Başkanı Fahri Kuyulu ile birlikte Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Osmaniye Şubesini ziyaret etti.

    Konuşmasına TÜMSİAD tarafından hazırlanan ve kamuoyu ile paylaşılan “2023 Rüyalar Şehri Osmaniye” projesine atıfta bulunarak başlayan Ersoy, TÜMSİAD’ın Osmaniye’ye vizyon koyan gönüllü bir kuruluş olduğunu ifade etti.

    Devletin ve milletin bekası konusunda siyasi irade ile hiçbir kompleks taşımadan her türlü desteği verdiklerini ifade eden Ersoy, “Türkiye Cumhuriyeti önemli bir süreçten geçiyor. Bu geçiş süreci bugün bizlerin çok farkına varılmasa da tarihe dönüp bakıldığında hayati bir önemi olduğunu tarih kitaplarının yazacağı bir dönemden geçiyoruz. Bizler memleketin bekası, milletin geleceği konusunda nefis yaparak bizim partimiz şunu yaptı, bunu yapmadı söyleminden çok devletimiz ve milletimiz için lazım olan fikirlerde ve yaptıkları hayırlı işlerde devleti yönetenlerin yanında yer almaktır” dedi.

    TBMM’de verdiği kanun teklifleri ve soru önergeleri hakkında bilgi veren Ruhi Ersoy, “Osmaniye’ye Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun açılması için girişimlerim ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile de temaslarım oldu. Bu kurumun ilimize açılması durumunda her yıl 40-60 milyon TL kaynak Osmaniye’ye aktarılacak. Osmaniye Devlet Hastanesi’nin Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne dönüştürülmesi ile Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi bünyesinde de tıp fakültesi kurulması için yol gösterici bir rapor hazırladım. Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmaların merkezleri Osmaniye olmadığı için bu kuruluşların devlete ödediği vergiden pay alamıyoruz. Osmaniye’ye gümrük müdürlüğü kurulması ihracat yapan firmalardan dolayı kentimiz önemli bir gelire kavuşacak. Bunun kurulması için girişimlerim ve temaslarım oldu” diye konuştu.

    Doç. Dr. Ruhi Ersoy, seçildikten sonra geçen 5 ayda yaptıkları ve yapmaya çalıştıklarının yer aldığı dosyayı TÜMSİAD Osmaniye Şube Başkanı Murat Özkardeş’e teslim etti. Ziyarette Semerkand Vakfı ile Beşir Derneği Osmaniye temsilcileri de hazır bulundu.

  • Arabanda Esnaflar ’Sigara Yasağı’ Konusunda Uyarıldı

    Gazziantep7in Araban ilçesinde esnaflarla toplantı yapılarak, sigara yasağına uyulması konusunda uyarıldı

    Araban İlçesinde, 4207 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü hakkında kanun hükümlerinin uygulanmasındaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla yapılan toplantıda, iş yerlerindeki sigara yasağına uyulması konusunda esnaflar son kez uyarıldı. Araban Kaymakamlığı tarafından Sosyal Hizmet Merkezi Toplantı Salonunda düzenlenen toplantıya, Araban İlçe Emniyet Amiri Özgür Moz, Araban İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Karakol Komutanı Jandarma Başçavuş Hüseyin Erdinç, Araban Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi ve Araban İlçe Sağlık Müdür Vekili Doktor Nurullah Çelik ve Araban Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Hakkı Turgut ile ilçe esnafı katıldı. Toplantıda ilçe merkezi ve ilçeye bağlı kırsal mahallelerdeki kahvehane, pastahane, İnternet kafe ve kıraathane gibi bazı işletmecilerde sigara yasağına uyulmadığı belirtilerek, iş yeri sahipleri ve çalışanlara kapalı mekanlarda tütün ile tütün mamullerinin içilmesini yasaklayan 4207 sayılı kanun hakkında detaylı bilgiler verildi. Toplantıya katılan Araban Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Karakuş da, esnafların sigara yasağı konusunda önerileri ve karşılaşılan sıkıntıların da görüşüldüğü belirtti. Sigara içilmesine müsade edilen iş yerlerine para, iş yeri kapatma ve ruhsat iptaline kadar ciddi ceza ve yaptırımların öngörüldüğünü hatırlatan Karakuş, bu tür müeyyidelerle karşılaşmak istemeyenlerin ise yasağa karşı duyarlı hareket etmesini istedi.

    Araban Toplum Sağlığı Merkezi Sorumlu Hekimi ve Araban İlçe Sağlık Müdür Vekili Doktor Nurullah Çelik ise sigaranın sağlık açısından zararları ile ilgili bilgi verdi. Kapalı mekanlarda içilen sigaranın sigara içmeyenlerin de sağlığını tehdit ettiğini belirten Çelik, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi konusunda sigaranın verdiği zararları anlattı.

    Öte yandan ilgili kurumların güvenlik güçleri ile birlikte sigara yasağı konusunda denetlemeler yapılacağı duyuruldu.

