Etiket: Konuşuldu

  • Siber güvenlik çözümlerinin geleceği McAfee Güvenlik Zirvesi’nde konuşuldu

    McAfee Güvenlik Zirvesi 2018 iş dünyasının liderlerini ve sektör profesyonellerini siber güvenlik alanındaki güncel gelişmeleri ve geleceğin trendlerini konuşmak üzere bir araya getirdi.

    Siber güvenlik şirketi McAfee, Levent’te düzenlediği McAfee Güvenlik Zirvesi 2018’de siber güvenliğin geleceğine ışık tuttu. İş dünyasından BT yöneticilerinin, sektör profesyonellerinin ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği zirvenin açılış konuşmasını yapan McAfee Türkiye Ülke Müdürü Hakan Uzun, “Şirket olarak 30 yıldır kullanıcıların ve kurumların bilgilerini koruyor ve onları ataklardan koruyoruz. Cihazlardan bulut platformlarına kadar kapsamlı bir koruma sağlıyoruz” dedi

    Dünyada artık 2 binden fazla güvenlik firması olduğunu söyleyen Uzun, “Bu firmaların her biri farklı bir uzmanlığa odaklanıyor. Geliştirilen çözümlerin birbirine entegre çalışması gerekiyor. Bu nedenle biz açık bir platform üzerinde, proaktif ve istihbarat odaklı bir güvenlik hizmeti sağlıyoruz. İstihbarat odaklı güvenlik sayesinde 45 milyondan fazla sorguya yanıt veriyor, her gün 600 bin yeni tehdidi tespit ediyoruz” şeklinde konuştu.

    ’Noktaları Birleştirmek’ ana temasıyla siber güvenlikte çözümleri basitleştirmenin neden önemli olduğunu anlatan McAfee MET Bölgesi Direktörü Scott Manson, “Dijitalleşme büyük bir fırsat sunuyor. Bugüne kadar internete bağlı olmayan pek çok cihaz artık bağlı şekilde çalışıyor. Ancak dijitalleşme aynı zamanda siber atakların menziline girmek demek oluyor. Şirketimiz çözüm hiyerarşisini sadeleştirip, güvenlik süreçlerini daha basit hale getiriyor. Entegre bir platform kullanarak, kişileri ve kurumları tehdit eden kompleks saldırılara karşı kapsamlı koruma sağlıyoruz” dedi.

    DXL Açık Entegrasyon Platformu ile inşa edilen yeni nesil güvenlik mimarisini anlatan McAfee EMEA Kurumsal Teknolojiler Direktörü Thomas Maxeiner, “Geçmişte kendi güvenlik bileşenlerimizi birbirine bağlamak için çalıştık. Bugün ise en yüksek kaliteli teknolojiyi ve güçlü inovasyonu satıcıdan bağımsız biçimde tüm ekosistemle entegre çalışan bir platform üzerinde konumlandırıyoruz. Bu açık platform, farklı çözümlerden elde edilen istihbaratın tüm sistem genelinde paylaşılmasını sağlıyor. Bu sayede tespit edilen her bir siber atak denemesi, tüm sistemi güncelleyip iyileştiriyor” diye konuştu.

    Yapay zeka ve bulut bilişim gibi güncel teknoloji trendlerinin de konuşulduğu zirvede McAfee EMEA Bulut İş Birimi Pazarlama Direktörü Nigel Hawthorn, buluta geçişte riskleri azaltmanın metotlarını ’Bulutu Güvenli Şekilde Kucaklamak’ başlıklı sunumuyla detaylandırdı. McAfee EMEA Kurumsal Teknolojiler Direktörü Thomas Maxeiner ise insan ve makinelerin ekip çalışmasında McAfee’nin makine öğrenmesi ve yapay zeka gibi yeni nesil teknolojileri nasıl kullandığını anlattı.

    McAfee Kamu Sektörü Satış Müdürü Serkan Kırmızıgül, ’Yeni Nesil Güvenlik Operasyon Merkezlerinin Oluşturulması’ sunumuyla hızla artan siber tehditler karşısında etkin rol oynayacak SOC’ler hakkında bilgi paylaştı. Zirve, Güvenlik Danışmanı Ümit Akkuş’un McAfee Yeni Nesil Güvenlik Operasyon Merkezi Demosu ile sona erdi.