  • Davutoğlu: “Kıbrıs Konusunda Garantör Devletlerin Sürece Katıldığı Aşamaya Geçilmeli”

    Başbakan Ahme Davutoğlu, Davos’ta gerçekleştirdiği basın toplantısında bugün Ban Ki Moon ile gerçekleştirdiği görüşmede de Kıbrıs konusunda da yavaş yavaş garantör devletlerin de sürece katıldığı bir aşamaya geçmemiz gerektiğini ifade ettiğini söyledi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu Dünya Ekonomik Forumu 46’ncı yıllık toplantılarının düzenlendiği İsviçre’nin Davos kasabasında Türk basınına açıklamalarda bulundu. Dünya ekonomisindeki çalkantılar sebebiyle yatırımcıların güvenli bir liman ve kalıcı olarak bulunabilecekleri merkezler aradıklarını kaydeden Davutoğlu, “Bütün Afro-Avrasya’da dünyanın en büyük üretim üslerinden biri Türkiye’de, dünyanın en iyi yetişmiş insan unsurlarından biri Türkiye’de ve öyle bir coğrafya ki Türkiye’den her yere yetişmek mümkün. Bu da öyle bir coğrafya ki Türkiye’den her yere kısa sürede ulaşmak mümkün. Bu da yatırımcılar için çok teşvik edici bir unsur. Çok memnun oldum. Buraya gelmeden önce Türkiye’deki yatırımcıları toplayıp ayrıca bir toplantı yapmıştım. bir kısmı onların da patronları olduğu heyetlerle burada görüşmeler yaptım. Bazıları trilyonlara hitap eden bankalar, finans sektörü kuruluşları, Türkiye’ye dönük ilgileri ifade ettiler” dedi.

    Başbakan Davutoğlu Türkiye’nin lojistik üs olması nedeniyle büyük bir yatırım alanı olduğu konusunda herkesin aynı fikirde olduğunu dile getirerek, bütün yatırımcılarla şu ana kadar yaptıkları yatırımları gözden geçirdiklerini kaydetti. Küresel yatırımcılar ile yapılan toplantılarda Türkiye’ye yönelik ilginin yüksek olduğunu ifade den Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Ama küresel ekonomik gelişmeler ile ilgili de seneki Davos’a veya bundan birkaç aya göre daha iyimser bir hava var. Özellikle Avrupa ekonomilerindeki toparlanma bu anlamda iyiye işaret ediyor. Kaygı burada yükselen ekonomilerdeki yavaşlamaydı. Türkiye bu yavaşlama içinde çok ciddi fark oluşturuyor. Yani yükselen ekonomilerde kalkınma ortalama yüzde 1,8 iken Türkiye yüzde 4. İki misliden daha fazla kalkınan bir ülke olması hasebiyle zaten başlı başına bir cazibe merkezi oluşturuyor. Özellikle birçok görüşmede gündeme geldi ki biliyorsunuz Avrupa’nın 3’üncü havalimanı oldu. Londra ve Paris’ten sonra. Bu da insan akışkanlığının Türkiye üzerinden seyrettiği bir konjonktürünü ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. Başbakan Davutoğlu, Hollanda’nın dönem başkanı olduğu için 10 Şubat’ta Hollanda’ya bir ziyaret gerçekleştirip Türkiye-AB ilişkilerini ele alınacağını Almanya benzeri hükümetler arası bir zirve şeklinde Hollanda ile gerçekleştirmeyi düşündüklerini kaydetti.

    “KIBRIS SORUNU İLE İLGİLİ GELİŞMELER OLUMLU YÖNDE SEYREDİYOR”

    Kıbrıs konusuna da değinen Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Kıbrıs sorunu ile ilgili gelişmeler olumlu yönde seyrediyor. Buraya gelmeden önce Londra’da yine garantör ülke olarak İngiltere’de de yapmış olduğum bu konuları ele alma imkanım oluştu. Buraya gelir gelmez de ilk görüşmemi sayın Akıncı ile yaptık. İlk defa KKTC Davos gibi bir platformla bir arada ve biraz önce de benim hitap ettiğim oturum öncesinde KKTC Cumhurbaşkanı ve Rum lideri birlikte aynı oturumda eşit şekilde bulundular ve hitap ettiler. Bu da önemlidir. Ayrıca BM adına müzakere yürüten sayın Espan Eide de burada. Ben Ban Ki Moon ile yaptığım görüşmede de Kıbrıs konusunda da yavaş yavaş garantör devletlerin de sürece katıldığı bir aşamaya geçmemiz gerektiğini ifade ettim. Çünkü temel konularda belli görüşe doğru eğilim var. Ümit ederiz ki bu konularda daha da ileri adımlar atılır” açıklamasını yaptı.

    Davutoğlu 2004 yılında gerçekleştirilen Davos’ta yapılan görüşmede Kofi Annan’ın meseleyi sahiplenmesinin önünü açtığını kaydederek, bu seferde benzer bir süreç olmasını umut ettiğini ve Kıbrıs sorunun kalıcı bir çözüme kavuşması için bir zemin oluşturma imkanı bulunmasını temenni etti.

    “HAZANA’NIN CEO’SU MALEZYA’DAN ÖĞRENCİM ÇIKTI”

    Davutoğlu, Malezya’nın son derece önemli şirketi ve Sabiha Gökçen’in işletmesini de almış olan Hazana’nın CEO’sunun Malezya’dan öğrencisi çıktığını belirterek, “Biraz hatıraları paylaştıktan sonra Türkiye’ye en az 10 milyar dolar yatırım yapmadıkça sınıfı geçemeyeceğini kendisine latifeyle söyledim. Arkadaşlara da bütün bunları not almalarını söyledim” dedi.