  • Anadolu ve Gürcistan ilişkileri Atatürk Üniversitesinde konuşuldu

    Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkileri geliştirmek ve iki ülke arasındaki bağı güçlendirmek üzere Atatürk Üniversitesinde “Tarih Boyunca Anadolu ve Gürcistan İlişkileri Sempozyumu” düzenlendi.

    Kültür Merkezi Mavi Salonda açılışı yapılan sempozyuma Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın yanı sıra, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Kültür Varlıkları ve Müzeler Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı ve Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı Ali Rıza Altunel, İran İslam Cumhuriyeti Erzurum Başkonsolosu Sajad Soltanzadeh, Uzundere İlçe Kaymakamı Hakan Şeker, Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veyis Değirmençay, Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karaosmanoğlu, Sempozyum Düzenleyicisi Prof. Dr. Mehmet Işıklı ile çeşitli ülkelerden katılım sağlayan çok sayıda akademisyen ile öğrenciler katıldı.

    Rektör Çomaklı: “Sempozyum, Kafkas Dünyasına Yönelik Uyguladığımız Strateji ile Örtüşüyor”

    Kürsüye çıkan Rektör Çomaklı, “Tarih Boyunca Anadolu ve Gürcistan İlişkileri Sempozyumu”nun, Atatürk Üniversitesinin Kafkas Dünyasına yönelik açılım stratejisi ile örtüşen bir etkinlik olması münasebetiyle kendileri için önemli olduğunu dile getirdi.

    Asya ve Avrupa kıtaları arasında önemli bir konuma sahip olan Anadolu topraklarının, geçmişten günümüze birbirinden farklı topluluklara ev sahipliği yaptığına vurgu yaparak konuşmasına başlayan Rektör Prof. Dr. Çomaklı, “Bu toprakların önemli bir parçası olan Doğu Anadolu Bölgesi de Anadolu’nun Kafkasya’ya açılan kapısı niteliği taşımaktadır” dedi.

    Disiplinlerarası Çalışmalara Ağırlık Veriliyor

    Atatürk Üniversitesinin, Türkiye’nin komşu ülke halkları ve kültürleri ile olan etkileşimlerini gerek kültürel gerekse de bilimsel anlamda her zaman geniş kitlelere duyurma gayreti gösterdiğini ve bu tür çalışmalara sonuna kadar destek olduğunu kaydeden Çomaklı sözlerine şu şekilde devam etti: “Günümüzde kurumlar ve kuruluşlar alt yapı projeleri dışında kültürel ve sanatsal tabanlı projelere de önem vermeye başladı. Bu bakış açısı çerçevesinde bilhassa yerel yönetimler ile üniversiteler arasında iş birliğine ve disiplinlerarası çalışmalara daha sık tanık olmaktayız. Bu durum son yıllarda üniversitemizin vizyonu ile de birebir örtüşen bir durumdur” şeklinde konuştu.

    Bunun son örneklerinden birinin “Uzundere Kültür Envanteri Projesi” olduğunu hatırlatan Rektör Çomaklı: “Bölgemizin kendine has özelliklere sahip yörelerinden biri olan Uzundere ilçesinin kültürel değerlerini tespit edip belgelemeye yönelik bu proje üniversitemiz ile Uzundere belediyesi arasında imzalanan bir protkol çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Projede üniversitemiz arkeoloji, tarih sanat tarihi, coğrafya ve güzel sanatlar fakültesinden öğretim üyeleri, araştırmacıları, lisans, yüksek lisan ve doktora öğrencilerinden oluşan 25 kişilik bir ekip görev almıştır” ifadelerini kullandı.

    “Sempozyumun Ülkemiz Ve Komşu Ülkeler Adına Faydalı Olacağına İnanıyorum”

    Projenin bir yıldan kısa bir sürede tamamlandığını belirten Çomaklı “Uzundere Kültür Envanteri Projesi”nin bilim dünyasına sunulmasının iki şekilde gerçekleştiğini aktardı. Bunlardan birincisinin; “Uzundere Kültür Envanteri Kitabı”, ikincisinin ise; “Tarih Boyunca Anadolu ve Gürcistan İlişkileri” uluslararası sempozyumudur” diyerek sözlerini sürdüren Prof. Dr. Çomaklı: “Bu sempozyumun çıkış noktası, bölgemizin Güney Kafkasya ve Gürcistan kültürleri ile olan yakın ilişkileri olmuştur. Bu sempozyum aynı zamanda üniversitemizin Kafkas Dünyasına yönelik açılım stratejisi ile de örtüşen bir etkinlik olması açısından da bizim için önemlidir. Burada farklı ülkelerden gelen değerli katılımcıların sunacağı bildirilerin ülkemiz ve komşu ülkeler adına faydalı olacağına inancımla emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkürlerimi sunuyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

    “Bu Tür Programlar İlişkilerin Gelişmesine Katkı Sunuyor”

    Atatürk Üniversitesinde düzenlenen bu sempozyumun iki ülke arasında gerçekleştirilecek iş birlikleri ve ortak projelere önemli ölçüde katkı sunacağını ifade eden Uzundere Belediye Başkanı Halis Özsoy, çevre ülkelerle kurulan sağlıklı ilişkilerin Erzurum’un kalkınması ve gelişmesine vesile olacağını söyledi. Rektör Çomaklı’nın ilçe ziyaretleri gerçekleştirdiğini ve Uzundere’ye gelerek üniversite-toplum kaynaşmasına katkı sunduğunu belirten Özsoy, bu programın da benzer bir görevi üstlendiğinin altını çizdi.

    “Erzurum, Huzurlu ve Güvenli Bir Şehir”

    Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, böyle bir çalışmanın eksikliğinin hissedildiğini, geç de olsa bu konuyla alakalı bir sempozyum yapılmasının kendilerini memnun ettiğini belirtti. Tespit çalışmalarının iyi yapılması gerektiğini vurgulan Sekmen; bilimsel, kültürel ve ekonomik anlamda çalışma yapmak isteyenlere bu vesileyle yol göstermenin daha kolay olacağını aktardı. Erzurum’un zengin tabiatının yanında huzurlu ve güvenli bir şehir hüviyetine sahip olduğunu söyleyen Başkan Sekmen, konumu itibariyle kavşak bir noktada bulunduğunu ve komşu ülkelerle bağlarını daha da kuvvetlendirmesi gerektiğini, bu sempozyumun da bunun bir nişanesi olacağına inandığını ifade etti.

    60 Akademisyen Bildiri Sundu

    27-29 Ekim 2018 tarihleri arasında düzenlenen “Tarih Boyunca Anadolu- Gürcistan İlişkileri Sempozyumu”nda başta Gürcistan olmak üzere İran, Azerbaycan, Fransa, İtalya gibi birçok ülkeden 60 akademisyen bildirilerini sundu. Açılışın ardından gerçekleşen programda Uzundere ilçesinin ve Erzurum’un tarihi, turizm potansiyeli, kültür varlıklarının koruma durumları ve projeleri, Anadolu ve Gürcistan’ın tarih boyunca devam eden iletişimi ve dostluğu genel konu başlıkları olarak sunuldu ve tartışıldı. Aynı zamanda Shota Rustaveli Film ve Sinema Üniversitesinden gelen ve Erzurum’dan katılan dans ekipleri, halk oyunu performansı sergiledi. Yine etkinlikler kapsamında düzenlenen gezide misafirlere, Uzundere ilçesinin tarihi ve doğal güzellikleri tanıtılarak, bu alanların korunması ve geliştirilmesi yönünde fikir alışverişinde bulunuldu.

  • ADÜ’de kadına yönelik şiddet konuşuldu

    Adnan Menderes Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma Merkezi ve Aydın Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nün birlikte düzenlediği kadına yönelik şiddete karşı akademik ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirmek amaçlı toplantı gerçekleşti.

    Toplantıya Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger’in eşi Fatma Köşger, Rektör Prof. Dr. Cavit Bircan’ın eşi Öğr. Gör. Hatice Bircan, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Seyfi Bozçelik, ADÜ Kadın Sorunları Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Meryem Eken ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı.

    Toplantıda, kadın sorunları ve kadına yönelik şiddete karşı çözüm sürecinde de öncülük yapacak projeler hakkında görüş alışverişinde bulunulurken, bu sorunun sivil toplum kuruluşları ve üniversitenin el ele çalışarak üstesinden gelinebileceği dile getirildi.

  • MMA Forum İstanbul’da mobil teknolojiyle bugünden şekillenen gelecek konuşuldu

    ’Shape the Future Mobil’ sloganı ile düzenlenen MMA Forum İstanbul’da, mobil dönüşümün biçimlendirdiği gelecek konuşuldu. Etkinliğin sabah oturumlarında, konuk konuşmacılar yapay zeka teknolojisinin çok yakın gelecekte pazarlamayı nasıl etkileyeceği, mobil reklamların ne derece etkin olabildiği ve dünya çapında giderek daha yoğun bir tartışma konusu haline gelen uygulama indirmede sahtekarlıklar konularında bilgiler verdiler.

    MMA Türkiye tarafından Shape the Future sloganıyla beşinci kez düzenlenen MMA Forum İstanbul, mobil dönüşümün biçimlendirdiği gelecek konuşuldu. İş dünyası, finans, teknoloji, mobil pazarlama ve reklamcılığın önde gelen isimlerin katıldığı etkinlikte, Türkiye’den ve dünyadan fikir önderleri, ilham verici örnekler ve yeni fikirlerle, veri, tasarım, lokasyon, video, reklam sahtekarlığı, ınfluencer pazarlaması, ve teknoloji girişimciliği ekosistemi gibi konuları ve bunların geleceği tartışıldı.

    “Yakında gözlüklerimiz, hatta yastıklarımız, yorganlarımız da bu denkleme dahil olacak”

    Yapay zeka alanındaki çalışmalarıyla dünya çapında tanınan IBM’in Digital Makers Lab Global Direktörü Kei Shimada, etkinliğe katılanlar arasındaydı. Yapay zekanın gelişimi ve pazarlamanın geleceği üzerine konuşan Shimada, yapay zeka, 5G teknolojileri ve mobil cihaz teknolojilerinin, gelişimi ile paylaşılan veri trafiğinin muazzam bir büyüme gösterdiğini belirterek, “Mobil cihaz tanımı günümüzde giderek gelişiyor, akıllı telefon ve tabletlerin yanı sıra bugün, kol saatleri ve hatta modern otomobiller de bu denkleme dahil oldu. Bu cihazlarda, attığımız adım sayısından kalp atışlarımıza, internet kullanım alışkanlıklarından yol tercihlerimize farklı verileri takip ediyoruz ve bunları paylaşmaya da giderek daha gönüllü oluyoruz. Yakında gözlüklerimiz, hatta yastıklarımız, yorganlarımız da bu denkleme dahil olacak. Mahrem veri paylaşımı çağına giriyoruz ve bir sonraki adımda duygulara da erişip, veri olarak değerlendirmeye başlayacağız. Bunun yakın bir gelecekte gerçekleşeceğini göreceğiz” dedi.

    Pazarlamacılar yapabilecekleri şeyleri daha iyi anlamak ve zaman kazanmak için yapay zekayı kullandıklarını vurgulayan Shimada, konu ile ilgili şu örneği verdi: “İnsanlar ve robotlar arasında bir deney yapıldı. Robotlarla yapılan deneyden sonra robotların kapatılması istendi. Robotların kapatılacağı sırada robotun “Kapama beni” dediğini düşünün, ne hissedersiniz? Duygusal olarak bağlanıyorsunuz. Kimi zaman bu pazarlamanın tek yolu” şeklinde konuştu.

    Pazarlamanın geleceğinde, tüm bu verilerin, yapay zeka teknolojisiyle ‘tahminsel analiz’ olarak işlenip, 1 saat, 1 gün, 1 yıl sonra ihtiyaç duyacağımız ve talep edeceğimiz ürünlerin belirlenip, buna göre stratejiler geliştirilmesi olduğunu söyleyen Kei Shimada, “Yakın geleceğin pazarlama iletişiminde içerik, yapay zeka tarafından, giyilebilir mobil cihazlarla takip etiğimiz biyometrik veriler, kullanım alışkanlıklarımız, faaliyetlerimiz gibi veriler üzerinden otonom üretilecek ve en uygun mobil cihaz üzerinden bize gelecek” dedi.

    “Yapay zeka geleceğin pazarlama aklı”

    Tüm bu gelişmelerin, yapay zekanın insanı tamamen silmesi anlamına gelmediğini söyleyen Shimada, şöyle konuştu: “Markaların, çok ama çok yakın bir gelecekte, bir çok farklı temas noktasından, büyük bir hızla akacak veri patlamasına ve bu düzeyde bilgiyi işlemeye hazır olmaları gerekiyor. Bu nedenle evet, Yapay zeka geleceğin pazarlama aklı. Ancak, bu aklı kullanmak, yapay zeka ve büyük veriyi çıktılarını anlamlı bir şekilde yorumlamak için insan faktörüne her zaman gerek olacak. Kreatif direktörlere iyi bir haberim var, yapay zeka henüz ve yakın gelecekte işinizi elinizden alacak bir tehdit oluşturmuyor. Ancak, şu bir gerçek ki insanlar olarak bizlerin, yapay zeka ile aynı anda varlığımızı sürdürmeyi öğrenmemiz gerekiyor.”

    “Kullanıcının mobil reklamı algılaması için saniyenin onda ikisi yeterli olabiliyor”

    MMA EMEA Yönetici Direktörü Chris Babayode, mobil reklam ve pazarlamanın tek küresel meslek birliği olan MMA’nin, pazarlamanın inovatif gelişimine ve dönüşümüne mobilin gücüyle hız kazandırmak; tüketicilerle kurula araştıracak daha yakın, daha güçlü ilişkilerin iş hacimlerini büyütmesine katkı sağlamak misyonuyla faaliyet gösterdiğini dile getirdi.

    MMA’in bu misyon doğrultusunda analiz, ölçümleme ve bilgi paylaşımına odaklandığı belirten Chris Babayode, sunumunda MMA’in düzenli bilimsel araştırmalarından örnekler vererek, “MMA’in, nöro bilim teknolojisi kullanarak gerçekleştirdiği bir çalışmada, mobil cihazlarda reklamların kullanıcı üzerinde etkili olması için ne kadar süre görüntülenmesi gerektiğinin araştırıldı. Kullanıcı, mobil cihaz ekranında görüntülediği içeriği hızlı bir şekilde kaydırırken, reklamların görüntülenme süresi de değişiyor. Yaptığımız araştırma, iyi hazırlanmış bir mobil reklamın, beyin tarafından algılanması için saniyenin en az onda dördü ila onda ikisi kadar bir sürenin yeterli olduğunu gösterdi” dedi.

    Teknoloji girişimcilerine destek

    MMA Türkiye, Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıyan teknoloji girişimciliği konusuna destek verirken, MMA Forum kapsamında yer alan girişimcilik ekosistemi ve finansmanı konulu bir oturumun yanı sıra, tüm dünyada StartUp terminolojisiyle tanınan 8 teknoloji girişimcisine, etkinlik sırasında tanıtım yapma fırsatı verildi. StartUp’lardan Ulak, Ahtapot, Glocolzone, Contact Circuit, Sweaters, tanıtım standlarının yanı sıra, etkinlik akışı içerisindeki ’StartUp Pitch’ oturumlarında sunumlar yaptılar. Cook Circle, Track It, Clotie ise tanıtımlarını standlarında gerçekleştirdiler.

  • Döşemealtı’nda Alzheimer hastalığı konuşuldu

    Döşemeltı Belediyesi ile Türkiye Alzheimer Derneği Antalya Şubesi işbirliğiyle, “Unutma Seni” kampanyası kapsamında Alzheimer Hastalığı ile yaşamak konulu seminer düzenlendi.

    Döşemealtı Belediyesi Meclis salonunda yapılan seminerde Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç. Dr. Ebru Barcın, hasta yakınları ve katılımcılara Alzheimer hastalığı, risk faktörleri, hastalıktan nasıl korunulabilir?, davranış problemleriyle nasıl başa çıkılabilir? Konularını anlattı. Seminere belediye personelinin yanı sıra vatandaşlarda ilgi gösterdi.

    Hasta yakınlarıyla soru cevap yoluyla iletişiminde kurulduğu seminerde konuşan Doç. Dr. Barcın, Alzheimer’in erken, orta ve ileri evreleri bulunduğunu söyleyerek, “Bu hastalık kişilerin hafıza, dil, görsel ve mekansal yetenekler gibi birden çok yetisini kaybederek hayatlarını eskisi gibi sürdürememelerine neden oluyor. Alzheimer’in erken evresinde depresyon, yeni olan olayları unutma, günlük işlevlerde hafif düzeyde kayıp, orta evrede davranış bozukluğu çok ciddi bir bulgu olarak karşımıza çıkıyor. İleri evrede ise hastalar kişisel bakımları da dahil tüm günlük işlerinde bakıma muhtaç yada yatağa bağımlı hale gelebiliyor” diye konuştu.

    Barcın Alzheimer’in sadece ileri yaşta değil genetik nedenlerden dolayı erken yaşlarda da görülebileceğine dikkat çekti.